logo
25 HAZİRAN 2026

Erdoğan, Sabiha Gökçen Havalimanı 2. Pist Açılış Töreni'nde konuştu: Her projeye çamur atmak, CHP ve siyasi akrabalarının milli sporu

Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı 2. Pist Açılış Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hedefinde CHP ve kamu kaynaklarının verimli şekilde değerlendirilmediği eleştirisinde bulunan muhalefet vardı.

25.12.2023 15:14:00 / Güncelleme: 25.12.2023 16:05:12
AA/Haber Merkezi
Erdoğan, Sabiha Gökçen Havalimanı 2. Pist Açılış Töreni'nde konuştu: Her projeye çamur atmak, CHP ve siyasi akrabalarının milli sporu
Erdoğan, Sabiha Gökçen Havalimanı 2. Pist Açılış Töreni'nde konuştu: Her projeye çamur atmak, CHP ve siyasi akrabalarının milli sporu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'nın 2021 yılında iç ve dış hatlarda yaklaşık 181 bin uçuş trafiğiyle 25 milyon yolcuyu ağırladığını belirterek, "2022 yılında bu sayı 31 milyon yolcuya ulaştı. 2023 yılının ilk 11 ayında 208 bin uçuş trafiğiyle yolcu sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21'lik artışla 34 milyona yükseldi." dedi.

Erdoğan, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı 2. Pist Açılış Töreni'nde, pistin İstanbul'un yanı sıra bölgeye ve Türkiye'ye hayırlı olmasını diledi.

Bu havalimanının 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda inşa edildiğini belirten Erdoğan, havalimanının, İleri Teknoloji Endüstri Parkı ve Havaalanı Projesi'nin (ITEP) ilk adımı olarak tasarlandığına değindi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje ile başta savunma ve havacılık sanayii olmak üzere ileri teknoloji alanında güçlü bir yenilikçilik altyapısının oluşturulmasının amaçlandığını vurguladı.

"2009 yılında 'yap-işlet-devret' modeliyle yeni terminal binasını devreye aldık"

Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'nın 2001 yılında hizmete girmesinden itibaren sadece İstanbul'un değil tüm bölgenin adeta uçuş merkezi haline geldiğine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bugün havalimanımız Anadolu Yakası'yla birlikte çevre illere de hizmet veriyor. Sabiha Gökçen Havalimanı, Türkiye genelindeki iş ve turizm piyasalarının gelişimi açısından son derece kritik roller üstleniyor. Zaman içerisinde havalimanının artan hava ve yolcu trafiğini karşılamakta zorlandığını görüyoruz. Bunun üzerine ilk etapta 2009 yılında 'yap-işlet-devret' modeliyle yeni terminal binasını devreye aldık. Diğer taraftan 2010 yılında ITEP projesinin bir diğer unsuru olan İstanbul teknoloji geliştirme bölgesinin kuruluşu gerçekleştirildi. Teknopark İstanbul, bugün ülkemizin en önemli teknoloji merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini başarıyla sürdürüyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'nın kullanım oranı ve yolcu trafiğinin sürekli yükseldiğini aktararak, "Havalimanımız 2021 yılında iç ve dış hatlarda yaklaşık 181 bin uçuş trafiğiyle 25 milyon yolcuyu ağırladı. 2022 yılında bu sayı 31 milyon yolcuya ulaştı. 2023 yılının ilk 11 ayında 208 bin uçuş trafiğiyle yolcu sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21'lik artışla 34 milyona yükseldi. Bugün Sabiha Gökçen, İstanbul Havalimanı ve Antalya Havalimanı'ndan sonra yolcu trafiğinin en çok olduğu üçüncü havalimanıdır. Sene sonunda havalimanımızdan seyahat eden yolcu sayısının 37 milyonu aşacağını öngörüyoruz." diye konuştu.

