logo
04 EYLÜL 2026

Çözümün adresi Prof. Dr. Baş

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Saraçoğlu, "Ormanlarımız ve tarımla uğraşan köylülerimizin tek kurtuluş yolu Bağımsız Türkiye Partisi ve Prof. Dr. Haydar Baş'tır" dedi

23.06.2013 00:00:00
 
YENİ MESAJ / İSTANBUL Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Saraçoğlu yaptığı basın açıklamasında önemli değerlendirmelerde bulundu. "AKP hükümetinin, iç ve dış politikasındaki yanlış icraatlarından bıkan halkımız, Taksim Gezi parkındaki ağaçların kesilmesi veya sökülmesi karşısında nihayet patlamış ve Anayasanın 26'ncı maddesinin kendilerine verdiği haktan yararlanarak hükümeti protesto etmek için, büyük guruplar halinde 30 Mayıs 2013 gününden itibaren parkta gösteri yapmaya başlamışlardır" diyen Prof. Dr. Saraçoğlu, "Bu protesto olayı yurt içinde ve dışında büyük bir destek görmüş ve hükümetin istifasını isteme olayına dönüşmüştür. Ancak Gezi Parkı'nda anayasal gösteri yapanlar, protesto olayını bardağı dolduran olaylara bağlama yerine, bardağı taşıran son damla olan üç beş ağacın kesilmesi veya parkın aynen muhafaza edilmesi olayına bağlamışlar ve hükümetten bunu talep etmişlerdir. Hükümet, devlet ve millete karşı oynadığı tehlikeli oyunların halk tarafından anlaşılmadığını düşünerek, bu kadar basit bir olaya bağlanmasını sevinçle karşılamış ve anayasal bir suç işleyerek, bu protesto eylemlerinin illegal olduğunu ileri sürerek anayasal bir hak olan gösterileri polis zoruyla bertaraf etme yolunu seçmiştir. Şimdi de oynadıkları büyük oyunun halk tarafından anlaşıldığını anlayan BOP eş başkanı, bu eylem yerlerini babasının çiftliği gibi halka kapatarak, bir suç daha işlemiştir. Sincan ve Kazlıçeşme'de taşımalı AKP'lilerle miting yapan ve onları sözleriyle aldatan Başbakan, yurt sathında milyonlarca insanın protestosunu görememektedir. Bundan sonra, olayların nasıl gelişeceğini zaman gösterecektir" dedi.  Hükümet ormanları yok ediyorNe yazık ki, Gezi parkındaki birkaç ağacı gören eylemci insanlarımız, hükümetin rant uğruna yok ettiği ormanlarımızı, hatta İstanbul'daki üçüncü boğaz köprüsünün, üçüncü hava alanının ve Kanal İstanbul'un yok edeceği ormanlarımızı göremediklerinin altını çizen BTP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Saraçoğlu şunları söyledi: "Hâlbuki AKP hükümetinin Kalkınma olarak gördüğü bu yapılar, Belgrad Ormanı ekosistemini parçalamakta, İstanbul'un su kaynaklarını ortadan kaldırmakta ve binlerce canlının yaşam ortamını bertaraf etmektedir. Üçüncü hava alanının yaklaşık 62 milyon metrekarelik kısmından sökülecek 2 milyon kadar ağacın başka yere dikileceğini söyleyen hükümetin, bu kapsamda bir yer bulması da mümkün görülmemektedir. Böylece, üçüncü hava alanı ile 7600 hektarlık orman alanı yok olmaktadır. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi ve Orman Mühendisleri Odasının verdiği olumsuz raporlara rağmen, hükümetin bir takım siyasi kuruluşlardan aldıkları olumlu ÇED raporları ile söz konusu yapılar programa alınmıştır. Bu yapılar yapıldıktan sonra, İstanbul'un nüfusu, trafiği ve diğer problemleri artacak ve işin içinden çıkılamaz hale geleceği büyük bir olasılıkla öngörülmektedir."  Orman köylüsü mağdur edildiBugün ormanlarımızın siyasetin emrindeki, ormancılık bilimlerinden bihaber olan ve ormancılıktan anlamayan bir Orman Bakanının kontrolüne verildiğini söyleyen BTP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Saraçoğlu şunları söyledi: "Orman bakanını yalnız başbakanın emri ilgilendirmekte, fakat ormancılık bilim ve tekniği ilgilendirmemektedir. Buna göre AKP hükümeti, plansız ve hesapsız olarak yalnız siyasi mülahazalarla sayısını 12'ye çıkardığı orman fakültelerini de kapatması gerekir. Hükümet zaten orman mühendislerinin birçoğunu da istihdam etmemektedir. Diğer yandan AKP hükümeti, orman dışına çıkarılan 2B arazilerini de yüksek bedellerle satarak, ekonomik durumu zayıf olan orman köylülerini ve vatandaşlarımızı mağdur etmiş ve toprağını alamayanların topraklarını rantçılara peşkeş çeker duruma gelmiştir. Yine, küresel rantçı grupların hazırlattığı ve hükümetin aynen kabul ettiği maden ve petrol yasaları ile de, tüm orman alanlarımız ve hatta vatan topraklarımızın tamamı yabancıların maden ve petrol arama sahaları haline getirilmiştir. Böylece, vatan topraklarının değişik bir usulle satılması ve ormanlarımızın yok edilmesi yasaları çıkarılmış olmaktadır."   Ormanlar nasıl kurtulur?Açıklamasında Türkiye'nin ormanlarının ve orman köylüsünün sorunlarının nasıl çözüme kavuşacağına da önemli bir yer ayıran Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Saraçoğlu şunları söyledi: "Ülkemizde Milli Ekonomi Modeli uygulansa, bütün bu olumsuzluklar yok edilecek ve orman köylülerine projeleri karşılığı faizsiz kredi ve bilimsel destek verilerek, orman ticaret ve sanayini kendi ormanlarından üretilen orman ürünlerini kullanarak geliştirmelerine yardımcı olunacaktır. Hatta mümkün olursa, orman işletmelerimiz devlet ve orman köylüsü ortaklığı ile işletilmesi yoluna gidilecektir. Milli Ekonomi Modeli'ni uygulayacak olan Bağımsız Türkiye Partisi'nin, Sayın Prof. Dr. Haydar Baş başkanlığında iktidara getirilmesi, orman köylülerinin refah düzeyini arttıracağı gibi, ormanlarımızın tam kapasite ile işletilerek ülkemizin odun ihtiyacı da kendi ormanlarımızdan karşılanacaktır. Ormanlarımız ile orman ve tarımla uğraşan köylülerimizin tek kurtuluş yolunun yalnız, hiçbir dış mihraktan talimat almayan, bu vatanın Türk-Müslüman-bilgili ve samimi evlatlarının, Prof. Dr. Haydar Baş başkanlığında oluşturduğu Bağımsız Türkiye Partisi'nin iktidara getirilmesinde ve Milli Ekonomi Modeli'nin uygulanmasında bulunduğunun bilinmesi gerekir." 

