logo
28 EYLÜL 2026

Dünyada nesli tehlike altında olan kuş türlerinden 27'si Kızılırmak Deltası'nda bulunuyor

Samsun'da Doğa Koruma ve Milli Parklar 11. Bölge Müdürlüğü tarafından "2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü" dolayısıyla Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti Sulak Alanı'nda (Ramsar) etkinlik düzenlendi. Dünyada nesli tehlike altında olan kuş türlerinden 27'sine ev sahipliği yapan deltadaki sulak alanların önemine değinildi

02.02.2026 15:42:00
İHA
 
Dünyada nesli tehlike altında olan kuş türlerinden 27'si Kızılırmak Deltası'nda bulunuyor
Dünyada nesli tehlike altında olan kuş türlerinden 27'si Kızılırmak Deltası'nda bulunuyor







2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü dolayısıyla Samsun Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti Sulak Alanı'nda (Ramsar) "Sulak Alanlar ve Geleneksel Bilgi: Kültürel Mirası Kutlamak" başlığında etkinlik gerçekleştirildi. Kuş gözlem noktasında yapılan etkinliğin açılışında konuşan Samsun Vali Yardımcısı Mehmet Fikret Çavuş, "Ramsar sulak alan sözleşmesiyle biz bu alanları koruyacağımıza, bu alanlardaki akıllıca yöneteceğimize dair diğer uluslara, insanlara söz veriyoruz ve bu sözü yerine getirmeye çalışıyoruz. Sulak alanlar doğa ve insanlar açısından çok önemli. Kızılırmak da birçok canlıya ev sahipliği yapıyor. Bu sulak alanları koruyup kollamak için elimizden gelen çabayı gösteriyor ve göstermeye devam edeceğiz" dedi.






"Kızılırmak Sulak Alanı'nda 81 bin halkalama yapıldı"

Deltadaki hayvanların halkalama yöntemleriyle takip edildiğine dikkat çeken Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdür Yardımcısı Ergül Terzioğlu, "23 bin hektar büyüklüğündeki Kızılırmak Deltası; lagünü, subasar ormanlarıyla, kumullarıyla, biyoçeşitliliğiyle çok katmanlı bir ekosistem bünyesinde barındırmaktadır. Bu ekolojik zenginlik deltayı aynı zamanda uluslararası ölçekte önemli bir doğal alan hâline getirmektedir. 1998'den beri ülkemiz 5. Ramsar alanı olarak ilan ettiği Kızılırmak Deltası, 350'nin üzerinde kuş türüne ev sahipliği yapmasıyla ülkemizin önemli kuş alanlarından biridir. Aynı zamanda bu alan göç yolları üzerinde stratejik bir durak noktasıdır. Bu değerin korunması amacıyla deltada biyolojik izleme çalışmaları güçlendirilmiş, Kuş Halkalama Merkezi alana kazandırılarak türlerin genç göç hareketleri, popülasyon dinamikleri ve yaşam döngüleri bilimsel yöntemlerle izlenmeye başlanmıştır. 2015-2024 yılları arasında yaklaşık 81 bin bireye halkalama yapılarak kayıt altına alınmıştır. Elde edilen veriler alan yönetimine doğrudan katkı sağlayan önemli bir bilgi kaynağıdır. Bu çalışmalar Kızılırmak Deltası'nı yalnızca korunması gereken bir alan olmasının ötesine taşımaktadır" diye konuştu.






Kurumun, sulak alanları koruyucu ve kollayıcı tutumunun devam edeceğinin altını çizen Ergül Terzioğlu, "Bu anlayışla hazırlanan Kızılırmak Deltası sulak alan yönetim planı 2024 yılı sonunda onaylanarak yürürlüğe girmiştir. 2025-2034 yıllarını kapsayan bu planda 5 uygulama hedefi altında 32 faaliyet tanımlanmıştır. Bu hedeflerden özellikle vurgulamak istediğimiz biyolojik çeşitliliğin korunması, su rejiminin sürdürülebilir yönetimi, alan kullanımı, baskıların azaltılması, izleme ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve farkındalık ile katılımın artırılmasıdır öne çıkanlar. Önceki plan döneminde olduğu gibi yeni dönem yönetim planında da belirlenen koruma stratejilerini kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü yaklaşık 70 yıllık kurumsal tecrübesi, güçlü mevzuat altyapısı ve sahadaki etkin uygulamalarıyla sulak alanlarımızın korunması ve geliştirilmesi konusunda ülkemizin en önemli güvencelerinden biri olmaya devam etmektedir. Bu süreçte iş birliği içinde olduğumuz tüm kamu kurumlarına, yerel yönetimlerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza ve doğasına sahip çıkan kıymetli vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu.






