logo
20 NİSAN 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terörsüz Türkiye hedefine giden yolda sağlam adımlarla ilerliyoruz"

AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığının düzenlediği Anneyle Güçlü Aile, Aileyle Güçlü Türkiye Programı'nda programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "40 yıldır her kesimden vatandaşımıza derin acılar yaşatan, annelerin yüreklerine kor bir ateş düşüren, milletçe ezeli ve ebedi kardeşliğimize dinamit koyan terör belasından ülkemizi kurtarmakta kararlıyız. Terörsüz Türkiye hedefine giden yolda sağlam adımlarla ilerliyoruz. İstihbarat ve diğer güvenlik birimlerimiz üzerlerine düşen görevleri titizlikle yerine getiriyor. Temelinde demokrasinin, kalkınmanın, huzurun ve adaletin olduğu Türkiye Yüzyılını hep beraber inşa edeceğiz. Her an müjdeleri alabilirsiniz ve alacaksınız" dedi.

10.05.2025 17:06:00
İhlas Haber Ajansı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terörsüz Türkiye hedefine giden yolda sağlam adımlarla ilerliyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terörsüz Türkiye hedefine giden yolda sağlam adımlarla ilerliyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığının bir otelde düzenlediği Anneyle Güçlü Aile, Aileyle Güçlü Türkiye Programı'na katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ülkemizin ve dünyanın tüm annelerinin Anneler Günü'nü şimdiden tebrik ediyorum. Haklarını ne yaparsak yapalım asla ödeyemeyeceğimiz annelerimizin tamamına Rabbim'den aileleriyle, evlatlarıyla, sevdikleriyle birlikte hayırlı, mutlu, bereketli ömürler niyaz ediyorum. Sevgili anneciğim başta olmak üzere dar-ı dünyadan dar-ı ukbaya göç eden tüm annelerimizi rahmetle, şükranla, minnetle yad ediyorum. Rabbim kabirlerini pürnur eylesin. Hepsini de cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin. Şanlı hilalin dalgalanması için, aziz vatanın bekası için, milletimizin istiklal ve istikbali için canlarını feda eden şehitlerimizin muhterem annelerinin Anneler Günü'nü ayrıca kutluyor, her birinin ellerinden öpüyorum. Şüheda emaneti olan bu topraklar uğruna çok ağır bedeller ödeyen gazilerimizin kıymetli annelerini de aynı şekilde saygıyla selamlıyor, hepsinin Anneler Günü'nü tebrik ediyorum. Vatanına, bayrağına, devletine aşkla bağlı, milletine gönülden sevdalı, hepsi birer cesaret ve merhamet abidesi bu vatan evlatlarını yetiştiren anne babalarla ne kadar iftihar etsek azdır. Rabbim cümlesinden razı olsun diyorum. Rahmet-i Rahman'a kavuşan tüm şehit ve gazi annelerimizi de burada bir kez daha derin bir hürmetle yad ediyorum. Aynı şekilde Filistin'de tam 19 aydır devam eden vahşi soykırımda geride gözü yaşlı, gönlü mahzun, binlerce öksüz bırakarak şehadet mertebesine erişen tüm Gazzeli anneleri rahmetle anıyorum. Yine burada kıymetli eşim ve sevgili kızlarımın da Anneler Günü'nü canı gönülden kutluyor, kendilerine sabırları, fedakarlıkları ve emekleri için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

"Mazlumlar son derece vahşi bir şekilde katlediliyor"

Yemek sırasında bekleyen Gazzeli masumların, yıkıntıların arasında hayata tutunmaya çalışan mazlumların son derece vahşi bir şekilde katledildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Maalesef bu sene de buruk bir kalple yaşanan onca acının gölgesinde Anneler Günü'nü idrak ediyoruz. Filistin'deki, Suriye'deki, Lübnan'daki, Somali'de, Sudan'da, Yemen'de ve daha pek çok yerdeki annelerin, babaların, çocukların savaşla, açlıkla, hastalıkla, ilaçsızlıkla mücadele ettiği zorlu bir dönemden geçiyoruz. Nereye baksak çocuklar ölüyor. Yüzümüzü nereye çevirsek kadınlar ölüyor. Yemek sırasında bekleyen Gazzeli masumlar, yıkıntıların arasında hayata tutunmaya çalışan mazlumlar son derece vahşi bir şekilde katlediliyor. Türkiye olarak gerek gönül coğrafyamızda gerekse dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan tüm bu acıların, zorlukların, sıkıntıların sona ermesi için elimizden gelen her türlü çabayı göstermeye devam ediyoruz. Yeryüzünde barışın, huzurun, esenliğin hüküm sürdüğü, Anneler Günü'nün güzelliklerle kutlanacağı günleri görmeyi Rabbim nasip eylesin diyorum. Bizim hem inancımızda, hem geleneğimizde, hem de tarihimizde anneler daima kutsal bir yere sahiptir. Aynı şekilde kutsal bir mücadele ve müjde. 'El Cennetü tahte akdamil ümmehat' Cennet annelerin ayakları altındadır. Bakın, babaların ayakları altındadır demiyor. Annelerin ayakları altındadır. Ben anacığımın ayağının altını öperdim. O da ayağını çekerdi. Anne niye çekiyorsun' Cennet kokusu var burada. Ben onu almak istiyorum. Onu koklamak istiyorum. Bu sefer annem gülerdi. Biz böyle bir medeniyetten, böyle bir kültürden geliyoruz. Sevgi orada. Şefkat orada. Merhamet orada. Bütün bu mefhumların zihinlerdeki ilk karşılığı hep anneler olmuştur" diye konuştu.