Ankara'da 3,9 büyüklüğünde deprem

Ankara'nın Kalecik ilçesinde saat 20.11'de 3,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi

03.09.2026 21:08:00
AA
 
Ankara'da 3,9 büyüklüğünde deprem
Ankara'da 3,9 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Ankara'nın Kalecik ilçesi olan 3,9 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 11,74 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.
 

'Casperlar' suç örgütünün çocuk yapılanmasına soruşturma

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, 'Casperlar' suç örgütünün çocuk yapılanmasına yönelik yeni bir soruşturma başlatıldı. 51 çocuk şüpheli hakkında 17 suç yönünden dava açıldı

03.09.2026 13:43:00
İHA
 
'Casperlar' suç örgütünün çocuk yapılanmasına soruşturma
'Casperlar' suç örgütünün çocuk yapılanmasına soruşturma
Liderliğini İsmail Atız'ın yaptığı Bahçelievler ilçesi başta olmak üzere Küçükçekmece ve Bağcılar ilçelerinde, 'yağma', 'kasten yaralama', 'tehdit', 'uyuşturucu ticareti', 'fuhuş', 'kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma' gibi suçlara karıştıkları tespit edilen 'Casperlar' suç örgütüne yönelik yeni bir soruşturma başlatıldı.

51 çocuk şüpheli hakkında dava açıldı

Örgütün çocuk yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelilerin 3 maktul ve 28 mağdura yönelik 22 eylem gerçekleştirdiği belirlendi. Olaylarla bağlantılı olduğu tespit edilen 30'u tutuklu toplam 51 çocuk şüpheli hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Çocuk Suçları Soruşturma Bürosu tarafından şahıslar hakkında, 'suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma', 'örgütün veya amacının propagandasını yapma', 'genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması', 'mala zarar verme', 'kasten öldürmeye teşebbüs' ile 'ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma' başta olmak üzere toplam 17 suç yönünden şahıslar hakkında iddianame düzenlendi.

Hazırlanan iddianame, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Almanya'da çok sayıda taşınmaza sahip olduğu iddiasının ardından Gazeteci Murat Ağırel hakkında suç duyurusunda bulunduğunu duyurdu

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Almanya'da çok sayıda taşınmaza sahip olduğu iddiasının ardından Gazeteci Murat Ağırel hakkında suç duyurusunda bulunduğunu duyurdu

03.09.2026 12:10:00
Haber Merkezi
 
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Almanya'da çok sayıda taşınmaza sahip olduğu iddiasının ardından Gazeteci Murat Ağırel hakkında suç duyurusunda bulunduğunu duyurdu
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Almanya'da çok sayıda taşınmaza sahip olduğu iddiasının ardından Gazeteci Murat Ağırel hakkında suç duyurusunda bulunduğunu duyurdu
Almanya'da 23 taşınmazı bulunduğu iddiası tartışma konusu olan eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, konuyu gündeme getiren Gazeteci Murat Ağırel hakkında suç duyurusunda bulundu.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Gökçek, iddiaları reddetti. İddianın tapu kaydına dayanmadığını savunan Gökçek, asıl amacın kendisi ve ailesi hakkında "algı oluşturmak" olduğunu öne sürdü.

Tüm mal varlığının e-Devlet kayıtlarında bulunduğunu belirten Gökçek, "Hukuka ve adalete olan inancımız tamdır. Bu tür asılsız ve iftira niteliğindeki iddiaları ortaya atanlar hakkında, şahsiyet haklarımızın korunması amacıyla Türk Ceza Kanunu ve ilgili diğer mevzuat kapsamında cezalandırılması için Murat Ağırel hakkında resmî suç duyurusunda bulunulmuştur" ifadelerini kullandı.

Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığı kazaya ilişkin Alsu gemisindeki 9 şüpheli gözaltına alındı

Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığı kazaya ilişkin Alsu gemisindeki 9 şüpheli gözaltına alındı

03.09.2026 12:00:00
AA
 
Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığı kazaya ilişkin Alsu gemisindeki 9 şüpheli gözaltına alındı
Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığı kazaya ilişkin Alsu gemisindeki 9 şüpheli gözaltına alındı
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri'nin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde Kocaeli'den Aliağa'ya seyir halinde olan, rulo sac metal ve inşaat demiri yüklü Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi ile Türk bayraklı Alsu isimli ticari geminin çarpışması sonucu Tuğberk İmamoğlu isimli geminin batması ve gemide bulunan 10 kişilik mürettebata ulaşılamaması üzerine başlatılan soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında, kazaya karışan Alsu gemisinde bulunan 10 kişiden aşçı hariç 9'u hakkında şüpheli işlemi uygulanarak gemide ifadeleri alındı.

