logo
24 HAZİRAN 2026

Erdoğan: Bu milletin Gazi Mustafa Kemal'le sıkıntısı yoktur

"Bu seçimlerde elde edeceğimiz zaferle Özgür efendiyi de özgürleştireceğiz"

07.01.2024 15:08:00 / Güncelleme: 07.01.2024 15:45:13
Haber Merkezi/AA
Erdoğan: Bu milletin Gazi Mustafa Kemal'le sıkıntısı yoktur
Erdoğan: Bu milletin Gazi Mustafa Kemal'le sıkıntısı yoktur
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına ilişkin, "Daha fazla kan dökerek, daha fazla can alarak, daha fazla çocuk öldürerek abat olacaklarını zannedenler er ya da geç ilahi adaletle yüzleşeceklerdir. Biz de bu süreçte dünyadaki vicdan sahibi diğer tüm ülkelerle beraber zalimlerden hukuk önünde hesap sorulması için gereken her türlü çabayı göstereceğiz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Aday Tanıtım Toplantısı'nda "Yeniden İstanbul. Nasıl buldunuz, hazır mıyız?" diyerek konuşmasına başladı.

Salondaki katılımcılar nezdinde 81 ildeki dava arkadaşlarına selam ve sevgilerini gönderdiğini kaydeden Erdoğan, aşkları ve sevdaları için salonlara sığmayan muhabbetlerinden ötürü katılımcılara şükranlarını sunduğunu belirtti.

Erdoğan, geçen günlerde hayatını kaybeden AK Parti Balıkesir İl Gençlik Kolları Başkanı Hüseyin Murat Uysal'la birlikte ebediyete uğurladıkları tüm dava ve yol arkadaşlarını rahmetle yad ettiğini aktararak, onların ruhları için birer Fatiha okunmasını istedi.

Allah'tan ülkesinin, milletinin, insanlığın huzuru, selameti ve saadeti için çalışan vefakar insanların hepsinden ayrı ayrı razı olmasını dileyen Erdoğan, "Yine bu vesile ile 'Ölürsek şehit, kalırsak gaziyiz' inancıyla vatanımızın bekası, milletimizin istiklal ve istikbali uğrunda can veren aziz şehitlerimize Allah'tan mağfiret niyaz ediyorum. Gazilerimize Mevla'dan sıhhat ve afiyet temenni ediyorum. Asrın felaketi olan 6 Şubat depremlerinde kaybettiğimiz 50 bini aşkın vatandaşımızın her birini aynı şekilde buradan rahmetle anıyorum." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aday Tanıtım Toplantıları'nı 7 Ekim'den bu yana İsrail'in vahşetine maruz kalan Gazzeli kardeşlerin acısıyla yüreklerin dağlandığı son derece hüzünlü bir dönemde gerçekleştirdiklerini dile getirerek, "İsrail'in alçakça, barbarca saldırıları sonucunda şehit düşen çoğu çocuk ve kadın 23 bin Filistinli kardeşimize de Allah'tan rahmet diliyoruz. İsrail güçlerine karşı vatanlarını ve onurlarını savunan tüm Filistinli yiğitlere buradan selamlarımızı iletiyoruz. Daha fazla kan dökerek, daha fazla can alarak, daha fazla çocuk öldürerek abat olacaklarını zannedenler er ya da geç ilahi adaletle yüzleşeceklerdir. Biz de bu süreçte dünyadaki vicdan sahibi diğer tüm ülkelerle beraber zalimlerden hukuk önünde hesap sorulması için gereken her türlü çabayı göstereceğiz." ifadelerini kullandı.

Ömer Karaoğlu'nun seslendirdiği "La ilahe illallah" isimli eserde yer alan "Alnımızın aklığı, kafire kabus olur, Mazlumun canı yansa, ahı bize dokunur. Düşmez dilimizden, sökülmez kalbimizden, en kutlu sözdür bu La ilahe illallah." mısralarını okuyan Erdoğan, şöyle devam etti:

"İçimizdeki İsrail muhipleri rahatsız olsa da birileri istiyor diye biz kardeşlerimize mazlum ve mağdurlara sırtımızı asla dönmeyeceğiz. Dün nasıl Bosna'daki kardeşlerimizin yanında yer aldıysak, Kafkasya'daki kardeşlerimizin mücadelesine destek verdiysek bugün de 'Suriye ile Irak ve Kudüs'te ne işiniz var?' diyenlere aldırmadan tüm imkanlarımızla Filistinli kardeşlerimizin yanında dimdik duracağız. Yeni yılı Galata Köprüsü'nde 'Şehitlerimize rahmet Filistin'e destek, İsrail'e lanet' yürüyüşü ile karşılayan, Gazzeli mazlum ve masumların sesi olan 250 bin kardeşime canıgönülden teşekkür ediyorum. Rabb'im, bu zor zamanlarda insani değerleri adaleti ve barışı savunan herkesten razı olsun."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart 2024 seçimlerinde partilerini temsil edecek 11 büyükşehir ve 15 il belediye başkanlarını açıklayacaklarını kaydederek, bu isimlere başarı temennilerini iletti.

Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Aday Tanıtım Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin ülkede istişare kültürünün en geniş ve etkin şekilde uygulandığı tek siyasi teşekkül olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Adaylarımızı kapsamlı istişareler, araştırmalar, değerlendirmeler sonunda belirledik. Elbette her husus gibi bu konuda da eksiğimiz, fazlamız olabilir. Ama ülkemiz, şehirlerimiz ve partimiz için en hayırlısını istediğimizden, bu doğrultuda samimi gayret gösterdiğimizden hiç kimse şüphe etmesin. Esasen bizim belediyecilikteki müktesebatımız yeni değildir. Artık 30 yılı bulan şanlı bir geçmişten süzülüp gelen birikim ve donanıma sahibiz." dedi.

1994 yılından itibaren ülkede yeni bir belediyecilik felsefesini ve uygulamasını hayata geçirmiş bir kadro olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Biz milletimize rüştümüzü önce yerel yönetimlerde ispat ettik. Tüm zorluklara, vesayet güçlerinin tüm engellemelerine rağmen hamdolsun belediyecilikte adeta bir destan yazdık. '94 ruhu' denilen belediyecilik anlayışıyla Türkiye'de yepyeni bir çığır açtık. Yerel yönetimlerde bir referans haline geldik. Mahalli idarelerde elde ettiğimiz başarılardan aldığımız ilhamla ülke yönetimine talip olduk. Şehirlerimizin makus talihlerini nasıl tersine çevirdiysek, ülkemizin kalkınma ve demokrasi eksiklerini de tamamlamak için harekete geçtik."

"İstanbul çöp, çukur, çamur diye tanımlanmıyor muydu?" diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çöpten, çukurdan, çamurdan İstanbul'umuzu nasıl temizlediysek, şimdi de tüm Türkiye'de 30 büyükşehir ve onun yanında 51 il belediyesiyle bu temizlik için yola çıktık." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonda açılan "Yeniden İstanbul, Yeniden AK Parti" yazısını işaret ederek, Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır ve kararlı olduklarını söyledi.

Erdoğan'ın, "Hazır mıyız? Kararlı mıyız? Öyleyse durmak yok" diye seslendiği salondan "Evet", "Yola devam" sesleri yükseldi.

''21 yılı aşkın süredir iktidarımızı kesintisiz sürdürüyoruz''

Partisinin kuruluşundan sadece 15 ay sonra girdikleri 3 Kasım 2002 seçimlerinde milletin teveccühüyle iktidara geldiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her anı eser ve hizmet siyasetiyle dolu dolu geçen 21 yılı aşkın süredir de iktidarımızı kesintisiz sürdürüyoruz. Mayıs ayında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanarak Cumhur İttifakı'yla da Meclis'te çoğunluğu elde ederek, milletimizden 5 yıl daha yetki aldık. Amacımız, 31 Mart 2024 seçimleri için de milletimizin huzuruna gerçek belediyecilik sözümüzü yerine getirecek adaylarla çıkmaktır. Merkezi yönetimde ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetleri belediyelerdeki başarılarla taçlandırmadan Türkiye Yüzyılı hedefimizin eksik kalacağına inanıyoruz." diye konuştu.

Muhalefet partilerindeki belediyelerin kötü yönetilmelerinin faturasını da milleti mağdur etmemek adına yeri geldiğinde kendilerinin ödemek mecburiyetinde kaldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizi ve şehirlerimizi böyle bir iklimle karşı karşıya bırakmaya hiçbirimizin hakkı yoktur. Öyleyse bunun için adaylarımızı tespit ederken şehirlerinin her anında hep yanında olacak ehil isimlerden oluşmasına bilhassa dikkat ettik." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin hizmet belediyeciliğinden uzak şekilde yıllardır adeta eziyet çeken il ve ilçelerdeki vatandaşlara bir çağrıda bulunmak istediğini belirterek, şöyle devam etti:

"Gençler, fazla zamanımız yok. 31 Mart'a kadar 'Durmak yok yola devam.' diyoruz. Muhalefetin ideolojik dayatmaları ve korku siyaseti sebebiyle hak ettikleri hizmetlerden mahrum kalan vatandaşlarımıza 'Mecbur değilsin, şehrin seninle değişsin.' diyoruz. Nerede yaşarsa yaşasın hiç kimse hizmetsizliğe mahkum değildir. Hiçbir insanımızın beceriksizlere tıpış tıpış oy verme mecburiyeti yoktur. İşte bu anlayışla kendini değil kentini düşünen, laf değil proje üreten, bahane değil çözüm peşinde koşan, kendi hayatını değil halkın hayatını kolaylaştıran, kibirle değil, tevazuyla hareket eden velhasıl kendi bireysel amaçlarının değil şehrinin ve orada yaşayanların gündemiyle yatıp kalkacak, kendini şehrine hizmet etmeye vakfedecek belediye başkan adaylarıyla milletimizin karşısına çıkıyoruz."

