logo
06 EKİM 2026

İmam Ali, Kureyş'ten şikâyet ediyor

İmam Ali (a.s): "Ey Allah'ım! Kureyş'ten ve onlara yardım edenlerden intikamımı almanı istiyorum. Çünkü akrabalık bağımı kestiler, (hak) bardağımı devirdiler. Başkalarından daha layık olduğum bir hak hususunda hepsi benimle çekişti

05.10.2026 00:06:00
Haber Merkezi
 
İmam Ali, Kureyş'ten şikâyet ediyor
İmam Ali, Kureyş'ten şikâyet ediyor
İmam Ali (a.s): "Ey Allah'ım! Kureyş'ten ve onlara yardım edenlerden intikamımı almanı istiyorum. Çünkü akrabalık bağımı kestiler, (hak) bardağımı devirdiler. Başkalarından daha layık olduğum bir hak hususunda hepsi benimle çekişti.

"Hakkı alabiliyorsan al; ama haktan mahrum kılınırsan ister keder içinde sabret, istersen üzgün olarak öl." dediler. Baktım da, Ehl-i Beyt'imden başka yardım edip destekleyen, hakkımı savunan ve yardım eden kimsenin olmadığını gördüm.

Onları ölüme sürüklemekten kaçındım. Böylece gözüme çer-çöp dolduğundan gözlerimi yumdum, boğazına kemik saplanan kimse gibi yavaş yavaş yutkundum. Bu işin zehirden acı olan, bıçaklarla doğranmaktan daha elem verici olan kederli öfkesine sabrettim.







Kendisiyle savaşmak için Basra'ya gidenler hakkında şöyle demiştir.

"Elimde olan beytülmalin hazinedarlarına, görevlilerine ve tümü bana itaat ve biat etmiş olan şehir halkına saldırdılar. Birliklerini bozup topluluklarını aleyhimde bozgunculuğa şevkettiler.

Taraftarlarıma saldırıp bir kısmını hileyle öldürdüler. Bir kısmı da onlara kılıçlarıyla karşı çıktı, doğrular olarak Allah'a kavuşuncaya değin direnişte bulundular."

Cemel günü öldürülmüş olan Talha ve Abdurrabman b. Attab b. Useyd'in yanından geçerken verdiği hutbedir.

"Kuşkusuz ki, Ebu Muhammed (Talha) bu yerde garip kalmıştır! Dikkat buyurun, vallahi Kureyş'in yıldızların altında öldürülmüş olmasını hoş görmüyordum!

Abdimenaf oğullarından intikamımı aldım. Ama Cumahoğulları'nın ileri gelenleri elimden kaçıp kurtuldular. Onlar, ehil olmadıkları bir işe (hilafete) boyunlarını uzattılar. Fakat ona ulaşmadan boyunları kırıldı."







Bu hutbede Allah yolunda yürüyenler nitelendirilmektedir.

"O, (seyr-u sülük ehli ilim ve fikirle donarak) aklını diriltmiş, şehvetlerini öldürmüş, böylece cismi incelmiş, katı kalbi yumuşamış, kendisi için ışığı kuvvetli bir meşale yakmış ve bununla önünü aydınlatarak doğru yolunu devam etmiştir.

Her çaldığı kapı onu esenlik ve karar kılacağı yere ulaştırmış, bedeninin sükûnuyla iki ayağı emniyet ve rahat içinde sabit kalmıştır. Böylece kalbini (aklını) kullanmış ve rabbini razı etmiştir..."







Bu hutbe "Çoklukla övünmek sizi o derece oyaladı ki, kabirleri dahi ziyaret ederek oradakileri de sayacak gibi oldunuz"(Tekasür: 1-2) ayetlerini okuduktan sonra irad ettiği hutbedir.

"Vay! Ne kadar uzak bir hedef, ne kadar gafil ziyaretçiler, ne kadar da büyük ve rüsva edici bir iş! Gidenlerin ibret noktası olan yerlerini bırakıp, kendilerinden çok uzaklardaki çürümüş ölülerle övünüyorlar. Atalarının me­zarlarıyla mı, yoksa ölülerini de kendilerine katarak çokluklarıyla mı övünüyorlar?!

Onlar adeta ruhsuz cesetlerin dönmesini ve durmuş cisimlerin harekete geç­mesini istiyorlar. Oysaki onlarla öğüneceklerine onlardan ibret almaları daha güzel olmaz mıydı? Onların durumunu gö­rünce tevazu göstermeleri, onlarla büyüklenmekten daha akıllıca bir iş olurdu!

