logo
18 AĞUSTOS 2026

Geleceğin bireylerini yetiştirmede sanat ve sporun rolü

Günümüz eğitim sistemlerinde sınav başarıları ve akademik istatistikler ön planda tutulurken, sanat ve spor derslerinin müfredattaki yeri sıklıkla tartışmaya açılmaktadır

18.08.2026 00:47:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Geleceğin bireylerini yetiştirmede sanat ve sporun rolü
Geleceğin bireylerini yetiştirmede sanat ve sporun rolü
Günümüz eğitim sistemlerinde sınav başarıları ve akademik istatistikler ön planda tutulurken, sanat ve spor derslerinin müfredattaki yeri sıklıkla tartışmaya açılmaktadır.

Bütçe kesintilerinde ya da ders saati düzenlemelerinde ilk gözden çıkarılan alanlar genellikle resim, müzik ve beden eğitimi olmaktadır. Bu durum, sanat ve sporun eğitimde bir lüks mü yoksa temel bir ihtiyaç mı olduğu sorusunu gündeme getirmektedir.







Zihinsel ve Fiziksel Gelişimin Ayrılmaz Parçası

Uzmanlar, sanat ve sporun çocuk gelişimindeki rolünün yalnızca bir hobi ya da zaman geçirme aracı olarak görülmesinin büyük bir hata olduğunu belirtmektedir.

Düzenli fiziksel aktivite, çocukların beden sağlığını korurken disiplin, odaklanma ve stres yönetimi gibi zihinsel becerileri geliştirmektedir. Takım sporları ise bireye paylaşmayı, birlikte hareket etmeyi ve yenilgiyi olgunlukla karşılamayı öğretmektedir.

Benzer şekilde sanat eğitimi, bireyin yaratıcı düşünme kapasitesini ve duygusal zekasını beslemektedir. Enstrüman çalan veya resim yapan bir öğrenci, soyut kavramları anlama ve farklı açılardan problem çözme konusunda daha yüksek bir yetkinlik kazanmaktadır.







Akademik Başarıyı Destekleyen Güç

Yapılan araştırmalar, sanat ve sporla ilgilenen öğrencilerin akademik derslerde de daha başarılı olduğunu göstermektedir.







Fiziksel hareket zihinsel odaklanmayı artırırken, sanatsal faaliyetler özgüveni ve ifade yeteneğini güçlendirmektedir. Bu iki alan, öğrencilerin okul ortamına daha bağlı hissetmesini sağlamakta ve tükenmişlik duygusunun önüne geçmektedir.






Geleceğin Becerileri Lüks Olamaz

Sanat ve sporu lüks bir ayrıcalık olarak görmek, eğitimi sadece ezberci bir sınava hazırlık sürecine indirgemek anlamına gelmektedir. Karmaşık problemlerin çözüldüğü ve yaratıcılığın ön planda olduğu bir dünyada, bu alanlar eğitim müfredatının lüks bir süsü değil, sağlıklı ve dengeli bireyler yetiştirmenin temel ihtiyacıdır.

Zeytinburnu'nda yıkım sırasında 4 katlı bina aniden çöktü

İstanbul Zeytinburnu'nda kentsel dönüşüm kapsamında yıkım çalışmaları başlatılan 4 katlı bir bina, çalışma esnasında aniden çöktü. O anlar bir vatandaşın cep telefonuyla anbean kaydedildi

17.08.2026 13:58:00
İHA
 
Zeytinburnu'nda yıkım sırasında 4 katlı bina aniden çöktü
Zeytinburnu'nda yıkım sırasında 4 katlı bina aniden çöktü
Olay, Zeytinburnu Telsiz Mahallesi'nde dün meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kentsel dönüşüm projesi kapsamında yapılan incelemeler sonucunda sokak üzerinde bulunan 4 katlı bir binanın yıkımına karar verildi.






Proje kapsamında bina boşaltıldıktan sonra yıkım çalışmalarına başlandı. Çalışma esnasında beton kesme makinasıyla vurulan bir darbede bina aniden çöktü. 






Binanın çökmesiyle birlikte cadde toz bulutuyla kaplanırken, vatandaşlar panikle etrafa kaçıştı. O anlar cadde üzerinde bulunan bir vatandaşın cep telefonu kamerasına anbean yansıdı.






Kocaeli'deki orman yangını söndürüldü

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangın havadan ve karadan yapılan müdahale neticesinde 1.5 saate kontrol altına alınarak söndürüldü

15.08.2026 16:33:00
İHA
 
Kocaeli'deki orman yangını söndürüldü
Kocaeli'deki orman yangını söndürüldü
Gebze ilçesi Beylikbağı Mahallesi'nde bulunan ormanlık alanda saat 13.00 sıralarında yangın başladı. Kısa sürede yükselen yoğun dumanlar gökyüzünü kaplarken, yangını fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi.






