logo
25 HAZİRAN 2026

İmamoğlu'ndan Akşener'e ittifak cevabı

İmamoğlu, "Sayın Akşener'in açıklamalarını ilgiyle takip ediyorum. Özenle izliyorum ve dinliyorum. Ben, Türkiye'nin, ülkemizin geleceğine dair, hele hele İstanbul'un geleceğine dair… Ki İstanbul, sadece bir yerel seçim değildir. Bunu herkes biliyor. Bu manada diyalogların kapalı olmayacağını düşünüyorum. Ben, az önce sizin ifade ettiğiniz gibi, kapıları kapattığı düşüncenize de katılmıyorum" dedi.

13.09.2023 14:59:00 / Güncelleme: 13.09.2023 15:56:20
Haber Merkezi
İmamoğlu'ndan Akşener'e ittifak cevabı
İmamoğlu'ndan Akşener'e ittifak cevabı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) kadim kuruluşu İETT, "Elektrikli Otobüs Dönüşüm Projesi"ni başlattı. İBB iştiraki İSBAK ile ortaklaşa yürütülen proje kapsamında, ilk olarak kullanım ömrünü tamamlamış 2006 model dizel otobüs, yüzde 100 elektrikli hale getirildi. Projenin tanıtım toplantısı, İETT Edirnekapı Garajı'nda, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul milletvekili Suat Özçağdaş ve İETT Genel Müdürü İrfan Demet'in katılımlarıyla gerçekleştirildi. Tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, dünyanın ve ülkemizin iklim değişikliği krizi noktasında yaşadığı sorunlara değinen İmamoğlu, "İstanbul'un bugün yaşadığı ulaşım, çevre, çarpık kentleşme gibi sorunların bugüne dair sorunlar olmadığını, uzun süreli birikmiş problemlerin, ihmallerin, plansızlıkların sonucu olduğunu bilmek lazım. Birbirini büyüten ve derinleştiren bu sorunların çözümü için, bütüncül ve de geleceği gözeten bir yaklaşımın şart olduğu da muhakkak. Geleceği gözetmek zorundayız" dedi.

"BUGÜNKÜ SORUNLARIN KAYNAĞI, GEÇMİŞTEKİ 'GÜNÜ KURTARMA' ANLAYIŞI"


Bugün yaşadığımız sorunların geçmişte hakim olan 'günü kurtarma' anlayışının sonucu olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, "Yani öyle bir iş yapalım ki, bugünü kurtaralım. Ama yarını hesaba katmayalım. Doğru bir planlama içinde hareket etmezseniz, ne kadar yatırım yaparsanız yapın, ne yazık ki boşa gidiyor" diye konuştu. "Aslında kültür olarak biz, böyle bir kültüre sahip değiliz" diyen İmamoğlu, "Bu toprakların iyi insanları, yüce insanları, geçmişteki bilge insanları doğaya, toprağa denize, suya, havaya, yaşama dair çok güzel sözleri bize miras bırakmışlar. Ama ne olduysa, bütün dünya bu konuda ne yazık ki hatalar yapıyor derken, biz de belki de bazı konularda ne yazık ki en fazla hatalar yapanların aralarına girdik. Ne yazık ki o bilinci yitirmiş durumdayız. Bu hassasiyet içinde olmalıyız. Biz, mümkün olduğu kadar, bu bilinci İstanbul'daki yeni yönetim anlayışımızın, İstanbul modelinin en önemli kavramı haline getirme gayreti içerisindeyiz. Her zaman, bugünü ve yarını bir arada gözeten, bilimsel bir planlama süreci içinde hareket eden bir ekip olma gayreti içerisindeyiz" şeklinde konuştu.