Soruşturmanın ve idari tahkikat dosyasının devam etmesi ile geminin güvenliği dikkate alınarak şüphelilerin jandarma eşliğinde gemide muhafaza altına alındığı öğrenildi.

Başsavcılıkça, olayda yer alan kişilerin kusur durumlarının tespit edilmesi için bilirkişi heyeti görevlendirildi. Heyetin hazırlayacağı ön raporun bugün öğle saatlerine kadar Başsavcılığa sunulmasının ardından hangi şüphelilerin adliyeye sevk edileceğinin belirleneceği ve mevcutlu olarak adliyede hazır edilmesi için talimat verileceği belirtildi.

Gemide bulunan şüphelilere yapılan testlerde alkole rastlanmadığı ve ayrıntılı tetkik için şüphelilere kan testi de yapıldığı öğrenildi.

Alsu gemisinin su altında olan kısımlarında dalgıçlar tarafından inceleme yapılacağı bilgisine ulaşıldı.

Ayrıca, şüphelilerin ifadelerinde Tuğberk İmamoğlu gemisindeki 2 ya da 3 mürettebatın gemi batmadan önce güverte kısmında olduğunu beyan ettiği, kurtulduklarına ilişkin herhangi bir delil ve emare olmamakla birlikte vefat etmiş olmaları halinde bu kişilerin naaşlarına ulaşma olasılığının bulunduğu ancak henüz geminin enkazına ulaşılamadığı belirtildi.

Soruşturma
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, saat 03.00 sıralarında Silivri ilçesinin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde Kocaeli'den Aliağa'ya seyir halinde olan, rulo sac metal ve inşaat demiri yüklü Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi ile Türk bayraklı Alsu isimli ticari geminin çarpışması sonucu Tuğberk İmamoğlu isimli geminin battığı ve gemide bulunan 10 kişilik mürettebata ulaşılamadığı ihbarı üzerine Başsavcılıkça derhal soruşturma başlatıldığı belirtilmişti.

Kayıp mürettebata ulaşılması amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon halinde yürütülen arama ve kurtarma çalışmalarının devam ettiği aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verilmişti:

"Olayın meydana geliş şekli ve nedenleri ile varsa sorumluluğu bulunan kişilerin tespit edilerek maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla uzman bilirkişi incelemelerinin yaptırılması, gemilere ait seyir, radar ve haberleşme kayıtları ile olayla ilgili tüm bilgi, belge, görüntü ve diğer delillerin ivedilikle muhafaza altına alınarak toplanması yönünde gerekli talimatlar verilmiştir. Soruşturmanın etkin ve kapsamlı şekilde yürütülmesi amacıyla bir cumhuriyet başsavcı vekili ile iki cumhuriyet savcısı görevlendirilmiş olup adli işlemler titizlikle sürdürülmektedir."

Bu arada, soruşturma kapsamında meydana gelen olaya ilişkin bilirkişi heyeti oluşturulduğu ve alınacak ön rapora istinaden olayda kusuru bulunan kişiler hakkında şüpheli sıfatıyla işlem yapılacağı öğrenilmişti.

Kazayla ilgili idari soruşturma da yürütüldüğü, ifade işlemlerinin yapılacağı bilgisine ulaşılmıştı.

Silivri açıklarındaki gemi kazasıyla ilgili başlatılan soruşturmanın detayları ortaya çıktı

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gemi kazasına ilişkin başlatılan soruşturmanın detayları ortaya çıktı. İki geminin de kayıtları incelenecek

03.09.2026 07:00:00
İHA
 
Silivri açıklarındaki gemi kazasıyla ilgili başlatılan soruşturmanın detayları ortaya çıktı
Silivri açıklarındaki gemi kazasıyla ilgili başlatılan soruşturmanın detayları ortaya çıktı
Silivri açıklarının 18 mil güneyinde 1 Eylül sabah saatlerinde meydana gelen kazada, Kocaeli'den Aliağa'ya giden Türk bayraklı 90 metre uzunluğundaki Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye giden Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpıştı.

