logo
16 MART 2026


Hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi yüzde 48.81 oldu

Hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi bir önceki aya göre değişmeyerek yüzde 48,81 olarak gerçekleşti

24.02.2026 12:48:00 / Güncelleme: 24.02.2026 12:51:42
İHA
Hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi yüzde 48.81 oldu
Hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi yüzde 48.81 oldu
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Şubat ayı Hanehalkı Beklenti Anketi'nin sonuçlarını açıkladı. Anket, 3 bin 217 hanehalkı tarafından yanıtlandı ve sonuçlar yanıtların toplulaştırılmasıyla elde edildi. Buna göre, hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi bir önceki aya göre değişmeyerek yüzde 48,81 olarak gerçekleşti.

Fiyat değerlendirmeleri

Hanehalkının, son bir yıl içinde fiyatlarının en çok arttığını değerlendirdiği ve gelecek 12 ay için fiyatlarının en çok artmasını beklediği ürün/hizmet grupları 'gıda' ile 'yakıt ve enerji' oldu. Gıdayı, fiyatı en çok artan ürün grupları arasında değerlendiren katılımcıların payı bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak yüzde 41,1 oldu.

Konut fiyatı değişim beklentisi

Gelecek 12 ay sonunda konut fiyatlarındaki artış beklentisi bir önceki aya göre 3,82 puan azalarak yüzde 35,41 oldu.

Döviz kuru beklentisi

12 ay sonrası ABD Dolar kuru beklentisi bir önceki aya göre 0,71 TL azalarak 51,56 TL olarak gerçekleşti.

Yatırım tercihleri

Katılımcıların yatırım tercihleri değerlendirildiğinde, ilk sırada yer alan "altın alırım" diyen katılımcıların oranı, bir önceki aya göre 2,7 puan artarak yüzde 55,5 oldu. ikinci sırada yer alan "ev/dükkan/arsa vb. alırım" diyen katılımcıların oranı bir önceki aya göre 1,2 puan azalarak yüzde 30 olarak gerçekleşti.

İlber Ortaylı için Galatasaray Üniversitesi'nde tören düzenlendi

Tedavi gördüğü hastanede 78 yaşında yaşamını yitiren tarihçi, akademisyen ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı için uzun yıllar ders verdiği Galatasaray Üniversitesi'nde cenaze töreni düzenlendi

 

16.03.2026 14:36:00
Anadolu Ajansı
İlber Ortaylı için Galatasaray Üniversitesi'nde tören düzenlendi
İlber Ortaylı için Galatasaray Üniversitesi'nde tören düzenlendi

Beşiktaş'taki üniversitenin İstanbul Boğazı'na bakan bahçesinde yapılan törene, kızı Tuna Ortaylı Kazıcı, torunu Deniz Ali Kazıcı'nın yanı sıra CHP Genel Başkanı Özgür Özel, eski Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek, akademisyenler, öğrenciler ve yakınları katıldı.

Törende konuşan kızı Kazıcı, babasının akademisyenliğe verdiği önem ile Galatasaray Üniversitesine duyduğu bağlılığı anlattı.

Kazıcı, babasının akademisyenlik mesleğine çok kıymet verdiğini, akademik kariyeri boyunca yurt içi ve yurt dışında birçok üniversitede hocalık yaptığını, konferans ve sempozyumlarda konuştuğunu dile getirdi.

Babasının uluslararası akademik çevrelerde de saygı duyulan bir isim olduğunu belirten Kazıcı, "Sadece ülke için değil, uluslararası akademik camiada da çok sevilen sayılan bir meslektaşınız oldu. Bütün bu kurumların arasında Galatasaray Üniversitesinin, hem akademik hayatında hem de kişisel dünyasında çok özel bir yeri olduğunu söylemek isterim." dedi.

Babasının Galatasaray Üniversitesi'ndeki öğrencilerinden her zaman sevgi ve saygıyla söz ettiğini aktaran Kazıcı, şöyle devam etti:

"Bu okulun Türkiye için ne kadar önemli ve değerli bir kurum olduğunu, hukuk fakültesinden mezun olan öğrencilerinin Hariciye sınavlarında nasıl başarılı olduğunu büyük bir mutlulukla anlatırdı. 'Galatasaray Üniversitesi'ndeki meslektaşları arasında kariyerinin en mutlu yıllarını yaşadı.' desem inanın hiç abartmış olmam. Çalışmaya başladığı ilk yıldan itibaren burada tanıdığı farklı kuşaklardan yaptığı derin entelektüel konuşmalardan çok besleniyordu."

