logo
22 NİSAN 2024

Erdoğan'dan yargı krizi mesajı: Bize düşen taraf olmak değil sorunu çözecek mekanizmaları işletmektir

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Anayasamıza göre her birinin görev alanı farklı olan yüksek yargı kurumlarımız arasındaki ihtilafı gidermek mecburiyetindeyiz." dedi.
20.02.2024 15:04:00 / Güncelleme: 20.02.2024 17:28:35
Anadolu Ajansı
Erdoğan'dan yargı krizi mesajı: Bize düşen taraf olmak değil sorunu çözecek mekanizmaları işletmektir
Erdoğan'dan yargı krizi mesajı: Bize düşen taraf olmak değil sorunu çözecek mekanizmaları işletmektir
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 12. Dönem Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hakimleri Kura Töreni'ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, bugünkü kura töreninde görev yerleri belli olacak 148 hakim ve Cumhuriyet savcısını tebrik etti. Erdoğan, sayıları 24 binin üzerine çıkan hakim ve savcıların ülkenin dört bir yanında millet adına adaleti tesis etmenin mücadelesini verdiğini ifade etti.

Adaletin, içinde yaşanılan evrenin ruhu olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şayet bu ruhu kaybedersek diğer hiçbir şeyin anlamı kalmaz. Nitekim, insanlık tarihine baktığımızda adalet temelinde yükselen toplumların güvenlik ve refah içinde yaşadığını, adaletin kaybolduğu toplumların da kısa sürede yıkılıp gittiğini görürüz. Bunun için bizim medeniyetimizde, devlet yönetiminde adaletin önemine bilhassa vurgu yapılır. Zaten medeniyet dediğimiz olgu da ancak adaletin bulunduğu yerde ortaya çıkabilir ve gelişebilir. Eskiler, 'Adalet olunca yiğitliğe gerek kalmaz' derler. Sizler devlet ve toplum hayatı bakımından işte böylesine hayati bir görevi yerine getirmek üzere seçilmiş, eğitilmiş, görevlendirilmiş kişilersiniz. Türk milleti adına karar verme mesuliyeti gibi bir vazifeyi inşallah alnınızın akıyla yerine getireceksiniz. Vazifenizi icra ederken, hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalmaya itina göstermenizin altını özellikle çizmek istiyorum."

"Yargı desteğiyle darbe teşebbüsünde bulunulduğuna da şahit olmadık mı"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin geçmişte adaleti sağlaması gereken kurumların başka güçlerin emrine girmesinin yol açtığı sancıların bedelini ağır ödemiş bir ülke olduğunu dile getirdi.

Adaletin gücü yerine, güçlünün adaletinin hakim olduğu olağanüstü dönemlerin milletin hafızasında çok derin izler bıraktığını, travmalara sebep olduğunu, vatandaşın devlete olan itimadına telafisi imkansız zararlar verdiğini anlatan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Cumhuriyet tarihimizin en büyük demokrasi ve kalkınma atılımlarına imza atarken, adalet sistemimizi güçlendirmeyi dört temel önceliğimizden biri olarak belirledik. Ülkemizi sağlık, eğitim ve güvenlikle birlikte adalet üzerinde yükseltme sözüyle milletimizin huzuruna çıktık. Bir yandan Anayasa'mızda ve temel kanunlarımızda gereken düzenlemeleri Meclisimizle birlikte hayata geçirmek, diğer yandan adalet teşkilatımızı güçlendirmek için zorlu bir mücadele yürüttük. Bir dönem tek parti faşizminin, bir dönem vesayetin, bir dönem FETÖ'nün güdümüne giren adalet teşkilatımızı yeniden milletimiz adına karar veren bir güç haline getirmek için çok uğraştık. Hep birlikte 28 Şubat döneminde yargı desteğiyle postmodern darbe yapıldığına da 17/25 Aralık'ta ve 15 Temmuz'da yine yargı desteğiyle darbe teşebbüsünde bulunulduğuna da şahit olmadık mı?"

Çağlayan Adliyesi'ne yapılan menfur saldırı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargının personelinden binasına kadar vazifesini hakkıyla yerine getirmesini zorlaştıran fiziki eksikliklerini giderirken aynı zamanda adalet teşkilatını darbeci zihniyetten de temizlemeye çalıştıklarını ifade etti.