"CUMHURBAŞKANLIĞI GENELGESİYLE, BİZE DEVREDİLEN BİR METRONUN 3 MİLYAR LİRAYI AŞAN PARASINI, 11 AYDA KASAMIZDAN ÇEKİP ALDILAR"


"Sorunları, birbirleriyle ilişkilerini gözeterek ve bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz" diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

"Örneğin; bir yandan çok büyük bir metro ve raylı sistemden atılımı gerçekleştiriyoruz, bir yandan da çevreci bir ulaşım perspektifiyle yatırımlar yapıyor ve arayışlar içinde oluyoruz. Örneğin; bizden önce, 25 yılda 5 kilometrelik metro üretimi performansına ulaşılmışken, bizim dönemimizde bunu 2,5 katına, hatta 3 katına doğru çıkartma atılımı içerisindeyiz. Bu dediğim performansa, kendi üretim rakamlarımızdan ulaşıyoruz. Onun da altını çizeyim. Bir de şöyle bir model var: Aslında bu kime yazmalı; düşünmek lazım. Örneğin; bizden önceki yönetimde imalatı bakanlığa devredilen bir metroyu, tam biterken bir Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle, aylık kesinti üzerinden bir anda 30 katı, 35 katı kesinti rakamına çıkarak, -mesela Pendik- Sabiha Gökçen metro hattı- bütün maliyetini sadece ve sadece 11 ayda kasamızdan çekip alıverdiler. Halbuki biz, metroları yapabilmek için 10 yıl, 12 yıl, 15 yıl borçlanma için kaynak ararken, 'Biz yaptık' diyerek… Yani hani bakanlık kimin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi kimin? O da bizim, bu da bizim. Yani, 'bizim, sizin' diye bir kavramın içinde olmayan bir kurumsal yapı ve bir bütçeyi, bu şekilde bir bakışla, bir Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle, bize devredilen bir metronun parasını, 3 milyar lirayı aşan bir parayı, 11 ayda kasamızdan çekip aldılar."

"BİR YEREL YÖNETİMİN BÖYLE BİR ŞEYİN ALTINDAN KALKMA ŞANSI YOK"


Cumhurbaşkanlığı genelgesinin düzeltilmesi noktasında yetkililerden istirhamda bulunan İmamoğlu, "Sayın Cumhurbaşkanı'ndan da gündemine buradan bunu tekrar duyurmak isterim. Bir yerel yönetimin böyle bir şeyin altından kalkma şansı yok. O bakımdan İstanbul, hepimizin. Şimdiden ifade edeyim; hani ola ki, olur ya hani biraz da böyle şaka yaparak, hani olur ya belki önümüzdeki seçimi kazanırsınız, sizin başınıza dert olmasın. Hani şimdiden değiştirin falan… Nasılsa kazanamazsınız da… Ama hani şimdiden değiştirin de millet bir rahatlatsın. Yoksa, 2-3 tane metro daha devredilecek. Öyle 10 ayda, 11 ayda parasını çekersiniz falan. Niye İBB zor durumda kalsın. Öyle değil mi? İBB hepimizin" ifadelerini kullandı.

"PİYASA DEĞERİ 500 BİN EURO OLAN YENİ OTOBÜS ALMAK YERİNE…"


İBB'nin kadim kurumu İETT'nin de çevreci yatırımlar konusunda atılım içerisinde olduğunu belirten İmamoğlu, "2 yıl önce başlatılan bir çalışmayla elektrikli otobüs dönüşüm projesi, önemli bir çevreci adımdı. Bu projeyle, motor ömrünü tamamlamış otobüsleri, elektrikli motorla donatarak kullanmaya devam etmeyi amaçlıyor arkadaşlarım. Tabii burada hem büyük bir tasarruf sağlayacağız hem de tam da işte karbon salınımını azaltarak, havasını, suyunu ve toprağını koruyacak bir şehir haline geleceğiz" dedi. Proje ile piyasa değeri 500 bin Euro olan yeni otobüs almak yerine, 250 bin Euro'luk yatırımla, kullanım ömrünü tamamlamış bir aracı yeniden İstanbulluların hizmetine kazandırdıklarını kaydeden İmamoğlu, "Bu proje kapsamında, önümüzdeki 5 ay içinde de 10 adet daha otobüsün dönüşümünü sağlıyor olacağız. Bizi, bu kadar büyük bir kapasiteyi ve potansiyeli, bu hızın tatmin etmeyeceğini biliyoruz. Burada İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İETT, İSBAK ve diğer kurumlarımızın ve paydaşlarımızın bu konudaki ısrarlı çalışmaları, umuyorum ki önümüze daha seri, daha pratik, üretimi arttıran sayısal hedeflere bizi ulaştıracaktır" diye konuştu.

