logo
06 EKİM 2026

İmam Ali, Kureyş'ten şikâyet ediyor

İmam Ali (a.s): "Ey Allah'ım! Kureyş'ten ve onlara yardım edenlerden intikamımı almanı istiyorum. Çünkü akrabalık bağımı kestiler, (hak) bardağımı devirdiler. Başkalarından daha layık olduğum bir hak hususunda hepsi benimle çekişti

05.10.2026 00:06:00
Haber Merkezi
 
İmam Ali, Kureyş'ten şikâyet ediyor
İmam Ali, Kureyş'ten şikâyet ediyor
İmam Ali (a.s): "Ey Allah'ım! Kureyş'ten ve onlara yardım edenlerden intikamımı almanı istiyorum. Çünkü akrabalık bağımı kestiler, (hak) bardağımı devirdiler. Başkalarından daha layık olduğum bir hak hususunda hepsi benimle çekişti.

"Hakkı alabiliyorsan al; ama haktan mahrum kılınırsan ister keder içinde sabret, istersen üzgün olarak öl." dediler. Baktım da, Ehl-i Beyt'imden başka yardım edip destekleyen, hakkımı savunan ve yardım eden kimsenin olmadığını gördüm.

Onları ölüme sürüklemekten kaçındım. Böylece gözüme çer-çöp dolduğundan gözlerimi yumdum, boğazına kemik saplanan kimse gibi yavaş yavaş yutkundum. Bu işin zehirden acı olan, bıçaklarla doğranmaktan daha elem verici olan kederli öfkesine sabrettim.







Kendisiyle savaşmak için Basra'ya gidenler hakkında şöyle demiştir.

"Elimde olan beytülmalin hazinedarlarına, görevlilerine ve tümü bana itaat ve biat etmiş olan şehir halkına saldırdılar. Birliklerini bozup topluluklarını aleyhimde bozgunculuğa şevkettiler.

Taraftarlarıma saldırıp bir kısmını hileyle öldürdüler. Bir kısmı da onlara kılıçlarıyla karşı çıktı, doğrular olarak Allah'a kavuşuncaya değin direnişte bulundular."

Cemel günü öldürülmüş olan Talha ve Abdurrabman b. Attab b. Useyd'in yanından geçerken verdiği hutbedir.

"Kuşkusuz ki, Ebu Muhammed (Talha) bu yerde garip kalmıştır! Dikkat buyurun, vallahi Kureyş'in yıldızların altında öldürülmüş olmasını hoş görmüyordum!

Abdimenaf oğullarından intikamımı aldım. Ama Cumahoğulları'nın ileri gelenleri elimden kaçıp kurtuldular. Onlar, ehil olmadıkları bir işe (hilafete) boyunlarını uzattılar. Fakat ona ulaşmadan boyunları kırıldı."







Bu hutbede Allah yolunda yürüyenler nitelendirilmektedir.

"O, (seyr-u sülük ehli ilim ve fikirle donarak) aklını diriltmiş, şehvetlerini öldürmüş, böylece cismi incelmiş, katı kalbi yumuşamış, kendisi için ışığı kuvvetli bir meşale yakmış ve bununla önünü aydınlatarak doğru yolunu devam etmiştir.

Her çaldığı kapı onu esenlik ve karar kılacağı yere ulaştırmış, bedeninin sükûnuyla iki ayağı emniyet ve rahat içinde sabit kalmıştır. Böylece kalbini (aklını) kullanmış ve rabbini razı etmiştir..."







Bu hutbe "Çoklukla övünmek sizi o derece oyaladı ki, kabirleri dahi ziyaret ederek oradakileri de sayacak gibi oldunuz"(Tekasür: 1-2) ayetlerini okuduktan sonra irad ettiği hutbedir.

