* “AKP ile anlaşarak TSK’yi kafesledik” (CIA’nin Türkiye uzmanı Henry Barkey 1 Mart tezkeresinin reddinden sonra ABD’de verdiği konferansta)
* AKP’li danışmandan şok itiraf: “Çok büyük, çok fahiş bir hata yaptık. Zaten Wolfowitz, Türk ordusunu, bizimkilerin teklifi üzerine cezalandırmaya karar verdi. Bu Tayyip Erdoğan ve Gül’le paylaşıldı, onlar da “olur” dediler.” (AKP İntihara Gidiyor Ahmet Akgül İstanbul 2007 sh: 278, 279)
* (Wikileaks’tan) ABD Büyükelçisi Pearson, kriptolarda (TSK ile ilgili) şöyle aktarıyor:
“... (Türk generaller) Tayyip Erdoğan’ın davranışlarından büyük rahatsızlık duymaktadır… Orgenerallerin tutum ve duruşu, Amerikan menfaatlerinin korunması ve devamı açısından engelleyici olmaktadır…
Muhalif orgeneraller, Orgeneral Hilmi Özkök’ün çizgisine itiraz etmektedirler... Orgeneral Hilmi Özkök’ün sadakatli duruşu mutlaka sahiplenilmelidir…
Bu bakımdan değerlendirildiğinde güçlü bir medya grubunun oluşturulmasına acilen ihtiyaç duyulmaktadır… Bu ihtiyaç acilen giderilmelidir… Bu konu Recep Tayyip Erdoğan ile paylaşılmış olup “gereğinin değerlendirileceği hakkında olumlu değerlendirmelerin yapıldığı ve yapılacağı” teyidi alınmıştır…”
* Çok değil son on yıldır sıfır noktasındaki terör devamlı bir yükselişe geçti.
* Medyanın bir kısmı askeri, derin devlet, Türkiye’nin önündeki engel olarak göstermeye başladı.
* Askerimizin başına iktidarın kadim dostu ve müttefiki tarafından çuval geçirildi, esir alındı, sorgulandı. İktidarın bırak tepkiyi “gıkı” bile çıkmadı.
* Gazeteci olarak anılan ama gerçek misyonu milletten saklanan kişinin çuvallarına bakılarak askere operasyon başladı. Yüzlerce komutan tutuklandı.
* Yargılamada sapık (Tuncay Güney) ve teröristler (Şemdin Sakık) kale alındı, itibar gördü ama bilimsel kanıtlar ve askerlerin ifadeleri kale alınmadı, itibar görmedi.
* Ordunun mahremi olan kozmik odaya girildi. Ne var ne yok toplandı. Nereye ve kime gitti belli değil.
* Teröristle çatışan komutan ve askerleri “adam öldürmekten” tutuklandı.
* Genelkurmay Başkanı “silahlı çete kurmak ve yönetmekten” tutuklandı.
* “Ben bu davanın savcısıyım…”
* Allah’a çok şükür ediyorum ki, bunların zamanında savaşa falan girmemişiz, Türkiye bağırsaklarını temizliyor.
* “Generaller görevden alınsın, ordu lağvedilsin”
* “Bir ülkenin başbakanı anma törenine gider de, bir korgeneral orada ayağa kalkmazsa, bedelini öder, zaten bedelini de ödedi, gideceği yeri buldu.”
* Başbakana suikast iddiasıyla bir sürü asker tutuklandı. Yıllarca içeride kaldılar. Sonuç; Masum olduklarına…
* Bülent Arınç’a aynı iddia ile birçok asker içeri alındı. Arınç’ın bile davadan haberi yok.
* İktidar tarafından Cumhuriyet değerleri törpülendi. Milli bayramlara tırpanlama yapıldı.
* Türk kavramı övünç olmaktan çıkarılıp neredeyse bir utanç haline getirildi. Türk’üm, diyenler ırkçı, bölücüyüm, diyenler hak arayan, kürdüm, diyenler özgürlükçü oldu.
* Askerin sermayesi canıdır. İçte bu sermayesi ile yıllarca teröre karşı savaşmış, nice canlar vermiş asker, bir anda barışın önündeki engel olarak tanımlandı. Terör ve terörist ise barışın adı oldu. Haliyle asker onuru bunu kabul edemedi.
