logo
18 MART 2026


İktidar olmanın maliyeti nedir?

08.03.2012 00:00:00
Evet, birileri “İktidar olmanın maliyeti var” diye yazılar yazarken, bizde soru olarak başlık attık. İşte bu soru, o maliyeti de ortaya koyacak sorudur.
Şimdi, iktidarın maliyeti var, sözü çok anlamlı, çok doğru bir sözdür. Ama bu söz günümüzde, hele hele iktidar, cemaat çatışmalarının yaşandığı bir dönemde edilmişse; Kim? Neden? Niçin? Nasıl? Ne kadar? Sorularını da peşine sürüklüyor.
Hani Hz. İsa’ya (a.s) atfen bir kıssa anlatılır; (…adamın biri hastaları iyi ettiği duasını kendisine de öğretmesini istemiş. Hz. İsa öğretmiş. Bir müddet sonra adam, gazaplı bir şekilde gelip, öğrettiği duaların bir işe yaramadığını Hz. İsa’ya söylemiş. Hz. İsa (a.s) dualarda sorun yok. Senin okuduğun dua ile benim okuduğum dua aynı. Sorun okuyan ağızda…” anlamına gelen o tarihi cevabı vermişti.
İktidarın maliyeti var. Benim liderim iktidar olsa, bu maliyet ne olur, diye düşündüğümde, karşıma şu cevaplar çıkıyor; Hesap olur, Sırat olur, Mizan olur, kul hakkı korkusu olur, yapamayacağım şeyi söyledim mi endişesi olur, kısaca Allah’ın ve Ehl–i Beyt’inin emanetine layıkıyla sahip çıkabildim mi? Olur.
Artık delili kat–i bir şekilde halkımızdan hüküm bekleyen AKP, cemaat kavgasında Zaman gazetesi ve bu gazetenin yazarı Ali Bulaç bu maliyeti (haliyle) kendi inanışlarına göre şöyle ortaya koyuyorlar;
Ali Bulaç’ın “İktidarın Olmanın Maliyetini” açıkladığı yazısından;  
“Çıkan tartışma bir bakıma hayırlı oldu. Kimin siyasi sürece, hangi niyet ve gayelerle katıldığı, siyasetten ne anladığı, son 300 yıllık yenilgiler tarihimizi hangi perspektiflerden anladığı bir nebze ortaya çıkmış oldu…
13 Şubat tarihli yazımda istidadına göre ayrışmaya aday olan tartışma usule uygun ve hüsnüzan esas alınarak sürmeyecek olursa “fitne”ye kapı aralayacağını yazdım. Sonraki günlerde iyi niyet sahibi yazarlar, siyasetçiler ve taraflar adına konuşma yetkisi olanlar “fitne” üzerinden zaruri uyarılar yaptılar. Şimdi artık Star’da kendi ismiyle yazmaya başlayan Yalçın Akdoğan –müstear ismiyle Yasin Doğan– özetle bir “fitne tehlikesi” olduğunu, haricî çevrelerin beklediğinin aksine AKP ile cemaat arasında hiçbir zaman bir kavganın yaşanmayacağını defaatle ve kuvvetli ifadelerle belirtti, olumlu etkiler yaptı…
Keşke sözüm ona yanında durduğu kimseleri savunayım mülahazasıyla kalemlerini yaralayıcı bıçak gibi kullanan bazı köşe yazarları da aynı teenniyi, itidal ve birliği telkin edebilselerdi. Kendi asli fıkıh geleneklerini unutmuş bu “eski İslamcılar” muhafazakâr demokrasiye intisap etmiş “gevşek markaj dindarlar” bir metnin siyak ve sibakı olduğu gibi, her toplumsal hadisenin de geçmiş ve geleceği olan bir bağlamı olduğunu yeterince hesaba katsalardı, o zaman yangına odun taşımazlardı…
İktidar, ilişkiler biçiminin düzenlenmesidir. “Seçildim, artık milli iradeyi ben temsil ediyorum, dilediğimi yaparım, hele bizim tarafta olanlar, işiniz her yaptığımı onaylamaktır” anlayışı yanlış ve tehlikelidir.
