logo
28 EYLÜL 2026

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 2024 yılı bütçesi kabul edildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) 213 milyar 500 milyon liralık 2024 yılı bütçesi kabul edildi.

28.11.2023 22:42:00
Anadolu Ajansı
 
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 2024 yılı bütçesi kabul edildi
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 2024 yılı bütçesi kabul edildi
İBB Meclisi, kasım ayı yedinci birleşimi, Meclis 1. Başkanvekili Zeynel Abidin Okul başkanlığında Saraçhane'deki belediye binasında yapıldı.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, İBB 2024 yılı bütçesini sunmasının ve hedefledikleri projeler ile yatırımlara ilişkin değerlendirmelerde bulunmasının ardından siyasi partilerin grup başkanvekillerinin konuşmalarına geçildi.

İBB Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Tevfik Göksu, İBB'nin 100 yıllık hikayesinde 2019'daki avro bazındaki borcunun 1,8 milyar, Türk lirası bazında ise 14,45 milyar, avro ve Türk lirası bazında toplam borcun 26,5 milyar lira olduğunu söyledi.

Göksu, "İBB'nin borcu avro cinsinden 30 Eylül 2023 tarihi itibarıyla 2,8 milyar avro. İBB'nin borcu 2019'dan bugüne döviz bazında tam yüzde 52 artmıştır. Türk lirası bazında İBB'nin 2019'dan bugüne borcu yüzde 373 artmıştır. Şimdi soruyorum, bu ihaneti kim yaptı'" dedi.


Filistin'de yaşananlara da değinen Göksu, "Bu soykırım Dünya Çocuk Haftası'nda ve kadına şiddetle mücadelenin konuşulduğu bir ayda yaşanıyor. Hakikate bu kadar kör, bu kadar sağır iki yüzlü bir çağda yaşamak kalbimizi yoruyor. Öfkemizi büyütüyor. Gazze'deki katliamda sadece kadınlar, çocuklar ölmüyor. Gazze'deki katliamda değerler, insanlık, iyi niyetler, iyimserlikler, insanlığın geleceği ölüyor. Son bir asırdır insanlığın sadece entelektüel fantezi olarak söyledikleri demokrasi, insan hakları ölüyor. Her bir bombalamada demokrasinin ve insan haklarının üzerine bombalar düşüyor." diye konuştu.

Hakim güçlerin ortaya koyduğu iki yüzlülük sebebiyle, insanlığın üzerine ittifak ettiği tüm ortak değerlerin Gazze'de bombalandığını kaydeden Göksu, şöyle devam etti:

"Unutmayın, Gazze'deki ateşi söndürmezseniz Gazze'deki ateş tüm dünyayı, dünyadaki çocukların geleceğini, bütün insanlığın geleceğini yakar. Gelin hep beraber Gazze'deki ateşi, insanlık dramını, soykırımı birlikte durduralım. Zerre kadar insan onuruna ilişkin bir hassasiyetiniz varsa gelin Gazze'deki insanlık soykırımını, insanlığın katledilişini beraber durduralım. Ey Siyonist İsrail, seni Türkiye'nin 2. büyük meclisinden seni İstanbul'dan tüm benliğimizle kınıyor ve lanetliyoruz."

Göksu, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yaptığı sunumun sonunda AK Parti grubuna dönerek "Önümüzdeki dönemin motivasyonu ortaya çıkıyor" dediğini anımsatarak, "31 Mart 2024'de bu grup yine en güçlü şekilde burada olacak ama siz çok sevdiğiniz tatilde olacaksınız." dedi.

İmamoğlu'nun İstanbul'a pek uğramadığı için kendisine verilen verileri kontrol etme şansı olmadığını belirten Göksu, "Kontrol etmediği verilerle bir laf belediyeciliğinin sunumunu yaptılar. Ben hakikatleri paylaşacağım." ifadelerini kullandı.