"BU KARARLILIĞIMIZIN ALTINDA TEK ŞEY VAR…"


İstanbul özelinde, katı atık yakma tesislerinden elektrikli deniz taksilere kadar, yaptıkları çevreci yatırımlardan örnekler veren İmamoğlu, konuşmasını, "Bu değerli ekiple, bu bilgi ve tecrübeyle, bu enerjiyle, bu hizmet tutkusuyla daha uzun yıllar İstanbul'a hizmet etmekte kararlıyız. Bu kararlılığımızın altında tek şey var: İstanbul'un yaşayan insanlarına, 16 milyon insanına ait olduğu duygusudur. Onlara hizmet etmek, onlarla birlikte düşünmek, onlarla birlikte kazanmak ve onlarla birlikte paylaşma meselesidir. Bu duruşu ve bu anlayışı, bu kentte daimi kılmanın bir İstanbul modeli olacağına inancımız tamdır. Ve bu bakış açısıyla, her zaman çözüm üretmeye bizler var isek, çözüm var anlayışını bu şehirde daim kılmaya gayret edeceğiz. Dizelden elektrikli otobüs dönüşüm projemiz İstanbul'umuza hayırlı uğurlu olsun. Emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum" sözleriyle tamamladı.

ELEKTRİKLİYE DÖNÜŞEN OTOBÜSÜN ÖZELLİKLERİ


İmamoğlu'nun konuşmasında verdiği bilgilere göre; çevreci proje sayesinde, 2006 model aracın karbon salınımı 0'a indi. Bu da tek bir aracın dönüşümüyle, yılda 3.300 ağaç dikimine eş değer bir katma değer sağlanması anlamına geliyor. Yine tek bir aracın dönüşümüyle, yıllık 1 milyon 130 bin TL yakıt tasarrufu sağlanacak. 2024 Şubat ayına kadar, 10 otobüsün daha elektrikli otobüse dönüştürülmesi hedefleniyor. Dönüşen aracın özellikleri ise şöyle oldu:

• 250 km menzil
• 1 saat 45 dakikada tam şarj
• 5 yıl menzil garantili batarya
• Saatte 70 km hız

Ayrıca elektrikli otobüs üzerindeki LiFePO4 (Lityum demirfostat) bataryalar sayesinde, acil ve afet durumlarında kullanılabilecek 22kw'lik güç temin edilebilecek.

GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI


İmamoğlu, konuşmasının ardından, İETT bünyesinde görev yapan toplam 144 kadın şoförden biri olan Beyza Morgil'in idaresindeki, dizelden yüzde 100 elektrikli araca dönüşen 2006 model otobüsü, Özçağdaş ve Demet ile birlikte deneyimledi. İmamoğlu, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da İETT Edirnekapı Garajı'nda yanıtladı. Gazetecilerin soruları ve İmamoğlu'nun basın mensuplarının sorularına verdiği yanıtları şöyle oldu:

"YEREL SEÇİM ÇALIŞMAMIZ HİÇ BİTMEDİ"


- Günün sonunda bir adaylık tartışması var malum. Hala gündemde. Siz, 'Yoldayım' demiştiniz yaklaşık üç hafta önce. Genel Merkez'den de bir yanıt, bir tepki bekleniyordu. Genel Başkan Sayın Kılıçdaroğlu, sizin için, 'Elbette adayımız' dedi. Üzerine neler ekleyeceksiniz? Bu açıklamayla birlikte artık yerel seçim startı resmen başlamış olur mu İstanbul'da?