Yangının haber verilmesinin ardından bölgeye itfaiye ve orman ekiplerinin yanı sıra polis ve jandarma ekipleri yönlendirildi. Ekipler, alevlerin çevredeki ormanlık alana yayılmasını önlemek ve yangını kontrol altına almak için çalışma başlattı. 






Karadan yürütülen söndürme çalışmalarına havadan da helikopter destek verdi. Ekiplerin yoğun müdahalesi sonucunda yangın yaklaşık 1,5 saat içerisinde kontrol altına alınarak söndürüldü. 






Alevlerin tamamen etkisiz hale getirilmesinin ardından bölgede yeniden yangın çıkma ihtimaline karşı soğutma çalışması başlatıldı. Yangının çıkış nedeni henüz belirlenemezken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.













Vize dolandırıcılığı operasyonunda şüpheliler gazetecilere tepki gösterdi

Vize dolandırıcılığı operasyonunda şüpheliler ve yakınları gazetecilere tepki gösterdi

15.08.2026 16:31:00
İHA
 
Vize dolandırıcılığı operasyonunda şüpheliler gazetecilere tepki gösterdi
Vize dolandırıcılığı operasyonunda şüpheliler gazetecilere tepki gösterdi
İstanbul merkezli 6 ilde, vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren ve konsolosluk randevu sistemlerini "bot" yazılımlarla kilitleyerek vatandaşları mağdur ettiği öne sürülen şebekeye yönelik operasyonda tutuklanan 37 şüpheliden Alanya'da hakim karşısına çıkan 8'i ile yakınları, cezaevine sevki sırasında kendilerini görüntüleyen gazetecilere tepki gösterdi. Tutuklu şahıslardan birisi, su şişesi fırlattığı gazetecilere, "Terbiyesizler, insafsızlar. Adam mı öldürdüler" şeklinde tepki gösterdi.






İstanbul merkezli 6 ilde düzenlenen operasyonda, vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren bazı kişi ve şirketlerin konsoloslukların randevu sistemlerini "bot" yazılımlarla kilitlediği, vatandaşların randevu almasını engellediği ve ücret karşılığında randevu temin ederek haksız kazanç sağladığı iddiasıyla soruşturma yürütüldü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında şüphelilerin para hareketleri de incelemeye alındı. Yapılan incelemelerde 2,8 milyar lirayı aşan para hareketi tespit edildi. Soruşturma kapsamında 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir'de düzenlenen operasyonlarda 42 şüpheli gözaltına alındı, 37'si tutuklandı.








Alanya'da 8 şüpheli adliyeye sevk edildi

Operasyon kapsamında Alanya'da gözaltına alınan 8 şüpheli, dün sabah saatlerinde Alanya Adliyesi'ne sevk edildi. Savcılıkta ifadeleri alınan şüpheliler, tutuklanma talebiyle mahkemeye gönderildi. Mahkemedeki işlemlerin ardından Fikret K., Günsel K., Çınar K., Ayşe G., Tunahan A., Berkay V. ve Sezgin A. tutuklandı. Emel Ç. ise adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı şartıyla serbest bırakıldı.








Basın mensuplarına tepki gösterdiler

Tutuklanan şüphelilerin cezaevine sevki sırasında görüntü alan gazetecilere bazı şüpheli yakınları sözlü olarak tepki gösterdi. Şüpheli yakınlarından biri basın mensuplarına, "Hayırdır, kimi çekiyorsun' Basınına başlarım, başlatma basınına" ifadeleriyle tepki gösterdi. Tutuklanan şüphelilerden Günsel K. de plastik su şişesi fırlattığı basın mensuplarına yönelik, "Çekil buradan. Terbiyesizler, insafsızlar. Adam mı öldürdüler'" şeklinde tepki gösterdi.






Yaşanan sözlü tartışmanın ardından tutuklanan 7 şüpheli cezaevine götürüldü.













Tüp patlamasında hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu

Manisa'nın Salihli ilçesinde bulunan ve 20 kişinin çalıştığı gaz dolum tesisinde iddiaya göre gaz sıkışması sonucu meydana gelen patlamada tesis sahibi Nazif Kavas ve işçilerden Servet Ekiz hayatını kaybetti

15.08.2026 16:25:00 / Güncelleme: 15.08.2026 16:28:09
İHA
 
Tüp patlamasında hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Tüp patlamasında hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Olay, Salihli'nin Atatürk Mahallesi'nde bulunan Kavas Gaz Dolum Tesisi'nde meydana geldi. İddiya göre, tesiste gaz sıkışması sonucu patlama meydana geldi İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi.






Şiddetli patlamaların meydana geldiği yangın ekiplerin çalışması sonucu söndürülüp kontrol altına alındı. Ekiplerin çalışması sonucu tesis sahibi 2 çocuk babası Nazif Kavas(55) ile işçilerden 2 çocuk babası Servet Ekiz'in (45) cansız bedenlerine ulaşıldı.








Soğutma çalışmalarının yapıldığı olayla ilgili soruşturma başlatıldı.




















