logo
10 MART 2026


İşgale inat Mescid-i Aksa'da yaklaşık 120 bin kişiyle bayram namazı

Yaklaşık 120 bin Müslüman, Ramazan Bayramı namazı için sabah saatlerinde İslam dininin en kutsal üçüncü mekanı Mescid-i Aksa'da saf tuttu.

 

21.04.2023 10:05:00
İşgale inat Mescid-i Aksa'da yaklaşık 120 bin kişiyle bayram namazı
İşgale inat Mescid-i Aksa'da yaklaşık 120 bin kişiyle bayram namazı

Sabah saatlerinden itibaren her yaştan Filistinli ve Müslüman, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'da namaz kılmak için yola koyuldu.

Mescid-i Aksa'nın bulunduğu Eski Şehir bölgesi bayram namazı nedeniyle yaya ve araç trafiğine sahne oldu. Cemaat, Aksa'nın kapılarında oluşan izdiham sırasında tekbirler ve salavatlar getirerek dualar etti.

Kudüs İslami Vakıflar İdaresi'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, yaklaşık 120 bin kişi bayram namazını Mescid-i Aksa'da kıldı.

Namazın kılınmasının ardından tekbirler eşliğinde bayramlaşma kısmına geçildi. Cemaate bayramlıklarını giyerek katılan çocuklar dikkati çekti.

Bayram namazını Mescid-i Aksa'da kılan bir grup Türk de cemaate lokum ve kuru yemiş dağıttı.

Cemaate lokum ikram eden Mustafa Güleren, AA muhabirine, daha önce Kudüs'ü ziyaret ettiklerinde Filistinliler tarafından çok iyi karşılanmaları nedeniyle böyle bir jest yapmayı düşündüklerini söyledi.

Ramazan ayının son günlerini Kudüs'te ve Mescid-i Aksa'da geçirmeyi "kelimelere dökmenin mümkün olmadığını" dile getiren Güleren, Kudüs'te kardeşlik ortamının hakim olduğunu ve ramazan ayında bunun daha da arttığını belirtti.

İsrail polisinin Mescid-i Aksa'da ibadet edenlere yoğun şiddet uyguladığı 4-5 Nisan'daki baskınları, Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde ramazan ayında gerilimin tırmanmasına neden olmuştu.

İsrail'in ramazan ayının son on gününde fanatik Yahudilerin Mescid-i Aksa'ya baskın yapmasına izin vermemesiyle tansiyon düşmüştü.
AA

Vali Köşger açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı

Denizli'de sabah saatlerinde meydana gelen depremin ardından bölgede incelemeler yapan Vali Yavuz Selim Köşger, açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı. Vali Köşger, "Şu an itibarıyla en sevindirici tarafı can kaybının olmamasıdır. Ekiplerimiz enkaz ve hasar oluşan alanlarda incelemelerini sürdürüyor. Hasar tespit çalışmaları devam ediyor ve durum yakından takip ediliyor" dedi

09.03.2026 12:47:00 / Güncelleme: 09.03.2026 12:49:33
İHA
Vali Köşger açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı
Vali Köşger açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı
Denizli'de sabah saat 9.21 ralarında Buldan ilçesi Yenicekent Mahallesi merkezli 5.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin ardından Yenicekent Mahallesi'ndeki eski özellikle yapılarda hasar oluştu. Depremin ardından AFAD, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, itfaiye ekipleri depremin yaşandığı Buldan ilçesinde ve çevre ilçelerde teyakkuza geçti.

Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger'de ilk olarak Buldan ilçe merkezine ardından Yenicekent Mahallesine gelerek incelemelerde bulundu, kurum amirlerinden bilgi aldı. Hasar gören yapıları ziyaret ederek vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Vali Köşger, deprem hakkında açıklama yapacağı sırada 3.0 büyüklüğünde artçı sarsıntıya yakalandı.



"Şu an itibarıyla en sevindirici tarafı can kaybının olmamasıdır"

Depremden etkilenen tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, bölgede özellikle eski yapılarda sıkıntılar yaşandığını ifade etti.