"Sığınılacak ilk liman, çalınacak ilk kapı olan annelere duyduğumuz sevgi diğer her şeyin üzerindedir"

Annelerin evladı için her türlü zorluğu, çileyi, fedakarlığı göze aldığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dişinden tırnağından artırıp ömrü boyunca kendisini evine ve yavrularına adayan, derdini, kederini asla belli etmeyen, ölüm döşeğindeyken bile evlatları üzülmesin diye onları teskin eden, sığınılacak ilk liman, çalınacak ilk kapı, varılacak ilk menzil olan annelere duyduğumuz sevgi diğer her şeyin üzerindedir. Evet, nasıl hatırlamam anacığım' Nasıl kaç geceler bana ninni söylerdi' Hasta olunca oydu başucumda bekleyen. Biraz yorulmayayım, üzülmeyeyim hemen alır kucağına okşardı, saçlarımı öperdi. Nasıl hatırlamam anacığım' Nasıl bilirim yine kalbinde yerim anacığım' Selam sana Anneler Günü İstanbul'dan, yeni dönmüşçesine bir akşam okuldan. Vefalı ellerinden öperim anacığım. Evet, gece 12, gece 1. Anacığım evin balkonundan beni beklerdi. O günleri unutmak mümkün mü' İşte bu da merhum bir şairimizin bu mısraları, anneye olan hasretin, sevginin, vefanın bir ömür boyu asla dinmediğinin en güzel ifadelerinden biridir. Anne ve babaya hürmet, bizim için Rabbimizin rızasını kazanmanın yoludur. Cennete açılan bir kapıdır. Nitekim Resul-i Kibriya Efendimiz Aleyhissalatu vesselam bir hadis-i şerifinde bizlere annelerin cennete bir adım mesafede olduğunu şu sözlerle haber veriyor; 'Anne baba, kişinin cennete girmesine vesile olacak ana kapılarından birisidir. Bu kapıdan girme fırsatını kaybetmek ya da değerlendirmek artık senin arzuna kalmış.' Hayat rehberimiz Kur'an-ı Kerim'deki Rabbin kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti" dedi.

"Toplumun temeli nasıl aile ise, ailenin de temeli annedir, kadındır"

Ailenin temelinin anne olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Az önce İsra Suresi okundu. Orada bu haber veriliyordu. Eğer onlardan biri, burası çok önemli. Anaya babaya isyan edenlere sesleniyorum. Ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa sakın onlara öf bile deme. Onları azarlama. Onlara tatlı ve güzel söz söyle. Ayet-i kerimesi ise esasında her şeyi özetlemektedir. İşte anne ve baba bizim için bu kadar önemlidir, değerlidir. Öf bile denemeyecek kadar hürmete şayandır. Rabbim onlara layık evlatlar olabilmeyi, onların hayır dualarını almayı bizlere, hepimize nasip eylesin. Toplumun temeli nasıl aile ise, ailenin de temeli annedir, kadındır. Annelerin güçlü olmadığı bir toplumda ne yaparsanız yapın, refahı, huzuru, başarıyı elde edemezsiniz. 23 yıllık iktidarımızda bu hakikati asla göz ardı etmedik. Anne ve çocuğa yönelik faaliyetlerimiz başta olmak üzere, aile kurumunu kuvvetlendirmeye dönük çalışmalarımızı hep bu istikamette belirledik. Aile Bakanlığımız, Çalışma Bakanlığımız ve ilgili diğer tüm kurumlarımızla ailelere, bilhassa da annelere çok güçlü destekler verdik. Çalışma koşullarının iyileştirilmesinden sosyal yardımlara, yeni istihdam programlarından çocuk, yaşlı ve engelli bakım hizmetlerinde annelerimizin hep yanında olduk" ifadelerini kullandı.

"2024 yılındaki sosyal yardımlarımızın tam yüzde 61'ini kadınlarımıza tahsis ettik"

Kadınlara yönelik programları sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2024 yılındaki sosyal yardımlarımızın tam yüzde 61'ini kadınlarımıza tahsis ettik. Sadece geçtiğimiz yıl eşi vefat eden 77 bin hanım kardeşimize 773 milyon lira ödeme yaptık. Eğitim, sağlık ve gebelik yardımları kapsamında yaklaşık 2,7 milyon anneye toplam 2,15 milyar lira destek sağladık. Vatani görevlerini ifa eden askerlerimizin ihtiyaç sahibi ailelerine 126 milyon lira tutarında yardımda bulunduk. Aile destek merkezlerimiz ve sosyal dayanışma merkezlerimiz ile kadınlarımıza çeşitli düzeylerde eğitimler verdik, teşvikler sunduk. 9 ilimizdeki 34 çok amaçlı toplum merkezimizde kadınlarımıza yönelik programlarımızı sürdürüyoruz. Kadına karşı şiddetle mücadelede sıfır tolerans ilkemiz doğrultusunda hareket etmeye kararlılıkla devam ediyoruz. Son dönemde hepimizin yüreğini dağlayan vahşi saldırıların faillerinin hak ettikleri en ağır cezayı almaları için ne gerekiyorsa yapıyoruz ve yapacağız. Kadına yönelik şiddete karşı en sağlam kalkan olan 6284 sayılı kanunun tavizsiz uygulanması önceliğimiz olmayı sürdürüyor. Şiddeti önleme ve izleme merkezlerimiz ile kadın konukevlerimizde misafir ettiğimiz kardeşlerimize psikolojik, sosyal ve ekonomik destekler sunuyoruz. Yine kendilerine çok şey borçlu olduğumuz yaşlılarımızın aileleri ve yakınlarıyla birlikte huzurlu bir hayat sürmeleri için evde bakım hizmetlerimizi artırdık. Mart 2025 itibarıyla 123 binin üzerinde vatandaşımız evde bakım hizmetinden yararlanıyor. Yaşlı destek programı YADES ile 101 bini aşkın hanede 153 bin 98 yaşlı vatandaşımıza evde destek oluyoruz. 14 bin 834'ü Aile Bakanlığımıza bağlı 170 huzurevinde olmak üzere 31 bin 359 vatandaşımıza yatılı bakım hizmeti veriyoruz. Evde bakım hizmetlerinden yararlanan engelli vatandaşımızın sayısı 544 bini aştı. Bu kardeşlerimize 190 milyar liralık yardım yaptık. Engelli kardeşlerimizin iş hayatına doğrudan katkı sunabilmesi için gerekli tüm adımları atıyor, tüm destekleri veriyoruz. Bugün itibariyle kamuda çalışan engelli vatandaşlarımızın sayısı 73 bin 800'e ulaştı. Annelerimizi, çocuklarımızı, yaşlı ve engellilerimizi yani aile kurumunun tamamını güçlendirmeye inşallah bundan sonra da devam edeceğiz" dedi.

