Çin ve Hindistan kömür madenciliğine yatırım yapıyor
Küresel ölçekte kömür kullanımında belirgin bir düşüş yaşanırken, bazı ülkeler bu eğilime karşı kendi stratejik hamlelerini geliştiriyor
21.07.2025 20:47:00 / Güncelleme: 22.07.2025 12:56:53
Ahmet Turan Yiğit
Ahmet Turan Yiğit





Küresel ölçekte kömür kullanımında belirgin bir düşüş yaşanırken, bazı ülkeler bu eğilime karşı kendi stratejik hamlelerini geliştiriyor. Çin, 2024 yılında 94,5 gigavatlık yeni kömür santrali inşaatına başladı — bu rakam ülkenin son on yıldaki en yüksek inşaat başlangıcı olarak kaydedildi. Hindistan ise aynı yıl içinde 38,4 gigavatlık yeni kömür projesi önererek sektördeki varlığını pekiştirdi.
Bu iki ülkenin kömür yatırımları, küresel toplamın yüzde 70'inden fazlasını oluşturuyor. Dahası, geliştirme aşamasındaki kömür kapasitesinin %96'sı yalnızca on ülke tarafından yürütülüyor. Bu durum, kömürün geleceğinin artık birkaç büyük ekonominin kararlarına bağlı olduğunu gösteriyor.
Ancak bu genişleme, iklim taahhütleriyle çelişen bir tabloyu da beraberinde getiriyor. Çin'in resmi bir kömürden çıkış politikası bulunmaması, emekliliklerin yeni santral eklemeleriyle dengelenememesi gibi sorunlar, küresel iklim hedeflerini tehdit ediyor. Hindistan'da ise kömürden çıkış için net bir takvim belirlenmemiş olması, enerji dönüşümünün belirsizliğini artırıyor.
Kömürün bu sessiz direnişi, enerji güvenliği ve ekonomik kalkınma gibi gerekçelerle savunulsa da, uzun vadede çevresel maliyetlerin daha ağır basacağı öngörülüyor. Bu nedenle, uluslararası toplumun kömür yatırımlarını sınırlamak ve alternatif enerji kaynaklarını teşvik etmek için daha güçlü mekanizmalar geliştirmesi gerekiyor.
Bu iki ülkenin kömür yatırımları, küresel toplamın yüzde 70'inden fazlasını oluşturuyor. Dahası, geliştirme aşamasındaki kömür kapasitesinin %96'sı yalnızca on ülke tarafından yürütülüyor. Bu durum, kömürün geleceğinin artık birkaç büyük ekonominin kararlarına bağlı olduğunu gösteriyor.
Ancak bu genişleme, iklim taahhütleriyle çelişen bir tabloyu da beraberinde getiriyor. Çin'in resmi bir kömürden çıkış politikası bulunmaması, emekliliklerin yeni santral eklemeleriyle dengelenememesi gibi sorunlar, küresel iklim hedeflerini tehdit ediyor. Hindistan'da ise kömürden çıkış için net bir takvim belirlenmemiş olması, enerji dönüşümünün belirsizliğini artırıyor.
Kömürün bu sessiz direnişi, enerji güvenliği ve ekonomik kalkınma gibi gerekçelerle savunulsa da, uzun vadede çevresel maliyetlerin daha ağır basacağı öngörülüyor. Bu nedenle, uluslararası toplumun kömür yatırımlarını sınırlamak ve alternatif enerji kaynaklarını teşvik etmek için daha güçlü mekanizmalar geliştirmesi gerekiyor.













































