Eski yapıların duvarlarında çatlaklar, iş kısımlarında çökmelerin meydana geldiğini söyleyen Vali Köşger, "Bazı binaların iç dizaynında çökmeler var. Bir kurum binasında ise kolon ve taşıyıcı sistemlerde hasar tespit edildi. Şu anda bütün ekipler sahada çalışmalarını sürdürüyor. AFAD ve jandarma ekiplerimiz bölgede incelemelerini yapıyor. Aynı zamanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı ekipler de hasar tespit çalışmalarına başladı. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğümüzün ekipleri de bölgede. Şu an itibarıyla en sevindirici tarafı can kaybının olmamasıdır. Ekiplerimiz enkaz ve hasar oluşan alanlarda incelemelerini sürdürüyor. Hasar tespit çalışmaları devam ediyor ve durum yakından takip ediliyor. Şu an itibarıyla okullarımızda da herhangi bir ciddi sıkıntı görünmüyor. Sadece bir okulumuzda yüzeysel sıva çatlakları var. Sadece o okul tahliye edildi. Arkadaşlarımız sahada tespit çalışmalarını yapıyorlar. Şu an için okullarımızda önemli bir hasar söz konusu değil. Bu nedenle okulların tatil edilmesi gibi bir durum da yok" dedi.

İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi

Ekrem İmamoğlu duruşmasında izleyiciler tezahürat yaptığı için mahkeme heyeti salonundan çıktı, duruşmaya saat 13.30'a kadar ara verildi. Tutuklu ve tutuksuz sanıklar çıkarıldı. Mahkeme başkanı izleyicilerin de salondan çıkarılmasına karar verdi. İzleyiciler duruşmaya alınmama ihtimaline karşın salondan ayrılmıyor

09.03.2026 12:30:00
İHA
İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi
İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'na yönelik yürütülen 'yolsuzluk' soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı.

Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu'nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş'in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun'un 251 yıla ve Adem Soytekin'in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşma bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye başlamıştı.

Duruşma sürerken, seyirci kısmından da zaman zaman tezahüratlar yükseldi. Mahkeme başkanı, duruşmanın düzenin bozulduğu gerekçesiyle seyircilerin salondan çıkarılmasına karar verdi.

Sanıklar salondan çıkarılırken, izleyiciler, jandarma eşliğinde dışarı alındı. Mahkeme heyeti salondan çıktı.

Duruşmaya saat 13.30'a kadar ara verildi. İzleyiciler salona geri alınmama ihtimaline karşı salondan ayrılmıyor.

Van ve Hakkari'de 320 kg uyuşturucu madde yakalandı

İçişleri Bakanlığı, Van ve Hakkari'de uyuşturucu tacirlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 320 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini açıkladı

09.03.2026 10:39:00
İhlas Haber Ajansı
Van ve Hakkari'de 320 kg uyuşturucu madde yakalandı
Van ve Hakkari'de 320 kg uyuşturucu madde yakalandı
İçişleri Bakanlığı, Van ve Hakkari'de uyuşturucu tacirlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 320 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini açıkladı.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Van ve Hakkari İl Jandarma Komutanlıklarınca düzenlenen operasyonlarda 320 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiği, olayla ilgili 15 şüphelinin yakalandığını bildirdi.



Açıklamada, "Van ve Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçısı zehir tacirlerine yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 320 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.



Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; Van ve Hakkari İl Jandarma Komutanlıklarınca yürütülen istihbari çalışmalar sonucu düzenlenen operasyonlarda; 198 kilogram esrar, 112 kilogram metamfetamin, 10 kilogram eroin uyuşturucu maddesi ele geçirildi. 15 şüpheli zehir taciri yakalandı. Uyuşturucuya yönelik operasyonlarımız ülke genelinde etkin şekilde sürdürülmektedir. Daire Başkanlığımızı, Kahraman Jandarmamızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

MSB'den KKTC'ye konuşlandırılan F-16'lar hakkında açıklama

Milli Savunma Bakanlığınca, KKTC'nin güvenliği için 6 F-16 savaş uçağının ve hava savunma sistemlerinin, bugünden itibaren KKTC'ye konuşlandırıldığı bildirildi

