logo
26 MART 2026

Erdoğan: Biz İstanbul'u onların eline ve insafına terk edemeyiz

Eardoğan, "Bugün kentsel dönüşüme karşı propaganda yapanlar, her felakette olduğu gibi Allah korusun İstanbul'da yaşanacak büyük bir felakette milletimizi bir başına bırakacak. Biz İstanbul'u onların eline ve insafına terk edemeyiz." dedi.

30.04.2025 17:40:00
Anadolu Ajansı
Erdoğan: Biz İstanbul'u onların eline ve insafına terk edemeyiz
Erdoğan: Biz İstanbul'u onların eline ve insafına terk edemeyiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ayıplı siyasetin odağı CHP, millete bantların arkasına yine neyi sakladıklarını, hangi şaibeli işlere giriştiklerini izah etmek zorundadır." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya ziyareti dönüşü uçakta gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Türk Devletleri Teşkilatı'yla ilişkileri ve KKTC'ye yönelik gerçekleştireceği ziyarete ilişkin soru üzerine Erdoğan, hafta sonu KKTC'de TEKNOFEST'in yapılacağına işaret etti.

Cumartesi günü burada olmayı planladığını aktaran Erdoğan, KKTC'de muhteşem bir parlamento binası ve Cumhurbaşkanlığı binasını inşa ettiklerini, her ikisinin de gıpta edilecek eserler olduğunu dile getirdi.

KKTC'de yargı binalarının yapımının başlatılmasıyla ilgili adımı atacaklarını bildiren Erdoğan, "Millet bahçeleriyle, donatılarıyla gerçekten muhteşem bir eser orada meydana getirdik ve cumartesi orada olacağız. Biz Kıbrıs Adası'nda iki devletli çözümle tarihi sorunları geride bırakabileceğimizi düşünüyor, çalışmalarımızı bu yönde ilerletiyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin tanınması için gayretlerimizi de artırarak sürdüreceğiz. Türkiye olarak asla KKTC'yi yalnız ve kimsesiz bırakmayız." diye konuştu.

Kıbrıs Türkü'nün hak ve menfaatlerini her platformda savunmanın, Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihi ve insani anlamda sorumluluğu olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu sorumluluğun gereğinin yerine getirilmesi konusunda son derece kararlı olduklarını kaydetti.

"Bu süreçte tüm iddialar yargıya intikal etmiş durumdadır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturmasında gündeme gelen "jammer ve kamera bantlama" görüntüleriyle ilgili CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in ifadeleri hatırlatılarak "Salon toplantılarına bantlama yaptırıyor musunuz' Bavullarla jammer taşıyor musunuz, taşıtıyor musunuz' Bakanlarımız bantlama yapıyor mu, yaptırıyor mu' Jammer taşıyorlar mı'" sorularına karşılık, bunun cevabının İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından en güzel şekilde verildiğini, bu tür bir uygulamanın olmadığını, olamayacağını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Fakat ana muhalefetin başındaki zat, inanın sorsanız 'jammer nerede, ne işe yarar'' bunu bile bilmez. Benim kendi çalışma ofisimde, kendi odamda hangi aletler var, bunun hesabını herhalde Özgür Özel'e verecek değilim. Kalkıp da kameraları bantlamak, onlarla uğraşmak, bu tür davranışlar bizim kitabımızda yazmaz. Öyle bir uygulama bizde yok, buna gerek de yok. Çünkü bu tür yolsuzluğa biz tevessül etmeyiz. Orada valizlerle ne taşınmış' Bu benim işim mi' O valizlerle kim ne getirdi, ne götürdü onun hesabını onlar versin ama bunu yapmıyorlar, yapamıyorlar. Paniklemiş vaziyetteler. Bu süreçte tüm iddialar yargıya intikal etmiş durumdadır. Hatırlarsınız, eskiden gazeteler, ayıplı iş yapanların fotoğraflarını yayımlar, gözlerine de bant çekerlerdi. Ayıplı siyasetin odağı CHP, millete bantların arkasına yine neyi sakladıklarını, hangi şaibeli işlere giriştiklerini izah etmek zorundadır. Ayrıca konunun güvenlik kaygısı olmadığı, güvenlik güçlerimizin açıklamalarıyla açık bir şekilde ortaya çıkmıştır."

"Mevcut CHP yönetimi, siyaseti enfekte etmektedir"

"CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB'deki yolsuzluk iddialarını perdelemek ve manipüle etmek için ne yazık ki, illegal örgütlerle bile işbirliği yapmaktan, ticaret kanununu ihlal başta olmak üzere yasal anlamda suç sayılabilecek fiillere teşebbüsten imtina etmiyor. İç güvenliği hatta milli güvenliği tehdit eden bu tehlikeli gidişi, nasıl değerlendiriyorsunuz'" sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

"Bizim bu noktada herhangi bir sıkıntımız olmadığı için rahatız ama ana muhalefetin başındaki zatın bu konuda derdi çok. Mevcut CHP yönetimi, siyaseti enfekte etmektedir. Sokakları karıştırarak, insanları birbirlerine düşürerek, gündem değiştirme telaşları açıkça görülmektedir. Bunlar, kendilerini kurtarmak için ülkeyi ateşe vermekten çekinmeyecek kadar izanı kaybetmişler. Düşünün, bir siyasi parti ki ana muhalefet partisinden söz ediyoruz yolsuzluk iddialarını örtbas etmek için illegal örgütlerle işbirliği yapıyor, Ticaret Kanunu'nu ihlal ediyor ve dahası milli güvenliği tehdit edecek bir noktaya geliyor. Batı'ya ve Batılı medya kuruluşlarına yalvarıyor. Türkiye'nin ekonomisini, şirketlerini, yargı mensuplarını tehdit edecek kadar ileri gidiyor. Bunları, milletimizin ferasetine havale ediyorum."