"Havalimanımız rakiplerine göre çok ileri özelliklere sahiptir"

Sektördeki büyüme ve havalimanı gelişim planları çerçevesinde ihtiyaç duyulan ikinci pistin inşası için 2012 yılında karar aldıklarının kaydeden Erdoğan, ardından çalışmalara başlayarak toplam 970 milyon doları bulan yatırım tutarıyla ikinci pisti ve mütemmim işlerini tamamladıklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanının trafik kapasitesini ikiye katlayacak pistin uzunluğunun 3 bin 540 metre olduğunu vurgulayarak, "Ayrıca 3 bin 520 metre, 3 bin metre ve 2 bin 400 metre uzunluğunda üç adet paralel taksi yolu vardır. Toplam 62 uçak kapasiteli, 650 bin metrekarelik orta apronu ve 40 uçak kapasiteli 300 bin metrekarelik kargo apronuyla havalimanımız rakiplerine göre çok ileri özelliklere sahiptir." şeklinde konuştu.

"Yıllık 85 milyondan fazla yolcuyu ağırlayacak"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, yeni pistin devreye girmesiyle yıllık 85 milyondan fazla yolcuyu ağırlayacak kapasiteye erişecektir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, pistin TEM Otoyolu ile D-100 bağlantı yolu üzerinden geçebilmesi için 1520 metre uzunluğunda çift tüplü TEM bağlantı tünelini inşa ettiklerini anlattı.

Erdoğan, kimi çevrelerin ısıtıp ısıtıp "Dağ olmayan yere tünel yaptılar." diye yalan yanlış paylaşımlarda bulunduğu tünelin, bu TEM bağlantı tüneli olduğuna dikkati çekti.

Havalimanında tüm bu altyapıyla birlikte hava trafik kontrolü kulesi, teknik blok, gümrük, itfaiye ve garaj binası gibi 19 bin metrekare kapalı alana sahip tüm üstyapı tesislerini de en son teknolojiyle yenilediklerini belirten Erdoğan, "Hava trafiği açısından maksimum kapasiteyi sağlamak için yeni pistimizi iniş, eski pisti ise kalkış amacıyla kullanacağız. Böylece havalimanımızın hava trafik kapasitesini iki katına çıkaracağız. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, yeni pistin de devreye girmesiyle yıllık 85 milyondan fazla yolcuyu ağırlayacak kapasiteye erişecektir." diye konuştu.

"Sabiha Gökçen Havalimanı'nın hikayesi, birbirine zıt iki anlayışın da hikayesidir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserin inşasında emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı, yüklenici firmalar, mimarlar, mühendisler ve tüm işçilere teşekkür etti.

Bu vesileyle şu an bulundukları bölgede havalimanı kurulması fikrine öncülük yapan siyaset ve hizmet adamı 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı rahmetle yad eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Rabb'im, Türkiye için hayal kuran, Türkiye için çalışan, ülkenin ve milletin istikbali uğrunda gayret gösteren herkesten razı olsun diyorum. Sabiha Gökçen Havalimanı'nın hikayesi, aynı zamanda Türkiye'ye dair iki tasavvurun, iki farklı yaklaşımın, birbirine zıt iki anlayışın da hikayesidir. Buranın inşasıyla ilgili ilk çalışmayı başlatan rahmetli Özal, siyasi hayatı boyunca haksız, insafsız ve vizyonsuz eleştirilerin muhatabı olmuştur."

Erdoğan, Türkiye'nin çeyrek ve yarım asırlık hedefleri doğrultusunda attığı her stratejik adımda merhum Özal'ın, belli çevreler tarafından hedef alındığını, ülkenin kaynaklarını israf etmekle suçlandığını dile getirerek, "Ne gerek var'" eleştirisinin rahmetli Özal'ın, medya, akademi ve siyaset camiasında en çok maruz kaldığı sorulardan biri olduğunu söyledi.

Bu soruyu soranların niyetinin, projelerin verimliliğini sorgulamak olmadığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bilakis yapılan hizmeti, millete lüks gördükleri için bunu ifade ediyorlar. Ortaya hiçbir eser koyamayanlar, ülkesi ve milleti için samimiyetle çalışan, proje geliştiren, vizyoner devlet adamlarına sürekli engel çıkardılar. 2002 yılında ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde, biz de benzer ithamlara maruz kaldık. Benzer sabotaj girişimleriyle, hiçbir temeli olmayan eleştirilerle karşılaştık. Merhum Özal'ın, projelerini akim bırakmak için hangi söylemlere, hangi yalanlara başvurulduysa aynısını katbekat fazlasıyla bize de yaptılar. 'Parayı betona gömüyorlar.' dediler. 'Yola, köprüye, tünele, baraja, hastaneye ne gerek var'' dediler. 'Yolla karın mı doyar'' diyerek kendilerini komik duruma düşürdüler.