 

09.03.2026 10:10:00
Anadolu Ajansı
MSB'den KKTC'ye konuşlandırılan F-16'lar hakkında açıklama
MSB'den KKTC'ye konuşlandırılan F-16'lar hakkında açıklama

Milli Savunma Bakanlığınca, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) güvenliğinin artırılmasına yönelik kademeli planlamalar çerçevesinde, 6 F-16 savaş uçağının ve hava savunma sistemlerinin, bugünden itibaren KKTC'ye konuşlandırıldığı bildirildi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi;

"Bölgemizde yaşanan son gelişmeler kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliğinin artırılmasına yönelik yapılan kademeli planlamalar çerçevesinde 6 F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemleri bugünden itibaren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne konuşlandırılmıştır. 'Gelişmelere göre yapılacak değerlendirmeler neticesinde ihtiyaç duyulması halinde ilave tedbirler alınmaya devam edilecektir." 

Türkiye, KKTC'ye konuşlandıracak

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Sivil Havacılık Dairesi Müdür Vekili Aşkın Meşeli, Türkiye'nin yarın KKTC'ye 6 adet F-16 savaş uçağı göndereceğini açıkladı

09.03.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye, KKTC'ye konuşlandıracak
Türkiye, KKTC'ye konuşlandıracak
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Sivil Havacılık Dairesi Müdür Vekili Aşkın Meşeli, Türkiye'nin yarın KKTC'ye 6 adet F-16 savaş uçağı göndereceğini açıkladı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Sivil Havacılık Dairesi Müdür Vekili Aşkın Meşeli, Türkiye'nin yarın sabah saatlerinde KKTC'ye 6 adet F-16 savaş uçağı göndereceğini açıkladı. Meşeli, uçakların güvenlik amacıyla gönderileceğini belirterek, söz konusu sevkiyatın sivil uçuşları etkilemeyeceğini ifade etti.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, dün yaptıkları açıklamada, son gelişmeler kapsamında KKTC'nin güvenliğinin sağlanması amacıyla F-16 savaş uçaklarının adaya konuşlandırılmasının değerlendirildiğini bildirmişti.

’Futbolda bahis’ soruşturmasında tutuklanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ’futbolda bahis’ soruşturması kapsamında tutuklanan iş adamı Erdem Timur’un şirketlerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak tayin edildi

07.03.2026 23:16:00
Haber Merkezi
’Futbolda bahis’ soruşturmasında tutuklanmıştı
’Futbolda bahis’ soruşturmasında tutuklanmıştı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'futbolda bahis' soruşturması kapsamında tutuklanan iş adamı Erdem Timur'un şirketlerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak tayin edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen 'futbolda bahis' soruşturması sürüyor.



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından şüpheli Erden Timur hakkında yürütülen 'Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama' suçuna yönelik soruşturma kapsamında; şüphelinin ortağı ve sahibi olduğu ve öncül suçlar kapsamında elde ettiği suç gelirlerinin aklanması faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirilen şirketlere ilgili Sulh Ceza Hakimliği kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kayyım olarak atanmıştır. Soruşturma çok yönlü ve titizlikle devam etmektedir" ifadelerine yer verildi.

İstanbul'da 8 Mart nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak

İstanbul Valiliği, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri dolayısıyla yarın saat 14.00 itibarıyla bazı yolların kapatılacağını duyurdu

07.03.2026 16:19:00
İHA
İstanbul'da 8 Mart nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak
İstanbul'da 8 Mart nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak
Beyoğlu Sıraselviler Caddesi Meşelik Sokak'tan Taksim Meydan istikametine, Taksim Meydan'dan (büfeler önü) İstiklal Caddesi'ne bağlanan yolun trafiğe kapatılacağı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Refik Saydam Caddesi'nden Asmalı Mescit Caddesi'ne giriş-çıkış, Ensiz Sokak İlk Belediye Caddesi kesişimi, Balo Sokak Turnacıbaşı Caddesi kesişimi, Sadri Alışık Sokak Atıf Yılmaz Caddesi, Yeni Çarşı Caddesi, Kumbaracı Yokuşu, Turnacıbaşı Caddesi, Meşelik Sokak ve Sadri Alışık Sokak'tan İstiklal Caddesi'ne gidiş istikameti, Yeni Çarşı Caddesi İstiklal Caddesi kesişimi İstiklal Caddesi'ne akım verilmeyecek ve Taksim Tünel girişinden İstiklal Caddesi'ne giriş trafiğine izin verilmeyecek ve Tak-I Zafer Caddesi trafiğe kapatılacaktır"

