logo
28 EYLÜL 2026

Erdoğan, Sabiha Gökçen Havalimanı 2. Pist Açılış Töreni'nde konuştu: Her projeye çamur atmak, CHP ve siyasi akrabalarının milli sporu

Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı 2. Pist Açılış Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hedefinde CHP ve kamu kaynaklarının verimli şekilde değerlendirilmediği eleştirisinde bulunan muhalefet vardı.

25.12.2023 15:14:00 / Güncelleme: 25.12.2023 16:05:12
AA/Haber Merkezi
 
Erdoğan, Sabiha Gökçen Havalimanı 2. Pist Açılış Töreni'nde konuştu: Her projeye çamur atmak, CHP ve siyasi akrabalarının milli sporu
Erdoğan, Sabiha Gökçen Havalimanı 2. Pist Açılış Töreni'nde konuştu: Her projeye çamur atmak, CHP ve siyasi akrabalarının milli sporu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'nın 2021 yılında iç ve dış hatlarda yaklaşık 181 bin uçuş trafiğiyle 25 milyon yolcuyu ağırladığını belirterek, "2022 yılında bu sayı 31 milyon yolcuya ulaştı. 2023 yılının ilk 11 ayında 208 bin uçuş trafiğiyle yolcu sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21'lik artışla 34 milyona yükseldi." dedi.

Erdoğan, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı 2. Pist Açılış Töreni'nde, pistin İstanbul'un yanı sıra bölgeye ve Türkiye'ye hayırlı olmasını diledi.

Bu havalimanının 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda inşa edildiğini belirten Erdoğan, havalimanının, İleri Teknoloji Endüstri Parkı ve Havaalanı Projesi'nin (ITEP) ilk adımı olarak tasarlandığına değindi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje ile başta savunma ve havacılık sanayii olmak üzere ileri teknoloji alanında güçlü bir yenilikçilik altyapısının oluşturulmasının amaçlandığını vurguladı.

"2009 yılında 'yap-işlet-devret' modeliyle yeni terminal binasını devreye aldık"

Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'nın 2001 yılında hizmete girmesinden itibaren sadece İstanbul'un değil tüm bölgenin adeta uçuş merkezi haline geldiğine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bugün havalimanımız Anadolu Yakası'yla birlikte çevre illere de hizmet veriyor. Sabiha Gökçen Havalimanı, Türkiye genelindeki iş ve turizm piyasalarının gelişimi açısından son derece kritik roller üstleniyor. Zaman içerisinde havalimanının artan hava ve yolcu trafiğini karşılamakta zorlandığını görüyoruz. Bunun üzerine ilk etapta 2009 yılında 'yap-işlet-devret' modeliyle yeni terminal binasını devreye aldık. Diğer taraftan 2010 yılında ITEP projesinin bir diğer unsuru olan İstanbul teknoloji geliştirme bölgesinin kuruluşu gerçekleştirildi. Teknopark İstanbul, bugün ülkemizin en önemli teknoloji merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini başarıyla sürdürüyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'nın kullanım oranı ve yolcu trafiğinin sürekli yükseldiğini aktararak, "Havalimanımız 2021 yılında iç ve dış hatlarda yaklaşık 181 bin uçuş trafiğiyle 25 milyon yolcuyu ağırladı. 2022 yılında bu sayı 31 milyon yolcuya ulaştı. 2023 yılının ilk 11 ayında 208 bin uçuş trafiğiyle yolcu sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21'lik artışla 34 milyona yükseldi. Bugün Sabiha Gökçen, İstanbul Havalimanı ve Antalya Havalimanı'ndan sonra yolcu trafiğinin en çok olduğu üçüncü havalimanıdır. Sene sonunda havalimanımızdan seyahat eden yolcu sayısının 37 milyonu aşacağını öngörüyoruz." diye konuştu.