Bu süreçte darbe girişiminin yanı sıra terör başta olmak üzere demokrasiye kasteden, milli iradeyi devre dışı bırakmayı amaçlayan pek çok badireyle de karşılaştıklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Az önce de söylendiği gibi, merdiven altı bir anlayışla yürüyen bir sistem vardı. Ama şimdi öyle değil. Şimdi artık merdiven altı olmak bir yana dört dörtlük fiziki imkanlarla halkına hizmet veren, yargıyı bu noktada artık değerlendiren bir yapı var. Terör örgütlerinin, güvenlik güçlerimizle birlikte yargı mensuplarımızı da hedef aldığı dönemler yaşadık. Daha geçtiğimiz haftalarda İstanbul'da Çağlayan Adliyesi'ne yapılan menfur saldırı girişimini biliyorsunuz. Şayet teröristler adliyeye girmeyi başarıp orada görev yapan hakim ve savcılarımıza ulaşabilselerdi, Allah göstermesin neler yaşanabileceğini tahmin bile edemiyoruz."

Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz'ı andı

Erdoğan, terör örgütlerinin saldırılarında şehit olan Savcı Mehmet Selim Kiraz başta olmak üzere tüm yargı mensuplarını, güvenlik görevlilerini, vatandaşları rahmetle andı.

Yasamasıyla, yürütmesiyle, yargısıyla, ülkenin güvenliğini, esenliğini, huzurunu güçlendirmek için hep birlikte çalışmayı sürdüreceklerine dikkati çeken Erdoğan, "Büyük ve güçlü Türkiye'nin inşası yolunda verdiğimiz mücadeledeki onurlu duruşumuz, evlatlarımıza miras bırakacağımız birer iftihar beratı hükmündedir. Böylesine kutlu bir vazifenin manevi hazzını başka hiçbir dünyevi karşılıkla mukayese etmek mümkün değil. Hakimlerimiz ve savcılarımız, milletimizin omuzlarına yüklediği sorumluluğun bilinciyle vazifelerini yürüttüğü müddetçe Allah'ın izniyle bu ülkenin hedeflerine ulaşmasına kimse mani olamaz." dedi.

Erdoğan, yasama ve yürütme gibi yargının da hala çözüm bekleyen sorunlarının olduğunu vurguladı.

Bunların bir kısmının Anayasa ve yasalarda yapılması gereken değişikliklerle ilgili olduğuna, bir kısmının da kurumsal işleyişlerden, kurumlar arası anlayış farklılıklarından ve eski alışkanlıklardan kaynaklandığına işaret eden Erdoğan, bu çerçevede adalet sisteminin mevzuat altyapısını geliştirmek için başlattıkları reformları kesintisiz devam ettirdiklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önce hayata geçirdikleri çalışmaların bir üst safhasını oluşturan Yargı Reformu Strateji Belgesi'ni 2019'da kamuoyuyla paylaştıklarını anımsatarak, bu belgede yer alan yol haritasını adım adım takip ettiklerini, geçtiğimiz günlerde Meclis'e sunulan 8. Yargı Paketi'nin de bu strateji belgesinin adımlarından biri olduğunu söyledi.

Meclis'te son hali verilecek 8. Yargı Paketi ile getirilen yeniliklerden bazılarını aktaran Erdoğan, şu bilgileri paylaştı:

"İtiraz, istinaf ve temyiz yollarındaki başvuru süreleri yeknesak hale getirilmek suretiyle 2 hafta olarak düzenleniyor. İstinaf ve temyiz sürelerinin başlangıcı, hükmün tebliğ tarihi olarak belirleniyor. Adli para cezalarının miktarı, günümüz şartlarına göre yeniden tespit edilerek caydırıcılık niteliği güçlendiriliyor. Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarının doğrudan Anayasa Mahkemesi yerine Adalet Bakanlığında kurulacak Tazminat Komisyonu tarafından karara bağlanması öngörülüyor. Hükümlülere vasi atanması işlemi, otomatik olmaktan çıkartılarak bu bireylerin kendi kararlarına bırakılıyor. Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri dikkate alınarak örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme fiili müstakil bir suç haline getiriliyor. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına, özellikle buna karşı istinaf yoluna başvurulmasına imkan sağlanıyor. Kişisel verilerin işlenmesi ve yurt dışına aktarılması konusunda bireylerin haklarının daha güçlü korunmasını temin edecek güvenceler getiriliyor. Meclisimizin takdiriyle hayata geçirileceğine inandığım bu yargı paketimizi önümüzdeki dönemde yenileri takip edecektir."

