logo
15 AĞUSTOS 2026

FATİH SULTAN MEHMED HAN

31.03.2005 00:00:00
 
Fatih İstanbul gibi dünyanın merkezindeki bir şehri ele geçirerek Ortaçağı kapatmış, Yeniçağı başlatmıştır.

Şanlı cihangirin fetihleri ölünceye kadar devam etmiştir. Ordusunun başında 25 büyük sefere çıkarak, 17 devleti haritadan silmiş, bu devletin topraklarını Osmanlı mülküne dahil etmiştir.

Fatih'in Bizans İmparatorluğuyla birlikte tarihten sildiği 17 devlet sırasıyla şunlardır: Bizans İmparatorluğu (1453), Enez Ceneviz Dükalığı (1456), Atina İtalyan Dükalığı (1458), Sırbistan Krallığı (1459), Mora Despotluğu (1460), Trabzon Rum İmparatorluğu (1461), Candaroğullan Beyliği (1461-1462), Eflak Prensliği (1462), Midilli Ceneviz Dükalığı (1462), Bosna Krallığı (1463), Karaman Devleti (1466), Âlâiyye Beyliği (1471), Kırım Hanlığı (1475), Arnavutluk (1478-1479), Tuğrul Beyliği (1479), Yunan Adalarından Zanta Dükalığı (1479), Hersek Dükalığı (1480) Bütün bu fütuhatıyla Fatih, bütün Balkan yarımadasını Osmanlı topraklarına katmış, Çanakkale ve İstanbul boğazlarını kontrol altına alarak boğazlarda hakimiyet kurmuştur.

Osmanlı Devletinin hudutlarını üç kıtaya yaymış ve Devleti dünyanın en büyük devleti yapmıştır.

Fatih, 1363-1473 yıllan arasında hemen hepsi gayr-i müslim olan 25 devletin hepsine karşı harbe girişmiş ve hepsinden de muzaffer çıkarak askeri dehâsını isbat etmiştir.

İla-yi kelimetullah uğruna can vermeyi gaye edinen bu şanlı idareci, ilmî, askerî, siyasî, ahlakî ve kültür sahalannda güzel meziyetleri şahsında toplamış ve bu meziyetleriyle gelecek nesillere örnek olmuştur.

Fatih devrinin ve Fatih'in şahsiyetinin diğer hususiyetlerine de kısaca göz atalım:

? Fatih, Osmanlı deniz kuvvetini dünyanın birinci deniz kuvveti haline getirmiştir.

? Topçuluk ve diğer harp teçhizatı üzerinde devamlı yenilikler yapmış ve askeri sahada devleti dünyanın en ileri ülkesi yapmıştır.

? Âlimlere ve san'atkârlara büyük değer vermiş ve onların rahatça çalışmaları için gerekli şartlan hazırlamıştır. Diğer İslam beldelerindeki âlimleri davet ederek onlara büyük imkânlar hazırlamıştır. Herbiri sahalarında mütahassıs âlimleri devamlı yanında bulundurmuş ve her zaman onlarla istişare etmiştir.

Fatih Camiiyle birlikte inşa edilen Sahn-ı Seman gibi ilim yuvalan yaptırmıştır. "8 Fakülte"de diyebileceğimiz Sahn-ı Seman'ın biri tıbba aittir ve 70 yataklı bir de hastahanesi vardır.

Fatih bütün ülkede baştan başa imar faaliyetine girmiştir. Saltanatı müddetince, 380 cami inşa ettirmesi onun imarcılığını gösteren müşahhas bir delildir.

Fatih devri, hukukta ve adalette de dünyaya örnek olacak uygulamalarla doludur.

Fatih'in muhakeme edilişi o zamanki adalete müşahhas bir misaldir: Fatih Camiinin inşası esnasında koca bir mermer sütunu yanlış kesip israf ettiği, dolayısıyle devlete zarar verdirdiği gerekçesiyle Fatih tarafından eli kestirilen Rum Mimar İpsilanti Usta İstanbul Kadısı Hızır Çelebi'ye müracaat eder.

"Fatih Karahan Kovuldu" reklamları dolandırıcılık tuzağı mı?

