logo
25 HAZİRAN 2026

Erdoğan'dan Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasıyla ilgili çarpıcı değerlendirme

21.03.2025 00:11:00
İhlas Haber Ajansı
Erdoğan'dan Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasıyla ilgili çarpıcı değerlendirme
Erdoğan'dan Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasıyla ilgili çarpıcı değerlendirme
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim ne şahsen ne parti ne de ittifak olarak muhalefetin müsamerelerine ayıracak vaktimiz yok" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde önceki dönem milletvekilleriyle iftarda bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, "Rabbimden hepimizi sağlıkla, huzurla, esenlikle, birlik ve beraberlik içinde daha nice Ramazanlara kavuşturmasını niyaz ediyorum. Çeşitli dönemlerde illerinizin ve milletimizin temsilcisi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi AK Parti grubunda icra ettiğiniz şanla, şerefle, başarıyla dolu çalışmalar için her birinize şahsım, partim adına şükranlarımı sunuyorum. Sizlerin şahsında kuruluşundan bugüne AK Partimizin çatısı altında yol ve dava arkadaşlığı, gönül ve kader birliği yaptığımız tüm kardeşlerimize selamlarımı, sevgilerimi, minnettarlığımı iletiyorum. Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden partimizin kurucularından üç dönem karaman milletvekili olarak parlamentoda görev yapan Zeki Ünal Beyefendi başta olmak üzere ebedi aleme göç eden büyüklerimize yol ve mücadele arkadaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum" diye konuştu.



"İsrail'in işlediği savaş, soykırım ve insanlık suçlarına engel olmayanlar hem tarih önünde hem de insanlık vicdanında er ya da geç hesap vereceklerdir"
İslam dünyası olarak Ramazan'ın manevi iklimini teneffüs edilen şu mübarek günlerde Siyonist İsrail yönetimi ateşkesi bozarak Gazze'deki katliam ve soykırım politikasına tüm hoyratlığıyla devam ettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gözünü kan ve nefret bürümüş bu barbar sürüsünün başlattığı yeni saldırılarda çoğu çocuk ve kadın 500'den fazla Filistinli daha şehit oldu. Ramazan ayında ve sahur vaktinde Gazze'de sivillerin üzerine yağdırılan bombalar nice anne babayı evlatsız nice yavruyu yetim ve öksüz bıraktı. Rabbimden cümlesine rahmet ve manfiret niyaz ediyorum. Bu mukaddes günlerin yeryüzünün dört bir yanında zulme ve zalime cesaretle sabırla metanetle direnen hayat, izzet ve haysiyet mücadelesi veren tüm mazlumların kurtuluşuna vesile olmasını diliyorum. Pervasızca yürütülen katliamlara sessiz kalanlar, İsrail'in işlediği savaş, soykırım ve insanlık suçlarına engel olmayanlar hem tarih önünde hem de insanlık vicdanında er ya da geç hesap vereceklerdir. Sırtını dayadıkları güçlerden cesaret alarak çocukları katledenler Allah'ın izniyle döktükleri masum kanlarında boğulacaklardır. Türkiye olarak Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya tarihin doğru tarafında yer almaya tüm imkanlarımızla tüm gücümüzle Gazze'li mazlumları desteklemeye inşallah devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.



"Bize oy versin vermesin bu ülkede yaşayan herkesin hayatına dokunmayı başardık"
AK Parti'nin 23 yılı bulan iktidarının her anınının takipçisi olduğunu, halka ve Hakk'a hizmet davasına layık olabilmek için çalışarak geçirdiğini bildiren Erdoğan, "Türkiye'yi son iki asırdır sıkıştırıldığı siyasi, ekonomik ve sosyal cendereden çıkartan demokrasi ve altyapı atılımlarını gerçekleştirmek AK Partili kadrolara nasip oldu. Eser ve hizmet siyasetimiz sayesinde bize oy versin vermesin bu ülkede yaşayan herkesin hayatına dokunmayı başardık. Ülkemizin çıkarlarını savunmanın ötesinde küresel düzeyde adalet, hakkaniyet ve merhamet müdafaası üzerine kurulu dış siyasetimizde dünyada milyarlarca insana umut aşıladık. Bu güzel tabloda sizler başta olmak üzere partimizin her mensubunun partimize oy vererek bize güç sağlayan her bir vatandaşımızın emeği, katkısı, rolü bulunuyor. Sizlerin şahsında mücadelemize omuz veren herkese teşekkür ediyorum. Hazreti Mevlana şöyle diyor, 'Nice insanlar gördüm üzerinde elbise yok, nice elbiseler gördüm içinde insan yok.' Ülkeye, millete ve insana hizmet yolunda üstlenilen sorumluluklar ile ortaya konan çabaları sahip olunan ünvanlardan bağımsız şekilde değerlendirmek gerekir" ifadelerini kullandı.



