logo
25 HAZİRAN 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terörsüz Türkiye hedefine giden yolda sağlam adımlarla ilerliyoruz"

AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığının düzenlediği Anneyle Güçlü Aile, Aileyle Güçlü Türkiye Programı'nda programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "40 yıldır her kesimden vatandaşımıza derin acılar yaşatan, annelerin yüreklerine kor bir ateş düşüren, milletçe ezeli ve ebedi kardeşliğimize dinamit koyan terör belasından ülkemizi kurtarmakta kararlıyız. Terörsüz Türkiye hedefine giden yolda sağlam adımlarla ilerliyoruz. İstihbarat ve diğer güvenlik birimlerimiz üzerlerine düşen görevleri titizlikle yerine getiriyor. Temelinde demokrasinin, kalkınmanın, huzurun ve adaletin olduğu Türkiye Yüzyılını hep beraber inşa edeceğiz. Her an müjdeleri alabilirsiniz ve alacaksınız" dedi.

10.05.2025 17:06:00
İhlas Haber Ajansı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terörsüz Türkiye hedefine giden yolda sağlam adımlarla ilerliyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terörsüz Türkiye hedefine giden yolda sağlam adımlarla ilerliyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığının bir otelde düzenlediği Anneyle Güçlü Aile, Aileyle Güçlü Türkiye Programı'na katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ülkemizin ve dünyanın tüm annelerinin Anneler Günü'nü şimdiden tebrik ediyorum. Haklarını ne yaparsak yapalım asla ödeyemeyeceğimiz annelerimizin tamamına Rabbim'den aileleriyle, evlatlarıyla, sevdikleriyle birlikte hayırlı, mutlu, bereketli ömürler niyaz ediyorum. Sevgili anneciğim başta olmak üzere dar-ı dünyadan dar-ı ukbaya göç eden tüm annelerimizi rahmetle, şükranla, minnetle yad ediyorum. Rabbim kabirlerini pürnur eylesin. Hepsini de cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin. Şanlı hilalin dalgalanması için, aziz vatanın bekası için, milletimizin istiklal ve istikbali için canlarını feda eden şehitlerimizin muhterem annelerinin Anneler Günü'nü ayrıca kutluyor, her birinin ellerinden öpüyorum. Şüheda emaneti olan bu topraklar uğruna çok ağır bedeller ödeyen gazilerimizin kıymetli annelerini de aynı şekilde saygıyla selamlıyor, hepsinin Anneler Günü'nü tebrik ediyorum. Vatanına, bayrağına, devletine aşkla bağlı, milletine gönülden sevdalı, hepsi birer cesaret ve merhamet abidesi bu vatan evlatlarını yetiştiren anne babalarla ne kadar iftihar etsek azdır. Rabbim cümlesinden razı olsun diyorum. Rahmet-i Rahman'a kavuşan tüm şehit ve gazi annelerimizi de burada bir kez daha derin bir hürmetle yad ediyorum. Aynı şekilde Filistin'de tam 19 aydır devam eden vahşi soykırımda geride gözü yaşlı, gönlü mahzun, binlerce öksüz bırakarak şehadet mertebesine erişen tüm Gazzeli anneleri rahmetle anıyorum. Yine burada kıymetli eşim ve sevgili kızlarımın da Anneler Günü'nü canı gönülden kutluyor, kendilerine sabırları, fedakarlıkları ve emekleri için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

"Mazlumlar son derece vahşi bir şekilde katlediliyor"

Yemek sırasında bekleyen Gazzeli masumların, yıkıntıların arasında hayata tutunmaya çalışan mazlumların son derece vahşi bir şekilde katledildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Maalesef bu sene de buruk bir kalple yaşanan onca acının gölgesinde Anneler Günü'nü idrak ediyoruz. Filistin'deki, Suriye'deki, Lübnan'daki, Somali'de, Sudan'da, Yemen'de ve daha pek çok yerdeki annelerin, babaların, çocukların savaşla, açlıkla, hastalıkla, ilaçsızlıkla mücadele ettiği zorlu bir dönemden geçiyoruz. Nereye baksak çocuklar ölüyor. Yüzümüzü nereye çevirsek kadınlar ölüyor. Yemek sırasında bekleyen Gazzeli masumlar, yıkıntıların arasında hayata tutunmaya çalışan mazlumlar son derece vahşi bir şekilde katlediliyor. Türkiye olarak gerek gönül coğrafyamızda gerekse dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan tüm bu acıların, zorlukların, sıkıntıların sona ermesi için elimizden gelen her türlü çabayı göstermeye devam ediyoruz. Yeryüzünde barışın, huzurun, esenliğin hüküm sürdüğü, Anneler Günü'nün güzelliklerle kutlanacağı günleri görmeyi Rabbim nasip eylesin diyorum. Bizim hem inancımızda, hem geleneğimizde, hem de tarihimizde anneler daima kutsal bir yere sahiptir. Aynı şekilde kutsal bir mücadele ve müjde. 'El Cennetü tahte akdamil ümmehat' Cennet annelerin ayakları altındadır. Bakın, babaların ayakları altındadır demiyor. Annelerin ayakları altındadır. Ben anacığımın ayağının altını öperdim. O da ayağını çekerdi. Anne niye çekiyorsun' Cennet kokusu var burada. Ben onu almak istiyorum. Onu koklamak istiyorum. Bu sefer annem gülerdi. Biz böyle bir medeniyetten, böyle bir kültürden geliyoruz. Sevgi orada. Şefkat orada. Merhamet orada. Bütün bu mefhumların zihinlerdeki ilk karşılığı hep anneler olmuştur" diye konuştu.