Ama onlar atalarına iyi görmeyen gözlerle bakmaktalar ve onlar hakkında cehalet uçurumuna yuvarlandılar. Eğer, şu yıkılmış diyarlar ve şu boş evler, ataları hakkında konuşturulacak olsaydı; "Atalarınız yerin dibine sapık olarak gittiler, siz de peşlerinden cahilce koşturdunuz.

Onların başlarının üzerinde dolaşıyorsunuz. Cesetlerine ekinler ekiyorsunuz. Onların geride terk edip bıraktıklarını yiyorsunuz. Eskitip bıraktıkları yerlerde oturuyorsunuz. Kuşkusuz ki günler, sizinle onlar arasında ağlamakta ve sizin için çığlıklar koparıp dövünmektedir." derlerdi.







Onlar, sizin de sonunuz olan ölüme sizden önce koştular ve sizden önce kabir alemine ulaştılar. Onların yüksek yüksek makamları, övünecek vesileleri vardı. Kimisi sultandı; kimisi de halktandı, ama hepsi de kabir âleminde bir yola girdiler ve orada yeryüzü onlara musallat oldu.

Kabir toprağı ederini yedi, kanlarını içti; hepsi de kabirlerinin yarıklarında büyüyüp gelişmeyen cansızlar ve bulunamayan kayıplar haline geldiler. Onları ne belaların gelmesi korkutur, ne sıkıntıların basması hüzünlendirir.

Sarsıntılara aldırmıyorlar, gök gürültülerini duymuyorlar. Beklenilmeyen kayıplar, hazır bulunmayan şahitlerdirler. Hepsi bir arada idiler, ama darmadağın oldular, toplu idiler, ama parçalara bölündüler.

Onlardan bir haber gelmemesine ve diyarlarının sessizliğe bürünmesine ne asırların uzunluğu, ne de yerlerinin uzaklığı sebep oldu. Fakat onlara bir kadeh içirildi de o kadeh, konuşmalarını sessizliğe, işitmelerini sağırlığa ve eylemlerini hareketsiz­liğe dönüştürdü. İlk bakışta nitelendirmek istersek adeta yere düşmüş ve derin bir uykuya dalmış gibidirler.

Sanki ünsiyetleri olmayan komşular, birbirini ziyaret etmeyen dostlar, aralarındaki tanışıklık bağları yok olmuş yakınlar, kardeşlik bağları kopmuş kimseler gibidirler. Bir arada olmalarına rağmen hepsi yapayalnız ve yakın oldukları halde birbirinden uzaktırlar.

Ne geceye bir gündüz ve ne de gündüze bir gece tanırlar. Kabre girdikleri o gece veya gündüz, onlara ebedidir. O diyarın tehlikelerini, korktuklarından daha zor gördüler. Tahmin ettikleri delillerden daha büyüklerine şahit oldular.

Cennet de cehennem de kendilerine korku ve ümitle (havf ve reca) işledikleri ameller karşılığında ebedi karargah olarak sunulmuştur. Eğer orada gözle gördüklerini anlatmak isteselerdi, izah etmeye güçleri yetmez, aciz kalırlardı.

İzleri kaybolsa da, haberleri gelmese de, şüphesiz ibret alan gözler onları görmekte ve akıl kulakları seslerini duy­maktadır. Konuşma aracı olmaksızın (lisan-ı hal ile) şöyle derler: "Güzel yüzlerimiz çirkinleşti, nazik bedenlerimiz dağıldı, yırtık elbiseler giydik, kabir darlığı bize zor geldi, birbirimizden korkuyu miras aldık, üzerimize sessiz yerleşme merkezleri olan kabirler yıkıldı da bütün bunlar yüzünden cesetlerimizin güzelliği silindi.







Şekillerimizin belirgin özellikleri tanınmaz oldu. Korku diyarlarında kalmamız uzadı; ne sıkıntıdan bir çıkış, ne darlıktan bir genişlik bulabildik! Keşke, aklınla onları betimleyebilsen veya senin için onların üzerine örtülmüş örtüler kaldırılabilseydi de hallerinin nice olduğunu bir görebilseydin!

Kulaklarını kurtlar yemiş de duymaz olmuşlar, sürme yerine gözlerine toprak dolmuş da kör olmuşlar, işleyen diller ağızlardan kopup ayrılmış, uyanık kalpler göğüslerinde darmadağın olmuş, bütün azalarda (ölümün etkisiyle) bozulmalar olmuş, azalarını çirkin bir hale sokmuş ve yok olmayı kolaylaştırmıştır.