"Vay! Ne kadar uzak bir hedef, ne kadar gafil ziyaretçiler, ne kadar da büyük ve rüsva edici bir iş! Gidenlerin ibret noktası olan yerlerini bırakıp, kendilerinden çok uzaklardaki çürümüş ölülerle övünüyorlar. Atalarının me­zarlarıyla mı, yoksa ölülerini de kendilerine katarak çokluklarıyla mı övünüyorlar?!

Onlar adeta ruhsuz cesetlerin dönmesini ve durmuş cisimlerin harekete geç­mesini istiyorlar. Oysaki onlarla öğüneceklerine onlardan ibret almaları daha güzel olmaz mıydı? Onların durumunu gö­rünce tevazu göstermeleri, onlarla büyüklenmekten daha akıllıca bir iş olurdu!

Ama onlar atalarına iyi görmeyen gözlerle bakmaktalar ve onlar hakkında cehalet uçurumuna yuvarlandılar. Eğer, şu yıkılmış diyarlar ve şu boş evler, ataları hakkında konuşturulacak olsaydı; "Atalarınız yerin dibine sapık olarak gittiler, siz de peşlerinden cahilce koşturdunuz.

Onların başlarının üzerinde dolaşıyorsunuz. Cesetlerine ekinler ekiyorsunuz. Onların geride terk edip bıraktıklarını yiyorsunuz. Eskitip bıraktıkları yerlerde oturuyorsunuz. Kuşkusuz ki günler, sizinle onlar arasında ağlamakta ve sizin için çığlıklar koparıp dövünmektedir." derlerdi.







Onlar, sizin de sonunuz olan ölüme sizden önce koştular ve sizden önce kabir alemine ulaştılar. Onların yüksek yüksek makamları, övünecek vesileleri vardı. Kimisi sultandı; kimisi de halktandı, ama hepsi de kabir âleminde bir yola girdiler ve orada yeryüzü onlara musallat oldu.

Kabir toprağı ederini yedi, kanlarını içti; hepsi de kabirlerinin yarıklarında büyüyüp gelişmeyen cansızlar ve bulunamayan kayıplar haline geldiler. Onları ne belaların gelmesi korkutur, ne sıkıntıların basması hüzünlendirir.

Sarsıntılara aldırmıyorlar, gök gürültülerini duymuyorlar. Beklenilmeyen kayıplar, hazır bulunmayan şahitlerdirler. Hepsi bir arada idiler, ama darmadağın oldular, toplu idiler, ama parçalara bölündüler.

Onlardan bir haber gelmemesine ve diyarlarının sessizliğe bürünmesine ne asırların uzunluğu, ne de yerlerinin uzaklığı sebep oldu. Fakat onlara bir kadeh içirildi de o kadeh, konuşmalarını sessizliğe, işitmelerini sağırlığa ve eylemlerini hareketsiz­liğe dönüştürdü. İlk bakışta nitelendirmek istersek adeta yere düşmüş ve derin bir uykuya dalmış gibidirler.

Sanki ünsiyetleri olmayan komşular, birbirini ziyaret etmeyen dostlar, aralarındaki tanışıklık bağları yok olmuş yakınlar, kardeşlik bağları kopmuş kimseler gibidirler. Bir arada olmalarına rağmen hepsi yapayalnız ve yakın oldukları halde birbirinden uzaktırlar.

Ne geceye bir gündüz ve ne de gündüze bir gece tanırlar. Kabre girdikleri o gece veya gündüz, onlara ebedidir. O diyarın tehlikelerini, korktuklarından daha zor gördüler. Tahmin ettikleri delillerden daha büyüklerine şahit oldular.

Cennet de cehennem de kendilerine korku ve ümitle (havf ve reca) işledikleri ameller karşılığında ebedi karargah olarak sunulmuştur. Eğer orada gözle gördüklerini anlatmak isteselerdi, izah etmeye güçleri yetmez, aciz kalırlardı.