"Aile yılı ilan ettiğimiz 2025'te doğum ve evlilik yardımlarımıza da hız verdik"

Doğum ve evlilik yardımlarına ilişkin bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aile yılı ilan ettiğimiz 2025'te doğum ve evlilik yardımlarımıza da hız verdik. İlk çocuk için tek seferlik 5 bin lira, ikinci çocuk için 5 yaşını tamamlayana kadar aylık bin 500 lira, üçüncü ve sonraki çocuklar için de yine 5 yaşını dolduruncaya kadar aylık 5 bin lira doğum yardımı yapıyoruz. Seçimlerde millete verdiğimiz sözlerimizi hamdolsun tutuyoruz. 14-28 Mayıs seçimleri sürecinde gençlerimizin dünya evine girmelerine yardımcı olacağız demiştik. Bununla ilgili Aile ve Gençlik Fonu kuracağımızı açıklamıştık. Fonu önce pilot çalışma olarak deprem bölgesinde hayata geçirdik. Ardından da Türkiye geneline teşmil ettik. 81 ilimizin tamamında yuva kuracak çiftlerimize destek oluyoruz. Evlenecek gençlerin desteklenmesi projesiyle 2 yılı geri ödemesiz, 48 ay vadeli 150 bin lira tutarında faizsiz kredi imkanı sunuyoruz. Ayrıca 48 aylık vade süresi içinde çocuk sahibi olan çiftlerimizin borçlarını da 12 aya kadar erteliyoruz. Bugüne kadar 7 bin 652 çiftimiz faizsiz kredi desteğinden faydalanırken, kredi almaya hak kazanan çiftlerimizin sayısı da 29 bini geçti. Ailelerimiz şehirlerarası seyahatlerinde yine aile yılı kapsamında yüzde 40'a varan oranlarda birçok indirimden yararlanıyor. Gençleri yuva kurmaya, evlenmeye özendirecek pek çok adım atıyoruz. Tüketim kültürünün bilerek körüklediği, evliliği zorlaştıran her türlü yanlış uygulamayla yoğun mücadele içindeyiz" şeklinde konuştu.

"LGBT denilen sapkın akımların toplumumuzu ifsat etmemesi için gerekli tedbirleri alıyoruz"

Alkol bağımlılığının aile içi şiddetin en büyük sebeplerinden olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "LGBT denilen sapkın akımların toplumumuzu ifsat etmemesi için gerekli tedbirleri alıyoruz. Alkol, kumar, sanal bahis, uyuşturucu gibi illetler karşısında sergilediğimiz tavizsiz duruşun bir amacı aileyi, bilhassa kadın ve çocukları korumaktır. Her ne kadar belli çevreler kabul etmek istemese de alkol bağımlılığı aile içi şiddetin en büyük sebeplerinden biridir. Şiddet, suç, intihar, sosyal problemler, trafik kazaları ve iş yeri problemleri gibi birçok sorunun kökeninde yine alkol bulunuyor. İçki bağımlılığı yüzünden yuvalar yıkılıyor, aileler parçalanıyor. Maalesef nice çocuk yetim ve öksüz büyümek zorunda kalıyor. Dolayısıyla ne yapıyorsak ailelerimizi desteklemek için yapıyoruz. Daha müreffeh, çok daha güvenli yarınlara ailelerimizle, gençlerimizle, çocuklarımızla, büyüklerimizle birlikte hep beraber ulaşmak için yapıyoruz" dedi.

"Terörsüz Türkiye menziline varacağımıza inanıyorum"

Terörsüz Türkiye hedefine gidilen yolda sağlam adımlar atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Cumhur İttifakı olarak büyük bir hassasiyetle yürüttüğümüz terörsüz Türkiye çabalarımızı bu hedeflerden asla ayrı değerlendirmiyoruz. 40 yıldır her kesimden vatandaşımıza derin acılar yaşatan, annelerin yüreklerine kor bir ateş düşüren, milletçe ezeli ve ebedi kardeşliğimize dinamit koyan terör belasından ülkemizi kurtarmakta kararlıyız. Terörsüz Türkiye hedefine giden yolda sağlam adımlarla ilerliyoruz. İstihbarat ve diğer güvenlik birimlerimiz üzerlerine düşen görevleri titizlikle yerine getiriyor. Biz de 86 milyonun her bir ferdinin sorumluluğunu taşıdığımızın bilinciyle devlet ciddiyetine yakışır bir şekilde en küçük bir boşluk dahi bırakmadan çalışmaları anbean takip ediyoruz. Allah'ın yardımı, aziz milletimizin desteği, özellikle tüm annelerin samimi dualarıyla terörsüz Türkiye menziline varacağımıza inanıyorum" dedi.