"Havalimanımız rakiplerine göre çok ileri özelliklere sahiptir"

Sektördeki büyüme ve havalimanı gelişim planları çerçevesinde ihtiyaç duyulan ikinci pistin inşası için 2012 yılında karar aldıklarının kaydeden Erdoğan, ardından çalışmalara başlayarak toplam 970 milyon doları bulan yatırım tutarıyla ikinci pisti ve mütemmim işlerini tamamladıklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanının trafik kapasitesini ikiye katlayacak pistin uzunluğunun 3 bin 540 metre olduğunu vurgulayarak, "Ayrıca 3 bin 520 metre, 3 bin metre ve 2 bin 400 metre uzunluğunda üç adet paralel taksi yolu vardır. Toplam 62 uçak kapasiteli, 650 bin metrekarelik orta apronu ve 40 uçak kapasiteli 300 bin metrekarelik kargo apronuyla havalimanımız rakiplerine göre çok ileri özelliklere sahiptir." şeklinde konuştu.

"Yıllık 85 milyondan fazla yolcuyu ağırlayacak"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, yeni pistin devreye girmesiyle yıllık 85 milyondan fazla yolcuyu ağırlayacak kapasiteye erişecektir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, pistin TEM Otoyolu ile D-100 bağlantı yolu üzerinden geçebilmesi için 1520 metre uzunluğunda çift tüplü TEM bağlantı tünelini inşa ettiklerini anlattı.

Erdoğan, kimi çevrelerin ısıtıp ısıtıp "Dağ olmayan yere tünel yaptılar." diye yalan yanlış paylaşımlarda bulunduğu tünelin, bu TEM bağlantı tüneli olduğuna dikkati çekti.

Havalimanında tüm bu altyapıyla birlikte hava trafik kontrolü kulesi, teknik blok, gümrük, itfaiye ve garaj binası gibi 19 bin metrekare kapalı alana sahip tüm üstyapı tesislerini de en son teknolojiyle yenilediklerini belirten Erdoğan, "Hava trafiği açısından maksimum kapasiteyi sağlamak için yeni pistimizi iniş, eski pisti ise kalkış amacıyla kullanacağız. Böylece havalimanımızın hava trafik kapasitesini iki katına çıkaracağız. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, yeni pistin de devreye girmesiyle yıllık 85 milyondan fazla yolcuyu ağırlayacak kapasiteye erişecektir." diye konuştu.

"Sabiha Gökçen Havalimanı'nın hikayesi, birbirine zıt iki anlayışın da hikayesidir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserin inşasında emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı, yüklenici firmalar, mimarlar, mühendisler ve tüm işçilere teşekkür etti.

Bu vesileyle şu an bulundukları bölgede havalimanı kurulması fikrine öncülük yapan siyaset ve hizmet adamı 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı rahmetle yad eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Rabb'im, Türkiye için hayal kuran, Türkiye için çalışan, ülkenin ve milletin istikbali uğrunda gayret gösteren herkesten razı olsun diyorum. Sabiha Gökçen Havalimanı'nın hikayesi, aynı zamanda Türkiye'ye dair iki tasavvurun, iki farklı yaklaşımın, birbirine zıt iki anlayışın da hikayesidir. Buranın inşasıyla ilgili ilk çalışmayı başlatan rahmetli Özal, siyasi hayatı boyunca haksız, insafsız ve vizyonsuz eleştirilerin muhatabı olmuştur."

Erdoğan, Türkiye'nin çeyrek ve yarım asırlık hedefleri doğrultusunda attığı her stratejik adımda merhum Özal'ın, belli çevreler tarafından hedef alındığını, ülkenin kaynaklarını israf etmekle suçlandığını dile getirerek, "Ne gerek var'" eleştirisinin rahmetli Özal'ın, medya, akademi ve siyaset camiasında en çok maruz kaldığı sorulardan biri olduğunu söyledi.

Bu soruyu soranların niyetinin, projelerin verimliliğini sorgulamak olmadığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bilakis yapılan hizmeti, millete lüks gördükleri için bunu ifade ediyorlar. Ortaya hiçbir eser koyamayanlar, ülkesi ve milleti için samimiyetle çalışan, proje geliştiren, vizyoner devlet adamlarına sürekli engel çıkardılar. 2002 yılında ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde, biz de benzer ithamlara maruz kaldık. Benzer sabotaj girişimleriyle, hiçbir temeli olmayan eleştirilerle karşılaştık. Merhum Özal'ın, projelerini akim bırakmak için hangi söylemlere, hangi yalanlara başvurulduysa aynısını katbekat fazlasıyla bize de yaptılar. 'Parayı betona gömüyorlar.' dediler. 'Yola, köprüye, tünele, baraja, hastaneye ne gerek var'' dediler. 'Yolla karın mı doyar'' diyerek kendilerini komik duruma düşürdüler.

