logo
25 HAZİRAN 2026

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 2024 yılı bütçesi kabul edildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) 213 milyar 500 milyon liralık 2024 yılı bütçesi kabul edildi.

28.11.2023 22:42:00
Anadolu Ajansı
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 2024 yılı bütçesi kabul edildi
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 2024 yılı bütçesi kabul edildi
İBB Meclisi, kasım ayı yedinci birleşimi, Meclis 1. Başkanvekili Zeynel Abidin Okul başkanlığında Saraçhane'deki belediye binasında yapıldı.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, İBB 2024 yılı bütçesini sunmasının ve hedefledikleri projeler ile yatırımlara ilişkin değerlendirmelerde bulunmasının ardından siyasi partilerin grup başkanvekillerinin konuşmalarına geçildi.

İBB Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Tevfik Göksu, İBB'nin 100 yıllık hikayesinde 2019'daki avro bazındaki borcunun 1,8 milyar, Türk lirası bazında ise 14,45 milyar, avro ve Türk lirası bazında toplam borcun 26,5 milyar lira olduğunu söyledi.

Göksu, "İBB'nin borcu avro cinsinden 30 Eylül 2023 tarihi itibarıyla 2,8 milyar avro. İBB'nin borcu 2019'dan bugüne döviz bazında tam yüzde 52 artmıştır. Türk lirası bazında İBB'nin 2019'dan bugüne borcu yüzde 373 artmıştır. Şimdi soruyorum, bu ihaneti kim yaptı'" dedi.


Filistin'de yaşananlara da değinen Göksu, "Bu soykırım Dünya Çocuk Haftası'nda ve kadına şiddetle mücadelenin konuşulduğu bir ayda yaşanıyor. Hakikate bu kadar kör, bu kadar sağır iki yüzlü bir çağda yaşamak kalbimizi yoruyor. Öfkemizi büyütüyor. Gazze'deki katliamda sadece kadınlar, çocuklar ölmüyor. Gazze'deki katliamda değerler, insanlık, iyi niyetler, iyimserlikler, insanlığın geleceği ölüyor. Son bir asırdır insanlığın sadece entelektüel fantezi olarak söyledikleri demokrasi, insan hakları ölüyor. Her bir bombalamada demokrasinin ve insan haklarının üzerine bombalar düşüyor." diye konuştu.

Hakim güçlerin ortaya koyduğu iki yüzlülük sebebiyle, insanlığın üzerine ittifak ettiği tüm ortak değerlerin Gazze'de bombalandığını kaydeden Göksu, şöyle devam etti:

"Unutmayın, Gazze'deki ateşi söndürmezseniz Gazze'deki ateş tüm dünyayı, dünyadaki çocukların geleceğini, bütün insanlığın geleceğini yakar. Gelin hep beraber Gazze'deki ateşi, insanlık dramını, soykırımı birlikte durduralım. Zerre kadar insan onuruna ilişkin bir hassasiyetiniz varsa gelin Gazze'deki insanlık soykırımını, insanlığın katledilişini beraber durduralım. Ey Siyonist İsrail, seni Türkiye'nin 2. büyük meclisinden seni İstanbul'dan tüm benliğimizle kınıyor ve lanetliyoruz."

Göksu, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yaptığı sunumun sonunda AK Parti grubuna dönerek "Önümüzdeki dönemin motivasyonu ortaya çıkıyor" dediğini anımsatarak, "31 Mart 2024'de bu grup yine en güçlü şekilde burada olacak ama siz çok sevdiğiniz tatilde olacaksınız." dedi.

İmamoğlu'nun İstanbul'a pek uğramadığı için kendisine verilen verileri kontrol etme şansı olmadığını belirten Göksu, "Kontrol etmediği verilerle bir laf belediyeciliğinin sunumunu yaptılar. Ben hakikatleri paylaşacağım." ifadelerini kullandı.

Bütçelerin, yönetim anlayışının niyetini, faaliyet raporlarının ise yönetimin kabiliyetini ortaya koyduğunu kaydeden Göksu, yapacağı değerlendirmelerin İBB Başkanı gibi, bir ajansın yaptığı reklam metinlerinden, spotlarından olmadığını, İBB'nin hazırladığı bütçe kitabı, performans programı ve yatırım hizmet programlarındaki verilere dayalı olacağını dile getirdi.