"Sığınılacak ilk liman, çalınacak ilk kapı olan annelere duyduğumuz sevgi diğer her şeyin üzerindedir"

Annelerin evladı için her türlü zorluğu, çileyi, fedakarlığı göze aldığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dişinden tırnağından artırıp ömrü boyunca kendisini evine ve yavrularına adayan, derdini, kederini asla belli etmeyen, ölüm döşeğindeyken bile evlatları üzülmesin diye onları teskin eden, sığınılacak ilk liman, çalınacak ilk kapı, varılacak ilk menzil olan annelere duyduğumuz sevgi diğer her şeyin üzerindedir. Evet, nasıl hatırlamam anacığım' Nasıl kaç geceler bana ninni söylerdi' Hasta olunca oydu başucumda bekleyen. Biraz yorulmayayım, üzülmeyeyim hemen alır kucağına okşardı, saçlarımı öperdi. Nasıl hatırlamam anacığım' Nasıl bilirim yine kalbinde yerim anacığım' Selam sana Anneler Günü İstanbul'dan, yeni dönmüşçesine bir akşam okuldan. Vefalı ellerinden öperim anacığım. Evet, gece 12, gece 1. Anacığım evin balkonundan beni beklerdi. O günleri unutmak mümkün mü' İşte bu da merhum bir şairimizin bu mısraları, anneye olan hasretin, sevginin, vefanın bir ömür boyu asla dinmediğinin en güzel ifadelerinden biridir. Anne ve babaya hürmet, bizim için Rabbimizin rızasını kazanmanın yoludur. Cennete açılan bir kapıdır. Nitekim Resul-i Kibriya Efendimiz Aleyhissalatu vesselam bir hadis-i şerifinde bizlere annelerin cennete bir adım mesafede olduğunu şu sözlerle haber veriyor; 'Anne baba, kişinin cennete girmesine vesile olacak ana kapılarından birisidir. Bu kapıdan girme fırsatını kaybetmek ya da değerlendirmek artık senin arzuna kalmış.' Hayat rehberimiz Kur'an-ı Kerim'deki Rabbin kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti" dedi.

"Toplumun temeli nasıl aile ise, ailenin de temeli annedir, kadındır"

Ailenin temelinin anne olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Az önce İsra Suresi okundu. Orada bu haber veriliyordu. Eğer onlardan biri, burası çok önemli. Anaya babaya isyan edenlere sesleniyorum. Ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa sakın onlara öf bile deme. Onları azarlama. Onlara tatlı ve güzel söz söyle. Ayet-i kerimesi ise esasında her şeyi özetlemektedir. İşte anne ve baba bizim için bu kadar önemlidir, değerlidir. Öf bile denemeyecek kadar hürmete şayandır. Rabbim onlara layık evlatlar olabilmeyi, onların hayır dualarını almayı bizlere, hepimize nasip eylesin. Toplumun temeli nasıl aile ise, ailenin de temeli annedir, kadındır. Annelerin güçlü olmadığı bir toplumda ne yaparsanız yapın, refahı, huzuru, başarıyı elde edemezsiniz. 23 yıllık iktidarımızda bu hakikati asla göz ardı etmedik. Anne ve çocuğa yönelik faaliyetlerimiz başta olmak üzere, aile kurumunu kuvvetlendirmeye dönük çalışmalarımızı hep bu istikamette belirledik. Aile Bakanlığımız, Çalışma Bakanlığımız ve ilgili diğer tüm kurumlarımızla ailelere, bilhassa da annelere çok güçlü destekler verdik. Çalışma koşullarının iyileştirilmesinden sosyal yardımlara, yeni istihdam programlarından çocuk, yaşlı ve engelli bakım hizmetlerinde annelerimizin hep yanında olduk" ifadelerini kullandı.