Samsun'da sağanaktan 30 mahalle etkilendi

Samsun Tarım ve Orman İl Müdürü Kemal Yılmaz, Çarşamba ilçesinde etkili olan sağanaktan Samsun-Ordu kara yolu ile deniz arasında kalan 30 mahallenin etkilendiğini belirterek, su altında kalan tarım alanlarında ön incelemelerin sürdüğünü, suların çekilmesinin ardından hasar tespit çalışmalarının hızla tamamlanacağını söyledi

14.08.2026 12:51:00
İHA
 
Samsun'da sağanaktan 30 mahalle etkilendi
Samsun'da sağanaktan 30 mahalle etkilendi
Çarşamba ilçesinde dün etkili olan sağanak nedeniyle tarım alanları, ev ve ahırlar su altında kaldı. Metrekareye 127,2 kilogram yağışın düştüğü ilçede, hasat hazırlığındaki çok sayıda tarım alanı zarar gördü.






Yağışın ardından Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri bölgede inceleme başlattı. Suların henüz çekilmediği alanlarda ön incelemelerini sürdüren ekipler, hasarın boyutunun net olarak belirlenebilmesi için suyun tamamen çekilmesini bekliyor.








Samsun Tarım ve Orman İl Müdürü Kemal Yılmaz, ekiplerin mevcut alanda ön incelemeler yaptığını belirterek, "Suların çekilmesiyle birlikte hasar tespit çalışmalarımızı hızlı şekilde tamamlayacağız" dedi.








Sağanaktan Samsun-Ordu kara yolu ile deniz arasında kalan 30 mahallenin etkilendiğini ifade eden Yılmaz, bu bölgelerde özellikle fındık ve sebze bahçelerinin su altında kaldığını söyledi.








Yılmaz, fındığın yanı sıra karpuz, kavun ve biber gibi ürünlerin de yağıştan etkilendiğini belirterek, su altında kalan alanlardaki zararın sular tamamen çekildikten sonra daha net ortaya çıkacağını sözlerine ekledi.






Maden projelerine protestoların arkasındaki nedenler

Türkiye'de ve dünyada son yıllarda artış gösteren madencilik faaliyetleri, beraberinde yerel halkın, çevrecilerin ve işçi sendikalarının büyüyen tepkilerini getiriyor

14.08.2026 00:30:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Maden projelerine protestoların arkasındaki nedenler
Maden projelerine protestoların arkasındaki nedenler
Türkiye'de ve dünyada son yıllarda artış gösteren madencilik faaliyetleri, beraberinde yerel halkın, çevrecilerin ve işçi sendikalarının büyüyen tepkilerini getiriyor. Toplumun farklı kesimleri maden projelerine karşı ses yükseltmeye devam ediyor.

Peki, köylüleri, çevrecileri, akademisyenleri ve maden işçilerini sokağa döken, projelerin karşısında durmaya iten temel dinamikler ve kaygılar neler?







1. Ekosistem Tahribatı ve Ormansızlaşma

Maden arama ve çıkarma süreçleri, özellikle yüzey madenciliği (açık ocak işletmeciliği) yöntemi kullanıldığında devasa arazi tahribatlarına yol açıyor:

Ağaç Kesimi ve Orman Kaybı: Maden sahası açmak amacıyla geniş ormanlık alanların yok edilmesi, bölgenin oksijen kaynağını ve biyoçeşitliliğini doğrudan tehdit ediyor.

Toprak Erozyonu ve Heyelan Riski: Bitki örtüsünün kaldırılmasıyla erozyon riski artıyor; dik ve dağlık arazilerde heyelan tehlikesi tetikleniyor.







2. Su Kaynaklarının Kirlenmesi ve Kuruması

Madencilik, doğası gereği yüksek miktarda su tüketen ve ağır kimyasallar (siyanür, sülfürik asit vb.) kullanılan bir sanayi koludur:

Asit Maden Drenajı ve Ağır Metaller: Açıkta kalan kayaların hava ve suyla teması sonucu oluşan asidik sızıntılar, yeraltı su kaynaklarına ve akarsulara karışarak içme ile sulama suyunu zehirliyor.

Su Stresi: Yerel kaynakların maden işletmeleri tarafından yoğun kullanımı, bölgedeki tarımsal ve evsel su erişimini kısıtlıyor.







3. Tarım, Hayvancılık ve Yerel Geçim Kaynaklarının Yok Olması

Maden sahalarının genellikle kırsal bölgelerde yer alması, geçimini topraktan sağlayan yerel halkı doğrudan etkiliyor:

Tarım Arazilerinin Kaybı: Zeytinlikler, otlaklar ve verimli tarım alanları maden ruhsat sahaları içinde kalarak üretim dışı kalıyor.

Kırsal Nüfusun Yerinden Edilmesi: Geçim kaynağını kaybeden köylüler göç etmek zorunda kalıyor; bu durum bölgesel sosyo-ekonomik dengeleri bozuyor.

