HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 HAZİRAN 2021, SALI

İktidarın yaman çelişkileri

01.07.2002 00:00:00
"Memleket dahilinde iktidara sahip olanlar"ın akıllara seza çelişki ve yanlışları gündeme lök gibi oturunca "DÖRT-K" yazı dizimizi bir gün ertelemek zorunda kaldık.

Hasarlı omurgalı-çelik korseli fakat uyum ve istikrar içindeki demokrasimizde iktidara; partiler ve yetkili kurulları değil fakat anayasaya tamamen aykırı olarak, ülkeyi "liderler zirvesi" denilen bir nevzuhur kurumla yönetmeye meraklı üç kişi sahiptir.

Rahşan Ecevit, Bahçeli ve Yılmaz..

Rahşan Ecevit'i, "seçilmiş" bir kişiliği olmadığı için bir kenara bırakıyor ve diğer iki "genel başkan"ın çelişkilerini incelemek istiyorum.

2002 Temmuz'unda Türkiye'de iktidar AB sevdalısıdır. Mesut Yılmaz siyasi ve ailevî geleceğini, günün moda deyimiyle çocuk ve torunlarının yarınını AB'ye bağlamıştır, burada problem yok. Devlet Bahçeli ise, bizzat kendi ifadesiyle "Ulusal Program MHP'nin katkısıyla imzalanmıştır" demesine rağmen son tahlilde idam ve ana dilde yayın ve eğitim konularında yan çizmeye başlamış, Pekin'den bu yana kesin bir karşı tavır aldığı izlenimi bırakmaya özen göstermiştir. Sonuçta her ikisinin tavrı da anlayışla karşılanmalıdır. Çünkü sandık görünmüştür, bilhassa Bahçeli tavan ile taban arasında sıkışmaya başlamıştır.

Çünkü şehit aileleri iki buçuk milyon imza ile Meclis kapısına dayanmış fakat ancak; "eş durumundan ülkücü" Meclis Başkanı İzgi tarafından kabul buyurulmuşlardır.

Bahçeli'nin çelişkisi idam konusundadır. Bahçeli sanki Öcalan'ı asmak istediği için siyasi ortamı gerdiği izlenimi vermektedir ama gerçek tam tersidir.

Bahçeli "idamın kaldırılması" konusuna hayır oyu vereceklerini söylemektedir, Öcalan'ın asılmasına evet diyeceğiz dememektedir.

AİHM kararının beklenilmesini uygun gördük, imzamıza sadığız demektedir.

Bahçeli bir başka imzasına daha sadıktır. Şu satırlar 27 Haziran tarihli yazımızdan, Ertuğrul Özkök'e atfen alınmıştır:

"Bahçeli; 'Bir, bizim ölüm cezalarının uygulanmayacağı yolunda bir moratoryum ilan ettik. Buna sadığız'.

Özkök devam ediyor: 'Peki Meclis'e geldiği takdirde, bazı milletvekilleri, biraz da seçim ortamının etkisiyle, Getirin şu dosyayı Meclis'te oylayalım derse ne olacak?' Bahçeli'nin cevabı şu: 'İdam cezaları uygulanmayacak diyen o moratoryumu kim imzaladı? Altında bizim imzalarımız yok mu? Elbette imzamıza sadık kalacağız.' "

Ben Bahçeli'nin bu sözlerinin kamuoyunda o günden bu yana yeterince değerlendirilmediği düşüncesindeyim.

Sözün özü şu, Bahçeli "Öcalan'ı asmayacağız" diyor, tribünlere şov yapmasın.

Gelelim Mesut Yılmaz'a... Yılmaz her zamanki gibi çok "büyük bir lâf" söyledi.

28 Haziran 2002 Cuma günü İstanbul Sheraton Oteli'nde Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) tarafından yapılan "Türk Halkının AB Üyeliğine Bakışı'' araştırmasının sonuçlarının değerlendirildiği toplantıda konuşan Yılmaz; "Son zamanlarda Türkiye'de adeta gizli bir el tarafından yönetilen AB karşıtı bir psikolojik harekat yürütülmektedir. Bu harekatın en önemli argümanı, AB üyeliği için atmamız gereken adımları, yapmamış gereken işleri adeta AB üyeliği için verilecek bir taviz şeklinde topluma yansıtmasıdır. Bunun böyle olmadığı topluma anlatmak zorundayız" dedi.

TESEV'in başında Can Paker var... Hani şu, Ilgaz Zorlu'nun yazdığı senaryoya göre Çiller'in Cumhurbaşkanı olmasından sonra ANAP'ın başına geçerek, merkez sağdaki diğer isim M. Ali Bayar'la beraber "Cumhuriyet"i yönetecek kişi.

Yılmaz rüya görüyor, kamuoyunu yanlış bilgilendiriyor.

1. "AB karşıtı harekât" son zamanlarda değil, senelerdir yürütülüyor.2. "Gizli bir el tarafından değil" kimliği ve kişiliği açık kişi, kurum, parti, gazete, televizyon ve kitle örgütlerince yürütülüyor. 3. Elbette "psikolojik harekât eğitimi" almış "kimliği belli" kişiler bu konuda haiz oldukları bilgi ve görgülerini, taammüden, yani bilerek ve isteyerek "vatan-millet ve bayrak aşkına" AB karşıtı, "istiklali tamma âşık" vatan evlâtları ile paylaşmaktan şeref duymaktadırlar.

Evet; Yılmaz'ın "bayrak mayrak bilmem ne" diye küçümsediği o bayrak uğruna.
 
Hüseyin Mümtaz / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.