"İstanbul'da bir tek riskli yapı bırakmayıncaya kadar çalışacağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'da 23 Nisan'da meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem ve İstanbul'daki kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin de soruları yanıtladı.

İstanbul'da meydana gelen depremin herkesi derinden üzdüğünü, kentsel dönüşümün hayati öneme sahip olduğunu gözler önüne serdiğini ifade eden Erdoğan, "Sayın Kurum, İstanbul'a oradaki CHP'li birçok yerel yöneticiden daha fazla gidiyor zaten. CHP Genel Başkanı İstanbul'a depremden ancak 5 gün sonra gitti. Onda da İstanbul halkıyla dayanışmak için değil, birilerine tekmil vermek için gitti. Biz İstanbul'un dertlerini bazı koltuk sahiplerinin fersah fersah ötesinde dert edinip, çözmek için gecesini gündüzüne katan bir hareketiz ve hükümetiz." dedi.

Türkiye'nin bütün şehirleri gibi İstanbul'a da hizmet etmenin şeref olduğunu vurgulayan Erdoğan, bugüne kadar koparılan gürültülerle İstanbul'da kentsel dönüşümün önüne engeller çıkartıldığını kaydetti.

O engelleri aşmak için çabaladıklarını ancak engellemelerin İstanbul'a zaman kaybettirdiğini belirten Erdoğan, "En son depremde bir kez daha görüldü ki bu gürültücülerin dertleri İstanbul değil. Bunların dertleri başka. Biz, İstanbul'da bir tek riskli yapı bırakmayıncaya kadar çalışacağız. Deprem gerçeğini akıllardan çıkartmayacak ve kentsel dönüşüm bilincini artıracağız. Yoksa bugün kentsel dönüşüme karşı propaganda yapanlar, her felakette olduğu gibi Allah korusun İstanbul'da yaşanacak büyük bir felakette milletimizi bir başına bırakacak. Biz İstanbul'u onların eline ve insafına terk edemeyiz." ifadelerini kullandı. 

Şanlıurfa'da sağanak nedeniyle 4 ilçede eğitime ara verildi

Şanlıurfa Valiliği, sağanak nedeniyle Ceylanpınar ve Viranşehir ilçelerinin tamamında, Haliliye ile Eyyübiye ilçelerinin ise kırsal mahallelerinde eğitime bir gün ara verildiğini duyurdu

26.03.2026 03:59:00 / Güncelleme: 26.03.2026 07:03:54
AA
Şanlıurfa'da sağanak nedeniyle 4 ilçede eğitime ara verildi
Şanlıurfa'da sağanak nedeniyle 4 ilçede eğitime ara verildi

Valilikten yapılan açıklamada, kentte sağanak yağışın etkisini aralıklarla sürdürdüğü hatırlatıldı.

Bu kapsamda bazı tedbirlerin alındığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İlimizin bazı bölgelerinde etkili olan aşırı yağış sebebiyle kırsal mahallelerimizde meydana gelen taşkın olayları ve yol ağında oluşan bozulmalar nedeniyle ulaşımda yaşanabilecek sorunlar göz önüne alınarak, Haliliye, Eyyübiye, Ceylanpınar ve Viranşehir ilçelerimizin kırsal mahallelerinde bulunan bütün okullarda eğitim öğretime 26 Mart 2026 Perşembe günü 1 gün süreyle ara verilmiştir."

Valilik, Meteorolojinin son değerlendirmelerine ilişkin yaptığı açıklamada, "Ceylanpınar ve Viranşehir ilçelerimizdeki bütün eğitim kurumlarında eğitim öğretime 26 Mart Perşembe günü 1 gün süreyle ara verilmiştir." ifadelerini kullandı.

Dilovası davasında sanığın "Şov yapmayın" sözleri tansiyonu yükseltti

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davanın ikinci gününde, Oransal kardeşlerin dayısı sanık Ali Osman A.'nın sözleri gerginliğe sebep oldu. Kimlik tespitinde mesleğini "basiretli iş adamı" olarak tanımlayan sanığın duruşma sırasında müştekilere dönerek "Sesim basiretli geliyor mu'" demesi ve tepkiler üzerine "Şov yapmayın" çıkışında bulunması salonda tansiyonu yükseltti. Çapraz sorgudaki soruları "Sadece külodumun rengini bilmiyorsunuz" ifadeleriyle geçiştiren sanığın tavırları üzerine mahkeme salonunda güvenlik koridoru oluşturuldu

