logo
14 AĞUSTOS 2026

"Gözlük numarası sık değişiyorsa dikkat"

Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Evcimen, keratokonus hastalığının Van ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde Türkiye ortalamasının 5-10 kat üzerinde görüldüğünü belirterek, özellikle gençlerde erken tanı ve tedavinin büyük önem taşıdığını söyledi

14.08.2026 14:11:00
İHA
 
"Gözlük numarası sık değişiyorsa dikkat"
"Gözlük numarası sık değişiyorsa dikkat"
Keratokonusun, gözün ön kısmındaki şeffaf kornea tabakasının öne doğru dikleşmesi ve şeklinin bozulmasıyla ortaya çıktığını ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Evcimen, hastaların genellikle bulanık görme, sık gözlük numarası değişimi, gözlük değişmesine rağmen net görememe, akşamları kamaşma ve çift görme şikayetleriyle başvurduğunu belirtti.

Özellikle 20 yaş altındaki hastalarda hastalığın ilerleme ihtimalinin yüksek olduğuna dikkat çeken Evcimen, "Bu hastaları yakından takip etmek gerekiyor. Keratokonus hastalarını korneal topografiyle tespit etmişsek, hastalarımıza halk arasında 'ışın tedavisi' olarak bilinen cross-linking tedavisini uygulayarak hastalığın ilerlemesini durdurmamız gerekiyor. Erken dönemde yakalamak çok önemli. Eğer hastanın görmesi iyi durumdaysa ve hastayı erken dönemde yakalamışsak, özellikle 20 yaş altındaki genç hastalarda ışın tedavisi yani cross-linking uygulayarak hastalığın ilerlemesini durdurup hastanın görme kalitesini koruyabiliyoruz" dedi.






"30-35 yaş sonrası takip önem kazanıyor"

Keratokonusun genellikle 30-35 yaşlarından sonra ilerlemesinin durduğunu belirten Evcimen, "Bunun yanında bu hastalık genellikle 30-35 yaşlarından sonra durmaktadır. Bu nedenle 30-35 yaş sonrasında hastalara hemen cross-linking, yani ışın tedavisi uygulamak yerine düzenli aralıklarla takip yapıp hastalıkta ilerleme olup olmadığına göre tedavimizi düzenleyebiliyoruz. Peki, hastaya cross-linking yaptık. Sonrasında hasta, 'Ben daha iyi görmek istiyorum, ne yapabiliriz'' diye sorarsa, hastamıza gözlük muayenesi yapıp gözlük verebiliriz. Eğer bu yeterli olmazsa sert kontakt lensler veya hibrit kontakt lensler kullanarak hastanın görmesinde artış olup olmadığını değerlendirebiliriz. Eğer hasta, 'Ben sert kontakt lens takmak istemiyorum, beni rahatsız ediyor, takamıyorum' diyorsa, bu sefer kornea halkası tedavilerimiz var, onları uygulayabiliriz. Yine uygun hastalarımızda, eğer kornea kalınlığı yeterliyse, bazen cross-linking, yani ışın tedavisiyle beraber göz çizdirme operasyonunu da yapabiliyoruz. Böylelikle hem göz numarasını düşürüp hem de hastalığın ilerlemesini durdurabiliyoruz" diye konuştu.








"Van'da Türkiye ortalamasının 5-10 katı"

Keratokonusun Van ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde daha sık görüldüğüne dikkat çeken Evcimen, "Keratokonus hastalığı Van bölgesinde çok sık görülmektedir. Türkiye genelinde 10 binde 4 oranında görülen bu hastalık, Van ve Doğu illerinde yüzde 1-2 oranında, yani yaklaşık 5-10 kat daha fazla görülebilmektedir. Yine bölgemizde alerjik konjonktivit, halk arasında 'bahar nezlesi' dediğimiz hastalık da özellikle Doğu Anadolu ve Van bölgesinde ülkemizin diğer bölgelerine göre çok daha fazla görülmektedir. Bundan dolayı keratokonus hastalığı da bölgemizde oldukça sık görülmektedir. Genellikle okul çağında öğretmenler bu durumu fark edebiliyor. İleri yaşlarda ise çocukların kendileri, 'Gözlüğümü sürekli değiştiriyorum ama buna rağmen göremiyorum' diyerek bize başvurabiliyorlar" şeklinde konuştu.








"Gözlerinizi kaşımayın"

Alerji dönemlerinde göz kaşıntısının arttığına ifade eden Evcimen, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bahar nezlesi döneminde, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında göz alerjilerine bağlı göz kaşıntıları oldukça sık artmaktadır. Gözleri kaşımak yerine bol soğuk suyla yıkamak ya da soğuk kompres uygulamak, kaşıntının önüne geçmemize yardımcı olacaktır. Yine ailemizde, birinci derece yakınlarımızda keratokonus hastalığı varsa anne ve babaların diğer çocuklarını da göz muayenesine getirmelerinde fayda var. Son zamanlarda yapılan çalışmalarda, keratokonus hastalarında yüzüstü yatma sıklığının normal bireylere göre daha fazla olduğu gösterilmiştir. Yüzüstü yatmanın keratokonus hastalığını artırdığına dair çalışmalar da mevcuttur. Mevcut keratokonus hastalığımız varsa yüzüstü yatmamaya mutlaka dikkat etmemiz gerekiyor."