Kurumların birbirleriyle uyumlu çalışmalarının ve her kurumun Anayasa'da ve yasalarda belirtilen sınırlar içinde faaliyetini yürütmesinin, devletin ahenkli işleyişi bakımından hayati öneme sahip olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yüksek yargı kurumlarımız arasında son dönemde hem kendilerini yıpratan hem de vatandaşlarımızın adalete olan güvenini ve inancını sarsan bazı müessif tartışmalara şahit oluyoruz. Biliyorsunuz bu konuda taraf değil hakem mevkisinde bulunduğumuzu çeşitli vesilelerle açıkladık. Bu tavrımızı halen muhafaza ediyoruz ve edeceğiz. Yürütmenin başı ve yasama organındaki en büyük gruba sahip partinin Genel Başkanı sıfatıyla bize düşen, yüksek yargı kurumları arasındaki tartışmalarda taraf olmak değil, sorunu çözecek mekanizmaları işletmektir. Siyaset müessesesinin emanetini taşıdığı millete karşı görevi, Mecliste nümayiş yapmak, mahkeme önünde eylem yapmak asla değildir. Kanun yapıcı konumunun hakkını vermektir. Yargıya dair hemen her tartışmada belli çevreler tarafından sokağın adres gösterilmesi, siyaset kurumunun asli görevini inkar etmek demektir."

"Bu kurumlarımız eskiden beri hiyerarşi tartışması yaşıyor"

Ülkenin ve milletin her meselesi gibi yargıdaki sıkıntıları çözmenin de görevleri olduğu bilinciyle hareket ettiklerini dile getiren Erdoğan, sorunlardan beslenmek yerine çözümlerle milletin karşısına çıkmanın gayreti içinde olduklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Şu gerçeği artık hepimiz görebiliyoruz, yüksek yargı kurumlarımızın Anayasa'da belirtilen görev tanımları, sınırları ve onlara yüklenen misyonlar konusunda bir belirsizlik söz konusudur. Esasen bu kurumlarımız arasında eskiden beri bir hiyerarşi tartışması yaşandığını biliyoruz. Anayasamıza göre her birinin görev alanı farklı olan dolayısıyla hiyerarşiden ziyade vazife tanımıyla konumları belirlenen yüksek yargı kurumlarımız arasındaki ihtilafı gidermek mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde ülkemizin terörle mücadelesi başta olmak üzere ali menfaatlerine halel getirme potansiyeli taşıyan bu tartışmaların sürüp gitmesi kaçınılmazdır. Danıştayın FETÖ'den ihraç edilen yargı mensuplarından bazılarıyla ilgili verdiği tartışmalı kararlar da bazı hususların daha kesin bir şekilde ortaya konulmasının şart olduğuna işaret ediyor."

Erdoğan, bu doğrultuda ilk adımları 8. Yargı Paketi ile atmaya başladıklarını, ancak yargıdaki bu dağınık görüntüyü ortadan kaldırmak için hem anayasa hem yasa düzeyinde çalışılması gereken daha pek çok husus olduğunun farkında olduklarını aktardı.