İnternet sitelerinde sıkça rastlanan "Fatih Karahan Kovuldu" veya "Fatih Karahan Görevden Alındı" başlıklı reklamlar, TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın gerçekten görevden alınmasıyla ilgili değildir

15.08.2026 05:46:00 / Güncelleme: 15.08.2026 05:49:57
Hasan Gündoğdu
 
"Fatih Karahan Kovuldu" reklamları dolandırıcılık tuzağı mı?
"Fatih Karahan Kovuldu" reklamları dolandırıcılık tuzağı mı?
Bu duyurular, küresel reklam ağlarını (örneğin Google AdSense) kötüye kullanan organize bir olta/dolandırıcılık (phishing) kampanyasının ve dijital itibar suikastının parçasıdır.
 

Reklamların Arkasındaki Sır ve İşleyiş

 
Yemleme (Clickbait) Tekniği:
Toplumun ve kamuoyunun dikkatini çekebilecek sansasyonel ve sahte bir haber başlığı ("Fatih Karahan kovuldu", "Canlı yayında skandalı ağzından kaçırdı" gibi) seçilerek kullanıcıların tıklama merakı tetiklenir.

 
Programatik Reklam Ağlarının Kullanılması:
Bu dolandırıcılar, Türkiye'nin en çok ziyaret edilen haber ve içerik sitelerinin kullandığı üçüncü taraf programatik reklam ağlarına (Google Ads vb.) reklam veren olarak kaydolurlar. Reklamlar, yayıncı sitelerin kendi editörlerinin denetiminden değil, otomatik onay sistemlerinden geçerek sitedeki reklam alanlarına düşer.
 
Domain (Alan Adı) Değiştirme Taktiği:
Sistem ve web siteleri bu sahte reklamı tespit edip ilgili yönlendirme bağlantısını (URL) engellediğinde, saldırganlar hızla yeni bir alan adı alarak ve farklı hesaplar üzerinden reklam vererek engelleri devre dışı bırakırlar.
 
Yönlendirilen Sayfa ve Asıl Amaç:
Reklama tıklandığında kullanıcılar genellikle sahte bir haber sitesine yönlendirilir. Bu sayfalarda genellikle:
 
Sahte kriz/yatırım haberleri süslenerek yasadışı kripto/forex yatırım platformlarına paranızı yatırmanız teşvik edilir.
"Kısa sürede zengin olma" vaatleriyle kredi kartı ve kimlik bilgilerinizi ele geçirmeyi amaçlayan olta formları yer alır.
 
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan görevindedir. Bu tür başlıklar, paranızı veya kişisel bilgilerinizi ele geçirmek için tasarlanmış sahte reklamlardan ibarettir; bu bağlantılara tıklamamak ve hiçbir kişisel bilgi paylaşmamak gerekir.

Yaz sıcağında böbrekleri korumanın 8 yolu


 
Genellikle belirti vermeden ilerlediği için 'sessiz hastalık' olarak tanımlanan kronik böbrek hastalığının dünya genelinde yaklaşık her 10 kişiden birinde görüldüğü ve bu kişilerin önemli bir bölümünün hastalığının farkında olmadığı tahmin ediliyor. Özellikle yaz aylarında risk artıyor.

15.08.2026 01:10:00
Murat Çorbacı
 
Yaz sıcağında böbrekleri korumanın 8 yolu
Yaz sıcağında böbrekleri korumanın 8 yolu

Dünya Sağlık Örgütü'nün 2026 yılı verilerine göre yaklaşık 674 milyon kişi kronik böbrek hastalığıyla yaşıyor. Yaz mevsimiyle birlikte artan sıcaklıklar, böbrek sağlığını tehdit edebiliyor. Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, özellikle aşırı sıcaklara uzun süre maruz kalmanın böbrek sağlığını olumsuz etkileyebildiğine dikkat çekerek, "Sıcak havalarda vücudun ısı dengesini korumak için oluşturduğu fizyolojik yanıtlar böbrekler üzerinde ek yük oluştururken, terlemeyle gelişen sıvı kaybı da buna eşlik edebilmektedir. Yüksek nem ise terin buharlaşmasını azaltarak vücudun ısı kaybetmesini zorlaştırmakta ve ısı stresini artırmaktadır. Şiddetli ısı stresi, özellikle ciddi sıvı kaybı (dehidratasyon) veya sıcak çarpması geliştiğinde, akut böbrek hasarına yol açabilmektedir" dedi.

8 önemli kural

Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, yaz aylarında böbrek sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken 8 kuralı anlattı.