İmamoğlu'nun 2019 yılı süreci itibariyle "Borçlanmak ihanettir ve İstanbul'un öz kaynak bütçesini 2 katına çıkaracağım" dediğini hatırlatan Göksu, bütçeye ilişkin konuşmasını bu iki kavram üzerinden yapacağını söyledi.

Finansı, insanı, bilgiyi, zamanı ve iletişimi yönetmenin belediyeciliğin en önemli 5 kavramını oluşturduğunu aktaran Göksu, şunları kaydetti:

"Bunların içerisinden en kıymetli olanlardan bir tanesi finansı yönetmektir. İBB'nin 2024 bütçesi 213,5 milyar lira. Bu bütçenin yaklaşık yüzde 66'sı merkezi bütçeden geleceği, 35 milyarı borçla temin edileceği öngörülmüş. Bu 5 yıl bütçe tasarımı yaparken hep, öz kaynağınız borcun dahi altında kalıyor dedik. Bunu bu sene telafi etmek için bir milim olsun yukarı yazmışlar. Onu da yukarı yazarken, 37,5 milyar lira kaynak üreteceğiz bu ürettiğimiz kaynaktan da 15 milyarını taksi plakası satarak elde edeceğiz, demişler. 3 bin taksi plakası satarak 15 milyar kasaya para koyacaklarmış. Ben hep ne diyordum, İBB'nin meselesi İstanbul'un taksi sorunu çözmek değil burada da bu tezahür etmiş. 2019 yılı İBB kasasına merkezi bütçeden gelen toplam para 12,5 milyar lira, 2024'te beklenen para 140,6 milyar lira. Bugüne kadar verilere bakıldığında bu 160 milyara gelecektir. 2018'den 2024'e merkezi bütçeden gelen rakam ne kadar artmış yüzde 1122 artmış. Bana söyler misiniz Türkiye'de yüzde 1122 artmış ne var. Merkezi bütçeden gelen para tam 12 kat artmış."



"İBB'ye her ay merkezi bütçeden gelen para, Kadıköy ilçemizin bütçesinin tam 2 katı"

Bu sırada CHP'li bazı meclis üyelerinin oturduğu sıralardan duruma itiraz etmesi üzerine Göksu, "Anlamadığım konu şu, arkadaş neden rahatsız oldu' İBB kaynakları 12 kat artmış, 12 kat daha fazla para gelmiş dediysem neden rahatsız oldun' Bazen hakikatler acı gelebilir. Burada az önce İBB Başkanı sunum yaparken Türkiye'nin ekonomisinin ne kadar travmatik olduğunu söyledi. O travmatik dediğin ekonomi senin bütçenin yüzde 89,9'unu oluşturuyor. İBB'nin bütçesini analiz ederken bu 2 temel yaklaşımla takip edin. Manipülasyonlar, enflasyon şöyle oldu, faiz böyle oldu, ekonomi böyle oldu... Hakikat burada, neticeye bakarız. Netice, 2018 yılı sonu itibariyle İBB'nin kaynağı merkezi bütçeden geliri, 12 kattan daha fazla gelmiş. İBB'ye her ay merkezi bütçeden gelen para, Kadıköy ilçemizin bütçesinin tam 2 katı her ay İBB'nin bütçesine geliyor." diye konuştu.

"Sayın Başkan tatile giderken, İstanbullulara tam 246,9 milyar borçlanmış olarak gidecek"

İBB Başkanı'nın en büyük iddiasının "İstanbul'a borçlanmak ihanettir" söylemi olduğunu vurgulayan Göksu, şöyle devam etti:

"Eylül 2023 itibariyle İBB'nin kesin borcu 98,9 milyar lira. Meclisten verdiğimiz yetkiler, İSKİ, İETT borçlarıyla beraber baktığınızda 2023 sonu kayıtlara girecek, mecliste bekleyen ve meclisten geçirdiklerimizle beraber borç 199 milyar liraya çıkıyor. Buradaki arkadaşlar 'Yok olmaz diyecekler'. Ben bugüne kadar söylediğim rakamlara hep olmaz dediler hep o rakamlar çıktı. Geçen sene 2023 bittiğinde 103 milyar olacak dedim, daha bitmeden 103'ü çoktan geçmişsiniz. 2024 bütün borç stokuna baktığınızda İBB, İSKİ, İETT'yi eklediğinizde Sayın Başkan bu borçlardan bir kısmı da meclisten geçerse, Sayın Başkan tatile giderken İstanbullulara tam 246,9 milyar borçlanmış olarak gidecek."

