logo
09 MART 2026


Hüseyin Baş'tan Bahçeli'nin Öcalan çıkışına devlet aklı diyenlere çarpıcı cevap

BTP lideri Hüseyin Baş, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin teröristbaşı Öcalan'ı Meclis'e çağırmasına 'Devlet aklı' denmesini eleştirdi ve "Milyonlarca mülteci sınırdan geçti neredeydi o devlet aklı? Kozmik odaya girildi neredeydi o devlet aklı? O devlet aklı, ABD'nin aklı" dedi.

30.10.2024 15:08:00 / Güncelleme: 30.10.2024 16:26:19
Haber Merkezi
Hüseyin Baş'tan Bahçeli'nin Öcalan çıkışına devlet aklı diyenlere çarpıcı cevap
Hüseyin Baş'tan Bahçeli'nin Öcalan çıkışına devlet aklı diyenlere çarpıcı cevap
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) İstanbul İl Teşkilatı 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını coşkulu bir programla kutladı.

Bakırköy Cem Karaca Kültür ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen cumhuriyet kutlamasına çok sayıda vatandaş katıldı.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın da katıldığı program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Günün anlam ve öneminin anlatıldığı konuşmaların ardından, İlahiyatçı Ali Nezir, Atatürk'ün Rıfat Börekçi'ye hazırlattığı hutbelerden birini okudu ve ardından da Atatürk ve silah arkadaşları için hep birlikte dua edildi.

Farklı yörelerden halk oyunlarının sahnelendiği programda hep beraber marşlar söylendi. Çocukların sahnedeki coşkusuna BTP lideri Hüseyin Baş da eşlik etti.

Programda kapanış konuşmasını yapan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Türkiye'nin sıcak gündemine dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin teröristbaşı Öcalan'ı Meclis'e davet etmesiyle ilgili konuşan BTP lideri, bu çıkış için 'Devlet aklı devreye girdi' ifadesinin kullanılmasını eleştirdi ve "O, ABD devletinin aklı" dedi. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş şunları söyledi:

'Hani terörü bitirmiştiniz?'

"Sayın Bahçeli bir çıkış yaptı, bütün televizyonlarda 'Bahçeli'nin tarihi çıkışı' diye anlatılıyor. Tarihi çıkış neymiş? Terörün elebaşı Meclis'e gelsin! Tarihi çıkışa bak, tarihi el uzatmaya bak! Siz demediniz mi, 'Biz bu ülkede terörü bitirdik' diye. Siz demediniz mi, 'Ayakkabı numaralarına kadar biliyoruz' diye. Bunları biz mi iddia ettik, biz mi uydurduk? Sen o çıkışı yaptın ya da sana birileri bu çıkışı yaptırdı, ertesi gün beş şehit verdik. Şimdi bu şehit kanları kimin elinde? 40 senedir bu şehit kanları acaba kimin elinde?

'Kavramsal olarak Kürt sorunu diye bir ifade olamaz'

Neymiş, Kürt sorunu varmış! Ana muhalefet de, 'Kürt sorunu yok dersen Türkiye'yi 50 sene geriye götürürsün' diyor. Kardeşim 'Kürt sorunu var' dersen Türkiye'yi 150 yıl geri götürürsün. Kürt sorunu var demek Türkiye'yi 150 yıl geri götürmek demektir. Bakın kavramsal olarak böyle bir ifade olamaz. Biz bunu Bağımsız Türkiye Partisi olarak reddediyoruz. Kavramsal olarak Kürt sorunu diye bir ifade olamaz. Bir kere Kürt sorunu demekle bizim Kürt kardeşlerimizi de kandırıyorlar. Kürt sorunu demek Kürt'e atfedilen bir ifade değil, Kürt sorunu Kürt'ün dışındakilere atfedilen bir sorun. Yani geliyorsun Laz'a, Çerkez'e, Arnavut'a, Türk'e, Boşnak'a diyorsun ki; Kürt sorunu var... Bu, bu anlama gelmiyor mu?

'Bu ülkede Kürt sorunu yok, iktidar ve muhalefet sorunu var'

Bana, 'Kürt kardeşlerimizin bazı sorunları var' de. Kürtlerin eğitim sorunu var, ekonomi sorunu var, emeklilerinin maaş sorunu var, asgari ücretinin düşüklüğü sorunu var, yeraltı kaynaklarının, altınının, petrolünün, borunun, alüminyumunun, doğalgazının yabancıya peşkeş çekilme sorunu var, tarım yapanının ürettiği ürünü bedavaya sokağa dökme sorunu var ama bu sorun Kürtlerimizin sorunu değil, bu sorun iktidarın sorunudur. Bu ülkede Kürt sorunu yoktur, bu ülkede iktidar sorunu vardır, bu ülkede muhalefet sorunu vardır.