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Burhan Başkan ise keratokonus hastalarına sert kontakt lens, kornea nakli ve hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik cross-linking tedavilerinin uygulanabildiğini ifade ederek, "Şu an mevcut ameliyathane sayımızı yaklaşık iki katına çıkararak 4 odaya kadar yükselteceğiz. Bu da daha fazla hastaya hizmet etmek anlamına geliyor. Yakın zamanda yine bir lazer cihazımız gelecek. Keratokonus hastalarında gözlükten kurtulmak için halk arasında 'göz çizdirme' olarak tarif edilen lazer uygulamasını yapabileceğimiz cihazımız da gelecek. Böylelikle daha da iyi sonuçlar alacağımızı düşünüyoruz" dedi.













Samsun'da sağanaktan 30 mahalle etkilendi

Samsun Tarım ve Orman İl Müdürü Kemal Yılmaz, Çarşamba ilçesinde etkili olan sağanaktan Samsun-Ordu kara yolu ile deniz arasında kalan 30 mahallenin etkilendiğini belirterek, su altında kalan tarım alanlarında ön incelemelerin sürdüğünü, suların çekilmesinin ardından hasar tespit çalışmalarının hızla tamamlanacağını söyledi

14.08.2026 12:51:00
İHA
 
Samsun'da sağanaktan 30 mahalle etkilendi
Samsun'da sağanaktan 30 mahalle etkilendi
Çarşamba ilçesinde dün etkili olan sağanak nedeniyle tarım alanları, ev ve ahırlar su altında kaldı. Metrekareye 127,2 kilogram yağışın düştüğü ilçede, hasat hazırlığındaki çok sayıda tarım alanı zarar gördü.






Yağışın ardından Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri bölgede inceleme başlattı. Suların henüz çekilmediği alanlarda ön incelemelerini sürdüren ekipler, hasarın boyutunun net olarak belirlenebilmesi için suyun tamamen çekilmesini bekliyor.








Samsun Tarım ve Orman İl Müdürü Kemal Yılmaz, ekiplerin mevcut alanda ön incelemeler yaptığını belirterek, "Suların çekilmesiyle birlikte hasar tespit çalışmalarımızı hızlı şekilde tamamlayacağız" dedi.








Sağanaktan Samsun-Ordu kara yolu ile deniz arasında kalan 30 mahallenin etkilendiğini ifade eden Yılmaz, bu bölgelerde özellikle fındık ve sebze bahçelerinin su altında kaldığını söyledi.








Yılmaz, fındığın yanı sıra karpuz, kavun ve biber gibi ürünlerin de yağıştan etkilendiğini belirterek, su altında kalan alanlardaki zararın sular tamamen çekildikten sonra daha net ortaya çıkacağını sözlerine ekledi.






Tekirdağ'da korkutan yangın: Alevler geceyi aydınlattı

14.08.2026 12:18:00
İHA
 
Tekirdağ'da korkutan yangın: Alevler geceyi aydınlattı
Tekirdağ'da korkutan yangın: Alevler geceyi aydınlattı
Tekirdağ Çorlu'da çıkan tarla yangınında 200 dönüm anız alev alev yandı. Yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü






Olay, gece saatlerinde Hürriyet Mahallesi Mine Caddesi civarında meydana geldi. Henüz bilinmeyen bir nedenle tarlada buğday sapları alev aldı.

Yangın rüzgarın da etkisiyle büyüyerek geniş alana yayıldı.

Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi yönlendirildi. Yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık 1 saat süren çalışmalarının ardından söndürüldü.

Yaklaşık 200 dönüm alanın küle döndüğü öne sürüldü.

Yangının çıkış sebebi ise henüz bilinmiyor.













Maden projelerine protestoların arkasındaki nedenler

Türkiye'de ve dünyada son yıllarda artış gösteren madencilik faaliyetleri, beraberinde yerel halkın, çevrecilerin ve işçi sendikalarının büyüyen tepkilerini getiriyor

14.08.2026 00:30:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Maden projelerine protestoların arkasındaki nedenler
Maden projelerine protestoların arkasındaki nedenler
Türkiye'de ve dünyada son yıllarda artış gösteren madencilik faaliyetleri, beraberinde yerel halkın, çevrecilerin ve işçi sendikalarının büyüyen tepkilerini getiriyor. Toplumun farklı kesimleri maden projelerine karşı ses yükseltmeye devam ediyor.

Peki, köylüleri, çevrecileri, akademisyenleri ve maden işçilerini sokağa döken, projelerin karşısında durmaya iten temel dinamikler ve kaygılar neler?







1. Ekosistem Tahribatı ve Ormansızlaşma

Maden arama ve çıkarma süreçleri, özellikle yüzey madenciliği (açık ocak işletmeciliği) yöntemi kullanıldığında devasa arazi tahribatlarına yol açıyor:

Ağaç Kesimi ve Orman Kaybı: Maden sahası açmak amacıyla geniş ormanlık alanların yok edilmesi, bölgenin oksijen kaynağını ve biyoçeşitliliğini doğrudan tehdit ediyor.

Toprak Erozyonu ve Heyelan Riski: Bitki örtüsünün kaldırılmasıyla erozyon riski artıyor; dik ve dağlık arazilerde heyelan tehlikesi tetikleniyor.







2. Su Kaynaklarının Kirlenmesi ve Kuruması

Madencilik, doğası gereği yüksek miktarda su tüketen ve ağır kimyasallar (siyanür, sülfürik asit vb.) kullanılan bir sanayi koludur:

Asit Maden Drenajı ve Ağır Metaller: Açıkta kalan kayaların hava ve suyla teması sonucu oluşan asidik sızıntılar, yeraltı su kaynaklarına ve akarsulara karışarak içme ile sulama suyunu zehirliyor.