İBB'de bir algı yönetimi merkezi olduğunu kaydeden Göksu, "Bu algı yönetim merkezi genelde iş üretmeyince algı yönetmek üzere dizayn edilir. İBB Başkanı, 'Borçlanmak ihanettir' dedi. Şimdi soruyorum 246,9 artı 98 milyarlık ihaneti buraya kim yaptı'" dedi.

Sunduğu tüm belgelerin ve verilerin İBB kaynaklarında yer alan veriler olduğuna dikkat çeken Göksu, "Borçlanmışta, dövizi çarpmış TL'ye çevirmiş, TL'yi çarpmış dövize çevirmiş... Hakikat burada 30 Haziran 2019 tarihi itibariyle İBB'nin toplam borcu 1,85 milyar avro. İBB'nin yaklaşık 100 yıllık hikayesi var. Bu borç İBB'nin yaklaşık 100 yıllık hikayesinin borcu." şeklinde konuştu.

Bu sırada sözü CHP grubunca kesilen Göksu, "Arkadaşımız özel olarak görevlendirilmiş. Bu hakikatler yürütmek istedikleri algıyı bozan hakikatler. Bundan rahatsız oluyorlar. Bu tablo, 5 yıldır yürütmekte oldukları algıyı çöpe döken tablo." ifadesini kullandı.

İBB'nin 100 yıllık hikayesinde 2019'daki avro bazındaki borcunun 1,8 milyar, TL bazında ise 14,45 milyar, avro ve TL bazında toplam borcun 26,5 milyar lira olduğunu aktaran Göksu, "Şu anda İBB'nin borcu avro cinsinden 30 Eylül 2023 tarihi itibariyle 2,8 milyar avro. İBB'nin borcu 2019'dan bugüne döviz bazında tam yüzde 52 artmıştır. Türk lirası bazında İBB'nin 2019'dan bugüne borcu yüzde 373 artmıştır. Şimdi soruyorum, bu ihaneti kim yaptı' Bu 1,8 milyarlık borcunun içerisinde metrolar, tüneller, kavşaklar, köprüler, Yenikapı, Maltepe sahil düzenlemeleri, bu şehrin ulaşım ağları yolları var. 2,8'e çıktı da ne var' İBB'nin döviz bazında borcu yüzde 52, TL bazında yüzde 373 artmış. Başka ne olmuş biliyor musunuz' 2018 yılında İBB'nin bütçesi yüzde 1,3'ü faizle giderken 2024 bütçesindeki faiz 5,43. Yüzde 417 artmış. İBB'nin 2024 yılında faize ödeyeceği para yaklaşık 11,5 milyar lira. Bu ihaneti kim yaptı' Bu istatistikler faizlerin en düşük olan dönemin istatistikleri." diye konuştu.

İBB Başkanı İmamoğlu'nun "Öyle bir kent yöneteceğim ki İstanbul'un öz kaynaklarını 2 katına çıkaracağım" dediğini aktaran Göksu, "2 katı oldu ama tersine oldu. AK Parti döneminde öz kaynaklar bütçe içerisindeki öz kaynak ortalaması yüzde 28,5. Şu anki öz kaynak ortalaması 11,7. Bir iki kat var ama aşağı doğru iki kat var." değerlendirmesinde bulundu.

Göksu, bu bütçe açısından bakıldığında bile siyaseten günübirlik vasıtaları tercih ettiklerinin yönetim açısından da bir vizyona sahip olmadıklarının en bariz örneği olduğunu kaydetti.

Encümen toplantılarında her ay ortalama 500 milyon liralık arsa satıldığına işaret eden Göksu, "Şu ana kadar meclise 2,4 milyon metrekare arsa satışı getirmişsiniz. Bunun 2,2 milyonuna bu meclisten onay çıkmış. Ayazağı'nda garajın satıldığını biliyor musunuz' Ayazağı'nda garajı sattılar, hem de hukuksuz şekilde, ederinin en az 4 kat altında. İGDAŞ'ın satılan arazilerinden söz etmiyorum bile." eleştirilerini yöneltti.

