logo
25 HAZİRAN 2026

IMF günleri geri mi geliyor? IMF'nin Türkiye ilgisinin perde arkasında ne var?

IMF Türkiye Masası Şefi Donal McGettigan ve IMF Türkiye Kıdemli Daimi Temsilcisi Ben Kelmanson'dan Türkiye ekonomisine ilişkin  açıklamalar yaptı. Açıklamaların satır aralarında Türkiye ekonomisine ilişkin önemli mesajlar yer aldı.

18.02.2021 13:09:00
IMF günleri geri mi geliyor? IMF'nin Türkiye ilgisinin perde arkasında ne var?
IMF günleri geri mi geliyor? IMF'nin Türkiye ilgisinin perde arkasında ne var?

Uluslararası Para Fonu (IMF) yetkilileri, Türkiye ekonomisindeki politika değişimini memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek, ekonomik politika değişikliğinin sürekli ve tutarlı bir şekilde uygulanmasının hedeflere ulaşmanın anahtarı olacağını söyledi.

IMF Türkiye Masası Şefi Donal McGettigan ve IMF Türkiye Kıdemli Daimi Temsilcisi Ben Kelmanson, Türkiye ekonomisine ilişkin 4. Madde konsültasyonu kapsamında yetkililerle yapılan görüşmelerin öncü bulgularına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Türkiye ekonomisini yakından takip eden IMF yetkililerine yöneltilen sorular ve cevapları şöyle:

SORU: Kovid-19 salgını devam ederken küresel ekonomik görünüm hakkında değerlendirmeniz nedir' Küresel bağlamda Türkiye için riskler ve fırsatlar neler'

McGettigan: IMF'nin Dünya Ekonomik Görünüm raporunun son güncellemesi, geçen yılın ardından küresel büyümenin toparlanmasını öngörüyor. Yeni enfeksiyon dalgalarına ilişkin endişelere karşı artan aşılamalarla birlikte istisnai belirsizliklerle dolu bir arka plan eşliğinde küresel ekonominin 2021'de yüzde 5,5 büyüyeceği tahmin edilirken, gelişmekte olan ülkeler büyümesinin az da olsa daha yüksek oranda gerçekleşmesi tahmin ediliyor.

Türkiye, virüsün yayılmasını engellemek için aşıların yaygınlaştırılması için çalışıyor. Bu çabaların başarısı, yıl boyunca ekonomik gelişmeler için kritik bir itici güç olacaktır. Memnuniyetle karşıladığımız ekonomik politika değişikliğine para politikasının sıkılaştırılması ve sadeleştirilmesi, daha önce alınmış anlık düzenleyici tedbirlerin ele alınması, kamu bankalarının kredilerinin yavaşlatılması ve Türkiye'nin mali çapasını koruma kararlılığı da dahil olmak üzere bağlı kalmak önemli olacaktır.

SORU: Türkiye'nin Kovid-19 salgınına karşı müdahalesini nasıl değerlendiriyorsunuz' Türkiye'nin politika tepkisi ve ekonomik etkilerine ilişkin düşünceleriniz neler'

McGettigan: Salgın, diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de ağır ekonomik ve insani zararlara neden oldu. Salgına karşı ilk politika tepkisi, diğer ülkelerde kullanılan araçlarla benzerdi. Parasal genişleme, likidite sağlanması, mali destek geçen yılın 3'üncü ve 4'üncü çeyreğinde ekonomide keskin bir toparlanmaya yol açtı. Nitekim Türkiye, 2020'de pozitif büyüme kaydettiği tahmin edilen ülkeler arasında yer alıyor.

Başka ülkelerdekine benzer araçlar kullanılsa da Türkiye'deki politika tepkisi çok daha hızlı para ve kredi büyümesine, daha az doğrudan mali desteğe dayandı ve bunun sonucu olarak da Türkiye'nin salgına yanıtı önceden olan kırılganlıkları şiddetlendirdi. Enflasyon, hedefin oldukça üzerinde seyrediyor ve artan dolarizasyon, nispeten yüksek ithalat ve finansal sermaye çıkışları Türk lirasındaki değer kaybını sınırlamak amacıyla yapılan büyük ölçekli döviz müdahalesini tetikledi.

