logo
23 NİSAN 2024

Enfeksiyon sonrası geçmeyen öksürük şikayetlerinde artış

Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Siahmet Atlı, enfeksiyon sonrası geçmeyen öksürük konusunda uyarıda bulundu
20.02.2024 14:44:00 / Güncelleme: 20.02.2024 14:46:39
İHA
Enfeksiyon sonrası geçmeyen öksürük şikayetlerinde artış
Enfeksiyon sonrası geçmeyen öksürük şikayetlerinde artış
Tüm Türkiye'de olduğu gibi Van'da da kış ayları itibariyle viral üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşandı. Enfeksiyon sonrası kişilerin yaşam kalitesini büyük ölçüde etkileyen ve haftalarca süren öksürük şikayetlerinin artışı da dikkat çekti. Uzmanlar ise 8 haftadan az süren öksürük şikayetleri için bitki çayı ve sık sık ılık su tüketimini tavsiye ederken, hastaların öksürükle birlikte; kan tükürme, ateş, nefes darlığı şikayetlerinde de bir sağlık kuruluşuna başvurmalarını önerdi.

'Enfeksiyonu geçirdikten sonra geçmeyen öksürük başlar'

İHA muhabirine konuşan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Siahmet Atlı, mevsimsel geçişlerde solunum yolu enfeksiyonlarının arttığını belirtti. Özellikle bu yıl kış aylarında solunum yolu enfeksiyonlarının biraz daha fazla görüldüğünü hatırlatan Dr. Atlı, 'Çoğunlukla solunum yolu enfeksiyonlarının neden olduğu burun akıntısı, hapşırma, öksürük, genel vücut ağrısı ve ateş gibi şikayetlerle hastalar başvuruyor. Daha çok rinovirüs, Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV), İnfluenza virüsü gibi etkenler sebep olmaktadır. Tabii buraya kadar her şey normal. Ancak kişiler enfeksiyonu geçirdikten sonra geçmeyen bir öksürük başlar. Bu öksürük özellikle 3 haftadan fazla ve 8 haftadan az oluyor. Fakat bazı hastalarımıza 8 haftadan fazla da olabiliyor. Bu da gereksiz acil başvurularını artmaktadır. Bu rahatsızlık; yaşam kalitesini bozmakta, çoğu hastamızda baş ağrısı, uyku bozukluğu, idrar kaçırma, göğüs ağrısı gibi hatta çok öksürmekten kaynaklı boğazda tahriş ve balgamında kan gelme şikayetlerine neden oluyor' dedi.

'Korkulacak bir durum değil'

Pandemiden sonra virüslerin uzun süredir az görüldüğünü ve bu kış aylarında da bir patlama yaşanmasına sebep olduğunu düşündüklerini dile getiren Atlı, 'Bunlar viral enfeksiyonlar olduğu için uzamış öksürüğe sebep oluyor. Özellikle ocak ve şubat aylarında polikliniğimize başvuruların yaklaşık yüzde 50'sinden fazlası sadece enfeksiyon sonrası öksürüktü. Grip, nezle, soğuk algınlığı adına ne dersek diyelim. Ondan sonra başlayan öksürük 3 ila 8 hafta arasında sürüyor ve yüzde 80'ine kadar kendi kendinden geçebiliyor. Kişinin burada panik yapmasına gerek yok. Ancak 8 haftadan fazla bir süre devam ederse ve üzerine balgam, kan tükürme, ateş, nefes darlığı eklenirse o zaman bir uzmana başvurmaları gerekmektedir' diye konuştu.