"Meclis'te mutabakat temin edebilirsek meseleyi kökten çözmüş olacağız"

Anayasa değişikliği gerektiren hususlarda Meclis'te geniş bir uzlaşma zemini oluşturulması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Biliyorsunuz uzunca bir süredir ülkemizin sivil ve günün değil geleceğin ihtiyaçlarını da karşılayacak yeni bir anayasa ihtiyacı olduğunu dile getiriyoruz. Son dönemdeki tartışmalar başta olmak üzere yaşadığımız her hadise bize böyle bir anayasanın Türk demokrasisinin selameti açısından ne kadar gerekli olduğunu gösteriyor. Eğer bu konuda Meclis'te bir mutabakat temin edebilirsek zaten meseleyi kökten çözmüş olacağız. Yeni anayasa mümkün olmasa bile yargıdaki sorunu giderecek bir anayasa değişikliği için de uzlaşma yollarını arayacağız. Ülkemiz, bu gereksiz ve yargıya zarar verecek tartışmalardan bir an önce kurtulmalıdır. İnşallah Cumhuriyet tarihinin en önemli reformlarını hayata geçirmeyi başarmış bir yönetim olarak bu meselenin çözümünü de biz sağlayacağız."

Kura çekimini yaptıkları hakim ve savcıları tebrik eden Erdoğan, kendilerine yeni görevlerinde başarılar diledi.
Ekrem İmamoğlu’na açık mektup
Aslan evinde rakip tanımıyor
Taraftarı önünde 17'de 17 yaptı
'Yapılan yanlış tercihler beni ayrılmaya itiyor'
İYİ Parti'de beklenen istifa
Bakan Özhaseki açıkladı
'İstanbul'u dönüştürmeye gayret edeceğiz'
Tokat'ta bir deprem daha
Turhal 4.1 ile sarsıldı
İYİ Parti'de Akşener'li denklem
Aday olursa seçilme şansı var mı?
Uludağ İstanbul'dan görüldü
3 şehir tek karede
Bu karenin nedenini açıkladı
Baş'tan dikkat çeken IMF göndermesi
Ukrayna, İsrail ve Tayvan'a ABD desteği
95 milyar dolarlık tarihi yardım
ÇAYKUR'dan çağrı
'Çayınızı kendiniz toplayın'
Bakan Göktaş açıkladı
10 binden fazla çocuk!
Belediyelerde borç enkazı
Yeni başkanlar kamuoyu ile paylaştı
İsrailliler yine sokaklara indi
Binlerce kişi Netanyahu'yu protesto etti
Seçim sonucunu böyle yorumladı
Boş havuza atladım düşene kadar doldu
Çok sayıda şehidin cesedine ulaşıldı
İsrail, Refah'ta katliam yaptı
Ekrem İmamoğlu’na açık mektup
Aslan evinde rakip tanımıyor
Taraftarı önünde 17'de 17 yaptı
'Yapılan yanlış tercihler beni ayrılmaya itiyor'
İYİ Parti'de beklenen istifa
Bakan Özhaseki açıkladı
'İstanbul'u dönüştürmeye gayret edeceğiz'
Tokat'ta bir deprem daha
Turhal 4.1 ile sarsıldı
İYİ Parti'de Akşener'li denklem
Aday olursa seçilme şansı var mı?
Uludağ İstanbul'dan görüldü
3 şehir tek karede
Bu karenin nedenini açıkladı
Baş'tan dikkat çeken IMF göndermesi
Ukrayna, İsrail ve Tayvan'a ABD desteği
95 milyar dolarlık tarihi yardım
ÇAYKUR'dan çağrı
'Çayınızı kendiniz toplayın'
Bakan Göktaş açıkladı
10 binden fazla çocuk!
Belediyelerde borç enkazı
Yeni başkanlar kamuoyu ile paylaştı
İsrailliler yine sokaklara indi
Binlerce kişi Netanyahu'yu protesto etti
Seçim sonucunu böyle yorumladı
Boş havuza atladım düşene kadar doldu
Çok sayıda şehidin cesedine ulaşıldı
İsrail, Refah'ta katliam yaptı

'485 milyar liralık bir destekle İstanbul'u dönüştürmeye gayret edeceğiz'

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, depreme karşı İstanbul'u dönüştürebilmek için 485 milyar liralık bir destek açıkladıklarını belirterek, "Afete maruz kalabilecek bütün şehirlerimizi ayağa kaldırabilmenin mücadelesini ve programını yapıyoruz" dedi
21.04.2024 17:19:00
İHA
'485 milyar liralık bir destekle İstanbul'u dönüştürmeye gayret edeceğiz'
'485 milyar liralık bir destekle İstanbul'u dönüştürmeye gayret edeceğiz'
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Erciyes Dağı'nda Tekir Yaylası ve Çevresi Karbon Yutak Alanı Ağaçlandırma Töreni'ne katıldı. Bakan Özhaseki, yaptığı konuşmada, "Şehircilik meselesi başlı başına bir iş, kadim şehirlerimiz var. Bir taraftan da iklim değişikliğinin getirmiş olduğu her türlü sıkıntılarla baş etmek için hep birlikte mücadele ediyoruz.

