logo
25 ŞUBAT 2026


Emekli amirallerin Montrö bildirisi ortalığı karıştırdı, iktidar kanadından sert açıklamalar

Türkiye gece yarısı bildiri polemiği yaşamaya başladı. Emekli 103 amiral ortak bir açıklama yaparak "Montrö Boğazlar sözleşmesinden çekilebiliriz" şeklinde açıklamalar yapan iktidar kanadına tepki gösterdi. Emeklii Amirallerin açıklamasına iktidar kanadı sert tepki twitter üzerinden yaptığı açıklamalarla sert tepki gösterdi

04.04.2021 06:59:00
Emekli amirallerin Montrö bildirisi ortalığı karıştırdı, iktidar kanadından sert açıklamalar
Emekli amirallerin Montrö bildirisi ortalığı karıştırdı, iktidar kanadından sert açıklamalar
Türkiye gece yarısı bildiri polemiği yaşamaya başladı. Emekli 103 amiral ortak bir açıklama yaparak "Montrö Boğazlar sözleşmesinden çekilebiliriz" şeklinde açıklamalar yapan iktidar kanadına tepki gösterdi.

Bildiride şu ifadeler yer aldı

- Montrö, Karadeniz'e kıyıdaş ülkelerin güvenliğinin temel belgesi olup Karadeniz'i barış denizi yapan sözleşmedir. Montrö, Türkiye'nin herhangi bir savaşta, savaşan taraflardan birinin yanında istemeden savaşa girmesini önleyen bir sözleşmedir.
- Montrö, Türkiye'nin II. Dünya Savaşında tarafsızlığını korumasına imkân yaratmıştır. Bu ve benzeri nedenlerle, Türkiye'nin bekasında önemli bir yer tutan Montrö Sözleşmesinin tartışma konusu yapılmasına, masaya gelmesine neden olabilecek her türlü söylem ve eylemden kaçınılması gerektiği kanaatindeyiz.
-Diğer taraftan; son günlerde basında ve sosyal medyada yer alan kabul edilemez nitelikteki bazı görüntüler, haber ve tartışmalar ömrünü bu mesleğe adamış bizler için çok derin bir üzüntü kaynağı olmuştur.
- TSK ve özellikle Deniz Kuvvetlerimiz son yıllarda; çok bilinçli bir FETÖ saldırısı yaşamış ve çok değerli kadrolarını bu hain kumpaslara kurban vermiştir. Bu kumpaslardan çıkarılacak en önemli ders; TSK'nin, anayasanın değişmez, değiştirilmesi teklif edilemez temel değerlerini titizlikle sürdürmesi zaruretidir. Bu gerekçelerle, TSK ve Deniz Kuvvetlerimizi bu değerlerin dışına çıkmış, Atatürk'ün çizdiği çağdaş rotadan uzaklaşmış gösterme çabalarını kınıyor ve tüm varlığımızla karşı çıkıyoruz.
-Aksi halde, Türkiye Cumhuriyeti, tarihte örnekleri olan, bunalımlı ve bekası için en tehlikeli olayları yaşama risk ve tehdidi ile karşılaşabilecektir. Türk Milletinin bağrından çıkan şanlı bir geçmişe sahip, Ana ve Mavi Vatan'ın koruyucusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personelinin Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda yetiştirilmesi elzemdir."


İktidar kanadından sert tepkiler
 
Emeklii Amirallerin açıklamasına iktidar kanadı sert tepki twitter üzerinden yaptığı açıklamalarla sert tepki gösterdi. İşte bu açıklamalardan bazıları
 
Fuat Oktay - Cumhurbaşkanı Yardımcısı
"Mezarlıkta ıslık çalan korkaklar misali, Millet İradesini ve Recep Tayyip Erdoğan'ın dik duruşunu hazmedemeyen darbe seviciler demokratik kurumlara, seçilmişlere ve de Türk Silahlı Kuvvetlerine ayar verme hadsizliğinde bulunmuşlar. Bu vesayet muhiplerinin hevesleri en son 15 Temmuz gecesi kursaklarında kalmış, millet olarak unutamayacakları bir ders vermiştik. Bugün de her platformda gerekli cevap en net şekilde verilecektir. Göze alabilene, hodri meydan"
 
Mustafa Şentop - TBMM Başkanı
"Yıllardır, içerde dışarda vatan ve millet düşmanlarıyla cephe cephe amansız bir mücadele sürerken ortalıkta gözükmeyen emekliler, kendi uydurdukları gündemlerle kaos simsarlığı üstlenmişler; belli. Kahraman milletimiz 15 Temmuz'da sadece FETÖ'cü darbecileri değil, aynı kaynaktan beslendiğini bildiğimiz bütün darbe sevdalılarını da toprağa gömdü. Düşünce açıklama başka, darbe çağrışımlı bildiri hazırlamak başka."
 