Hatta 'Uçak inmeyen yere havalimanı inşa ettiler.' iftirasını atacak kadar muvazeneyi kaybettiler. Arşivlere baktığınızda, başta havalimanlarımız olmak üzere her devasa eserde bu çapsızlığın, bu ufuksuzluğun izlerini muhakkak görürsünüz. Türkiye'de muhalefetin tarihi, sadece seçim hezimetlerinin, sadece seçim skandallarının değil aynı zamanda icraat düşmanlığının da tarihidir."

"Her projeye çamur atmak, CHP ve siyasi akrabalarının milli sporu"

Yapılan işe takoz koymanın, milletin hayrına her projeye çamur atmanın, CHP ve siyasi akrabalarının milli sporu olduğunu vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Tarih, bizi haklı, onları ise haksız çıkarmıştır. Dile getirdikleri eleştirilerin, tamamen safsatadan, tamamen kötü niyetli bir temenniden ibaret olduğu zamanla anlaşılmıştır. Bunun en somut örneği de şu anda ikinci pistini açtığımız Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'dır. CHP'nin sabık Genel Başkanı'nın, 'Uçak bile inmiyor.' dediği, 'Tuz Gölü'ne alabalık tesisi' yapmaya benzettiği havalimanımız, bu sene sonunda 37 milyon yolcu ağırlayacak. 2030 yılında ise bu rakam, 63 milyona yaklaşacak. Engellemek için Gezi olayları dahil, sokak terörüne başvurdukları İstanbul Havalimanı, Avrupa ve dünyanın en iyi havalimanları arasında gösteriliyor. Bu havalimanımız daha geçen hafta 5 ödül birden aldı."

Erdoğan, aynı durumun çamur attıkları diğer yatırımlar için de geçerli olduğunu anlatarak, "Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Kuzey Marmara Otoyolu olmasaydı bugün İstanbul trafiği çok daha kötü durumda olurdu. Şayet Türkiye'yi duble yollar, otoyollar, demir yollarıyla donatmasaydık ne ihracatımız 255 milyar dolara çıkardı ne turist sayımız 50 milyonu aşardı. Bu karşılaştırmaları uzatmak pekala mümkün. Yani CHP zihniyetinin, 'Gereksiz' dediği, 'Ne gerek var'' dediği, 'İsraf' dediği ne kadar yatırım varsa hepsi misyonunu fazlasıyla yerine getirmiş hatta bir müddet sonra yetersiz kalmaya başlamıştır." ifadelerini kullandı.

"Havacılık alanında büyük bir dönüşüm gerçekleştirdik"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de 70 yılda pek çok şeyin değiştiğini ama bunların halka yönelik mütekebbir tavırlarında hiçbir düzelme olmadığını dile getirerek, "Biz, son 21 yılda ne yaptıysak, neyi başardıysak, CHP ve koro üyelerinin, istemezükçü nakaratlarına rağmen başardık. Özellikle havacılık alanında büyük bir dönüşüm gerçekleştirdik. Aktif havalimanı sayımızı 26'dan 57'ye, terminal kapasitemizi 55 milyon yolcudan 337 milyon 450 bin yolcuya çıkarttık." diye konuştu.

Erdoğan, dış hatlarda 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriyorken uçuş ağına 283 yeni nokta daha eklediklerini belirterek, "130 ülkede 343 noktaya elhamdülillah yükselttik. Göreve geldiğimizde 489 olan toplam hava aracı sayımızı, yüzde 270 artışla 1813'e ulaştırdık." dedi.

"Yaklaşık 300 milyon avroluk yatırım yapıyoruz"

2022 yılı Aralık ayında Esenboğa Havalimanı'nın ilave yatırım ve 25 yıllık işletmesini kapsayan kamu-özel işbirliği ihalesini gerçekleştirdiklerini ifade eden Erdoğan, "Esenboğa'ya devletimizin kasasından bir kuruş harcamadan yaklaşık 300 milyon avroluk yatırım yapıyoruz. Bu yatırımlar tamamlandığında havalimanımızın kapasitesi yıllık 30 milyon yolcuya yükselecek ve havalimanımız üçüncü pistine kavuşacaktır." dedi.