'O akıl ABD devletinin aklı!'

Sayın Bahçeli, 'Apo gelsin Meclis'te konuşsun' dedi. Ondan sonra 'Tarihi çağrı yaptı' diyen medya ekibi hep bir ağızla, 'Devlet aklı devreye girdi' demeye başladı. Olaya bak; devlet aklı devreye girmiş! Milyonlarca mülteci sınırdan geçti neredeydi o devlet aklı? Kozmik odaya girildi neredeydi o devlet aklı? Kıbrıs'ta referandum yapıldı, Rum 'hayır' demeseydi Kıbrıs gidiyordu neredeydi o devlet aklı? Bak, o devlet aklı ABD'nin aklı. Türkiye'de zannediyorsunuz ki devlet aklı kaldı. İktidarı ele geçiren, muhalefeti ele geçiren, kendileri söyledi 'askere sızmışlar' diye askeri ele geçiren Amerikan aklı devlette akıl mı bırakır? Kimi kandırıyorsunuz! Sonra kavramlar diyoruz ya; devlet aklı olmaz, aklın devleti olur! Eğer bir akıl arıyorsan da o akıl da bu salonda.

'Kim kimin aklını almış ve kaç paraya almış?'

'Bahçeli tarihi çağrı yaptı' diyenler sonra, 'ABD ne olduğunu şaşırdı. ABD'yi öyle bir kontrpiyede bıraktı ki Bahçeli, ABD ne olduğunu şaşırdı' dediler. Yani Amerika'nın aleyhine iş yapıyor! ABD Suriye'yi paramparça etmek istedi, bu hükümet önünü açtı. ABD Irak'ı paramparça etmek istedi, bu hükümet önünü açtı. İsrail Gazze'ye her gün bomba yağdırıyor, Kürecik'ten sen onun bilgisini veriyorsun, radar üssünü kendi topraklarında tutuyorsun, Azerbaycan'ın petrolünü İsrail'e senin yollarınla geçiriyorlar ama biz Amerika'nın aklını almışız! Kim kimin aklını almış acaba ve aklını kaç paraya almış? Asıl soru bu!

'Bunlar bir konuda ittifak ediyorsa orada problem vardır'

Şunu iyi bilin; eğer bu ülkede iktidar, iktidarın bileşenleri, ana muhalefet, muhalefet her biri hep bir ağızla ittifak ediyorsa anlayın ki orada bir problem var. Bunların ittifak ettiği konuları söyleyelim; anayasayı değişmemiz lazım hepsi ittifak ediyor, yok orasından değişelim yok burasından değişelim. Sonuçta hepsi anayasayı değişmek istiyor. Siz, deprem oldu, depremde ittifak edemediniz, 11 şehir yerle bir oldu, ittifak edemediniz. Siz, asgari ücretin belirlenmesinde ittifak edemiyorsunuz. Anayasa değişeceği zaman, Apo ile müzakere edileceği zaman, terörle el sıkışılacağı zaman ittifak ediyorsunuz! Demek ki bir irade var arkadaşlar o irade 'Sarılın bakayım' diyor sarılıyorlar, 'Kavga edin bakayım' diyor, kavga ediyorlar. Türkiye'nin özeti ne yazık ki budur.

'Türkiye'de hiçbir yabancı unsurun değirmenine su taşımayan tek irade BTP'dir'

Şunu hiç kimse unutmasın ve iddialıyım; Türkiye'de hiçbir dış hesaplaşmanın ürünü olmayan, hiçbir yabancı unsurun değirmenine su taşımayan tek bir irade kalmıştır o da Bağımsız Türkiye Partisi iradesidir. Cumhuriyetin 101. yılında Atamıza söz veriyoruz, o irade son nefesine ve kanının son damlasına kadar bu cumhuriyeti, bu ülkenin bağımsızlığını, bu milletin birliğini ve beraberliğini sağlamak için çalışacak.