4. Sağlık Riskleri ve Yaşam Kalitesinin Düşmesi

Çıkarma ve işleme aşamalarında oluşan toz, gürültü ve toksik atıklar, komşu yerleşim yerlerinde ciddi sağlık sorunlarına davetiye çıkarıyor:

Solunum Yolu Hastalıkları: Ağır toz emisyonu ve kimyasal partiküller, bölge halkında koah, astım ve kanser vakalarının artması riskini doğuruyor.

Atık Barajı Sızıntıları ve Katastrofik Riskler: Atık havuzlarının çökme veya sızdırma tehlikesi, yerleşim yerleri üzerinde sürekli bir güvenlik tehdidi oluşturuyor.







5. İşçi Hakları ve Çalışma Güvenliği İhlalleri

Protestolar sadece çevre örgütleri ve yerel halkla sınırlı kalmıyor; bizzat maden sahalarında çalışan işçiler de hak arayışı için meydanlara iniyor:

Ödenmeyen Ücretler ve Hak Gaspları: Maaşlarını, kıdem tazminatlarını alamayan ya da zorunlu ücretsiz izne çıkarılan işçiler eylemler düzenliyor.

İş İşçi Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Eksiklikleri: Yetersiz denetimler ve iş kazası riskleri, çalışanların can güvenliği talebiyle grev yapmasına neden oluyor.

6. Katılımsız Karar Alma ve "ÇED" Süreçlerine Güvensizlik

Toplumsal tepkinin bir diğer odak noktası ise karar alma mekanizmalarındaki şeffaflık eksikliği:

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporları: ÇED süreçlerinin formaliteden ibaret kalması veya halkın katılımı toplantılarının usulüne uygun yapılmaması kamuoyundaki güvensizliği pekiştiriyor.

Kamusal Yarar Tartışması: Çıkarılan madenlerin ve elde edilen finansal kazancın bölge halkına ya da devlete sağladığı yararın, doğaya verilen zararın yanında çok düşük kaldığı düşüncesi tepkileri büyütüyor.

"Madencilik faaliyetleri yalnızca teknik bir üretim meselesi değil; ekolojik adalet, kamu sağlığı ve demokratik katılım hakkını ilgilendiren çok katmanlı toplumsal bir konudur."







Çözüm Arayışları ve Ekolojik Modernleşme

Sosyologlar ve çevre uzmanları, madencilik alanındaki krizlerin aşılması için şu adımların şart olduğunu vurguluyor:

Katı Yasal Denetim ve Şeffaflık: Maden kanunlarının çevre ve insan merkezli olarak güncellenmesi.

Rehabilitasyon Zorunluluğu: Faaliyeti biten sahaların eksiksiz şekilde doğaya yeniden kazandırılması (ağaçlandırma ve alan ıslahı).

Stratejik Alanların Korunması: Su havzaları, orman alanları ve koruma altındaki biyolojik çeşitlilik merkezlerinin kesin olarak madenciliğe kapatılması.

Seydikemer'de yangının yaraları sarılıyor

Muğla'nın Seydikemer ilçesinde çıkan ve birden fazla mahalleyi etkileyen orman yangınında mağdur olan vatandaşlara yönelik destekler sürüyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi, yangından etkilenen ailelerin yaralarının sarılması amacıyla çalışmalarına devam ederken, Dere Mahallesi'nde evini kaybeden Çobanoğlu ailesine yaşam konteyneri desteğinde bulundu. Hayırsever vatandaşların katkılarıyla temel yaşam eşyaları da temin edilen konteyner aileye teslim edildi

12.08.2026 12:14:00
İHA
 
Seydikemer'de yangının yaraları sarılıyor
Seydikemer'de yangının yaraları sarılıyor
Muğla Büyükşehir Belediyesi, yangının ilk anından itibaren bölgede yürüttüğü çalışmaların yanı sıra yangın sonrasında da vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Yangından etkilenen mahallelerde ihtiyaçların belirlenmesine yönelik yapılan çalışmalar kapsamında, evlerini kaybeden ve barınma ihtiyacı bulunan vatandaşlara yönelik destekler gerçekleştiriliyor.






Çobanoğlu ailesine yaşam konteyneri

Yangından etkilenen vatandaşlar arasında Dere Mahallesi'nde yaşayan Çobanoğlu ailesi de yer aldı. Yangında evlerini kaybeden ailenin barınma ihtiyacının karşılanması amacıyla Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından yaşam konteyneri temin edildi. Ailenin yalnızca barınma ihtiyacının değil, günlük yaşamını sürdürebilmesi için gerekli temel ihtiyaçlarının da karşılanması için çalışma yürütüldü. Hayırsever vatandaşların destek ve katkılarıyla konteynerin içerisindeki yaşam alanı için gerekli eşyalar temin edildi. Hazırlıkları tamamlanan eşyalı konteyner, Dere Mahallesi'nde Çobanoğlu ailesine teslim edildi.

Yangında evlerini kaybeden Ahmet Çobanoğlu, "Yardım eden ekiplerimize, herkese komple hepsinden Allah razı olsun. Başımızı sokacak bir yuvamız oldu. Allah o yangını kimseye göstermesin" dedi.








