logo
28 EYLÜL 2026

Enerji güvenliği, küresel jeopolitiğin merkezine yerleşti

Enerji güvenliği ve bağımsızlığı, 2026 yılı itibarıyla küresel jeopolitiğin ve ekonomik sürdürülebilirliğin merkezine yerleşti

07.04.2026 12:38:00
Hasan Gündoğdu
 
Enerji güvenliği, küresel jeopolitiğin merkezine yerleşti
Enerji güvenliği, küresel jeopolitiğin merkezine yerleşti
Geleneksel "arz güvenliği" tanımı, yerini dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve "enerji egemenliği" (energy sovereignty) kavramlarını içeren daha geniş bir perspektife bırakmıştır.






Enerji güvenliği ve enerji bağımsızlığı, sıklıkla karıştırılsa da stratejik ağırlıkları farklıdır:

Enerji güvenliği: Enerjinin kesintisiz, ödenebilir ve fiziksel olarak erişilebilir olmasıdır. Dışa bağımlı bir ülke (örneğin kaynak çeşitliliği sağlayan bir ülke) enerji güvenliğine sahip olabilir ancak bağımsız değildir.

Enerji bağımsızlığı: Bir devletin, enerji ihtiyacını dış aktörlerin siyasi veya ekonomik manipülasyonlarına maruz kalmadan, kendi yerli ve milli kaynaklarıyla karşılama kapasitesidir.

2026 konjonktüründe, özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası ve de devam eden ABD-İran savaşı sürecinde, enerji artık bir "hibrit silah" olarak kabul edilmektedir. Bu durum, enerji bağımsızlığını sadece ekonomik bir hedef değil, doğrudan bir milli güvenlik meselesi haline getirmiştir.






Türkiye'nin mevcut enerji denklemi

Türkiye, 2024-2028 Stratejik Planları doğrultusunda önemli bir dönüşüm yaşamaktadır. Güncel verilere göre Türkiye'nin kurulu gücü içinde yenilenebilir enerjinin payı %55'i aşmış durumdadır. Ancak, sanayinin hammadde ihtiyacı ve baz yük güç gereksinimi nedeniyle fosil yakıt bağımlılığı (özellikle doğal gaz ve petrol) hala kritik bir cari açık kalemidir.

Stratejik riskler:

Döviz kuru hassasiyeti: Enerji ithalatının dolar bazlı olması, makroekonomik istikrarı doğrudan tehdit etmektedir.

Jeopolitik makas: Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki istikrarsızlıklar, boru hattı güvenliğini risk altına sokmaktadır.

Teknolojik bağımlılık: Yenilenebilir enerjiye geçişte panel ve türbin teknolojilerinde dışa bağımlılık, yeni bir risk alanı oluşturmaktadır.






Türkiye'nin atması gereken stratejik adımlar

Türkiye'nin 2030 ve 2053 (Net Sıfır) hedeflerine ulaşması için "Enerji Bağımsızlığı Doktrini" kapsamında şu adımları atması elzemdir:

Baz yük gücün çeşitlendirilmesi ve nükleer hamlesi

Yenilenebilir enerjinin kesintili yapısını (intermittency) dengelemek için nükleer enerji "sıfır emisyonlu baz yük" olarak konumlandırılmalıdır.

Akkuyu NGS'nin tam kapasiteye geçişi: İlk ünitelerin devreye alınmasıyla birlikte, 2. ve 3. nükleer santral projeleri (Sinop ve Trakya) için teknoloji transferi odaklı anlaşmalar hızlandırılmalıdır.

SMR (Küçük Modüler Reaktörler): Ağır sanayi bölgeleri için daha esnek ve maliyeti düşük SMR teknolojilerine yatırım yapılmalıdır.






Mavi Vatan ve hidrokarbon aramaları

Karadeniz (Sakarya Gaz Sahası) keşiflerinin üretime tam entegrasyonu, yıllık tüketimin %25-30'unu karşılama potansiyeline sahiptir.

Derin Deniz Üretim Teknolojisi: Arama ve sondaj gemisi filosunun (Abdülhamid Han, Fatih vb.) teknik kabiliyetleri yerlileştirilmeli, su altı üretim sistemleri Türkiye'de üretilmelidir.






Enerji depolama ve akıllı şebekeler

Güneş ve rüzgar enerjisinin sisteme entegrasyonu için depolama olmazsa olmazdır.

Lityum-İyon ve ötesi: Yerli batarya üretim kapasitesi (TOGG/Siro benzeri girişimlerin yaygınlaştırılması) artırılmalıdır.

Akıllı sayaç ve talep yönetimi: 2026 itibarıyla pilot uygulamalarına başlanan akıllı sayaç sistemleri tüm ülkeye yayılarak, pik saatlerdeki yük yönetilmelidir.