Açıklamada, alternatif güzergahların İnönü Caddesi, Tarlabaşı Bulvarı, Refik Saydam Caddesi ve Meclis-İ Mebusan Caddesi olarak belirlendiği bildirildi.

Çağın hastalığı dijital demans!


 
Akıllı telefonlar, tabletler ve genel internet kullanımı, günlük yaşamın bir parçası haline gelirken kontrolsüz ve uzun süre kullanımı zihinsel sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılır oldu. 

07.03.2026 07:07:00 / Güncelleme: 07.03.2026 07:11:42
MURAT ÇORBACI
Çağın hastalığı dijital demans!
Çağın hastalığı dijital demans!

Akıllı telefonlar, tabletler ve genel internet kullanımı, günlük yaşamın bir parçası haline gelirken kontrolsüz ve uzun süre kullanımı zihinsel sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılır oldu. Moodist Psikyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan, son yıllarda literatürde sık sık yer bulmaya başlayan 'dijital demans' kavramına dikkat çekerek özellikle çocuklar ve gençler için önemli riskler barındırdığı uyarısında bulunuyor.

Dijital demans; dijital teknolojilerin aşırı ve bilinçsiz kullanımı sonucunda ortaya çıkan, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, çoklu görev yapma ve bilişsel işlevlerde zayıflama gibi demans benzeri belirtilerle kendini gösteren bir tablo olarak tanımlanıyor. Yapılan araştırmalar, uzun süreli ekran maruziyetinin bilişsel bozukluk gelişme riskini artırabileceğini ortaya koyuyor.

Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan'a göre dijital demans, özellikle akıllı telefonlar ve tabletlerle yoğun vakit geçiren bireylerde görülüyor. Bu kişiler zamanla: unutkanlık, odaklanma güçlüğü, çoklu görev yapamama, yeni bilgileri akılda tutmakta zorlanma gibi belirtiler yaşamaya başlıyor. Bu belirtiler, erken dönem demans semptomlarıyla büyük benzerlik gösteriyor. Özcan, çocuk ve ergenlerin, gelişim çağında olmaları nedeniyle dijital demans açısından en riskli gruplar arasında yer aldığını vurguluyor.

Özcan, "Dijital cihazlarla uzun süreli temas yalnızca bilişsel işlevleri değil, duygusal dengeyi de etkiliyor. Dijital demansa eşlik eden yaygın sorunlar arasında: ruh hali dalgalanmaları, sinirlilik, artan stres düzeyi yer alıyor. Ayrıca ekranlardan yayılan mavi ışık, uyku düzenini sağlayan melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayarak uyku kalitesini düşürüyor" dedi. Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan, şu önerilerde bulundu: "Günlük ekran süresi sınırlandırılmalı. Dijital cihazlar için belirli kullanım saatleri oluşturulmalı. Telefon ve tabletler uyku alanı dışında şarj edilmeli."

Ramazanda kefiri ne zaman tüketmeli?


 
 
Ramazan ayında kefirin probiyotik etkisi sayesinde bağırsak sağlığını desteklediğine değinen Diyetisyen Elif Berfin Aydoğdu, “Kabızlık ve sindirim sorunlarının önlenmesine yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Tokluk hissi sağlayarak sahur öğününü destekler. Ramazan ayında kefir, iftardan 1-2 saat sonra ya da sahurda tüketilebilir” dedi.

07.03.2026 06:35:00
MURAT ÇORBACI
Ramazanda kefiri ne zaman tüketmeli?
Ramazanda kefiri ne zaman tüketmeli?