Evin kızı olan ve annesi ile babası için endişelenen Kader Çakal, "Yangın esnasında buradaydık. Arazözlere, tankerlere su taşıyorduk. Sonra yangın bu tarafa gelince biz kaçmak zorunda kaldık. Kaçtık gittik. Sonra Çatak'a gittik, keçilerimizi götürdük. Ondan sonra yangın Çatağ'a da geçti. Oradan kaçtık Fethiye'ye gittik. Sonra bir gün sonra geldik. Buralar zaten küle dönmüştü. Ondan sonra böyle böyle ilerledik artık. Hani çok kötü ya, hani Allah'ım kimselere yaşatmasın, göstermesin. Çok kötü bir şey. Hani geliyorsun, her yer simsiyah. Ora gidiyorsun yeşil. İnsana gerçekten o kadar çok koyuyor ki hani anlatamam. Çok kötü bir duygu. Şimdi kafalarını sokacak bir evleri var. Allah'ın izniyle inşallah rahat edecekler. Herkese çok teşekkür ederiz. Allah razı olsunlar."








Dere Mahalle Muhtarı Birol Koyuncu, "Yüzyılın afeti diyebileceğimiz büyük bir afet yaşadık. Bu süreçte altı tane, yedi tane evimiz kullanılamaz halde bir tanesi de bu evimiz. Onun dışında yarım yanan evlerimiz var, birçok evimiz var, ahırlarımız var. Bu süreçte bize yardımcı olan Büyükşehir Belediye Başkanımıza, Daire Başkanlarımıza teşekkür ediyorum" dedi.
Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi'nde Görevli Sosyal Hizmet Uzmanı Zeliha Balık, "Seydikemer'de yaşanan yangınlardan dolayı birçok vatandaşımızın evi, eşyaları ve günlük yaşamın önemli bir parçası zarar gördü. Biz de Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi olarak Başkanımız Ahmet Aras'ın talimatlarıyla yangının ilk anından beri sahada vatandaşlarımızın yanında olmaya ve ihtiyaçlarını da yerinde tespit ederek destek olmaya çalışıyoruz. Bugün Dereköy Mahallemizde hanesi yanan bir vatandaşımız için konteyner ve eşya getirdik. Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak yangından etkilenen tüm vatandaşlarımızın yanında olmaya, ihtiyaçlarını dinlemeye ve elimizden gelen desteği sunmaya devam edeceğiz" dedi.
Kıyı Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yangından etkilenen vatandaşların yalnız olmadığını belirterek Büyükşehir Belediyesi'nin afet sonrasında da tüm imkânlarıyla sahada olmaya devam edeceğini söyledi. Başkan Aras, yangının ilk anından itibaren ekipler ile sahada oldukları gibi yangın sonrasında da vatandaşların yanında olmaya devam ettiklerini, asıl önemli olanın, afetten etkilenen vatandaşların yeniden hayatlarını kurabilmelerine destek olmak ve yaralarını birlikte sarabilmek olduğunu belirtti.






'Eren'siz geçen 9 yıl

Trabzon'un Maçka ilçesinde bölücü terör örgütü mensupları tarafından açılan ateş sonucu 11 Ağustos 2017 tarihinde şehit edilen Eren Bülbül geçen 9 yıla rağmen unutulmuyor. 15 yaşında şehit olan Eren Bülbül, şehadetinin 9. yılında kabri başında düzenlenen programla anıldı

11.08.2026 12:49:00
İHA
 
'Eren'siz geçen 9 yıl
'Eren'siz geçen 9 yıl
Trabzon'un Maçka ilçesi Köprüyanı mahallesinde 11 Ağustos 2017 tarihinde terör örgütü mensuplarının hırsızlık için girdiği evlerini güvenlik güçlerine göstermek için giderken açılan ateş sonucu Astsubay Başçavuş Ferhat Gedik ile birlikte şehit olan Eren Bülbül, ölümünün üzerinden geçen 6 yıla rağmen unutulmuyor. 1 Ocak 2002 yılında dünyaya gelen ve PKK'lı teröristler tarafından 15 yaşında şehit edilen Eren Bülbül sevenleri tarafından 'İyi ki varsın Eren' etiketiyle anılırken, anne Ayşe Bülbül oğlunun mezarı başından ayrılmıyor. 15 yaşında şehit olan Eren Bülbül, şehadetinin 9. yılında kabri başında düzenlenen programla anıldı. Eren Bülbül'ün kabri başında düzenlenen programda Kur'an-ı Kerim okunarak dualar edildi. Programa Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Emniyet Müdürü Ali Loğoğlu, Trabzon İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Murat Yakın, Maçka Belediye Başkanı Koray Koçhan, il ve ilçe protokolü, güvenlik güçleri, Eren Bülbül'ün ailesi ve vatandaşlar katıldı.

Eren Bülbül'ün mezarı ziyaretçi akınına uğrarken, anne Ayşe Bülbül, oğlunu gözyaşları ile anlattı.