26.03.2026 00:08:00 / Güncelleme: 26.03.2026 06:35:38
İHA
Dilovası davasında sanığın "Şov yapmayın" sözleri tansiyonu yükseltti
Dilovası davasında sanığın "Şov yapmayın" sözleri tansiyonu yükseltti
Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde 2. gün görülen duruşmada savunma yapan tutuklu sanıklardan sorumlu müdür Ünal A., fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiklerini söyleyerek, "2016 yılından bu yana Küresel OSGB'de sorumlu müdür olarak çalışmaktayım. Ağustos 2025 yılı itibarıyla SGK tarafından gönderilen sigorta sicil numaraları içerisinde Ravive isimli iş yeri için görevlendirme geldi. Ağustos ayında görevlendirme gelince Seyfullah arkadaşımız belirtilen adrese gitti ancak Ravive yerine başka bir iş yeri olduğunu fark etti. Bize belirtilen adres Asalet Caddesi 28 numaraydı. Ben de İstanbul'dan Kocaeli'ye gelerek bu durumu teyitledim. İsmail Oransal'ı aradım ancak dönüş alamadım. İnternetten bulduğum Ataşehir'deki adresine gittim, fabrika bekledim ancak ofis olduğunu gördüm" dedi.



"Siz kimsiniz, sizden hizmet alma zorunluluğumuz yok"



İsmail Oransal ile görüşmek istediğini belirten Ünal A., "Aramalarıma rağmen İsmail Bey telefonlarıma dönmedi. En sonunda mesaj attım, o da beni muhasebeci Mustafa Ç.'ye yönlendirdi. Mustafa Bey'e de Ravive'nin adresini mesaj atarak sordum ancak cevap vermedi. Aradım ve konuştuk ancak bu konuşma tartışma havasındaydı. Bana, 'Siz kimsiniz kardeşim, sizden hizmet alma zorunluluğumuz yok' dedi. 'Bir şey olursa hesap bizden sorulacak' dedim. Görüşmelerin üstlerimiz tarafından yapıldığını ve onay alındığını söyledim. İş yerini sordum, bana oraya giremeyeceğimi, iş yeri sahibinin asabi olduğunu söyledi. 'Sözleşmeyi feshederiz, o iş yerine giremezsin' dedi. Ofisime gittiğimde sözleşmenin feshedileceğini bildirdim. Biz de o tarihten itibaren Ravive Kozmetik'i aklımızdan sildik. Hizmet verdiğimiz 450 firma var" diye konuştu.



"Ravive tarafından hizmet kabul edilmeyerek engellendi"



Yangını haberlerden öğrendiklerini belirten sorumlu müdür Ünal A., "3 gün sonra Çalışma Bakanlığı müfettişi tarafından arandık. Ravive Kozmetik ile ilişkimizin olduğunu söylediler. Sisteme baktığımızda sözleşme olan adresin bulunmadığını söyledik. Bilirkişi de ilişkilerimizi tespit etmiş, anlattığım olaylar bunlardır. Görevlendirmemiz olan adres Asalet Caddesi No:28'dir. Ancak belirtilen adreste bu isimle bir firma yoktu. Ravive Kozmetik tehlikeli sınıfta olan bir firmadır. Kabul etselerdi hizmet vermeye devam edecektik. Ravive tarafından engellenmiş ve kabul edilmemiş bir hizmet vardır. Hiçbir sorumluluğum yok. Hatta sınırlarımı zorlayarak Esenyurt'tan Kocaeli'ye geldim. Çok büyük mağduriyet yaşamaktayım. Yangın çıkan adreste görevlendirmemiz yok" ifadelerini kullandı.


"Denetimi yapar, eksikleri bildirirdik"



Savunmasının ardından müşteki avukatlarının çapraz sorgusunda Ünal A.'ya ödeme alıp almadığı soruldu. Ünal A., "Hizmet verilmediği için fatura kesilmedi ve ödeme alınmadı. Muhasebeci Mustafa başka firmadan hizmet aldığını söyledi" dedi.

Ravive Kozmetik'in tehlikeli sınıfta yer aldığı, neden bakanlığa bildirim yapılmadığı sorusu üzerine ise Ünal A., "Bizim böyle bir işleyişimiz yoktur. Zaten Ravive Kozmetik'in ne iş yaptığını bilmiyorduk" yanıtını verdi. Avukatın adres verilseydi denetim yapılması halinde olayın önlenip önlenemeyeceğine ilişkin sorusu üzerine Ünal A., "Denetimi yapar ve eksikleri bildirirdik. Eksiklerin giderilmesini söylerdik" cevabını verdi.



"Şov yapmayın" sözleri salonda gerginliğe neden oldu



Ünal A.'nın ardından "suçluyu kayırma" suçundan yargılanan tutuklu sanık Ali Osman A. kürsüye çıktı. İlk gün kimlik tespitinde mesleği sorulunca kendisini "basiretli iş adamı" olarak tanıtan Ali Osman A.'nın bugün kürsüye çıkınca müşteki tarafına dönerek "Sesim basiretli geliyor mu'" demesi üzerine salonda gerginlik yaşandı. Müşteki vekillerinin tepki göstermesi üzerine sanık Ali Osman A., "Şov yapmayın" dedi.

Bunun üzerine yangında çocuğunu kaybeden bir baba, "Şov yapan sensin. 7 can cayır cayır yandı. Adam gibi iş yapsaydınız böyle olmazdı. Hiç mi vicdanınız yanmadı'" diyerek tepki gösterdi. Yaşananların ardından müşteki ve avukatlarının bulunduğu bölgede güvenlik koridoru oluşturuldu. Bir avukat, salonda taşkınlık olmadığını belirterek, güvenlik koridorunun kaldırılmasını talep etti. Talep yerine getirildi.