Hatta 'Uçak inmeyen yere havalimanı inşa ettiler.' iftirasını atacak kadar muvazeneyi kaybettiler. Arşivlere baktığınızda, başta havalimanlarımız olmak üzere her devasa eserde bu çapsızlığın, bu ufuksuzluğun izlerini muhakkak görürsünüz. Türkiye'de muhalefetin tarihi, sadece seçim hezimetlerinin, sadece seçim skandallarının değil aynı zamanda icraat düşmanlığının da tarihidir."

"Her projeye çamur atmak, CHP ve siyasi akrabalarının milli sporu"

Yapılan işe takoz koymanın, milletin hayrına her projeye çamur atmanın, CHP ve siyasi akrabalarının milli sporu olduğunu vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Tarih, bizi haklı, onları ise haksız çıkarmıştır. Dile getirdikleri eleştirilerin, tamamen safsatadan, tamamen kötü niyetli bir temenniden ibaret olduğu zamanla anlaşılmıştır. Bunun en somut örneği de şu anda ikinci pistini açtığımız Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'dır. CHP'nin sabık Genel Başkanı'nın, 'Uçak bile inmiyor.' dediği, 'Tuz Gölü'ne alabalık tesisi' yapmaya benzettiği havalimanımız, bu sene sonunda 37 milyon yolcu ağırlayacak. 2030 yılında ise bu rakam, 63 milyona yaklaşacak. Engellemek için Gezi olayları dahil, sokak terörüne başvurdukları İstanbul Havalimanı, Avrupa ve dünyanın en iyi havalimanları arasında gösteriliyor. Bu havalimanımız daha geçen hafta 5 ödül birden aldı."

Erdoğan, aynı durumun çamur attıkları diğer yatırımlar için de geçerli olduğunu anlatarak, "Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Kuzey Marmara Otoyolu olmasaydı bugün İstanbul trafiği çok daha kötü durumda olurdu. Şayet Türkiye'yi duble yollar, otoyollar, demir yollarıyla donatmasaydık ne ihracatımız 255 milyar dolara çıkardı ne turist sayımız 50 milyonu aşardı. Bu karşılaştırmaları uzatmak pekala mümkün. Yani CHP zihniyetinin, 'Gereksiz' dediği, 'Ne gerek var'' dediği, 'İsraf' dediği ne kadar yatırım varsa hepsi misyonunu fazlasıyla yerine getirmiş hatta bir müddet sonra yetersiz kalmaya başlamıştır." ifadelerini kullandı.

"Havacılık alanında büyük bir dönüşüm gerçekleştirdik"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de 70 yılda pek çok şeyin değiştiğini ama bunların halka yönelik mütekebbir tavırlarında hiçbir düzelme olmadığını dile getirerek, "Biz, son 21 yılda ne yaptıysak, neyi başardıysak, CHP ve koro üyelerinin, istemezükçü nakaratlarına rağmen başardık. Özellikle havacılık alanında büyük bir dönüşüm gerçekleştirdik. Aktif havalimanı sayımızı 26'dan 57'ye, terminal kapasitemizi 55 milyon yolcudan 337 milyon 450 bin yolcuya çıkarttık." diye konuştu.

Erdoğan, dış hatlarda 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriyorken uçuş ağına 283 yeni nokta daha eklediklerini belirterek, "130 ülkede 343 noktaya elhamdülillah yükselttik. Göreve geldiğimizde 489 olan toplam hava aracı sayımızı, yüzde 270 artışla 1813'e ulaştırdık." dedi.

"Yaklaşık 300 milyon avroluk yatırım yapıyoruz"

2022 yılı Aralık ayında Esenboğa Havalimanı'nın ilave yatırım ve 25 yıllık işletmesini kapsayan kamu-özel işbirliği ihalesini gerçekleştirdiklerini ifade eden Erdoğan, "Esenboğa'ya devletimizin kasasından bir kuruş harcamadan yaklaşık 300 milyon avroluk yatırım yapıyoruz. Bu yatırımlar tamamlandığında havalimanımızın kapasitesi yıllık 30 milyon yolcuya yükselecek ve havalimanımız üçüncü pistine kavuşacaktır." dedi.