Bütçelerin, yönetim anlayışının niyetini, faaliyet raporlarının ise yönetimin kabiliyetini ortaya koyduğunu kaydeden Göksu, yapacağı değerlendirmelerin İBB Başkanı gibi, bir ajansın yaptığı reklam metinlerinden, spotlarından olmadığını, İBB'nin hazırladığı bütçe kitabı, performans programı ve yatırım hizmet programlarındaki verilere dayalı olacağını dile getirdi.

İmamoğlu'nun 2019 yılı süreci itibariyle "Borçlanmak ihanettir ve İstanbul'un öz kaynak bütçesini 2 katına çıkaracağım" dediğini hatırlatan Göksu, bütçeye ilişkin konuşmasını bu iki kavram üzerinden yapacağını söyledi.

Finansı, insanı, bilgiyi, zamanı ve iletişimi yönetmenin belediyeciliğin en önemli 5 kavramını oluşturduğunu aktaran Göksu, şunları kaydetti:

"Bunların içerisinden en kıymetli olanlardan bir tanesi finansı yönetmektir. İBB'nin 2024 bütçesi 213,5 milyar lira. Bu bütçenin yaklaşık yüzde 66'sı merkezi bütçeden geleceği, 35 milyarı borçla temin edileceği öngörülmüş. Bu 5 yıl bütçe tasarımı yaparken hep, öz kaynağınız borcun dahi altında kalıyor dedik. Bunu bu sene telafi etmek için bir milim olsun yukarı yazmışlar. Onu da yukarı yazarken, 37,5 milyar lira kaynak üreteceğiz bu ürettiğimiz kaynaktan da 15 milyarını taksi plakası satarak elde edeceğiz, demişler. 3 bin taksi plakası satarak 15 milyar kasaya para koyacaklarmış. Ben hep ne diyordum, İBB'nin meselesi İstanbul'un taksi sorunu çözmek değil burada da bu tezahür etmiş. 2019 yılı İBB kasasına merkezi bütçeden gelen toplam para 12,5 milyar lira, 2024'te beklenen para 140,6 milyar lira. Bugüne kadar verilere bakıldığında bu 160 milyara gelecektir. 2018'den 2024'e merkezi bütçeden gelen rakam ne kadar artmış yüzde 1122 artmış. Bana söyler misiniz Türkiye'de yüzde 1122 artmış ne var. Merkezi bütçeden gelen para tam 12 kat artmış."



"İBB'ye her ay merkezi bütçeden gelen para, Kadıköy ilçemizin bütçesinin tam 2 katı"

Bu sırada CHP'li bazı meclis üyelerinin oturduğu sıralardan duruma itiraz etmesi üzerine Göksu, "Anlamadığım konu şu, arkadaş neden rahatsız oldu' İBB kaynakları 12 kat artmış, 12 kat daha fazla para gelmiş dediysem neden rahatsız oldun' Bazen hakikatler acı gelebilir. Burada az önce İBB Başkanı sunum yaparken Türkiye'nin ekonomisinin ne kadar travmatik olduğunu söyledi. O travmatik dediğin ekonomi senin bütçenin yüzde 89,9'unu oluşturuyor. İBB'nin bütçesini analiz ederken bu 2 temel yaklaşımla takip edin. Manipülasyonlar, enflasyon şöyle oldu, faiz böyle oldu, ekonomi böyle oldu... Hakikat burada, neticeye bakarız. Netice, 2018 yılı sonu itibariyle İBB'nin kaynağı merkezi bütçeden geliri, 12 kattan daha fazla gelmiş. İBB'ye her ay merkezi bütçeden gelen para, Kadıköy ilçemizin bütçesinin tam 2 katı her ay İBB'nin bütçesine geliyor." diye konuştu.