Kazanın ardından Tuğberk İmamoğlu isimli gemide bulunan 10 personelle irtibatın kesildiği bildirilirken, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerinin denizdeki arama kurtarma çalışmaları sürüyor. Kazaya ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.


İki geminin de kayıtları incelenecek



Soruşturma kapsamında her iki geminin armatör ve işletici şirketleri ile şirket yetkililerine ilişkin bilgilerin temin edildiği, olayın aydınlatılmasına yönelik kayıt, belge ve dijital verilerin ilgili şirketlerden alınması için gerekli talimatların verildiği bildirildi. ALSU gemisinin seyir, rota ve manevra bilgileri, köprüüstü ve makine kayıtları, VDR (Sefer Veri Kaydedicisi), ECDIS ve AIS/GPS verileri, jurnal ve manevra defterleri, sefer planı, mürettebat ve vardiya çizelgeleri, gemi ve klas sertifikaları, yük kayıtları ile fotoğraf ve video kayıtlarının da soruşturma kapsamında muhafaza altına alınması istendi. İstanbul Bölge Liman Başkanlığı'ndan her iki gemiye ait sicil belgeleri, sertifikalar, klas belgeleri, liman devleti kontrol raporları ve idari tahkikat dosyası talep edildi. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nden ise olaydan önceki 12 saati de kapsayacak şekilde gemilere ait VHF/telsiz haberleşmeleri, gemiler ile Gemi Trafik Hizmetleri (VTS) arasındaki telsiz görüşmeleri ile radar, rota, hareket ve manevra kayıtlarının gönderilmesi istendi.


Bilirkişi görevlendirildi



Kusur durumuna ilişkin ön rapor hazırlanması amacıyla gemi kaptanı ve gemi inşaat mühendisliği alanlarında bilirkişiler görevlendirildi. Bilirkişilerin, Silivri'deki limana çekilmekte olan ALSU gemisi üzerinde ve kaza mahallinde inceleme yapabilmeleri için bölgeye intikalleri sağlandı. Tuğberk İmamoğlu gemisinin battığı bölgede deniz derinliğinin yaklaşık 800 ile bin 100 metre arasında olduğu değerlendirildi. Derinlik nedeniyle geminin ve enkaz alanının tespiti, deniz tabanında tarama ve inceleme yapılması ile delillerin elde edilmesi amacıyla bu derinlikte çalışma yapabilecek teknik imkanların belirlenmesi ve temini için araştırma ve koordinasyon çalışmalarının sürdüğü belirtildi.


Telsiz kayıtları da talep edildi



Olayın ardından ALSU ve Tuğberk İmamoğlu gemilerinin kaptanları arasında yapıldığı belirtilen bazı telsiz görüşmelerinin medya ve açık kaynaklarda yayımlandığı görülmesi üzerine söz konusu kayıtların henüz resmi makamlar aracılığıyla soruşturma dosyasına ulaşmadığı, görüşmelerin asıl ve bütün halinin temin edilmesi amacıyla Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nden her iki gemiye ait VHF/telsiz ve VTS haberleşme kayıtlarının istendiği bildirildi. Soruşturma dosyasına, Sahil Güvenlik unsurları ile ALSU gemisi arasında olay sonrasında gerçekleştirilen telsiz görüşmelerinin kayıtlarının da alındığı ve görüşmelerin incelenerek tutanak altına alındığı belirtildi.