Kazıcı, babasının genç akademisyenlerle kurduğu samimi ilişkilere de değinerek, kendinden genç meslektaşları için "Vay be. Sen şuna da bak, neler biliyor'" diye hayret içeren övgülerde bulunduğunu, onlarla akran gibi koridorda muzurluk yaptığını, onlara sataştığını ve kahkahalarla da güldüğünü belirtti.

Babasının, Galatasaray Üniversitesiyle eş zamanlı olarak Topkapı Sarayı'ndaki görevine de başladığını aktaran Kazıcı, "O dönemde arkamda bulunan Üsküdar Sultantepe'de oturuyordu. Her yerde büyük bir keyifle 'İstanbul'un üç yakasında evim var. Biri Üsküdar, diğeri Topkapı Sarayı, sonuncusu da Galatasaray Üniversitesi' derdi." ifadelerini kullandı.

Tuna Ortaylı, babasının anısını paylaştıkları için akademisyenlere teşekkür ederek, şunları kaydetti:

"Hastane sürecinde etrafı, kitapları, sözlükleri ve gazetelerle içerideyken bir yandan da çıkacak sorunun tashihini yapıyordu. Dün, kitap odasına girdiğimde masanın üstünde yarım kalan tashihini görmek içimi acıttı. Düşününce hayatını dolu dolu yaşamış ama hala yaşamaya doyamamış bu adamla, babam olarak daha gezilecek çok yer, torunlarıyla geçireceği çok vakit, yapılacak çok iş ve gülünecek çok an vardı. Ben kendisiyle ilgili olarak bir tek bunlara hayıflanıyorum. Umarım sizler de İlber Hoca'yı düşününce sadece birlikte yapılmamış şeylerin burukluğunu hissediyorsunuzdur."

"Tarihi kitlelere sevdirdi"

Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahman Muhammed Uludağ, İlber Ortaylı'nın sadece bir tarih hocası olmadığını söyledi.

Onun derin bilgisi, engin kültürü, hafızası ve keskin zekasının yanında hitabetinin de çok kuvvetli olduğunu, sahih bir Türkçeyle konuştuğunu dile getiren Uludağ, "Bu dünyada iyi bir hikayeden daha güçlü hiçbir şey yoktur. Geçmişi canlı bir hafıza haline getirerek tarih bilgisini geniş kitlelerle paylaştı, tarihi kitlelere sevdirdi. Nice talebeyi bu yola sevk ettiğini bilemeyiz. Bugün gördüğümüz iltifata mazhar olmasının sebebi bence budur." diye konuştu.

Rektör Uludağ, Ortaylı'nın bir tarihi vakadan diğerine hızla geçişini ve zengin bilgi dağarcığından taşan hikayelerini herkes gibi hayranlıkla takip ettiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Akademik açıdan en etkileyici yanı ise hem Doğu'ya hem de Batı'ya hakim bir insan olmasıdır. Keza ülkemizin konumu Doğu ile Batı'nın ortası yani dünyanın merkezidir. Böyle isimlerin yetişmesi için yıldızların dizilmesi gerekir. Nesillerin müsait ortamlarda demlenmesi gerekir. Hocanın seyrisüluğunu tüm ilim talebeleri okumalı, bilmeli ki kendilerini tanıyıp bilsinler. Böyle zengin bir müktesebat nasıl edinilir görsünler."

İlber Ortaylı'yla dostluğunun 15 yıl önce Galatasaray Üniversitesi'nde senatör sıfatıyla yan yana mesai yaptıkları dönemlere uzandığını aktaran Uludağ, "Bu göreve atanmamın hemen ardından Galatasaray Üniversitesi için vizyonunu, düşüncelerini benimle paylaştı ve bizim ufkumuzu açtı. Hoca, emekliliğinin ardından bizimle irtibatını hiç kesmedi. Geçtiğimiz sonbahar dönemine dek ders vererek, her fırsatta okulumuzu şenlendirerek üniversitemizi onurlandırdı." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Uludağ, konuşmasında Ortaylı için Mustafa Kara tarafından ebcet hesabıyla tarih düşülerek yazılan, hattat Mahmut Şahin'in levhasını yazdığı bir tabloda yer alan metni de okudu.