Doğan: "Delta; 368 kuş, 577 bitki, 31 memeli, 10 çift yaşar, 15 sürüngen ve 66 balık türüne ev sahipliği yapıyor"

Sulak alanın 14 farklı ekosistemi içerisinde barındırdığına dikkat çeken Doğa Koruma ve Milli Parklar 11. Bölge Müdürü Resul Doğan, "Sulak alanlar, ülke ve bölge ekonomisine katkılar sağlayan doğal dengenin, biyolojik çeşitliliğin ve diğer ekosistemlerin korunmasında önemli bir yer tutmaktadır. Şu an içinde bulunduğumuz Kızılırmak Deltası, Karadeniz'in ve ülkemizin doğallığını korumuş en önemli sulak alanlarından biri. Kızılırmak Deltası toplam 56 bin hektar büyüklüğünde, bunun 21 bin 700 hektarı Ramsar alanı olarak statülendirilmiştir. Aynı alan içerisinde 2005 yılında 5 bin 174 hektarlık alanda yaban hayatı geliştirme sahası olarak kurulmuş ve tescillenmiştir. Kızılırmak Deltası; deniz, ırmak, göl, sazlık, bataklık, çayır, mera, orman, kumul, tarım ve benzeri 14 farklı ekosistemi içinde barındıran yaşayan bir organizmadır. Uygun iklim şartları, besin maddesinin bolluğu alanın biyolojik çeşitliliği açısından zenginliğine önemli katkılar sunmaktadır. Kızılırmak Deltası'nda günümüze kadar tespit edilen 368 kuş türü, 577 bitki türü, 31 memeli, 10 çift yaşar, 15 sürüngen ve 66 balık türüne ev sahipliği yapmaktadır. Dünyada nesli tehlike altında olan kuş türlerinden 27 adeti Kızılırmak Deltası'nı yıl içerisinde ziyaret etmektedir. Yılda yaklaşık 150 bin kuşa Kızılırmak Deltası, göçmen kuşlar özellikle ev sahipliği de yapmaktadır" ifadelerini kullandı.






Türkiye genelindeki 508 kuş türünden 368'inin Samsun'daki Kızılırmak Deltası'nda bulunduğuna da değinen Doğan, ayrıca şunları söyledi:
"Türkiye'de toplam 508 kuş türü günümüze kadar tespit edilmiştir. Bu kuş türlerinin 368'inin Kızılırmak Deltası'nda tespiti yapılmıştır. Kızılırmak Deltası'nda bir şekilde bulunmuşlardır. Göçmen kuşlar için ülkemizde 3 kuş yolu vardır. Ana göç yolları İstanbul Boğazı ve Çoruh Havzası, Kızılırmak Deltası'nın bulunduğu ve Kızılırmak Vadisi de tali kuş yolu olarak tanımlanmıştır. Bu deltamızı ziyaret eden nesli tehlike altında olan kuş türleri de bulunmaktadır. Dikkuyruk dediğimiz nesli tehlike altında olan türümüz yıl içerisinde zaman zaman deltamızı kullanmaktadır. Yine nesli tehlike altında olan turnalardan sekiz adet çiftimiz son yıllarda deltamızda üreyip yavrulamakta ve kışı da burada geçirmektedir. Artık onlar ev sahibi oldu. Bölgenin akciğerleri olan Galeriç Ormanı ülkemizdeki nadir subasar ormanlarından birisidir. Takriben 2 bin hektar civarında bir subasar ormanımız mevcuttur. Yine deltamızda nesli tehlike altında olan kum zambağı, tıbbi öneme sahip ticareti yapılan göl soğanı ve ayrıca kardelen de Kızılırmak Deltası'ndaki bitkiler arasında yer almaktadır. Endemik türlerimiz bunlardır. Göl kıyıları sazlık, bataklık, yoğun vejetasyonla kaplı olup göllerde su sümbülleri, nilüferler hâkimdir. Kıyılarda ise kamış saz, sivri hasır otu alanı kaplamaktadır. Kızılırmak Deltası iç su balıkları açısından da önemli bir yer tutar. Yörede 4 adet balıkçılık kooperatifimiz vardır. Kooperatiflerce sazan, akbalık ve kefal ticari amaçla balıkçılığı da alanda yapılmaktadır."






Öte yandan, programın açılışında söz alan Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Necmi Çamaş da belediye olarak sulak alanların korunması ve devamı için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini dile getirdi.

Program, açılış konuşmalarının ardından akademisyenler tarafından su hakkında verilen sunum ile devam etti. Programın sonunda kuş halkalama ve salımı yapılırken, doğal yaşam alanı da gözlemlendi.

Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bir restoran alevlere teslim oldu. Yangının kısa sürede büyümesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi

26.09.2026 11:40:00
İHA
 
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Yangın, Bahçelievler Mahallesi Ata Sokak'ta, Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerinde bulunan restoranda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle restoranın içerisinde yangın çıktı.






Alevleri ve yoğun dumanı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibinin yanı sıra polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, alevlerin çevredeki yapılara sıçramaması için çalışma başlattı.








Restoranı saran alevlere ekiplerin müdahalesi sürüyor.




















Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı

Amasya'da yolcu otobüsünün bariyerlere çarparak şarampole uçtuğu kazada yaralanan 24 kişi tedavi altına alındı. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi

22.09.2026 04:00:00
İHA
 
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Edinilen bilgiye göre, İstanbul'dan Ağrı istikametine giden M.S idaresindeki 04 ABG 628 plakalı Has Ağrılı firmasına ait yolcu otobüsü, Amasya'nın Merzifon ilçesine bağlı Gökçebağ köyü mevkiinde kontrolden çıkarak bariyerlere çarpıp şarampole uçtu.








Olay yerine AFAD, acil sağlık, polis ve jandarma ekipler, sevk edildi. Kazada 24 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.









Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Yaralanan 20 yolcu ve 4 mürettebat facianın eşiğinden döndü. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.








logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.