'Cumhuriyeti cumhuriyetçilerle, dini dindarlarla ortadan kaldırırlar'

Bunlar kardeşi kardeşle kavga ettirmenin peşinde. Emperyalist güçlerin iş yapma biçimi şudur; eğer bu ülkede cumhuriyeti ortadan kaldıracaksa bunu cumhuriyetçi görünümlü insanlarla yapar, dini ortadan kaldıracaksa bunu dindar görünümlü insanlarla yapar, bu milleti birbirine düşürecek ve bölecekse bunu da milliyetçi görünümlü insanlarla yapar. Ben ne dindar, ne cumhuriyetçi, ne milliyetçi hiçbir arkadaşımıza bir şey söylemiyorum ama 'Amerika'nın, emperyalizmin hepiniz üzerinde böyle bir hesabı var, bunu bilin' diyorum. Siz devlete akıl arıyorsanız o akıl bu salondadır, devlet arıyorsanız 20 sene bu ülkeye hizmet etmiş, hiçbir menfaat beklememiş Haydar hocadır bu devlet, bugün genç yaşında kendisini ülkesine adamış Hüseyin Baş'tır bu devlet, onunla yürüyen bu gençliktir bu devlet.

TÜGVA'ya Kadir Mısıroğlu tepkisi…

Her belediyenin her türlü imkanını kullanan, devletin bütün imkanlarından faydalanan bir vakıf var TÜGVA. Kadir Mısıroğlu denen akli melekelerinin yerinde olmadığının sağlık raporlarıyla ispat edildiği bir insanı paylaşmış ve üstüne de, 'Sadık olanlarla beraber olun' yazmış Cumhuriyet Bayramında. İngiliz'e sadık olanla, Amerikan'a sadık olanla, Yahudi'ye, emperyalistlere sadık olanla beraber olmak istiyorsan git onunla beraber ol. Rezalete bakın; sizin vergilerinizle, sizin çabalarınızla ayakta tutmaya çalıştığınız devletin her imkanını kullanan bir vakıf, her türlü zor şart altında yetiştirdiğiniz evlatlarınızı 3-5 kuruş parayla satın almaya çalışan vakıf bu. Kalkmış kimi paylaşıyor! O adamın bir tane daha özelliği var mı deli olması ve Atatürk düşmanı olması dışında? Bu adamı paylaşıyor.

Murat Bardakçı'ya Atatürk cevabı…

Murat Bardakçı diye güya tarihçi bir adam var, 'Atatürk için ağlamak akıl işi değil' diyor. Bunda bir sorun var dedim ve hiç araştırmadım yaklaşık 30 saniyemi aldı. Bunun babası yabancı devlet ajanlığıyla suçlanmış ve 17 yıl hapse çarptırılmış bir adam. Babası sonra o cezayı çekmemek için de Almanya'ya kaçmış, 2004'te vefat ediyor. 1990'dan itibaren 14 sene boyunca hayatının son 14 yılını Zaman Gazetesinde yazı yazarak geçirmiş bir adam. Şimdi bu araştırma dediğim gibi 30 saniye falan sürdü yani derin bir araştırma da değil, bir de derine insek… Zaten yüzeyde midem bulanınca, 'Derine inmeyim, yüzeyde kalalım' dedim. 'Bir de derine insek neler çıkacak?' dedim. Şimdi Atatürk'ü sevenle, Atatürk'e karşı bir duygu besleyenle dalga geçecek kadar haddini aşabiliyor.

'Cumhuriyet daim olsun'

Atamızın güzel bir sözü var. Diyor ki: 'Gelecek nesillerin Türkiye'de cumhuriyetin ilanı günü, ona en merhametsizce hücum edenlerin başında, cumhuriyetçiyim iddiasında bulunanların yer aldığını görerek şaşıracaklarını asla farz etmeyiniz! Bilâkis, Türkiye'nin münevver ve cumhuriyetçi çocukları, böyle cumhuriyetçi geçinmiş olanların hakikî zihniyetlerini tahlil ve tespitte hiç de tereddüde düşmeyeceklerdir.' Bu söze göre Türkiye'nin münevver ve cumhuriyetçi çocukları kim oluyor? O kadar ileriyi görmüş Atam bu salonu görmeyecek miydi, bu salonu da gördü, vallahi biliyor. Hesap ediyor, gece gündüz düşünüyor; 'Ben bir cumhuriyet kurdum, ben bir devlet kurdum, 7 düvelin gözü bunun üzerinde, bunu bölmek isteyecekler, bunu parçalamak isteyecekler. Kim buna sahip çıkacak? Bunu düşünmedi mi, düşündü. Ne bıraktı? İşte sizler gibi cumhuriyetin aziz evlatlarını bıraktı, bizleri bıraktı. Cumhuriyet Bayramı tekrar kutlu olsun. Allah bizlere bu kutlamaları hayatımızın son nefesine kadar yapabilmeyi nasip etsin, sizleri de cumhuriyetin bekçileri etsin. Hepinize teşekkür ediyorum sağ olun var olun, günümüz, gecemiz kutlu olsun, Cumhuriyet daim olsun."