"Bana hep 'Tatar kardeşim' diyordu"

Eski KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ortaylı'yı 35 yıl öncesinden tanıdığını belirterek, "Bana hep 'Tatar kardeşim' diyordu. Kendisi bir Kırım Tatarı ben de öyle. Dolayısıyla ortak bir özelliğimiz vardı. Cumhurbaşkanı olduktan sonra kendisini sık sık arayıp Kıbrıs'a davet ettim. Her davete geldi. Üniversitelerde konuşmalar, basına açıklamalar yaptı." dedi.

Ortaylı'nın en son KKTC Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi'nde 500 kişilik salona hitap ettiğini dile getiren Tatar, merhuma rahmet diledi.

"Yunanistan yerine 'eski Osmanlı Yunanistan Cumhuriyeti' dedi"

Prof. Dr. Sezai Enis Tulça ise Ortaylı'yla Makedonya Bilimler Akademisi'nin davetlisi olarak 2002 yılında Kuzey Makedonya'nın başkenti Üsküp'e gittiklerini anlattı.

Tulça, panelde Yunanlı bir akademisyenin olduğunu, Kuzey Makedonya'nın da bu ülkeyle isim sorunu bulunduğunu belirterek, "Yunanlılar direkt Makedonya demiyordu. Yunanlı da Üsküp'te tebliğ sunuyor. Orada olmasına rağmen, habire 'Yugoslav Makedon Cumhuriyeti' vesaire diyordu. Hoca da burada oturuyordu. 'Bak şimdi, ben burada ne yapacağım'' dedi. Hocanın tebliğ sırası geldi. Konuşmasında Yunanistan yerine 'eski Osmanlı Yunanistan Cumhuriyeti' dedi, Yunanistan demedi. Dolayısıyla o da sözünü esirgemediği başka bir noktaydı." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Celal Şengör de arkadaşını çok özleyeceğini belirterek, onun çok iyi bir insan olduğunu anlattı.

Törende, Ortaylı'nın uzun süre birlikte çalıştığı akademisyenler ile asistanları merhuma ilişkin anılarını aktardı.

Antalya Kepez Kaymakamlığında silah sesleri duyuldu

Antalya Kepez Kaymakamlığı binasında silah sesleri duyulması üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi

16.03.2026 13:00:00 / Güncelleme: 16.03.2026 13:03:20
İHA
Antalya Kepez Kaymakamlığında silah sesleri duyuldu
Antalya Kepez Kaymakamlığında silah sesleri duyuldu
Olay, saat 11.00 sıralarında Kepez ilçesi Kepez Kaymakamlığı binasında meydana geldi.



İlk bilgilere göre, Kepez Kaymakamlığından silah sesleri duyuldu. Vatandaşlar binadan tahliye edilirken, bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi.



Destek istenen Özel Harekat ekipleri kaymakamlık binasına geldi.

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk davası başladı

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de bulunduğu 5'i tutuklu 41 sanığın yargılanmasına başlandı

16.03.2026 12:00:00
İHA
Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk davası başladı
Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk davası başladı
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında hazırlanan 702 sayfalık iddianame, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti.

İddianamede hakkında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlamalarına yer verildi.

Bu kapsamda, soruşturma sürecinde tespit edilen 26 ayrı eylem yönünden hukuki değerlendirme yapıldığı belirtildi.

Soruşturma kapsamında 5 Temmuz 2025 tarihinde tutuklanan Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek ile eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan'ın da aralarında bulunduğu 5'i tutuklu 41 sanığın yargılanması Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Toplantı Salonu'nda başladı.

