logo
21 NİSAN 2026

Fitne ve küfür tufanı

10.01.2016 00:00:00
"(Haberiniz olsun ki Allah) Dinleyip, anlayıp, tutasınız diye size öğüt veriyor." (Nahl 90)
"Düşünesiniz diye gerçekten, size ayetleri açıkladık." (Hadid 17)
"Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?" (Enam 32)
"Hâlâ düşünmeyecek misiniz?" (Saffat 138)
Allah'ın ayetleri açık? Artı Allah (c.c) ölçü olarak Peygamberini yani canlı Kuran Hz. Muhammed'i (sav) gösteriyor; "Andolsun, Allah'ın Resulünde sizin için; Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah'ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır." (Ahzab 21)
"Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin" (Haşr 7) diye de emrediyor.
Bakın! Allah Resulü bir hadisinde şöyle buyuruyor; "Karanlık gecenin parçaları gibi olan fitnelerden önce iyi işler işlemede acele ediniz. O fitne gelince kişi, mümin olarak sabaha erer de kâfir olarak akşama girer. Mümin olarak akşama erer de kâfir olarak sabaha ulaşır. Dinini sıradan bir dünya çıkarına satar!" (Müslim, İman, 186, H. 118; Tirmizi, Fiten, 30, H. 2196; Kütüb-i Sitte, 13/230)
İşte o fitnelerin sağanak sağanak yağdığı gün, ay ve seneleri yaşıyoruz. Yine Allah Resulünün ifadesiyle, "her gelen gün,  bir önceki günden daha zor?" 
İman ile amel ile ahlak ile hayâ ile mal ile dost ile yani hayata dair her şey ile imtihan oluyoruz. Hem bireysel olarak, hem aile olarak, hem millet olarak, hem de ümmet olarak.
Bu imtihan öylesine zor ki kalbimizin bir kavme, bir kişiye meyletmesi veya önder edindiklerimizin kararlarına verdiğimiz destek veya o kararları alma makamına yükselmelerine verdiğimiz oy veya haksızlık karşısında, zulüm karşısında sessiz kalmamız bile bu imtihanın sonucunu direk etkiliyor. Yani bir anlık duruşumuza göre kafirde olabiliriz, müminde olabiliriz.
"Bizim, İsrail'e ihtiyacımız olduğunu kabul etmemiz gerekir" deniliyor. Sende evet, diyorsun. Dünyalık netice ne olur bilmem (!) ama şunu çok iyi biliyorum;
"Her insan topluluğunu önderiyle birlikte çağıracağımız o günde kimlerin amel defterleri sağından verilirse, onlar en küçük bir haksızlığa uğratılmamış olarak amel defterlerini okurlar. Bu dünyada kör olan kimse ahirette de kördür. Üstelik iyice yolunu şaşırır." (İsra 71?72)
"Ey müminler! Benim düşmanlarımı ve sizin düşmanlarınızı dostlar (veliler) edinmeyiniz! Siz, onları sevgiyle karşılıyorsunuz ama onlar size haktan geleni inkâr edip örttüler!" (Mümtehine 1)
İslam Dünyası yanıyor. İslam'ın en kutsal değerlerine saldıran, Osmanlıyı arkadan vuran, dünkü gibi bugün de mezhep tetikçiliği yapan Suud ile dostluk ilan ediliyor. ABD ve AB ile dostluk ilan ediliyor. NATO'ya sığınılıyor. İsrail'e muhtaçlık pozu veriliyor.
Unutma kardeşim! Hz. Peygamber (sav); "Kişi dostunun dini üzeredir. Öyleyse kiminle dost olduğunuzu iyi düşününüz!" (Suyuti, Camiussağir, 2/444, H. 2292, Tirmizi, Züht, 45; Ahmet, Müsned, 2/302, 334)  buyuruyor.
"Haberiniz olsun! Sizden önceki kitap sahipleri yetmiş iki millete (dine) bölündüler. Bu ümmetse yetmiş üç sınıfa bölünecektir. Bunlardan yetmiş ikisi ateşte yalnızca biri cennettedir. Bu da (benim yolumdaki) topluluktur! Ümmetimden bir kısım topluluklar çıkacaktır. Bunları bidatler kuşatacaktır. Tıpkı kuduza yakalanan kimsede hiçbir damar ve kas bırakmayıp her tarafını sardığı gibi, bu bidat de onların her durumlarına bulaşacaktır." (Ebu Davut, Sünnet, 1, H. 4597; Kütübisitte, 13/231)
"Beni görmezlikten gelerek, şeytanı ve soyunu veliler mi ediniyorsunuz? Zalimler için bu ne kötü değiştirmedir?" (Kehf 50)
"Rabbinizden size indirilen Kitaba uyunuz! Ondan başka dostlar edinerek onlara uymayınız! Pek az öğüt alıyorsunuz!" (Araf 3)
"Şüphesiz, (ahrete) çağrılıp, gitmem yakındır. Size, iki büyük ve hukuku ağır emanet bırakıyorum. Birisi, Aziz ve Celil olan Allah'ın Kitabı Kuran? Diğeri de gözümün nuru Ehl-i Beytimdir. Allah'ın Kitabı Kuran; semadan yeryüzüne uzatılmış (ilâhî ve nuranî) bir iptir. Lâtif ve habîr olan (her şeyi bilen Rabbim) bana bildirdi ki: Kuran'la Ehl-i Beytim (ahrette) Havz-ı Kevser'in başında bana gelene kadar birbirinden ayrılmayacak. Öyleyse, sizler (size emanet ettiğim) bu iki şeyde bana nasıl halef olduğunuza (benden sonra onlara nasıl davrandığınıza) iyi bakınız; onların hakkını korumaya dikkat ediniz!" (Ahmed, Müsned, 111,17;V,182;Tabarânî, el-Mu'cemu'1-Kebir, V, 154)
 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.