"Sayın Başkan tatile giderken, İstanbullulara tam 246,9 milyar borçlanmış olarak gidecek"

İBB Başkanı'nın en büyük iddiasının "İstanbul'a borçlanmak ihanettir" söylemi olduğunu vurgulayan Göksu, şöyle devam etti:

"Eylül 2023 itibariyle İBB'nin kesin borcu 98,9 milyar lira. Meclisten verdiğimiz yetkiler, İSKİ, İETT borçlarıyla beraber baktığınızda 2023 sonu kayıtlara girecek, mecliste bekleyen ve meclisten geçirdiklerimizle beraber borç 199 milyar liraya çıkıyor. Buradaki arkadaşlar 'Yok olmaz diyecekler'. Ben bugüne kadar söylediğim rakamlara hep olmaz dediler hep o rakamlar çıktı. Geçen sene 2023 bittiğinde 103 milyar olacak dedim, daha bitmeden 103'ü çoktan geçmişsiniz. 2024 bütün borç stokuna baktığınızda İBB, İSKİ, İETT'yi eklediğinizde Sayın Başkan bu borçlardan bir kısmı da meclisten geçerse, Sayın Başkan tatile giderken İstanbullulara tam 246,9 milyar borçlanmış olarak gidecek."

İBB'de bir algı yönetimi merkezi olduğunu kaydeden Göksu, "Bu algı yönetim merkezi genelde iş üretmeyince algı yönetmek üzere dizayn edilir. İBB Başkanı, 'Borçlanmak ihanettir' dedi. Şimdi soruyorum 246,9 artı 98 milyarlık ihaneti buraya kim yaptı'" dedi.

Sunduğu tüm belgelerin ve verilerin İBB kaynaklarında yer alan veriler olduğuna dikkat çeken Göksu, "Borçlanmışta, dövizi çarpmış TL'ye çevirmiş, TL'yi çarpmış dövize çevirmiş... Hakikat burada 30 Haziran 2019 tarihi itibariyle İBB'nin toplam borcu 1,85 milyar avro. İBB'nin yaklaşık 100 yıllık hikayesi var. Bu borç İBB'nin yaklaşık 100 yıllık hikayesinin borcu." şeklinde konuştu.

Bu sırada sözü CHP grubunca kesilen Göksu, "Arkadaşımız özel olarak görevlendirilmiş. Bu hakikatler yürütmek istedikleri algıyı bozan hakikatler. Bundan rahatsız oluyorlar. Bu tablo, 5 yıldır yürütmekte oldukları algıyı çöpe döken tablo." ifadesini kullandı.

İBB'nin 100 yıllık hikayesinde 2019'daki avro bazındaki borcunun 1,8 milyar, TL bazında ise 14,45 milyar, avro ve TL bazında toplam borcun 26,5 milyar lira olduğunu aktaran Göksu, "Şu anda İBB'nin borcu avro cinsinden 30 Eylül 2023 tarihi itibariyle 2,8 milyar avro. İBB'nin borcu 2019'dan bugüne döviz bazında tam yüzde 52 artmıştır. Türk lirası bazında İBB'nin 2019'dan bugüne borcu yüzde 373 artmıştır. Şimdi soruyorum, bu ihaneti kim yaptı' Bu 1,8 milyarlık borcunun içerisinde metrolar, tüneller, kavşaklar, köprüler, Yenikapı, Maltepe sahil düzenlemeleri, bu şehrin ulaşım ağları yolları var. 2,8'e çıktı da ne var' İBB'nin döviz bazında borcu yüzde 52, TL bazında yüzde 373 artmış. Başka ne olmuş biliyor musunuz' 2018 yılında İBB'nin bütçesi yüzde 1,3'ü faizle giderken 2024 bütçesindeki faiz 5,43. Yüzde 417 artmış. İBB'nin 2024 yılında faize ödeyeceği para yaklaşık 11,5 milyar lira. Bu ihaneti kim yaptı' Bu istatistikler faizlerin en düşük olan dönemin istatistikleri." diye konuştu.

İBB Başkanı İmamoğlu'nun "Öyle bir kent yöneteceğim ki İstanbul'un öz kaynaklarını 2 katına çıkaracağım" dediğini aktaran Göksu, "2 katı oldu ama tersine oldu. AK Parti döneminde öz kaynaklar bütçe içerisindeki öz kaynak ortalaması yüzde 28,5. Şu anki öz kaynak ortalaması 11,7. Bir iki kat var ama aşağı doğru iki kat var." değerlendirmesinde bulundu.