6 Şubat depremlerinde hasar gören "Hatay Havalimanı Pat Sahaları Onarımı ve Gelişimi" ihalesini de kısa süre önce gerçekleştirdiklerini, yapım çalışmalarına 21 Kasım itibarıyla başlandığını anlatan Erdoğan, zemin taşıma gücünün arttırılmasını sağlayacak 14 kilometre uzunluğundaki çevre güvenlik duvarıyla bu havalimanının bulunduğu alanın su taşkınlarına karşı korunacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete sürekli karamsarlık zerk eden felaket tellallarına aldırmadan hedefleri doğrultusunda ilerlemeyi sürdüreceklerini, Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci asrını "Türkiye Yüzyılı"yla taçlandırıncaya kadar durmadan, dinlenmeden çalışacaklarını söyledi.

"Kefenimizi giyerek çıktığımız bu zorlu yolculukta haktan ve halktan başka hiçbir güç tanımıyoruz"

Günü kurtarma peşinde koşanların değil geleceği görerek uzun vadeli plan yapanların tarihe mührünü vurabileceğine inandıklarını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"İş yerine laf üretenlerden ülkeye ve millete hayır gelmez. Son 21 yılı iktidarda olmak üzere 40 yıllık siyasi mücadelemizin amacı, emanetini taşıdığımız aziz milletimize layıkıyla hizmet edebilmektir. Kefenimizi giyerek çıktığımız bu zorlu yolculukta haktan ve halktan başka hiçbir güç tanımıyoruz. Bugüne kadar diklenmedik ama her zaman dik durduk. Baskılara, tehditlere, emperyalist güçlerin ülkemizle ilgili yazdığı karanlık senaryolara asla eyvallah etmedik. Darbecisinden vandalına, teröristinden beşinci kol elemanına kadar milletin muazzez iradesine saldıranların heveslerini kursaklarında bıraktık. İçinde bulunduğumuz kritik dönemde de aynısını yapacağız. Gözlerimizi hedeflerimizden bir an olsun ayırmayacağız. Ne Kandil ve Suriye'deki terör baronlarının ne de bu hainlerin yularını ellerinde tutanların bizi yolumuzdan alıkoymasına müsaade etmeyeceğiz."

Terörle ülke siyasetinin şekillendirildiği eski Türkiye'nin artık geride kaldığını, terör saldırılarıyla milleti bölme planlarının raf ömrünün tükendiğini vurgulayan Erdoğan, Türk'ü, Kürt'ü, Arap'ı, Alevi'si ve Sünni'siyle 85 milyonun kardeşliğine kastedilmesine ve milletin arasına nifak sokulmasına kesinlikle izin vermeyeceklerini dile getirdi.

"'3-5 oy alacağız' diye bölücü hainlere kapı kulu olanlara meydanı asla bırakmayacağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her kim kalleşlerin eylemlerini kendine siper ederek birliğimize, dirliğimize, beraberliğimize saldırıyorsa terörün amaçlarına hizmet ediyor demektir. Bu konuda bilhassa gençlerimizin çok dikkatli olmalarını, sureti haktan görünerek ters manyel yapan provokatörlere asla itibar etmemelerini bekliyoruz." diye konuştu.

Terörle kendilerini yıldıracakları vehmine kapılanlara şu ikazı yapmakta fayda gördüğünü dile getiren Erdoğan, "Son 21 yılda her şeyi denediniz, her yola başvurdunuz fakat bizim kutlu yolculuğumuza set çekemediniz. Türkiye Yüzyılı'nın inşasına da Allah'ın izniyle engel olamayacaksınız. Son 21 yılda defalarca hüsrana uğradınız. İnşallah yine kaybedeceksiniz. Bir kez daha rezil ve zelil olmaktan kurtulamayacaksınız. Oyunlarınızı biliyoruz, emellerinizi biliyoruz, kim olduğunuzu çok iyi biliyoruz. Şunu hiçbir zaman unutmayın: Ömrümüz yettiği sürece, nefesimiz yettiği sürece, aziz milletimizin desteği bizimle olduğu müddetçe sizinle mücadele etmeyi sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.