Ramazan ayında kefirin probiyotik etkisi sayesinde bağırsak sağlığını desteklediğine değinen Diyetisyen Elif Berfin Aydoğdu, "Kabızlık ve sindirim sorunlarının önlenmesine yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Tokluk hissi sağlayarak sahur öğününü destekler. Ramazan ayında kefir, iftardan 1-2 saat sonra ya da sahurda tüketilebilir" dedi.

Kefirin protein, kalsiyum, fosfor, magnezyum ve B grubu vitaminleri açısından zengin bir besin olduğunu ifade eden Dyt. Aydoğdu, bilimsel çalışmaların kefirin bağırsak florasını güçlendirdiğini, sindirimi kolaylaştırdığını ve laktoz intoleransı olan bireylerde süte göre daha iyi tolere edildiğini gösterdiğini aktardı. Aydoğdu, "Bu özelliğiyle kefir, Ramazan'da mideyi yormayan, besleyici bir ara öğün ya da sahur desteği olabilir" diye konuştu.

Kefirin faydalı olmasına rağmen ölçülü tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Aydoğdu, "Sağlıklı bireyler için günde 1 su bardağı (200-250 ml) kefir yeterlidir. Ramazan ayında kefir, iftardan 1-2 saat sonra ya da sahurda tüketilebilir. İlk kez tüketmeye başlayan kişiler yarım bardakla başlayıp zamanla artırmalıdır" dedi.

Hiçbir yakınmanız olmasa bile, dikkat!


 
Diyabet, ülkemizde görme kaybının en önemli nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Uygun şekilde tedavi edilmediği ve düzenli takip edilmediği takdirde geri dönüşü olmayan kalıcı görme kaybına ve körlüğe yol açabiliyor.
 

07.03.2026 06:32:00
MURAT ÇORBACI
 Hiçbir yakınmanız olmasa bile, dikkat!
 Hiçbir yakınmanız olmasa bile, dikkat!
Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, diyabetik retinopatinin diyabetin en sık görülen ve tedavi edilmediği takdirde körlüğe neden olabilen en önemli komplikasyonu olduğunu belirterek, "Retina, gözün içini kaplayan ve görüntüyü algılayarak beyne ileten sinir tabakasıdır. Aslında görme fonksiyonunu gerçekleştiren ana yapıdır. Diyabetik retinopatide bu yapı yüksek kan şekerine bağlı olarak hasar görür ve tedavide gecikildiğinde kalıcı görme kaybı oluşur" dedi. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, bu nedenle diyabetik retinopatinin erken dönemde tedavi edilmesinin göz sağlığı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, "Diyabet tanısının ardından, hiçbir yakınmaları olmasa bile hastaların düzenli göz kontrollerini yaptırmaları gerekmektedir. Bu sayede, ortaya çıkan sorunlara erken dönemde müdahale edilmesi, görme kaybı riskini önemli ölçüde azaltır ve çoğu zaman önlenebilir hale getirir" diye konuştu.

Her 10 hastadan yaklaşık 3'ünde görülüyor!

Gözün sinir tabakası olan retinanın hasar görmesiyle meydana gelen diyabetik retinopati, diyabetik hastaların yaklaşık yüzde 30-35'inde görülüyor. Prof. Dr. Berna Özkan, retinopati gelişme riskinin hastalığın süresiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayarak, "Genellikle diyabet başlangıcından yaklaşık 5 yıl sonra gözde ilk patolojik değişiklikler ortaya çıkmaya başlar ve hastalık süresi uzadıkça retinopati görülme sıklığı da artar. Türk Diyabetik Retinopati Epidemiyoloji Çalışması'na göre, diyabet süresi 15 yılı aştığında hem kadınlarda hem erkeklerde görülme oranı yaklaşık yüzde 66'ya yükselir. Ayrıca, kan şekeri düzeylerinin iyi kontrol edilememesi ve hipergliseminin uzun süre devam etmesi, retinal hasarın şiddetini de belirgin şekilde artırır" dedi.

Kalıcı görme kaybına neden olabilir!