"Tek yaptığım budur"



İsmail ve Altay Ali Oransal'ın dayısı olan sanık Ali Osman A. savunmasında, "Sanıklar benimle iletişime geçtiğinde suçlu değillerdi. Sütlüce'de bulunan iş yerinde güvenlik amiri Ali D. ile birlikte oturduğum esnada Çorlu'da bulunan iş yerindeki fabrikama yeğenlerimin girmek istediği bilgisini aldım. Küs olmam sebebiyle onları içeri almamalarını söyledim. Daha sonra Ravive'nin yandığını öğrendim. İsmail ve Altay fabrikamdan çıkmayınca Onay Y.'ye yeğenlerimi fabrikadan uzaklaştırmasını ve polise teslim etmesini söyledim. Tek yaptığım budur. İsmail Oransal ile 5 aydır, Altay Ali Oransal ile de 2 yıl gibi küsüm. Babalarıyla ise ara sıra konuşuyordum. Ravive'deki imalatın nasıl yapıldığını bilmiyorum" ifadelerini kullandı.


Birçok iddiayı reddederek sorulara cevap vermedi



İddianamede yer alan "Canlarını sıkmasınlar, rahat olsunlar. Onları çok sağlam bir şekilde karşıya geçireceğiz. Maddi imkanımız ve gücümüz var. En kötü ihtimalle biz avukatları devreye sokacağız, suçu babaları üstlenecek, onlara bir şey olmayacak. Bu konuşmalarımı yeğenlerime ilet" şeklindeki ifadeleri reddeden sanık, çapraz sorguda sorulan birçok soruyu ise "Her şeyimi biliyorsunuz, sadece külodumun rengini bilmiyorsunuz" diyerek cevapsız bıraktı.


"O saatte aranmıyorlardı" dedi, babanın ölümüyle ilgili iddiada bulundu



Olayın ardından emniyetten kimi aradığı sorulan sanık Ali Osman A., "İsmini vermeyeceğim. Yangınla ilgili bilgi almak için aradım, şahısların teslim olması için tavsiyelerde bulundu" dedi. Avukatların "Neden yeğenlerinizi ihbar etmediniz'" sorusuna ise sanık, "O saatte yeğenlerim henüz aranmıyordu" yanıtını verdi. "Siyasi bağlantılarınıza güvenerek mi bu kadar cesur davranıyorsunuz'" sorusu üzerine Ali Osman A., "Siyasi bağlantılarım olsaydı burada olmazdım" cevabını verdi.

Sanık Ali Osman A., soruşturma sürecinde cezaevinde hayatını kaybeden fabrika sahibi Kurtuluş Oransal ile ilgili, "Kurtuluş Oransal kalp krizinden ölmedi" şeklinde bir iddiada bulunarak, "Acil tahliyemi talep ediyorum" dedi.
Savunmanın ardından duruşma yarına ertelendi.


Ne olmuştu



Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi'ndeki Ravive Kozmetik'te meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından yeniden revize haliyle kabul edildi.

Fabrika sahibi Kurtuluş Oransal ise, tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. İddianamede, kozmetik firması yetkilileri tutuklu sanıkları İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında 'olası kastla öldürme' suçundan 7'şer kez müebbet, 'nitelikli mala zarar verme' suçundan ise 3'er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

İddianamede ayrıca fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.'nin 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Oransal kardeşlerin dayısı sanık Ali Osman A., Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B. hakkında da 'suçluyu kayırma' suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Bakan Gürlek'in tapu kayıtlarını sorgulayan tapu müdürü tutuklandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in tapu kayıtlarını sorguladığı ortaya çıkan Afyonkarahisar Çobanlar İlçe Tapu Müdürü M.D, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı

25.03.2026 15:38:00
İHA
Bakan Gürlek'in tapu kayıtlarını sorgulayan tapu müdürü tutuklandı
Bakan Gürlek'in tapu kayıtlarını sorgulayan tapu müdürü tutuklandı
Afyonkarahisar Çobanlar İlçe Tapu Müdürü M.D.'nin 12 Şubat 2026 günü saat 15.38'de Adalet Bakanı Akın Gürlek'in kayıtlarını sorguladığı belirlendi. Yapılan tespitin ardından M.D, savcılık talimatıyla Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler tarafından gözaltına alındı.

M.D.'nin, A.S. isimli şahıs üzerinden eski CHP Afyonkarahisar İl Başkanı Faruk Duha Erhan ile irtibatlı olduğu ve tapu sorgulaması sonrasında defalarca bir araya geldikleri iddia edildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından sabah erken saatlerde adliyeye sevk edilen M.D., savcılıktaki sorgusunun ardından 'kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve görevi kötüye kullanma' suçlamasıyla çıkarıldığı sulh ceza hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

M.D.'nin ifadesinde tapu sorgulamasını "merakından" yaptığını söylediği öğrenildi. M.D., adliye çıkışında gazetecilerin 'neden sorgulama yaptınız' sorusunu cevapsız bıraktı.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesini tehdit eden şüpheli tutuklandı

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli paylaşımlar yapan şüpheli tutuklandı

25.03.2026 15:35:00
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesini tehdit eden şüpheli tutuklandı
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesini tehdit eden şüpheli tutuklandı
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin annesi Yasemin Akıncılar Minguzzi'ye tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen şahıs hakkında Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği'ne müracaatta bulunulmuştu.