Fahrettin Altun - Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı
"15 Temmuz'a 103 gün kala 103 hadsizin verdiği mesaj ayaklarımızın altındadır. Bu topraklarda son sözü aziz milletimiz söyler. Bu ışıklar antidemokratik her girişim ve niyete karşı aziz milletimiz için hiç sönmeden yanacaktır. Görevimizin başında, milletimizin emrindeyiz.
Siz kimsiniz?
Ne hakla milli iradenin meşru temsilcilerine parmak sallıyorsunuz? Türkiye bir hukuk devletidir. Bunu asla unutmayın. Vesayetçiler bir daha asla demokrasimize zarar veremeyecek. Dış güçlerin ezik piyonları büyüyen, güçlenen Türkiye'nin önünü kesemeyecek Neymiş, birkaç emekli amiral bir araya gelip bir "bildiri" yazmışlar! 5. kol unsurları da hemen heyecanlanmış.
Oturun oturduğunuz yerde.
O Türkiye eskide kaldı! Bu millet 15 Temmuz'da darbe heveslilerini nasıl tepelediğini dosta düşmana gösterdi. Haddinizi bilin!"
 
Ömer Çelik - AKP Sözcüsü
"Bazı emekli amirallerin geçmişteki kötü ve çirkin olayları hatırlatan bir yöntem ve üslupla bildiri yayınlaması kabul edilemez. Bu yöntem ve üslubun siyasi hayatımızda neye karşılık geldiği bellidir. Bir dönem taşıdıkları üniformayı ve sıfatları istismar eden bu kişilerin açıklaması yok hükmündendir.
Bu yaptıkları hem milli iradeye hem de bir dönem taşıdıkları üniformaya saygısızlıktır. Bu, vesayet özlemiyle tutuşan bir zihniyetin canlı olduğunun da kanıtıdır. Doğu Akdeniz'de hak ve menfaatlerimiz için güçlü bir mücadele verirken, birtakım emekli askerin suni gündemler üretmek suretiyle Mavi Vatan mücadelesini yürüten Cumhurbaşkanlığı makamını ve Hükümetimizi hedef almasına en güçlü cevapları vermeye devam edeceğiz.
Seçilmiş siyasi iradeye yönelik kullanılan bu ilkel dili kınıyoruz. Kaldı ki Mavi Vatanda mücadele veren ordunun başkomutanını cephe gerisinde hedefe koymanın askeri terminolojideki karşılığı da bellidir. Bu zihniyetle siyasi ve hukuki mücadelemiz sürecektir.
Bugüne kadar aziz milletimizin karşısında kendisinde bir güç vehmeden her türlü vesayet odağına gereken ders verilmiştir, verilmeye de devam edilecektir."
 


Balıkesir'de F-16 savaş uçağı düştü: Pilot şehit oldu

Balıkesir'de 9. Ana Jet Üssü'nden kalkan F-16 tipi savaş uçağı kaza kırıma uğradı, bir asker şehit oldu

25.02.2026 06:09:00 / Güncelleme: 25.02.2026 06:21:53
İHA
Balıkesir'de F-16 savaş uçağı düştü: Pilot şehit oldu
Balıkesir'de F-16 savaş uçağı düştü: Pilot şehit oldu
Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu 00:50 sıralarında Balıkesir Ana Jet Üssü'nden kalkan F-16 tipi savaş uçağının görev uçuşu esnasında kaza kırıma uğradığını ve bir askerin şehit olduğunu açıkladı.

Uçağın İzmir-İstanbul Otoyolu Balıkesir merkez ilçesi Karesi'ne bağlı Naifli köyü kırsalında düştüğü öğrenildi.

Otoyoldaki sürücüler büyük şok yaşarken, uçak kazası sebebiyle otoyol çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı.

Bölgeye çok sayıda itfaiye ve ambulans ekibi sevk edildi.