"2024 yılındaki sosyal yardımlarımızın tam yüzde 61'ini kadınlarımıza tahsis ettik"

Kadınlara yönelik programları sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2024 yılındaki sosyal yardımlarımızın tam yüzde 61'ini kadınlarımıza tahsis ettik. Sadece geçtiğimiz yıl eşi vefat eden 77 bin hanım kardeşimize 773 milyon lira ödeme yaptık. Eğitim, sağlık ve gebelik yardımları kapsamında yaklaşık 2,7 milyon anneye toplam 2,15 milyar lira destek sağladık. Vatani görevlerini ifa eden askerlerimizin ihtiyaç sahibi ailelerine 126 milyon lira tutarında yardımda bulunduk. Aile destek merkezlerimiz ve sosyal dayanışma merkezlerimiz ile kadınlarımıza çeşitli düzeylerde eğitimler verdik, teşvikler sunduk. 9 ilimizdeki 34 çok amaçlı toplum merkezimizde kadınlarımıza yönelik programlarımızı sürdürüyoruz. Kadına karşı şiddetle mücadelede sıfır tolerans ilkemiz doğrultusunda hareket etmeye kararlılıkla devam ediyoruz. Son dönemde hepimizin yüreğini dağlayan vahşi saldırıların faillerinin hak ettikleri en ağır cezayı almaları için ne gerekiyorsa yapıyoruz ve yapacağız. Kadına yönelik şiddete karşı en sağlam kalkan olan 6284 sayılı kanunun tavizsiz uygulanması önceliğimiz olmayı sürdürüyor. Şiddeti önleme ve izleme merkezlerimiz ile kadın konukevlerimizde misafir ettiğimiz kardeşlerimize psikolojik, sosyal ve ekonomik destekler sunuyoruz. Yine kendilerine çok şey borçlu olduğumuz yaşlılarımızın aileleri ve yakınlarıyla birlikte huzurlu bir hayat sürmeleri için evde bakım hizmetlerimizi artırdık. Mart 2025 itibarıyla 123 binin üzerinde vatandaşımız evde bakım hizmetinden yararlanıyor. Yaşlı destek programı YADES ile 101 bini aşkın hanede 153 bin 98 yaşlı vatandaşımıza evde destek oluyoruz. 14 bin 834'ü Aile Bakanlığımıza bağlı 170 huzurevinde olmak üzere 31 bin 359 vatandaşımıza yatılı bakım hizmeti veriyoruz. Evde bakım hizmetlerinden yararlanan engelli vatandaşımızın sayısı 544 bini aştı. Bu kardeşlerimize 190 milyar liralık yardım yaptık. Engelli kardeşlerimizin iş hayatına doğrudan katkı sunabilmesi için gerekli tüm adımları atıyor, tüm destekleri veriyoruz. Bugün itibariyle kamuda çalışan engelli vatandaşlarımızın sayısı 73 bin 800'e ulaştı. Annelerimizi, çocuklarımızı, yaşlı ve engellilerimizi yani aile kurumunun tamamını güçlendirmeye inşallah bundan sonra da devam edeceğiz" dedi.

"Aile yılı ilan ettiğimiz 2025'te doğum ve evlilik yardımlarımıza da hız verdik"

Doğum ve evlilik yardımlarına ilişkin bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aile yılı ilan ettiğimiz 2025'te doğum ve evlilik yardımlarımıza da hız verdik. İlk çocuk için tek seferlik 5 bin lira, ikinci çocuk için 5 yaşını tamamlayana kadar aylık bin 500 lira, üçüncü ve sonraki çocuklar için de yine 5 yaşını dolduruncaya kadar aylık 5 bin lira doğum yardımı yapıyoruz. Seçimlerde millete verdiğimiz sözlerimizi hamdolsun tutuyoruz. 14-28 Mayıs seçimleri sürecinde gençlerimizin dünya evine girmelerine yardımcı olacağız demiştik. Bununla ilgili Aile ve Gençlik Fonu kuracağımızı açıklamıştık. Fonu önce pilot çalışma olarak deprem bölgesinde hayata geçirdik. Ardından da Türkiye geneline teşmil ettik. 81 ilimizin tamamında yuva kuracak çiftlerimize destek oluyoruz. Evlenecek gençlerin desteklenmesi projesiyle 2 yılı geri ödemesiz, 48 ay vadeli 150 bin lira tutarında faizsiz kredi imkanı sunuyoruz. Ayrıca 48 aylık vade süresi içinde çocuk sahibi olan çiftlerimizin borçlarını da 12 aya kadar erteliyoruz. Bugüne kadar 7 bin 652 çiftimiz faizsiz kredi desteğinden faydalanırken, kredi almaya hak kazanan çiftlerimizin sayısı da 29 bini geçti. Ailelerimiz şehirlerarası seyahatlerinde yine aile yılı kapsamında yüzde 40'a varan oranlarda birçok indirimden yararlanıyor. Gençleri yuva kurmaya, evlenmeye özendirecek pek çok adım atıyoruz. Tüketim kültürünün bilerek körüklediği, evliliği zorlaştıran her türlü yanlış uygulamayla yoğun mücadele içindeyiz" şeklinde konuştu.