İzleri kaybolsa da, haberleri gelmese de, şüphesiz ibret alan gözler onları görmekte ve akıl kulakları seslerini duy­maktadır. Konuşma aracı olmaksızın (lisan-ı hal ile) şöyle derler: "Güzel yüzlerimiz çirkinleşti, nazik bedenlerimiz dağıldı, yırtık elbiseler giydik, kabir darlığı bize zor geldi, birbirimizden korkuyu miras aldık, üzerimize sessiz yerleşme merkezleri olan kabirler yıkıldı da bütün bunlar yüzünden cesetlerimizin güzelliği silindi.







Şekillerimizin belirgin özellikleri tanınmaz oldu. Korku diyarlarında kalmamız uzadı; ne sıkıntıdan bir çıkış, ne darlıktan bir genişlik bulabildik! Keşke, aklınla onları betimleyebilsen veya senin için onların üzerine örtülmüş örtüler kaldırılabilseydi de hallerinin nice olduğunu bir görebilseydin!

Kulaklarını kurtlar yemiş de duymaz olmuşlar, sürme yerine gözlerine toprak dolmuş da kör olmuşlar, işleyen diller ağızlardan kopup ayrılmış, uyanık kalpler göğüslerinde darmadağın olmuş, bütün azalarda (ölümün etkisiyle) bozulmalar olmuş, azalarını çirkin bir hale sokmuş ve yok olmayı kolaylaştırmıştır.

Hepsi teslim olmuşlardır. Ne onu savunacak bir elleri ne ağlayıp sızlayacak bir kalpleri vardır! Kalplerinin hüzünlendiğini ve gözlerinin çerçöp dolu olduğunu görürsün. Bütün bu işlerde onlar için değişmeyen bir özellik, aşılmayan bir zorluk vardır.

Yer nice değerli ve güzel renkli bedenleri yutmuştur. O, dünyada birçok çeşitli nimetlere sahipti, büyük makamları vardı. Kendisine bir musibet indiği zaman eğlenceyle oyalanır, oyun ve eğlencelerden taviz vermez, kendine teselli arardı. Umursamaz bir hayatın gölgesinde gülerken, dünya da ona gülüyordu.







Zaman o dikenini batırdığı, günler kuvvetini yok ettiği ve ölüm ona yakından baktığı zaman, kendisini bilmediği bir hüzün sardı, önceden haberdar olmadığı gizli dertlere duçar oldu, sağlığından emin olduğu bir anda hastalık belirtileri ortaya çıktı.

O bu haliyle, sıcağı soğukla ve soğuğu sıcakla tedavi eden doktorlara sığınmış; ama soğukla başarılmaya çalışılan sıcak arttıkça artmış, sıcakla tedavi edilmek istenen soğuk da artış kaydetmiştir.

Bu tedavi hastalığını iyileştirmedi, hatta hastalıkları daha da arttırdı. Uzmanlar bile onun derdine derman bulmaktan aciz kalmışlar, hastalığını soranlara hiç bir cevap verememişler, gizledikleri içler acısı haberi onun gıyabında tartışmışlardır.

Böylece birisi "O işte böyledir!" diyor; diğeri, tekrar sıhhatine kavuşması için ümit veriyor; bir diğeri ölümüne baş sağlığı dileyip ailesine, ondan önce ölüp gidenlerin ai­lelerini hatırlatıyordu.

Aynı şekilde o, dünyadan ayrılmak ve sevdiklerini terk etmek üzereyken bir anda boğazı tıkandı, şuuru kapandı, dili kurudu, bildiği birçok cevabı hatırladı da dilinde onları söyleyecek takati bulamadı.