Su Stresi: Yerel kaynakların maden işletmeleri tarafından yoğun kullanımı, bölgedeki tarımsal ve evsel su erişimini kısıtlıyor.







3. Tarım, Hayvancılık ve Yerel Geçim Kaynaklarının Yok Olması

Maden sahalarının genellikle kırsal bölgelerde yer alması, geçimini topraktan sağlayan yerel halkı doğrudan etkiliyor:

Tarım Arazilerinin Kaybı: Zeytinlikler, otlaklar ve verimli tarım alanları maden ruhsat sahaları içinde kalarak üretim dışı kalıyor.

Kırsal Nüfusun Yerinden Edilmesi: Geçim kaynağını kaybeden köylüler göç etmek zorunda kalıyor; bu durum bölgesel sosyo-ekonomik dengeleri bozuyor.

4. Sağlık Riskleri ve Yaşam Kalitesinin Düşmesi

Çıkarma ve işleme aşamalarında oluşan toz, gürültü ve toksik atıklar, komşu yerleşim yerlerinde ciddi sağlık sorunlarına davetiye çıkarıyor:

Solunum Yolu Hastalıkları: Ağır toz emisyonu ve kimyasal partiküller, bölge halkında koah, astım ve kanser vakalarının artması riskini doğuruyor.

Atık Barajı Sızıntıları ve Katastrofik Riskler: Atık havuzlarının çökme veya sızdırma tehlikesi, yerleşim yerleri üzerinde sürekli bir güvenlik tehdidi oluşturuyor.







5. İşçi Hakları ve Çalışma Güvenliği İhlalleri

Protestolar sadece çevre örgütleri ve yerel halkla sınırlı kalmıyor; bizzat maden sahalarında çalışan işçiler de hak arayışı için meydanlara iniyor:

Ödenmeyen Ücretler ve Hak Gaspları: Maaşlarını, kıdem tazminatlarını alamayan ya da zorunlu ücretsiz izne çıkarılan işçiler eylemler düzenliyor.

İş İşçi Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Eksiklikleri: Yetersiz denetimler ve iş kazası riskleri, çalışanların can güvenliği talebiyle grev yapmasına neden oluyor.

6. Katılımsız Karar Alma ve "ÇED" Süreçlerine Güvensizlik

Toplumsal tepkinin bir diğer odak noktası ise karar alma mekanizmalarındaki şeffaflık eksikliği:

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporları: ÇED süreçlerinin formaliteden ibaret kalması veya halkın katılımı toplantılarının usulüne uygun yapılmaması kamuoyundaki güvensizliği pekiştiriyor.

Kamusal Yarar Tartışması: Çıkarılan madenlerin ve elde edilen finansal kazancın bölge halkına ya da devlete sağladığı yararın, doğaya verilen zararın yanında çok düşük kaldığı düşüncesi tepkileri büyütüyor.

"Madencilik faaliyetleri yalnızca teknik bir üretim meselesi değil; ekolojik adalet, kamu sağlığı ve demokratik katılım hakkını ilgilendiren çok katmanlı toplumsal bir konudur."







Çözüm Arayışları ve Ekolojik Modernleşme

Sosyologlar ve çevre uzmanları, madencilik alanındaki krizlerin aşılması için şu adımların şart olduğunu vurguluyor:

Katı Yasal Denetim ve Şeffaflık: Maden kanunlarının çevre ve insan merkezli olarak güncellenmesi.

Rehabilitasyon Zorunluluğu: Faaliyeti biten sahaların eksiksiz şekilde doğaya yeniden kazandırılması (ağaçlandırma ve alan ıslahı).

Stratejik Alanların Korunması: Su havzaları, orman alanları ve koruma altındaki biyolojik çeşitlilik merkezlerinin kesin olarak madenciliğe kapatılması.

Türk bayrağını yakan şüpheli adliyeye sevk edildi

Muğla'nın Menteşe ilçesinde bir iş yerinin önünde asılı bulunan Türk bayrağını çakmakla ateşe vermek isteyen kadın, güvenlik kameralarının incelenmesi sonucu yakalanmıştı. 31 yaşındaki A.A. isimli kadın emniyetteki işlemlerini ardından adliyeye sevk edildi

13.08.2026 11:52:00
İHA
 
Türk bayrağını yakan şüpheli adliyeye sevk edildi
Türk bayrağını yakan şüpheli adliyeye sevk edildi
Olay, Menteşe merkezde tarihi Kurşunlu Camii yakınlarında bulunan bir iş yerinin önünde meydana geldi. Sabah saatlerinde kaldırımda yürüyen kadın, iş yerinin önünde duvara asılı Türk bayrağının yanına gelerek, çantasından çıkardığı çakmakla bayrağı ateşe vermek istedi.






Olayın güvenlik kameralarına yansımasının ardından kolluk kuvvetleri kadının yakalanması başlattıkları çalışmada aynı gün yakalanarak gözaltına alındı. 






Yakalanan A.A., Muğla Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü'ndeki işlemlerini ardından Muğla Adliyesi'ne sevk edildi.






Kocaeli'de kimya fabrikasında yangın: 2 işçi yaralandı

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde çeşitli kimyevi ürünlerin üretildiği fabrikada çıkan yangında 2 işçi yaralandı. Yangında 2 at da telef oldu

12.08.2026 12:30:00
İHA
 
Kocaeli'de kimya fabrikasında yangın: 2 işçi yaralandı
Kocaeli'de kimya fabrikasında yangın: 2 işçi yaralandı
Gebze ilçesi Balçık Mahallesi Kumtepe mevkiinde bulunan kimya fabrikasının bir bölümünde yangın çıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık, jandarma ve AFAD ekibi sevk edildi.