Hepsi teslim olmuşlardır. Ne onu savunacak bir elleri ne ağlayıp sızlayacak bir kalpleri vardır! Kalplerinin hüzünlendiğini ve gözlerinin çerçöp dolu olduğunu görürsün. Bütün bu işlerde onlar için değişmeyen bir özellik, aşılmayan bir zorluk vardır.

Yer nice değerli ve güzel renkli bedenleri yutmuştur. O, dünyada birçok çeşitli nimetlere sahipti, büyük makamları vardı. Kendisine bir musibet indiği zaman eğlenceyle oyalanır, oyun ve eğlencelerden taviz vermez, kendine teselli arardı. Umursamaz bir hayatın gölgesinde gülerken, dünya da ona gülüyordu.







Zaman o dikenini batırdığı, günler kuvvetini yok ettiği ve ölüm ona yakından baktığı zaman, kendisini bilmediği bir hüzün sardı, önceden haberdar olmadığı gizli dertlere duçar oldu, sağlığından emin olduğu bir anda hastalık belirtileri ortaya çıktı.

O bu haliyle, sıcağı soğukla ve soğuğu sıcakla tedavi eden doktorlara sığınmış; ama soğukla başarılmaya çalışılan sıcak arttıkça artmış, sıcakla tedavi edilmek istenen soğuk da artış kaydetmiştir.

Bu tedavi hastalığını iyileştirmedi, hatta hastalıkları daha da arttırdı. Uzmanlar bile onun derdine derman bulmaktan aciz kalmışlar, hastalığını soranlara hiç bir cevap verememişler, gizledikleri içler acısı haberi onun gıyabında tartışmışlardır.

Böylece birisi "O işte böyledir!" diyor; diğeri, tekrar sıhhatine kavuşması için ümit veriyor; bir diğeri ölümüne baş sağlığı dileyip ailesine, ondan önce ölüp gidenlerin ai­lelerini hatırlatıyordu.

Aynı şekilde o, dünyadan ayrılmak ve sevdiklerini terk etmek üzereyken bir anda boğazı tıkandı, şuuru kapandı, dili kurudu, bildiği birçok cevabı hatırladı da dilinde onları söyleyecek takati bulamadı.

Hürmet ettiği nice büyükten ve sevgi beslediği nice küçükten kalbine elem veren çağrılar işittiği halde onları işitmezlikten gelir. Kuşkusuz ki ölümün izah edilemeyen ve dünya ehlinin akıllarına hayallerine bile getirmeleri im­kansız olan daha nice zorlukları ve sıkıntıları vardır." Nehc'ul Belaga 217-221 Hutbe

Trabzon'un Maçka ilçesindeki T2 Tüneli'nde tehlikeli saatler

Trabzon'un Maçka ilçesinde bulunan T2 Tüneli'nde bugün öğle saatlerinde beton mikseri ile bir otomobilin çarpışması sonrasında otomobil alev aldı 

05.10.2026 15:02:00
İHA
 
Trabzon'un Maçka ilçesindeki T2 Tüneli'nde tehlikeli saatler
Trabzon'un Maçka ilçesindeki T2 Tüneli'nde tehlikeli saatler
Kaza sonrası Trabzon'dan Gümüşhane istikametine ulaşım dururken, tünel içinde yangın söndürme çalışması başlatıldı.






Alınan bilgiye göre, bugün saat 14.00 sıralarında Maçka ilçesi T2 Tüneli Gümüşhane istikametinde bir beton mikseri ile otomobilin çarpışması sonrasında kaza meydana geldi. 






Kaza nedeniyle otomobil alev alırken, tünelde ulaşım durdu. Yapılan ihbar üzerine bölgeye jandarma trafik ve itfaiye ekipleri sevk edilirken, yolda uzun araç kuyrukları oluştu. 






Yanan otomobilde bir kişinin bulunduğu öğrenilirken, yangın söndürme çalışmaları sürüyor.













Antalya'da 5 katlı binada yangın: Mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişiyi itfaiye kurtardı

Antalya'nın Manavgat ilçesinde 5 katlı binada çıkan yangında mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişi itfaiye ekiplerince kurtarıldı

05.10.2026 14:49:00
İHA
 
Antalya'da 5 katlı binada yangın: Mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişiyi itfaiye kurtardı
Antalya'da 5 katlı binada yangın: Mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişiyi itfaiye kurtardı
Edinilen bilgiye göre yangın, Durmuş Özen'e ait 10 dairelik 5 katlı binanın 3. katında çıktı. Alevler kısa sürede büyüyerek üst katlara ulaştı. İhbar üzerinde adrese Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimi, 112 Sağlık ve Manavgat Emniyet Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.






Olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri yangına müdahalede bulunurken, apartmanda mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişi balkon ve pencerelerden itfaiye merdiveniyle kurtarıldı.






Ambulansta sağlık ekiplerince kontrolden geçirilen 4 kişiden dumandan etkilenenlere oksijen tedavisi uygulandı. 






Yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu söndürülürken, dairelerde büyük çapta hasar oluştu.




















Bursa'da fabrika yangınının bilançosu ortaya çıkt

Bursa'da mobilya üretimi yapılan fabrikada çıkan yangının ardından ekiplerin bölgedeki çalışmaları sürerken, fabrikanın yangın sonrası son hali havadan görüntülendi

05.10.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bursa'da fabrika yangınının bilançosu ortaya çıkt
Bursa'da fabrika yangınının bilançosu ortaya çıkt
Bursa'nın Nilüfer ilçesinde mobilya üretimi yapılan fabrikada çıkan yangının ardından ekiplerin bölgedeki çalışmaları sürerken, fabrikanın yangın sonrası son hali havadan görüntülendi.






Bursa-İzmir kara yolu Başköy mevkisinde mobilya üretimi yapılan fabrikada saat 06.05'te yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı 20 itfaiye aracı ile BUSKİ, Park ve Bahçeler, Tarım A.Ş. ve Nilüfer Belediyesine ait 10 su tankeri ile 1 kepçe sevk edildi. AFAD'a bağlı KBRN ekibi de tedbir amacıyla olay yerine gönderildi.







Ekiplerin yaklaşık 2,5 saat süren müdahalesinin ardından alevler kontrol altına alınırken, yangının ardından fabrikada büyük çapta hasar meydana geldi. Yangının bilançosu dron görüntülerine de yansıdı. Fabrikanın çatısının ve bazı bölümlerinin yangından zarar gördüğü görülürken, ekiplerin bölgede soğutma çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi.







Öte yandan, yangın sırasında yükselen yoğun siyah dumanlar Bursa-İzmir kara yolunun birçok noktasından görüldü. Yangının çıkış sebebinin belirlenmesi için başlatılan soruşturma sürüyor.

TEM Otoyolu'nda seyir halindeki tırın dorsesi alev alev yandı

Bolu'da TEM Otoyolu Çaydurt mevkisinde kişisel bakım ürünleri yüklü tırın dorsesinde çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü. Yangında dorse kullanılamaz hale geldi

03.10.2026 12:06:00
İHA
 
TEM Otoyolu'nda seyir halindeki tırın dorsesi alev alev yandı
TEM Otoyolu'nda seyir halindeki tırın dorsesi alev alev yandı
Yangın, sabah saat 06.00 sıralarında TEM Otoyolu'nun Bolu geçişi Çaydurt mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ankara istikametine seyir halinde olan Ö.K. idaresindeki 81 FK 144 plakalı, kişisel bakım ürünleri yüklü tırın dorsesinde bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı.






Alevleri fark eden sürücü, tırı yol kenarına çekerek 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. 






Alev alev yanan dorseye itfaiye ekipleri müdahale etti. Yangın, ekiplerin çalışmasıyla kontrol altına alınarak söndürüldü. 






Yangında tırın dorsesi kullanılamaz hale gelirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.






Konya'da yeni obruk oluştu

Konya'nın Karapınar ilçesinde pancar ekili tarlada yeni bir obruk oluştu

02.10.2026 14:04:00
İHA
 
Konya'da yeni obruk oluştu
Konya'da yeni obruk oluştu
Obruk, Fevzipaşa Mahallesi'nde pancar ekili bir tarlada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, obruk bölgede çalışma yapan bir işçi tarafından fark edildi.






Pancar ekili tarlada oluşan obruğun yakın zamanda meydana geldiği tahmin edilirken, yaklaşık 15 metre çapında ve 8 metre derinliğinde olduğu belirtildi. Obruğu fark eden işçi, durumu vakit kaybetmeden belediye ekiplerine bildirdi. 






İhbar üzerine bölgeye gelen ekipler, obruk çevresinde incelemelerde bulundu. Obruğun tarla yollarına yakın olması nedeniyle çevrede güvenlik tedbirleri alındı. Ekiplerin bölgede gerekli kontrolleri sürdürdüğü öğrenildi.








Karapınar'da son yıllarda farklı bölgelerde meydana gelen obruklar, tarım arazileri ve ulaşım güzergahları açısından da dikkat çekmeye devam ediyor.