Hürmet ettiği nice büyükten ve sevgi beslediği nice küçükten kalbine elem veren çağrılar işittiği halde onları işitmezlikten gelir. Kuşkusuz ki ölümün izah edilemeyen ve dünya ehlinin akıllarına hayallerine bile getirmeleri im­kansız olan daha nice zorlukları ve sıkıntıları vardır." Nehc'ul Belaga 217-221 Hutbe

Trabzon'un Maçka ilçesindeki T2 Tüneli'nde tehlikeli saatler

Trabzon'un Maçka ilçesinde bulunan T2 Tüneli'nde bugün öğle saatlerinde beton mikseri ile bir otomobilin çarpışması sonrasında otomobil alev aldı 

05.10.2026 15:02:00
İHA
 
Trabzon'un Maçka ilçesindeki T2 Tüneli'nde tehlikeli saatler
Trabzon'un Maçka ilçesindeki T2 Tüneli'nde tehlikeli saatler
Kaza sonrası Trabzon'dan Gümüşhane istikametine ulaşım dururken, tünel içinde yangın söndürme çalışması başlatıldı.






Alınan bilgiye göre, bugün saat 14.00 sıralarında Maçka ilçesi T2 Tüneli Gümüşhane istikametinde bir beton mikseri ile otomobilin çarpışması sonrasında kaza meydana geldi. 






Kaza nedeniyle otomobil alev alırken, tünelde ulaşım durdu. Yapılan ihbar üzerine bölgeye jandarma trafik ve itfaiye ekipleri sevk edilirken, yolda uzun araç kuyrukları oluştu. 






Yanan otomobilde bir kişinin bulunduğu öğrenilirken, yangın söndürme çalışmaları sürüyor.













Antalya'da 5 katlı binada yangın: Mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişiyi itfaiye kurtardı

Antalya'nın Manavgat ilçesinde 5 katlı binada çıkan yangında mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişi itfaiye ekiplerince kurtarıldı

05.10.2026 14:49:00
İHA
 
Antalya'da 5 katlı binada yangın: Mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişiyi itfaiye kurtardı
Antalya'da 5 katlı binada yangın: Mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişiyi itfaiye kurtardı
Edinilen bilgiye göre yangın, Durmuş Özen'e ait 10 dairelik 5 katlı binanın 3. katında çıktı. Alevler kısa sürede büyüyerek üst katlara ulaştı. İhbar üzerinde adrese Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimi, 112 Sağlık ve Manavgat Emniyet Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.






Olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri yangına müdahalede bulunurken, apartmanda mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişi balkon ve pencerelerden itfaiye merdiveniyle kurtarıldı.






Ambulansta sağlık ekiplerince kontrolden geçirilen 4 kişiden dumandan etkilenenlere oksijen tedavisi uygulandı. 






Yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu söndürülürken, dairelerde büyük çapta hasar oluştu.




















Bursa'da fabrika yangınının bilançosu ortaya çıkt

Bursa'da mobilya üretimi yapılan fabrikada çıkan yangının ardından ekiplerin bölgedeki çalışmaları sürerken, fabrikanın yangın sonrası son hali havadan görüntülendi

05.10.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bursa'da fabrika yangınının bilançosu ortaya çıkt
Bursa'da fabrika yangınının bilançosu ortaya çıkt
Bursa'nın Nilüfer ilçesinde mobilya üretimi yapılan fabrikada çıkan yangının ardından ekiplerin bölgedeki çalışmaları sürerken, fabrikanın yangın sonrası son hali havadan görüntülendi.






Bursa-İzmir kara yolu Başköy mevkisinde mobilya üretimi yapılan fabrikada saat 06.05'te yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı 20 itfaiye aracı ile BUSKİ, Park ve Bahçeler, Tarım A.Ş. ve Nilüfer Belediyesine ait 10 su tankeri ile 1 kepçe sevk edildi. AFAD'a bağlı KBRN ekibi de tedbir amacıyla olay yerine gönderildi.







Ekiplerin yaklaşık 2,5 saat süren müdahalesinin ardından alevler kontrol altına alınırken, yangının ardından fabrikada büyük çapta hasar meydana geldi. Yangının bilançosu dron görüntülerine de yansıdı. Fabrikanın çatısının ve bazı bölümlerinin yangından zarar gördüğü görülürken, ekiplerin bölgede soğutma çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi.