Bu mücadeleler içerisinde son dönemde kendimize iki tane daha vazife biçtik. Birisi depremin getirmiş olduğu hasarları giderebilmek. Bir diğeri de ileride olabilecek her türlü deprem gibi afetlere karşı buy ülkenin korunabilmesi meselesi. Birisi 1 yıldan fazla oldu 6 Şubat'taki afet. Herhalde Anadolu'ya geldiğimiz ilk andan itibaren başımıza gelen en büyük felaket. 18 tane il doğrudan veya dolaylı etkilendi, 14 milyon insan zarar gördü. yıkılan dükkan, konut, ardiye, depo gibi bağımsız birim sayısı 850 bin.

Dile kolay, Anadolu ölçeğinde 5-6 tane vilayet demek. Maddi zarar 100 milyar doların üzerinde. Şehirlerin bazılarının merkezleri tamamıyla yok olmuş vaziyette. O şehirleri ayağa kaldırmak için büyük bir mücadele veriyoruz. Şu anda bin 240 yerde şantiyemiz var, 4 bin 333 köyde köy evleri yapıyoruz. 76 bin kadar konutu teslim ettik, binlercesi devam ediyor. Bundan sonra da her ay 10, 15, 20 bin konutu depremzedelere vermeye devam edeceğiz.

Oradaki insanların evlerine kavuştuklarında yüzlerindeki mutluluğu görmek bizim en büyük sevincimiz. Bazen ev çıkmadığı için hüzünlenenler oluyor. Onlara diyorum ki; merak etmeyin. Cumhurbaşkanımız söz verdi, bizler de sözün arkasında duruyoruz. Bu ay çıkmazsa diğer ay çıkar, olmadı sonraki ay çıkar merak etmeyin. Bu evler bitinceye kadar buradayız. Biz seçimlik, mevsimlik insanlar değiliz. Söz verip de kaybolanlardan değiliz. Milletimizi seviyoruz. Onun içindir ki gece, gündüz demeden uğraşıyoruz. Evlerinizi teslim edeceğiz" dedi.


'İzmir'imizi, İstanbul'umuzu ayağa kaldırabilmenin mücadelesini yapıyoruz'


Bakanlık olarak yapıları depreme dirençli hale getirmek için uğraştıklarını ve bu çerçevede İstanbul için 485 milyar TL'lik bütçe açıkladıklarını sözlerine ekleyen Bakan Özhaseki, şunları kaydetti:

"Bir taraftan da bir başka iş olarak kendi üzerimize aldığımız sorumluluğumuz gereği ne kadar yapımız varsa tamamını afetlere karşı dirençli hale getirmeye uğraşıyoruz. Bu da başlı başına bir iş. İstanbul için proje açıkladık. Orta vadeli bütçede tam 485 milyar liralık bir destekle İstanbul'u dönüştürmeye gayret edeceğiz. Oradaki birçok sorumluluk sahibi belediye başkanının, ilçe belediye başkanlarının umurlarında olmayabilir, ciddiye de almayabilirler. Ama bizler sorumluluk sahibi insanlarız. Olabilecek bir afetin nasıl bir sonuç doğurabileceğini çok iyi biliyoruz. Onun için gece, gündüz demeden gerek İzmir'imizi, gerek İstanbul'umuzu gerekse afete maruz kalabilecek bütün şehirlerimizi ayağa kaldırabilmenin mücadelesini ve programını yapıyoruz. İnşallah bunda da başarılı olacağız."

Açıklamaların ardından Bakan Özhaseki, Vali Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ve programa katılanlar ağaç dikti.