Göksu, 2024 bütçesinin 31 Mart'tan sonra kullanılacak bir bütçe olduğunu ve bu bütçe AK Partili bir belediye başkanı tarafından kullanılacağı için ilk mecliste revize edileceğini söyledi.

Göksu, İstanbul Planlama Ajansını (İPA) İmamoğlu Planlama Ajansı olarak adlandırdığını kaydederek, İmamoğlu'nun İPA'da bir gazeteciye verdiği demeçte, İBB bütçesinde sosyal yardımı 5 kat arttırarak yüzde 10'a çıkardığını söylediği şeklinde demeç verdiğini anımsatarak, şöyle devam etti:

"İnsan insaf eder. Nereden yola çıkıyor' Bütçe kaleminde cari transferler diye bölüm var. Burada hane halkına aktarılan bir bölüm var. Hane halkına yapılacak transfer, bu bütçede 17,8 milyar. Bu halk otobüslerine ödenen bilet parası. 500 milyonu İETT'ye, 11,5 milyarı, sistemi allak bullak ettiğiniz, işlemez hale getirdiğiniz halk otobüsü sitemine, deniz ulaşımına 2 milyar, Metro AŞ'ye 2 milyar. 17,8 milyarın 16 milyarı halk otobüsüne, metroya, deniz ulaşımına ödenecek para. Vatandaşa ödenecek sosyal yardımı 1,8 milyar. Yani bütçenin yüzde 0,08'i, yani yüzde 1'in altında. Muhtemelen CHP Kongresini dizayn etmek için bu oranın daha üzerinde bir kaynak kullanılmıştır. Sosyal yardım meselesinde az önce konuşurken içim acıdı. 'Öğrencilere hiç yardım yapılmıyordu biz yardım yaptık' diyor. İBB'nin evraklarını açıp baksana ne kadar yardım yapılmış. 2008 yılında öğrenci burslarının yasaklanması için mahkeme kapısına koşan kimdi'"



"Tüm CHP'lilere ve aziz İstanbullulara soruyorum. 5 yıldan beri İstanbul'da ulaşım sisteminde daha iyiye gitti dediğiniz bir şey oldu mu '"

Göksu, İstanbul'un 3 temel stres alanı olduğunu, bunların ulaşım ve trafik, deprem, su ve çevre olduğuna işaret etti.

"Bu temel stres alanıyla ilgili İBB'nin 5 yıllık karnesi nedir'" diyen Göksu, "Tüm CHP'lilere ve aziz İstanbullulara soruyorum. 5 yıldan beri İstanbul'da ulaşım sisteminde daha iyiye gitti dediğiniz bir şey oldu mu ' Tüm İstanbullulara soruyorum. Ulaşım sisteminde bu 5 yılda daha iyiye giden bir şey oldu mu diye her vicdan sahibine soruyorum. Otobüsler yanıyor, bozuluyor, yollarda kalıyor, otobüsler vaktinde gelmiyor, metrolarda yürüyen merdivenler sabit merdivenlere dönmüş. Yanan bozulan gemiler, gelmeyen otobüsler, insanlarımız yolda kalırken İstanbul'da ulaşımda trafikte hiçbir şey yolunda gitmediği gibi yolunda işi gidenler de var." diye konuştu.


"İBB finansal olarak batmış, yönetilemez noktaya doğru gidiyor"