Hidrojen ekonomisi

Türkiye, sahip olduğu yenilenebilir kapasitesiyle "Yeşil Hidrojen" ihracatçısı olma potansiyeline sahiptir.

Doğal gaz boru hatlarının hidrojen taşıyacak şekilde modernize edilmesi, sanayide dekarbonizasyon ve enerji bağımsızlığı için kritik bir sıçrama tahtasıdır.

Enerji bağımsızlığı artık sadece "daha fazla petrol bulmak" değildir. Modern enerji güvenliği; elektronların yerlileştirilmesi, şebeke esnekliği ve teknolojik egemenlik saç ayağı üzerine kuruludur.






Türkiye, jeopolitik konumunu kullanarak bir "Enerji Merkezi" (Hub) olma vizyonunu, "Enerji Teknolojileri Üreticisi" olma vizyonuyla birleştirebilirse, 21. yüzyılın küresel güç dengelerinde kalıcı bir yer edinebilir. Dışa bağımlılığı %70'lerden %30'lar seviyesine indirmek, Türkiye'nin sadece ekonomisini değil, dış politikasındaki manevra alanını da devrimsel düzeyde genişletecektir.

Türkiye'nin enerji bağımsızlığına giden yolu, yerli kaynak (Güneş, Rüzgar, Nükleer) ile yerli teknolojinin (Batarya, Yazılım, Türbin) evliliğinden geçmektedir.

Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bir restoran alevlere teslim oldu. Yangının kısa sürede büyümesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi

26.09.2026 11:40:00
İHA
 
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Yangın, Bahçelievler Mahallesi Ata Sokak'ta, Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerinde bulunan restoranda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle restoranın içerisinde yangın çıktı.






Alevleri ve yoğun dumanı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibinin yanı sıra polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, alevlerin çevredeki yapılara sıçramaması için çalışma başlattı.








Restoranı saran alevlere ekiplerin müdahalesi sürüyor.




















Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar

Deprem, öncesinde hazırlık yapılması ve anında doğru reflekslerin gösterilmesi gereken en kritik doğal afetlerden biridir. Sarsıntı başladığında ilk birkaç saniye içinde verilen kararlar, hayati önem taşır

24.09.2026 13:01:00
Hasan Gündoğdu
 
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Deprem anında yapılması gerekenler

Sarsıntı başladığı anda temel amaç, baş ve boyun bölgesini korumak ve ezilme riskini en aza indirmektir.

Çök - Kapan - Tutun Pozisyonunu Alın: Güvenli bir nesnenin (sağlam bir masa, çelik çamaşır makinesi veya dayanıklı bir koltuk) yanında diz çökün. Başınızı ve boynunuzu kollarınızla koruyacak şekilde kapanın ve sarsıntı bitene kadar sabit bir nesneye sıkıca tutunun.

Olduğunuz Yerde Kalın: İç mekândaysanız içeride kalın. Sarsıntı sırasında koşmak, merdivenlere yönelmek veya dışarı çıkmaya çalışmak düşme ve yaralanma riskini artırır.






Yatakta Yakalandıysanız Başınızı Koruyun: Eğer yataktaysanız ve üzerinize düşecek ağır bir nesne (raf, avize vb.) yoksa yatakta kalın, yüzüstü yatıp başınızı yastıkla kapatın.

Açık Alandaysanız Güvenli Bölgeye Geçin: Binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve istinat duvarlarından uzak, açık bir alanda sarsıntının geçmesini bekleyin.

Araç Kullanıyorsanız Sağa Çekip Durun: Trafiği engellemeyecek şekilde aracı güvenli bir yere çekin, motoru durdurun ve araç içinde sarsıntının bitmesini bekleyin. Binaların, köprülerin, viyadüklerin veya üst geçitlerin altına ya da üstüne park etmeyin.

Asansördeyseniz İlk Kat Butonuna Basın: Eğer hareket halindeki bir asansördeyseniz durabileceği ilk kat butonuna basarak asansörü terk edin.






Deprem Anında Yapılmaması Gerekenler

Sarsıntı anındaki panik, yanlış davranışlara yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Balkon ve Pencerelerden Atlamayın: Sarsıntı sırasında panikle balkona çıkmak, pencereden atlamak veya asansöre yönelmek yaralanma ve ölüm vakalarının en büyük sebeplerinden biridir.

Merdivenleri ve Asansörleri Kullanmayın: Merdivenler binaların en hassas ve ilk çökebilecek kısımları arasındadır. Asansörler ise elektrik kesintisi veya mekanik sıkışma nedeniyle mahsur kalma riski taşır.






Kapı Eşiklerinde Durmayın: Eski mimari inanışların aksine, modern binalarda kapı eşikleri taşıyıcı özelliğe sahip değildir ve baş üzerine düşebilecek yükler açısından güvensizdir.