Göksu, bu bütçe açısından bakıldığında bile siyaseten günübirlik vasıtaları tercih ettiklerinin yönetim açısından da bir vizyona sahip olmadıklarının en bariz örneği olduğunu kaydetti.

Encümen toplantılarında her ay ortalama 500 milyon liralık arsa satıldığına işaret eden Göksu, "Şu ana kadar meclise 2,4 milyon metrekare arsa satışı getirmişsiniz. Bunun 2,2 milyonuna bu meclisten onay çıkmış. Ayazağı'nda garajın satıldığını biliyor musunuz' Ayazağı'nda garajı sattılar, hem de hukuksuz şekilde, ederinin en az 4 kat altında. İGDAŞ'ın satılan arazilerinden söz etmiyorum bile." eleştirilerini yöneltti.

Göksu, 2024 bütçesinin 31 Mart'tan sonra kullanılacak bir bütçe olduğunu ve bu bütçe AK Partili bir belediye başkanı tarafından kullanılacağı için ilk mecliste revize edileceğini söyledi.

Göksu, İstanbul Planlama Ajansını (İPA) İmamoğlu Planlama Ajansı olarak adlandırdığını kaydederek, İmamoğlu'nun İPA'da bir gazeteciye verdiği demeçte, İBB bütçesinde sosyal yardımı 5 kat arttırarak yüzde 10'a çıkardığını söylediği şeklinde demeç verdiğini anımsatarak, şöyle devam etti:

"İnsan insaf eder. Nereden yola çıkıyor' Bütçe kaleminde cari transferler diye bölüm var. Burada hane halkına aktarılan bir bölüm var. Hane halkına yapılacak transfer, bu bütçede 17,8 milyar. Bu halk otobüslerine ödenen bilet parası. 500 milyonu İETT'ye, 11,5 milyarı, sistemi allak bullak ettiğiniz, işlemez hale getirdiğiniz halk otobüsü sitemine, deniz ulaşımına 2 milyar, Metro AŞ'ye 2 milyar. 17,8 milyarın 16 milyarı halk otobüsüne, metroya, deniz ulaşımına ödenecek para. Vatandaşa ödenecek sosyal yardımı 1,8 milyar. Yani bütçenin yüzde 0,08'i, yani yüzde 1'in altında. Muhtemelen CHP Kongresini dizayn etmek için bu oranın daha üzerinde bir kaynak kullanılmıştır. Sosyal yardım meselesinde az önce konuşurken içim acıdı. 'Öğrencilere hiç yardım yapılmıyordu biz yardım yaptık' diyor. İBB'nin evraklarını açıp baksana ne kadar yardım yapılmış. 2008 yılında öğrenci burslarının yasaklanması için mahkeme kapısına koşan kimdi'"



"Tüm CHP'lilere ve aziz İstanbullulara soruyorum. 5 yıldan beri İstanbul'da ulaşım sisteminde daha iyiye gitti dediğiniz bir şey oldu mu '"

Göksu, İstanbul'un 3 temel stres alanı olduğunu, bunların ulaşım ve trafik, deprem, su ve çevre olduğuna işaret etti.

"Bu temel stres alanıyla ilgili İBB'nin 5 yıllık karnesi nedir'" diyen Göksu, "Tüm CHP'lilere ve aziz İstanbullulara soruyorum. 5 yıldan beri İstanbul'da ulaşım sisteminde daha iyiye gitti dediğiniz bir şey oldu mu ' Tüm İstanbullulara soruyorum. Ulaşım sisteminde bu 5 yılda daha iyiye giden bir şey oldu mu diye her vicdan sahibine soruyorum. Otobüsler yanıyor, bozuluyor, yollarda kalıyor, otobüsler vaktinde gelmiyor, metrolarda yürüyen merdivenler sabit merdivenlere dönmüş. Yanan bozulan gemiler, gelmeyen otobüsler, insanlarımız yolda kalırken İstanbul'da ulaşımda trafikte hiçbir şey yolunda gitmediği gibi yolunda işi gidenler de var." diye konuştu.