Yangın sırasında yaralanan 2 işçi, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alınan yangında fabrikada maddi hasar meydana geldi. 






Ekiplerin bölgede soğutma çalışmaları devam ederken, yangında 2 atın da telef olduğu öğrenildi. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.



























Sosyal medya paylaşımlarında dikkat edilmesi gereken 10 nokta


 
 
Günlük hayatın ayrılmaz bir parçası hâline gelen sosyal medya platformları, eğlenceli içerikler ve paylaşımlarla dolu olsa da siber suçlular için önemli bir fırsat alanı hâline geldi. Kimlik dolandırıcılığına yol açabilir, siber suçluların parolanızı ele geçirmesini sağlayabilir ve hatta kişisel bilgilerinizi ve eşyalarınızı hırsızlık riskiyle karşı karşıya bırakabilir. 

11.08.2026 11:02:00
Hasan Gündoğdu
 
Sosyal medya paylaşımlarında dikkat edilmesi gereken 10 nokta
Sosyal medya paylaşımlarında dikkat edilmesi gereken 10 nokta

Seyahat planları, konum bilgileri, doğum tarihi, yeni alınan eşyalar, aile fotoğrafları. Tüm bu içerikler sadece takipçilerin ilgisini çekmekle kalmaz, aynı zamanda siber suçlulara sizi tanımaları ve hedef almaları için ihtiyaç duydukları bilgileri de sunar. Kimlik avı saldırılarında ve sosyal mühendislik tekniklerinde artış yaşanırken, sosyal medya üzerinden yapılan aşırı paylaşımlar bu saldırılar için adeta açık kapı hâline geliyor. Sosyal medya platformları gizlilik ayarlarını ve içerik algoritmalarını sık sık değiştiriyor. Ancak kullanıcılar bu değişiklikleri takip etmediklerinde paylaştıkları bilgilerin kimlerle ne ölçüde göründüğünü kontrol etmekte zorlanabiliyor. Bilişim uzmanlarına göre, "sadece arkadaşlarım görüyor" sanılan bir paylaşım, birkaç etkileşim ve yeniden gönderimle çok daha geniş kitlelere ulaşabiliyor.







Siber suçlular sizi sizden daha iyi tanıyabilir

Uzmanlar, sosyal medya profillerinin siber suçlular için bir bilgi kaynağı hâline geldiğini belirtiyor. Paylaşımlarınızdan hobileriniz, alışveriş alışkanlıklarınız, ilişkileriniz, hatta güvenlik sorularınızın cevapları bile çıkarılabilir. Platformların sunduğu gizlilik araçlarını kullanmak ve hesap güvenliğini artırmak önemli bir adım. Asıl önemli olan ise bireyin dijital davranışlarını sorgulamasıyla başlıyor. Sosyal medya sizi sevdiklerinizle ve ilgi alanlarınızla buluşturabilir ama kontrolsüz kullanım hem sizi hem de çevrenizdekileri tehlikeye atabilir.







Sosyal medya paylaşımlarında nelere dikkat etmelisiniz?

• Kişisel bilgiler. Doğum tarihi, evcil hayvan adı gibi masum görünen bilgiler, parolalarınızı tahmin etmek için kullanılabilir.
• Tatil planları. Tatil öncesi yapılan paylaşımlar, evinizin boş olduğunun işareti olur.
• Konum bilgileri. Canlı konum etiketleri, güvenliğinizi riske atabilir.
• Pahalı eşyalar. Yeni alınan bir cihaz ya da değerli bir takı, kötü niyetli kişilerin ilgisini çekebilir.
• Çocuk fotoğrafları. İzinleri olmadan çocukların dijital ayak izini oluşturmak, uzun vadeli risklere yol açabilir.
• İşle ilgili serzenişler. Çalıştığınız kurum ya da iş arkadaşlarınızla ilgili paylaşımlar profesyonel itibarınızı zedeleyebilir.
• Finansal bilgiler. Kart numarası, IBAN, QR kod gibi veriler dolandırıcılığa kapı açabilir.
• Yakın çevrenin bilgileri. Arkadaş ve aile bireylerinin kişisel bilgilerini onların izni olmadan paylaşmayın.
• Çekiliş ve kampanyalar. Güvenilir olmayan hesaplardan gelen hediye vaatleri, kimlik avı girişimi olabilir.
• Özel mesajlar. Özellikle iş içerikli ya da kişisel yazışmaların ekran görüntüsünü paylaşmak güvenlik ihlali yaratabilir.







Güvende kalmak için neler yapılabilir?

• Paylaşım yaparken ne paylaştığınıza dikkat edin: Her zaman (profiliniz kısıtlı olsa bile) yanınızda oturan birine internette paylaştığınız bilgilerin aynısını söylemenin sizi rahatlatıp rahatlatmayacağını düşünün.
• Arkadaş listenizi sık sık gözden geçirin: Tanımadığınız veya gönderilerinizi görmesini istemediğiniz kişileri listenizden çıkarmak faydalı bir alışkanlık olacaktır.
• Arkadaş listenizi ve gönderilerinizi kimlerin görüntüleyebileceğini kısıtlayın: Bu, birisinin paylaştığınız herhangi bir bilgiyi kötü amaçlarla kullanma olasılığını azaltmaya yardımcı olacaktır.
• Fotoğraf erişimini kısıtlayın: Bunlar ideal olarak sadece bilinen arkadaşlar ve onaylı aile üyeleri tarafından görüntülenebilmelidir.
• İki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) açın ve güçlü, benzersiz parolalar kullanın: Bu, parolalarınızı tahmin etmeyi veya kırmayı başarsalar bile birinin hesabınızı ele geçirme olasılığını azaltacaktır.