1. Sıvı dengenizi koruyun. Sıcak havalarda terlemeyle sıvı kaybı artabiliyor. Günlük sıvı alımınızı sıcaklık, fiziksel aktivite ve terleme miktarınıza göre ayarlayın. Herkes için geçerli tek bir su miktarı olmadığını unutmayın. Kalp yetmezliği, ileri evre böbrek hastalığı veya diyaliz tedavisi nedeniyle sıvı kısıtlamanız varsa, hekiminizin önerdiği miktarda su tüketmeye özen gösterin.

2. Aşırı sıcaklarda yoğun fiziksel aktiviteden kaçının. Egzersiz ve ağır açık hava aktivitelerini mümkün olduğunca günün daha serin saatlerinde yapın.

3. Tansiyonunuzu takip edin, ilaçlarınızı kendi kendinize değiştirmeyin. Baş dönmesi, bayılma hissi veya alışılmışın dışında tansiyon değerleriniz düşerse, ilaçlarınızı kendi kendinize kesmek yerine hekiminize danışın.

4. Gelişigüzel ağrı kesici kullanmayın. Nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ) grubunda yer alan bazı ağrı kesiciler böbreğin kan akımını düzenleyen mekanizmaları etkileyebiliyor. Özellikle böbrek hastalığınız varsa NSAİİ grubu ağrı kesicileri hekime danışmadan sık ve kontrolsüz kullanmayın.

Böbrek taşına dikkat!

5. Böbrek taşı öykünüz varsa, dikkat! Sıcak havalarda terlemeyle sıvı kaybı arttığında ve bu kayıp karşılanmadığında idrar hacmi azalabiliyor. Düşük idrar hacmi, idrardaki taş oluşturucu maddelerin yoğunluğunu artırarak taş oluşumuna zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle yeterli sıvı alımı, özellikle daha önce böbrek taşı geçirmiş kişilerde taş tekrarını önlemenin temel yöntemlerinden birini oluşturuyor.

6. İshal ve kusmaya bağlı sıvı kaybını önemseyin.

7. Kronik böbrek hastalığınız varsa, bu belirtileri sıcaktan sanmayın. İdrar miktarında belirgin azalma, bayılma, bilinç bulanıklığı, sıvı alamama veya belirgin ve devam eden halsizlik gelişirse, bu yakınmaları yalnızca sıcağa bağlamayın. Özellikle kronik böbrek hastalığınız varsa tıbbi değerlendirme için gecikmeyin.

8. Hekim kontrollerinizi aksatmayın. Diyabet ve hipertansiyon, kronik böbrek hastalığının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Sıcak havalarda sıvı kaybı, kan basıncındaki değişiklikler ve diyabetli kişilerde kan şekeri kontrolünün bozulması, mevcut böbrek hastalığı açısından ek sorunlara neden olabiliyor. Ayrıca kullanılan bazı ilaçların etkileri sıcak hava ve sıvı kaybı dönemlerinde değişebiliyor. 

SDG’li o isim terör listesinden çıkarıldı

İçişleri Bakanlığı tarafından "PKK/KCK bağlantısı" gerekçesiyle 20 milyon lira ödülle kırmızı listede aranan Suriye Savunma Bakan Yardımcısı Semir Asu'nun (Sipan Hemo) kaydı, terörden arananlar listesinden tamamen silindi. Gelişme, bölgedeki yeni entegrasyon süreçlerinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor

14.08.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
SDG’li o isim terör listesinden çıkarıldı
SDG’li o isim terör listesinden çıkarıldı
Suriye ve Türkiye hattında paralel ilerleyen diplomatik ve askeri süreçler, Ankara'nın terör listelerinde radikal bir değişikliği beraberinde getirdi.

Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) ve YPG'nin kurucu kurmayları arasında yer alan, Mart 2026'da ise Şam yönetimiyle imzalanan entegrasyon anlaşmasının ardından Suriye Savunma Bakan Yardımcılığı görevine getirilen Semir Asu (kod adı Sipan Hemo), Türkiye'nin "Terörden Arananlar" listesinden çıkarıldı.