Yasemin Akıncılar Minguzzi'nin ihbarı sonrası Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştı. Yürütülen soruşturma kapsamında şüphelinin, acılı anneye yönelik sosyal medya üzerinden tehdit içerikli paylaşımlar yaptığı belirlenmişti.

Şüpheli tutuklandı

Başsavcılıkça verilen talimatla harekete geçen emniyet güçlerince kimlik bilgileri tespit edilen M.E.U., Yalova'da gözaltına alınmıştı. Şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi ve 'suç örgütlerinin isimlerini kullanarak tehditte bulunma' suçundan çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Tokat'ta Çekerek Irmağı taştı: Şeker pancarı ekimi durdu

Tokat'ın Yeşilyurt ilçesinde Çekerek Irmağı'nın taşması sonucu tarım arazileri sular altında kalırken, şeker pancarı ekimi için tarlalarına giremeyen çiftçiler yetkililerden çözüm bekliyor

25.03.2026 15:06:00 / Güncelleme: 25.03.2026 15:08:55
İHA
Tokat'ta Çekerek Irmağı taştı: Şeker pancarı ekimi durdu
Tokat'ta Çekerek Irmağı taştı: Şeker pancarı ekimi durdu
İlçeye bağlı Çıkrak Mahallesi'nde, kar sularının erimesi ve etkili olan yağışlar nedeniyle Çekerek Irmağı'nın debisi yükseldi. Irmak seviyesindeki artış sonucu çevredeki tarım arazileri su altında kaldı.



Bölgede özellikle pancar ekimi için hazırlık yapan çiftçiler, tarlaların sularla kaplanması nedeniyle ekim yapamaz hale geldi. Arazilerin büyük bölümünün çamur ve suyla dolu olduğu görülürken, üreticiler ekim sezonunun gecikmesinden endişe ediyor.



Mahalle sakinlerinden Arif İncebiz, "Pancar ekeceğimiz arazi ekim zamanımız gelmiştir. Tarlalarımız şu anda sular içerisindedir. Çaresiziz. Yetkililerden bu işe el atmalarını bekliyoruz. Aşırı yağışların yüksek gitmesi nedeniyle şu an arazimize giremiyoruz. Traktörlerimiz girdiği yerde çamurdan çıkamıyor" dedi.



Öte yandan, bölgede suyun ne zaman çekileceği belirsizliğini korurken, çiftçiler yetkililerden kalıcı çözüm talep ediyor.

7 işçinin öldüğü faciada fabrika sahibinin diğer oğlu da hakim karşısında: "Kalbim ağrıyor"

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin yargılanan sanıklardan, fabrika sahibi Kurtuluş Oransal'ın oğlu Altay Ali Oransal da, fabrikanın asıl yöneticisinin ölen babası Kurtuluş Oransal olduğunu, şirketin sadece kağıt üzerinde kendilerine ait olduğunu öne sürdü. Avukatların, fabrikadaki iş güvenliği eksikliklerini hatırlatarak, "Makine mühendisisiniz, çıplak gözle görülebilecek bu eksiklikleri görmediniz mi, kör müydünüz" şeklindeki sorusuna sanık Oransal, "Makine mühendisiyim ancak o alanda hiç çalışmadım" yanıtını verdi. Yine avukatların 7 işçinin acı ölümünü hatırlatıp vicdan azabı çekip çekmediğini sorduğu sanık Altay Ali Oransal, kendisinin de acılı olduğunu söyleyerek, "Ben de babamı kaybettim, tabii ki kalbim ağrıyor" ifadelerini kullandı

25.03.2026 14:14:00 / Güncelleme: 25.03.2026 14:20:28
İHA
7 işçinin öldüğü faciada fabrika sahibinin diğer oğlu da hakim karşısında: "Kalbim ağrıyor"
7 işçinin öldüğü faciada fabrika sahibinin diğer oğlu da hakim karşısında: "Kalbim ağrıyor"
Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde yapılan duruşmanın ikinci gün oturumunda savunması alınan tutuklu sanıklardan Ravive Kozmetik'in resmi yetkilisi Altay Ali Oransal (35), hayatını kaybedenlerin yakınlarına Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyerek savunmasına başladı. Babası Kurtuluş Oransal'ın tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçirerek vefat ettiğini hatırlatan Oransal, "Ben de sorumluların cezalandırılmasını istiyorum" dedi.

Makine mühendisliği bölümü mezunu olduğunu söyleyen Oransal, "Annem ve babam boşandıktan sonra kardeşimle annemle kalmaya başladık. Web sitesi üzerinden e-ticarete atıldık. Babam borçları olduğunu söyledi. Kendine ufak bir yer açmak istedi ve borç para istedi. Borcu sebebiyle adına şirket kuramıyordu. Pandemide yaşanan kolonyaya olan ihtiyaç sebebiyle kârlı olacağını düşündük ve borç para verdik. Adımıza şirketi açtı" dedi.