6 Şubat depremlerinde hasar gören "Hatay Havalimanı Pat Sahaları Onarımı ve Gelişimi" ihalesini de kısa süre önce gerçekleştirdiklerini, yapım çalışmalarına 21 Kasım itibarıyla başlandığını anlatan Erdoğan, zemin taşıma gücünün arttırılmasını sağlayacak 14 kilometre uzunluğundaki çevre güvenlik duvarıyla bu havalimanının bulunduğu alanın su taşkınlarına karşı korunacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete sürekli karamsarlık zerk eden felaket tellallarına aldırmadan hedefleri doğrultusunda ilerlemeyi sürdüreceklerini, Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci asrını "Türkiye Yüzyılı"yla taçlandırıncaya kadar durmadan, dinlenmeden çalışacaklarını söyledi.

"Kefenimizi giyerek çıktığımız bu zorlu yolculukta haktan ve halktan başka hiçbir güç tanımıyoruz"

Günü kurtarma peşinde koşanların değil geleceği görerek uzun vadeli plan yapanların tarihe mührünü vurabileceğine inandıklarını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"İş yerine laf üretenlerden ülkeye ve millete hayır gelmez. Son 21 yılı iktidarda olmak üzere 40 yıllık siyasi mücadelemizin amacı, emanetini taşıdığımız aziz milletimize layıkıyla hizmet edebilmektir. Kefenimizi giyerek çıktığımız bu zorlu yolculukta haktan ve halktan başka hiçbir güç tanımıyoruz. Bugüne kadar diklenmedik ama her zaman dik durduk. Baskılara, tehditlere, emperyalist güçlerin ülkemizle ilgili yazdığı karanlık senaryolara asla eyvallah etmedik. Darbecisinden vandalına, teröristinden beşinci kol elemanına kadar milletin muazzez iradesine saldıranların heveslerini kursaklarında bıraktık. İçinde bulunduğumuz kritik dönemde de aynısını yapacağız. Gözlerimizi hedeflerimizden bir an olsun ayırmayacağız. Ne Kandil ve Suriye'deki terör baronlarının ne de bu hainlerin yularını ellerinde tutanların bizi yolumuzdan alıkoymasına müsaade etmeyeceğiz."

Terörle ülke siyasetinin şekillendirildiği eski Türkiye'nin artık geride kaldığını, terör saldırılarıyla milleti bölme planlarının raf ömrünün tükendiğini vurgulayan Erdoğan, Türk'ü, Kürt'ü, Arap'ı, Alevi'si ve Sünni'siyle 85 milyonun kardeşliğine kastedilmesine ve milletin arasına nifak sokulmasına kesinlikle izin vermeyeceklerini dile getirdi.

"'3-5 oy alacağız' diye bölücü hainlere kapı kulu olanlara meydanı asla bırakmayacağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her kim kalleşlerin eylemlerini kendine siper ederek birliğimize, dirliğimize, beraberliğimize saldırıyorsa terörün amaçlarına hizmet ediyor demektir. Bu konuda bilhassa gençlerimizin çok dikkatli olmalarını, sureti haktan görünerek ters manyel yapan provokatörlere asla itibar etmemelerini bekliyoruz." diye konuştu.

Terörle kendilerini yıldıracakları vehmine kapılanlara şu ikazı yapmakta fayda gördüğünü dile getiren Erdoğan, "Son 21 yılda her şeyi denediniz, her yola başvurdunuz fakat bizim kutlu yolculuğumuza set çekemediniz. Türkiye Yüzyılı'nın inşasına da Allah'ın izniyle engel olamayacaksınız. Son 21 yılda defalarca hüsrana uğradınız. İnşallah yine kaybedeceksiniz. Bir kez daha rezil ve zelil olmaktan kurtulamayacaksınız. Oyunlarınızı biliyoruz, emellerinizi biliyoruz, kim olduğunuzu çok iyi biliyoruz. Şunu hiçbir zaman unutmayın: Ömrümüz yettiği sürece, nefesimiz yettiği sürece, aziz milletimizin desteği bizimle olduğu müddetçe sizinle mücadele etmeyi sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.