"Sizleri milletvekilliğinin ötesinde memleketimizin sevdalısı, hizmet erleri olarak böyle bir mertebede görüyorum" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"İşte hep birlikte kazandığımız bu müktesebat inşallah hem bu dünyada hem öteki dünyada hak katında en önemli ibrah vesilemiz olacaktır. Bunun için her şeyin eskisi olabilir ama ülkeye ve millete hizmet davasında eski sıfatına yer yoktur. Hele hele AK Parti'de yolunu ayıranlar veya yolunu şaşıranlar dışında eski diye bir kavram asla söz konusu değildir. Kendini sürekli yenileyen bir parti olarak bunu yaparken kimseyi dışlamıyoruz. Tam tersine geniş ailemizi sürekli büyüterek Üstat Necip Fazıl'ın ifadesiyle 'Yolumuza pekleşe pekleşe devam ediyoruz.'"



"Yalanın, iftiranın, inkarın, bu tahrikat gücünü, doğrunun, hak tesliminin, insafın ve vicdanın üstünlüğüyle Allah'ın izniyle yeneceğiz"
Bayrak yarışında geride kalanların oyunun dışına çıkmadığını bildiren Erdoğan, "Sadece zaferin sevincini takım arkadaşlarıyla paylaşmak bunun için nefesleniyor. Ayrıca parti olarak hiçbir arkadaşımızın birikimini, gayretini ve tecrübesini heba edecek lükse sahip değiliz. Nitekim önceki dönem milletvekillerimizin bir kısmı gerek genel merkezimizde, gerek il teşkilatlarımızda, gerekse bürokraside çeşitli mevkilerde hizmetlerine devam ediyor. Sağlığı ve motivasyonu yerinde olan her bir arkadaşımız için yeni görevler üstlenme yolu açıktır. Her şey gibi bu da vakit ve nasip meselesidir. Ama şunu asla unutmamalıyız ki AK Parti'ye aidet son nefese kadar sahip çıkılacak nesilden nesile gururla aktarılacak onurlu bir mirastır. Bu çatı altında kimse kendisine kurumsal bir görev verilmesini beklemez, beklememelidir. Bilhassa bu harekette küsme, darılma, uzaklaşma söz konusu olamaz. Kırgınlık olmuşsa giderilir, sorun varsa çözülür. Yanlış anlaşılma varsa bir yol bulunup mutlaka düzeltilir. Şu an altında tek yürek, tek bilek bulunduğumuz çatı bizim ortak yuvamız, evimiz, sığınağımızdır. Biz üyesiyle, gönüllüsüyle, teşkilat mensubuyla, yöneticisiyle hep beraber sayısı milyonlara aşan muhteşem ve muazzam bir aileyiz. Bunun için her birimiz hanemizden başlayarak yakın çevremize, eşimize, dostumuza, sevenlerimize, hemşehrilerimize hep hakkı ve hakikati anlatmakla, insanları ikna etmekle, gönüller kazanmakla mükellefiz" diye konuştu.
AK Parti'nin ülkenin ve milletin hanesine yazdırdığı tarihi kazanımları sırf kişisel çıkarları veya hırsları yüzünden ters yüz etmek için yalana ve iftiraya başvuranların oyunlarını boşa çıkarmanın boyunların borcu olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Eskiler doğru yerinden kalkana kadar yalan dünyayı dolaşırmış derler. Yalanın, iftiranın, inkarın, bu tahrikat gücünü, doğrunun, hak tesliminin, insafın ve vicdanın üstünlüğüyle Allah'ın izniyle yeneceğiz" dedi.