"Ben senede birkaç kez gittiğim Ravive'den gelir elde etmedim"

Patlamanın yaşandığı Ravive isimli fabrikayı çok az ziyaret ettiğini ve söz konusu işletmeden para almadığını iddia eden eden Altay Ali Oransal, "Geçimimizi krem markamızdan sağlıyorduk. Kadınlar tarafından çok tercih edilen markamızdır. Shauran da Fransa'da üretilen markamızdır. Biz gelirimizi bu iki markadan sağlıyorduk. Ben senede birkaç kez gittiğim Ravive'den gelir elde etmedim. Yöneticilik veya başka bir ilişkim yoktur. Fabrikaya son 6 ayda 1veya 2 kez gitmişimdir. Buranın denetlenmesini veya üretimini yapmış değilim" diye konuştu.

"Hiç gitmediğim fabrikada nasıl talimat verebilirim"

Sanık Oransal, savunmasına şöyle devam etti:
"Tuncay Yıldız'ı (fabrikanın vefat eden çalışanı) hayatımda birkaç kez aradım. Babamdan sonra fabrikada en etkili kişidir. Gülhan Bendi'yi (çalışan) simaen bilirim. Kendisine hiç talimat vermedim. Talimat verdiğim iddiası yalandır. Hiç gitmediğim fabrikada nasıl talimat verebilirim' Gülhan Bendi, WhatsApp gruplarında talimat veriyormuş, fabrikadaki sorumlu kişilerden biridir. İfadesi ile sorumluluğu üzerinden atmaktadır."

"Yanımda pasaportum varken kaçmadım"

Olay günü yaşananları da anlatan Oransal, "Olay günü kardeşim beni aradı ve patlama olduğunu söyledi. İkinci arayışında can güvenliğimizin olmadığını, avukatın da il dışına çıkmamız gerektiğini söylediğini aktardı. Ravive'de hiçbir yetkim yoktur. Fiili yöneticisi Kurtuluş Oransal'dır. 5 aydır tutukluyum, hiçbir kusurum ve kastım yoktur. O gün kaçabilecek şansım varken, sınıra 1,5 kilometre uzaklıktayken ve yanımda pasaportum varken kaçmadım. Çünkü olayda sorumluluğum olmadığını düşünüyorum. Serbest bırakılmayı talep ediyorum. Olay günü kardeşim beni aldı ve dayımın fabrikasına gittik. Oradan da eve geçtik. Güvenli bir eve gittik. Tekirdağ'a gitmeden önce Gökberk kardeşimin dizüstü bilgisayarını ofisten alıp kendisine getirmiş."

"Biz hammaddeyi veriyorduk"

Markalarına ait jel kremin Ravive'de üretildiğini söyleyen Oransal, "Markamız, Ravive dışında başka yerde de üretiliyordu. Sadece markamıza ait jel krem Ravive'de üretiliyordu. Ravive'de üretilen markamızın denetimini kim yapıyordu bilmiyorum. Biz hammaddeyi veriyorduk" şeklinde konuştu.

"Ravive'deki kişilerin sigortasız olduğuna dair bilgim yok"

Sanık Altay Ali Oransal, Ravive'deki tüm işleyişin babasına ait olduğunu öne sürerek, "Ravive'deki tüm gelir ve giderler babama aitti. Ravive'nin hem eski hem de yeni yeriyle ilgili bilgim yok. Taşınma olayıyla ilgili bilgim yok. Üretim kısmıyla ilgili de söz sahibi ve müdahale hakkına sahip değilim. Ravive'deki depoda kardeşimle olan markamıza ait patlama anında stoklanmış olan ürün olup olmadığını bilmiyorum. Bir yazılım şirketim vardı. Yazılım bilgimden dolayı açtık ancak beceremedik. Sonra Gökberk'e ve Aleyna'ya devrettik. Başakşehir'deki ofisimizde Gökberk göstermelik kiraladı. Gökberk'in ürünleri nereden temin ettiğini bilmiyorum ancak Ravive'de fason üretim yapıyordu. Ravive'ye müşteri bulma gibi bir durumum ve çabam olmadı. Hayatımın büyük bir kısmını markam olan Shauran'a adadım. Ravive'deki kişilerin sigortasız olduğuna dair bilgim yok. Ravive'de denetim, üretim veya yönetici pozisyonum yoktur. Fabrika ve üretimde olan her şey babama aitti, o ilgileniyordu. Benim veya kardeşimin ilgisi yoktur" ifadelerini kullandı.

"İsteseydim uçakla da gidebilirdim, evim havalimanına yakındır"

Yakalandıkları sırada üzerlerinde ele geçirilen 530 avro, 4 bin 350 dolar, 20 bin lira ve 2 pasaporta ilişkin mahkeme heyetinin sorusunu yanıtlayan sanık Oransal, söz konusu meblağın kardeşiyle kendisine ait toplam para olduğunu ifade etti. İşleri gereği sık sık yurt dışına çıktıkları için yanlarında sürekli döviz taşıdıklarını ve güvenlik sebebiyle banka kartlarının kapatıldığını öne süren Oransal, "Kaçma eylemi firari olan, kaçma ihtimali olan kişidir. Beni polis de aramadı. İsteseydim uçakla da gidebilirdim, evim havalimanına yakındır" şeklinde savunma yaptı.

"Babam gelir gideri hesaplayamayan biriydi"

Ayrıca, şirketin uzun yıllar neden kendi adlarına kayıtlı kaldığına yeniden açıklık getiren Oransal, babasının borç batağında olduğunu savunarak, "Babam borç batağındaydı. Ona yardımcı olmak sebebiyle şirketin kurulumunu kabul ettik. Babam gelir gideri hesaplayamayan biriydi. Babamın borçlarının bitmemesi sebebiyle uzun yıllar firmayı devredemedik. Ravive'den gelecek gelire ihtiyacım yok. Zaten iki markamızdan da gelirim vardı" dedi.