* İdamlığı, ağırlaştırılmış müebbede çevrilen “bebek katili” bir anda kahraman, önder, lider olurken, her türlü sosyal ve sağlık hizmetlerinden de faydalanmaya başladı. Topyekûn iktidar, bebek katilinin himmetini beklemeye başladı. Haliyle vatanın müdafaa ve muhafazası için asker olanlar bunu kabul edemedi, edemez de zaten.
Sonuç; Son operasyonlarla birlikte sanık, tutuklu, tahkikat aşamasında vs. altı yüzden fazla üst düzey komutan pasif hale getirilmiş, millet önünde hırpalanmıştır. Asker onuru bunu da kabul edemez. Ve Koşaner’in istifasıyla başlayan süreç hızlanmışa benziyor ve hızlanacaktır da. Deniz Kuvvetleri’nde komutan kalmadı…
Günlerdir medyada Başbakanın “elimizde atayacak komutan kalmadı” sözleri tartışılıyor.
Neden komutan kalmadığının birkaç sebebini yukarıda yazdım. Başbakanın bu sözleri bir itiraf, bir günah çıkarma değildir. Sadece başlattıkları “bebek katilini” aklama sürecinde orduyu kutsama, okşama hareketidir.
Bunu nereden mi anladım? Başbakanın malum kanaldaki açıklamalarının ilk cümlesi neydi?
“Türk Silahlı Kuvvetleri şu anda kendi parlamenter sistemi ile en uyumlu hale gelmiş durumda.”
Yani ordu dizayn edilmiş durumda. Bu dizayna gelemeyenler istifa ediyor. O kadar!
* AKP’li danışmandan şok itiraf: “Çok büyük, çok fahiş bir hata yaptık. Zaten Wolfowitz, Türk ordusunu, bizimkilerin teklifi üzerine cezalandırmaya karar verdi. Bu Tayyip Erdoğan ve Gül’le paylaşıldı, onlar da “olur” dediler.” (AKP İntihara Gidiyor Ahmet Akgül İstanbul 2007 sh: 278, 279)
* (Wikileaks’tan) ABD Büyükelçisi Pearson, kriptolarda (TSK ile ilgili) şöyle aktarıyor:
“... (Türk generaller) Tayyip Erdoğan’ın davranışlarından büyük rahatsızlık duymaktadır… Orgenerallerin tutum ve duruşu, Amerikan menfaatlerinin korunması ve devamı açısından engelleyici olmaktadır…
Muhalif orgeneraller, Orgeneral Hilmi Özkök’ün çizgisine itiraz etmektedirler... Orgeneral Hilmi Özkök’ün sadakatli duruşu mutlaka sahiplenilmelidir…
Bu bakımdan değerlendirildiğinde güçlü bir medya grubunun oluşturulmasına acilen ihtiyaç duyulmaktadır… Bu ihtiyaç acilen giderilmelidir… Bu konu Recep Tayyip Erdoğan ile paylaşılmış olup “gereğinin değerlendirileceği hakkında olumlu değerlendirmelerin yapıldığı ve yapılacağı” teyidi alınmıştır…”
* Çok değil son on yıldır sıfır noktasındaki terör devamlı bir yükselişe geçti.
* Medyanın bir kısmı askeri, derin devlet, Türkiye’nin önündeki engel olarak göstermeye başladı.
* Askerimizin başına iktidarın kadim dostu ve müttefiki tarafından çuval geçirildi, esir alındı, sorgulandı. İktidarın bırak tepkiyi “gıkı” bile çıkmadı.
* Gazeteci olarak anılan ama gerçek misyonu milletten saklanan kişinin çuvallarına bakılarak askere operasyon başladı. Yüzlerce komutan tutuklandı.
* Yargılamada sapık (Tuncay Güney) ve teröristler (Şemdin Sakık) kale alındı, itibar gördü ama bilimsel kanıtlar ve askerlerin ifadeleri kale alınmadı, itibar görmedi.
* Ordunun mahremi olan kozmik odaya girildi. Ne var ne yok toplandı. Nereye ve kime gitti belli değil.
* Teröristle çatışan komutan ve askerleri “adam öldürmekten” tutuklandı.
* Genelkurmay Başkanı “silahlı çete kurmak ve yönetmekten” tutuklandı.
* “Ben bu davanın savcısıyım…”
* Allah’a çok şükür ediyorum ki, bunların zamanında savaşa falan girmemişiz, Türkiye bağırsaklarını temizliyor.