'Evde yönetebilirler'

Enfeksiyon sonrası öksürüğün sağlık sistemine maliyetinin çok fazla olduğuna dikkat çeken Atlı, 'Dolayısıyla bu hastaların acile çok sayıda başvurduğunu görmekteyiz. Çocuk yaşta kişiler, bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler, KOAH, astım gibi solunum yolu hastalığı olanlar ve kanserli ile kronik hastaların risk altında olduğunu görmekteyiz. Kişiler evde bunu kendi kendine yönetebilir. Kalorifer veya sobanın üzerine bir bardak su koyarak ortamı nemlendirebilirler. Bunun yanında yatmadan balın içine zencefil ya da karabiber koyup tüketebilirler. Tabii şeker hastalarının buna dikkat etmesi lazım. Diğer taraftan bitki çayı ve sık sık ılık su tüketmelerini tavsiye ederiz' şeklinde konuştu.
Yükselirse, işi zor
Biden'ın geleceği petrol fiyatlarına bağlı
Vergileri indirin
Çin'in Ankara Büyükelçisi'nden tuhaf istek
Şampiyonluk yarışında önemli kayıp
Fenerbahçe son dakika penaltısı ile yıkıldı
Bahçeli’nin Mehmet Şimşek çıkışının şifreleri
Mesaj Erdoğan'a mı verildi?
Irak'la yeni dönem başladı
24 anlaşma imzalandı
Şimşek'e 'yerel halk' tepkisi
'Müfsit zihniyet'
AKP'nin IMF'siz IMF programına tepki gösterdi
'Anlamadıkları şey şu...'
Görüşmede İlber Ortaylı da hazır bulundu
İmamoğlu, Steinmeier'i ağırladı
Sosyal medya boykotu karşısında pes etti
Tunaoğlu özür dileyip istifa etti
'Tarihe, ecdada, vatana ve millete namus borcudur'
DEM Parti'nin kapatılmasını istedi
51 kişi hayatını kaybetmişti, bilirkişi raporu çıktı
Ana taşıyıcı kolon kesilmiş!
ABD'nin 'Filistin' vetosu BM'yi tartışmaya açtı
"BM'nin ne anlamı var?"
Gıda ihracatında yeni hedef Asya
"Ürünlerimizin kalitesine çok güveniyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Irak'ta Sudani karşıladı
İki ülke arasında anlaşmalar imzalanacak
AKP'nin 21 yılını tek yazıda özetledi
Kimdir bu doymak bilmeyen soysuz?
Yükselirse, işi zor
Biden'ın geleceği petrol fiyatlarına bağlı
Vergileri indirin
Çin'in Ankara Büyükelçisi'nden tuhaf istek
Şampiyonluk yarışında önemli kayıp
Fenerbahçe son dakika penaltısı ile yıkıldı
Bahçeli’nin Mehmet Şimşek çıkışının şifreleri
Mesaj Erdoğan'a mı verildi?
Irak'la yeni dönem başladı
24 anlaşma imzalandı
Şimşek'e 'yerel halk' tepkisi
'Müfsit zihniyet'
AKP'nin IMF'siz IMF programına tepki gösterdi
'Anlamadıkları şey şu...'
Görüşmede İlber Ortaylı da hazır bulundu
İmamoğlu, Steinmeier'i ağırladı
Sosyal medya boykotu karşısında pes etti
Tunaoğlu özür dileyip istifa etti
'Tarihe, ecdada, vatana ve millete namus borcudur'
DEM Parti'nin kapatılmasını istedi
51 kişi hayatını kaybetmişti, bilirkişi raporu çıktı
Ana taşıyıcı kolon kesilmiş!
ABD'nin 'Filistin' vetosu BM'yi tartışmaya açtı
"BM'nin ne anlamı var?"
Gıda ihracatında yeni hedef Asya
"Ürünlerimizin kalitesine çok güveniyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Irak'ta Sudani karşıladı
İki ülke arasında anlaşmalar imzalanacak
AKP'nin 21 yılını tek yazıda özetledi
Kimdir bu doymak bilmeyen soysuz?