''Cumhur İttifakı olarak 31 Mart'ta seçim zaferlerine en büyük halkayı ilave edeceğiz''

15 Ocak Pazartesi günü diğer adaylarını tanıtacakları hem de seçim beyannamelerini açıklayacakları büyük bir tören yapacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim startını verecekleri bu törenle birlikte artık adaylarıyla, teşkilatlarıyla, üyeleriyle gece gündüz sahada olacaklarını kaydetti.

Cumhur İttifakı olarak 31 Mart'ta seçim zaferlerine en büyük halkayı ilave edeceklerine inandıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Allah'ın yardımı, milletimizin desteğiyle Türkiye, 30 büyükşehir ve 519 ilçesi, 51 il ve 403 ilçesi, 390 beldesiyle belediyecilikte yeni bir dönemin kapılarını aralayacaktır. Yine yaklaşık 50 bin 500 mahalle ve köy muhtarımız da bu seçimde belirlenecek. Dünyada yerel demokrasinin bu kadar yaygın bir şekilde, doğrudan millet iradesiyle işlediği pek az ülke vardır. Darbelerin ve vesayetin baskısından uzak, tamamen hür iradesiyle şehrinin belediye başkanlarını, belediye meclis üyelerini, il genel meclis üyelerini, mahalle ve köy muhtarlarını, kısaca mahalli idarelerini belirleyecek vatandaşlarımıza şimdiden şükranlarımızı sunuyoruz." diye konuştu.

"Bu milletin ne cumhuriyetle ne de Gazi Mustafa Kemal'le sıkıntısı, programı yoktur"

Bu kibirli cehaletin nerelere varabileceğini 28 Şubat döneminde hep birlikte gördük. samimi bir üzüntüyle ifade etmek isterim ki bu kirli oyunun siyasetteki en büyük aparatı da hep CHP oldu. Kimi başka partilerin de bu sinsi oyunda rol almak için adeta can attığını görüyoruz. Her şey değişiyor ama CHP ve şurekasının başrolünü kimseye bırakmadığı toplum ve siyaset mühendisliği senaryoları hep aynı kalıyor. Puslu dönemlerin kadrolu provakatörlerine yeniden iş başı yaptırılırken 30 yıl önceki senaryolarını güncellemeyi dahi ihtiyaç duyulmuyor. Mezhep inançlar üzerinden pis bir oyun oynanmaktadır. Cumhuriyetimiz ve onun kurucusu Gazi Mustafa Kemal yine istismara en elverişli malzeme olarak öne sürülüyor. Oysa bu milletin ne cumhuriyetle ne de Gazi Mustafa Kemal'le ne bir sıkıntısı ne bir problemi vardır. Bu kavramların arkasına saklanarak siyaset yapmak hassasiyet emaresi asla değildir. 

"Bu seçimlerde elde edeceğimiz zaferle Özgür efendiyi de özgürleştireceğiz"

Bu seçimlerde elde edeceğimiz zaferle aynı zamanda Özgür efendiyi de özgürleştireceğiz. Ama bunun için önce CHP'nin başındaki zatın sabık genel başkanının yaptığı gibi teröristlere ve destekçilerine sahip çıkmaktan vazgeçmesi gerekiyor. Özgür efendi nerede bir çapulcu nerede bir terörist varsa nerede bir demokrasi düşmanı varsa ya selam çakıyor ya gidip sırtını sıvazlıyor. Bölücülere her fırsatta boncuk dağıtarak CHP genel başkanlık koltuğuna hangi şartlarda oturtulduğunu ve hangi prangalarla tutulduğunun unutturabileceğini sanıyor. Bu millet ferasetini hafife alan herkese ne yaptıysa özgür efendiye de aynısını yapacaktır. Biz kendisinin zincirlerinden kurtularak özgürleşmesini tercih ederiz. Aksi halde milletimiz onu daha önceki niceleri gibi siyaset arşivinin tozlu raflarına kaldırarak onu yapacaktır. Daha bismillah demeden anayasal düzene kastetmekten 18 yıl ceza almış bir teröristi adeta cezaevinden meclise tünel kazarak kurtarmanın derdine düşüyor. Özgür efendi partisine hakim olmak bir şekilde geldiği koltuğun hakkını vermek yerine bizi hedef alarak pirim kazanmaya çalışıyor ancak boynunda diyet borcuyla siyaset yapılmaz. çünkü siyaset her kişinin değil er kişinin kârıdır. Özgür efendi siyasi ehliyetini almak istiyorsa bizimle uğraşmak yerine önce vasilerinden efendilerinden kurtulsun sonra kendisiyle özgür bir siyasetçi olarak muhatap olmayı düşünecek arkadaşlarım var. Tabii bunları siyasetin birer latifesi olarak söylüyoruz. Bu partide olanlar öncelikle CHP seçmenini ilgilendirir. biz zaferimizi tekrarlayarak ülkemize verdiğimiz sözleri yerine getirmek içni yeni bir döneme hazırlanıyoruz. 

İstanbul'un bir beş yıl daha kaybetmeye artık tahammülünün kalmadığı tüm İstanbullular gibi biz de çok net görüyoruz.

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.