BTP Ege Gençliği Muratdağı’nda buluştu

Üç gün süren kampta gençler eğitim, spor ve sosyal etkinliklerle bir araya gelirken Türkiye’nin geleceğine ilişkin mesajlar verdi

10.08.2026 20:26:00
Haber Merkezi
 
BTP Ege Gençliği Muratdağı’nda buluştu
BTP Ege Gençliği Muratdağı’nda buluştu
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Gençlik Kolları tarafından düzenlenen Ege Bölgesi Gençlik Kampı, farklı illerden gençlerin katılımıyla Muratdağı'nda gerçekleştirildi. Üç gün süren organizasyonda Uşak başta olmak üzere Kütahya, Afyonkarahisar, İzmir, Denizli, Manisa, Aydın ve Muğla'dan gelen gençler bir araya geldi. 






Gençlerin hem birbirleriyle kaynaşmasını hem de teşkilat çalışmalarına ilişkin bilgi ve deneyimlerini artırmasını amaçlayan kampta; siyasi gelişmeler, ekonomi, gençlik politikaları ve Türkiye'nin geleceğine ilişkin çeşitli değerlendirmeler yapıldı.
 
Seminerlerin yanı sıra kaplıca, futbol, müzik ve film etkinlikleriyle gençler yoğun geçen programın keyfini çıkardı.







KAMP MURATDAĞI HAMAMI'NDA BAŞLADI
 
Üç günlük programın ilk gününde gençler Muratdağı Hamamı'nda buluştu. Farklı şehirlerden gelen katılımcıların tanışmasının ardından kampın eğitim programına geçildi. BTP Gençlik Kolları yöneticilerinin katıldığı seminerlerde parti politikaları, gençlerin siyasetteki rolü, Milli Ekonomi Modeli, Türkiye'nin geleceği ve bağımsızlık anlayışı üzerine değerlendirmeler gerçekleştirildi. 
 
Programda BTP Gençlik Kolları Teşkilat Başkanı Burak Karataşoğlu, BTP Gençlik Kolları Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Ege Bölge Sorumlusu Onur Karataşoğlu, BTP MYK Üyesi Emre Belge, BTP Gençlik Kolları Genel Sekreteri Osman Bedri Bektaş, BTP Gençlik Kolları Teşkilat Başkan Yardımcısı Furkan Hamza ve BTP Gençlik Kolları Genel Başkanı Fatih Akburak gençlerle bir araya geldi. 
 
Seminerlerde ayrıca BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş ve merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın siyasi ve ekonomik yaklaşımları, Milli Ekonomi Modeli, Ehl-i Beyt ve Atatürk konuları ele alındı. İlk günün sonunda gençler birlikte film izleyerek programı tamamladı.







İKİNCİ GÜNDE KAPLICA VE SPOR ETKİNLİKLERİ
 
Kampın ikinci gününde ise sosyal ve sportif etkinliklere ağırlık verildi. Gençler Ilıca Kaplıcaları'na götürülerek burada çeşitli etkinliklere katıldı. Kamp alanına dönülmesinin ardından futbol oynayan gençler, günün ilerleyen saatlerinde müzik eşliğinde bir araya geldi. 
 
Şarkılar söyleyerek eğlenen katılımcılar, yoğun geçen kamp programı içerisinde keyifli anlar yaşadı. Farklı illerden gelen gençlerin aynı ortamda buluşması, yeni arkadaşlıkların kurulmasına ve teşkilatlar arasındaki iletişimin güçlenmesine de katkı sağladı.







KAPANIŞ PROGRAMINDA GELECEK MESAJI
 
Kampın üçüncü ve son gününde kapanış programı düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda, üç gün boyunca gerçekleştirilen çalışmalar değerlendirildi. 
 
Kapanış programına BTP Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, Ege Bölgesi il başkanları, BTP Denizli İl Müfettişi Ömer Kılıç, BTP Gençlik Kolları yöneticileri ve çok sayıda partili katıldı. Programın açılış konuşmasını BTP Gençlik Kolları Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Ege Bölge Sorumlusu Onur Karataşoğlu yaptı.

ONUR KARATAŞOĞLU: "BU SİNERJİYİ ŞEHİRLERİMİZE TAŞIYACAĞIZ"
 
Kampın gençler açısından önemli bir buluşma olduğunu belirten Onur Karataşoğlu, üç gün boyunca gençlerin hem eğlendiğini hem de fikir alışverişinde bulunduğunu söyledi. Karataşoğlu, kampın ardından gençlerin edindikleri bilgi ve motivasyonu kendi şehirlerindeki çalışmalara yansıtmaları gerektiğini belirterek, "Sadece bir araya gelmedik; paylaştık, öğrendik, güldük ve en önemlisi geleceğe dair inancımızı tazeledik" dedi.
 
Kamp boyunca oluşan dayanışmanın BTP gençliğinin gücünü ortaya koyduğunu ifade eden Karataşoğlu, Genel Başkan Hüseyin Baş başta olmak üzere organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti. Karataşoğlu, "Buradaki o muazzam sinerjiyi ve motivasyonu şimdi şehirlerimize taşıma vakti" ifadelerini kullandı.