* “Generaller görevden alınsın, ordu lağvedilsin”
* “Bir ülkenin başbakanı anma törenine gider de, bir korgeneral orada ayağa kalkmazsa, bedelini öder, zaten bedelini de ödedi, gideceği yeri buldu.”
* Başbakana suikast iddiasıyla bir sürü asker tutuklandı. Yıllarca içeride kaldılar. Sonuç; Masum olduklarına…
* Bülent Arınç’a aynı iddia ile birçok asker içeri alındı. Arınç’ın bile davadan haberi yok.
* İktidar tarafından Cumhuriyet değerleri törpülendi. Milli bayramlara tırpanlama yapıldı.
* Türk kavramı övünç olmaktan çıkarılıp neredeyse bir utanç haline getirildi. Türk’üm, diyenler ırkçı, bölücüyüm, diyenler hak arayan, kürdüm, diyenler özgürlükçü oldu.
* Askerin sermayesi canıdır. İçte bu sermayesi ile yıllarca teröre karşı savaşmış, nice canlar vermiş asker, bir anda barışın önündeki engel olarak tanımlandı. Terör ve terörist ise barışın adı oldu. Haliyle asker onuru bunu kabul edemedi.
* İdamlığı, ağırlaştırılmış müebbede çevrilen “bebek katili” bir anda kahraman, önder, lider olurken, her türlü sosyal ve sağlık hizmetlerinden de faydalanmaya başladı. Topyekûn iktidar, bebek katilinin himmetini beklemeye başladı. Haliyle vatanın müdafaa ve muhafazası için asker olanlar bunu kabul edemedi, edemez de zaten.
Sonuç; Son operasyonlarla birlikte sanık, tutuklu, tahkikat aşamasında vs. altı yüzden fazla üst düzey komutan pasif hale getirilmiş, millet önünde hırpalanmıştır. Asker onuru bunu da kabul edemez. Ve Koşaner’in istifasıyla başlayan süreç hızlanmışa benziyor ve hızlanacaktır da. Deniz Kuvvetleri’nde komutan kalmadı…
Günlerdir medyada Başbakanın “elimizde atayacak komutan kalmadı” sözleri tartışılıyor.
Neden komutan kalmadığının birkaç sebebini yukarıda yazdım. Başbakanın bu sözleri bir itiraf, bir günah çıkarma değildir. Sadece başlattıkları “bebek katilini” aklama sürecinde orduyu kutsama, okşama hareketidir.
Bunu nereden mi anladım? Başbakanın malum kanaldaki açıklamalarının ilk cümlesi neydi?
“Türk Silahlı Kuvvetleri şu anda kendi parlamenter sistemi ile en uyumlu hale gelmiş durumda.”
Yani ordu dizayn edilmiş durumda. Bu dizayna gelemeyenler istifa ediyor. O kadar!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Mademki bu gece kader kalemleri hareket halindedir… / 02.02.2026
- Vekil maaş, asıl evlat derdinde ve Ekrem İmamoğlu / 01.02.2026
- Fener Rum Patriği durmadı, durmuyor / 31.01.2026
- ‘Barış’ adı altında Gazze’ye de çöktüler / 30.01.2026
- Abdullah Öcalan ile Mesut Barzani arasında ne fark var? / 28.01.2026
- Kralın elma hikayesi ve AKP iktidarı / 27.01.2026
- Suriye’de kim kazandı? / 26.01.2026
- Namus sadece CHP’de aranmamalı / 25.01.2026
- Kürt sorunu var mı, yok mu? / 24.01.2026
- ABD ile yürüyen doğruya ulaşamaz / 23.01.2026
- Vekil maaş, asıl evlat derdinde ve Ekrem İmamoğlu / 01.02.2026
- Fener Rum Patriği durmadı, durmuyor / 31.01.2026
- ‘Barış’ adı altında Gazze’ye de çöktüler / 30.01.2026
- Abdullah Öcalan ile Mesut Barzani arasında ne fark var? / 28.01.2026
- Kralın elma hikayesi ve AKP iktidarı / 27.01.2026
- Suriye’de kim kazandı? / 26.01.2026
- Namus sadece CHP’de aranmamalı / 25.01.2026
- Kürt sorunu var mı, yok mu? / 24.01.2026
- ABD ile yürüyen doğruya ulaşamaz / 23.01.2026























































