Vali Dallı: Vatandaşlarımızın zararlarının yüzde 40'ı karşılanacak

Kastamonu Valisi Meftun Dallı, dün yaşanan fırtınanın ardından evleri zarar gören vatandaşların sürekli oturulduğu tespit edilen konutlarında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinin tespiti sonrasında, hasarlarının yüzde 40'ının karşılanacağını söyledi.
21.04.2024 16:30:00 / Güncelleme: 21.04.2024 16:30:40
İhlas Haber Ajansı
Vali Dallı: Vatandaşlarımızın zararlarının yüzde 40'ı karşılanacak
Vali Dallı: Vatandaşlarımızın zararlarının yüzde 40'ı karşılanacak
Kastamonu Valisi Meftun Dallı, İl Afet ve Acil Durum (AFAD) İl Müdürlüğünde dün meydana gelen fırtına ve şiddetli yağış nedeniyle oluşan hasarla ilgili bilgilendirme toplantısı düzenledi. Vali Meftun Dallı başkanlığında yapılan toplantıya Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Zafer Özden, İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Evren, AFAD İl Müdürü Uğur Minder, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Oktay Marşap ile Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı Özcan Gazioğlu katıldı.

Dün yaşanan fırtına ve şiddetli yağışlar hakkında bilgiler veren Vali Meftun Dallı, 'İlimizde ciddi bir rüzgar arkasından fırtına meydana geldi. Özellikle il merkezimizde Devrekani, Araç, Daday, İhsangazi ve Taşköprü ilçelerimizde hasarlar, zararlar meydana geldi fırtına nedeniyle. Direk devrilmeleri, çatı uçmaları, araçların üzerine çatıların düşmesi sonucu meydana gelen zararlar, özellikle seraların zarar görmesi şeklinde. Ayrıca buna bağlı enerji ve iletişim kesintileri yaşandı bir süre. Konuyla ilgili kurumlarımız, başta İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğümüz olmak üzere hızlı bir şekilde ekiplerini sahaya çıkardılar. İlgili kolluk kuvvetlerimiz aynı şekilde gerekli müdahaleleri yaptılar. 112 Acil Çağrı Merkezimiz gelen çağrıları topladı. Şu ana kadar il merkezimizden ve ilçelerimizden çatı hasarı, eşya, iş yeri ve tarım zararı olduğuna dair toplam 296 adet ihbar alındı. Bu ihbarlardan 244 adet, bunların bir kısmı konutlardaki çatı uçmaları, 41 adet iş yeri ve araç hasarı, zararı, 11 adet de zirai zarar, yani tarımsal zarar şeklinde. Şimdi ilgili kurumlarımızın ekipleri, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğümüzün ekipleri, AFAD'ın ekipleri, belediye, diğer ilgili birimlerimizin ekipleri, tarım il müdürlüğümüzün ekipleri sahada zarar tespit çalışmalarına devam ediyorlar. Bunu en hızlı şekilde bugün belki yarın, iki gün içerisinde herhalde tamamlarız. Bu işlemler tamamlandıktan sonra özellikle bunu vurgulamak istiyorum. İçinde sürekli oturulduğu tespit edilen konutlarda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüzün tespit ettiği hasarın yüzde 40'ı verilecek. Tabii bunun için öncelikle AFAD Başkanlığı Ankara'dan AFAD İl Müdürlüğümüz bu hasarların giderebilmesi için ödenek talebinde bulunacak. Oradan bu ödenek geldikten sonra dediğim şekilde içinde sürekli oturulduğu tespit edilen konutlarımızın çatı hasarlarının yüzde 40'ı vatandaşlarımıza inşallah ödenecek' dedi.