Şehit askerlere rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Terörle yol yürüyenlere, terör örgütlerini maşa olarak kullananlara, iradesini Kandil'deki alçaklara teslim edenlere, '3-5 oy alacağız' diye bölücü hainlere kapı kulu olanlara meydanı asla bırakmayacağız. Teröriste 'terörist' dememek için kırk takla atan, kırk farklı kılığa giren siyasi bukalemunların maskelerini indirmekte kararlıyız. Bu akşam gençlerimizle bir araya geldiğimizde tüm bu konuları çok daha ayrıntılı, çok daha açık yüreklilikle konuşma fırsatı bulacağız. 'Rabb'im yolumuzu, bahtımızı açık etsin' diyorum. Vatanımızın bekası, devletimizin bütünlüğü, milletimizin istiklal ve istikbali için can veren kahraman askerlerimizi rahmetle yad ediyorum. Yaralı askerlerimize Mevla'dan acil şifalar diliyorum. Hudutlarımız içerisinde ve sınır ötesinde kahramanca görev yapan tüm Mehmetçiklerimize ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Şehitlerimizin ailelerine, yakınlarına ve silah arkadaşlarına buradan tekrar başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Bu düşüncelerle açılış gururunu yaşadığımız Sabiha Gökçen Havalimanı 2. Pisti'nin şehrimize, bölgemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu güzel eserin ülkemize kazandırılmasında emeği geçen Bakanlığımızı, kurumlarımızı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi canıgönülden tekrar tebrik ediyorum. Sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum."

İkinci pistin ilk yolcusu Erdoğan, Ankara'ya hareket etti

Törene Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, bazı milletvekilleri ve davetliler katıldı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Türkiye'nin en geniş uçuş ağına sahip ülkelerden biri olduğunu gösteren, havalimanlarının işaretli bulunduğu tabloyu hediye etti.

Törende Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'ın dua etmesinin ardından protokol üyeleri kurdele kesti.

Bu sırada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öncelikle bu ikinci pisti Allah'a hamdolsun yetiştirdik. Sabiha Gökçen, ihtiyaca cevap vermiyordu." dedi.

Erdoğan, dünyada artık Türkiye'nin her yönüyle bir ilk olduğunun altını çizdi.

"Bu millet kimin kim olduğunu gayet iyi biliyor"

Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle yoğun mücadele yürüttüğünü dile getiren Erdoğan, daha da fazlasıyla yok edeceklerini vurguladı.

Şehitlerin de olduğunu belirten Erdoğan, "Ama biz şuna inanıyoruz: 'Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda. Canı cananı bütün varımı alsın da Hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.' Böyle inanıyoruz. Bütün şehit ailelerine, özellikle sabrıcemil hatırlatıyoruz. Onlar şehit anneleri, şehit babaları ve makamları ali, Sevgililer Sevgilisi Peygamberimize komşu. Bu yola böyle inandık. Başımızı da böyle koyduk ve böyle de yürüyeceğiz." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Manisa'da katıldığı şehit cenazesinde protesto edilmesine ilişkin, "İşte bir tanesi Manisa'da gitmiş, orada güya gövde gösterisi yapacak. Ne oldu? Artık bu millet kimin kim olduğunu gayet iyi biliyor. Öyle herkese yol geçen hanı demiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Sabırla 31 Mart'taki yerel seçimlere hazırlandıklarını vurgulayan Erdoğan, "31 Mart'a öyle hazırlanmalıyız ki kapımıza uğramaya inşallah bunların ne yüzleri ne gözleri, hiçbir şeyinin olmaması lazım. Sizlerden bunu bekliyorum." şeklinde konuştu.

Kurdele kesiminin ardından Erdoğan, ikinci pistin ilk yolcusu olarak uçakla Ankara'ya hareket etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı protokol üyeleri uğurladı..

Fatih Ergin’in anlattıklarının hangisi yanlış?

Gazeteci Fatih Ergin, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında yaptığı sosyal medya paylaşımı nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi

28.09.2026 18:47:00
Haber Merkezi
 
Fatih Ergin’in anlattıklarının hangisi yanlış?
Fatih Ergin’in anlattıklarının hangisi yanlış?
Gazeteci Fatih Ergin, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında yaptığı sosyal medya paylaşımı nedeniyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi.

Peki, Ergin'in paylaşımında hangi bilgiler yanlış, hangileri doğru? Kaynaklar karşılaştırıldığında tartışmanın merkezinde tek bir ifade bulunuyor: "eski Adli Tıp çalışanı."

Gazeteci Fatih Ergin, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yeniden yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Turgay Tamer'in daha sonra evinde ölü bulunmasına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.