"İBB finansal olarak batmış, yönetilemez noktaya doğru gidiyor"

Göksu, 4 yıl boyunca mecliste dile getirdikleri ve İBB Başkanı'nın "kuru laf" dediği bir durumun olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sonra kendisi ile ilgili bir terör soruşturması olduğunda tüm milleti topladı. Ama bu soruşturmadan hiç bahsetmedi. Biz dedik ki, siz İETT eliyle başka bir tezgah kuruyorsunuz. Öyle bir tezgah kuruyorsunuz ki İETT 5 yılda 6,9 milyar bakım ihalesi yapmış bu bakım ihalesinin 4,1 milyarı tek bir firmaya verilmiş. Bu firma kim' Mali müşaviri CHP milletvekili olan, CHP'de büyük bir değişim yaşandı. Kasanın başına geçen bir arkadaşın mali müşavir olduğu bir firma. Çıkıp İstanbullulara şunu demeniz lazım. Bu otobüsler niye yollarda kalıyor' Ne hikmetse bu ilgili firma her şeyi bilmiş ama otobüsleri tamir etmeyi bilememiş. İnsan azıcık vicdanınız var ise bunu sorgularsınız. Bakın İBB 2024 yılında İETT'yi tam 27 milyar lira sübvanse edecek. Onun için İBB finansal olarak batmış, yönetilemez noktaya doğru gidiyor. İstanbul'u bu bataklıktan çıkarmak için ciddi bir değişime ve ciddi bir zihniyet dönüşümüne ihtiyaç var. Bunun için de 31 Mart'ı bekliyoruz."

Ekrem İmamoğlu'nun, seçildikten sonra birinci önceliğinin İstanbul olmadığını anlatan Göksu, "5 yıl boyunca İstanbul'a ve İstanbullulara yüzünü asla dönmedi. Sayın Başkan İstanbul'u değil, kendi siyasi kariyerini dert edindi. Attığı her adımda, aldığı her nefeste İstanbul adına heyecan duymak yerine kendisine hedef edindiği koltuk hayalleriyle heyecan duydu. 2019'da İstanbul'a başkan olmak için destek isteyen ve İstanbulluların oylarıyla seçilen Sayın Başkan, başta CHP'nin iç çekişmeleri olmak üzere siyasi, ekonomik, ticari her bir işle meşgul olmuş ancak bir tek İstanbul ile meşgul olmamıştır. Onun içindir ki İstanbul'a yeni uğradığı için o verileri burada anlatabildi. CHP'li başkan için bozulan metrobüslerden inerek yürümek zorunda kalan İstanbullu bir emekçinin, altına makam araçları verilen CHP'li yönetim kurulu üyeleri kadar değeri olmamıştır." diye konuştu.

Göksu, "CHP'li İBB Başkanı için ekmeğinden ettiği binlerce insanın hiçbir önemi yoktur. Sayın Başkan için siyaseten kendisini destekleyecek kimselerin belediyede işe alınması yeterlidir. Bu konuda o kadar ileri gitmiştir ki bugün size tarihi bir rakam açıklayacağım. Sırf CHP'yi dizayn etmek için kongre takvimi boyunca yani son 4 ayda İBB'ye tam 8 bin 643 kişi işe alınmıştır. CHP'yi dizayn etmek için' Bunu ben söylemedim. Çıktı kendi adayınız söyledi. Ne dedi' 'Delegelere iş sözü verildi, sözler verildi.' Çok ilginçtir bu 8 bin 643 kişinin alım grafiğine bakın geçtiğimiz iki ayda pik yapmış." ifadelerini kullandı.