Vali Köşger açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı

Denizli'de sabah saatlerinde meydana gelen depremin ardından bölgede incelemeler yapan Vali Yavuz Selim Köşger, açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı. Vali Köşger, "Şu an itibarıyla en sevindirici tarafı can kaybının olmamasıdır. Ekiplerimiz enkaz ve hasar oluşan alanlarda incelemelerini sürdürüyor. Hasar tespit çalışmaları devam ediyor ve durum yakından takip ediliyor" dedi

09.03.2026 12:47:00 / Güncelleme: 09.03.2026 12:49:33
İHA
Vali Köşger açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı
Vali Köşger açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı
Denizli'de sabah saat 9.21 ralarında Buldan ilçesi Yenicekent Mahallesi merkezli 5.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin ardından Yenicekent Mahallesi'ndeki eski özellikle yapılarda hasar oluştu. Depremin ardından AFAD, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, itfaiye ekipleri depremin yaşandığı Buldan ilçesinde ve çevre ilçelerde teyakkuza geçti.

Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger'de ilk olarak Buldan ilçe merkezine ardından Yenicekent Mahallesine gelerek incelemelerde bulundu, kurum amirlerinden bilgi aldı. Hasar gören yapıları ziyaret ederek vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Vali Köşger, deprem hakkında açıklama yapacağı sırada 3.0 büyüklüğünde artçı sarsıntıya yakalandı.



"Şu an itibarıyla en sevindirici tarafı can kaybının olmamasıdır"

Depremden etkilenen tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, bölgede özellikle eski yapılarda sıkıntılar yaşandığını ifade etti.

Eski yapıların duvarlarında çatlaklar, iş kısımlarında çökmelerin meydana geldiğini söyleyen Vali Köşger, "Bazı binaların iç dizaynında çökmeler var. Bir kurum binasında ise kolon ve taşıyıcı sistemlerde hasar tespit edildi. Şu anda bütün ekipler sahada çalışmalarını sürdürüyor. AFAD ve jandarma ekiplerimiz bölgede incelemelerini yapıyor. Aynı zamanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı ekipler de hasar tespit çalışmalarına başladı. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğümüzün ekipleri de bölgede. Şu an itibarıyla en sevindirici tarafı can kaybının olmamasıdır. Ekiplerimiz enkaz ve hasar oluşan alanlarda incelemelerini sürdürüyor. Hasar tespit çalışmaları devam ediyor ve durum yakından takip ediliyor. Şu an itibarıyla okullarımızda da herhangi bir ciddi sıkıntı görünmüyor. Sadece bir okulumuzda yüzeysel sıva çatlakları var. Sadece o okul tahliye edildi. Arkadaşlarımız sahada tespit çalışmalarını yapıyorlar. Şu an için okullarımızda önemli bir hasar söz konusu değil. Bu nedenle okulların tatil edilmesi gibi bir durum da yok" dedi.

İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi

Ekrem İmamoğlu duruşmasında izleyiciler tezahürat yaptığı için mahkeme heyeti salonundan çıktı, duruşmaya saat 13.30'a kadar ara verildi. Tutuklu ve tutuksuz sanıklar çıkarıldı. Mahkeme başkanı izleyicilerin de salondan çıkarılmasına karar verdi. İzleyiciler duruşmaya alınmama ihtimaline karşın salondan ayrılmıyor

09.03.2026 12:30:00
İHA
İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi
İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'na yönelik yürütülen 'yolsuzluk' soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı.

Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu'nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş'in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun'un 251 yıla ve Adem Soytekin'in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşma bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye başlamıştı.

Duruşma sürerken, seyirci kısmından da zaman zaman tezahüratlar yükseldi. Mahkeme başkanı, duruşmanın düzenin bozulduğu gerekçesiyle seyircilerin salondan çıkarılmasına karar verdi.

Sanıklar salondan çıkarılırken, izleyiciler, jandarma eşliğinde dışarı alındı. Mahkeme heyeti salondan çıktı.

Duruşmaya saat 13.30'a kadar ara verildi. İzleyiciler salona geri alınmama ihtimaline karşı salondan ayrılmıyor.