"Bölgemizi kana, kaosa, gözyaşına ve istikrarsızlığa boğmaya çalışanların oyunlarına gelmeyeceğiz"

Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizin tökezlemesini bekleyenlere fırsat tanımayacağız. Bölgemizi kana, kaosa, gözyaşına ve istikrarsızlığa boğmaya çalışanların oyunlarına gelmeyeceğiz. Bölmek isteyenlere cevabımızı birbirimize daha sıkı sarılarak vereceğiz. Ayrıştırmaya çalışanlara cevabımızı saflarımızı sıklaştırarak vereceğiz. Yani 86 milyon kalp kalbe verecek, muhabbeti, birlikteliği, dayanışmayı, kardeşlik hukukunu inşallah daha da güçlendirecek, daha da yücelteceğiz. Temelinde demokrasinin, kalkınmanın, huzurun ve adaletin olduğu Türkiye Yüzyılını hep beraber inşa edeceğiz. Her an müjdeleri alabilirsiniz ve alacaksınız. Gayret bizden. Tevfik Allah'tandır diyorum. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Bu düşüncelerle tüm annelerimizin Anneler Günü'nü bir kez daha yürekten tebrik ediyorum. Hayatta olan annelerimize, aileleriyle birlikte mutlu, huzurlu, sağlıklı ömürler diliyor. Ahirete irtihal eden annelerimize Rabbimden rahmet niyaz ediyorum. AK Parti Kadın Kolları Başkanlığımıza ve siz kıymetli hanımefendilere teşekkür ediyor. Sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum" şeklinde konuştu.

'Bursa'da Bulgaristan Türkleri sandık başında

Bulgaristan'da gerçekleştirilen genel seçim kapsamında, yurt dışında yaşayan Bulgaristan Türkleri de sandık başına gitti. Türkiye genelinde olduğu gibi Bursa'da da seçim yoğunluğu dikkat çekti

19.04.2026 15:29:00
İhlas Haber Ajansı
'Bursa'da Bulgaristan Türkleri sandık başında
'Bursa'da Bulgaristan Türkleri sandık başında
Bulgaristan'da gerçekleştirilen genel seçim kapsamında, yurt dışında yaşayan Bulgaristan Türkleri de sandık başına gitti. Türkiye genelinde olduğu gibi Bursa'da da seçim yoğunluğu dikkat çekti.
Yaklaşık 6,5 milyon seçmenin bulunduğu ülkede oy verme işlemi sabah saat 07.00 itibarıyla başlarken, yurt dışında kurulan sandıklarda da aynı saatlerde oy kullanma süreci başladı. Merkez Seçim Kurulu'nun verilerine göre, Bulgaristan genelinde yaklaşık 12 bin sandık kurulurken, yurt dışında ise 55 ülkede 493 sandık seçmenlerin hizmetine sunuldu.
Bursa'da bulunan Bulgaristan Konsolosluğu'nda oy kullanmak isteyen Bulgaristan Türkleri ve soydaşları uzun kuyruklar oluşturdu. Görevliler tarafından kimlik kontrolleri yapılan çifte vatandaşlar, işlemlerinin ardından oylarını kullandı. Gün boyunca sandık bölgelerinde yoğunluğun devam etmesi bekleniyor.
Seçimlerde 14 siyasi parti ve 10 ittifak yarışırken, kamuoyu yoklamaları en az 5 siyasi oluşumun yüzde 4'lük seçim barajını aşabileceğini gösteriyor. Katılım oranının ise önceki seçimlere göre artarak yüzde 50-60 seviyelerine ulaşması bekleniyor.
240 sandalyeli parlamentoda hükümetin kurulabilmesi için en az 121 milletvekilinin desteği gerekirken, uzmanlar seçim sonrası koalisyon hükümetinin kaçınılmaz olabileceğini ifade ediyor.İHA

Gülistan Doku soruşturmasında Mustafa Türkay Sonel tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, sevk edildiği mahkemece tutuklandı

18.04.2026 20:02:00 / Güncelleme: 18.04.2026 20:08:17
İHA
Gülistan Doku soruşturmasında Mustafa Türkay Sonel tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında Mustafa Türkay Sonel tutuklandı
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.

İl Jandarma Komutanlığı'nda ifade işlemleri tamamlanan ve adliyeye sevk edilen şüphelilerden Engin Y., Cemile Y., Zeinal A., Erdoğan E., Gökhan E., Şükrü E., Ferhat G., Celal A., Nurşen A., tutuklanırken Uğurcan A., Süleyman Ö. ve Savaş G. ise adli kontrol kararı ile serbest bırakılmıştı.



Son olarak adliyede işlemleri devam eden Mustafa Türkay Sonel, nöbetçi mahkeme karşısına çıkartıldı. Dün Elazığ'da gözaltına alınan ve Erzurum'a götürülen dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'de mahkemece tutuklandı. Böylelikle soruşturmada tutuklama sayısı 10'a yükseldi.



Öte yandan dün soruşturma çerçevesinde Bursa'da gözaltına alınan dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir'in de ilerleyen sürelerde savcılığa sevkinin sağlanacağı bildirildi. ABD'de de bulunan yakalama kararı çıkartılan Umut Altaş'ın ise kırmız bülten işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Türkiye'de kolon kanseri geç teşhis ediliyor

 
Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, Türkiye’de kolorektal kanser tanısının geç evrelerde konulduğuna işaret ederek, "Kanser geliştikten sonra erken evrelerde 5 yıllık sağ kalım oranları yüzde 90’larda iken, ileri evrelerde bu oran yüzde 12’lere düşmektedir" dedi.

18.04.2026 17:25:00
MURAT ÇORBACI
Türkiye'de kolon kanseri geç teşhis ediliyor
Türkiye'de kolon kanseri geç teşhis ediliyor

Türk Gastroenteroloji Derneği (TKD) Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, kolorektal kanserin tüm dünyada ve ülkemizde en sık görülen, ölüm oranlarında ise en üst sıralarda yer alan kanserlerden biri olduğunu belirterek, hastalığın insidans (sıklığı) ve mortalitesinin (ölüm oranı) coğrafi bölgelere göre değişiklik gösterdiğini ifade etti. Kolorektal kanserin tarama programları sayesinde önlenebilir bir tür olduğunu ve taramada en etkili yöntemin halen kolonoskopi tetkiki olduğunu vurgulayan Çekin, "Türkiye'de kolorektal kanser tanısı geç evrelerde konulmaktadır. Kanser geliştikten sonra erken evrelerde 5 yıllık sağ kalım oranları yüzde 90'larda iken, ileri evrelerde bu oran yüzde 12'lere düşmektedir. Bu nedenlerle asemptomatik bireylerde erken kanser taraması yapılması önemlidir" dedi.