Şehit askerlere rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Terörle yol yürüyenlere, terör örgütlerini maşa olarak kullananlara, iradesini Kandil'deki alçaklara teslim edenlere, '3-5 oy alacağız' diye bölücü hainlere kapı kulu olanlara meydanı asla bırakmayacağız. Teröriste 'terörist' dememek için kırk takla atan, kırk farklı kılığa giren siyasi bukalemunların maskelerini indirmekte kararlıyız. Bu akşam gençlerimizle bir araya geldiğimizde tüm bu konuları çok daha ayrıntılı, çok daha açık yüreklilikle konuşma fırsatı bulacağız. 'Rabb'im yolumuzu, bahtımızı açık etsin' diyorum. Vatanımızın bekası, devletimizin bütünlüğü, milletimizin istiklal ve istikbali için can veren kahraman askerlerimizi rahmetle yad ediyorum. Yaralı askerlerimize Mevla'dan acil şifalar diliyorum. Hudutlarımız içerisinde ve sınır ötesinde kahramanca görev yapan tüm Mehmetçiklerimize ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Şehitlerimizin ailelerine, yakınlarına ve silah arkadaşlarına buradan tekrar başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Bu düşüncelerle açılış gururunu yaşadığımız Sabiha Gökçen Havalimanı 2. Pisti'nin şehrimize, bölgemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu güzel eserin ülkemize kazandırılmasında emeği geçen Bakanlığımızı, kurumlarımızı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi canıgönülden tekrar tebrik ediyorum. Sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum."

İkinci pistin ilk yolcusu Erdoğan, Ankara'ya hareket etti

Törene Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, bazı milletvekilleri ve davetliler katıldı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Türkiye'nin en geniş uçuş ağına sahip ülkelerden biri olduğunu gösteren, havalimanlarının işaretli bulunduğu tabloyu hediye etti.

Törende Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'ın dua etmesinin ardından protokol üyeleri kurdele kesti.

Bu sırada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öncelikle bu ikinci pisti Allah'a hamdolsun yetiştirdik. Sabiha Gökçen, ihtiyaca cevap vermiyordu." dedi.

Erdoğan, dünyada artık Türkiye'nin her yönüyle bir ilk olduğunun altını çizdi.

"Bu millet kimin kim olduğunu gayet iyi biliyor"

Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle yoğun mücadele yürüttüğünü dile getiren Erdoğan, daha da fazlasıyla yok edeceklerini vurguladı.

Şehitlerin de olduğunu belirten Erdoğan, "Ama biz şuna inanıyoruz: 'Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda. Canı cananı bütün varımı alsın da Hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.' Böyle inanıyoruz. Bütün şehit ailelerine, özellikle sabrıcemil hatırlatıyoruz. Onlar şehit anneleri, şehit babaları ve makamları ali, Sevgililer Sevgilisi Peygamberimize komşu. Bu yola böyle inandık. Başımızı da böyle koyduk ve böyle de yürüyeceğiz." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Manisa'da katıldığı şehit cenazesinde protesto edilmesine ilişkin, "İşte bir tanesi Manisa'da gitmiş, orada güya gövde gösterisi yapacak. Ne oldu? Artık bu millet kimin kim olduğunu gayet iyi biliyor. Öyle herkese yol geçen hanı demiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Sabırla 31 Mart'taki yerel seçimlere hazırlandıklarını vurgulayan Erdoğan, "31 Mart'a öyle hazırlanmalıyız ki kapımıza uğramaya inşallah bunların ne yüzleri ne gözleri, hiçbir şeyinin olmaması lazım. Sizlerden bunu bekliyorum." şeklinde konuştu.

Kurdele kesiminin ardından Erdoğan, ikinci pistin ilk yolcusu olarak uçakla Ankara'ya hareket etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı protokol üyeleri uğurladı..

Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı

Türkiye’ye göç edenler yüzde 25,2 artışla 393 bin 829 kişiye ulaşırken, en çok göç alan ve veren şehir İstanbul oldu, ülkeye gelen yabancı nüfusta ise ilk sırayı Türkmenistan vatandaşları aldı

24.06.2026 19:20:00
AA
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı

Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı

Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.