İBB Davası başladı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB davasının duruşması öncesinde, "Türkiye'nin gözünün içine baka baka diyorum ki bu dava bir kumpas davasıdır. Tayyip Erdoğan rakibini yok etmeye çalışmaktadır" dedi

09.03.2026 10:49:00 / Güncelleme: 09.03.2026 12:10:52
Haber Merkezi
İBB Davası başladı
İBB Davası başladı
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB davasının duruşması için Silivri'deki Marmara Cezaevi'ne geldi. Özel, şunları söyledi:

"9 Mart, 9 Mart, işte geldi 9 Mart. Tayyip Bey diyordu ki insan içine çıkamayacaklar. Son üç günde beş şehirde insan içine çıktık. Bugün de insanların arasından geldik. Birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar diyordu. Türkiye'nin gözünün içine baka baka diyorum ki bu dava bir kumpas davasıdır. Tayyip Erdoğan rakibini yok etmeye çalışmaktadır. Çünkü Türkiye'de bir daha seçim kazanamayacağını bilmektedir. Kendisinden sonraki Hükümete ve Cumhurbaşkanına darbe girişimi yapmıştır. Darbe milletin vicdanından püskürmüştür. Darbe sürecinin şekil şartını tamamlamak için davaya geldim."

402 sanık var

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında açılan ve 106'sı tutuklu 402 sanığın yer aldığı davada yargılama bugün başlıyor. 

Silivri'deki Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki 1 No'lu salonda görülecek davada aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu çok sayıda isim hâkim karşısına çıkacak. Sanıklara 143 eylem ve 17 suçlamaya yöneltilirken, davanın merkezinde belediyedeki bazı ihaleler, kamu görevlileriyle ilişkiler ve çeşitli usulsüzlük iddiaları bulunuyor. 

Silivri Kaymakamlığı, 1 Mart'tan itibaren duruşmaların görüleceği Marmara Kapalı Cezaevi'nin çevresinde toplantı ve gösteri yürüyüşü gibi tüm etkinliklerin 31 Mart tarihine kadar yasakladı. Salonda yer alacak basın mensubu sayısı ile sanıklara müdafi sınırı getirildi. Duruşmaların nisan ayı sonuna kadar haftanın 4 günü olacak şekilde yapılmasın planlanıyor. İmamoğlu'nun, savunması için ayrıntılı hazırlık yaptığı, 143 eylem ve 17 suçlamaya tek tek cevap vereceği belirtiliyor.
 
İddianame yaklaşık 3 bin 900 sayfa
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma 6 cumhuriyet savcısı ve bir başsavcıvekili tarafından yürütüldü. Soruşturma 237 gün sonra tamamlandı ve yaklaşık 3 bin 900 sayfalık bir iddianame hazırlandı. İddianame, 11 Kasım'da dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek tarafından adliyede görevli muhabirlerle yapılan toplantıda kamuoyuna duyuruldu. İddianamede 106'sı tutuklu, 170'i adli kontrollü ve 7'si yakalama kararıyla aranan olmak üzere toplam 402 sanık yer aldı.

İddianamede sanıklar hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık, kişisel verilerin ele geçirilmesi ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama gibi 17 ayrı suçlama yöneltiliyor. Dosyada 143 farklı eyleme ilişkin değerlendirme bulunduğu belirtiliyor. 

Bu suçlamalar arasında suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme, rüşvet alma ve verme, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, çevrenin kasten kirletilmesi, Orman Kanunu'na muhalefet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, kamu malına zarar verme ve Maden Kanunu'na muhalefet yer aldı.

Van ve Hakkari'de 320 kg uyuşturucu madde yakalandı

İçişleri Bakanlığı, Van ve Hakkari'de uyuşturucu tacirlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 320 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini açıkladı

09.03.2026 10:39:00
İhlas Haber Ajansı
Van ve Hakkari'de 320 kg uyuşturucu madde yakalandı
Van ve Hakkari'de 320 kg uyuşturucu madde yakalandı
İçişleri Bakanlığı, Van ve Hakkari'de uyuşturucu tacirlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 320 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini açıkladı.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Van ve Hakkari İl Jandarma Komutanlıklarınca düzenlenen operasyonlarda 320 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiği, olayla ilgili 15 şüphelinin yakalandığını bildirdi.



Açıklamada, "Van ve Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçısı zehir tacirlerine yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 320 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.



Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; Van ve Hakkari İl Jandarma Komutanlıklarınca yürütülen istihbari çalışmalar sonucu düzenlenen operasyonlarda; 198 kilogram esrar, 112 kilogram metamfetamin, 10 kilogram eroin uyuşturucu maddesi ele geçirildi. 15 şüpheli zehir taciri yakalandı. Uyuşturucuya yönelik operasyonlarımız ülke genelinde etkin şekilde sürdürülmektedir. Daire Başkanlığımızı, Kahraman Jandarmamızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

MSB'den KKTC'ye konuşlandırılan F-16'lar hakkında açıklama

Milli Savunma Bakanlığınca, KKTC'nin güvenliği için 6 F-16 savaş uçağının ve hava savunma sistemlerinin, bugünden itibaren KKTC'ye konuşlandırıldığı bildirildi

 

09.03.2026 10:10:00
Anadolu Ajansı
MSB'den KKTC'ye konuşlandırılan F-16'lar hakkında açıklama
MSB'den KKTC'ye konuşlandırılan F-16'lar hakkında açıklama

Milli Savunma Bakanlığınca, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) güvenliğinin artırılmasına yönelik kademeli planlamalar çerçevesinde, 6 F-16 savaş uçağının ve hava savunma sistemlerinin, bugünden itibaren KKTC'ye konuşlandırıldığı bildirildi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi;

"Bölgemizde yaşanan son gelişmeler kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliğinin artırılmasına yönelik yapılan kademeli planlamalar çerçevesinde 6 F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemleri bugünden itibaren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne konuşlandırılmıştır. 'Gelişmelere göre yapılacak değerlendirmeler neticesinde ihtiyaç duyulması halinde ilave tedbirler alınmaya devam edilecektir." 

Denizli'de 5,1 büyüklüğünde deprem

Denizli'nin Buldan ilçesinde 5,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Şu ana kadar depremle ilgili gelen olumsuz bir durumun olmadığı bildirildi

 

09.03.2026 10:07:00 / Güncelleme: 09.03.2026 11:06:51
Anadolu Ajansı
Denizli'de 5,1 büyüklüğünde deprem
Denizli'de 5,1 büyüklüğünde deprem

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Denizli'nin Buldan ilçesinde meydana gelen 5,1 büyüklüğündeki depreme ilişkin şu ana kadar gelen olumsuz bir durumun olmadığını bildirdi.

Bakan Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Geçmiş olsun Denizli. Buldan'da meydana gelen ve çevre illerde de hissedilen 5,1 büyüklüğündeki depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun. Şu ana kadar gelen olumsuz bir durum olmamakla birlikte olası ihbarlara göre il müdürlüğü ekiplerimiz hasar tespit çalışmalarına başlayacak." ifadelerine yer verdi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca (AFAD) yapılan açıklamada ise şunlar kaydedildi:

"Denizli ilimizin Buldan ilçesinde saat 09.21'de meydana gelen ve Uşak, Aydın, Muğla, Burdur illerimizde de hissedilen 5,1 büyüklüğündeki deprem sonrası an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız." 

İstanbul'da 8 Mart nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak

İstanbul Valiliği, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri dolayısıyla yarın saat 14.00 itibarıyla bazı yolların kapatılacağını duyurdu

07.03.2026 16:19:00
İHA
İstanbul'da 8 Mart nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak
İstanbul'da 8 Mart nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak
Beyoğlu Sıraselviler Caddesi Meşelik Sokak'tan Taksim Meydan istikametine, Taksim Meydan'dan (büfeler önü) İstiklal Caddesi'ne bağlanan yolun trafiğe kapatılacağı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Refik Saydam Caddesi'nden Asmalı Mescit Caddesi'ne giriş-çıkış, Ensiz Sokak İlk Belediye Caddesi kesişimi, Balo Sokak Turnacıbaşı Caddesi kesişimi, Sadri Alışık Sokak Atıf Yılmaz Caddesi, Yeni Çarşı Caddesi, Kumbaracı Yokuşu, Turnacıbaşı Caddesi, Meşelik Sokak ve Sadri Alışık Sokak'tan İstiklal Caddesi'ne gidiş istikameti, Yeni Çarşı Caddesi İstiklal Caddesi kesişimi İstiklal Caddesi'ne akım verilmeyecek ve Taksim Tünel girişinden İstiklal Caddesi'ne giriş trafiğine izin verilmeyecek ve Tak-I Zafer Caddesi trafiğe kapatılacaktır"

Açıklamada, alternatif güzergahların İnönü Caddesi, Tarlabaşı Bulvarı, Refik Saydam Caddesi ve Meclis-İ Mebusan Caddesi olarak belirlendiği bildirildi.