Tanı ileri evrelerde konuluyor

Türkiye'deki hastaların yaklaşık üçte ikisine 3. aşama veya 4. aşama gibi geç evrelerde tanı konulduğunu hatırlatan Çekin, "Günümüzde kolorektal kanser tarama programlarının meme ve serviks kanseri taramaları kadar maliyet etkin olduğu bilinmektedir. Buna rağmen ülkemizde toplumsal bilinç halen yeterli düzeyde değildir. Son yıllarda Sağlık Bakanlığının çalışmaları ve basın yoluyla farkındalığın artması olumlu bir gelişmedir" diye belirtti.

Gençlerde de sıklıkla görülmeye başlandı

En büyük artışın 20-39 yaş grubunda olduğuna dikkat çeken Türk Gastroenteroloji Derneği Kolorektal Kanser ve Polip Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Levent Erdem, bu artışın nedenlerini; gençlerde artan obezite, fiziksel aktivite eksikliği, alkol, işlenmiş et tüketimi, sigara ve Batı tipi beslenme alışkanlıkları olarak sıraladı. TGD bünyesinde yaptıkları çok merkezli çalışmada tarama yaşının 45'e çekilmesi gerektiğini 2017 yılında belirlediklerini ve bu sonucun ABD ve Avrupa'da yapılan çalışmalarla teyit edildiğini belirten Erdem, "Ülkemizde yaptığımız çok merkezli bir çalışmada cinsiyet, sigara kullanımı, obezite ve aile hikayesine göre yeni bir risk puanlaması saptadık. Bu puanlamanın 50 yaştan genç asemptomatik kişilerin tarama kararında değeri bilimsel olarak kanıtlandı" dedi.

Başlıca risk faktörleri

Yeni risk skorlaması önerisini paylaşan Erdem, "Yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, aile hikayesi ve BMI verilerine göre hesapladığımız bu skoru 4 ve üzeri çıkan olgularda kolonoskopik tarama yapılmasını öneriyoruz. Özellikle kolorektal kanser taramasına 45 yaşında başlanmalıdır. 2022 yılında sunduğumuz çalışma sonuçları, 50 yaşından küçük olguların taranması için sistemimizin son derece yüksek oranda anlamlı olduğunu kanıtladı" ifadelerini kullandı. Türk Gastroenteroloji Derneği Üyesi Prof. Dr. Nurdan Tözün de "Gençlerde kanser öncül lezyonlarının hızla artması çok ciddi bir sorundur. İlerleyen yıllarda genç kalın bağırsak kanserleri, ülkemiz ve dünya için çok daha ciddi bir sorun olmaya adaydır" diye konuştu. 

Taramada her 80 kişiden biri kanser çıkıyor

Türk Gastroenteroloji Derneği Kolorektal Kanser ve Polip Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Erdem Akbal da 24 ayrı merkezden gelen verileri paylaştı. Araştırma kapsamında kolonoskopi yapılan vakaların demografik özelliklerinden alkol alışkanlıklarına kadar her detayın incelendiğini belirten Akbal, "Kolonoskopik taraması yapılan olgularda polip sıklığı yüzde 27, kolon kanseri sıklığı ise yüzde 1.3 olarak saptandı" dedi. Türkiye verilerinin çarpıcı bir tablo ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Erdem Akbal, "Ülkemizde 50 yaştan düşük olguların kolonoskopi taramasında yaklaşık her 3 olgudan 1'inde polip veya kanser, her 5 olgudan 1'inde ise kanser öncüsü adenomatöz polip saptanmaktadır" diyerek taramanın önemini bir kez daha vurguladı.

Ölüm sebepleri arasında ilk 10’da yer alıyor!


 
Karaciğer hastalıkları dünya genelinde en sık görülen sağlık sorunları arasında yer almaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, özellikle siroz ve kronik karaciğer hastalıkları her yıl yaklaşık 2 milyon kişinin ölümüne neden olurken, küresel ölüm sebepleri arasında ilk 10’da yer alıyor.
 

18.04.2026 17:21:00
MURAT ÇORBACI
Ölüm sebepleri arasında ilk 10’da yer alıyor!
Ölüm sebepleri arasında ilk 10’da yer alıyor!

Vücudumuzun adeta bir kimya laboratuvarı olan karaciğer; yaşamsal öneme sahip maddelerin üretimi, besinlerin enerjiye dönüştürülmesi ve toksinlerin vücuttan temizlenmesi gibi son derece önemli görevler üstleniyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yıldız, bu nedenle karaciğerin sorunsuz çalışmasının sağlıklı bir yaşam için kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekerek, "Ancak bazı etkenler karaciğerde hücre ölümüne yol açabilmektedir. Üstelik karaciğerde oluşan hasar uzun yıllar belirti vermeden sessizce ilerleyebilmekte ve uzun vadede iltihaplanma, fibrozis ile karaciğer nakli gerektirebilen siroza neden olabilmektedir. Karaciğer sağlığını korumak için alınması gereken en önemli önlem ise sağlıklı bir kiloda  olmaktır" dedi. Prof. Dr. Hakan Yıldız, karaciğerde en sık hasar oluşturan 6 etkeni anlattı.

1. Hepatit B: Hepatit B, dünya genelinde en sık görülen viral hepatit olarak karşımıza çıkıyor. Çoğunlukla anneden bebeğe bulaşarak karaciğerde kronik inflamasyona, yani kronik karaciğer hastalığına yol açabiliyor. Bu inflamasyon yıllar içinde karaciğer hücrelerinin ölümüyle ve bunun sonucunda siroz ve/veya karaciğer kanseriyle sonuçlanabiliyor.

Nasıl önlem almalı? Hepatit B aşısı çoğunlukla bizi yaşam boyunca bu enfeksiyondan koruyor.