"Muhalefetin kendi iç kavgalarını veya hukukla olan sıkıntılarını ülkenin en önemli meselesi gibi gösterme gayreti riyakarlığın dik alasıdır"
Türkiye, her gün yeni ve bir diğerini geride bırakan gündemlere uyanan belki de dünyanın en hareketli ülkesi olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu gündemlerin bir kısmı ülkenin gerçekten ihtiyacı olan hususları ihtiva ederken bir kısmı da suni olarak köpürtülmüş konulardan oluşuyor. Muhalefetin kendi iç kavgalarını veya hukukla olan sıkıntılarını ülkenin en önemli meselesi gibi gösterme gayreti riyakarlığın dik alasıdır. Hata, hata ile savunulamaz diye bir söz var. Ülkemiz muhalefeti de Ziya Paşa'nın dediği gibi herkesi kör alemi sersem sandığı için yaptığı hataları daha büyük hatalarla savunmayı şecaat arz ederken sirkatin söylemeyi siyaset zannediyor. Halbuki böyle yaparak kendilerini bırakınız halkı en yakınlarının dahi yüzlerine bakamayacak hale düşürdüklerinin farkında bile değil. Hırsları ve ihtirasları adeta akıllarını esir almıştır. Polisimize saldıracak, hakime, savcıya, mahkemelere tehditler savuracak kadar bu hazineyi yitirmiş vaziyetteler" ifadelerine yer verdi.



"Diploma alın teriyle alındı, belediyede yolsuzluk yok diyemiyorlar. Konuyu sloganlara hapsederek milleti aldatmaya çalışıyorlar"
"CHP'siyle medyasıyla ve diğer yapılarıyla muhalefet tarafı gerek diploma meselesinde gerekse yolsuzluk, hırsızlık meselesinde yargının ortaya koyduğu iddialara asla cevap vermiyorlar" ifadelerini kullanan Erdoğan, "Bunun yerine konuyu siyasi sloganlara hapsederek kendi tabanlarını tahrik etme milleti aldatma kolaycılığına kaçıyor. Deseler ki kardeşim bu diploma alın teriyle usulüne uygun şekilde alınmış bir belgedir. Bunu ilgili arkadaşlarımız vasıtasıyla ve hukuki argümanlarla konuşup tartışmak mümkündür. Aynı şekilde deseler ki kardeşim belediyede hiçbir hırsızlık, yolsuzluk, usulsüzlük, haksızlık, karanlık ve karmaşık ilişki yok. Bunu da yine işin erbabı vasıtasıyla ve hukuki derinler ışığında konuşup tartışmak mümkün. Ama bunları yapmıyorlar yapamıyorlar. Çünkü hepsinin ve çok daha fazlasının doğru olduğunu, gerçek olduğunu en iyi kendileri biliyor. Hatta bu bilgi ve belgelerin çoğunun bizzat kendi partilileri tarafından yargıya aktarıldığının da farkındalar" şeklinde konuştu.

"Kamuoyu önünde timsah gözyaşları döken CHP yöneticilerinin çoğunun parti içi çekişmede rakip eledikleri için kapalı kapılar ardında sevinçten yerlerinde duramadıkları da ortadadır"
Kamuoyu önünde timsah gözyaşları döken CHP yöneticilerinin çoğunun parti içi çekişmede rakip eledikleri için kapalı kapılar ardında sevinçten yerlerinde duramadıklarının da ortada olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada CHP'nin meseleleri ülkenin ve milletin değil, kendi genel merkezlerindeki bir avuç muhterisin konusudur. Bizim ne şahsen ne parti ne de ittifak olarak muhalefetin müsamerelerine ayıracak vaktimiz yok. Bizim havanda su döverek boşa harcayacak zamanımız, pervasızca etrafa saçacak kirli ve karanlık para kulelerimiz yok. Her kafadan ayrı bir sesin çıktığı, yalanın, dolanın, hilenin, yüze gülüp sırtından hançerlemenin hiç eksik olmadığı muhalefet zaten bunları ziyadesiyle yapıyor" açıklamalarında bulundu.

"Biz sadece işimize bakıyoruz, hedeflerimize odaklanıyoruz"
AK Parti'nin ülkenin gerçek gündemiyle meşgul olduğunu söyleyen Erdoğan, "Biz sadece işimize bakıyoruz, hedeflerimize odaklanıyoruz. Çünkü milletimiz bizden kendisi ve evlatlarının geleceği için somut adımlar, kayda değer icraatlar, sadra şifa hizmetler, kalıcı eserler bekliyor. Hamdolsun 23 yılımızın her günü her anı bu şekilde ülkemize sayısız eser ve hizmet kazandırarak geçtik. 81 vilayetimizin her karışına yatırımlarımızla mührümüzü vurduk. Türkiye Yüzyılı'nı yılının inşasına giden yoldaki engelleri sabırla ve kararlılıkla tek tek ortadan kaldırdık" ifadelerini kullandı.