Öte yandan, yangın sırasında yükselen yoğun siyah dumanlar Bursa-İzmir kara yolunun birçok noktasından görüldü. Yangının çıkış sebebinin belirlenmesi için başlatılan soruşturma sürüyor.

Siirt'te terör örgütü PKK'nın katlettiği 37 kişi törenle anıldı

Siirt'in Şirvan ilçesine bağlı Daltepe ve Kalkancık köylerinde 33 yıl önce bölücü terör örgütü PKK mensuplarınca katledilen, çoğunluğu çocuk ve kadınlardan oluşan 37 vatandaş törenle anıldı

05.10.2026 03:00:00 / Güncelleme: 05.10.2026 05:25:30
Haber Merkezi
 
Siirt'te terör örgütü PKK'nın katlettiği 37 kişi törenle anıldı
Siirt'te terör örgütü PKK'nın katlettiği 37 kişi törenle anıldı
Valilik himayesinde Şirvan Kaymakamlığı tarafından Daltepe ve Kalkancık şehitliklerinde düzenlenen anma programı, Kur'an-ı Kerim tilaveti ve şehitler için yapılan dualarla başladı.








Törende konuşan Siirt Valisi Kemal Kızılkaya, 1993 yılında terör örgütü tarafından gerçekleştirilen hain saldırıda hayatını kaybeden 37 vatandaşın hatırasını yaşatmak üzere bir araya geldiklerini ifade etti.









Aradan geçen yıllara rağmen acının yüreklerdeki tazeliğini koruduğunu belirten Vali Kızılkaya, "Bölücü terör örgütü mensupları tarafından gerçekleştirilen hain saldırıda kadınlar, yaşlılar ve çocukların da aralarında bulunduğu 37 masum şehit edilmiştir. Aralarında henüz adı dahi konulmamış bebeklerin ve yalnızca 8 aylık Gülcan bebeğin de bulunması, yaşanan vahşetin ve insanlık dışı saldırının acısını daha da derinleştirmektedir. Onlar bu toprakların evlatları, anneleri, babaları, kardeşleri ve çocuklarıydı. Onların acısı yalnızca ailelerinin değil, milletimizin ortak acısıdır" dedi.
 







Törende konuşan Şirvan Kaymakamı Ertuğrul Bayram ise aziz şehitlerin emanetlerine her zaman sahip çıkacaklarını kaydederek, tüm şehitlere Allah'tan rahmet diledi.
Konuşmaların ardından protokolden isimler ve vatandaşlar şehit kabirlerini ziyaret ederek dualar okudu ve kabirlere kırmızı güller bıraktı.
 







Anma programına Siirt Valisi Kemal Kızılkaya, Şirvan Kaymakamı Ertuğrul Bayram, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ceylan Yaman, İl Emniyet Müdürü Mehmet Özdemir, kurum müdürleri, şehit yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı.






33 yıl önce ne yaşanmıştı?

4 Ekim 1993 tarihinde gerçekleşen Daltepe ve Kalkancık katliamı, bölücü terör örgütü PKK'nın sivil halka yönelik gerçekleştirdiği en acımasız ve vahşi saldırılardan biridir. 
 
Siirt'in Şirvan ilçesine bağlı bu iki komşu köyde gerçekleşen hain gece baskınında, 27 sivil vatandaş ve 10 güvenlik korucusu olmak üzere toplam 37 vatandaşımız şehit edilmiştir. 
 
Katliama dair öne çıkan tarihi detaylar ve yaşananlar şu şekildedir:






Yaklaşık 70 kişiden oluşan ağır silahlı bir PKK'lı terörist grubu, gece saatlerinde Daltepe köyüne baskın düzenlemiştir. Teröristler ilk olarak köydeki geçici köy korucularından silahlarını bırakıp teslim olmalarını istemiştir. 
 