20 milyon liralık ödül ve kırmızı liste kaydı silindi

Cumhuriyet gazetesinin aktardığı bilgilere göre, daha önce İçişleri Bakanlığı'nın resmi sitesinde "Semir Asu" ismiyle aratıldığında "PKK-KCK bağlantısı" nitelemesiyle kırmızı listede yer alan ve yakalanmasına yardımcı olanlara 20 milyon liraya kadar ödül vadedilen profil, yapılan son güncellemeyle sistemden tamamen kaldırıldı. Hemo'nun bakan yardımcılığına atanmasından yaklaşık 50 gün sonra (Mayıs 2026 başında) yapılan kontrollerde listede olduğu bilinirken, makama gelişinin 5. ayında kaydının silindiği fark edildi.

Öte yandan, SDG lideri "Mazlum Abdi" kod adlı Ferhat Abdi Şahin ve PKK/KCK yapısına bağlı diğer üst düzey isimlerin "Kırmızı Liste"deki arama kayıtlarının aktif olarak kalmaya devam ettiği öğrenildi.

Entegrasyon anlaşması ve bakan yardımcılığı süreci

Sipan Hemo, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Şam'daki merkezi hükümet arasında yürütülen müzakereler doğrultusunda 29 Ocak Anlaşması olarak bilinen askeri entegrasyon protokolünün ardından dikkat çeken bir yükseliş yaşamıştı. SDG ile Suriye ordusunun birleşmesi adımları kapsamında Hemo, Mart 2026'da Şam hükümeti tarafından resmen Savunma Bakan Yardımcısı olarak atandı.

"SDG kendini feshedecek" açıklaması gündem olmuştu

Listenin güncellenmesinden hemen birkaç gün önce Rojava'da önemli açıklamalarda bulunan Sipan Hemo, SDG'nin misyonunu tamamladığını ilan etmişti. Hemo, "Tek bir devlet ve vatan içerisinde iki başlılık olamaz" diyerek Kürtlerin silahlı gücü konumundaki SDG'nin kısa süre içinde kendisini tamamen feshedeceğini ve merkezi Suriye ordusuna entegre olacağını duyurmuştu.

Ankara'nın bu hamlesi, Suriye sahasında HTŞ ve SDG gibi yapıların Şam ile gerçekleştirdiği entegrasyon süreçlerine ve Türkiye ile Suriye arasındaki normalleşme trafiğine paralel bir bürokratik adım olarak yorumlanıyor.

Marmara nefes alamıyor

Kendine has iki tabakalı su yapısıyla bir dönem Türk balıkçılığının kalbi olan Marmara Denizi, endüstriyel baskılar, kirlilik ve yetersiz arıtma nedeniyle tarihi bir dönüşüm yaşıyor. Uzmanlar biyoçeşitlilikteki trajik düşüşe karşı acil eylem çağrısı yapıyor

14.08.2026 16:30:00
Eyüp Kabil
 
Marmara nefes alamıyor
Marmara nefes alamıyor
Türkiye'nin iç denizi olan Marmara, Karadeniz ile Ege arasında sadece coğrafi bir köprü değil, aynı zamanda deniz canlıları için hayati bir biyolojik koridordur. Ancak son yıllarda yaşanan müsilaj krizleri, derin deniz deşarjı uygulamaları ve artan endüstriyel yük, bu hassas ekosistemi kırılma noktasına getirdi. Bilimsel veriler ve saha araştırmaları, Marmara'nın dünü ile bugünü arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor.

Eski ile kıyas: 1989 kırılması ve azalan direnç

Marmara Denizi, 1970'li ve 80'li yıllara kadar Akdeniz ve Ege'den çok daha yüksek bir balıkçılık verimliliğine sahipti. Ancak hidrobiyologların raporlarına göre, 1989 yılında devreye alınan Ahırkapı Derin Deniz Deşarjı, Marmara için ekolojik yıkımın başlangıç noktası oldu.

Atıkların alt akıntıyla Karadeniz'e taşınacağı varsayımıyla kurulan bu sistem, zamanla tüm havzaya yayılarak denizin dip katmanlarında oksijenin hızla tükenmesine yol açtı. Son 30 yılda ekosistemin insan kaynaklı rahatsızlıklara karşı dirençliliği tamamen dibe vurmuş durumdadır.

Deniz canlısı çeşitliliğinde büyük kan kaybı

Marmara Denizi'ndeki kirlilik ve oksijensizlik doğrudan biyoçeşitliliği vurdu. Yapılan araştırmalar, özellikle 2021 yılındaki büyük müsilaj felaketinin ardından balık tür çeşitliliğinde yüzde 25 civarında net bir azalma olduğunu ortaya koyuyor.