Milli Savunma Bakanlığı açıklama yaptı



Milli Savunma Bakanlığı Balıkesir'den kalkış yapan bir F-16 uçağı ile 00.56'da telsiz irtibatının kesildiğini ve kaza kırıma uğrayan uçakta pilotun şehit olduğunu açıkladı.

Milli Savunma Bakanlığı'ndan konu ile ilgili yapılan açıklamada, "9'uncu Ana Jet Üs Komutanlığı Balıkesir'den kalkış yapan bir F-16 uçağımız ile 00.56'dan itibaren telsiz irtibatı ve iz bilgisi kesilmiştir. Derhal başlatılan arama kurtarma çalışmaları sonucunda uçağımızın kaza kırıma uğradığı tespit edilmiş ve uçağımızın enkazına ulaşılmıştır. Pilotumuz şehit olmuştur. Kazanın nedeni kaza kırım ekibinin yapacağı incelemeler sonucunda belirlenecektir. Şehit olan pilotumuza Allah'tan rahmet, ailesine, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve asil milletimize başsağlığı dileriz" ifadelerine yer verildi.
 

Bakan Gürlek soruşma başlatıldığını duyurdu 


Adalet Bakanı Akın Gürlek, kaza kırıma uğrayan F-16 ile ilgili Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatıldığını açıkladı.
 
Adalet Bakanı Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Balıkesir 9. Ana Jet Üssü Komutanlığı filosuna ait F-16 uçağımız, görev uçuşu esnasında kaza kırıma uğramış ve kahraman bir pilotumuz şehit olmuştur. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığımız olayla ilgili soruşturma başlatmış olup, Başsavcımız, Başsavcı Vekilimiz ve iki Cumhuriyet Savcımız kaza mahalline intikal etmiştir. Şehidimize Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Türk Silahlı Kuvvetlerimize sabır ve metanet temenni ediyorum. Aziz milletimizin başı sağ olsun" ifadelerine yer verdi.
 

İçişleri Bakanlığı: Süreç takip ediliyor


İçişleri Bakanlığı Balıkesir'de kaza kırıma uğrayan F-16 uçağı hakkında sürecin takip edildiğini açıkladı.
 
İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, sürecin yakından takip edildiği belirtilerek, "9'uncu Ana Jet Üs Komutanlığı'ndan kalkış yapan bir F-16 uçağımızla gece 00.56 itibarıyla telsiz irtibatı kesilmiş, derhal başlatılan arama kurtarma çalışmaları neticesinde uçağımızın kaza kırıma uğradığının tespit edildiği ve enkazına ulaşıldığı öğrenilmiştir. Yaşanan elim kazada kahraman pilotumuzun şehit olduğunu derin bir teessürle öğrendik. Kazanın nedeni, ilgili kaza kırım ekibinin yapacağı teknik incelemenin ardından netlik kazanacaktır. İçişleri Bakanlığı olarak, süreci tüm yönleriyle yakından takip ediyor; ilgili kurumlarımızla tam bir koordinasyon içinde çalışıyoruz. Şehit olan kahraman pilotumuza Allah'tan rahmet; kıymetli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve aziz milletimize başsağlığı ve sabır diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun" ifadelerine yer verildi.

Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi

Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi
 

25.02.2026 00:19:00
Ahmet Turan Yiğit
Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi
Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, ABD-İran gerilimini değerlendirirken meselenin yalnızca İran-İsrail ekseninde okunamayacağını, asıl mücadelenin küresel güç dengesi üzerinden şekillendiğini ifade etti. Yavuz'a göre Amerika Birleşik Devletleri'nin son dönemde artan sert söylem ve askeri hazırlıkları, yalnızca ABD Başkanı Donald Trump'ın kişisel tutumundan kaynaklanmıyor. ABD'nin içinde bulunduğu yapısal kriz ve küresel güç kaybı endişesi, Washington yönetimini daha agresif bir stratejiye yöneltiyor. ABD Ulusal Güvenlik Strateji belgelerinde Çin'in açık biçimde "rakip" olarak tanımlandığını hatırlatan Yavuz, Washington'un dünyayı yeni jeopolitik etki alanlarına ayırarak Avrupa ve Ortadoğu'da yük paylaşımına yöneldiğini belirtti.
İran'ın nükleer programının ABD tarafından bir tehdit unsuru olarak gösterildiğini söyleyen Yavuz, Washington'un bunu aynı zamanda müdahale gerekçesi olarak kullandığını dile getirdi. İran ise nükleer faaliyetlerinin barışçıl olduğunu savunuyor.
Yavuz'a göre İran'a yönelik baskının arkasında asıl olarak ABD-Çin rekabeti bulunuyor. İran'ın Çin için önemli bir enerji tedarikçisi olduğuna dikkat çeken Yavuz, "İran'a yönelik hamle, dolaylı olarak Çin'e yöneliktir" değerlendirmesinde bulundu.