"Ben yavrumun acısını uyurken bile taşıyorum"

Şehit Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül, oğlunu bir saniye bile unutamadığını belirterek, "Sizlere göre 9 yıl geçti, benim için 9 bin yıl geçti. Benim yavrumun o gün günü bitmişti. İyi ki bu şekilde, vatanı için, milleti için, başında dalgalanan bayrağı için şehit verdim yavrumu. Evlat acısı çok zor, Allah kimseye bu acıyı vermesin. 9 yıl geçti ama sanki 9 bin yıl geçti. Ne yapabilirim ki' Yapacak hiçbir şeyim yok. Yavrumu bir saat, bir dakika, bir saniye bile unutmadım, unutamam. Yavrum bugün, bu anlarda son saniyelerini yaşıyordu. Özel günlerinde yalnız değil. Akşam yatarken bile Eren hep benim gönlümde, gözümün önünde. Ben yavrumun acısını uyurken bile taşıyorum. Rüyalarıma giriyor. O hayatta, çektiğimiz çilelerle, zorluklarla gözümün önüne geliyor. Bir anne olarak diyorum ki, 'Cenabı-ı mevlam beni de o yaşantılarla bitirecek' yavrumun şehitliğiyle gurur duyuyorum. Öyle bir evladın annesi olduğu için gurur duyuyorum. Arkamdaki dağım evlatlarımdır ama benim acım bitmez. Evlatlarım da kendi çocuklarıyla meşgul oluyor. Belki de bir anlık kardeşlerini unutuyorlar. Benim evladımı unutacak hiçbir yönüm yok" dedi.








"Amca-yeğen gibi bir yola yürüdüler"

Ayşe Bülbül, oğluyla birlikte şehit olan Astsubay Başçavuş Ferhat Gedik'e ilişkin amca-yeğen bir yolu yürüdüklerini vurgulayarak, "Evladımla bir yolda yürüdü. Şehadete beraber eriştiler. Allah ikisinin de rahmetini bol eylesin. Şehit edilmeden ben onunla sohbet ettim. Amca-yeğen gibi bir yola yürüdüler. Eren'in çalışkanlığı, Eren'in atılganlığı, sessizliği, sakinliğiyle sakin 15 yaşında değil 30 yaşındaydı. Temkinliydi bir çocuktu. Attığı adım bile değerliydi. Hiçbir şey anlayamadım, hissedemedim. Hayatımıza devam ederken yavrum uçtu gitti. İyi ki böyle bir evlat doğurdum. Vatan sağ olsun" şeklinde konuştu.



























Noter onaylı aracı 'change' çıktı

Gökberk Arabacılar'ın, 9 ay önce kendi otomobiliyle takas edip satın aldığı araca, "change" ve çalıntı şüphesiyle el konuldu. Tüm bakımlarını yaptırıp vergisini ödediği ve fenni muayeneden geçirdiği aracıyla ilgili aylar sonra gelen telefon, Arabacılar'a hayatının şokunu yaşattı

11.08.2026 12:00:00
İHA
 
Noter onaylı aracı 'change' çıktı
Noter onaylı aracı 'change' çıktı
Edinilen bilgiye göre, Gökberk Arabacılar yaklaşık 9 ay önce internet üzerinden gördüğü 2000 model BMW 5.20 otomobili kendi aracıyla takas ederek satın aldı. Noter satışını gerçekleştiren Arabacılar, otomobilin motor ve mekanik bakımlarını yaptırdı, Motorlu Taşıtlar Vergisi'ni ödedi ve fenni muayene işlemlerini tamamladı.

Aracını aylarca kullanan Arabacılar'ın hayatı, 14 Temmuz 2026'da kolluk kuvvetlerinden gelen bildirimle değişti. Otomobilin "change" ve çalıntı araç şüphesi taşıdığı bildirildi, ertesi gece karakola çağrılan Arabacılar'ın aracına el konuldu.






Her şeyi usulüne uygun bir şekilde yapıldı

Mağduriyet yaşadığını belirten Gökberk Arabacılar, aracının fenni muayenesi ve vergi ödemeleri dahil tüm işlemlerinin usulüne uygun yapıldığını söyledi. Arabacılar, "Noterden satış uygulandı. 9 aylık sonraki süreçte 14 Temmuz 2026'da kolluk kuvvetlerince bir tebligatname çekildi, aracımın change ve çalıntı araç olduğu şüphesiyle bilgilendirme yapıldı. 15 Temmuz günü 23.30 sıralarında kolluk kuvvetinden telefon geldi. Aracımız karakola çağrıldı. Karakol sonucunda da aracımıza change ve çalıntı araç şüphesiyle el konuldu. Herhangi bir işlem yapılamamaktadır. Aracımı teslim de alamıyorum. Bursa Kriminal incelemeye gidecekti, hala daha gitmedi. Mağduruz. Ben değil birçok kişi var bu mağduriyeti yaşayan. Aracımıza sahip olamıyoruz. Verdiğimiz parayı da kimden alacağız o da belli değil. Mağdur oldum. Şu an gerek hastalığım olsun gerek de kendi A noktasından B noktasına gitmeye herhangi vasıtam yok. Bu süreç ne kadar sürecek belli değil. Bu sürecin bir an önce çözülmesini, bu durumun da açıklığa kavuşmasını devletimizden talep ediyoruz" dedi.








