İstanbul Küçükçekmece'de 2 Haziran'da aniden çöken 3 katlı binanın mega kentte benzer durumdaki on binlerce binanın varlığını bir kez daha hatırlattı
İstanbul Küçükçekmece'de 2 Haziran'da aniden çöken 3 katlı binanın mega kentte benzer durumdaki on binlerce binanın varlığını bir kez daha hatırlattı. Konuyla ilgili olarak İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul şubesinden, "Depremi bekleyen İstanbul’da mevcut yapı stokunun güvenlik durumu hızla belirlenmeli" açıklaması geldi
Haber Merkezi





İmar afları nedeniyle yapılar güvensiz
Mevzuat ve uygulamadaki eksikliklerin hem mevcut yapıların güvenli hale getirilmesine hem de yeni yapıların güvenli olarak inşa edilmesine engel olduğuna dikkat çekilen İMO açıklamasında, şu ifadelere yer verildi: "Yanlış kentleşme politikaları, imar afları, kaçak ve sağlıksız yapılaşmaya göz yumulması, yapı denetim sistemi sorunları vatandaşları yeterli düzeyde mühendislik ve mimarlık hizmetleri almamış güvenli olmayan yapılarda yaşamaya mahkûm bırakmaktadır. Binaların tasarım, yapım ve denetim süreçlerinde olduğu gibi, kullanım ve tadilat süreçlerinde de yeterli mühendislik hizmetlerini alması, bu süreçlerin her aşamasının ilgili kurumlar tarafından kamusal bir sorumluluk anlayışıyla izlenmesi ve denetlenmesi birincil önceliğimiz olmalıdır. Yapılar, çevresel etkiler ve kullanım amacına yönelik yük kabulleri altında inşaat mühendisliği normlarına göre hazırlanan tasarım projelerine uygun şekilde mühendislerin yönetiminde ve denetiminde inşa edilmelidir."
'Yetki kargaşası son bulmalı'
Binalarda kullanım aşamasında tasarım projesi kabullerinin dışına çıkacak yükleme, kullanım veya taşıyıcı sistem değişikliklerinin yapılmaması gerektiğine vurgu yapılan İMO açıklamasında, binaların servis ömrü boyunca güvenli kaldığı takip edilmesi ve yapı sağlığının izlenmesi için kimlik belgesi oluşturulması gerektiğine dikkat çekildi. İMO'dan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Küçükçekmece'de yaşanan olay İstanbul'un beklediği depremin etkileri düşünüldüğünde mikro boyutta kalmaktadır. Depremi bekleyen İstanbul'da mevcut yapı stoku güvenlik durumunun belirlenmesi için gerekli çalışmalar başlatılmalı, başlatılmış olanlar hızlandırılmalıdır. İstanbul gibi mega bir kentin yapı stoku sağlığının iyileştirilmesi rasgele seçilmiş binaların yıkılıp, yenilenmesiyle gerçekleştirilemez. Yerel ve merkezi yönetimler arasındaki yetki kargaşası ortadan kaldırılmalı, gündelik siyasi hesaplarla birbirlerinden bağımsız çalışma anlayışına son verilmeli, üniversitelerle, meslek kuruluşlarıyla, uzman kurumlarla iş birliği yapılmalı ve kentlerimizde daha güvenli, daha sağlıklı bir yaşamın inşa edilebilmesi için toplumsal seferberlik başlatılmalı, bu amaçla kamu kaynakları öncelikleri dikkate alan plan ve programlara dayanarak değerlendirilmeli ve yönlendirilmelidir."















































