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'un konuşmasını izleyin:

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'tan Akın Gürlek'e "Alo Adalet" Eleştirisi: "Telefonum Adalet İçin Çalıyorsa Sorun Var demektir"

Hüseyin Baş'tan Akın Gürlek'e "Alo Adalet" eleştirisi geldi. "Telefonum adalet için çalıyorsa sorun var demektir" ifadelerini kullanan Hüseyin Baş "bu iktidar 100 yıl da kalsa bu sorunları çözemez" dedi
 

25.02.2026 00:03:00
Ahmet Turan Yiğit
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'tan Akın Gürlek'e "Alo Adalet" Eleştirisi: "Telefonum Adalet İçin Çalıyorsa Sorun Var demektir"
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'tan Akın Gürlek'e "Alo Adalet" Eleştirisi: "Telefonum Adalet İçin Çalıyorsa Sorun Var demektir"
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Adalet Bakanı'nın "Alo Adalet" çıkışını, yargı sistemindeki derin boşlukları ve savunma makamının (avukatların) nasıl görmezden gelindiğini çarpıcı örneklerle masaya yatırdı.
Hukuki süreçlerin uzamasının sadece kağıt üzerinde kalmadığını; aile içi kavgalardan ticari krizlere kadar toplumsal huzuru nasıl bozduğunu anlatan BTP lideri Hüseyin Baş, iktidarın "deprem turisti" söylemine de vergiler ve vatandaşın alın teri üzerinden net bir yanıt verdi.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın konuşmasını izleyin:

Robot süpürgeler 'casus' cihaza dönüşüyor


 
Robot süpürgesini oyun kumandasına bağlamak isteyen yazılım mühendisi, yanlışlıkla binlerce cihaza erişim sağladı.
 

24.02.2026 22:33:00
Haber Merkezi/AA
Robot süpürgeler 'casus' cihaza dönüşüyor
Robot süpürgeler 'casus' cihaza dönüşüyor

Türkiye'de de ürünleri satılan Çinli sivil dron üreticisi DJI tarafından üretilen robot süpürgesini oyun kumandasıyla kontrol etmek amacıyla uygulama geliştiren bir yazılım mühendisi, güvenlik açığı nedeniyle dünya genelinde binlerce kullanıcının kamera görüntülerine ve cihaz bilgilerine yanlışlıkla erişim sağladı.

The Verge internet sitesinde yer alan habere göre, yazılım mühendisi Sammy Azdoufal, yeni satın aldığı robot süpürgesini oyun kumandasıyla kontrol etmek için yapay zeka kodlama asistanı aracılığıyla bir uygulama geliştirdi. Robotun DJI sunucularıyla nasıl iletişim kurduğunu inceleyen Azdoufal, bağlantı sırasında sistemdeki bir yetkilendirme açığı nedeniyle 24 ülkeden 7 bin civarı süpürgeye istemeden erişim sağladı.

Azdoufal, bağlandığı cihazların gerçek zamanlı kamera ve ses kayıtlarına, seri numaralarına, batarya durumlarına, kullanıldıkları evlerin detaylı kat planlarına ve IP adresleri üzerinden yaklaşık konum bilgilerine ulaşılabildiğini gördü.
Şirketin sunucularından kendi cihazı için aldığı erişim anahtarının, diğer tüm kullanıcıların verilerine de erişim sağladığını tespit eden Azdoufal, cihazın güvenlik kodunun tamamen atlanabildiğini ve eşleştirme yapmadan bile kameraya ulaşılabildiğini belirledi. Azdoufal, herhangi bir sisteme izinsiz girmediğini savundu.