BURAK KARATAŞOĞLU: "ASIL MESELE KAMP SONRASINDA NE YAPACAĞIMIZ"
 
Onur Karataşoğlu'nun ardından konuşan BTP Gençlik Kolları Teşkilat Başkanı Burak Karataşoğlu ise kampın yalnızca sosyal bir etkinlik olmadığını vurguladı. Gençlerin üç gün boyunca aynı sofrayı, heyecanı ve ideali paylaştığını belirten Karataşoğlu, kamp sürecinde kurulan dostlukların ve kazanılan motivasyonun bundan sonraki çalışmalara aktarılması gerektiğini söyledi. 
 
"Ancak asıl mesele, buradan ayrıldıktan sonra ne yapacağımızdır" diyen Karataşoğlu, gençlerin şehirlerine daha güçlü ve kararlı şekilde dönerek çalışmalarını sürdürmeleri gerektiğini ifade etti. BTP'nin fikir üreten, proje geliştiren ve ülke meseleleri üzerine çalışan bir gençlik hedeflediğini belirten Karataşoğlu, gençlerin yalnızca bugünün değil, Türkiye'nin geleceğinin de sorumluluğunu taşıdığını dile getirdi.
 







KEPEKÇİ: "GENÇLERİ YALNIZLIKTAN KURTARMANIN YOLU AİDİYETTEN GEÇİYOR"
 
Kapanış programında gençlere hitap eden BTP Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, gençlerin günümüzde yaşadığı yalnızlık ve aidiyet sorununa dikkat çekti. 
 
Yaklaşık 40 yıl önce Prof. Dr. Haydar Baş ile tanıştığını anlatan Kepekçi, bu süreçte insanı merkeze alan bir anlayış, millet sevgisi ve gençlere güven konusunda önemli kazanımlar elde ettiğini ifade etti. Teknolojinin iletişim imkânlarını artırmasına rağmen gençlerin yüz yüze ilişkiler konusunda daha fazla yalnızlaşabildiğini belirten Kepekçi, sorunun yalnızca iletişim eksikliği olmadığını, aidiyet duygusunun da büyük önem taşıdığını söyledi.
 
"GENÇLİK BUGÜNÜN DE GÜCÜDÜR"
 
Prof. Dr. Haydar Baş'ın gençliğe bakışına değinen Kepekçi, gençlerin yalnızca geleceğin değil, bugünün de önemli bir gücü olduğunu ifade etti. Gençlerin bir topluluğa, hedefe ve geleceğe dair umuda ihtiyaç duyduğunu belirten Kepekçi, gençlere yalnızca sorunların anlatılmasının yeterli olmadığını, aynı zamanda bir ideal ve sorumluluk duygusu kazandırılması gerektiğini söyledi.
 
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş öncülüğünde yürütülen "Geleceği Savunmak" seminerlerine de değinen Kepekçi, uyuşturucu, kumar ve dijital bağımlılık gibi sorunlarla mücadele edilirken gençlerin aynı zamanda topluma ve ülkeye aidiyet duygusunun güçlendirilmesi gerektiğini savundu. Kepekçi, "Gençler bu ülkenin misafiri değildir. Gençler bu ülkenin ev sahibidir" mesajını verdi.
 
AİLE, EĞİTİM VE EKONOMİ VURGUSU
 
Gençlerin yaşadığı yalnızlığın bireysel bir sorun olmanın ötesinde toplumsal boyut taşıdığını belirten Kepekçi; aile bağlarının güçlendirilmesi, eğitim sisteminin gençlerin aidiyet duygusunu desteklemesi ve ekonomik şartların gençlere güvenli bir gelecek sunması gerektiğini söyledi. Yerel yönetimlerin de gençlere spor, sanat ve bilim alanlarında daha fazla imkân sağlamasının önemine dikkat çeken Kepekçi, gençlerin üretim yapabildiği ve geleceğini güven içinde planlayabildiği bir ekonomik yapının gerekliliğini vurguladı. 
 
Milli Ekonomi Modeli'ne de değinen Kepekçi, modelin ekonomik yaklaşımın yanı sıra insan merkezli sosyal devlet anlayışını da içerdiğini savundu. Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Kepekçi, Türkiye'nin geleceğinin gençlerin omuzlarında yükseleceğini belirterek, "Bir genci kazanmak; bir aileyi, bir şehri ve bir ülkenin geleceğini kazanmaktır" dedi.








AKBURAK: "GENÇLERİ SİYASETİN MERKEZİNE KOYUYORUZ"
 
BTP Gençlik Kolları Genel Başkanı Fatih Akburak da kapanış programında gençlere hitap etti. Üç günlük kampın gençler açısından verimli geçtiğini belirten Akburak, kamp boyunca hem dinlenildiğini hem eğlenildiğini hem de önemli bir motivasyon kazanıldığını söyledi. Bu enerjinin kamp sonrasında saha çalışmalarına aktarılması gerektiğini ifade eden Akburak, gençlerin yalnızca seçim dönemlerinde veya saha çalışmalarında kullanılan bir unsur olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. 
 
"Bağımsız Türkiye Partisi gençleri siyasetin merkezine koyan bir anlayışa sahip" diyen Akburak, gençlerin ülke yönetiminde daha fazla söz sahibi olması gerektiğini savundu. Gençlerin iş sahibi olmak, ev ve araç sahibi olmak, iyi eğitim almak, evlenmek ve daha iyi şartlarda yaşamak gibi temel beklentileri bulunduğunu belirten Akburak, gençlerin karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almasının önemine dikkat çekti.
 
"GENÇLER HALLEDER" MESAJI
 
Gençlerin siyasette aktif olmaması halinde, gençlerin sorunlarını yeterince bilmeyen anlayışların ülkenin geleceğini şekillendireceğini ifade eden Akburak, gençleri daha fazla sorumluluk almaya çağırdı. "Gençler Halleder" anlayışına vurgu yapan Akburak, gençlerin Türkiye'nin geleceğinde aktif rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.
 