Deniz kirliliği oluştu, çalışma başlatıldı



Tuğberk İmamoğlu gemisinin battığı alanda deniz yüzeyinde kirlilik oluşmaya başlamasının tespit edilmesi üzerine, kirliliğin niteliği, kaynağı ve yayılımının belirlenmesi ile çevre ve insan sağlığı açısından oluşturabileceği risklerin değerlendirilmesi amacıyla gerekli sağlık ve çevre tedbirlerinin alınmasına yönelik araştırma ve incelemelerin yapılması talimatı verildi.

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek. Tarih ve saat belli oldu

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek. Tarih ve saat belli oldu

02.09.2026 14:23:00
Haber Merkezi
 
 Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek. Tarih ve saat belli oldu
 Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek. Tarih ve saat belli oldu
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek. Tarih ve saat belli oldu.
İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek.

Melih Gökçek ne zaman ifadeye gidecek?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek'in, 4 Eylül Cuma günü saat 16.00'da şüpheli sıfatıyla ifade vermek üzere Başsavcılığa çağrıldığı öğrenildi.

Ne olmuştu? Gökçek hakkında iddialar neler?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkında "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddialarına ilişkin resen soruşturma başlatmıştı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Gökçek hakkında "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Ankara Adliyesi'ne çağırılan Ağırel, savcılığa "tanık" sıfatıyla ifade vermişti. Ağırel, ifadesinin ardından Ankara Adliyesi önünde yaptığı basın açıklamasında soruşturmaya ilişkin, "Ben ilgili belgelere sahip olduğumu ve savcılığa teslim edebileceğimi beyan etmiştim. Dolayısıyla savcılık, tanık sıfatıyla ifademi almak üzere davet etti. Elimdeki tüm belgeleri, bilgileri, hepsini ayrıntılı şekilde anlattım." ifadelerini kullanmıştı.

Dumlupınar’dan İzmir’e: Zaferin 10 günü

30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da kazanılan Başkumandanlık Meydan Muharebesi, Türk istiklal mücadelesinin askeri safhasındaki en kritik dönüm noktası oldu. Ancak bu zafer, savaşın bittiği anlamına gelmiyordu; işgal altındaki Batı Anadolu’nun hızla temizlenmesi ve Yunun ordusunun imha edilerek takip edilmesi gerekiyordu

02.09.2026 13:19:00
Hasan Gündoğdu
 
Dumlupınar’dan İzmir’e: Zaferin 10 günü
Dumlupınar’dan İzmir’e: Zaferin 10 günü
30 Ağustos'tan 9 Eylül'de İzmir'in kurtuluşuna kadar geçen 10 günlük süreç, dünya askeri tarihine geçen eşsiz bir takip harekatına sahne oldu.

"Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!"

Dumlupınar'da çember içine alınan Yunan ordusunun ana gövdesi imha edilmiş, komutanı General Trikupis dahi birkaç gün sonra esir alınmıştı. Ancak dağınık halde Batı'ya, yani İzmir ve Marmara kıyılarına doğru kaçan büyük Yunan birlikleri bulunuyordu.

Mustafa Kemal Paşa, Yunan ordusunun toparlanmasına, savunma hatları kurmasına ya da müttefik devletlerden yardım alarak vakit kazanmasına fırsat vermemek amacıyla 1 Eylül 1922'de Uşak'tan o tarihi emrini verdi: "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!"

Bu emrin ardından Türk ordusu, insanüstü bir fiziksel ve ruhsal dayanıklılıkla tarihin en hızlı yürüyüşlerinden birini başlattı.

Anadolu bozkırında yıldırım hızıyla takip

1-8 Eylül tarihleri arasında yaşanan takip harekatı, Piyade ve Süvari birliklerinin inanılmaz temposuyla ilerledi:

1 Eylül: Uşak kurtarıldı. Kaçan Yunan birlikleri geçtikleri şehirleri, kasabaları ve köyleri yakıp yıkarak çekiliyordu.

2 Eylül: Eskişehir ve Gediz düşman işgalinden temizlendi. General Trikupis, Uşak yakınlarında Türk birliklerine teslim oldu.