"Araç şaşırtıcı bir şekilde 26 yıldır trafikte"

Otomobilinin 2000 model olduğunu belirten mağdur Gökberk Arabacılar, yasal prosedürlerde hiçbir sorunla karşılaşmadıklarına dikkati çekti. Aracın 2028 yılına kadar fenni muayenesinin bulunduğunu aktaran Arabacılar, şöyle konuştu:

"Kayıtlara göre aracımız mavi renkmiş. Aracın Türkiye'deki rengi gri, ruhsatında gri. 2028 fenni muayenesi mevcut. Şöyle söyleyeyim; bu araç muayene istasyonundan geçiyor. Onun haricinde Motorlu Taşıtlar Vergisi ödeniyor, noterden satışı oluyor. Her şey usulüne uygun, devletin belirlemiş olduğu prosedürler uygulanarak mevcut sistemde devam etmekte. Araç şaşırtıcı bir derecede 26 yıldan beri trafikte halihazır bir şekilde yürümekte. Bir an önce bu konunun çözümlenmesini, mağduriyetimizin giderilmesini talep ediyorum."








Orijinal rengi mavi, mevcut araç gri

Arabacılar'ın ulaştığı Kocaeli'deki oto ekspertiz firması yetkilisi Sami Tarcan ise şüpheli araç üzerinde yaptıkları incelemenin detaylarını paylaştı. Aracın üretim kayıtlarındaki orijinal renginin mavi olduğunu ancak Arabacılar'ın kullandığı aracın gri renkte olduğunu belirten Tarcan, "Şasi numarası bölgesinde change olduğunu söyledim. Mavi bir araba griye boyanabilir ancak bu arabanın kapı içlerinde boya yoktu. Tamamıyla mavi bir aracın kimliğini, gri bir arabaya çevirmişler. Kriminal testten change kararı çıkarsa süreç dava yoluyla ilerleyecek" diye konuştu.








Yaklaşık 133 aracı bu şekilde polislere teslim ettim

Ekspertiz sektöründe change araç kontrolünün özel bir uzmanlık gerektirdiğini vurgulayan Tarcan, bugüne kadar bu yöntemle değiştirilmiş 133 aracı tespit ederek polise teslim ettiklerini kaydetti. Tarcan, "Change araca bakan ekspertiz sayısı çok azdır. Bu süreç içerisinde çoğu kişi 3-4 sene mahkeme yoluyla alabildi, alamadığı olduğu da oldu. Artık bu tamamıyla avukatlarıyla ve yargıyla kaynaklı bir şeydir. Change araç şase numarası değişme, değişim anlamına gelir. Şase numarasını tamamıyla taşıyorlar ve bunu birebir orijinaliyle basabiliyorlar. Orijinaliyle bastığı için de çoğu kişi anlamıyor. Anlamadığı için de maalesef bu insanlar mağdur olabiliyor" şeklinde konuştu.

6 ekspertize girdi, 7'nci incelemede change çıktı

Tarcan, başka bir araçtan örnek vererek, sözlerini şöyle noktaladı:

"Geçen bir araba daha paylaştık sosyal medya hesabımızda. Araç 6 tane ekspertize sokuldu, biz 7'nciydik. Araba change çıktı. Hatta inanamadılar. Aynı şekilde 9 ay sonra arabanın change olduğu tespit edildi. Araç icralıktır, adam satamıyor. Mecburen kazalı bir arabayla bunu change edebiliyor. Deprem bölgesindeki arabaları biliyorsunuz, enkaz altında kaldılar. Tek kalan şeyi, kaskosu yoksa eğer ki şase numarası kalıyor. İcralık arabalarla bunları yer değiştirme, yani şase numaralarını yer değiştirme yapıyorlar. Biz yer değiştirme diyoruz. Ya da yurt dışından gelen arabaları buraya getiriyorlar, gümrükten geçiyor. Buradaki kazalı arabalarla şase numarasını taşıyorlar, CNC ile aynı birebir orijinalini yapabiliyorlar. Kesinlikle illegal bir işlem. Yaklaşık duyduğuma göre 30 bin araç var diye tahmin ediyorum, öyle duydum ama net bir bulgu yok bununla ilgili."

Sosyal medya paylaşımlarında dikkat edilmesi gereken 10 nokta


 
 
Günlük hayatın ayrılmaz bir parçası hâline gelen sosyal medya platformları, eğlenceli içerikler ve paylaşımlarla dolu olsa da siber suçlular için önemli bir fırsat alanı hâline geldi. Kimlik dolandırıcılığına yol açabilir, siber suçluların parolanızı ele geçirmesini sağlayabilir ve hatta kişisel bilgilerinizi ve eşyalarınızı hırsızlık riskiyle karşı karşıya bırakabilir. 