Şirket, güvenlik açığının giderildiğini savundu

DJI sözcüsü tarafından olayın ardından yapılan açıklamada, robot süpürgelerde "arka uç yetkilendirme doğrulama sorunu" bulunduğu kabul edildi.
Açıklamada, Ocak ayının sonunda tespit edilen güvenlik açığının 8 ve 10 Şubat'ta yapılan iki güncellemeyle giderildiği belirtilerek, düzenlemenin otomatik olarak uygulandığı ve kullanıcıların ek işlem yapmasının gerekmediği ifade edildi.
Söz konusu açığın MQTT tabanlı cihaz-sunucu iletişimini etkilediği ve teorik olarak yetkisiz erişime yol açabileceği kaydedilen açıklamada, tespit edilen vakaların büyük bölümünün güvenlik araştırmacılarının kendi cihazları üzerinde yaptığı testlerden kaynaklandığı savunuldu.

Olay, kameralı ve mikrofonlu robot süpürgelerde veri güvenliği ve kişisel mahremiyet konusunu yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, yeterli güvenlik önlemleri alınmaması halinde bu tür cihazların ciddi gizlilik riskleri oluşturabileceğine dikkati çekti.

BTP bir çınarını uğurladı

Bağımsız Türkiye Partisi bugün önemli bir ismini ebediyete uğurladı. Kalp krizi sonucu vefat eden BTP Konya İl Başkanı Hasan Öztürk gözyaşı ve dualarla toprağa verildi

24.02.2026 17:03:00
Eyüp Kabil
BTP bir çınarını uğurladı
BTP bir çınarını uğurladı
Bağımsız Türkiye Partisi Konya İl Başkanı Hasan Öztürk Hakk'a yürüdü. Kalp krizi sonucu vefat eden Öztürk için Selçuklu ilçesindeki Parsana Büyük Camii'nde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Önce Öztürk için dua edildi, helallik alındı. Daha sonra cenaze namazı kılındı. Hasan Öztürk cenaze namazının ardından Musalla mezarlığında dualar eşliğinde toprağa verildi.

Cenazeye BTP yönetimi üst düzey katılım gösterdi.

Cenazeye yurt dışında bulunan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş katılamadı. BTP lideri sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda;

"Konya İl Başkanımız, partimizin emektarlarından çok kıymetli Hasan Öztürk başkanımızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Tüm ömrünü hak ve hakikat davası için yaşamış müstesna bir insandı. Kendisine Allah'tan rahmet, yakınlarına, sevenlerine ve teşkilatımıza sabırlar dilerim. Başımız sağ olsun" ifadelerini kullandı.


27 ilde silah kaçakçılarına operasyon: 259 şüpheli yakalandı

27 ilde silah kaçakçılarına ve ruhsatsız silah bulunduranlara yönelik Jandarma Genel Komutanlığı tarafından düzenlenen operasyonlarda 259 şüpheli yakalandı

24.02.2026 11:44:00
İhlas Haber Ajansı
27 ilde silah kaçakçılarına operasyon: 259 şüpheli yakalandı
27 ilde silah kaçakçılarına operasyon: 259 şüpheli yakalandı
27 ilde silah kaçakçılarına ve ruhsatsız silah bulunduranlara yönelik Jandarma Genel Komutanlığı tarafından düzenlenen operasyonlarda 259 şüpheli yakalandı.

Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı KOM ve Asayiş Daire Başkanlıkları koordinesinde, İl Jandarma Komutanlıklarınca; Aksaray, Ankara, Antalya, Artvin, Balıkesir, Batman, Bitlis, Burdur, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Hatay, Iğdır, İzmir, Kocaeli, Konya, Mardin, Muş, Nevşehir, Ordu, Samsun, Sakarya, Şanlıurfa, Şırnak, Trabzon ve Van'da düzenlenen operasyonlar sonucu; 1 kaçak silah imalathanesi, 27 uzun namlulu tüfek, 147 ruhsatsız tabanca, silah yapımında kullanılan muhtelif miktarda parça, araç ve gereç ele geçirildi.



Şüpheliler hakkında 6136 sayılı kanun kapsamında işlem yapıldı.

Türkiye bu noktaya nasıl geldi?

İçişleri Bakanlığı: "75 ilde düzenlenen operasyonlar sonucu, 958 kilo uyuşturucu madde ve 1 milyon 263 bin 58 adet uyuşturucu hap ele geçirildi"

24.02.2026 11:17:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye bu noktaya nasıl geldi?
Türkiye bu noktaya nasıl geldi?
İçişleri Bakanlığı, 75 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik geniş çaplı gerçekleştirilen operasyonlar sonucu 958 kilogram uyuşturucu madde ve 1 milyon 263 bin 58 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini duyurdu.