"Babamın böyle bir ifade verdiğine inanmıyorum"

Savunmasının ardından müşteki avukatlarının çapraz sorgusuna geçilen sanık Altay Ali Oransal'a, babası Kurtuluş Oransal'ın soruşturma aşamasında verdiği "Şirket oğullarımın yönetimindeydi" şeklindeki ifadesi hatırlatıldı. Bu beyana karşı çıkan sanık, "Babamın böyle bir ifade verdiğine inanmıyorum. Sadece kağıt üzerinde yönetim kurulunda göründüğüm için yargılanıyorum ancak olayda hiçbir sorumluluğum yoktur" diye konuştu.

"Kör müydünüz'" tepkisi

Müşteki avukatlarının fabrikadaki iş güvenliği ihlallerini hatırlatarak, "Bu risklerden haberdarsınız. Hem şirkette yetkilisiniz hem de kendi markanız Ravive firmasında üretiliyor. Neden denetlemediniz'" sorusunu yöneltmesi üzerine Oransal, "Benim üretim tecrübem yoktu. 25 yıldır bu sektörde olan babam orayı işletiyordu" savunmasını yaptı.

Bir avukatın, "Makine mühendisi olarak oradaki eksiklikleri çıplak gözle görebilecekken bunları görmediniz mi, kör müydünüz" şeklindeki sert tepkisine ise sanık, "Ben sadece makine mühendisliği bölümünden mezunum, o alanda hiç çalışmadım" yanıtını verdi.

Sanığa, savunmasında sıkça dile getirdiği "babasının borç batağında olduğu" yönündeki ifadeleri üzerinden borcun miktarı ve neden kendi markalarından elde ettikleri gelirle bu borcu kapatmadıkları da soruldu. Babasının ne kadar borcu olduğunu tam olarak bilmediğini ancak ortada ciddi bir rakam olduğunu öne süren sanık, babasının gelir-gider dengesinin sürekli inişli çıkışlı olduğunu belirtti.

Müşteki avukatlarının, vergi denetimi raporlarına yansıyan ve "kişisel borç" açıklamasıyla şahsına gönderilen 1 milyon 800 bin liralık para transferini sorması üzerine ise Oransal, "Bu gelen para ile ilgili hiçbir bilgim yok. Muhasebecinin yaptığı bir işlemdir" dedi.

"Ben de babamı kaybettim, kalbim ağrıyor"

Fabrikadaki yangın merdiveni eksikliği ve yangın denetimlerine ilişkin sorular üzerine de bilgisi olmadığını savunan sanık, "Babamın fason kolonya dolumu yaptığından haberim vardı ancak babam kolonya üretimi yapmadı. Sadece fason dolum hizmeti veriyordu" ifadelerini kullandı.

Son olarak müşteki avukatlarının, "Olayda 7 kişi hayatını kaybetti. Hiç vicdan azabı duymuyor musunuz'" şeklindeki sorusuna sanık Oransal, "Ben de babamı kaybettim. Tabii ki kalbim ağrıyor" şeklinde karşılık verdi.

Altay Ali Oransal'ın savunmasının ardından duruşmaya ara verildi.

Ne olmuştu?

Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi'ndeki Ravive Kozmetik'te meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti.

Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından yeniden revize haliyle kabul edilmişti. Ayrıca, fabrika sahibi Kurtuluş Oransal ise tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmişti.

İstenen cezalar

İddianamede, kozmetik firması yetkilileri tutuklu sanıkları İsmail Oransal ile abisi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında 'olası kastla öldürme' suçundan 7'şer kez müebbet, 'nitelikli mala zarar verme' suçundan ise 3'er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istenmişti.
İddianamede, fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.'nin 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 2 yıl 8 aydan 22'şer yıl 6'şar aya kadar hapis talep edilmişti. Ayrıca Oransal kardeşlerin dayısı Ali Osman A., Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B.'nin ise 'suçluyu kayırma' suçundan 6 aydan 5'er yıla kadar hapsi istenmişti.

İstanbul'da 122 tabanca ele geçirildi

İstanbul'da kaçak silah operasyonu: 2 av tüfeği ve 122 tabanca ele geçirildi

25.03.2026 10:54:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da 122 tabanca ele geçirildi
İstanbul'da 122 tabanca ele geçirildi
İstanbul'un Sancaktepe ilçesinde yasadışı silah kaçakçılarına yönelik bir araca ve eve yapılan operasyonda, 2 av tüfeği, 122 kurusıkıdan çevirme tabanca ve bu silahlara ait 350 mermi ile çok sayıda silah parçası ele geçirildi. Silah ve mühimmatlar ile bağlantılı 2 şüpheli gözaltına alındı.

Emniyet kaynaklarına dayanan bilgilere göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri ile İstihbarat Şube Müdürlüğü birimleri, araçlarla Sancaktepe ve Kartal ilçelerine kaçak silah sevkiyatının yapılacağı bilgisi üzerine harekete geçti.



Savcılık tarafından alınan izinle bir kapalı kasa bir minibüsü Sancaktepe ilçesi İnönü Mahallesi civarında yakın takibe alan Organize Polisi, silah sevkiyatı olacağı yönünde elde edilen istihbari bilgiler neticesinde bir süre sonra aracın önünü keserek durdurdu.