2. Obezite: Dünya genelinde en sık görülen karaciğer hastalığının 'karaciğer yağlanması' olduğu belirtiliyor. Çağımızın önemli sağlık sorunlarından biri olan obezite, karaciğerde özellikle 'metabolik işlevsizlikle ilişkili yağlı karaciğer' olarak adlandırılan hastalığa yol açabiliyor. Karaciğerde yağlanma uzun vadede ciddi hasarlar oluşturabiliyor ve karaciğer nakli gerektiren hastalarda en sık görülen nedeni oluşturuyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yıldız, son yıllarda obezite ve sağlıksız beslenme sebebiyle karaciğer yağlanmasının giderek arttığını vurgulayarak, "Araştırmalar, obezite sorunu  yaşayan kişilerin yaklaşık yüzde 80'inde karaciğerde yağ birikimi olduğunu göstermektedir" bilgisini verdi.

Nasıl önlem almalı? Sağlıklı beslenmek, günde 30 dakika hafif tempolu yürüyüş yapmak, ideal kiloya ulaşmak veya mevcut kilonun yüzde 8-10'unu vermek, günde 2-3 fincan filtre kahve tüketmek, karaciğer yağlanmasının hafiflemesine destek oluyor.

3. İlaçlar ve bitkisel ürünler: Zararsız gibi görünen bazı ağrı kesiciler ve bitkisel ürünler, bilinçsizce kullanıldığında karaciğerde ani iltihaplanma başlatabiliyor ve toksik hepatite neden olabiliyor. Bunun sonucunda halsizlik, sarılık ve ilerleyen dönemde karaciğer yetmezliği tablosu  gelişebiliyor. 

Nasıl önlem almalı? İlaçları ve bitkisel ürünleri 'masum' görmemek; doktor önerisi olmadan hiçbir ürünü kullanmamak, toksik hepatiti önlemenin en basit yolunu oluşturuyor.

4. Alkol tüketimi: Alkol, karaciğerde parçalanırken ortaya çıkan toksik ara ürünlerle hücreleri yıpratıyor. Bunun sonucunda zamanla yağlanma, iltihaplanma ve nihayetinde siroza uzanan sessiz bir hasar süreci başlıyor.
Nasıl önlem almalı? Alkolü terketmek karaciğer sağlığımız için çok önemli.

5. Genetik hastalıklar: Bazı karaciğer hastalıkları genetik nedenlerle ortaya çıkıyor. Genler normalde karaciğer hücrelerinde görev yapan enzimlerin, reseptörlerin (alıcıların) ve taşıyıcı proteinlerin üretimini sağlıyor. Bu genlerde bir bozukluk olduğunda karaciğer bazı görevlerini tam olarak yerine getiremiyor. Örneğin, safra üretimi ve kullanımı bozulabiliyor veya bakır ile demir gibi minerallerin dengesi etkilenebiliyor. Ayrıca, bazı zararlı maddelerin vücuttan atılması zorlaşabiliyor.
Nasıl önlem almalı? Bu tür hastalıklar erken dönemde fark edildiğinde çoğu zaman ilaç tedavisiyle kontrol altına alınabiliyor. Erken tanı için düzenli sağlık kontrolleri ve gerekli laboratuvar testlerinin yapılması büyük önem taşıyor.

6. Otoimmün hastalıklar: Karaciğer otoimmün hastalıkları  (otoimmün hepatit, primer biliyer kolanjit gibi) çoğunlukla genetik yatkınlığı olan kişilerde; enfeksiyonlar, ilaçlar ve karaciğerde inflamasyonun tetiklenmesi sonucu oluşuyor. 

Nasıl önlem almalı? Erken dönemde tanı konulduğunda otoimmün hastalıkların tedavi edilebildiğini belirten Prof. Dr. Hakan Yıldız, aile bireylerinde otoimmün karaciğer hastalığı bulunan kişilerin düzenli olarak takip edilmeleri gerektiğine vurgu yaptı.

Gözaltına alınan Tuncay Sonel Erzurum'a getirildi

Tunceli'de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında dün Elazığ'da gözaltına alınan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, sabah saatlerinde Erzurum'a getirildi

18.04.2026 12:51:00 / Güncelleme: 18.04.2026 12:53:58
İHA
Gözaltına alınan Tuncay Sonel Erzurum'a getirildi
Gözaltına alınan Tuncay Sonel Erzurum'a getirildi
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Soruşturma kapsamında oğlu Mustafa Türkay Sonel ve koruma polisi Ş.E. gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi olan Mülkiye Başmüfettişi Tuncay Sonel açığa alınmıştı. Elazığ'da bulunan Tuncay Sonel, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı.

Tuncay Sonel daha sonra karayoluyla sabah saatlerinde Erzurum'a getirildi. Bu arada soruşturma kapsamında dönemin Devlet Hastanesi Başhekimi olan Kadın Doğum Uzmanı Doktor Çağdaş Özdemir'de Bursa'da gözaltına alınmıştı.

Soruşturma Erzurum'da yürütülecek

Tuncay Sonel ile ilgili soruşturmayı ilgili mevzuat gereği Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı yürütecek. Sonel'in emniyetteki işlemlerinden sonra Erzurum Adliyesi'ne çıkarılması bekleniyor.

Gülistan Doku soruşturmasında adliyeye sevk edilen zanlılardan 4'ü tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada adliyeye sevk edilen zanlılardan 4'ü tutuklandı

18.04.2026 05:24:00 / Güncelleme: 18.04.2026 05:29:32
AA
Gülistan Doku soruşturmasında adliyeye sevk edilen zanlılardan 4'ü tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında adliyeye sevk edilen zanlılardan 4'ü tutuklandı

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 9 zanlıdan Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal A'nın annesi Cemile Yücer, Celal Altaş, Nurşen Arıkan ve Ferhat Hanedan Güven'in savcılıktaki sorgusu tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen Yücer, Güven, Altaş ve Arıkan tutuklandı.

Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Vali Sonel'in o dönem korumalığını yapan Şükrü E, Zeinal A. ile üvey babası Engin Y. ve Uğurcan A'nın savcılıktaki sorgusu sürüyor.

2 zanlı tutuklanmıştı

Doku'nun kaybolmasına ilişkin 13 şüphelinin gözaltına alındığı soruşturma kapsamında, Gülistan Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok ile eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı tutuklanmış, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ise haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. 

Kayıp olarak aranan 16 yaşındaki Feyza, ölü olarak bulundu

Isparta'da sabah saatlerinden itibaren kayıp olarak aranan lise öğrencisi 16 yaşındaki Feyza Keskin, akşam saatlerinde boş bir binanın önünde hareketsiz halde bulundu. Yapılan incelemede genç kızın hayatını kaybettiği belirlendi

18.04.2026 01:34:00 / Güncelleme: 18.04.2026 06:38:03
İHA
Kayıp olarak aranan 16 yaşındaki Feyza, ölü olarak bulundu
Kayıp olarak aranan 16 yaşındaki Feyza, ölü olarak bulundu
Olay, Deregümü mevkii Muzaffer Türkeş Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sabah saatlerinden itibaren kayıp olarak aranan 16 yaşındaki Feyza Keskin, en son saat 11.30 sıralarında Gölcük Yolu üzerinde bulunan Asri Mezarlık ile Mahrukatçılar Sitesi civarında elektrikli bisikletiyle ilerlerken görüldü. Bu saatten sonra kendisinden haber alınamadı.

Ekipler tarafından yürütülen arama çalışmaları sonucunda Keskin, akşam saatlerinde boş bir binanın önünde hareketsiz halde bulundu. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde Feyza Keskin'in hayatını kaybettiği belirlendi.

Keskin'in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapılmak üzere Isparta Şehir Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.



Başımız sağ olsun



Konu ile ilişkin Isparta Milli Eğitim Müdürü Recai Ocak taziye mesajı yayınladı. Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, '' Isparta Süleyman Demirel Fen Lisesi 10. sınıf öğrencimiz Feyza Keskin'in ölümü haberini üzüntüyle öğrendim. Öğrencimize Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır diliyorum. Başımız sağ olsun'' ifadeleri yer aldı.

İstinaf cezayı bozdu, Seçil Erzan yeniden yargılanacak

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, tutuklu sanık Seçil Erzan hakkında verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasını bozdu

18.04.2026 00:12:00
İhlas Haber Ajansı
İstinaf cezayı bozdu, Seçil Erzan yeniden yargılanacak
İstinaf cezayı bozdu, Seçil Erzan yeniden yargılanacak
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, tutuklu sanık Seçil Erzan hakkında verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasını bozdu.

Yüksek karlı güvenilir bir fon olduğunu ve Fatih Terim gibi isimlerin de bu fona dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolculardan Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan'ın da bulunduğu 30'dan fazla kişiyi milyonlarca lira dolandırdığı iddiasıyla 102 yıl 4 ay hapis ile 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılan Seçil Erzan'ın davasında istinaf mahkemesi kararını açıkladı.



İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanık Erzan'a "nitelikli dolandırıcılık" ve "özel belgede sahtecilik" suçlarından verilen hapis cezasına ilişkin incelemesini tamamladı. Yapılan değerlendirmede, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken birleşen dosyalara ilişkin bilgilere kararda yer vermediği, bu durumun da denetimi zorlaştırdığı belirtildi.



Daire, istinaf başvurularını yerinde bularak, yargılama sürecinde bazı usul kurallarının uygulanmadığına dikkat çekti. Bu kapsamda mahkeme kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verildi.

Ayhan Bora Kaplan davasında 4 sanık tahliye oldu

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararı sonrasında 76 sanığın yargılanmasına devam edildi. Mahkeme tutuklu sanıklar Adnan Kaplan, Muhammed Kaplan, Önder Polat ve Erhan Bakioğlu'nun tahliyesine karar verdi

18.04.2026 00:04:00
İhlas Haber Ajansı
Ayhan Bora Kaplan davasında 4 sanık tahliye oldu
Ayhan Bora Kaplan davasında 4 sanık tahliye oldu
Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararı sonrasında 76 sanığın yargılanmasına devam edildi. Mahkeme tutuklu sanıklar Adnan Kaplan, Muhammed Kaplan, Önder Polat ve Erhan Bakioğlu'nun tahliyesine karar verdi.

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik'in de aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları yer aldı. Müşteki sanık Ufuk Gültekin ise duruşmaya, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Mahkeme Başkanı yargılamanın bu celse sanık beyanlarıyla devam edeceğini bildirdi. Duruşma tutuklu sanık Muhammed Kaplan'ın savunmasıyla başladı.



Tutuklu sanık Fethi Koyuncu ise ifadelerde adının geçmediğini belirterek, "Ben işi gücü bırakmışım, milleti vurduruyormuşum. İfadelerin hiçbirinde yokum. Sadece gizli tanık beyanına dayanarak ceza aldım. Başkasının yaptığı suçun cezasını çekiyorum, 2 yıldır içerideyim. Erkan Doğan olayı 2016 yılında olmuş, ben 2018 yılında çalışmaya başlamışım. Hiçbir olayın içinde yokum. Altan Tozar ve Muhammet Kaplan'ı yaralama olayından beraatimi talep ediyorum" diye konuştu.

Sanık Furkan Anıl Bahar ise savunmasında, "Örgüt üyesi olacak kadar salak değilim. Yüksek lisansını yapmış birisiyim" dedi.

Tanık olarak dinlenen tutuklu sanık Serdar Sertçelik'in abisi tanık S.S., "Ben polislerin isimlerini duydum, Metehan ile bir kez konuşmuştum. Ben çoğu olayı medyadan duydum. Bilgim yoktur" dedi. S.S. buluntu telefondaki mesajların kendisine ait olmadığını söyledi.