İmamoğlu'nun, Cumhurbaşkanlığına aday olmak istediğini ama Cumhurbaşkanı yardımcılığına aday olduğunu dile getiren Göksu, şöyle devam etti:

"CHP'nin Genel Başkanlığına aday olmak istemiş, en sonunda CHP'nin eş genel başkanı olabilmiş, ama İstanbul'a başkan olamamıştır. Sayın Başkan'ın siyasal zihin haritasının göstergelerinden en önemlisi şudur, 6 ay önce kapı kapı dolaşarak 'Türkiye'yi bu adam kurtaracak, oda benim yiğitlerim' diyen kişiyi seçimden hemen birkaç saat sonra ertesi sabah 'Partiyi bile yönetemedi, Türkiye'yi nasıl yönetecek'' Diyerek baba oğul ilişkisinden 'hançer' ilişkisine geçen bir boyuta şahitlik ettik."

Raylı sistem konusuna da değinen Göksu, şunları kaydetti:

"İBB geldiği günden bu tarafa 10 hatta çalışma diye söz ediyor. 5 yıl oldu bu 10 metro hattı niye 11 olmadı' 10 hatta metro çalışmasını teslim aldınız, bunu 11 yapabildiniz mi' Ne kadar ilerlediniz, yeni bir tane hat ihalesi yapabildiniz mi' Hayır. Sayın Başkanı tebrik ediyorum. Az önce o kadar rahat söylüyor ki 47,3 kilometre metro yaptık. En çok metro yapanım, diyor. İnsanın içi sızlar içi. 31 Mart'tan sonra biz bu kürsüye gelip geçmiş dönemde toplam 5 kilometre metro yaptık diye kendimize yazarsak ayıp olmaz mı' Biz onu söylemeyiz. 47,3 kilometre metro yaptık diyor. El insaf ya. İBB Başkanı İmamoğlu'nun döneminde bizim teslim ettiğimiz hatlarda kendilerinin kazarak gittikleri mesafenin toplam uzunluğu 4,7 kilometredir. Yılda 900 metreye tekabül ediyor. Mahmutbey Metrosu'nu ben bitirdim, diyor, Bakanlığın açtığı metroyu 'ben bitirdim' diyor. El insaf ya. 2023 yılı içinde yapımı tamamlanan raylı hat uzunluğu 14,7 kilometre tamamlayacağız, diyor. Oraya da bir yıldız koymuş, 13,6'sını Bakanlık bitirdi, diyor. Benim yapacağım 1.1 kilometre, diyor. Daha dramatiğini söylüyorum.

Seçim dolayısıyla İBB Başkanı Beylikdüzü'ne metro geliyor diye billbordlar asıldı. Hiç olmazsa kendi billbordlarınızı yalanlamayın. İnsan ihalesini yaptığı metroyu, ihalesini yaparsın, yer teslimini yaparsın, bir şekilde başlarsın. Resmi belge ne diyor, 2023 yılında yapımına başlanan raylı sistem uzunluğu ne kadar' Sıfır, yazıyla sıfır, rakamla sıfır.

Şunu çok iyi beceriyorlar, Sayın Başkan geçerken hayal ediyor şuraya metro gelmeli, hemen etrafı çevriliyor. Metroya başlıyoruz. Asılan pankartların arkasını çektirdik hiçbir şey yok. Önü forma arkasını sorma. İBB diyor ki 2020 yılında 2,2 kilometre yeni hat yağacağım diyor, gerçekleşme sıfır, 2021 yılında 33,07 kilometre yapacağım gerçekleşme sıfır, 2022'de 2,65 kilometre yapacağım diyor gerçekleşme sıfır, 2023'te 20 kilometre diyor yeni hattan söz ediyorum. Gerçekleşme sıfır. O zaman İBB'nin 5 yıllık metro sıfır. Neydi bir filim vardı, otur sıfır."

"CHP olmasaydı metro inşaatlarının hiçbirisi tamamlanamazdı"

CHP Grup Başkanvekili Tarık Balyalı, bütçenin hazırlanmasında emeği geçen bürokratlara teşekkür ederek, "Bu bütçeleri biz sadece bir rakam olarak görüyoruz ama bunları hazırlamak aylar alır. Hepsinin emeklerine sağlık." dedi.

İBB'nin borç alma konularına değinen Balyalı, aldıkları borçlarla yatırım yaptıklarını söyledi.

