Ağlıyor toprak inan ki. Benim köyümde köyüm de. Hayat tümden durdu sanki. Benim köyümde köyüm de.
Yağsa da yağmuru karı. Tarlaya eken yok darı. Ne bülbül var ne de arı. Benim köyümde köyüm de. Kerim YavuzKöy denince insanın içi gerçekten bir hoş olur sevgili okurlar. Köyün manasında, havasında ve söyleyişinde dahi insanı sarıp sarmalayan bir havası vardır. Eminim ki her insan köy yaşantısını için için özler ve dahi köyde azıcık da olsa yaşamak ister. Hele kırkından sonra köyler ve toprak çeker insanı. İnsanın bir diğer adı da toprak değil midir?Şimdilerde Anadolu'yu gezin boş ve harabe köylere rastlayacaksınız. Tarlasını ekip biçmekten zevk almayan bir köylü milleti var artık karşımızda. Hatır ve ar belasına toprağını eken ve her yıl zarar ederek sermayeyi tüketen bir köylü? Toprağına küsen, çay içmeye dahi cebinde parası olmayan bir köylü profili ile karşı karşıyayız. Köylülük ve tarım kültürü tamamen yok olmak üzere dersek abartmış olmayız.Aslında köyler, dolayısıyla tarım sektörü, sosyal patlamanın önünde en büyük sübaptır. Onun için tarım sektörünün sosyal yönü göz ardı edilmemeli, çiftçi toprağa küstürülmemelidir. Çiftçi toprağa küserse, köyünü terk eder. Bugün olduğu gibi toprağını yabancılara ya satar, ya da kiraya verir. Köyünü terk eden çiftçinin gideceği tek yer büyük şehirlerdir. Büyük şehirlere göç eden çiftçiler, işsizler ordusunun sayısını artırmaktan başka bir şey yapamaz. İşsizler ordusunun sayısının artması, sosyal sorunların da artması demektir. Bundan dolayı köylü tarımcılığı desteklenirse, sorun kaynağında çözülmüş olur. Türkiye'nin en büyük zenginliği tarım potansiyelidir. Dünya ile fark oluşturabileceğimiz, rekabet edebileceğimiz ilk ve tek sektör tarımdır. Aktif nüfusumuzun çok önemli bir kısmı, yüzde 35'i tarım sektöründe istihdam edilmektedir. Bu ve buna eklenebilecek ekonomik, sosyal ve stratejik pek çok nedenlerle Türkiye'yi yönetenler tarımı ve tarım kesiminde çalışan milyonları ihmal edemez. Böyle bir lüksümüz olamaz. İhmalin sonucu dışa bağımlılıktır, kaostur, açlıktır, işsizliktir ve bugün olduğu şekliyle sosyal felakettir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Adem Birinci / diğer yazıları
- "Allah’ın evinde doğan tek insan: Kâbe’nin oğlu İmam Ali” / 02.01.2026
- Kâbe’ye asılan zulüm vesikası ve Ebu Tâlib’in şahitliği / 31.12.2025
- Hz. Abdülkadir Geylânî / 24.12.2025
- Resûlullah’ın hırkası altında: Aşkın, vefanın ve rahmetin dünyası / 14.12.2025
- Ehl-i Beyt’in sır kâtibi: Cennetlik Selman-ı Fârisî / 06.12.2025
- Resûlullah’ın sırdaşı, Ali’nin sadık dostu: Hz. Huzeyfe b. Yemân / 05.12.2025
- Hür b. Yezid er-Riyâhî: Kerbelâ’da vicdanın ve iman yolunun şehidi / 02.12.2025
- Muhammed Fuzûlî - aşkın şairi / 14.11.2025
- Kerbelâ’nın aslanı: Celal Abbas / 13.11.2025
- ‘Kan ve Keder Toprağı: Kerbelâ’ / 11.11.2025
- Kâbe’ye asılan zulüm vesikası ve Ebu Tâlib’in şahitliği / 31.12.2025
- Hz. Abdülkadir Geylânî / 24.12.2025
- Resûlullah’ın hırkası altında: Aşkın, vefanın ve rahmetin dünyası / 14.12.2025
- Ehl-i Beyt’in sır kâtibi: Cennetlik Selman-ı Fârisî / 06.12.2025
- Resûlullah’ın sırdaşı, Ali’nin sadık dostu: Hz. Huzeyfe b. Yemân / 05.12.2025
- Hür b. Yezid er-Riyâhî: Kerbelâ’da vicdanın ve iman yolunun şehidi / 02.12.2025
- Muhammed Fuzûlî - aşkın şairi / 14.11.2025
- Kerbelâ’nın aslanı: Celal Abbas / 13.11.2025
- ‘Kan ve Keder Toprağı: Kerbelâ’ / 11.11.2025
































































