Eskiden Marmara'da bolca bulunan kalkan, uskumru, orkinos, kolyoz ve kırlangıç gibi ekonomik değeri yüksek balıklar artık bu sularda neredeyse hiç görülmüyor.

Avlanan hamsi, istavrit ve sardalya gibi pelajik türlerin miktarında yüzde 20'ye yakın düşüş yaşandı.

Kıyıdan 30 metre derinliğe kadar olan sünger topluluklarında kitlesel ölümler, mercan resiflerinde ise yüzde 30'a varan kayıplar saptandı.

Madalyonun diğer yüzünde ise oksijensizliğe bağlı olarak ekosistem dengesinin bozulması nedeniyle denizanası, köpek balığı ve vatoz gibi kıkırdaklı türlerin popülasyonlarında ve kıyıya göçlerinde radikal artışlar gözleniyor.

Arıtma tesisleri ne durumda? "Ön arıtma" çıkmazı

Marmara'yı kurtarmanın şifresi atık suların azot ve fosfordan tamamen arındırılmasından geçiyor. Ancak Marmara'ya deşarj edilen atık suyun yaklaşık yüzde 76,5'inden sorumlu olan İstanbul başta olmak üzere, bölge genelinde ileri biyolojik arıtma kapasitesi henüz istenen seviyede değil.

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, kentte işletilen 91 atık su arıtma tesisinin yalnızca 36'sı ileri biyolojik, 48'i biyolojik ve 7'si ön arıtma (fiziksel) statüsündedir. Toplam arıtma kapasitesinin yarısından fazlasını halen azot ve fosforu ayrıştıramayan ilkel ön arıtma ve fiziksel arıtma yöntemleri oluşturuyor. Çevre Kanunu'na eklenen maddelerle Marmara Havzası'ndaki belediyelere ileri biyolojik tesis kurma zorunluluğu getirilmiş olsa da finansal ve lojistik gecikmeler nedeniyle eylem planlarının gerisinde kalınmış durumda.

Marmara'yı kurtarmak için neler yapılmalı?

Uzmanlar, Marmara Denizi'nin bir "atık çukuru" olmaktan çıkarılması ve ekosistemin kendini onarabilmesi için şu acil adımların atılması gerektiğinde birleşiyor:

Sıfır Deşarj Politikası: Bir litre su bile ileri biyolojik arıtmadan geçirilmeden, azot ve fosfor yükü sıfırlanmadan Marmara Denizi'ne kesinlikle verilmemelidir.

Derin Deniz Deşarjından Vazgeçilmesi: Denizin alt tabakasını yok eden derin deniz deşarjı uygulamaları tamamen sonlandırılmalı, sular karada geri kazanılarak sanayide kullanılmalıdır.

Bölgesel Ortak Yönetim Planı: Tek bir belediyenin çabası yetersizdir. Marmara Denizi Bütünleşik Modelleme Sistemi (MARMOD) gibi bilimsel projeler baz alınarak, tüm havza illerini kapsayan tek elden bir yönetim planı titizlikle uygulanmalıdır.

Sıkı Denetim ve Cezai Yaptırım: Sanayi tesislerinin, organize sanayi bölgelerinin (OSB) ve deniz ulaşım araçlarının sintine/balast deşarjları Sürekli İzleme Merkezleri üzerinden 24 saat kesintisiz denetlenmeli, cezalar caydırıcı hale getirilmelidir.

Koruma Alanlarının Genişletilmesi: Deniz çayırlarının restorasyonu sağlanmalı ve belirli bölgeler tamamen endüstriyel/ticari balıkçılığa kapatılarak deniz canlılarına üreme ve sığınma alanları yaratılmalıdır.

Vize dolandırıcılığı operasyonunda 42 şüpheli adliyeye sevk edildi

İstanbul merkezli 6 ilde vize danışmanlığı adı altında randevu sistemlerini "bot" yazılımlarla kilitleyen şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 42 şüpheli adliyeye sevk edildi

14.08.2026 12:16:00
İHA
 
Vize dolandırıcılığı operasyonunda 42 şüpheli adliyeye sevk edildi
Vize dolandırıcılığı operasyonunda 42 şüpheli adliyeye sevk edildi
Vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren bazı kişi ve şirketlerin konsolosluk randevu sistemlerini "bot" yazılımlarla kilitleyerek vatandaşları mağdur ettiği ve haksız kazanç sağladığı şebekeye yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, 2,8 milyar lirayı aşan para hareketi tespit edilmiş ve gözaltı kararı verilen 49 şüpheliden 42'si İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir'de düzenlenen operasyonda gözaltına alınmıştı.

