logo
02 AĞUSTOS 2026

İki vitesli Avrupa ve hamal vagon

04.01.2004 00:00:00
 
Türkiye Avrupa Birliği'ne girer!

Bugüne kadar Türkiye'nin 'ne yaparsa yapsın' Avrupa Birliği'ne alınmayacağını dile getiriyordum. Bundan böyle fikrim değişti ve Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girebileceğini, daha doğrusu Avrupa'nın Türkiye'yi kabul edebileceğini düşünüyorum.

Başbakanının dahi değişip evrim geçirilebildiği bir ülkede, benim Avrupa Birliği ile ilgili düşüncelerim değişmiş, çok mu? Herkes değişiyor, ben de değiştim.

Türkiye Avrupa Birliği'ne girer!

Ama hangi Avrupa Birliği'ne?

İşte burası çok önemli, hangi AB'ye?

Bildiğimiz AB mi? Hani şu yıllardır kuyruğuna takılmak için bütün bir geleceğimizi ipotek altına aldığımız birlik mi? Son on yıllarımızın tek dış politik hedefi haline getirilen, uğruna Kıbrıs'tan, Ege'den, ekonomiden vazgeçtiğimiz Avrupa Birliği mi?

Hayır!

Bizim gireceğimiz- içine alınacağımız- Avrupa Birliği; AB'nin "en derin" yetkililerinin uzun yıllardır plan ve stratejisini belirlediği ve son olarak AB Komisyonu Başkanı Romano Prodi'nin açık bir şekilde dile getirdiği "iki vitesli Avrupa"nın birliği olabilir.

Prodi, AB liderlerinin yeni bir anayasa üzerinde anlaşmaya varamaması halinde, 2 vitesli Avrupa'nın kaçınılmaz olabileceğini dile getiriyor. AB'deki tıkanık durumun devam etmesi halinde bazı ülkelerin ileriye gitme noktasında inisiyatif alabileceğini söyleyen Prodi, inisiyatif alacak bu ülkelerin de AB kurucusu ülkeler olabileceğini vurguluyor.

Romano Prodi, "Birlik treni, daima en yavaş vagonun hızıyla ilerleyemez. Gerçekte, vagonların bazılarının hareket etmek istemediği ya da geriye gitmek bile istediği kanısındayım'' diyerek de, AB'nin hızından duyulan genel rahatsızlığı kişisel olarak itiraf ediyor: Avrupa çok yavaş.

AB'nin Irak savaşı sırasında gösterdiği "acziyet"; "etkinlik ve sözü geçerlik" konularında duvara tosladığını, dünya politikasında "cürmü kadar dahi yer yakamama" seviyesine indiğini ve ABD'nin "demokratik köprübaşı" olmaktan sıyrılamadığını bütün çıplaklığıyla ortaya koydu.

AB önemli bir dönüm noktasında. 'Bölünmenin eşiğinde, çatırdıyor, çöküyor' nasıl tanımlarsanız tanımlayın, AB çok önemli bir karar verme aşamasında. Bu karar AB'nin geleceğini oluşturacak.

Fransa ve Almanya'nın oluşturduğu "lokomotif grup", diğer eski ve gelecek yeni üyelerin "ağır vagon"larından ciddi anlamda rahatsız. Hem ağır ve yavaş vagonların yükünü çekip, hem de aynı statüye sahip olmak dokunuyor "Fransalmanya" lokomotifine. Ayrıca bu vagonların hızlarını yavaşlattığını ve birliği hantallaştırtığını düşünüyorlar. Hantal ve etkisiz Avrupa imajını düzeltmenin tek yolu; vagonların ve lokomotiflerin ayrı statülerde değerlendirilidikleri ve lokomotiflerin belirleyicilik ve yön vericiliğine vagonların karşılıksız rıza gösterdiği "iki vitesli Avrupa".

Bu Avrupa'da Türkiye'nin yeri hazır! En arkadaki "hamal vagon".
 
Alperen Polat / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.