"Terörün istismar zeminini ortadan kaldırırken diğer yandan da kararlı ve etkili operasyonlarla topraklarımızı teröristlerden temizledik"
Son dönemde bu doğrultuda atılan adımlardan biri de terörsüz Türkiye vizyonu olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Malumunuz iktidara geldiğimizde ülkenin geçmiş dönemdeki pek çok sorunu gibi terörle mücadeleyi de devralmıştık. Sessiz devrimlerimizle bir yandan terörün istismar zeminini ortadan kaldırırken diğer yandan da kararlı ve etkili operasyonlarla topraklarımızı teröristlerden temizledik. Sadece teröristlerden mi' Yolsuzluklardan da temizledik. FETÖ'sünden DAEŞ ve DHKP-C'sine kadar pek çok hain yapıyla da mücadele ettik. Terörün bitirilmesi için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadığımız bu uzun dönemde çok kıymetli tecrübeler kazandık. Bir taraftan savunma sanayimizi geliştirirken diğer taraftan evlatlarımızı terör örgütlerinin pençesinden kurtaracak süreçler yürüttük. Terörle mücadele konseptimizi değiştirip mücadeleyi ülkemiz sınırlarının ötesine taşıyarak tehditleri kaynağında bertaraf etme safhasına geçtik. Bunun için dünyada terör örgütlerinin en çok nefret ettiği ve hedef aldığı kişi durumuna geldik. Şimdi de bizi terörsüz Türkiye hedefimize biraz daha yaklaştıracak ve 40 yıllık meseleye son noktayı koyacak yeni bir sürecin içinde bulunuyoruz. Son adımı Kürt kardeşlerimizle birlikte vatandaşlarımızın tamamının canına, huzuruna, refahına ket vuran bölücü örgütün fesih ve silahlarının teslimi olarak özetleyebiliriz. Biz devlet ve yönetim olarak bu konuda üzerimize düşeni yerine getirerek gerekli görüşmeleri sağlayıp çağrının yapılmasını temin ettik" açıklamalarında bulundu.

"Temennimiz hem örgütün hem de ona müzahir kesimlerin geçmişte olduğu gibi akıl ve izahat dışı tavırlara yönelik bu tarihi fırsatı heba etmeyerek yeni bir dönemin kapılarını aralamaları yönündedir"
Şimdi sıranın örgütün kurucusunun çağrısına harfiyen uyarak fesini ilan edip silahlarını teslim etmeye geldiğini ifade eden Erdoğan, "Şayet bu gerçekleşirse Türkiye 40 yıllık bir musibetten suhuletle kurtulma imkanına kavuşacaktır. Aksi olursa biz zaten önemli mesafe kat ettiğimiz terörü kaynağında yok etme stratejimizi kısa sürede nihayete erdirmeye bakarız. Temennimiz hem örgütün hem de ona müzahir kesimlerin geçmişte olduğu gibi akıl ve izahat dışı tavırlara yönelik bu tarihi fırsatı heba etmeyerek yeni bir dönemin kapılarını aralamaları yönündedir. Bu gelişme ülkemizle birlikte Irak ve Suriye başta olmak üzere bölgemizin tamamında bir rahatlamaya istikrarın güçlenmesine vesile olacaktır. Terörün karanlık gölgesi siyasetin üzerinden çekildikçe inşallah sözün gücü artacak siyasetin demokratik alanı daha da genişleyecektir. Bu da demokrasimizin sorun çözme kapasitesini yükseltecektir" ifadelerine yer verdi.

"Karşımızdakilerden de aynı hasbi harbi ve yapıcı yaklaşımı bekliyoruz"
İktidar ve ittifak olarak Türkiye'yi 40 yıllık kamburundan kurtarma noktasında hem kararlı ve hem de samimi olduklarını bildiren Erdoğan, "Söylediğimiz her sözde ortaya koyduğumuz her tavırda da daima hüsnüniyetle hareket ediyoruz. Karşımızdakilerden de aynı hasbi harbi ve yapıcı yaklaşımı bekliyoruz" dedi.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.