5-6 Eylül: Türk süvarileri ve piyadeleri Salihli, Alaşehir, Gördes ve Simav'a girdi. Yunan ordusu arkasında sistemli bir yıkım bırakırken, Türk ordusu günde ortalama 40-50 kilometre katederek ilerliyordu. Süvari birlikleri ise zaman zaman günde 70-80 kilometre yol alarak dünyadaki tüm askeri strateji ezberlerini bozdu.

7-8 Eylül: Turgutlu, Manisa, Nif (Kemalpaşa) ve Belkahve hattı ele geçirildi. Manisa, kaçan işgal kuvvetleri tarafından büyük oranda yakılmıştı. 8 Eylül akşamı Mustafa Kemal Paşa, Belkahve'ye ulaşarak İzmir'e bakan tepelerden şehri seyretti.

9 Eylül: İzmir'in kurtuluşu ve "denize dökülme"

9 Eylül sabahı, Yüzbaşı Şerafettin (İzmir) komutasındaki 1. Süvari Tümeni'ne bağlı süvariler, Bornova üzerinden İzmir'e girdi. Süvariler, kordon boyunca ilerleyerek Hükümet Konağı'na ulaştı.

Yüzbaşı Şerafettin, vücudundaki şarapnel yaralarına rağmen saat 10.30'da Hükümet Konağı'na Türk bayrağını çekti. Ardından Kadifekale ve Sarıkışla'ya da ay-yıldızlı bayraklar çekildi.

"Yunanın denize dökülmesi" ifadesi, hem mecazi hem de somut bir gerçeği yansıtır:

Kaçış ve tahliye: İzmir Limanı'na yığılan binlerce işgal askeri, limanda bekleyen Yunan ve müttefik gemilerine sığınmak için birbirini ezdi. Kaçmayı başaramayanlar esir alındı, deniz yoluyla tahliye olmaya çalışanlar ise kıyılara sıkıştırıldı.

Diplomatik yansıma: İzmir'in kurtuluşuyla birlikte İngiltere, Fransa ve İtalya'nın Doğu Akdeniz'deki hesapları tamamen çöktü. Yunan ordusunun askeri varlığı Anadolu'da tamamen son buldu.

Sürecin tarihi anlamı

30 Ağustos-9 Eylül arasındaki bu 10 gün, yalnızca askeri bir başarı değil; imkansızlıklar içindeki bir milletin lojistik ve manevi gücünü sahaya yansıtma şeklidir.

9 Eylül'de İzmir'in kurtarılması, Türk Ulusal Bağımsızlık Savaşı'nın askeri safhasını zaferle kapatmış ve Mudanya Mütarekesi ile Lozan Barış Antlaşması'na giden yolu açmıştır.

Silivri açıklarında kaybolan geminin firmasında endişeli bekleyiş

Marmara Denizi Silivri açıklarında gece saatlerinde meydana gelen gemi kazasının ardından irtibatın kesildiği "Tuğberk İmamoğlu" isimli ticari gemi ve 10 kişilik mürettebatı için arama kurtarma çalışmaları sürerken, geminin sahibi İmamoğlu Gemicilik firmasından henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Firma önünde ise endişeli bekleyiş devam ediyor

02.09.2026 11:53:00
İHA
 
Silivri açıklarında kaybolan geminin firmasında endişeli bekleyiş
Silivri açıklarında kaybolan geminin firmasında endişeli bekleyiş
Edinilen bilgiye göre, gece saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarında Türk bayraklı "Tuğberk İmamoğlu" isimli kuru yük gemisi ile "Alsu" isimli tanker çarpıştı. Çarpışmanın ardından "Tuğberk İmamoğlu" isimli gemiyle ve gemide bulunan 10 mürettebatla irtibat kesildi.

Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik ekipleri ile diğer arama kurtarma unsurları, kayıp gemi ve mürettebata ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor. Yetkililer, geminin kısa sürede battığının değerlendirildiğini belirtirken, bölgede denizden ve havadan geniş çaplı arama çalışması yürütülüyor.

Öte yandan, kaybolan geminin sahibi olan İmamoğlu Gemicilik firmasının önünde bekleyiş sürüyor.

Kazanın üzerinden yaklaşık 9 saat geçmesine rağmen şirket tarafından kamuoyuna yönelik herhangi bir açıklama yapılmazken, firma önündeki endişeli bekleyiş devam ediyor.

Silivri açıklarında iki gemi çarpıştı

İstanbul Valiliği, Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığını, bir gemideki 10 personelle irtibat kurulamadığını bildirdi

02.09.2026 08:18:00
AA
 
Silivri açıklarında iki gemi çarpıştı
Silivri açıklarında iki gemi çarpıştı

İstanbul Valiliğinin yaptığı açıklamada, "Saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarının 18 mil güneyinde, Kocaeli'den Aliağa'ya intikal eden Türk bayraklı Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye intikal eden Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpışmıştır." ifadeleri kullanıldı.

Olay yerine Kıyı Emniyeti, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Komutanlığı'na bağlı çok sayıda deniz unsuru ve sahil güvenlik helikopterinin sevk edildiği belirtilen açıklamada, "Bölgeye intikal eden unsurların yaptığı ilk tespitlere göre Alsu isimli gemide gözle görünür bir hasar bulunmamakta olduğu görülmüştür. Ancak Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi ve gemide bulunan 10 personelle an itibarıyla irtibat kurulamamakta olup, bölgedeki unsurların arama kurtarma çalışmaları devam etmektedir." denildi.
 

Hastaneden çıktıktan sonra kaybolan kadının ölümü: 6 gözaltı

İstanbul'da 2022 yılında tedavi için getirildiği hastaneden izinsiz ayrıldıktan sonra kaybolan Z.Y.'nin telefon sinyallerini inceleyen polis ekipleri, son sinyalin Esenyurt'ta yaşayan F.D.'nin evini gösterdiğini belirledi. Çalışmalarda Z.Y.'nin hayatını kaybettiği tespit edilirken, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 6 şüpheli İstanbul ve Sinop'ta düzenlenen operasyonla gözaltına alındı

01.09.2026 12:48:00
İHA
 
Hastaneden çıktıktan sonra kaybolan kadının ölümü: 6 gözaltı
Hastaneden çıktıktan sonra kaybolan kadının ölümü: 6 gözaltı
Edinilen bilgilere göre 12 Eylül 2022 tarihinde tedavi amaçlı hastaneye getirilen, Z.Y. isimli kadın izinsiz şekilde hastaneden ayrıldı. Hastaneden ayrılan kadından bir daha haber alınamazken konuyla ilgili Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı.

Yürütülen çalışmalar kapsamında kayıp Z.Y. telefon kayıtlarını ve sinyallerini inceleyen ekipler, Z.Y.'nin en son F.D. isimli bir şahısla irtibatta olduğunu ve Z.Y.'nin telefonuna ait son sinyalin F.D.'nin Esenyurt'ta bulunan evini gösterdiği tespit edildi. Şüpheli F.D.'nin ise 2024 yılında "Kasten Öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevinde olduğu öğrenildi.

Çalışmalarını derinleştiren ekipler, Z.Y.'nin 4 Ekim 2022 ile 10 Ekim 2022 tarihleri arasında hayatını kaybettiğini belirledi. Yapılan araştırmalar sonucunda olayla bağlantısı bulunduğu ve olay hakkında bilgi sahibi olduğu değerlendirilen 6 şüpheli tespit edildi.

Bunun üzerine ekipler tarafından 01 Eylül 2026 tarihinde İstanbul ve Sinop'ta 6 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi.

Operasyonlarda gözaltına alınan 6 şüpheli, sorgulanmak üzere Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği'ne getirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.