Gümrük Birliği'nde AB ipe un seriyor

Türkiye ile Avrupa Birliği arasında 28 yıl önce yürürlüğe giren Gümrük Birliği’nde Türkiye'nin istediği güncellemeye AB yanaşmıyor. Uzmanlar mevcut şartlarda AB lehine işleyen anlaşmada güncelleme konusunun kasıtlı bir şekilde sürüncemede bırakıldığını düşünüyor
22.04.2024 18:16:00
Yenal Arman
Gümrük Birliği'nde AB ipe un seriyor
Gümrük Birliği'nde AB ipe un seriyor
Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ekonomik köprü olan Gümrük Birliği (GB), 1963 yılında Ankara Anlaşması ile temelleri atılan ve 1996'da yürürlüğe giren bir anlaşmadır. Türkiye yıllardır Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gerektiği ifade ediyor, ancak AB bu konuda adım atmaktan imtina ediyor. Bu anlaşmanın Türkiye'nin AB ile entegrasyon sürecinde önemli bir adım olduğunu düşünenlerin yanında, Türkiye ekonomisine zarar verdiğini ifade edenler de az değil. Gümrük Birliği yürürlüğe girdikten sonra, Türkiye-AB arasındaki ticaret hacmi artış göstermiştir. 1996 yılında 33 milyar dolar civarında olan bu hacim, 2022 yılında 196 milyar dolara ulaştı. Ayrıca, GB, Türkiye'nin Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) yükümlülüklerini yerine getirmesinde de önemli bir avantaj sağlamıştır. Ancak kimi uzmana göre Gümrük Birliği anlaşması olmasa dahi bu ticaret artışı gerçekleşecekti.

Tek istisna Türkiye

AB'de temel kural tam üyelikle birlikte Gümrük Birliği'ne girilmesidir. Hal böyleyken Türkiye üye olmadan AB ile Gümrük Birliği oluşturan Andorra ve San Marino gibi şehir devletleri dışındaki tek ülke oldu. Ekonomisi zayıf yeni üyelere kolaylık niteliğinde uygulanan istisnai kural ise, tam üyelikten bir süre sonra GB'nin başlamasıdır. Örneğin Yunanistan 1981'de tam üye olduğu halde, GB'ye 1986'da girmiştir. İspanya ve Portekiz ise 1986'da tam üye oldukları halde GB'ye 7 yıl sonra yani 1993'te girmişlerdir. AB tarihinde önce GB sonra üyelik hiç olmamıştır. Şu halde bu konuda tek istisna Türkiye'dir.

Gümrük Birliği'nin getirdiği zorluklar

Gümrük Birliği'nin Türkiye açısından olumsuz sonuçları olmuştur. Türkiye, gümrük politikalarını doğrudan belirleme yetkisini kaybetmiş ve AB'nin serbest ticaret anlaşmaları nedeniyle bazı ülkelerle haksız rekabet riskleriyle karşı karşıya kalmıştır. Ayrıca, AB'nin karar alma mekanizmalarına yeterli düzeyde dahil olamaması da eleştirilen noktalardan biridir. Gümrük Birliği'nin bazı sorunlu tarafları şöyle sıralanabilir:
Gümrük Birliği, Türkiye'yi AB'nin tam bir açık pazarı durumuna getirmiştir.
Gümrük Birliği'yle Türkiye dış ticareti yönlendirmede devletin elindeki önemli kozlardan biri olan gümrük politikalarını doğrudan belirleme yetkisini kaybetmiştir. Bu anlaşmaya göre örneğin Türkiye ithalat üzerine istediği gibi ek bir vergi koyamaz.
Teşvik politikalarımızı da kendi ekonomik çıkarlarımıza ve ihtiyaçlarımıza uygun şekilde belirleme imkanı GB yüzünden kalmamıştır. Bu alanda da AB'nin mevzuatına uymak zorundayız.
AB'nin serbest ticaret anlaşması imzaladığı bazı ülkelerin, AB üzerinden pazara girme avantajının da etkisiyle ülkemizle benzer bir anlaşma imzalamada isteksiz kalmasıyla oluşan ticaret sapması ve haksız rekabet risleri.
Gümrük Birliği'ni ilgilendiren alanlarda AB'nin karar alma mekanizmalarına Türkiye'nin yeterli düzeyde dahil olamaması.