Göksu, 4 yıl boyunca mecliste dile getirdikleri ve İBB Başkanı'nın "kuru laf" dediği bir durumun olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sonra kendisi ile ilgili bir terör soruşturması olduğunda tüm milleti topladı. Ama bu soruşturmadan hiç bahsetmedi. Biz dedik ki, siz İETT eliyle başka bir tezgah kuruyorsunuz. Öyle bir tezgah kuruyorsunuz ki İETT 5 yılda 6,9 milyar bakım ihalesi yapmış bu bakım ihalesinin 4,1 milyarı tek bir firmaya verilmiş. Bu firma kim' Mali müşaviri CHP milletvekili olan, CHP'de büyük bir değişim yaşandı. Kasanın başına geçen bir arkadaşın mali müşavir olduğu bir firma. Çıkıp İstanbullulara şunu demeniz lazım. Bu otobüsler niye yollarda kalıyor' Ne hikmetse bu ilgili firma her şeyi bilmiş ama otobüsleri tamir etmeyi bilememiş. İnsan azıcık vicdanınız var ise bunu sorgularsınız. Bakın İBB 2024 yılında İETT'yi tam 27 milyar lira sübvanse edecek. Onun için İBB finansal olarak batmış, yönetilemez noktaya doğru gidiyor. İstanbul'u bu bataklıktan çıkarmak için ciddi bir değişime ve ciddi bir zihniyet dönüşümüne ihtiyaç var. Bunun için de 31 Mart'ı bekliyoruz."

Ekrem İmamoğlu'nun, seçildikten sonra birinci önceliğinin İstanbul olmadığını anlatan Göksu, "5 yıl boyunca İstanbul'a ve İstanbullulara yüzünü asla dönmedi. Sayın Başkan İstanbul'u değil, kendi siyasi kariyerini dert edindi. Attığı her adımda, aldığı her nefeste İstanbul adına heyecan duymak yerine kendisine hedef edindiği koltuk hayalleriyle heyecan duydu. 2019'da İstanbul'a başkan olmak için destek isteyen ve İstanbulluların oylarıyla seçilen Sayın Başkan, başta CHP'nin iç çekişmeleri olmak üzere siyasi, ekonomik, ticari her bir işle meşgul olmuş ancak bir tek İstanbul ile meşgul olmamıştır. Onun içindir ki İstanbul'a yeni uğradığı için o verileri burada anlatabildi. CHP'li başkan için bozulan metrobüslerden inerek yürümek zorunda kalan İstanbullu bir emekçinin, altına makam araçları verilen CHP'li yönetim kurulu üyeleri kadar değeri olmamıştır." diye konuştu.

Göksu, "CHP'li İBB Başkanı için ekmeğinden ettiği binlerce insanın hiçbir önemi yoktur. Sayın Başkan için siyaseten kendisini destekleyecek kimselerin belediyede işe alınması yeterlidir. Bu konuda o kadar ileri gitmiştir ki bugün size tarihi bir rakam açıklayacağım. Sırf CHP'yi dizayn etmek için kongre takvimi boyunca yani son 4 ayda İBB'ye tam 8 bin 643 kişi işe alınmıştır. CHP'yi dizayn etmek için' Bunu ben söylemedim. Çıktı kendi adayınız söyledi. Ne dedi' 'Delegelere iş sözü verildi, sözler verildi.' Çok ilginçtir bu 8 bin 643 kişinin alım grafiğine bakın geçtiğimiz iki ayda pik yapmış." ifadelerini kullandı.

İmamoğlu'nun, Cumhurbaşkanlığına aday olmak istediğini ama Cumhurbaşkanı yardımcılığına aday olduğunu dile getiren Göksu, şöyle devam etti:

"CHP'nin Genel Başkanlığına aday olmak istemiş, en sonunda CHP'nin eş genel başkanı olabilmiş, ama İstanbul'a başkan olamamıştır. Sayın Başkan'ın siyasal zihin haritasının göstergelerinden en önemlisi şudur, 6 ay önce kapı kapı dolaşarak 'Türkiye'yi bu adam kurtaracak, oda benim yiğitlerim' diyen kişiyi seçimden hemen birkaç saat sonra ertesi sabah 'Partiyi bile yönetemedi, Türkiye'yi nasıl yönetecek'' Diyerek baba oğul ilişkisinden 'hançer' ilişkisine geçen bir boyuta şahitlik ettik."