İlber Ortaylı için tören düzenleniyor

İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden usta tarihçi İlber Ortaylı için Galatasaray Üniversitesi'nde bir tören düzenleniyor

16.03.2026 12:00:00 / Güncelleme: 16.03.2026 12:33:25
İHA
İlber Ortaylı için tören düzenleniyor
İlber Ortaylı için tören düzenleniyor
İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden usta tarihçi İlber Ortaylı bugün son yolculuğuna uğurlanacak. Fatih Camii'nde son yolculuğuna uğurlanacak İlber Ortaylı için ilk tören yıllarca çalıştığı Galatarasay Üniversitesi'nde yapılıyor.

Tören öncesi bölgede güvenlik önlemi alınırken, uzun kuyruklar oluşturan vatandaşlar üniversiteye alınırken kimlik kontrolünden geçiriliyor.

Törene siyaset, sanat ve spor camiasından çok sayıda isim bulunuyor.



Törene CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahman Muhammed Uludağ, İlber Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı, Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, akademisyenler, öğrencileri katılıyor.

İBB Davası'nın beşinci duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın beşinci duruşması başladı. Duruşma daha başlamadan yarına ertelendi

 

16.03.2026 11:05:00 / Güncelleme: 16.03.2026 12:15:47
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın beşinci duruşması başladı
İBB Davası'nın beşinci duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatları da duruşmaya geldi.

Bazı CHP genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri, partililer, sanıkların aileleri ve çok sayıda izleyici de duruşmada hazır bulundu.

Duruşma salonu çevresinde ve içerisinde, jandarma ekiplerince geniş güvenlik önlemleri alındı.

Salona gelen Mahkeme Heyeti Başkanı Selçuk Aylan, "Bir milletvekili avukat bölümüne oturmuş, lütfen izleyici bölümüne geçilsin." dedi.

Bunun üzerine CHP İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer avukat olduğunu söyledi.

Başkan Aylan'ın vekaleti olup olmadığını sorduğu Özer, duruşmayı takip ettiğini belirtti.

Mahkeme Başkanı: "Her gün bir krizle devam edemeyiz"

Aylan'ın "İzleyici bölümünden takip edip notlarınızı oradan alabilirsiniz. Her gün sabah bir sorunla başlıyoruz. Bir sürü tutuklumuz var. Savunma almaya çalışıyoruz, her gün bir krizle devam edemeyiz. İzleyici bölümüne geçelim. Şu anda sizin sıfatınız nedir'" diye sorduğu Özer "Önümde iddianame açık, not alıyorum. Zorla çıkarın beni." şeklinde cevap verdi.

Başkan Aylan, "Herkes yerinde olursa sağlıklı bir yargılama yaparız. İzleyici bölümünde hukukçu olarak oturabilirsiniz. Milletvekilleri için gerekli yeri ayırdık. Bu şekilde yargılamaya başlayamam." ifadelerini kullandı.

Bir kısım avukatlar da bu duruma itiraz etti.

Başkan avukatları bağırmamaları için uyararak, üsluplarının doğru olmadığını söyledi.

Başkan, Özer'in izleyiciler için ayrılan bölüme geçmemesi üzerine duruşmaya ara verdi.

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası'nın ikinci haftasında duruşma başlamadan sona erdi. Sanıklar ve avukatlarının savunmasıyla devam etmesi beklenen duruşma, aynı zamanda hukukçu olan CHP Yüksek Disiplin Kurulu  Başkanı Turan Taşkın Özer ile Mahkeme Başkanı arasındaki izleyici kısmına geçme tartışması nedeniyle yapılamadı. Heyet, duruşmaya önce ara verdi, ardından duruşmayı yarına bıraktı. Duruşmanın yarına bırakıldığını mahkeme heyeti değil, mübaşir salondaki izleyicilere duyurdu. 

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi ise "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapıldı.

Örgütün şemasının çizildiği iddianamede, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı 10 örgüt üyesinin olduğu, 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. 