Türkiye güncelleme istiyor

Türkiye uzun zanadır Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve modernize edilmesini talep ediyor. Ancak mevcut şartların AB lehine olduğu için muhataplarımız buna pek yanaşmıyor. Güncelleme talebinde Türkiye'nin AB ticaret politikası oluşturulurken danışma prosedürlerinin güçlendirilmesi, uyuşmazlıkların çözümü için etkin bir mekanizma oluşturulması ve karayolu taşımacılığındaki engellerin kaldırılması gibi konular öne çıkıyor. Uzmanlar, bu sürecin başarıyla tamamlanması halinde, Türkiye'nin AB pazarına daha etkin bir şekilde entegre olabileceğini ve karşılıklı ticaretin daha da artacağını öngörüyorlar.Yine Gümrük Birliği ile ilgili olarak görülen bir diğer konu da vize serbestisi. İş görüşmeleri yapma, iş anlaşmaları imzalama, ticaret fuarlarına katılma gibi sebeplerle AB ülkelerine seyahat etmek isteyen iş insanları için vizenin hem maddi bir külfet, hem zaman kaybı hem de psikolojik bir bariyer oluşturması Gümrük Birliği'nin işleyişini olumsuz etkiliyor. Ancak vize serbestisi AB ve Türkiye arasında ayrı bir çerçeve içinde görüşülüyor. İkinci önemli konu ise sanayi ürünleri ticareti ile kısıtlı olan Gümrük Birliği'nin kapsamının yeni alanlara genişletilmesi. Bu alanlar ise tarım ürünleri, hizmet sektörleri ve kamu alımları olarak öngörülüyor. Büyük ihtimalle bu alanlar ile ilgili düzenlemeler için ayrı araçlar kullanılabilecek. Yani Gümrük Birliği kararını revize etme ve ekleme yapmaktan öte ayrı anlaşmalar ile bir ikili ticaret paketi oluşturulacak.

Rolex saatleri kaça satılıyor?

AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu'nun Meclis'te misafir ettiği hemşehrileri ile çektiği selfie'de görülen kolundaki Rolex saat için "Alın teriyle helal yoldan edindiğim saat" demişti. Biz de yenimesaj.com.tr olarak sizler için, ömür boyu çalışsanız alın teriyle alamayacağınız lüks saat dünyasına bir göz attık
22.04.2024 11:30:00 / Güncelleme: 22.04.2024 11:33:10
Fahri Fatih Özcan
Rolex saatleri kaça satılıyor?
Rolex saatleri kaça satılıyor?
AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu'nun Meclis'te misafir ettiği hemşehrileri ile çektiği selfie'de görülen kolundaki Rolex saat gündem olmuştu.

AK Partili Bahadır Yenişehirlioğlu, yarım milyon lirayı aşan değerdeki Rolex saati için "Alın teriyle helal yoldan edindiğim saatimi takmaya devam edeceğim" demişti.

Biz de yenimesaj.com.tr olarak sizler için, ömür boyu çalışsanız alın teriyle alamayacağınız lüks saat dünyasına bir göz attık.


Rolex'in fiyatları


Rolex saatleri, lüks İsviçre yapımı saatler arasında öne çıkan markalardan biri. Rolex, İsviçre'nin Cenevre kentinde kurulmuş bir saat markası olmakla beraber dünyaca ünlü olan İsviçre saatçiliğini devam ettiren bir marka. 

Rolex saatleri, yüksek kalitesi ve lüks imajı nedeniyle birçok kişi için prestij sembolü olarak kabul edilir. Bir Rolex saati takmak, kişinin statüsünü yükselttiği düşünülür.

Rolex saatler genellikle yüksek fiyat aralıklarında bulunur. Fiyatlar, model, malzeme ve özelliklere göre değişir. Örneğin, Oyster Perpetual 36 (Ref. 126000) modeli, 2023 ilkbaharı liste satış fiyatı olarak 5 bin 950 Euro (yaklaşık 208 bin TL) olarak belirlenmiştir.

Rolex Submariner Date model Rolex saatin satış fiyatı 540 bin 744 TL. Rolex Daytona (126500LN 2024) modelinin fiyatı 1 milyon 27 bin TL, Rolex Daytona (116576TBR) modelinin fiyatı ise 9 milyon 812 bin TL.

Rolex marka saatlerin onlarca çeşidi bulunuyor. En düşük fiyatı yaklaşık 250 bin TL'dan başlıyor.