Çağın hastalığı dijital demans!


 
Akıllı telefonlar, tabletler ve genel internet kullanımı, günlük yaşamın bir parçası haline gelirken kontrolsüz ve uzun süre kullanımı zihinsel sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılır oldu. 

07.03.2026 07:07:00 / Güncelleme: 07.03.2026 07:11:42
MURAT ÇORBACI
Çağın hastalığı dijital demans!
Çağın hastalığı dijital demans!

Akıllı telefonlar, tabletler ve genel internet kullanımı, günlük yaşamın bir parçası haline gelirken kontrolsüz ve uzun süre kullanımı zihinsel sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılır oldu. Moodist Psikyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan, son yıllarda literatürde sık sık yer bulmaya başlayan 'dijital demans' kavramına dikkat çekerek özellikle çocuklar ve gençler için önemli riskler barındırdığı uyarısında bulunuyor.

Dijital demans; dijital teknolojilerin aşırı ve bilinçsiz kullanımı sonucunda ortaya çıkan, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, çoklu görev yapma ve bilişsel işlevlerde zayıflama gibi demans benzeri belirtilerle kendini gösteren bir tablo olarak tanımlanıyor. Yapılan araştırmalar, uzun süreli ekran maruziyetinin bilişsel bozukluk gelişme riskini artırabileceğini ortaya koyuyor.

Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan'a göre dijital demans, özellikle akıllı telefonlar ve tabletlerle yoğun vakit geçiren bireylerde görülüyor. Bu kişiler zamanla: unutkanlık, odaklanma güçlüğü, çoklu görev yapamama, yeni bilgileri akılda tutmakta zorlanma gibi belirtiler yaşamaya başlıyor. Bu belirtiler, erken dönem demans semptomlarıyla büyük benzerlik gösteriyor. Özcan, çocuk ve ergenlerin, gelişim çağında olmaları nedeniyle dijital demans açısından en riskli gruplar arasında yer aldığını vurguluyor.

Özcan, "Dijital cihazlarla uzun süreli temas yalnızca bilişsel işlevleri değil, duygusal dengeyi de etkiliyor. Dijital demansa eşlik eden yaygın sorunlar arasında: ruh hali dalgalanmaları, sinirlilik, artan stres düzeyi yer alıyor. Ayrıca ekranlardan yayılan mavi ışık, uyku düzenini sağlayan melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayarak uyku kalitesini düşürüyor" dedi. Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan, şu önerilerde bulundu: "Günlük ekran süresi sınırlandırılmalı. Dijital cihazlar için belirli kullanım saatleri oluşturulmalı. Telefon ve tabletler uyku alanı dışında şarj edilmeli."

Ramazanda kefiri ne zaman tüketmeli?


 
 
Ramazan ayında kefirin probiyotik etkisi sayesinde bağırsak sağlığını desteklediğine değinen Diyetisyen Elif Berfin Aydoğdu, “Kabızlık ve sindirim sorunlarının önlenmesine yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Tokluk hissi sağlayarak sahur öğününü destekler. Ramazan ayında kefir, iftardan 1-2 saat sonra ya da sahurda tüketilebilir” dedi.

07.03.2026 06:35:00
MURAT ÇORBACI
Ramazanda kefiri ne zaman tüketmeli?
Ramazanda kefiri ne zaman tüketmeli?

Ramazan ayında kefirin probiyotik etkisi sayesinde bağırsak sağlığını desteklediğine değinen Diyetisyen Elif Berfin Aydoğdu, "Kabızlık ve sindirim sorunlarının önlenmesine yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Tokluk hissi sağlayarak sahur öğününü destekler. Ramazan ayında kefir, iftardan 1-2 saat sonra ya da sahurda tüketilebilir" dedi.

Kefirin protein, kalsiyum, fosfor, magnezyum ve B grubu vitaminleri açısından zengin bir besin olduğunu ifade eden Dyt. Aydoğdu, bilimsel çalışmaların kefirin bağırsak florasını güçlendirdiğini, sindirimi kolaylaştırdığını ve laktoz intoleransı olan bireylerde süte göre daha iyi tolere edildiğini gösterdiğini aktardı. Aydoğdu, "Bu özelliğiyle kefir, Ramazan'da mideyi yormayan, besleyici bir ara öğün ya da sahur desteği olabilir" diye konuştu.