Sancaktepe ilçesi İnönü Mahallesi'nde sokak içerisinde durdurulan araçtaki 2 kişi gözaltına alındı. ve sonrasında bir ikamette yapılan aramalarda toplamda, kurusıkıdan çevirme 122 tabanca, 2 av tüfeği, bu silahlara ait 350 mermi, 12 sürgü, 44 gövde, 100 namlu ve muhtelif sayıda silah parçası ele eğitildi.

Olayla bağlantılı oldukları iddiasıyla gözaltına alınan 2 şüpheli, sorgulanmak üzere Organize Suçlarla Mücadele Şubesine götürüldü. Zanlılar ile ilgili yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

Adalar halkı: 'Mağduruz, sesimizi duyan var mı?'

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde CHP ve AKP üyelerinin komisyonda karar verip UKOME'den oy birliği ile çıkardıkları bir karar ile Adalar'da yasal olan üç tekerlekli araçları yasakladılar, esnafı ve ada halkını mağdur ettiler

24.03.2026 20:22:00 / Güncelleme: 24.03.2026 20:24:12
Hasan Gündoğdu
Adalar halkı: 'Mağduruz, sesimizi duyan var mı?'
Adalar halkı: 'Mağduruz, sesimizi duyan var mı?'
Engelli ve yaşlılar, evi uzak noktada olanlar mağdur oldu. Esnafa ve halka 4 tekerlekli araç alacaksınız diye bir dayatma yaptılar.

Türkiye'nin her yerinde yasal olan bu araçlar Adalar'da neden yasak oldu bunun cevabını hiçbir kurum vermiyor. Yetkililer, yolda yakaladığı her aracı vatandaşın elinden alıyor ya yediemine gönderiyor ya da altından kalkılamayacak bir ceza yazıyor.



Heybeliada'da esnaflık yapan İsmail Kırca, yaşadıkları mağduriyetten şikayetçi oldu ve ada Adalar halkı adına tepkisini şu sözlerle ifade etti:

"400 bin 900 bin arası aracımızı elimizden alıyorlar. Ekonominin bu kadar kötü olduğu esnafın ve halkın kan ağladığı bir yerde bu araçları alacak gücümüz yok. Lütfen yetkililer, bizi yönetenler sesimizi duyun.

Ben üç defa dosya verdim trafik şubeye. Bana en ağır demir işi esnaf olarak sana araç yok diye telefon açtılar.

Burası muz cumhuriyeti mi? Neden bize yazılı cevap verilmiyor? Neden ret olundu?

Ayrıca ben kendim araştırdım, benim dosyadan iş yeri ruhsatım kaybolmuş. İki evrağa sahip olamayan kurum olur mu?

Bu konuda çok mağduruz halkın çoğunluğu çok kızgın ama iki siyasi partiye üyesi oldukları için açık açık eleştiremiyorlar ne yazık ki.

Sesimizi duyun."

Güler'den İngiltere'ye Eurofighter Typhonn çıkarması


 
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İngiltere Savunma Bakanı John Healey'in resmi davetlisi olarak bugün İngiltere'yi ziyaret ederek, Eurofighter Typhonn savaş uçağı tedarikine ilişkin görüşmede bulunacak.
 

24.03.2026 16:25:00
AA
 Güler'den İngiltere'ye Eurofighter Typhonn çıkarması
 Güler'den İngiltere'ye Eurofighter Typhonn çıkarması

Milli Savunma Bakanlığından (MSB) yapılan açıklamaya göre Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İngiltere Savunma Bakanı John Healey'in resmi davetlisi olarak İngiltere'yi ziyaret edecek. Ziyaret kapsamında her iki Bakan tarafından ikili ve bölgesel savunma ile güvenlik ve savunma sanayisinde işbirliği konuları değerlendirilecek.

Türkiye ve İngiltere arasında devam eden ve geçen yıl ekim ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İngiltere Başbakanı Keir Starmer arasında ilk imzaların atıldığı "Eurofighter Typhonn savaş uçağı tedariki" konusu da gündemde olacak.

Milli Savunma Bakanı Güler, Eurofighter Typhonn savaş uçağının üretim tesislerini de ziyaret edecek.

Ağrı'dan acı haber

Ağrı'da askeri araç kazasında Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay şehit oldu

24.03.2026 14:38:00
Anadolu Ajansı
Ağrı'dan acı haber
Ağrı'dan acı haber

Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde askeri araç kazasında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay'ın şehadet haberi, Hatay'ın Kırıkhan ilçesindeki ailesine ulaştırıldı.

Askeri yetkililer, 25 yaşındaki Açay'ın, Demirkonak Mahallesi'nde yaşayan annesi Emine Açay'a sağlık ekipleri eşliğinde şehadet haberini verdi.

Haberin ardından eve ve çevresine Türk bayrakları asıldı.

İkamete giden aile yakınları ve vatandaşlar, başsağlığı dileklerini iletti.

Babasını 2003'te kaybettiği ve bekar olduğu öğrenilen Açay'ın cenazesi, yarın Kırıkhan Şehitliği'nde toprağa verilecek.

Milli Savunma Bakanlığı, Doğubayazıt'ta meydana gelen askeri araç kazasında Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay'ın şehit olduğunu bildirmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.