BTP lideri Hüseyin Baş, "İran'ın Yuan ile ödeme yapan gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin vermesini" değerlendirdi

İran'ın, Yuan ile ödeme yapan gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin vermesini sosyal medya hesabından değerlendiren BTP lideri Hüseyin Baş, "4 Mart'ta Trabzon'da yaptığım konuşmada Amerika'nın bu sebepten savaşa girdiğini anlatmıştım. İran doğru yerden gidiyor" ifadelerini kullandı

14.03.2026 15:08:00 / Güncelleme: 14.03.2026 18:06:35
Haber Merkezi
BTP lideri Hüseyin Baş, "İran'ın Yuan ile ödeme yapan gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin vermesini" değerlendirdi
BTP lideri Hüseyin Baş, "İran'ın Yuan ile ödeme yapan gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin vermesini" değerlendirdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran'ın, Yuan ile ödeme yapan gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin vermesini değerlendirdi.

BTP lideri, 4 Mart'ta Trabzon'da yaptığı konuşmada ABD'nin bu sebepten dolayı savaşa girdiğini anlattığını hatırlattı. Hüseyin Baş, paylaşımında şunları ifade etti:

"İran, Yuan ile ödeme yapan gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin vermeyi değerlendiriyor. 4 Mart'ta Trabzon'da yaptığım konuşmada Amerika'nın bu sebepten savaşa girdiğini anlatmıştım. İran doğru yerden gidiyor."

BTP liderinin 4 Mart'taki o tarihi konuşması

BTP lideri Baş, 4 Mart'ta Trabzon'da yaptığı konuşmada şu tespitlerde bulunmuştu:

"Şimdi olayın mihenk taşı noktasına geliyorum; Amerika hem Venezuela'ya, hem Çin'e, hem İran'a, 'Siz aranızda ticaret yaparken kendi milli paralarınızı kullanmayacaksınız, Amerikan doları kullanacaksınız' diyor. IMF'nin para sepetinde doların yüzde 78-79 olan kullanım ağırlığının son yıllarda yüzde 40'lara kadar düşmesiyle Amerika'nın saldırganlaşması aynı döneme denk geliyor.

Yani neymiş Amerika'nın derdi? Dünyada kullanılan rezerv paranın Amerikan doları olarak kalması! Çünkü adam matbaasında parayı, kağıdı yeşile boyuyor, üzerine rakamları yazıyor ve her şeyi dünyadan satın alıyor.

Şimdi dünya uyandı ve 'Biz petrol alıp satıyoruz, altın alıp satıyoruz, alüminyum alıp satıyoruz, bırak onu eve pirinç alıyoruz, baklagil alıyoruz, ekmek alıyoruz. Bu ticaretlerin tamamından Amerika para kazanıyor, oturduğu yerden. Buna ihtiyaç yok. Biz kendi paralarımızı kullanalım ticaretlerimizde. Böylelikle daha karlı oluruz' dedi.

Bunun üzerine ABD düğmeye bastı. Bütün dünyayı olağanüstü derecede kaosa sürüklüyor...

Dünya değişiyor. Dünyanın her kıtasını etkileyen Asya'yı, Ortadoğu'yu, Avrupa'yı, Amerika kıtasını etkileyen bir para savaşından bahsediyoruz. Benim paramı kullandın, kullanmadın, kendi paranı rezerv para yaptın, yapmadın. Kavga bu.

Şimdi gelelim olayın en önemli noktasına. Bütün bu kavga nereden çıktı? Trabzon'un evladı Prof. Dr. Haydar Baş'ın 2005 yılında Milli Ekonomi Modeli'nde yazdığı, 10 farklı uluslararası kongreyle 200'den fazla akademisyene  teyit ettirdiği Milli Ekonomi Modeli'ndeki milli paralarla ticaret dediğimiz olay bugün dünyanın seyrini değiştiren olay oldu...

Bu bahsettiğimiz Milli Ekonomi Modeli bizim parti programımız. Bağımsız Türkiye Partisi iktidar olunca Milli Ekonomi Modeli'ni hayata geçirecek. Bağımsız Türkiye Partisi'nin programı dünyada hiçbir siyasi partide bu yok."

Gençlerin kalbi neden tekliyor?


 
Dünya genelinde kalp ve damar hastalıkları en sık ölüm nedeni olmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 20 milyon kişi kardiyovasküler hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakam, tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 30’una karşılık geliyor.

14.03.2026 01:12:00
MURAT ÇORBACI
Gençlerin kalbi neden tekliyor?
Gençlerin kalbi neden tekliyor?