Para politikasının sıkılaştırılması ve sadeleştirilmesi, kredi büyümesinin dizginlenmesi, idari tedbirlerin ele alınması ile tamamlayıcı maliye politikası memnuniyetle karşılanıyor. Liranın değer kazanmasını, kredibilitenin iyileşmesini, risk priminin düşmesini sağlayan bu politika değişikliğinin enflasyonu da kademeli olarak düşürmesi bekleniyor. Düşük döviz rezervleri, yüksek dış finansman ihtiyacı ve yüksek yurt içi döviz mevduatı, ekonominin hala gerek yurt içi gerek yurt dışı şoklara ve hassasiyetlere karşı kırılgan olduğu anlamına geliyor. Dolayısıyla kırılganlıklar, tamponlar yeniden oluşturulana kadar yüksek seviyelerde kalacaktır. Ekonomik politika değişikliğinin sürekli ve tutarlı bir şekilde uygulanması, hedeflere ulaşmanın anahtarı olacaktır.

SORU: G20 ülkelerinin 2020'deki ekonomik büyüme performanslarına baktığımızda Türkiye ve Çin, büyüme gösteren ülkeler olarak öne çıkıyor. Sağlıkta ve ekonomide yaşanan krize rağmen büyüme kaydeden Türkiye ile ilgili "yanlış" olan neydi'

McGettigan: Güçlü büyümenin iyi olduğunu düşünüyorum. Ancak ortaya çıkış şekli önemlidir. Daha önce bahsettiğim gibi Türkiye, salgına diğer ülkelerdekine benzer araçları kullanarak yanıt verdi ancak bu hızlı para ve kredi büyümesine diğer ülkelerdekinden daha fazla dayanıyordu. Bu 3'üncü çeyrekte çok güçlü bir ekonomik toparlanmaya yol açtı ve 4'üncü çeyrekte de bununla ilgili daha fazla kanıt görebiliriz. Fakat bu aynı zamanda ithalat, finansman, dolarizasyon ve para birimi üzerinde baskıya, döviz rezervlerinin kullanımına yol açtı. Bu güçlü büyümeyle sonuçlandı ancak rezervler yeniden inşa edilene kadar kırılganlıklar olacak. Bu rezervleri yeniden inşa etmek önemli olacak. İyi haber; oldukça memnuniyetle karşılanan politika değişikliği... Bu sürdürülürse tamponların yeniden inşası için zamanla zemin hazırlanacak.

SORU: 4. Madde konsültasyonu kapsamındaki görüşmelerin öncü bulgularının paylaşıldığı son açıklamada IMF, Türkiye ekonomisine ilişkin 2021 yılı büyüme beklentisinin yüzde 6'ya yükseltildiğini duyurdu. Bu yukarı yönlü revizyonun arkasındaki temel motivasyon neler'

Ben Kelmanson: 2021 için büyüme tahminleri yüzde 5'ten yüzde 6'ya yükseltildi. Bu yıla ilişkin büyüme tahmininin büyük bir kısmı, geçen yılın ikinci yarısında ekonomik faaliyette yaşanan güçlü toparlanmanın bu yılbaşındaki GSYH seviyesini kısmen artırarak mekanik olarak 2021'e taşınması ile açıklanabilir. Bu mekanik geçişe ek olarak, aşının yaygınlaşması ve küresel büyümede beklenen toparlanma da Türkiye'deki ekonomik faaliyeti bu yıl destekleyecektir. 2022'den itibaren büyümenin yüzde 3,5 civarındaki potansiyel büyüme eğilimine geri döneceğini tahmin ediyoruz.