Şarkışla Sanayi Sitesi'nde yıkım gerginliği

Şarkışla Belediyesi'nin Şarkışla Sanayi Sitesi'nde kaçak yapıları yıkma girişimi gerginliğe neden oldu

02.10.2026 14:01:00
İHA
 
Şarkışla Sanayi Sitesi'nde yıkım gerginliği
Şarkışla Sanayi Sitesi'nde yıkım gerginliği
Şarkışla Belediyesi, Şarkışla Sanayi Sitesi'nde dükkanlara ek yapılan sundurmaları yıkma kararı aldı. Bugün planlanan yıkım işlemi esnafın tepkisine neden oldu. Site içerisinde toplanan esnaf yıkıma karşı çıkarak bir basın açıklaması yaptı.






Şarkışla Esnaf Odası Başkanı Ahmet Özer yaptığı açıklamada, "Geçtiğimiz dönemlerde sanayimizin büyüyebilmesi için satılan arsaların yol, su ve kanalizasyon hatları henüz yapılmamıştır. Gelişmekte olan sanayi esnafımız, yer problemine alternatif olarak ön sundurma ve yan kapatma gibi çözümler aramıştır. Birçok sanayi sitesinde bu tür alternatifler uygulanmaktadır; bunun en yakın örneği Sivas sanayi sitelerinde, bir örneği de Başkent'teki sanayi sitelerinde görülmektedir. Temennimiz; sanayide yer problemi henüz giderilemediği için mevcut yapıların yıkımının durdurulması, satılmış olan parsellerin altyapısı tamamlanarak bir an evvel sanayiye kazandırılması ve bu süre zarfında esnafımıza anlayış gösterilmesidir" ifadelerine yer verdi.








Öte yandan, yıkımların bir ay ertelendiği duyuruldu.

Güllü davasının ilk duruşması için tanık Nur Sultan Ulu Yalova Adliyesi'nde

Yalova'da geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden, kamuoyunda 'Güllü' adıyla tanınan sanatçı Gül Tut'un ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması için Güllü'nün kızının arkadaşı Nur Sultan Ulu Yalova Adliyesi'ne geldi

01.10.2026 13:30:00
İHA
 
Güllü davasının ilk duruşması için tanık Nur Sultan Ulu Yalova Adliyesi'nde
Güllü davasının ilk duruşması için tanık Nur Sultan Ulu Yalova Adliyesi'nde
Güllü'nün 26 Eylül 2025 tarihinde Çınarcık ilçesindeki evinin 6'ncı katındaki pencereden düşerek hayatını kaybetmesinin ardından başlatılan soruşturma kapsamında dava açılmıştı.






Davanın ilk duruşması bugün Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. Tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in 'tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandığı davada, olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise 'yalan tanıklık' suçundan 4 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.








Tuğberk'in ardından Sultan Ulu da ilk duruşma için Yalova Adliyesi'ne geldi. Davada görgü tanığı olarak yer alan Sultan Ulu'nun, olayla ilgili bildikleri ve tanıklığı duruşmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.








Sultan Ulu, ilk duruşma öncesinde adliyeye gelerek duruşmanın başlamasını beklemeye başladı.

Van'da sağanak vatandaşı hazırlıksız yakaladı

Van'da aniden bastıran sağanak yağış, kentte kısa süreliğine hayatı olumsuz etkiledi

01.10.2026 11:33:00
İHA
 
Van'da sağanak vatandaşı hazırlıksız yakaladı
Van'da sağanak vatandaşı hazırlıksız yakaladı
Kentte aniden bastıran yağmur nedeniyle birçok cadde ve sokak suyla kaplanırken, sürücüler ise trafikte zor anlar yaşadı. Yağışa hazırlıksız yakalanan vatandaşlar iş yerlerine ve bina girişlerine sığındı.






Meteoroloji 14. Van Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamada, bölge genelinde havanın parçalı ve çok bulutlu, yer yer aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağmurlu olacağı belirtildi. 






Açıklamada, "Bitlis çevreleri ile Muş merkez ve batı (Varto, Korkut ve Hasköy) ilçelerinin kuvvetli olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağmurlu olması beklenmektedir. Hava sıcaklıklarının mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın güneyli ve batılı yönlerden orta, yağış anında zaman zaman kuvvetli rüzgar şeklinde esmesi beklenmektedir. Yağışların, sabah saatlerinden itibaren Bitlis çevreleri ile Muş merkez ve batı (Varto, Korkut ve Hasköy) ilçelerinin kuvvetli sağanak ve yerel olarak gök gürültülü sağanak yağmurlu olması beklenmektedir. Yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır" denildi.




















logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.