Uzmanlara göre son yıllarda dikkat çeken gelişmelerden biri ise kalp krizinin daha genç yaş gruplarında görülmeye başlaması. Koç Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Erol Gürsoy, genç yaşta görülen kalp damar hastalıklarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Kalp damar hastalıkları artık yalnızca ileri yaş grubuna ait değil. Yoğun stres, düzensiz uyku, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme ve genetik faktörler genç yaşta da ciddi damar tıkanıklıklarına yol açabiliyor. Göğüs ağrısı, nefes darlığı veya eforla gelen baskı hissi mutlaka ciddiye alınmalı." Gürsoy, kalp damar hastalıklarının dünya genelinde en sık ölüm nedeni olmaya devam ettiğini belirterek düzenli kontrol ve erken başvurunun hayati önem taşıdığını vurguladı. Bu hastalıkların büyük bölümünün düzenli kardiyoloji takibi ve risk faktörlerinin kontrol edilmesiyle önlenebileceğini ifade etti.

5 temel risk faktörü

• Kronik stres ve yoğun iş hayatı. Yüksek tempo, uzun çalışma saatleri ve sürekli zihinsel baskı damar sağlığını olumsuz etkiliyor.
• Hareketsiz yaşam. Masa başı çalışma ve düşük fiziksel aktivite damar sertliği riskini artırıyor.
• Düzensiz beslenme. Fast-food, yüksek şeker ve doymuş yağ tüketimi erken yaşta damar tıkanıklığına zemin hazırlıyor.
• Sigara ve elektronik sigara kullanımı. Nikotin damar iç yüzeyini doğrudan hasara uğratıyor.
• Genetik yatkınlık. Ailede erken yaşta kalp krizi öyküsü bulunması riski belirgin şekilde yükseltiyor.

5 erken belirti

• Göğüste baskı, yanma veya sıkışma hissi (özellikle eforla artıyorsa)
• Sol kola, çeneye veya sırta vuran ağrı
• Eforla gelen nefes darlığı
• Ani halsizlik ve soğuk terleme
• Çarpıntı ve ritim bozukluğu hissi

3 koruyucu önlem

• Yılda bir kardiyolojik kontrol (özellikle 30 yaş sonrası ve risk faktörü varsa)
• Haftada en az 150 dakika orta düzey egzersiz
• Sigaranın tamamen bırakılması ve düzenli kan tahlili takibi.

4 milyarlık yasa dışı bahis operasyonunda 65 tutuklama

Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 8 ilde düzenlenen eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonunda 4 milyar liralık işlem hacmi tespit edildi. Operasyonda gözaltına alınan 69 şüpheliden 65'i tutuklandı

14.03.2026 00:04:00
İhlas Haber Ajansı
4 milyarlık yasa dışı bahis operasyonunda 65 tutuklama
4 milyarlık yasa dışı bahis operasyonunda 65 tutuklama
Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 8 ilde düzenlenen eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonunda 4 milyar liralık işlem hacmi tespit edildi. Operasyonda gözaltına alınan 69 şüpheliden 65'i tutuklandı.

Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince "yasa dışı bahis ve suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama" suçlarına yönelik yürütülen 3 aylık çalışma kapsamında operasyon düzenlendi.



Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığınca hazırlanan rapor doğrultusunda Ağrı merkezli olmak üzere İstanbul, Kastamonu, Rize, Tekirdağ, Muğla, Antalya ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyon kapsamında yaklaşık 4 milyar Türk lirası işlem hacmi olduğu belirlenen 69 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 1'i ifadesinin ardından serbest bırakılırken, 3 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Mahkemeye çıkarılan 65 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İran'da hayatını kaybeden tır şoförü son yolculuğuna uğurlandı

Afganistan dönüşünde İran'ın Tebriz şehrinde tırına füzenin şarapnel parçasının isabet etmesiyle hayatını kaybeden Hataylı tır şoförü Hüseyin Fırat, memleketi Reyhanlı ilçesinde damatlığının üzerine konulduğu tabutuyla kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğunu uğurlandı. Saldırı anına tanık olan babası Coşkun Fırat, "Bir gümleme sesi geldi, ben lastik patladığını düşünmüştüm ve aynaya baktığımda oğlumun aracı alev almıştı" dedi