Ekonomik ve sosyal sorunlara da değinen Akburak, BTP gençliğinin mücadelesinin gençlerin iş sahibi olması ve Türk milletinin insanca yaşaması olduğunu ifade etti. Kampın sona ermesini yeni bir çalışma döneminin başlangıcı olarak değerlendiren Akburak, gençlerden şehirlerine döndüklerinde daha aktif çalışmalar yürütmelerini istedi.
 
AKBURAK'TAN ÇAKIN'A TEŞEKKÜR
 
Fatih Akburak, konuşmasının sonunda kampın düzenlenmesinde emeği bulunanlara teşekkür etti. Özellikle BTP Uşak İl Başkanı Halil İbrahim Çakın'a teşekkür eden Akburak, Ege Bölgesi Gençlik Kampı'nın gerçekleştirilmesinde Çakın'ın önemli katkıları olduğunu belirtti. Akburak, Çakın'a teşekkür ederek kampın organizasyonundaki emeğini vurguladı.
 
KATILIM BELGELERİ TAKDİM EDİLDİ
 
Kapanış konuşmalarının ardından kampın düzenlenmesi ve yürütülmesinde emeği bulunanlar ile katılımcılara katılım belgeleri verildi. Gençlere ayrıca kalem hediye edildi. Belge ve hediye takdiminin ardından katılımcılar toplu fotoğraf çektirdi. 
 
Farklı illerden gelen BTP gençlerini üç gün boyunca Muratdağı'nda buluşturan Ege Bölgesi Gençlik Kampı, gençlerin birlikte geçirdiği keyifli anların yanı sıra eğitim, dayanışma ve teşkilat çalışmaları açısından gerçekleştirilen değerlendirmelerin ardından sona erdi.

Elektronik sigaralar "daha az zararlı" değil!

Elektronik sigaralar, pazara ilk girdiklerinde geleneksel tütüne kıyasla zararsız bir "su buharı" alternatifi gibi sunulmuş olsa da, modern tıp araştırmaları bu algının büyük bir yanılsama olduğunu net bir şekilde kanıtlamıştır

10.08.2026 12:06:00
Hasan Gündoğdu
 
Elektronik sigaralar "daha az zararlı" değil!
Elektronik sigaralar "daha az zararlı" değil!
E-sigaraların çıkardığı duman bir su buharı değil; ağır metaller, kanserojen kimyasallar ve ince parçacıklar içeren karmaşık bir kimyasal aerosoldür.






Solunum yollarından hücresel boyuta kadar elektronik sigaranın vücuda verdiği zararlar:

Akciğer ve Solunum Sistemi Hasarları

EVALI (Elektronik Sigara İlişkili Akciğer Yaralanması): E-sigara kullanımına bağlı ortaya çıkan, akciğer dokularında ani ve ağır iltihaplanmayla seyreden, solunum yetmezliğine ve ölüme yol açabilen akut bir tablo.

"Patlamış Mısır Akciğeri" (Bronşiyolit Obliterans): E-sigara likitlerinde tatlandırıcı olarak kullanılan diasetil maddesinin ısıtılıp solunması, akciğerdeki en küçük hava yollarında kalıcı daralma, yara dokusu ve geri dönüşsüz tıkanıklık yaratır.

Hücresel Savunmanın Çökmesi: Buhar içindeki kimyasallar, akciğerleri enfeksiyonlara karşı koruyan makrofaj hücrelerinin yapısını bozarak zatürre ve bronşit riskini artırır.






Kalp ve Damar Sağlığı Üzerindeki Etkiler

Oksidatif Stres ve Damar Sertliği: Buharlaşan kimyasallar damar iç çeperinde (endotel) iltihaplanmaya neden olarak damar esnekliğini kaybettirir.

Ritim Bozukluğu ve Tansiyon: Sıvı içerisinde yüksek oranda bulunan sentetik nikotin; adrenalini tetikleyerek kan basıncını yükseltir, kalp hızını artırır ve uzun vadede kalp krizi ile inme (felç) riskini katlar.









Hücresel Boyut ve Kanser Riski

Toksik Dönüşüm: Likitlerdeki propilen glikol ve bitkisel gliserin oda sıcaklığında güvenli kabul edilse de, yüksek sıcaklıkta ısıtıldıklarında formaldehit (kadavra koruyucu), asetaldehit ve akrolein gibi güçlü kanserojen maddelere dönüşür.

Ağır Metal Birikimi: Isıtıcı rezistans telinden buhara sızan nikel, kurşun, krom ve kalay gibi ağır metaller akciğer dokusunda birikir.

DNA Hasarı: Yapılan araştırmalar, e-sigara buharının hücre DNA'sında kırılmalara yol açarak mutasyon ve kanser oluşumuna zemin hazırladığını göstermektedir.






Beyin ve Nörolojik Gelişim

Özellikle 25 yaş altındaki gençlerde ve ergenlerde beynin ön lob (prefrontal korteks) gelişimi devam eder. Yüksek doz nikotinin bu yaş grubunda tüketilmesi; karar verme, dikkat toplama, dürtü kontrolü ve öğrenme kapasitelerinde kalıcı bozulmalara yol açar.

Duygu durum bozukluklarını tetikleyerek anksiyete ve depresyon riskini yükseltir.