SORU: Son yapılan 4. Madde görüşmelerinin tamamlanmasının ardından yayımladığınız açıklamada, Türkiye'nin ilk politika müdahalesinin ekonomide keskin bir toparlanmaya yol açtığını belirttiniz. Ekonomik toparlanmanın sürmesi için neler yapılmalı'

Kelmanson: İlk politika yanıtı, ekonomide çok keskin bir toparlanmaya yol açmakla birlikte daha önce bahsettiğimiz gibi aynı zamanda önceden var olan kırılganlıkları da artırdı. Bu da nihayetinde gerekli ve memnuniyetle karşılanan bir ekonomik politika değişikliğine yol açtı. Bu politika değişikliğinin gerektiği sürece sürdürülmesi gerektiği düşüncesindeyiz. Özellikle sıkı para politikası duruşunu ve buna eşlik edecek salgın odaklı geçici ve hedefe yönelik ilave mali destekleri sürdürmek önemli olacak. Bu tedbirlere orta vadeli bir mali konsolidasyon planının da eşlik etmesi gerekir. Bu plan da 2022 yılından itibaren uygulanmak üzere şu anda yasalaştırılabilir. Bu tür politikalar, kredibilitenin ve ekonomideki tamponların yeniden inşa edilmesine yardımcı olurken, Kovid-19 salgınından kaynaklanan insani ve ekonomik ihtiyaçlara da yanıt olacaktır. Ayrıca, maliye, finans, iş gücü piyasası ve şirketler kesimine yönelik sıraladığımız hedef odaklı yapısal reformlar salgının olası uzun vadeli etkilerini hafifletmeye yardımcı olacaktır.

SORU: Küresel tedarik zincirinin Çin'den özellikle Türkiye, Vietnam ve Endonezya gibi diğer gelişmekte olan ülkelere kaydığını görüyoruz. Türkiye'nin bundan faydalanacağını düşünüyor musunuz'

McGettigan: Türkiye, coğrafi olarak çok iyi bir konumda bulunuyor. Bazı başka özellikleri de var. Oldukça girişimci, dinamik, genç bir ekonomisi var. Ayrıca, küresel tedarik zincirinin bir parçası olmak ve yabancı yatırımı teşvik etmek için son politika değişiminin iyi olacağını düşünüyorum. Bence iki şey kesinlikle çok önemli. Biri, makroekonomik istikrar, ikincisi ise yapısal reformlar. Makroekonomik istikrar tarafında şu anda kesinlikle doğru hamleler yapılıyor. Yapısal tarafta ise bu aşamada odak noktasının salgınla ilgili ihtiyaçları ele alma olması gerektiğini düşünüyoruz. Ancak orta vadede bunun ötesine geçildiğinde başka konular var. Ancak coğrafi konumunun girişimci genç nüfusla, gerekli reformlarla birleştiğinde Türkiye'yi küresel tedarik zincirindeki kaymadan yararlanacağı şekilde konumlandıracağını düşünüyorum.

SORU: IMF, her daim Türkiye'nin büyümesi için yapısal reformlara ihtiyacı olduğunu söylüyor. Bu yapısal reformları biraz detaylandırabilir misiniz'