13.03.2026 18:25:00 / Güncelleme: 13.03.2026 18:30:15
İHA
İran'da hayatını kaybeden tır şoförü son yolculuğuna uğurlandı
İran'da hayatını kaybeden tır şoförü son yolculuğuna uğurlandı
Reyhanlı ilçesi Bağlar Mahallesi'nde yaşayan 29 yaşındaki Hüseyin Fırat, askerlik mesleğini bıraktıktan sonra baba mesleği olan tır şoförlüğünü sürdürerek ekmek parasını kazanıyordu. İstanbul'dan aldığı yükle Afganistan'a doğru yola çıkan Fırat, dönüş yolunda İran'ın Tebriz şehrine geldiği esnada düşen füzenin şarapnel parçalarının tıra isabet etmesiyle ağır yaralandı.



Ağır yaralanan tır şoförü Fırat, İran'ın Zencan Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Fırat, İran'da hastanede 6 gün süren hayat mücadelesini kaybederek hayatını kaybetti. Fırat'ın cenazesi diplomatik işlemlerin ardından İran'dan Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde baba ocağına getirilerek helallik alındı.



Genç tır şoförünün cansız bedeni Reyhanlı Mezarlık Kompleksi'nde göz yaşları içerisinde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Fırat'ın tabutunun üzerinde yer alan damatlığıysa yürekleri dağladı.



"İran'da bir güvence yok, cesetler dolu ve masum insanlar rastgele öldürülüyor"

Evladının tırına şarapnel parçası isabet ettiği anları anlatan baba Coşkun Fırat, "İsrail ve Amerika'yı kınıyorum. Oğlumla peş peşe gidiyorduk, aramızda sadece 30 metre vardı. Bir gümleme sesi geldi, ben lastik patladığını düşünmüştüm ve aynaya baktığımda oğlumun aracı alev almıştı. Şu an da İran'da bir güvence yok, masum insanlar rastgele öldürülüyor. Allah kimseye böyle acı yaşatmasın. Bize İran'da hastanede güzel baktılar" dedi.



"Bu oğlumun damatlığı, daha çiçeği üstünde"

Evladının damatlığını ceketini bağrına basarak acı dolu anlar yaşayan Hayriye Fırat, "Bu oğlumun damatlığı, daha çiçeği üstünde. Mekanın cennet olsun Hüseyin'im. Kahrolsun İsrail, oğlumu aldı elimden" dedi.

İlber Ortaylı'nın eşi: 'Mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı'

İlber Ortaylı'nın vefatı sonrası açıklama yapan eşi Ayşe Özdolay, "Sağlık sorunları ile boğuşuyordu, giderek de artan sorunlarla ama hayatı aktif yaşamayı seven biri olduğu için mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı. Bunu bize ve kimseye hissettirmemeye çalıştı" dedi

13.03.2026 18:19:00
İHA
İlber Ortaylı'nın eşi: 'Mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı'
İlber Ortaylı'nın eşi: 'Mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı'
Sağlık sorunları sebebiyle bir süredir yoğun bakımda tedavi gören 78 yaşındaki Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın vefatına ilişkin eşi Ayşe Özdolay ile kızı Tuna Ortaylı Kazıcı hastane önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Ortaylı'nın hastalığını kimseye yansıtmadığına değinen Ayşe Özdolay, "Sağlık sorunları ile boğuşuyordu, giderek de artan sorunlarla ama hayatı aktif yaşamayı seven biri olduğu için mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı. Bunu bize ve kimseye hissettirmemeye çalıştı. Bütün bu süreçte Koç Üniversitesi hastanesinde çalışan herkes, bütün bölümler, hemşiresi, doktoru, bütün çalışanlardan çok büyük bir destek aldık. Hem o, hem biz aile olarak. Çok teşekkür ediyoruz. Olabilecek en iyi bakımı aldı. Hem tıbbi, hem insani olarak. Onlara da çok şükran borçluyuz. Arayan, soran, destek olan herkese çok teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu.

Kızı Tuna Ortaylı Kazıcı ise, "Babam, çok severek ve dolu dolu yaşadı. Umarım, bu hayatında birilerine dokunmuşluğu ve bu şekilde faydası olmuştur" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.