Raylı sistem konusuna da değinen Göksu, şunları kaydetti:

"İBB geldiği günden bu tarafa 10 hatta çalışma diye söz ediyor. 5 yıl oldu bu 10 metro hattı niye 11 olmadı' 10 hatta metro çalışmasını teslim aldınız, bunu 11 yapabildiniz mi' Ne kadar ilerlediniz, yeni bir tane hat ihalesi yapabildiniz mi' Hayır. Sayın Başkanı tebrik ediyorum. Az önce o kadar rahat söylüyor ki 47,3 kilometre metro yaptık. En çok metro yapanım, diyor. İnsanın içi sızlar içi. 31 Mart'tan sonra biz bu kürsüye gelip geçmiş dönemde toplam 5 kilometre metro yaptık diye kendimize yazarsak ayıp olmaz mı' Biz onu söylemeyiz. 47,3 kilometre metro yaptık diyor. El insaf ya. İBB Başkanı İmamoğlu'nun döneminde bizim teslim ettiğimiz hatlarda kendilerinin kazarak gittikleri mesafenin toplam uzunluğu 4,7 kilometredir. Yılda 900 metreye tekabül ediyor. Mahmutbey Metrosu'nu ben bitirdim, diyor, Bakanlığın açtığı metroyu 'ben bitirdim' diyor. El insaf ya. 2023 yılı içinde yapımı tamamlanan raylı hat uzunluğu 14,7 kilometre tamamlayacağız, diyor. Oraya da bir yıldız koymuş, 13,6'sını Bakanlık bitirdi, diyor. Benim yapacağım 1.1 kilometre, diyor. Daha dramatiğini söylüyorum.

Seçim dolayısıyla İBB Başkanı Beylikdüzü'ne metro geliyor diye billbordlar asıldı. Hiç olmazsa kendi billbordlarınızı yalanlamayın. İnsan ihalesini yaptığı metroyu, ihalesini yaparsın, yer teslimini yaparsın, bir şekilde başlarsın. Resmi belge ne diyor, 2023 yılında yapımına başlanan raylı sistem uzunluğu ne kadar' Sıfır, yazıyla sıfır, rakamla sıfır.

Şunu çok iyi beceriyorlar, Sayın Başkan geçerken hayal ediyor şuraya metro gelmeli, hemen etrafı çevriliyor. Metroya başlıyoruz. Asılan pankartların arkasını çektirdik hiçbir şey yok. Önü forma arkasını sorma. İBB diyor ki 2020 yılında 2,2 kilometre yeni hat yağacağım diyor, gerçekleşme sıfır, 2021 yılında 33,07 kilometre yapacağım gerçekleşme sıfır, 2022'de 2,65 kilometre yapacağım diyor gerçekleşme sıfır, 2023'te 20 kilometre diyor yeni hattan söz ediyorum. Gerçekleşme sıfır. O zaman İBB'nin 5 yıllık metro sıfır. Neydi bir filim vardı, otur sıfır."

"CHP olmasaydı metro inşaatlarının hiçbirisi tamamlanamazdı"

CHP Grup Başkanvekili Tarık Balyalı, bütçenin hazırlanmasında emeği geçen bürokratlara teşekkür ederek, "Bu bütçeleri biz sadece bir rakam olarak görüyoruz ama bunları hazırlamak aylar alır. Hepsinin emeklerine sağlık." dedi.

İBB'nin borç alma konularına değinen Balyalı, aldıkları borçlarla yatırım yaptıklarını söyledi.

İBB'nin yeni yönetiminin 4,5 yıllık dönemini, kendilerinden önceki 25 yıllık dönemle karşılaştırdıklarını ifade eden Balyalı, İstanbul'un en çok metro yapan belediye başkanının Ekrem İmamoğlu olduğunu ve İmamoğlu'nun "Metrolar Kralı" olarak anılacağını kaydetti.

"CHP olmasaydı metro inşaatlarının hiçbirisi tamamlanamazdı" diyen Balyalı, bütçede depreme 10,6 milyar, sosyal yardıma 14,3 milyar lira ayrıldığını belirtti.

İBB'nin kreş ve yurt çalışmalarından bahseden Balyalı, kendilerinden önceki dönemde kreş ve yurt olmadığını, İBB'nin bu dönemde kreşleri ve yurtları olduğunu söyleyerek, bütçenin hayırlı olması temennisinde bulundu.

Bütçe kabul edildi

Konuşmaların ardından bütçe oylamasına geçildi. Oylamada, 2024 yılı bütçesi, 221 kabul, 34 ret oyu ile kabul edildi.

Oylama sonrası İmamoğlu, kısa bir değerlendirme ve teşekkür konuşması yaptı. 

 

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.