Kibrit, Çakmak veya Elektrik Anahtarı Kullanmayın: Deprem sonrası gaz kaçakları meydana gelebilir. Alev kaynakları kullanmak veya elektrik düğmelerine basmak patlamalara yol açabilir.

Telefon Hattını Gereksiz Yerde Meşgul Etmeyin: Acil durumlar dışında arama yapmayın; haberleşmeyi SMS veya internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları üzerinden sağlayarak acil hatları açık tutun.






Deprem Sonrası İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Sarsıntı tamamen bittikten sonra sakin kalıp hızlı adımlar atılmalıdır:

Kendinizi ve Çevrenizi Kontrol Edin: Önce kendi güvenliğinizi sağladığınızdan emin olun, ardından çevrenizdekilerin durumunu kontrol edin.

Gaz, Su ve Elektrik Vanalarını Kapatın: Olası ikincil felaketleri (yangın, su baskını vb.) önlemek için ana vanaları kapatın.

Acil Durum Çantasını Alarak Binayı Terk Edin: Önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alıp merdivenleri dikkatlice kullanarak binayı tahliye edin.

Toplanma Alanına Gidin: Önceden belirlenmiş mahalle toplanma alanına geçerek yetkililerin yönlendirmelerini bekleyin.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkisini göstermeye başladı

22.09.2026 12:58:00
İHA
 
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
Yer yer etkili olan yağmur nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşarken, rüzgar da zaman zaman etkisini artırdı.






Sabah saatlerinden itibaren Anadolu Yakası'nın bazı ilçelerinde etkili olan yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışla birlikte etkisini gösteren rüzgar da vatandaşlara zor anlar yaşattı. 






Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmelerine göre yağışların gün boyunca aralıklarla etkisini sürdürmesi bekleniyor.

Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı

Rize'de etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çöktü

21.09.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'nin İyidere ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çökerek altyapıda ciddi hasara yol açtı.






18 Eylül günü akşam saatlerinde başlayan şiddetli sağanak yağış, Doğu Karadeniz'de hayatı olumuz etkiledi. Rize'nin İyidere ilçesine bağlı Fıçıtaşı Mahallesi'nde sağanak yağış ve ardından meydana gelen sel sebebiyle yol ikiye ayrılarak yaklaşık 60 santimetre çöktü. İstinat duvarının yıkılmadan ayakta kalması muhtemel bir facianın önüne geçerken, altyapıda hasar oluştu.







Geceyi uykusuz geçirdiklerini ve felaketin boyutunun sabah saatlerinde ortaya çıktığını belirten mahalle sakini Nurettin Kavalcı, "O gece çok aşırı, korkunç bir yağmur yağdı. Denizi aldı boşalttı bize Allah'ım. Dereler taştı, buralar komple sel oldu. Sabaha kadar nöbet tuttuk ama elimizden bir şey gelmedi, perişan olduk. Sabah kalktığımızda ortalık harabeye dönmüştü. Sular geldikçe yol çatladı, su çatlaktan aşağı sızmaya başladı. Bir anda her şey bitti, yavaş yavaş sine sine battı buralar, dibini attı geçti gitti" dedi.







Afet sonrası sahada incelemelerde bulunan İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete, 2019-2026 yılları arasında inşa edilen istinat duvarlarının hasar almadığını ifade ederek, "2019'dan 2026 yılına kadar yaptığımız hiçbir istinat duvarının çöktüğünü görmedik. Duvarlarımız gayet sağlam duruyor, üzerindeki arazi yapısı çökmüş durumda. O duvarlar olmasaydı yıkım çok daha büyük olurdu. Fıçıtaşı ve Yapraklar mahalleleri mevkiinde yol basması meydana geldi, duvarlarda bir milim dahi oynama yok ancak aşırı yağış nedeniyle yolun ortası aşağıya doğru çöktü" şeklinde konuştu.







Bölgedeki yolun betonlama çalışmalarının çay hasadı sonrasına planlandığını aktaran Mete, "Orası beton kaplama olsaydı su zemine sızmayacak, beton yalaklarla derelere tahliye edilecekti. Perşembe akşamı beton firmasıyla planımızı yapmıştık. Vatandaşlarımızın çay hasadının bitmesini bekliyorduk, ay sonu itibarıyla dökümü gerçekleştirecektik. 






O bin 500 metrelik hatla beraber yollarımızı tamamlayıp kışa öyle girmeyi hedefliyorduk. Ne yazık ki gün doğmadan neler doğuyor; başımıza bu felaket geldi. Ekiplerimizle zemini inceleyip dolgu ve onarım çalışmalarına hızla başlayacağız" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.