Kefirin faydalı olmasına rağmen ölçülü tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Aydoğdu, "Sağlıklı bireyler için günde 1 su bardağı (200-250 ml) kefir yeterlidir. Ramazan ayında kefir, iftardan 1-2 saat sonra ya da sahurda tüketilebilir. İlk kez tüketmeye başlayan kişiler yarım bardakla başlayıp zamanla artırmalıdır" dedi.

İsrail ve kölesi ABD'nin İran'a saldırısı dünya ekonomilerini çökertebilir


 
Katar'ın uyarısının ardından petrol fiyatları iki yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Katar Enerji Bakanı Saad el Kabi, Ortadoğu'da yaşanan savaşın dünya ekonomilerini çökertebileceğini söyledi.

07.03.2026 06:08:00
Haber Merkezi
İsrail ve kölesi ABD'nin İran'a saldırısı dünya ekonomilerini çökertebilir
İsrail ve kölesi ABD'nin İran'a saldırısı dünya ekonomilerini çökertebilir

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırmasından bu yana küresel petrol fiyatları yükselmeye devam ediyor.
Katar Enerji Bakanı Saad el Kabi, 6 Mart'ta, Basra Körfezi bölgesindeki tüm petrol ve doğalgaz ihracatçılarının birkaç gün içinde üretimi durdurmasını beklediğini söyledi. Ardından petrol fiyatlarında bir sıçrama daha yaşandı. İngiliz gazetesi Financial Times'a konuşan Kaabi, küresel enerji arzı ve nakliye rotalarında kilit rol oynayan Ortadoğu'da yaşanan savaşın "dünya ekonomilerini çökertebileceğini" söyledi. Brent petrolün fiyatı 5 Mart'taki kapanış fiyatına göre yüzde 9'dan fazla artarak varil başına 93 doların üzerine çıktı ve 2023 sonbaharından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

150 doları da aşabilir

Kaabi, İran'daki çatışmanın önümüzdeki haftalarda devam etmesi halinde petrolün varil fiyatının 150 dolara ulaşabileceğini söyledi. Öte yandan ABD ise piyasa üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla Rus petrolüne uyguladığı yaptırımları geçici olarak hafifletiyor. ABD Hazine Bakanlığı 6 Mart'ta Hindistan'ın Rus petrolü satın almasını kolaylaştırıcı bir adım attı.
ünyanın en büyük gaz ihracatçılarından biri olan QatarEnergy'nin tesislerine yönelik saldırılar sonrasında üretimi durdurması ve tankerlerin güvenlik endişeleri nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndan geçmeyi bırakmasının ardından doğalgaz fiyatları da 2 Mart'tan itibaren sert çıkışlar gösterdi.

Asya'da çöküş başladı

Asya borsaları ise 4 Mart'a sert düşüşle başladı, bazı ülkelerde devre kesiciler nedeniyle işlemler durduruldu.
Güney Kore'nin Kospi endeksi yakın tarihindeki en kötü günlerden birini yaşadı ve 20 dakika içinde yüzde 12 düştü. Japonya'daki Nikkei 225 ise yüzde 3.6 geriledi.
Avrupa Merkez Bankası Baş Ekonomisti Philip Lane de 3 Mart Salı günü Financial Times gazetesinde yayımlanan röportajında Orta Doğu'daki uzun süreli bir savaşın Euro Bölgesi'nde enflasyonu önemli ölçüde artırabileceğini ve ekonomik büyümeyi azaltabileceğini söyledi.

Tanker fiyatları uçtu

Diğer yandan uluslararası ticaret de savaştan etkileniyor.
Londra Borsası'nın verilerine göre, Ortadoğu'dan Çin'e petrol taşımak için bir süper tanker kiralamanın maliyeti, 400 bin doların üzerine çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Maliyet geçen hafta bugünkünün yaklaşık yarısıydı. Rekor fiyatlar, iki milyon varile kadar ham petrol taşıyabilen en büyük petrol tankerleri için geçerli. Ayrıca İran'ın "Hürmüz Boğazı'ndan geçen tüm tankerleri ateşe veririz" tehdidi sonrası, dünya petrol ve doğalgazının yüzde 20'sinin geçtiği boğazda trafik durma noktasına geldiği için küresel arzda ciddi bir azalma meydana geldi. Bu bölge dünya genelinde tarımda kullanılan gübrelerin temel bileşenlerinden üre ticaretinde de kritik bir öneme sahip. ABD Başkanı Donald Trump "Gerekirse Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere ABD Donanması eşlik edecek" dese de henüz böyle bir gelişme yaşanmadı. İran, boğazı kontrol etmeye devam ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.