Gözaltına alınan şüphelilerin jandarmadaki işlemleri tamamlandı.

Şüphelilerin Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayına sevk edildiği öğrenildi.

LGS'de yerleştirmeye esas 2. nakil sonuçları açıklandı

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yerleştirmeye esas ikinci nakil sonuçları erişime açıldı

 

14.08.2026 11:33:00
Anadolu Ajansı
 
LGS'de yerleştirmeye esas 2. nakil sonuçları açıklandı
LGS'de yerleştirmeye esas 2. nakil sonuçları açıklandı

Milli Eğitim Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, LGS'nin 10 Ağustos'ta açıklanan yerleştirmeye esas birinci nakil sonuçlarının ardından, yerleştirmeye esas ikinci nakil sonuçları yayımlandı.

Sonuçların ardından 17-26 Ağustos tarihleri arasında boş kalan kontenjanlara hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için il/ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca yerleştirme başvuruları alınacak. Böylece yerleştirme süreci, 28 Ağustos tarihinde tamamlanacak.

Yerleştirme sürecinin ardından yatılılık başvuruları, 31 Ağustos-3 Eylül'de okul ve kurumlarca alınacak.

Yatılılık yerleştirme sonuçları 4 Eylül'de ilan edilecek ve e-Pansiyon üzerinden kayıt işlemleri sisteme işlenecek.

Sonuçlara "sonuc.meb.gov.tr" adresinden ulaşılabiliyor.

Edirne'de CHP'li milletvekilinin darbedildiği iddia edilen kavgada 3 şüpheli adli kontrolle serbest bırakıldı

Edirne'de CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan'ın darbedildiği iddia edilen kavgaya ilişkin gözaltına alınan 2'si kadın 3 kişi, adli kontrol şartı ve yurt dışına çıkış yasağı getirilerek serbest bırakıldı

14.08.2026 01:30:00
İHA
 
Edirne'de CHP'li milletvekilinin darbedildiği iddia edilen kavgada 3 şüpheli adli kontrolle serbest bırakıldı
Edirne'de CHP'li milletvekilinin darbedildiği iddia edilen kavgada 3 şüpheli adli kontrolle serbest bırakıldı
Olay, Edirne merkez Cumhuriyet Mahallesi'ndeki bir apartmanda gece saatlerinde meydana geldi. İhbar üzerine adrese polis ekipleri sevk edilirken, CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan darbedildiğini, cep telefonunun alındığını ve olay sırasında görüntülerinin çekildiğini belirterek şikayetçi oldu.

Polis ekiplerinin yaptığı aramada Yazgan'ın cep telefonu buzdolabının altında bulunarak, kendisine teslim edildi. Olayla ilgili B.Ş. (33), T.A. (33) ve N.D. (39) gözaltına alındı. Şüpheliler ise, ifadelerinde doğum günü kutlamasının ardından T.A.'nın evine gittiklerini, burada CHP Milletvekili Yazgan ile alkol aldıklarını ve çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğünü öne sürdü.



Tarafların birbirlerinden karşılıklı olarak şikayetçi olduğu öğrenildi. Şüphelilerin Yazgan hakkında cinsel taciz, tehdit ve hakaret iddialarında bulunduğu, N.D.'nin ise cam parçasıyla elinden yaralandığını öne sürdüğü belirtildi. Olay anına ilişkin görüntülerin de soruşturma kapsamında incelendiği öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 şüpheli, çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince adli kontrol şartı ve yurt dışına çıkış yasağı uygulanarak serbest bırakıldı.

Öte yandan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, sosyal medyada yayımlanan görüntülerin ardından Ahmet Baran Yazgan'ın olayın tüm yönleriyle araştırılması amacıyla CHP Genel Merkezi'ne çağrıldığını açıkladı.

Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.

