logo
25 HAZİRAN 2026

Dünyada nesli tehlike altında olan kuş türlerinden 27'si Kızılırmak Deltası'nda bulunuyor

Samsun'da Doğa Koruma ve Milli Parklar 11. Bölge Müdürlüğü tarafından "2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü" dolayısıyla Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti Sulak Alanı'nda (Ramsar) etkinlik düzenlendi. Dünyada nesli tehlike altında olan kuş türlerinden 27'sine ev sahipliği yapan deltadaki sulak alanların önemine değinildi

02.02.2026 15:42:00
İHA
Dünyada nesli tehlike altında olan kuş türlerinden 27'si Kızılırmak Deltası'nda bulunuyor
Dünyada nesli tehlike altında olan kuş türlerinden 27'si Kızılırmak Deltası'nda bulunuyor







2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü dolayısıyla Samsun Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti Sulak Alanı'nda (Ramsar) "Sulak Alanlar ve Geleneksel Bilgi: Kültürel Mirası Kutlamak" başlığında etkinlik gerçekleştirildi. Kuş gözlem noktasında yapılan etkinliğin açılışında konuşan Samsun Vali Yardımcısı Mehmet Fikret Çavuş, "Ramsar sulak alan sözleşmesiyle biz bu alanları koruyacağımıza, bu alanlardaki akıllıca yöneteceğimize dair diğer uluslara, insanlara söz veriyoruz ve bu sözü yerine getirmeye çalışıyoruz. Sulak alanlar doğa ve insanlar açısından çok önemli. Kızılırmak da birçok canlıya ev sahipliği yapıyor. Bu sulak alanları koruyup kollamak için elimizden gelen çabayı gösteriyor ve göstermeye devam edeceğiz" dedi.






"Kızılırmak Sulak Alanı'nda 81 bin halkalama yapıldı"

Deltadaki hayvanların halkalama yöntemleriyle takip edildiğine dikkat çeken Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdür Yardımcısı Ergül Terzioğlu, "23 bin hektar büyüklüğündeki Kızılırmak Deltası; lagünü, subasar ormanlarıyla, kumullarıyla, biyoçeşitliliğiyle çok katmanlı bir ekosistem bünyesinde barındırmaktadır. Bu ekolojik zenginlik deltayı aynı zamanda uluslararası ölçekte önemli bir doğal alan hâline getirmektedir. 1998'den beri ülkemiz 5. Ramsar alanı olarak ilan ettiği Kızılırmak Deltası, 350'nin üzerinde kuş türüne ev sahipliği yapmasıyla ülkemizin önemli kuş alanlarından biridir. Aynı zamanda bu alan göç yolları üzerinde stratejik bir durak noktasıdır. Bu değerin korunması amacıyla deltada biyolojik izleme çalışmaları güçlendirilmiş, Kuş Halkalama Merkezi alana kazandırılarak türlerin genç göç hareketleri, popülasyon dinamikleri ve yaşam döngüleri bilimsel yöntemlerle izlenmeye başlanmıştır. 2015-2024 yılları arasında yaklaşık 81 bin bireye halkalama yapılarak kayıt altına alınmıştır. Elde edilen veriler alan yönetimine doğrudan katkı sağlayan önemli bir bilgi kaynağıdır. Bu çalışmalar Kızılırmak Deltası'nı yalnızca korunması gereken bir alan olmasının ötesine taşımaktadır" diye konuştu.






Kurumun, sulak alanları koruyucu ve kollayıcı tutumunun devam edeceğinin altını çizen Ergül Terzioğlu, "Bu anlayışla hazırlanan Kızılırmak Deltası sulak alan yönetim planı 2024 yılı sonunda onaylanarak yürürlüğe girmiştir. 2025-2034 yıllarını kapsayan bu planda 5 uygulama hedefi altında 32 faaliyet tanımlanmıştır. Bu hedeflerden özellikle vurgulamak istediğimiz biyolojik çeşitliliğin korunması, su rejiminin sürdürülebilir yönetimi, alan kullanımı, baskıların azaltılması, izleme ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve farkındalık ile katılımın artırılmasıdır öne çıkanlar. Önceki plan döneminde olduğu gibi yeni dönem yönetim planında da belirlenen koruma stratejilerini kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü yaklaşık 70 yıllık kurumsal tecrübesi, güçlü mevzuat altyapısı ve sahadaki etkin uygulamalarıyla sulak alanlarımızın korunması ve geliştirilmesi konusunda ülkemizin en önemli güvencelerinden biri olmaya devam etmektedir. Bu süreçte iş birliği içinde olduğumuz tüm kamu kurumlarına, yerel yönetimlerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza ve doğasına sahip çıkan kıymetli vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu.