"Tersten başlayayım. Bizim yerel seçim çalışmamız, hiç bitmedi. Bugün de aslında seçim çalışmasının içerisindeyiz. Her açılışımız, her hizmetimiz bir seçim bittiği an itibariyle başlar. Bir sonraki seçime kadar, o yerel seçim çalışması devam ediyor. Hiç hız kesmedik seçim gününe kadar da hız kesmeyeceğiz. Elbette ben, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir evladı olarak, 'İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yolculuğunda yola çıkıyorum, bu yolculukta varım' demekle fikrimi, niyetimi açıklamıştım. Ben tabii bu söylediğim kelimeden daha fazlasını kuramam. Partimizin, tüzüğümüzün gerekleri var. Bu yolculuğuma, tabii ki Sayın Genel Başkanımızın destek vermesi ve 'Adayımızdır' demesi sevindiricidir. Benim için değerli bir kanaattir, değerli bir tariftir. Bundan sonrası, tabii ki partimizin kurullarının alacağı, netleşecek kararların verileceği makamlardır. Bunların başında, Genel Başkanımızın bu kanaatinden sonra, Parti Meclisi gelir. O kararlar da alındıktan sonra, tamamen resmiyete kavuşur ve var olan yolculuğumuz, resmiyetiyle, emin adımlarla bir yolculuğa dönüşür. Hayırlısı olsun. Zaten dediğim gibi, ilk seçimden itibaren hiç gaz kesmeden, bu yerel mücadeleyi sürdürüyoruz."

"SAYIN GENEL BAŞKANLA DİYALOGU HİÇ KESMEDİM"

- Kemal Kılıçdaroğlu'nun İstanbul programlarından haberdar edilmediğiniz, davet edilmediğiniz söylenmişti. Hatta sizin bu konuyla ilgili Kılıçdaroğlu'nu aradığınız ve nedenini sorduğunuz söyleniyor. Böyle bir telefon görüşmesi gerçekleşti mi ve İstanbul programlarına davet edilmediniz mi?

"Yani bu sorunun muhatabı değilim. Bu konuşmaların, daha önce bir gazeteye vermiş olduğum beyanın dışında, ilave bir beyanım bugün olmayacak."

- Genel Başkan'la görüştünüz mü telefonda bu konuya ilişkin?

"Tabii görüşüyorum. Her zaman görüşüyorum. Hangi konuda kafamda bir soru işareti var ise ya da öğrenmesini istediğim bir husus var ise, Sayın Genel Başkanımızla, 28 Mayıs itibariyle, 29 Mayıs'tan beri bugüne kadar, her konuda ama yüz yüze ama telefonla bazen yazışarak diyaloğumu hiç kesmedim."

AKŞENER SORUSUNU YANITLADI


- Sayın Başkan, 'Yola çıkıyorum' açıklamanızın öncesinde veya sonrasında İYİ Parti lideri Sayın Akşener ile bir görüşmeniz oldu mu?

"Sayın Akşener'le biz, seçimden sonra, farklı konularda birkaç kez görüştük. Telefonla görüştük. Ama bu süreçlerle ilgili bir istişaremiz ya da bir diyaloğumuz başlamadı. Bunun olması için, önce bizim siyasi olarak kendi içimizdeki süreçlerin olgunlaşması değerlidir. Tabii ki kendileriyle de sohbet etmek, diyalog kurmak, daha önce olduğu gibi isterim."

- İttifaka dair kapıyı kapatmış gibi görünüyor Sayın Akşener ama. Bunun üzerine bir görüşme mümkün müdür önümüzdeki süreçte ve ittifaka dair fikirlerinizde herhangi bir değişim var mı Akşener'in açıklamaları sonrası?

"Sayın Akşener'in açıklamalarını ilgiyle takip ediyorum. Özenle izliyorum ve dinliyorum. Ben, Türkiye'nin, ülkemizin geleceğine dair, hele hele İstanbul'un geleceğine dair… Ki İstanbul, sadece bir yerel seçim değildir. Bunu herkes biliyor. Bu manada diyalogların kapalı olmayacağını düşünüyorum. Ben, az önce sizin ifade ettiğiniz gibi, kapıları kapattığı düşüncenize de katılmıyorum."

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.