Çok kısa, anlaşılır bir özet yapacağım.
Atatürk döneminde Türk milleti, tam bağımsızlığını da elde etmenin verdiği motivasyonla ekonomide adeta uçuşa geçmişti.
Ahlaki değerler de haliyle çok yüksekti.
Modern bir Cumhuriyet kurulmuş ve medeni bir toplum olma yolunda hızlıca yol alınıyordu.
Gerek dini ve gerekse milli değerler, çok yüksek seviyede ve hassasiyetle ele alınıp yaşanıyordu.
Dolayısıyla her iki hayati faktörün birlikte hayata geçirilmesiyle, Türk milletinde herhangi bir ahlaki erozyon meydana gelmiyor ve milli değerlerde aynı ölçüde korunuyordu.
Her iki değerin yarattığı yüksek motivasyonla ekonomi alanında da muazzam ilerleme kaydediliyordu.
Bu muhteşem birliktelik Atatürk'ün vefatına kadar devam etmiştir.
Bu tarihten sonra her üç alanda yaşanan erozyon dolayısıyla işler çorap söküğü gibi ardı sıra gelmeye başlamıştır.
Yani, ekonomi en başta berbat gidiyor, ahlaki değerler yerle bir oluyor ve buna mukabil milli değerler de unutulmaya yüz tutuyordu.
Her alanda yaşanan çürümüşlük, günümüze kadar devam edegelmiştir.
Ne var ki, 2002 yılında işbaşına gelen AK Parti iktidarı ile kimilerinin zannettiği gibi ahlaki değerler zirveye çıkmamış, tarihin en dip noktasına çakılmıştır.
İşin en acı ve düşündürücü yanı ise, 'mevcut iktidarın acayip muhafazakâr oluşu nedeniyle herkes şeriatçı olacak' diye salakça bir propagandanın yapılmasıydı.
Belli bir yerlere hizmet ettiği çok açık olan bu tezgâhtan en çok yararlanan ise, AK Parti oluyordu.
AK Parti bu sayede sürekli olarak iktidarda kalıyor ve kesintisiz zaferlerine yenilerini ekliyordu.
Ancak bu arada toplumsal ahlaki değerlerde hiç olmadığı kadar büyük bir çürüme meydana geliyordu.
Ekonomi alanında ise tarihin en büyük felaketi yaşanıyor, ancak dizayn edilmiş muhalefet sayesinde ne ekonomi ne de ahlaki yozlaşma bir türlü ele alınamıyordu.
2023'e gelindiğinde ise her üç alanda tarihin en berbat durumu yaşanmasına karşın, toplum aynı masallarla manipüle edildiği için, siyasi tablo hiç değişmiyordu.
TV ekranlarında yayınlananlardan sorumlu olan RTÜK üyelerine sesleniyorum:
Siz hangi aile kurumunu korumakla görevlisiniz?
Ekranlarda dizi adı altında yaşanan bu rezilliklere neden müsamaha gösteriyorsunuz?
Keza aynı rezillik, özellikle de turizm alanlarında yapılan reklam tanıtımlarında boy gösteriyor.
Toplumsal ahlaki değerler çökmek ve çürümek üzeredir.
Bu konuda vereceğiniz en ağır cezaya en büyük desteği ben deniz yazılarımda vereceğim.
Ekonomi konusunda doğru adrese gelinirse düzelme bir günlük iştir!
Çok kötü bir gidişat vardır.
Her kurum aklını başına devşirmelidir.
Bugünlere bir günde veya bir yılda gelinmemiştir.
Atatürk sonrası tüm iktidarların aynı derecede sorumluluğu vardır.
Aile kurumu yok olursa, senin ekonomin iyi olsa ne yazar!
Bu konuda çağın bilge insanı Prof. Dr. Haydar Baş Bey, şu veciz tespitte bulunmuştu:
"Dini bütünlüğümüz milli bütünlüğümüzün; milli bütünlüğümüz de, dini bütünlüğümüzün teminatıdır"
Keşke kulak verilseydi...
- Merkez Bankası kime hizmet ediyor! / 18.06.2026
- ‘Cumhuriyet giderse, ne din kalır ne özgürlük’ / 17.06.2026
- Siyasetin filozofu / 16.06.2026
- Uyan Türkiye’m bölünüyorsun! / 12.06.2026
- Cumhuriyetin vidaları söküldü! / 11.06.2026
- AK Parti iktidar olursa faizi indirecek! / 08.06.2026
- Siyasetçilerin göremediği büyük fotoğraf / 04.06.2026
- Küresel müesses nizamcılar AK Parti ile yola devam diyor / 01.06.2026
- Bahçeli ve Öcalan ölürse ne olur? / 21.05.2026


























