"LGBT denilen sapkın akımların toplumumuzu ifsat etmemesi için gerekli tedbirleri alıyoruz"

Alkol bağımlılığının aile içi şiddetin en büyük sebeplerinden olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "LGBT denilen sapkın akımların toplumumuzu ifsat etmemesi için gerekli tedbirleri alıyoruz. Alkol, kumar, sanal bahis, uyuşturucu gibi illetler karşısında sergilediğimiz tavizsiz duruşun bir amacı aileyi, bilhassa kadın ve çocukları korumaktır. Her ne kadar belli çevreler kabul etmek istemese de alkol bağımlılığı aile içi şiddetin en büyük sebeplerinden biridir. Şiddet, suç, intihar, sosyal problemler, trafik kazaları ve iş yeri problemleri gibi birçok sorunun kökeninde yine alkol bulunuyor. İçki bağımlılığı yüzünden yuvalar yıkılıyor, aileler parçalanıyor. Maalesef nice çocuk yetim ve öksüz büyümek zorunda kalıyor. Dolayısıyla ne yapıyorsak ailelerimizi desteklemek için yapıyoruz. Daha müreffeh, çok daha güvenli yarınlara ailelerimizle, gençlerimizle, çocuklarımızla, büyüklerimizle birlikte hep beraber ulaşmak için yapıyoruz" dedi.

"Terörsüz Türkiye menziline varacağımıza inanıyorum"

Terörsüz Türkiye hedefine gidilen yolda sağlam adımlar atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Cumhur İttifakı olarak büyük bir hassasiyetle yürüttüğümüz terörsüz Türkiye çabalarımızı bu hedeflerden asla ayrı değerlendirmiyoruz. 40 yıldır her kesimden vatandaşımıza derin acılar yaşatan, annelerin yüreklerine kor bir ateş düşüren, milletçe ezeli ve ebedi kardeşliğimize dinamit koyan terör belasından ülkemizi kurtarmakta kararlıyız. Terörsüz Türkiye hedefine giden yolda sağlam adımlarla ilerliyoruz. İstihbarat ve diğer güvenlik birimlerimiz üzerlerine düşen görevleri titizlikle yerine getiriyor. Biz de 86 milyonun her bir ferdinin sorumluluğunu taşıdığımızın bilinciyle devlet ciddiyetine yakışır bir şekilde en küçük bir boşluk dahi bırakmadan çalışmaları anbean takip ediyoruz. Allah'ın yardımı, aziz milletimizin desteği, özellikle tüm annelerin samimi dualarıyla terörsüz Türkiye menziline varacağımıza inanıyorum" dedi.

"Bölgemizi kana, kaosa, gözyaşına ve istikrarsızlığa boğmaya çalışanların oyunlarına gelmeyeceğiz"

Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizin tökezlemesini bekleyenlere fırsat tanımayacağız. Bölgemizi kana, kaosa, gözyaşına ve istikrarsızlığa boğmaya çalışanların oyunlarına gelmeyeceğiz. Bölmek isteyenlere cevabımızı birbirimize daha sıkı sarılarak vereceğiz. Ayrıştırmaya çalışanlara cevabımızı saflarımızı sıklaştırarak vereceğiz. Yani 86 milyon kalp kalbe verecek, muhabbeti, birlikteliği, dayanışmayı, kardeşlik hukukunu inşallah daha da güçlendirecek, daha da yücelteceğiz. Temelinde demokrasinin, kalkınmanın, huzurun ve adaletin olduğu Türkiye Yüzyılını hep beraber inşa edeceğiz. Her an müjdeleri alabilirsiniz ve alacaksınız. Gayret bizden. Tevfik Allah'tandır diyorum. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Bu düşüncelerle tüm annelerimizin Anneler Günü'nü bir kez daha yürekten tebrik ediyorum. Hayatta olan annelerimize, aileleriyle birlikte mutlu, huzurlu, sağlıklı ömürler diliyor. Ahirete irtihal eden annelerimize Rabbimden rahmet niyaz ediyorum. AK Parti Kadın Kolları Başkanlığımıza ve siz kıymetli hanımefendilere teşekkür ediyor. Sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum" şeklinde konuştu.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.