Bakanlık, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:



"75 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polisimiz tarafından son 10 gündür düzenlenen operasyonlarımızda; 958 kilogram uyuşturucu madde ve 1 milyon 263 bin 58 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Bin 699 şüpheli yakalandı, 888'i tutuklandı.



246'sı hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı, diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince Gaziantep, Adana, İstanbul, Antalya, İzmir, Ankara, Mersin, Konya, Giresun, Samsun, Manisa, Şanlıurfa, Bursa, Diyarbakır, Kocaeli, Denizli, Hatay, Tekirdağ, Balıkesir, Batman, Zonguldak, Uşak, Kırklareli, Eskişehir, Kahramanmaraş, Nevşehir, Sivas, Malatya, Sakarya, Osmaniye, Muğla, Adıyaman, Siirt, Elazığ, Erzurum, Afyonkarahisar, Van, Çanakkale, Aydın, Kayseri, Trabzon, Aksaray, Kastamonu, Niğde, Yalova, Çorum, Düzce, Amasya, Kilis, Yozgat, Bolu, Kırıkkale, Edirne, Kırşehir, Şırnak, Tokat, Ağrı, Bingöl, Isparta, Rize, Mardin, Ordu, Iğdır, Karabük, Bilecik, Karaman, Kars, Burdur, Erzincan, Hakkari, Kütahya, Muş, Sinop, Tunceli ve Bartın'da 2 bin 500 ekip, 6 bin 325 personel, 17 hava aracı ve 38 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi. Vatandaşlarımızın bilmesini isterim ki; zehir tacirleriyle mücadelemiz amansız sürüyor, sürmeye de devam edecek. Emeği geçenleri tebrik ediyoruz."

Akdeniz'de 4 büyüklüğünde deprem

Akdeniz'de saat 09.28'de 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi

 

24.02.2026 11:14:00 / Güncelleme: 24.02.2026 11:51:03
Anadolu Ajansı
Akdeniz'de 4 büyüklüğünde deprem
Akdeniz'de 4 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Akdeniz olan 4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Antalya'nın Kaş ilçesine 145,52 kilometre uzaklıkta olan depremin, 19,27 kilometre derinlikte meydana geldiği tespit edildi.

Antalya Valiliğinden yapılan açıklamada, deprem sonrası 112 Acil Çağrı Merkezi'ne herhangi bir olumsuz ihbarın ulaşmadığı bildirildi.

Açıklamada, ilgili kurumlarla yapılan görüşmelerde olumsuz bir durum tespitinin yapılmadığı kaydedildi.
 

Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci'nin öldüğü kazaya ilişkin iddianamenin detaylarına ulaşıldı

Eyüpsultan'da 2024 yılında Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği kazayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, şüpheliler Eylem Tok ve Bülent Cihantimur'un da aralarında bulunduğu 5 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

24.02.2026 07:14:00
AA
Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci'nin öldüğü kazaya ilişkin iddianamenin detaylarına ulaşıldı
Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci'nin öldüğü kazaya ilişkin iddianamenin detaylarına ulaşıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Özer Aci, Şükriye Aci, Pervin Aci ile Ezgi Hilal Büyük "müşteki", Hasan Topal, İbrahim Gümüş, Süleyman Keçici ve Tahsin Arslan "mağdur", Bülent Cihantimur, Eylem Tok, Adem Kızıltepe, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Berna Öcalgiray ise "şüpheli" sıfatıyla yer aldı.

İddianamede, 1 Mart 2024'te şüpheliler Eylem Tok ve Bülent Cihantimur'un oğlu olan ve yaşı küçük olması nedeniyle cumhuriyet başsavcılığının 2024/56530 soruşturma numaralı dosyasında "hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan ayrı soruşturma yürütülen Timur Cihantimur'un, kullanımında olan araç ile trafik kazası yaptığı belirtildi.

Kaza sonucunda Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği aktarılan iddianamede, Süleyman Keçici, İbrahim Gümüş, Hasan Topal ve Tahsin Arslan'ın yaralandığı aktarıldı.

İddianamede, ifadeleri alınan bilgi sahiplerinin, olay günü Timur Cihantimur'un kullandığı araçla seyir halinde olduklarını, aracı hızlı kullandığını, kazanın ardından olay yerinden ayrıldıklarını, Timur'un sürekli telefonla konuştuğunu ve sonrasında yaşananları görmediklerini söyledikleri ifade edildi.

