logo
08 ŞUBAT 2026

Cami imamları neden dile düştü

01.10.2018 00:00:00

Bir İmam-Hatip mezunu olarak onu da geçtim dosdoğru namaz kılma gayretinde biri olarak cami imamlarının televizyonlarda gayr-i ahlaki haberlere konu olmaları, sosyal medyada mahiyetlerinin tartışılması beni derinden üzüyor.

En son bir vatandaş sosyal medya hesabından "110 bin cami, 110 bin imamın ülke ekonomisine günde 15 kilo süt veren inek kadar katkısı yoktur. Nasıl kalkınacağız?" şeklinde bir paylaşım yaptı.
Bir imam da; "Bu şahsın cenazesi bana getirilirse namazını kıldırmayacağım" dedi ve meslektaşlarından da bu çağrıya uymalarını istedi.

Ortada iki gerçek var. Birincisi dün ve bugün siyasetçileri, din adına öne çıkanları, hacıları, hocaları, camileri vs. kullanarak İslam dinine karşı planlı bir saldırı ve değersizleştirme kampanyaları yürütülüyor. 
Kim yürütüyor? Misyonerler ve yerli işbirlikçileri. Kimi kullanıyorlar? Milletimizi. 

İkinci ve bizler için önemli olan gerçek ise bu bahsettiğim kişiler ve yapılar neden malzeme oluyor, neden malzeme veriyor? Asıl mesele budur.
Bu paylaşım ve cevaba dönersek tabii ki vatandaşın benzetmesi hoş değil. Ama cenaze namazını kıldırmak da marifet değil. 

Konumuz cami imamları olduğuna göre bu arkadaşlar. Kendilerini bir sorgulasınlar. Mesela; "Biz neden sağcı, solcu, milliyetçi, muhafazakar, genç, yaşlı, kadın, erkek yani insanımızın tamamıyla kaynaşamıyoruz? İnsanımız neden bize mesafeli duruyor? Etrafımızda neden hep yaşlılar ve bazı zihniyetlerin temsilcileri var?" Lütfen bu soruların cevaplarını imamlar, kendi vicdanlarına versinler.

Bir yabancı (kâfir, müşrik) şarkıcı geldiği zaman veya bir konserde saçı örtülü veya açık kızlarımız, gençlerimiz onu görmek, zıplamak, hoplamak için kendini paralıyor da, bir imamla sohbet etmek için hiçbir gayret göstermiyorlar?

Ya da imamlarımız bu gençlerle diyalog kurma alanları neden aramıyorlar?
Camilerde, 'dinimiz ahlak dinidir, dinimiz saygı, merhamet, şefkat dinidir' cümleleri Kur'an, ayet ve hadisler okuyan imamlarımız bu değerleri neden vatandaşa karşı fiiliyata geçiremiyor.

İmamlarımız vaazlarında Mevlanalardan, Yunuslardan, Hacı Bektaş-ı Velilerden, Abdülkadir Geylanilerden kıssalar anlatırlar. O büyük insanların, büyük günahlara batmış kişilere karşı duruşlarından örnekler vererek, bu duruşlar neticesinde günah sahiplerinin nasıl aşk ile Allah'a (c.c) yöneldiklerini anlatırlar.

Haliyle soruyorum, bu anlattıklarınızı neden fiiliyata geçirmiyorsunuz? Neden (atıyorum) kısa etek giyen bir kadına veya içki içen birisine veya din hakkında farklı fikirler beyan eden bir kişiye damgalanmış gözüyle bakıyorsunuz?

Mesela! Mahallenizdeki gençlerle hiç halı saha maçına gittiniz mi? Veya gençlerin devamlı takıldığı cafe, kıraathane, bilardo salonu vs. gibi yerlere gidip, o gençlerle ortak bir samimiyet kanalı aradınız mı?

Veya görev yaptığınız yerlerde kaç aile ziyareti gerçekleştirdiniz? Cevap koskoca bir hiç değil mi?
Kusura bakmayın ama kendinizi toplumdan soyutlamışsınız. Daha tehlikeli olanı ise ülkenin, toplumun gerçeklerinin dindeki karşılığını dünyalık korkulardan dolayı dile getirmekten korkuyorsunuz. Daha daha tehlikelisi ise siyasete malzeme oluyorsunuz.

İslam'ı iki kapak arasında yazılı kurallar manzumesi şeklindeymiş yani şunu şunu yaparsan cennete, yapmazsan cehenneme gidersin, şeklinde sanki ahret zabıtası gibi anlatıyorsunuz veya önünüze konulan kâğıtlardan okuyorsunuz. 

Oysa İslam gönül dinidir, züht ve takva dinidir, ahlak dinidir. Ahlakı olmayanın ne namazı olur, ne zekâtı, ne haccı…
Yani önce aynaya iyi bakmak lazım…
Görevini Allah Resûlü'nün irşat mantığı ve Ehl-i Beyt'in hoşgörü, tevazu ve sabır mantığıyla yapanların ellerinden öpüyorum.

 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.