McGettigan: Ele aldığımız her ülkede yapısal reformlardan bahsediyoruz, burada Türkiye'yi ayrı tuttuğumuzu düşünmüyorum. 4. Madde görüşmeleri, her yıl her üye ülke için gerçekleştiriliyor. Şunu söyleyebilirim ki şu anda Türkiye için görüştüğümüz temel konular son görüşmelerin ardından ocak ayındaki açıklamada ortaya koyduğumuz konulardır. İş gücü piyasasının hem esnek olduğundan hem de salgından etkilenenler için destek sağlandığından emin olmak önemli. Örneğin, Türkiye'de kadınların iş gücüne katılımına yönelik her türlü adımın ilerleme için iyi olacağını düşünüyorum. Dikkate alınması gereken bir diğer alan genç işsizliği. Burada eğitim politikaları oldukça önemli. Bunları ele almanın zamanı olmadığının farkındayız ancak bir süredir gündeme getirdiğimiz sorunlar var. Kıdem tazminatı konusu da zamanla incelenebilecek bir başka alan. Salgının uzun vadeli etkilerinden kaçınılması gerektiğini düşünüyoruz. Diğer bir deyişle, olumsuz bir şok olduğunda şoklar geçici olur ve zamanla her şey düzelir. Yani iş gücü piyasası tarafında eğitime odaklanmanın kadınların iş gücüne katılımına ve genç işsizliğine yardımcı olacağını düşünüyorum. Yapısal reformlar tarafında odaklandığımız bir diğer alan ise finansal olmayan şirketler kesimi. Bu diğer üye ülkelerde de karşılaştığımız bir sorun. Bazı şirketlerin açıkça zorluklarla karşı karşıya olduğunu düşünüyorum. Salgın ortadan kalktıkça finansal olmayan şirketleri sağlıklı ve yaşayabilir olanlar ve sağlıklı olmayanlar olarak sınıflandırmanın, sermayenin sağlıklı olmayan firmadan sağlıklı olan firmaya aktarılmasının yolları olduğundan emin olunmalı. Bir diğer alan, mahkemeler tarafında daha fazla kapasiteye yönelik reformları içerir. Açıkça yardımcı olacak başka reformlar da var. Ancak salgında salgının kendisi üzerine odaklanılması gerektiğini düşünüyoruz.

Kelmanson: 4. Madde görüşmeleri, her yıl tüm üye ülkeler için gerçekleştiriliyor. Salgın nedeniyle bu yıl salgının ülkelerde yarattığı zorluklara özel olarak odaklanıldı. Az önce bahsettiğimiz reformlar daha çok orta vadeli konular. Ancak bu yıl daha çok salgına odaklanmış bir gündem var. Bu bağlamda temel soru, salgının ekonomi üzerindeki uzun vadeli etkilerinin nasıl engelleneceği. Burada odağımız iki konu üzerinde yoğunlaşıyor. Birincisi, iş gücü piyasası ve dolayısıyla istihdam büyümesinin nasıl sürdürüleceği. İkincisi ise salgın sonrasında şirketler kesiminin güçlülüğünün nasıl muhafaza edileceği.

SORU: Dünyada birçok ülke salgının etkilerine karşı gevşek bir para politikası izlerken Türkiye sıkı para politikası uyguluyor. Türkiye'nin yeni politika yaklaşımını memnuniyetle karşıladığınızı belirttiniz. Bunun nedeni nedir' Türkiye'de yeni ekonomi yönetiminin yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz'

Kelmanson: Para politikasını sıkılaştırmaya ve kredi büyümesini ele almaya yönelik son ekonomi politikası değişikliğini memnuniyetle karşılıyoruz. Tek bir politika faiziyle likidite sağlamaya geçiş de dahil olmak üzere para politikası çerçevesinin sadeleştirilmesini de takdir ediyoruz. Bu adımlar kredibilitenin yeniden inşasına, risk priminin düşmesine, Türk lirası üzerindeki baskının sınırlanmasına ve rezervlerin güçlendirilmesine yardımcı oldu. Enflasyon beklentilerinin istikrara kavuşmaması durumunda ilave ölçülü sıkılaşma yapılmasını ve ayrıca sıkı parasal duruşun sürdürülmesini tavsiye ediyoruz. Ayrıca, kredi tahsisinin daha çok piyasada belirlenmesine imkan verecek politikalar izlenmeli. İlaveten mali tarafta, Hazine ve Maliye Bakanlığının Türkiye'nin tarihsel olarak güçlü mali çapasını desteklemek için gösterdiği çabaların yeniden doğrulanmasını da memnuniyetle karşılıyoruz. Bir miktar daha mali alan olduğuna inanıyoruz. Bu alan, salgınla ilgili destek sağlama amacıyla hedefe yönelik ve geçici bir şekilde kullanılabilir. Aynı zamanda mali konsolidasyon planı, 2022 yılından itibaren uygulamaya başlanmak üzere şu anda yasalaştırılabilir.