Şüpheli Cihantimur'un öncelikle şoförü olan şüpheli Adem Kızıltepe ile irtibata geçtiği, sonrasında annesi Eylem Tok ile irtibat kurduğu belirtilen iddianamede, şüpheli Tok'un kaza haberini aldığında yanında şüpheli Ayşe Ceren Saltoğlu'nun bulunduğu kaydedildi.

İddianamede, Tok'un eski eşi şüpheli Bülent Cihantimur'a haber verdiği, böylelikle şüphelilerin kaza gerçekleştikten sonra kazadan haberlerinin olduğu aktarıldı.

Şüpheliler fikir ve eylem birliği içinde hareket etti

İddianamede, şüpheli Tok ve şüpheli Saltoğlu'nun birlikte hareket ederek, Timur Cihantimur'u olay yerinden alarak Tok'a ait ikamete götürdükleri anlatıldı.

Kazada yaralanan İbrahim Gümüş'e ait cep telefonunun olay yerinde bilgi sahibi Z.H. tarafından alındığı, daha sonra K.A. aracılığıyla Kemer Country sitesinin duvarına bırakıldığı ve site güvenliği tarafından muhafaza altına alındığı, bu durumun kamera kayıtlarıyla sabit olduğu belirtilen iddianamede, şüpheliler Adem Kızıltepe, Eylem Tok ve Berna Öcalgiray'ın, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçunun delili niteliğindeki telefonu almak amacıyla siteye gittikleri aktarıldı.

İddianamede, güvenlik amiri tarafından telefonun Öcalgiray'a teslim edildiğinin kamera görüntüleri ve bilirkişi raporuyla doğrulandığı, her ne kadar Öcalgiray telefonu almadığını savunsa da mevcut delillerin bu beyanla çeliştiği, telefonun daha sonra şüpheli Adem Kızıltepe tarafından kolluk görevlilerine teslim edildiği, bu kapsamda şüphelilerin fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek delili ele geçirdiklerinin değerlendirildiği ve savunmalarına itibar edilmediği ifade edildi.

Olay gecesi bahse konu telefon şüpheliler tarafından alındıktan sonra, Timur Cihantimur'un bulunduğu eve şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Adem Kızıltepe'nin gittiği aktarılan iddianamede, Timur Cihantimur'ın annesi ve babasının bir süre bu ev içerisinde kaldıkları, şüpheli Saltoğlu ve Kızıltepe'nin evin dışarısında bekledikleri daha sonra ise Bülent Cihantimur'a ait araç ile Timur Cihantimur ve babasının yola çıktıları belirtildi.

İddianamede, şüpheliler Tok ve Saltoğlu'nun bu aracı takip ettiği, bir süre sonra Bülent Cihantimur'un aracının yolda durduğu, kendilerini takip eden Ayşe Ceren Saltoğlu'nun kullanımındaki araca Timur Cihantimur'un bindiği, bu esnada valizin de şüpheli Bülent Cihantimur'un aracından Saltoğlu'nun aracına aktarıldığı anlatıldı.

Bülent Cihantimur'un aracının havalimanı istikametinde kaldığı aktarılan iddianamede, dosya içerisinde mevcut görüntü izleme tutanaklarında, havaalanına Timur Cihantimur, Eylem Tok ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun birlikte gittiklerinin görüldüğü kaydedildi.

İddianamede, Eylem Tok ile Timur Cihantimur'un havalimanı noktasından geçiş yaptıktan sonra Mısır'a uçtukları ve dönmedikleri ifade edildi.

Suç işleyen bir kişiyi yakalanmaktan kurtarmak için imkan sağladılar

Somut olayda öncül suçun "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" olduğu belirtilen iddianamede, bu suçun trafik kazası sonucunda meydana geldiği, trafik kazalarında en önemli delillerden birinin alkol testi, birinin de şüpheli ifadesi olduğu, olayda yaralanan mağdurlardan bir tanesinin cep telefonunun da bu suçun delili olduğu kaydedildi.

İddianamede, şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Adem Kızıltepe'nin yaşı küçük Timur Cihantimur'u alkol testi yapılmadan ve ifadesi alınmadan yurt dışına çıkarttıkları, şüpheliler Eylem Tok, Adem Kızıltepe ve Berna Öcalgiray'ın, kazada yaralanan mağdur İbrahim Gümüş'e ait olan, kaza anında olay yerinde bulunan ve suçun delili olan telefonu gizledikleri, şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunu işledikleri vurgulandı.

Şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Adem Kızıltepe ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun, Timur Cihantimur'un kaza yaptığını ve yurt dışına çıkacağını en başından itibaren bildikleri vurgulanan iddianamede, ifadelerinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, böylelikle suç işleyen bir kişiyi yakalanmaktan kurtarmak için imkan sağladıkları ifade edildi.

İddianamede, yaşı küçük Timur Cihantimur ve şüpheli Eylem Tok'un olay gecesi uçak ile Mısır'a, Mısır'dan da Amerika Birleşik Devletleri'ne geçtikleri, olayın üzerinden yaklaşık 2 yıl geçmesine rağmen dönmedikleri, böylelikle şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı "suçluyu kayırma" suçunu işledikleri belirtildi.

Şüpheli Eylem Tok hakkında İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı ile tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldığı ve henüz yakalanmadığının görüldüğü kaydedilen iddianamede, şüpheli Tok'un yurt dışında olması nedeniyle hakkında kırmızı bülten formu düzenlendiği bildirildi.

Hazırlanan iddianamede, şüpheliler Bülent Cihantimur, Eylem Tok, Adem Kızıltepe ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 10'ar yıla, Berna Öcalgiray'ın ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?


 
Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1’inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor.

24.02.2026 01:41:00
MURAT ÇORBACI
 Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?
 Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?

Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1'inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor. Zorbalık; fiziksel şiddet, dışlama, alay etme, küçük düşürme, tehdit, sosyal medyada ifşa ve dijital taciz gibi farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, zorbalık karşısında uzun açıklama yapmanın ya da tartışmaya girmenin çoğu kez işe yaramadığına işaret ederek, "Aksine zorbanın ilgisini artırır. Kararlı bir beden dili ve göz temasıyla 'Bunu istemiyorum', 'Dur' ya da 'Bana böyle seslenmeni istemiyorum' gibi kısa ve net cümleyle sınır koymak, oradan uzaklaşıp bir yetişkine (öğretmen, okul idaresi) başvurmak ve aileye anlatmak en etkili yöntemdir. Yardım istemenin 'şikayet' değil, güvenlik talebi olduğu çocuğa öğretilmelidir" dedi. Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak "Zorbalık sadece mağdur ve zorba arasında değildir; izleyiciler de sürecin parçasıdır" derken, sözlerine şöyle devam ediyor: "Çocuğunuza şunu öğretin: "Birine yapılan haksızlığa sessiz kalmak, o davranışı güçlendirebilir. Oysa, zorbalığa maruz kalan arkadaşının yanına oturmak, öğretmene haber vermek, "Bence sana yapılan bu davranış doğru değil" demek bile zorbalığı azaltabilir."

Çocuğunuzda bu 7 belirti varsa!

Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, çocuklarda akran zorbalığına maruz kalındığına işaret eden, ailelerin dikkat etmesi gereken 7 önemli belirtiyi şöyle sıraladı:
• Okula gitmek istememe, karın ağrısı veya baş ağrısı şikayetlerinde artış
• Ani içe kapanma, odasına çekilme, depresif duygudurum, özgüven kaybı, kaygı bozukluğu
• Eşyalarının kaybolması ya da zarar görmesi
• Telefonunu saklama, sosyal medya kullanımında ani değişim
• Uyku düzeninde bozulma
• Beslenmesinde normal olmayan davranışlar, aşırı yeme ya da hiç yememe
• Ders başarısında düşüş.


Zorbalık yapan çocuğa ailesi nasıl yaklaşmalı?

Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak şöyle dedi: "En önemli nokta, davranışının yanlış olduğunu çok net ifade etmek ama çocuğu 'kötü' olarak etiketlememektir. 'Sen kötüsün' değil, 'Bu yaptığın kabul edilemez' denilmelidir. Bu çocukların bir kısmı empati becerisi zayıf, dürtü kontrolünde zorlanan ya da kendisi de farklı şekillerde zorlanmış çocuklardır. Bu nedenle sebebini anlamak önemlidir. Sadece nasihatle değil, tutarlı sınırlar konularak ve empati eğitimiyle çocuğa davranışının karşı tarafta nasıl bir etki yarattığı gösterilmeli, alternatif davranış yolları öğretilmeli ve tekrar etmemesi için somut bir plan uygulanmalıdır. Okulla işbirliği yapılmalı, gerekirse profesyonel destek alınmalıdır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.