Tutuklu sanık Sertçelik'in babası tanık E.S., "Serdar ile en son vurulduğu zaman eve gelmişti o zaman görüşmüştüm. Oğlum yurtdışındayken devamlı görüşmemiz olmadı. Karadağ'a gitmişti oğlum orada da tam hatırlamıyorum ama bir iki kez konuşmamız oldu. Murat Çelik, Metehan İlkyaz, Şevket Demircan, Ufuk Gültekin, Gökhan Karaca isimlerini basında haberleri gördüğüm için biliyorum ancak yolda görsem tanımam. Ayrıca hiç kimseden tehdit almadım, takside çalışıyorum, böyle bir durum olsa taksicilik yapmam" beyanlarında bulundu.
Sertçelik'ni annesi A.B., "Serdar'ın yurtdışına kaçmasıyla ilgili bir bilgim yok. Serdar beni sabah yanına çağırdı saat 11 gibiydi benden kıyafet istedi ve gideceğini söyledi. Bende 'nereye gideceksin oğlum' dedim. 'Ağrım çok fazla hastaneye gideceğim' dedi. Babasıyla birlikte çıktılar. Bizim kapımızda polisler duruyordu. 'Aşağı bakar mısın' dedi. Bende baktım ancak aşağıda kimse yoktu. Ondan sonra iletişimiz ne zaman oldu hatırlamıyorum, ancak telefonla beni sanal medya uygulaması üzerinden arıyordu" dedi.

"Görüşmeyi kayıt altına aldım"

Bomba İmha Şubesinde görevli polis memuru tanık M.S., "Murat Çelik müdürümün makamında çalışıyordum. Murat Müdürüm o gün geç saatlerde bir şahsın geleceğini önemli bilgi ve belgeler getirebileceği söyledi. Şahsı gidip kapıdan aldım, Murat Müdürün odasına getirdim. Odada Cengiz Haliç, Murat müdür, ben ve şahıs vardı. Bu şahıs bazı olaylar anlattı. Ahmet savcı hakkında birisinden bahsetti, Halil Falyalı konusundan bahsetti. Tam hatırladığım kadarıyla Ayhan Bora Kaplan soruşturması olmasından sonra bu görüşme oldu. Murat Çelik'i daha önceden tanıyorum, beraber çalışmıştık. Cengiz Haliç ismine yabancı değildik. Bu ismi sürekli duyuyorduk. Avukat olduğunu da biliyordum, bir takım bilgilere sahiptik. Daha sonrasında Cengiz Haliç'i hiç görmedim, firar etmiş galiba. Görüşmeyi kayıt altına aldım" dedi.

"Görüşmeyi ben savcılığa vermek istedim, Murat Çelik'te 'iyi olur' dedi"

Kayıt almasının nedeni olarak kendi garantisini sağlamak olduğunu söyleyen tanık M.S. "Yarın bir gün bu görüşmeyle ilgili bir sıkıntı olursa kendimi nasıl açıklarım diye düşününce kayıt altına almayı kendime uygun gördüm" diye konuştu.

Mahkeme Başkanı, söz konusu kaydın içeriğini okumaya başlayınca Bora Kaplan'ın avukatı, bu kaydın mutlak butlan olduğunu, ayrıca Cengiz Haliç'in suç duyurusunda bulunduğunu belirterek davayla ilgisi olamayan bu içeriklerin okunmamasını istedi. Buna karşın M.S., "Buna hakim karar versin. Ben üç kişiyi kayda aldım. Kaydı yaymadım, kimseye vermedim. Anonim hesap açıp yayınlayabilirdim, sadece savcıya verdim. Ne yapsaydım, görmezden mi gelseydim' Bir vatandaş olarak görevimi yaptım" cevabını verdi.

Duruşmaya 1 saat ara verildi.

Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanıklar Adnan Kaplan, Muhammed Kaplan, Önder Polat ve Erhan Bakioğlu'nun tahliyesine karar verdi. Adnan Kaplan ile Muhammed Kaplan'ın başka dosyadan tutuklu olmaları nedeniyle cezaevinden tahliye edilmeyecekleri ifade edildi. Mahkeme, sanıklar Ayhan Bora Kaplan ile Serdar Sertçelik'in ise tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Sonraki duruşma 1 Haziran'a ertelendi.

Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi gözaltına alındı

Tunceli'de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında dönemin Devlet Hastanesi'nin Başhekimi olan Kadın Doğum Uzmanı Doktor Çağdaş Özdemir Bursa'da gözaltına alındı. Özdemir Tunceli'de İl Sağlık Müdürlüğü görevinde de bulunmuştu

17.04.2026 23:12:00
İHA
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi gözaltına alındı
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi gözaltına alındı
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. İl Jandarma Komutanlığı'nda ifade işlemleri tamamlanan şüphelilerden E.E., G.E., S.G., S.Ö. dün adliyeye sevk edilmiş, G.E. ile E.E. tutuklanırken S.G. ile S.Ö. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. İl Jandarma Komutanlığında işlemleri tamamlanan 9 şüpheliden 7'si bugün adliyeye sevk edildi.

Soruşturma kapsamında oğlu gözaltında bulunan dönemin Tunceli Valisi Mülkiye Başmüfettişi Tuncay Sonel hakkında, iddialarla ilgili olarak İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla soruşturma başlatılmış ardından açığa alınmıştı. Elazığ'da bulunan Tuncay Sonel, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı.

Son olarak dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi kadın doğum uzmanı Doktor Çağdaş Özdemir savcılığın talimatıyla Bursa Emniyet Müdürlüğü Kom şube müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı. Özdemir'in Tunceli'ye gönderileceği öğrenildi.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olan Çağdaş Özdemir, 2018 ve 2021 yılları arasında Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi, 2022 yılına kadar ise Tunceli İl Sağlık Müdürü olarak görev yapmıştı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.