Ergin'in paylaşımında Tamer'in Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alındığı, 14'ünde serbest bırakıldığı ve daha sonra evinde ölü bulunduğu aktarıldı.

Bu olayların önemli bölümü farklı haber kaynaklarında da yer aldı.

"GÖZALTINA ALINDI" BİLGİSİ DOĞRU

Turgay Tamer'in Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alındığı doğrulanıyor.

DHA'nın haberine göre Tamer, yaklaşık iki hafta önce soruşturma kapsamında gözaltına alındı ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

Dolayısıyla Ergin'in "Tamer, kısa süre önce Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılmıştı" şeklindeki aktarımının bu bölümü kaynaklarla örtüşüyor.

"SERBEST BIRAKILDI" BİLGİSİ DOĞRU

Tamer'in gözaltı işleminin ardından serbest bırakıldığı da doğrulanıyor.

DHA, Tamer'in adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldığını bildirirken, soruşturmayla ilgili diğer haberlerde de aynı bilgi yer alıyor.

"EVİNDE ÖLÜ BULUNDU" BİLGİSİ DE DOĞRU

Ergin'in paylaşımındaki en önemli bilgilerden biri olan Tamer'in evinde ölü bulunması da doğrulanıyor.

Tamer, Büyükçekmece'deki evinde eşi tarafından yerde yatarken bulundu. Sağlık ekipleri Tamer'in hayatını kaybettiğini belirledi. Cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. DHA, ilk incelemede ölümün şüpheli bulunduğunu aktardı.

Dolayısıyla "evinde ölü bulundu" bilgisi de doğrulanmış durumda.

PEKİ YANLIŞ OLAN NE?

Tartışmanın asıl noktası Turgay Tamer'in mesleki tanımı.

Ergin'in paylaşımında Tamer için "eski Adli Tıp çalışanı" ifadesinin kullanıldığı aktarılıyor.

Ancak Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklamasına göre Tamer, Adli Tıp doktoru değildi. Tamer, Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu dönemde cezaevinde kampüs doktoru olarak görev yapıyordu. Başsavcılık ayrıca Tamer'in Kozinoğlu'nun sağlık durumunun kötüleştiğinden haberdar edilmediğini ve Kozinoğlu'na herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını açıkladı.

Yani resmi açıklamaya göre yanlış olan nokta Tamer'in "Adli Tıp çalışanı" olarak nitelendirilmesi.

BİR İFADE, TUTUKLAMA TALEBİ

Ergin'in gözaltına alınmasının ve ardından tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilmesinin, söz konusu paylaşım üzerinden yürütüldüğü haberleştirildi. Ergin hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasının yanı sıra, suçun basın ve yayın yoluyla işlendiği iddiasının da bulunduğu bildirildi.

Burada dikkat çeken tablo şu:

Tamer'in gözaltına alınması: doğrulanıyor.

Tamer'in serbest bırakılması: doğrulanıyor.

Tamer'in daha sonra evinde ölü bulunması: doğrulanıyor.

Tamer'in cezaevinde görev yapmış doktor olması: doğrulanıyor.

Tamer'in "Adli Tıp çalışanı" olması: Başsavcılık tarafından reddediliyor.

Dolayısıyla Ergin'in paylaşımındaki olayların tamamının yanlış olduğu söylenemiyor. Tartışmalı olan, Tamer'in görevine ilişkin kullanılan ifade.

GAZETECİLİKTE HATA NEREDE BİTER, SUÇ NEREDE BAŞLAR?

Fatih Ergin dosyasında hukuki sürecin nasıl sonuçlanacağı henüz belli değil. Ancak mevcut bilgiler üzerinden bakıldığında tartışma, paylaşımın ana olay örgüsünün yanlış olup olmadığı ile bir meslek tanımındaki hatanın "halkı yanıltıcı bilgi" kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında düğümleniyor.

Ergin'in tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilmesiyle birlikte kamuoyunun önündeki soru da şu:

Bir gazetecinin haberindeki tek bir yanlış ifade, paylaşımın diğer bölümleri doğru olsa dahi "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla tutuklama talebine dayanak yapılabilir mi?

RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı alındığını açıkladı

28.09.2026 16:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
Olaya ilişkin RTÜK'ten yapılan açıklamada, "Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.

Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.