Korucuların vatanı savunmak adına ateşle karşılık vermesi üzerine çatışma çıkmıştır. Ağır silahlar kullanan teröristler korucuları etkisiz hale getirdikten sonra, korucu ailelerini ve baskından kaçmaya çalışan masum köylüleri köy camisinde toplamıştır. 
 
Katledilen 37 kişinin büyük çoğunluğunu kadınlar, yaşlılar ve kundaktaki bebekler oluşturmaktadır. Şehitler arasında henüz 8 aylık olan Gülcan bebek ve nüfusa kaydı dahi yapılamamış, adı konulmamış birkaç aylık bebekler bulunmaktadır. Teröristler, annelerinin kucağındaki bebekleri dahi ateşe atarak veya kurşunlayarak katletmiştir. 
 
Katliam sırasında köy meydanında ve camide yapılan infazların yanı sıra, köylülerin sığındığı evler el bombaları ile havaya uçurulmuş ve ateşe verilmiştir.
 
Tarihe kara bir leke olarak geçen bu insanlık dışı katliamın kurbanları, her yıl 4-5 Ekim tarihlerinde Siirt Valiliği ve Şirvan Kaymakamlığı tarafından Daltepe ve Kalkancık şehitliklerinde düzenlenen resmi törenlerle dualarla anılmaktadır. 

Konya merkezli 8 ilde FETÖ operasyonu: 5 şüpheli tutuklandı

Konya merkezli 8 ilde FETÖ'nün askeri mahrem yapılanmasına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 20 şüpheliden 5'i tutuklandı, 15'i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

03.10.2026 12:09:00
İHA
 
Konya merkezli 8 ilde FETÖ operasyonu: 5 şüpheli tutuklandı
Konya merkezli 8 ilde FETÖ operasyonu: 5 şüpheli tutuklandı
Edinilen bilgiye göre, Konya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri mahrem yapılanmasına yönelik çalışma başlattı.






Ekiplerin yürüttüğü çalışmalar kapsamında, FETÖ ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu değerlendirilen şüphelilerin bulunduğu belirlendi. Konya merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonlarda 20 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 






Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 5'i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 15 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.








Konya Emniyet Müdürlüğü tarafından, suç ve suçluyla mücadele çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceği bildirildi.

Sakarya'da taşkın yaşanan mahalledeki son durum

Sakarya'nın Karasu ilçesinde kuvvetli sağanak yağış sonrası baraj sularının taşmasıyla sular altında kalan Darıçayırı Mahallesi'nde ekiplerin çalışması sonucu yaralar sarılmaya başlandı. Suların çekilmesiyle birlikte cadde ve sokaklar çamurdan temizlenerek yeniden trafiğe açılırken, ilçe genelinde 18 okulda eğitime verilen ara uzatıldı. Mahalledeki son durum ise havadan görüntülendi

30.09.2026 15:54:00
İHA
 
Sakarya'da taşkın yaşanan mahalledeki son durum
Sakarya'da taşkın yaşanan mahalledeki son durum
Sakarya genelinde 2 gündür etkisini sürdüren kuvvetli sağanak yağış neticesinde, Karasu ilçesi Darıçayırı Mahallesi'nde baraj bölgesinde biriken suların taşmasıyla mahalle merkezi, ev ve iş yerlerinin bodrum katları ile tarım arazileri sular altında kalmıştı. Su seviyesinin 1 metreyi aştığı ve yaklaşık 60 hanenin etkilendiği olayın ardından bölgede başlatılan temizlik ve ihya çalışmaları aralıksız devam ediyor.