11.08.2026 11:02:00
Hasan Gündoğdu
 
Sosyal medya paylaşımlarında dikkat edilmesi gereken 10 nokta
Sosyal medya paylaşımlarında dikkat edilmesi gereken 10 nokta

Seyahat planları, konum bilgileri, doğum tarihi, yeni alınan eşyalar, aile fotoğrafları. Tüm bu içerikler sadece takipçilerin ilgisini çekmekle kalmaz, aynı zamanda siber suçlulara sizi tanımaları ve hedef almaları için ihtiyaç duydukları bilgileri de sunar. Kimlik avı saldırılarında ve sosyal mühendislik tekniklerinde artış yaşanırken, sosyal medya üzerinden yapılan aşırı paylaşımlar bu saldırılar için adeta açık kapı hâline geliyor. Sosyal medya platformları gizlilik ayarlarını ve içerik algoritmalarını sık sık değiştiriyor. Ancak kullanıcılar bu değişiklikleri takip etmediklerinde paylaştıkları bilgilerin kimlerle ne ölçüde göründüğünü kontrol etmekte zorlanabiliyor. Bilişim uzmanlarına göre, "sadece arkadaşlarım görüyor" sanılan bir paylaşım, birkaç etkileşim ve yeniden gönderimle çok daha geniş kitlelere ulaşabiliyor.







Siber suçlular sizi sizden daha iyi tanıyabilir

Uzmanlar, sosyal medya profillerinin siber suçlular için bir bilgi kaynağı hâline geldiğini belirtiyor. Paylaşımlarınızdan hobileriniz, alışveriş alışkanlıklarınız, ilişkileriniz, hatta güvenlik sorularınızın cevapları bile çıkarılabilir. Platformların sunduğu gizlilik araçlarını kullanmak ve hesap güvenliğini artırmak önemli bir adım. Asıl önemli olan ise bireyin dijital davranışlarını sorgulamasıyla başlıyor. Sosyal medya sizi sevdiklerinizle ve ilgi alanlarınızla buluşturabilir ama kontrolsüz kullanım hem sizi hem de çevrenizdekileri tehlikeye atabilir.







Sosyal medya paylaşımlarında nelere dikkat etmelisiniz?

• Kişisel bilgiler. Doğum tarihi, evcil hayvan adı gibi masum görünen bilgiler, parolalarınızı tahmin etmek için kullanılabilir.
• Tatil planları. Tatil öncesi yapılan paylaşımlar, evinizin boş olduğunun işareti olur.
• Konum bilgileri. Canlı konum etiketleri, güvenliğinizi riske atabilir.
• Pahalı eşyalar. Yeni alınan bir cihaz ya da değerli bir takı, kötü niyetli kişilerin ilgisini çekebilir.
• Çocuk fotoğrafları. İzinleri olmadan çocukların dijital ayak izini oluşturmak, uzun vadeli risklere yol açabilir.
• İşle ilgili serzenişler. Çalıştığınız kurum ya da iş arkadaşlarınızla ilgili paylaşımlar profesyonel itibarınızı zedeleyebilir.
• Finansal bilgiler. Kart numarası, IBAN, QR kod gibi veriler dolandırıcılığa kapı açabilir.
• Yakın çevrenin bilgileri. Arkadaş ve aile bireylerinin kişisel bilgilerini onların izni olmadan paylaşmayın.
• Çekiliş ve kampanyalar. Güvenilir olmayan hesaplardan gelen hediye vaatleri, kimlik avı girişimi olabilir.
• Özel mesajlar. Özellikle iş içerikli ya da kişisel yazışmaların ekran görüntüsünü paylaşmak güvenlik ihlali yaratabilir.







Güvende kalmak için neler yapılabilir?

• Paylaşım yaparken ne paylaştığınıza dikkat edin: Her zaman (profiliniz kısıtlı olsa bile) yanınızda oturan birine internette paylaştığınız bilgilerin aynısını söylemenin sizi rahatlatıp rahatlatmayacağını düşünün.
• Arkadaş listenizi sık sık gözden geçirin: Tanımadığınız veya gönderilerinizi görmesini istemediğiniz kişileri listenizden çıkarmak faydalı bir alışkanlık olacaktır.
• Arkadaş listenizi ve gönderilerinizi kimlerin görüntüleyebileceğini kısıtlayın: Bu, birisinin paylaştığınız herhangi bir bilgiyi kötü amaçlarla kullanma olasılığını azaltmaya yardımcı olacaktır.
• Fotoğraf erişimini kısıtlayın: Bunlar ideal olarak sadece bilinen arkadaşlar ve onaylı aile üyeleri tarafından görüntülenebilmelidir.
• İki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) açın ve güçlü, benzersiz parolalar kullanın: Bu, parolalarınızı tahmin etmeyi veya kırmayı başarsalar bile birinin hesabınızı ele geçirme olasılığını azaltacaktır.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.