'6 vatandaşımız hafif şekilde yaralandılar'

Fırtına ve şiddetli yağışlar sebebiyle 6 kişinin yaralandığını söyleyen Vali Dallı, 'Diğer konularda şu an için önceden şu yapılacak diyebileceğimiz bir düzenlememiz mevcut değil. Onu göreceğiz süreç içerisinde. Yine ilgili yerler gereken işleri yapacaklar. Ona göre bakacağız. Kapalı yolumuz yok. Bir iki yerde ağaç devrimi sonucu kapanan yollarımız olmuştu. Onları en hızlı şekilde açtık. Enerji verilemeyen 20 köyümüz vardı bugün sabah itibariyle. Onlar 15'e şu an itibariyle düşmüş. İnşallah bugün akşama kadar enerji verilemeyen köyümüz veya yerleşimlerimiz kalmaz. İletişim anlamında internet vs. diğer haberleşme konusunda bir kesintimiz şu an itibariyle yok zaten. Genel itibarıyla durumumuz bu. Özellikle Devrekani ilçemizde dün çok sayıda ihbar geldi. Bir iki kamu kurumumuzda da ufak çaplı hasarlar var. 6 vatandaşımız hafif şekilde yaralandılar. Onun dışında Allah'a şükür ki, ciddi bir yaralanma veya can kaybımızın olmayışı hepimizi son derece mutlu etti. Sadece bir hayvanımız telef olmuş anladığım kadarıyla bir ilçemizde. Onun dışında başka bir hayvan telefatımız da yok. Buna seviniyoruz. Bütün vatandaşlarımıza, kardeşlerimize, ilimizdeki herkese geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. İnşallah Cenab-ı Hak bir daha böyle bir afet, felaket göstermesin diye her zaman olduğu gibi yine dua ediyoruz' ifadelerini kullandı.

'Vatandaşlarımıza sigortalarını yaptırmalarını tavsiye ediyoruz'

Afetlere karşı alınacak tedbirin önemli olduğunu vurgulayan Vali Dallı, 'Tabii her zaman tedbirli olmak lazım bu tür şeylerde. Önceden tedbir alınırsa mutlaka bu hasarlar, zararlar bir ölçüde önlenebiliyor. Onun için vatandaşlarımızdan bir kere daha her türlü afete karşı mümkün olan tedbirlerini önceden almalarını tavsiye ediyoruz. Mümkünse özellikle profesyonel olarak iş yapan, çalışan iş yerlerine sigortalarını mutlaka yaptırmalarını tavsiye ediyoruz. Bu tür durumlarda zararlarını çok daha kolay şekilde tazmin edebiliyorlar. Ama diğer konularda süreçler uzun. Sonunda ne olacağını önceden öngörmek mümkün olmuyor. Onun için olabildiğince de vatandaşlarımıza her konuda sigortalarını yaptırmalarını acil tavsiye ediyoruz' şeklinde konuştu.

Buradaki toplantının ardından Vali Dallı, beraberindeki heyet ile birlikte fırtınadan zarar gören vatandaşları ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerinde bulundu. Bir süre vatandaşların taleplerini dinleyen Vali Dallı, ayrıca ekiplerden yürütülen çalışmalar hakkında da bilgiler aldı.

Tokat'ın Turhal ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem

Tokat'ın Turhal ilçesinde 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi

21.04.2024 16:08:00 / Güncelleme: 21.04.2024 16:12:19
AA
Tokat'ın Turhal ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem
Tokat'ın Turhal ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 15.03'te merkez üssü Turhal olan 4,1 büyüklüğünde deprem kaydedildi.

Depremin 12,38 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, AA muhabirine, deprem sonrası sahada kontrol çalışmalarını hızlıca başlattıklarını söyledi.

Bütün hemşehrilerine geçmiş olsun dileğinde bulunan Hatipoğlu, "AFAD, jandarma ve emniyet ekiplerimiz sahadalar. Ekiplerimiz, tarama çalışmalarına başladılar. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk bilgisi gelmedi." dedi.

Depremi hisseden bazı vatandaşlar ise bulundukları binayı terk ederek sokakta beklemeye başladı.

Vatandaşlar, Sulusaray ilçesinin ardından ilçelerinde de deprem meydana geldiğini ve korktuklarını ifade etti.
 

Tokat'ta 4,1 büyüklüğünde deprem

Tokat'ın Turhal ilçesinde 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
21.04.2024 15:46:00
Haber Merkezi
Tokat'ta 4,1 büyüklüğünde deprem
Tokat'ta 4,1 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 15.03'te merkez üssü Turhal olan 4,1 büyüklüğünde deprem kaydedildi.

Depremin 12,38 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi. 
 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2024

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.