Lüks saat dünyasında başka hangi markalar var?


Rolex dışında lüks saat dünyasında birçok ünlü marka da bulunuyor.

Patek Philippe bunlardan biri. Dünyanın en özel ve yüksek kaliteli saatlerinden bazılarını üreten Patek Philippe, yenilikçi tasarımları ve mükemmel işçiliği ile ün yapmıştır. Nadir modelleri milyonlarca dolara satılıyor.

Bir diğer marka Audemars Piguet. Hala kurucu aileler tarafından işletilen nadir markalardan olan Audemars Piguet, dünyanın en eski saat üreticilerinden biri. Royal Oak serisi ile tanınır.

Vacheron Constantin de ünlü markalardan biri. Mükemmelliğin imzası olarak kabul edilen Vacheron Constantin, yüksek kaliteli saatler üretir ve tarihi bir geçmişe sahiptir.

Almanya'nın en prestijli saat markalarından biri olan A. Lange & Söhne, zarif tasarımları ve hassas işçiliği ile bilinir.

İsviçre'nin en saygın saat üreticilerinden biri olan Jaeger-LeCoultre, inovasyon ve zarafet konusunda ünlüdür.

Modern tasarımları ve cesur materyalleri ile dikkat çeken Hublot, lüks saat dünyasında önemli bir oyuncudur.

Tarihi bir geçmişe sahip olan Breguet, zarif detayları ve yüksek kalitesi ile bilinir.

İnce işçiliği ve zarif tasarımları ile tanınan Piaget, lüks saat severler arasında popülerdir.

Lüks saatlerin yanı sıra mücevherat konusunda da ünlü olan Chopard, zarafeti ve kaliteyi bir araya getirir.

İsviçre'nin en eski saat üreticilerinden biri olan Girard-Perregaux, yüksek kaliteli saatler üretir.

Bu markaların her biri kendi benzersiz tarzları ve özellikleri ile lüks saat dünyasında önemli bir yere sahiptir.


Bu markaların en pahalı saatleri hangileri?


Lüks saat markalarının en pahalı modelleri genellikle özel üretimler veya sınırlı sayıda üretilen koleksiyon parçalarıdır. İşte bazı örnekler:

1. Patek Philippe: Henry Graves Supercomplication. 2014 yılında 24 milyon dolar gibi rekor bir fiyata satılan bu model, dünyanın en pahalı saatlerinden biri olarak bilinir.

2. Audemars Piguet: Royal Oak Tourbillon Chronograph. Audemars Piguet'in imzalı modellerinden biri olan bu saat, 850 bin dolar üzeri bir fiyatla satışa sunuldu.

3. Vacheron Constantin: Tour De I'Ile. 1.5 milyon dolar değerindeki bu saat, markanın en pahalı ve karmaşık modellerinden biri olarak biliniyor.

4. Richard Mille: RM 56-02 Sapphire. 2 milyon dolar fiyat etiketiyle, safir kasasıyla dikkat çeken bu model, markanın en pahalı saatlerinden.

5. Rolex: Antimagnetique Ref. 4113 (1942). 1942 yılında üretilen bu nadir Rolex modeli, 2.4 milyon dolar karşılığında alıcı buldu.

AVM’lerdeki boşluklarda neden file yok?

Cevahir AVM’de peş peşe yaşanan intihar vakalarının ardından ‘güvenlik filesi neden yok’ sorusu bir kez daha gündeme geldi.
22.04.2024 10:26:00
Atakan Akbal
AVM’lerdeki boşluklarda neden file yok?
AVM’lerdeki boşluklarda neden file yok?
Türkiye'de alışveriş hayatının kalbi haline gelen AVM'lerde yaşanan intihar vakaları ve yüksekten düşmeye bağlı ölümler giderek sıklaşıyor.

İstanbul'un en işlek alışveriş merkezlerinden biri olan Cevahir AVM'de bir hafta içinde iki kez yüksekten atlayarak intihar vakası yaşanması, "AVM boşluklarında neden file yok?" sorusunu yeniden gündeme getirdi.