Büyükşehir ve ilçe belediyesinden ortak seferberlik

Taşkının ardından Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve Karasu Belediyesi ekipleri cadde, ara sokak ve kamu kurumlarında biriken çamur ile tortuları temizledi. Yürütülen yoğun çalışmalar neticesinde mahalledeki ulaşım yolları çamurdan arındırılarak yeniden araç trafiğine açıldı. Ekipler ayrıca kendi imkanlarıyla temizlik yapmakta zorlanan vatandaşların da ev ve bahçelerindeki su tahliyesi ile temizlik süreçlerine destek oldu. Bölgede herhangi bir can kaybı ve yaralanma yaşanmadı. Taşkın sırasında ahırlarda bulunan büyükbaş ve küçükbaş hayvanların da zamanında tahliye edilmesiyle herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığı bildirildi. Ekipler mahalle genelinde zarar gören konut ve tarım arazilerinde hasar tespit çalışmalarını sürdürüyor.








Eğitime verilen ara genişletildi: 18 okul tatil

Öte yandan sel ve su baskını riskine karşı dün Şehit Oktay Demirci İlk ve Ortaokulu'nda ara verilen eğitimle ilgili yeni tedbirler alındı. Olumsuz hava şartları ve temizlik çalışmalarının devam etmesi sebebiyle ilçe genelinde tedbir amacıyla tatil edilen okul sayısı 18'e yükseltildi.








"Büyük boyutlara ulaştı"

Darıçayırı Mahallesi Muhtarı Ahmet Demiral ise bölgedeki taşkının öncekilere göre daha büyük zararlar verdiğini belirterek, "Mahallede yaşanan felaket, son yılların en büyük yağışını aldığı için büyük boyutlara ulaştı. Her zamankinden daha büyük oldu. SASKİ, Karasu Belediyesi, AFAD, Sahil Güvenlik, Jandarma ekiplerinden Allah razı olsun, hepsi müdahalesi yaptı. Yapmaya devam ediyorlar. DSİ Bölge Müdürü Kağan Şan geldi, bakan beyin talimatı ile. Bölgede yapılacak çalışmaları nihai sona vardırmak için bakan bey talimatı vermiş. Sular yeni çekildi, yeni çalışmalara başlayacağız. Ne kadar bir alanda ne kadar kişi, haneler ve işyerlerinin tespitlerini gelecek olan Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı ekibi, AFAD ekibi ile birlikte sağlayacağız" dedi.




















Fenomen motorcu Cumhur Kahraman son yolculuğuna uğurlandı

İzmir'de geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden motosiklet tutkunu sosyal medya fenomeni Cumhur Kahraman İstanbul'da düzenlenen cenaze törenin ardından son yolculuğuna uğurlandı. Kahraman'ı son yolculuğunda yalnız bırakmayan motosiklet tutkunlarının oluşturduğu konvoy havadan görüntülendi

30.09.2026 15:47:00
İHA
 
Fenomen motorcu Cumhur Kahraman son yolculuğuna uğurlandı
Fenomen motorcu Cumhur Kahraman son yolculuğuna uğurlandı
İzmir'in Dikili ilçesinde tırla çarpışması sonucu hayatını kaybeden "Motovlogcu Dayı" lakaplı Cumhur Kahraman için İstanbul Florya Yeni Camii'nde bir cenaze töreni düzenlendi. Cenaze törenine Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Kahraman'ın ailesi, yakınları ve çok sayıda motosiklet tutkunu katıldı. Kahraman'ı son yolculuğunda yalnız bırakmayan motosiklet tutkunları konvoy oluşturdu. Oluşturulan konvoy havadan görüntülendi. Cumhur Kahraman, öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası, toprağa verilmek üzere Esenyurt Gülbahçe Mezarlığı'na götürüldü.






