logo
23 NİSAN 2026

Ehl-i Beyt sevgisinin nişaneleri

04.11.2014 00:00:00
Her gün andığımız, dün daha bir aşkla ve hüzünle andığımız ve kıyamete kadar anacağımız İmam Hüseyin Efendimizin şefaati üzerimize olsun, diyerek başlıyorum ki, O mübarek İmamı, Selman?ı Farisi (r.s) şöyle anlatıyor: "Allah Resulünün (sav) Hüseyin'i (as) dizlerinin üzerine oturttuğunu gördüm, onu öpüyor ve şöyle buyuruyordu: "Sen büyüksün, büyük birinin oğlusun ve büyük insanların babasısın. Sen imamsın ve bir imamın oğlu ve imamların babasısın. Sen, Allah'ın hüccetisin ve Allah'ın hüccetinin oğlu ve Allah'ın hüccetlerinin babasısın ki, bunlar dokuz kişidir ve onların sonuncusu, onların Kaimi (İmam?ı zaman "Mehdi" ) olacaktır."Doğumu, Hz. Peygamber (sav) tarafından annesi, Hz. Fatıma'ya (as) müjdelenen İmam Hüseyin'in (as) adı bizzat Cenab?ı Hak tarafından koyulmuştur. Cömert, engin merhamet sahibi, büyük bir ilme malik olan, her anını ibadetle geçiren kamil bir mümindir. Öyle bir Mümindir ki, Onun ve şerefli neslini katletmeye gelenler, gidip namazı arkasında kılmış, "Senin olduğun yerde başkasının arkasında namaz kılınmaz" itirafında bulunmuşlardı. İşte bu itirafın sahibi zalimler ordusu, 10 Maharrem'de (dün) Hz. Hüseyin ve yakınlarını Kerbela'da tarihin görmediği bir zulme tabi tutmuş ve şehit etmişlerdi. O katillere ve bugünkü temsilcilerine Allah'ın laneti olsun, diyorum. * * *Ehl-i Beyt sevgisinin nişaneleriSevgi göreceli bir kavram olduğu gibi büyükte bir iddiadır. Her iddianın da ispatı şarttır. İspatlanmamış iddia lafta kalır? İşte bu noktada Ehl-i Beyt sevgisinin nasıl ispatlanacağını bizzat Peygamber Efendimiz, İmam Ali Efendimiz ve diğer hak imamlar bizlere haber veriyor?     Allah Elçisi buyurdu ki; "Ben kimin önderiysem Ali de, onun önderidir!" "Ali'ye bakmak ibadettir!" "Kim Ali'den nefret ederse benden nefret etmiş olur! Kim de benden nefret ederse Allah'tan nefret etmiş olur! Kim onu severse Allah'ı sevmiş olur!" "Ali Kuranla, Kuran da Ali iledir! Havuzuma gelinceye kadar, bunlar birbirinden ayrılmayacaklardır!" Resulullah (s.a.a.) buyurdu ki: "Ali ve onun taraftarıdır kıyamet gününde gerçek kurtuluşa erenler." "Ey Ebu Talib'in oğlu, şunu bil ki sen ve senin taraftarların cennettedir." İmam Ali'den (a.s.) şöyle buyurmuştur; "Benim taraftarlarımı iki hasletle deneyin; eğer bu iki haslet onlarda olursa, onlar bendendirler. Namaz vakitlerini korumaları (namazlarını vakitlerinde kılmaları) ve mallarını, mümin kardeşleriyle paylaşmaları? Eğer bu iki haslet olmazsa, (benden) uzaktırlar, uzak!" İmam Cafer (a.s) şöyle buyurmuştur; "Bizimle ilgili olarak insanlar üç gruba ayrılır. Bir grup, bizim dünyamıza kavuşmak için bizden çıkacak olan Kaim'i bekleyerek bizi sever. Bunlar, bizim sözlerimizi söyler ve ezberlerler. Ama bizim yaptıklarımızı yapmaktan uzak dururlar. Allah (c.c) bunları cehenneme doğru sürükler.(ikinci grup) "Onlar, bizi sever, sözlerimizi dinlerler. Ayrıca fiillerimizi işlemekten geri durmazlar. Amaçları, bizi kullanarak insanların mallarından yemektir. Allah (c.c) onların karınlarını ateşle doldursun. Açlık ve susuzluğu onlara musallat etsin. (üçüncü grup) "Bir grup daha var ki, bunlar bizi severler. Sözlerimizi muhafaza ederler. Emirlerimize itaat ederler. Fiillerimize muhalefet etmezler. İşte onlar bizdendirler. Bizde onlardanız."İmam Muhammed Bâkır (a.s.) şöyle buyurdu; "Ey Câbir, bize bağlılığı seçen bir kimse, sadece biz Ehl-i Beyt'i sevdiğini söylemekle yetinebilir mi? Vallahi bizim taraftarlarımız, ancak Allah'tan korkan ve O'na itaat eden kimsedir; onlar, ancak tevazu, huşu, emaneti (sahibine) eda etmek, Allah'ı çok anmak, oruç tutmak, namaz kılmak, anne babaya iyilik etmek ve fakir komşulara, meskenet ehline, borçlulara ve yetimlere karşı sorumlu davranmakla tanınırlar!" İmam Ca'fer-i Sâdık'tan (a.s.) şöyle buyurdu; "Bizim taraftarlarımız, takva ve çaba ehlidir; vefa ve emanet ehlidir; züht ve ibadet ehlidir. Gece ve gündüz boyu (farz ve nafileden oluşan) 51 rekât namaz ehlidir. Onlar gece ibadet eder, gündüzleri oruç tutarlar; mallarının zekâtını verir ve Beytullah'ın haccını yerine getirirler ve her haramdan kaçınırlar." İmam Cafer-i Sadık'tan (a.s.) bir de şöyle nakledilmiştir; "Dilde iddia edip de amellerimizde ve eserlerimizde bize ters düşen kimse, bizim taraftarımız değildir. Evet, bizim taraftarımız, hem diliyle, hem de kalbiyle bize muvafık olan ve eserlerimize uyan ve amellerimize amel eden kimselerdir, onlardır bizim gerçek taraftarımız." İmam Muhammed Bakır (a.s.) kendisinden nakledilen bir hadiste Cabir'e hitaben şöyle buyurmaktadır: "Ey Cabir, taraftarımıza benden selâm söyle ve onlara bildir ki bizimle Allah (Azze ve Celle) arasında akrabalık yoktur; O'na ancak itaat ederek yakınlaşılır." Muhammed Bâkır (a.s.) buyurdu ki: "Kim, Allah'a karşı itaatkâr olursa, o bizim gerçek dostumuzdur; kim de O'na karşı gelirse, o bizim düşmanımızdır. Yarın bizim velâyetimize ancak amel, fazilet ve takva ile ulaşılır!" 
 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.