Sokak hayvanlarının yüzde 97'si toplandı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, başıboş sokak köpeği sorununa yönelik yürütülen çalışmalarda hedef büyüttüklerini ilan etti. Sokakların hayvanlar için güvenli olmadığını vurgulayan Çiftçi, "Yıl sonu hedefimizi revize ediyoruz, ekim ayı sonunda tüm sahipsiz hayvanları barınaklara veya doğal yaşam alanlarına almış olacağız" dedi

13.08.2026 22:30:00
Haber Merkezi
 
Sokak hayvanlarının yüzde 97'si toplandı
Sokak hayvanlarının yüzde 97'si toplandı
Türkiye'de uzun süredir kamuoyunun en önemli gündem maddelerinden biri olan sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik yasal düzenlemenin ardından yürütülen saha operasyonlarında çok kritik bir eşiğe gelindi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bugün yaptığı açıklamada sokak hayvanlarının toplanma oranının yüzde 97 seviyesine ulaştığını resmen duyurdu.

"Yıl sonu hedefini ekim ayına çektik"

Bakan Çiftçi, daha önce sokak hayvanlarının temizlenmesi konusunda kamuoyuna duyurulan "2026 yıl sonu" takviminde hızlı ilerleme kaydedilmesi üzerine güncelleme yapıldığını belirtti. Sahadaki çalışmaların hız kazandığını ifade eden Bakan Çiftçi, "Daha önce yıl sonuna kadar bütün sahipsiz sokak hayvanlarını toplayıp barınaklara veya doğal yaşam alanlarına alacağımızı söylemiştik. Bu hedefimizi revize ediyoruz. Muhtemelen ekim ayının sonunda tüm sahipsiz sokak hayvanlarını doğal yaşam alanlarına veya barınaklara almış olacağız" ifadelerini kullandı.

"Hayvanların yaşam alanı sokaklar değil"

Sokakların hem insanlar hem de hayvanların kendisi için elverişsiz koşullar barındırdığını savunan İçişleri Bakanı Çiftçi, uygulanan politikanın insani boyutuna dikkat çekti. Çiftçi, "Hayvanların yaşam alanı sokaklar değil. Sokaklar güvensiz mekanlar. Açlık var, hastalık var, güvensizlik var, sokağın insafına terk etmek var. Dolayısıyla biz hayvanları da sokağın insafından kurtarmak istiyoruz" şeklinde konuştu.

Barınaklarda tedavi ve sahiplendirme süreci

Toplanan hayvanların akıbetine dair de bilgi veren Bakan Çiftçi, sürecin hem valilikleri hem de belediyeleri doğrudan ilgilendirdiğini hatırlattı. Kanunun, nüfusu 25 bini aşan tüm belediyelere barınak kurma ve doğal yaşam alanı oluşturma zorunluluğu getirdiğini belirten Çiftçi, tesislerdeki işleyişi şu sözlerle özetledi: "Barınaklarda hayvanların tedavilerini yapıyoruz. Sahiplenmek isteyen vatandaşlarımız varsa hızlıca sahiplendiriliyor. Sahiplenilmeyen hayvanlar ise bu barınaklarda ve doğal yaşam alanlarında güvenli bir şekilde yaşamlarına devam ediyorlar."

Tartışmalar ve altyapı kapasitesi gündemde

Bakanlığın yüzde 97'lik başarı oranına ve ekim ayındaki kesin bitiş hedefine karşılık, sivil toplum kuruluşları ve veteriner hekim odaları barınakların fiziki kapasitesi konusundaki endişelerini dile getirmeye devam ediyor.

Hak savunucuları, milyonlarca sokak hayvanının transfer edildiği alanlardaki refah şartlarının yakından denetlenmesi ve popülasyon kontrolünde sürdürülebilir bir sistem için kısırlaştırma seferberliğinin aksatılmaması gerektiğine dikkat çekiyor.

Holding patronundan madencilere söz

Eskişehir Mihalıççık'taki maden ocağından Ankara'ya yürüyen ve günlerdir açlık grevinde olan Doruk Madencilik işçileri, Yıldızlar SSS Holding binasında şirket sahibi Sebahattin Yıldız ile karşı karşıya geldi. Kameraların kayıtta olduğu nefes kesen görüşmede Yıldız, alacakların yatırılacağını açıklarken; işçiler holding sahibinin yemek davetini "Paralar yatana kadar açız" diyerek geri çevirdi

13.08.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Holding patronundan madencilere söz
Holding patronundan madencilere söz
Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde bulunan Doruk Madencilik'te (eski adıyla Adularya) çalışan ve aylardır maaş, kıdem tazminatı ile emeklilik haklarını alamayan maden işçilerinin Ankara'daki adalet arayışı bugün çok kritik bir gelişmeye sahne oldu. Türkiye Maden-İş Sendikası çatısı altında bir araya gelerek başkentte açlık grevi başlatan işçiler, bugün haklarını talep etmek üzere maden ocağının bağlı olduğu Yıldızlar SSS Holding'in Ankara'daki genel merkez binasına girdi.