"Cumhur arkadaşımızın tıra vurduğu söyleniyor, böyle bir şey yok"

Cumhur Kahraman'ın arkadaşı Cemal Dalyan, "Cumhur Kahraman arkadaşımız çok bilinçli bir sürücüydü. Kesinlikle hız kurallarına, trafik kurallarına uyan bir arkadaşımızdı. Hiçbir zaman hız yapmazdı. Birçok arkadaşımız hız yapar, o kesinlikle yapmazdı. Soma Motosiklet Festivali'nde beraberdik. Festivalden sonra İzmir'de bir arkadaşını ziyarete geçti. Daha sonra Çanakkale'de bir arkadaşımız vardı, onun yanına gitmek için yola çıktı ve bu kaza gerçekleşti. Cumhur arkadaşımızın tıra vurduğu söyleniyor, böyle bir şey yok. Kamera görüntülerini gördük. Görüntüde tırın sol şeride kontrolsüz bir şekilde aniden girmesi sonucu dorsenin savrulmasından dolayı sol şeritte olan arkadaşımıza çarpmıştır" dedi.
Görkem Akbulak isimli motosiklet tutkunu ise, "Cumhur abimiz motosiklet camiasına çok emek veren bir insandı. Elinden gelen her şeyi yapardı. Aşırı derecede milliyetçi, cumhuriyetçi bir insandı. Her şeye değer veren, kanunu bilen bir insandı. Maalesef bizi üzdü, erkenden aramızdan ayrıldı. Çok üzgünüz. Allah geride kalanlara sabır ihsan eylesin" diye konuştu.








"Hala şaka gibi geliyor"

Nur Köseoğlu arkadaşı ise, "Çok üzgünüm. Cumhur'u ben çok eskiden beri tanıyorum. Camiamızın önemli değerlerinden biriydi. Motosiklet camiasına çok fazla şey yaptı. Yani sürekli, ben de bir motosiklet eğitmeniyim, özellikle gençlere çok önem verirdi. Biz eski motorcuların hepsi gençlerimizi korumak için üstümüze düşen görevleri yapıyoruz. O bunu fazlasıyla yapıyordu ve bunu sosyal medyada dile getiriyordu, esprili yollarla. Şaka yaptığını düşündüm. Daha önceden bu tarz şakaları vardı. Hâlâ şaka gibi geliyor" şeklinde konuştu.



























Bartın Irmağındaki köpüklenmede tarım ilacı şüphesi

Bartın Irmağının Çağlayan mevkiinde hemen her şiddetli yağışta meydana gelen köpüklenmenin çevredeki tarım arazilerinde kullanılan ilaçlardan kaynaklandığı tahmin ediliyor. Ekiplerce sudan numune alındı

30.09.2026 13:56:00
İHA
 
Bartın Irmağındaki köpüklenmede tarım ilacı şüphesi
Bartın Irmağındaki köpüklenmede tarım ilacı şüphesi
Bartın kent merkezinden geçerek Karadeniz'e dökülen Bartın Irmağının Çağlayan mevkiinde bentten dökülen suların köpürmesi dikkat çekti. Oluşan köpükler ırmak yüzeyinin büyük bölümünü kapladı. Köpüklenmenin ırmağa karışan atık ve kimyasallardan kaynaklandığı ihtimali üzerine ise Çevre ve Şehircilik bakanlığı ekiplerince inceleme başlatıldı.






 Çamur renginde akan ırmaktaki köpüklenmeyi fotoğraflayan ekipler, suyun memba ve mansap kısımlarından örnekler aldı. Irmaktan alınan numuneler, laboratuvarda incelenmek üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na gönderildi.








Irmağın çevresini de dolaşan ekipler, yaptıkları ilk tespitlerde ırmak kenarında kimyasal atık karıştırabilecek bir işletme yada atık deşarj hattına rastlamadı. Hemen her şiddetli yağmurda yaşanan köpüklenmenin çevredeki tarım arazilerinde kullanılan ilaçlardan kaynaklandığı tahmin ediliyor. Daha önce de bir çok kez ırmaktan alınan numunelerin bakanlık laboratuvarında yapılan incelemelerde, yoğun azot bileşenlerine rastlanıldığı ve bu durumun da tarım arazilerinde kullanılan ilaçları işaret ettiği öğrenildi.

Alınan son numune sonuçlarının ise önümüzdeki günlerde çıkacağı öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.