Doğan: "Delta; 368 kuş, 577 bitki, 31 memeli, 10 çift yaşar, 15 sürüngen ve 66 balık türüne ev sahipliği yapıyor"

Sulak alanın 14 farklı ekosistemi içerisinde barındırdığına dikkat çeken Doğa Koruma ve Milli Parklar 11. Bölge Müdürü Resul Doğan, "Sulak alanlar, ülke ve bölge ekonomisine katkılar sağlayan doğal dengenin, biyolojik çeşitliliğin ve diğer ekosistemlerin korunmasında önemli bir yer tutmaktadır. Şu an içinde bulunduğumuz Kızılırmak Deltası, Karadeniz'in ve ülkemizin doğallığını korumuş en önemli sulak alanlarından biri. Kızılırmak Deltası toplam 56 bin hektar büyüklüğünde, bunun 21 bin 700 hektarı Ramsar alanı olarak statülendirilmiştir. Aynı alan içerisinde 2005 yılında 5 bin 174 hektarlık alanda yaban hayatı geliştirme sahası olarak kurulmuş ve tescillenmiştir. Kızılırmak Deltası; deniz, ırmak, göl, sazlık, bataklık, çayır, mera, orman, kumul, tarım ve benzeri 14 farklı ekosistemi içinde barındıran yaşayan bir organizmadır. Uygun iklim şartları, besin maddesinin bolluğu alanın biyolojik çeşitliliği açısından zenginliğine önemli katkılar sunmaktadır. Kızılırmak Deltası'nda günümüze kadar tespit edilen 368 kuş türü, 577 bitki türü, 31 memeli, 10 çift yaşar, 15 sürüngen ve 66 balık türüne ev sahipliği yapmaktadır. Dünyada nesli tehlike altında olan kuş türlerinden 27 adeti Kızılırmak Deltası'nı yıl içerisinde ziyaret etmektedir. Yılda yaklaşık 150 bin kuşa Kızılırmak Deltası, göçmen kuşlar özellikle ev sahipliği de yapmaktadır" ifadelerini kullandı.






Türkiye genelindeki 508 kuş türünden 368'inin Samsun'daki Kızılırmak Deltası'nda bulunduğuna da değinen Doğan, ayrıca şunları söyledi:
"Türkiye'de toplam 508 kuş türü günümüze kadar tespit edilmiştir. Bu kuş türlerinin 368'inin Kızılırmak Deltası'nda tespiti yapılmıştır. Kızılırmak Deltası'nda bir şekilde bulunmuşlardır. Göçmen kuşlar için ülkemizde 3 kuş yolu vardır. Ana göç yolları İstanbul Boğazı ve Çoruh Havzası, Kızılırmak Deltası'nın bulunduğu ve Kızılırmak Vadisi de tali kuş yolu olarak tanımlanmıştır. Bu deltamızı ziyaret eden nesli tehlike altında olan kuş türleri de bulunmaktadır. Dikkuyruk dediğimiz nesli tehlike altında olan türümüz yıl içerisinde zaman zaman deltamızı kullanmaktadır. Yine nesli tehlike altında olan turnalardan sekiz adet çiftimiz son yıllarda deltamızda üreyip yavrulamakta ve kışı da burada geçirmektedir. Artık onlar ev sahibi oldu. Bölgenin akciğerleri olan Galeriç Ormanı ülkemizdeki nadir subasar ormanlarından birisidir. Takriben 2 bin hektar civarında bir subasar ormanımız mevcuttur. Yine deltamızda nesli tehlike altında olan kum zambağı, tıbbi öneme sahip ticareti yapılan göl soğanı ve ayrıca kardelen de Kızılırmak Deltası'ndaki bitkiler arasında yer almaktadır. Endemik türlerimiz bunlardır. Göl kıyıları sazlık, bataklık, yoğun vejetasyonla kaplı olup göllerde su sümbülleri, nilüferler hâkimdir. Kıyılarda ise kamış saz, sivri hasır otu alanı kaplamaktadır. Kızılırmak Deltası iç su balıkları açısından da önemli bir yer tutar. Yörede 4 adet balıkçılık kooperatifimiz vardır. Kooperatiflerce sazan, akbalık ve kefal ticari amaçla balıkçılığı da alanda yapılmaktadır."






Öte yandan, programın açılışında söz alan Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Necmi Çamaş da belediye olarak sulak alanların korunması ve devamı için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini dile getirdi.

Program, açılış konuşmalarının ardından akademisyenler tarafından su hakkında verilen sunum ile devam etti. Programın sonunda kuş halkalama ve salımı yapılırken, doğal yaşam alanı da gözlemlendi.

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.