Kameralar önünde canlı yayın gibi görüşme

İşçilerin kararlı bekleyişinin ardından Yıldızlar SSS Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Yıldız, işçi temsilcileri ve sendika yöneticileriyle basın mensuplarının gözü önünde yüz yüze görüştü. Finansal olarak zor bir dönemden geçtiklerini ve bankalardan kredi bulmakta zorlandıklarını savunan holding patronu Sebahattin Yıldız, madencilerin mağduriyetini kabul etti.

Yıldız, yaşanan gecikmelerin şirket bürokrasisinden de kaynaklandığını belirterek, aktif çalışan madencilerin birikmiş maaş ve tazminat alacaklarının bugün itibarıyla banka hesaplarına yatırılmaya başlanacağını resmen ilan etti.

"Yemek teklifini reddediyoruz, haklarımızı istiyoruz!"

Görüşme sırasında duygusal ve gergin anlar da yaşandı. Holding sahibi Sebahattin Yıldız'ın, günlerdir açlık grevinde olan madencilere jest yapmak amacıyla "Gelin hep birlikte bir restorana gidelim, size yemek ısmarlayayım" teklifinde bulunması üzerine işçilerden sert bir yanıt geldi.

Maden işçileri, "Biz buraya yemek yemeye gelmedik, hakkımızı aramaya geldik. Şu an açlık grevindeyiz. Bizim tek bir beklentimiz var, o da alın terimizin karşılığı olan paranın hesaplarımıza eksiksiz yatmasıdır. Paralar yatana kadar hiçbir şey yemeyeceğiz" diyerek teklifi net bir dille reddetti.

İşçilere açılan 50'şer bin liralık davalardan geri adım

Toplantıda, şirketin daha önce üretim yapılamadığı gerekçesiyle 94 maden işçisine açtığı 50'şer bin liralık tazminat davaları da gündeme geldi. İşçilerin hak arama mücadelesinin suç sayılamayacağını belirten sendika temsilcilerine hak veren Sebahattin Yıldız, "Bu davalarla bir yere varamayız. İşçilerin bu durumda bir suçu yok, sorun malzeme ve altyapı eksikliğindeydi" diyerek bu davaların geri çekileceğinin sinyalini verdi.

Holding sahibi ayrıca, işten ayrılan eski işçiler ile şirketin Söğüt ve Elazığ'daki diğer tesislerinde çalışan madencilerin ödemelerinin de önümüzdeki hafta içinde tamamlanacağını sözlerine ekledi.

Sendikadan açıklama: "Açlık grevi bitti, nöbet devam ediyor"

Görüşmenin ardından basın açıklaması yapan Türkiye Maden-İş Sendikası yetkilileri, işveren tarafından verilen resmi ödeme sözü doğrultusunda madencilerin sağlık sağlığını korumak adına açlık grevini sonlandırdıklarını duyurdu. Ancak sendika, paranın tamamı işçilerin hesaplarında görülene kadar Ankara'yı terk etmeyeceklerini vurguladı.

Marmaraereğlisi ve Şarköy'de denize girmek yasaklandı

Tekirdağ'da olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle Marmaraereğlisi ile Şarköy ilçelerinde bazı plajlarda denize girişler geçici olarak yasaklandı

13.08.2026 11:50:00
İHA
 
Marmaraereğlisi ve Şarköy'de denize girmek yasaklandı
Marmaraereğlisi ve Şarköy'de denize girmek yasaklandı
Tekirdağ Valiliği tarafından yapılan duyuruda, Şarköy ilçesi ve Marmaraereğlisi ilçesi Sultanköy sahilinde 13-14 Ağustos tarihlerinde 2 gün boyunca denize girmenin yasaklandığı bildirildi.

Yasakların, olumsuz deniz şartları nedeniyle yaşanabilecek boğulma vakalarının önüne geçmek amacıyla uygulandığı belirtildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.