İBB'nin yeni yönetiminin 4,5 yıllık dönemini, kendilerinden önceki 25 yıllık dönemle karşılaştırdıklarını ifade eden Balyalı, İstanbul'un en çok metro yapan belediye başkanının Ekrem İmamoğlu olduğunu ve İmamoğlu'nun "Metrolar Kralı" olarak anılacağını kaydetti.

"CHP olmasaydı metro inşaatlarının hiçbirisi tamamlanamazdı" diyen Balyalı, bütçede depreme 10,6 milyar, sosyal yardıma 14,3 milyar lira ayrıldığını belirtti.

İBB'nin kreş ve yurt çalışmalarından bahseden Balyalı, kendilerinden önceki dönemde kreş ve yurt olmadığını, İBB'nin bu dönemde kreşleri ve yurtları olduğunu söyleyerek, bütçenin hayırlı olması temennisinde bulundu.

Bütçe kabul edildi

Konuşmaların ardından bütçe oylamasına geçildi. Oylamada, 2024 yılı bütçesi, 221 kabul, 34 ret oyu ile kabul edildi.

Oylama sonrası İmamoğlu, kısa bir değerlendirme ve teşekkür konuşması yaptı. 

 

RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı alındığını açıkladı

28.09.2026 16:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
Olaya ilişkin RTÜK'ten yapılan açıklamada, "Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.

Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi

"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisindeki şakaları gerekçe gösterilerek 88 gündür "kuyu tipi" cezaevinde tutulan komedyen Deniz Göktaş, çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme Göktaş'a toplam 1 yıl 7 ay hapis cezası verirken, hükümle birlikte serbest bırakılmasına hükmetti

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
YouTube üzerinden yayımladığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunan ünlü komedyen Deniz Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşmasında mahkeme, Göktaş hakkında tahliye kararı verdi.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı ve salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmayı siyasi parti temsilcileri, çok sayıda gazeteci, avukat ve yurttaş takip etti.

İki suçtan ceza, bir suçtan beraat

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Deniz Göktaş'ı "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçundan ise 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. "Daltonlar Çetesi" ile ilgili yaptığı espriler nedeniyle yöneltilen "suçu ve suçluyu övme" suçlamasından ise beraatine hükmedilen Göktaş, aldığı cezaların hükmüyle birlikte tahliye edildi.

"Cümle başına 22 gün hücrede kaldım"

Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda (kuyu tipi cezaevi) tek kişilik hücrede geçirdiği 88 günü anlatarak savunmasına başlayan Deniz Göktaş, mizahın suç sayılamayacağını vurguladı. Göktaş savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"3 Temmuz'dan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim. Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim. Yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik kullandığı "diktatör" ifadesinin hakaret değil, siyasi bir betimleme olduğunu savunan komedyen, "Bu coğrafyanın yüzlerce yıllık geleneği olan hicve açık olunmalıdır" dedi. İddianamedeki "oruç tutan canlı bombalar" ve "dalgıçlar (haşema)" şakalarının ise toplumsal gerginliklerin mizahi bir dille dışa vurumu olduğunu ekledi.

Adliyede yaşananları anlattı: "Zorla Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm"

Göktaş savunmasında, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecindeki usulsüzlüklere de dikkat çekti. Yurt dışı tatilini kendi isteğiyle yarıda keserek Türkiye'ye döndüğünü belirten Göktaş, havalimanında ters kelepçeyle gözaltına alındığını söyledi. Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde yaşadığı ilginç bir anıyı da mahkeme salonunda paylaştı:

"Hâkimliğe çıkarılmayı beklerken bana üç kez 'Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?' diye soruldu. Görüşmek istemediğimi net bir şekilde söylememe rağmen emrivakiyle adliye koridorunda kendisiyle görüştürüldüm. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Kılıçdaroğlu bana 'Niye döndün, imkanım olsa bir dakika durmam burada' demeyen tek kişiydi."

88 günlük belirsiz bekleyişin ardından özgürlüğüne kavuşan Deniz Göktaş'ın tahliye kararı, adliye koridorlarında ve sosyal medyada büyük bir sevinçle karşılandı.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.