İktidar, elbette ona destek veren toplumsal kesimleri gözetecek, ama eğer AK Parti’yi belli bir kesim değil, bir konsensüs eseri olarak bütün cemaat ve dinî gruplar iktidara getirmişse –ki bunda en ufak bir tereddüt yok– o zaman herkesi adalet ve hakkaniyete göre gözetmek zorundadır…
İktidar olmanın maliyeti vardır. Kibir yapar, dünyevileştirmeye kapı aralar, yandaşlarını kayırır, ideal politiği reel politiğe feda eder vs. AKP iktidarına destek veren dindar çevreler, cemaatler ve tarikatların başka kaygıları olmalı. O kaygı, 300 yıldır düştüğümüz bu yerden nasıl ayağa kalkabileceğimiz konusudur. Onlar da iktidarın günahlarına ortak olurlarsa sadece inandırıcılıklarını değil, meşruiyetlerini de kaybederler, bu tehlike vâriddir…
Biz iktidara destek vermeye devam edebiliriz, ama eleştireceğiz de. İktidar bundan hoşlanmıyor, nitekim eleştirenleri usulüne göre kenarda tutarak etkisizleştirme yolunu seçiyor, bazen “Sen bana güvenmiyor musun, eleştirerek beni zayıflatıyorsun” diye aba altından sopa da gösteriyor. Hoşlansın hoşlanmasın, yapıcı olarak ve referanslarımızdan hareketle eleştirilere devam edeceğiz. Müslümanlar asli dava ve ideallerini unutmamalı, iktidarlar gelip geçicidir, her zaman “olan”dan “daha iyisi” vardır” diyor Ali Bulaç.
Şimdi;
*300 yıldır yenilgilerimizi hangi medeniyetlere veya inanışlara sahip insanlara karşı aldık?
*Bu yenilgilerin sebebi ne idi? Ve bu yenilgiler döneminde halka hükmeden gerek siyasi gerekse öne çıkan manevi otoritelerin referansı ne idi? Batı medeniyeti mi? Türk–İslam medeniyeti mi?
*Fitne nedir? Ha iş fetvaya gelmişken; Haçlının safında Müslüman katlinin hükmü nedir? “Bize kılıç çeken bizden değildir” diyen Hz. Muhammet (sav) bu sözü ile ne kastetmektedir?
*Erdoğan’ın danışmanın sahte isimle, gazete köşelerinde halkı fitneye karşı uyardığını söylüyorsunuz. Bunu asıl kimliğiyle ve “fitneden” kastının ne olduğunu direk söylemesi daha etik olmaz mı? Yoksa bir şeyler mi saklanıyor?
*Eski İslamcı, Gevşek Dindar kavramları ne anlama geliyor. Siz bu kavramların neresindesiniz? İslam İslam’dır. Eskisi, gevşeği olmaz. Ama birileri yeni bir inanç türetip, adını da “Ilımlı İslam” koydular. Yoksa sizde onlardan mısınız?
*Seçildim ve istediğimi yaparım, cümlesinden kastınız üç dönemlik AKP ve Erdoğan mıdır? Artı bu söz bir itham olarak gizli bir tehdit midir?
*İktidarlar seçimden sonra halkın iktidarı olur. Açıkça olmasa da siz, AKP’yi cemaat ve diğer bazı inanç grupları iktidara taşıdı (oy olarak) diyorsunuz ve bunun her daim bir minnet hali olarak hatırlanmasını mı istiyorsunuz?
*Müslümanların asli idealleri derken Ali İmran 19, 85, 100 veya Maide 51, 52. ayetleri gibi ayetlerden mi bahsediyorsunuz?
*Olandan, daha iyisi vardır, derken; Ey Erdoğan! Dikkat et! Getirdiğimiz gibi götürürüz mü demek istiyorsunuz?
Eee madem fikirler özgür, bende özgürce sordum. .cevabı Ali Beyden değil, halktan bekliyorum…
 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.