Ağız, Diş ve Ağız Florası Bütünlüğü

Tiryaki Dili (Vaper's Tongue): Aroma kimyasallarının ve sürekli sıcak buharın dildeki tat tomurcuklarını tahriş etmesi sonucu tat alma duyusunun geçici veya kalıcı olarak kaybolması.

Ağız Kuruluğu ve Diş Eti Çekilmesi: Sıvıların nem emici özelliği nedeniyle tükürük salgısı azalır; bu durum bakteriyel plak oluşumunu, diş eti iltihaplarını ve erken diş kayıplarını hızlandırır.






Üreme Sağlığı ve Hormonal Denge

Hem kadınlarda hem erkeklerde kök hücre yapısına zarar vererek sperm kalitesini ve yumurtalık rezervlerini düşürür.

Gebelik döneminde kullanıldığında plasenta kan akışını bozarak düşük, erken doğum ve bebekte gelişim bozuklukları riskini belirgin şekilde artırır.

Elektronik sigara tütünü yakmadığı için tar (katran) üretmeyebilir; ancak vücuda tamamen farklı kulvardan sentetik toksinler ve yüksek dozda bağımlılık yapıcı kimyasal sevk eden karmaşık bir risk faktörüdür.

Filyos'ta kaybolan Muhammet'i arama çalışmaları ikinci gününde

Zonguldak'ın Filyos beldesinde girdiği denizde kaybolan Suriye uyruklu 15 yaşındaki Muhammet Şemali'yi arama çalışmaları ikinci gününde havadan ve karadan devam etti

10.08.2026 11:41:00
İHA
 
Filyos'ta kaybolan Muhammet'i arama çalışmaları ikinci gününde
Filyos'ta kaybolan Muhammet'i arama çalışmaları ikinci gününde
Ankara'dan tur ile Zonguldak'a gelen 16 yaşındaki Muhammet Şemali, serinlemek için Çaycuma ilçesine bağlı Filyos beldesinde denize girdi. Dalgalar arasında zor anlar yaşayan Şemali'yi kurtarmak isteyen bir yakını da boğulma tehlikesi geçirdi. Yaralı kurtulan yakını A.Ş. hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.






İhbar üzerine bölgeye gelen ekipler denizden ve karadan Şemali için arama kurtarma çalışması başlattı. Gün boyu devam eden çalışmalar gece boyu da karadan devam etti. Bu sabah günün ilk ışıklarıyla birlikte jandarma, polis ve AFAD ekipleri karadan, denizden ve havadan çalışmalarını sürdürdü.








Arama çalışmalarında gönüllü olarak yer alan Doğukan Bayrak, "Dün akşam kaybolan vatandaş için jandarma arama kurtarma timi 17.00'den beri aramalarını yapıyor. Polis, AFAD geldi. Dün geceden beri biz de vatandaş olarak yardım etmeye çalışıyoruz. Umarım bulunur" diye konuştu.








Şemali'ye ait herhangi bir ize rastlanmazken 3 bot, 2 dron, 36 personelin bölgedeki çalışması sürüyor.








Öte yandan Zonguldak Valiliği 9 - 10 Ağustos tarihleri arasında olumsuz deniz şartları sebebiyle il genelinde denize girişleri yasaklamıştı.

İçişleri Bakanlığı: 9 organizatör, 132 kaçak göçmen yakalandı

İçişleri Bakanlığı, İzmir ve Muğla'da Göçmen Kaçakçılığına yönelik Jandarma ve Sahil Güvenlik ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda; 9 göçmen kaçakçılığı organizatörü ile 132 düzensiz göçmenin yakalandığını bildirdi

10.08.2026 11:36:00
İHA
 
İçişleri Bakanlığı: 9 organizatör, 132 kaçak göçmen yakalandı
İçişleri Bakanlığı: 9 organizatör, 132 kaçak göçmen yakalandı
İçişleri Bakanlığı, İzmir ve Muğla İl Jandarma Komutanlıkları ile Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığınca yasa dışı yollardan yurt dışına gitme girişiminde bulunan düzensiz göçmenlere yönelik gerçekleştirilen ortak operasyon sonucu 9 göçmen kaçakçılığı organizatörü ile 132 düzensiz göçmenin yakalandığını açıkladı.






Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "İzmir ve Muğla'da Göçmen Kaçakçılığına yönelik jandarmamız ve Sahil Güvenliğimiz tarafından düzenlenen ortak operasyonda; 9 göçmen kaçakçılığı organizatörü ile 132 düzensiz göçmen yakalandı. Göçmen kaçakçılığı organizatörlerinden 4'ü tutuklandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. İzmir ve Muğla İl Jandarma Komutanlıkları ile Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığınca yapılan ortak çalışmalar sonucu; yasa dışı yollardan yurt dışına gitme girişiminde bulunan düzensiz göçmenlere yönelik Jandarma ekiplerince karadan, Sahil Güvenlik botlarıyla denizden arama tarama faaliyetleri gerçekleştirildi. 






Arama tarama faaliyetleri sonrası düzenlenen operasyon sonucunda; İzmir ve Muğla'da 'Göçmen Kaçakçılığı' ağları ortaya çıkarıldı. Yakalanan düzensiz göçmenler İl Göç İdaresi Müdürlüklerine teslim edildi ve sınır dışı işlemleri başlatıldı. Yasa dışı göç ile mücadele kapsamında; teknolojinin sağladığı tüm imkanlardan etkin şekilde yararlanarak, göçmen kaçakçılığını organize eden ve bu faaliyetlere aracılık eden kişilere yönelik mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Kahraman Jandarmamızı, Sahil Güvenliğimizi, İzmir ve Muğla İl Jandarma Komutanlıklarını, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığını ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.