Diyabet temel olarak bir damar hastalığı olduğu için kanda yüksek düzeydeki glukozun uzun süre damar içinde dolaşması, damar duvarında yapısal bozulmaya yol açıyor. Bu hasar sonucu kan hücreleri, serum, proteinler ve lipidler, gözün sinir tabakası olan retinaya sızarak, ödem ve kanamalara neden oluyor. Bu tablo görme keskinliğinde azalmayla sonuçlanıyor. Prof. Dr. Berna Özkan, hastalık ilerledikçe hasar gören damar duvarlarının zayıfladığını ve damarlarda tıkanmalar oluştuğunu belirterek, "Bunun sonucunda retina yeterli kan ile oksijen alamaz; iskemi olarak adlandırılan süreç meydana gelir ve retina hücrelerinde kayıp başlar. Bu evrede ortaya çıkan görme kaybı sinir hücrelerinin yenilenme kapasitesi olmadığı için çoğu zaman geri dönüşsüz, yani kalıcı olur" diye konuştu.

Glokomdan katarakta…

Diyabet, retina dışında gözün başka yapılarını da etkileyebiliyor. Katarakt, glokom (göz tansiyonu), kornea ve oküler yüzey hastalıkları ile enfeksiyonlara yatkınlık bu etkiler arasında yer alıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, özellikle enfeksiyonlara yatkınlığın klinik açıdan büyük önem taşıdığını anlatarak, şöyle devam etti: "Diyabetik hastalarda immün yanıtın zayıflaması nedeniyle, normalde vücutta zararsız şekilde bulunabilen ya da günlük yaşamda karşılaşılan mikroorganizmalar, göz içinde ciddi, hatta görmeyi tehdit eden enfeksiyonlara (endoftalmi) yol açabilir. Ayrıca diyabet, göz hareketlerini sağlayan kranial sinirlerde mikroiskemik hasara neden olarak göz kaslarında felçlere ve buna bağlı çift görmeye (diplopi) sebep olabilir." 

Yılda bir kez göz muayenesi çok önemli!

Diyabetik retinopatide ilk damar değişiklikleri başladığında hastanın görme keskinliği hemen etkilenmeyebiliyor. Bu nedenle, diyabet tanısı konulduğunda düzenli göz muayeneleri ve ortaya çıkan sorunlara erken dönemde müdahale edilmesi, ciddi görme kaybının önlenmesi açısından kritik önem taşıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, diyabet tanısı alan ve henüz göz bulgusu saptanmayan hastaların yılda bir kez göz muayenesi yaptırmaları gerektiğini anlatarak, "Erken dönem retinopati bulguları tespit edildiğinde takip aralığı genellikle 6 aya indirilmektedir. İleri evre bulguların varlığında ise muayene sıklığı, hastalığın şiddetine ve klinik durumuna göre daha da artırılır" diyor. Prof. Dr. Berna Özkan, kontrol zamanı henüz gelmemiş olsa bile görme keskinliğinde azalma ve görme alanında kayıp fark edildiğinde veya şiddetli bir göz ağrısı oluştuğunda zaman kaybetmeden göz hekimine başvurmanın son derece önemli olduğunu vurguluyor.

Görme keskinliğinde artış sağlanabiliyor!

Günümüz tedavi yöntemleri sayesinde birçok hastada tam görme kaybının önüne geçmek mümkün olabiliyor. Diyabetik retinopati geliştiğinde, damar sızıntısına bağlı retina ödemi oluşmuşsa, göz içi enjeksiyon tedavileriyle ödem azaltılabiliyor. Bu tedavi sayesinde çoğu hastada görme keskinliğinde artış sağlanabildiğini aktaran Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, sözlerine şöyle devam ediyor: "Hastalık ilerleyip retina damarlarında tıkanmaya bağlı iskemi, yani doku tahribatı geliştiğinde ise iskemik retina alanlarına lazer fotokoagülasyon uygulanması gerekir. Daha ileri evrelerde diyabetik retinopatiye bağlı göz içi kanama, traksiyonel retina dekolmanı veya bağışıklık sistemindeki zayıflığa bağlı göz içi enfeksiyonlar ortaya çıkabilir. Bu durumlarda vitreoretinal cerrahiyle kanamalar temizlenebilir, retina yeniden yatıştırılabilir ve gözün bütünlüğü korunabilir."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.