SORU: IMF, Türkiye'de özellikle siyasi olarak hassas bir konu. Türk yetkililer ve Hazine Bakanlığı ile iletişiminiz nasıl'

McGettigan: Bildiğiniz gibi Ankara'da bulunan Kıdemli Daimi Temsilcimiz Sayın Kelmanson, Türkiye'deki meslektaşlarımızla devamlı etkileşim halinde. 4. Madde görüşmeleri için bütün toplantıları yetkililer organize ediyor. Bu yıl salgın sebebiyle ilk kez Türkiye'ye sanal ziyaret düzenlemek zorunda kaldık ve sorunsuz geçti. Yetkililer, toplantıları son derece iyi organize etti. Çok misafirperverlerdi ve uzun, çok iyi toplantılar düzenledik. Çok yapıcı toplantılardı. Diğer birçok ülkede olduğu gibi hassasiyetler olmasına rağmen çalışma ilişkisinin çok samimi, yapıcı ve yardımcı olduğunu söylemek isterim.

Kelmanson: Bence, yetkililerle teknik düzeyde iyi ilişkilerimiz var. IMF üye bazlı bir kurumdur ve Türkiye, bu örgütün önemli bir üyesidir. İcra Direktörleri Kurulumuzda diğer tüm direktörlerle birlikte oturan, tüm ülke ve politika tartışmalarında yer alan bir temsilcimiz var. Türkiye, tüm bu tartışmalarda her zaman çok yapıcı bir rol oynamıştır. Türk yetkililerin IMF İcra Direktörleri Kurulu'nda katkıda bulundukları yapıcı diyalogların benzerini biz de burada Türkiye'de sürdürmekteyiz.

SORU: Türkiye ekonomisinin kısa ve uzun vadeli geleceği hakkındaki beklentileriniz neler'

McGettigan: Daha önce de bahsettiğim gibi Türkiye, esnek, girişimci ve dayanıklı bir ekonomiye sahip. Ayrıca, oldukça genç bir nüfusu var ve Türkiye, küresel ticaretin kavşak noktasında yer alıyor. Bu arka plan doğrultusunda Türkiye, küresel ekonomi salgından toparlanmaya başladığında gelişmek için iyi bir konumda bulunuyor. Bu fırsatlardan en iyi şekilde yararlanmak için Türkiye'nin kısa ve uzun vadeli zorlukları ele alması gerekiyor. Birincisi, belirsizliklerle dolu bir dünyada şoklara karşı korunma sağlamaya yönelik tamponları güçlendirmek için son ekonomik politika değişikliğine devam edilmesi gerekiyor. İkincisi, salgının kalıcı olumsuz etkilerini en aza indirmek ve Türkiye'nin ekonomik potansiyelini daha da güçlendirmek için hedefe yönelik reformlar yapılmalıdır. Böylece gelecek yıllarda güçlü, sürdürülebilir büyüme ve istihdama ulaşılabilir.

SORU: Türkiye ekonomisini 5 yıl içerisinde nerede görüyorsunuz'

McGettigan: Türkiye'yi 5 yıl içinde gücünü toplamış görmek istiyorum. Bu nedenle politika değişikliğine devam edilmesi ve gerekli yapısal reformların gerçekleştirilmesi hayati önem taşıyor. Türkiye'nin bu reformlardan yararlanmak için iyi bir şekilde konumlandığını düşünüyorum. 

Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı

Türkiye’ye göç edenler yüzde 25,2 artışla 393 bin 829 kişiye ulaşırken, en çok göç alan ve veren şehir İstanbul oldu, ülkeye gelen yabancı nüfusta ise ilk sırayı Türkmenistan vatandaşları aldı

24.06.2026 19:20:00
AA
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı

Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı

Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.