Kampanyadan sonuç alınamadı

İki yıl önce bu tehlikeye dikkat çekmek için Change.org sitesinde başlatılan imza kampanyası sonuç almaya yetmedi. Bu süre zarfında bazı AVM'lerde kazaya bağlı, bazılarında ise intihar kaynaklı ölümler devam etti.

Zorunlu değil

İş Sağlığı ve İşçi güvenliği Uzmanı olan Üsküdar Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Nuri Bingöl, AVM'lerde file uygulaması konusunda mevzuatta bir zorunluluk olmadığını söyledi.

Ancak buna rağmen risk görülen ve şaft boşluğu olan binalarda mevzuatın güvenlik tedbiri alınmasını zorunlu kıldığını belirten Bingöl, "Örneğin 110 cm yüksekliğinde korkuluk yapma zorunluluğu var. Bu yüksekliğin 130 cm'ye yükseltilmesi bir çözüm olabilir." diyor.

"Maliyet ve görsellik etken olabilir"

AVM boşluklarında file uygulamasının yaygınlaşmamasının nedeninin görsellik ve maliyet olabileceğini ifade eden Nuri Bingöl, "Doğru mühendislik hesaplamaları ile her kata olmasa bile kaza durumlarında kazazedenin ölümünü engelleyecek uygulamalar yapılabilir. Özellikle çocukların düşmelerini engelleyecek tedbirlere gerek var. En çok insan sürkilasyonu olan ve çocukların daha çok vakit geçirdiği yeme içme katlarında özel tedbirler alınabilir" d.edi.

Ahmet Hakan: Ak Parti’de “tevazu yarışması” yapılsın

“Kimin arabası daha küçük, daha gösterişsiz, daha eski model, daha ucuz, daha az konforlu ise onun ‘ayın mütevazısı’ seçildiği bir yarışma yapılsın."
22.04.2024 09:25:00
Haber Merkezi
Ahmet Hakan: Ak Parti’de “tevazu yarışması” yapılsın
Ahmet Hakan: Ak Parti’de “tevazu yarışması” yapılsın
Yüksek enflasyon, hayat pahalılığı vatandaşın belini bükerken AKP'li vekillerin ıstakoz paylaşımı, çıktığı tatil, taktığı pahalı saatler tartışma konusu oldu.

Son yaşanan olaylardan biri AKP Milletvekili Şebnem Bursalı'nın Instagram hesabından paylaştığı 'Monaco Yat Kulübü'nde ıstakoz' görseli tartışma konusu olmuştu.

Öte yandan AKP'nin Çankırı Belediye Başkan adayı Hüseyin Filiz'in Maldivler'de çektirdiği tatil fotoğrafı da gündem olmuş, en son AKP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu'nun sonradan sildiği fotoğrafındaki Rolex marka saati dikkati çekmişti.

Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, söz konusu gündeme ilişkin olarak bugün kaleme aldığı "Ak Parti'de 'tevazu yarışması' yapılsın" başlıklı yazısında şunları kaydetti:

"Kimin arabası daha küçük, daha gösterişsiz, daha eski model, daha ucuz, daha az konforlu ise onun 'ayın mütevazısı' seçildiği bir yarışma yapılsın. Kim bir makama kendisini değil de daha liyakatli olduğunu düşündüğü bir arkadaşını öneriyor ise onun 'son 20 yılın mütevazısı' seçildiği bir yarışma yapılsın. Kim oğlunu, kızını, yakınlarını, akrabalarını bulunduğu makamın kıyısından bile geçirmiyorsa onun 'yılın mütevazısı' seçildiği bir yarışma yapılsın. Kim tavuk döner yemeyi tercih ediyorsa, Casio saat takıyorsa, tatil için Yozgat'ın Çamlık'ına çıkıyorsa onun 'günün mütevazısı' seçildiği bir yarışma yapılsın."

AKP'ye tevazu yarışması öneren Hakan, Saray'ın günlük harcaması, Erdoğan'ın onlarca araçtan oluşan konvoyu, özel uçakları ve yazlık sarayları hakkında ise yotum yapmadı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2024

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.