logo
21 NİSAN 2026

İsviçre Türkiye'den 4 kat pahalı ama oradaki asgari ücret Türkiye'nin 12 katı

 
 
AB ülkelerinde 100 Euro karşılığı satın alınan aynı mal ve hizmet sepeti, Türkiye'de 40 Euro karşılığı alınıyor. Bu değer İsviçre'de 167 Euro. İsviçre, Türkiye'den 4 kat daha pahalı lakin İsviçre'de asgari ücret 3200 Frank, yani 57 bin 600 TL!

21.06.2022 23:28:00
İsviçre Türkiye'den 4 kat pahalı ama oradaki asgari ücret Türkiye'nin 12 katı
İsviçre Türkiye'den 4 kat pahalı ama oradaki asgari ücret Türkiye'nin 12 katı

Türkiye İstatistik Kurumu 2021 yılına ilişkin 'hanehalkı nihai tüketim harcamalarına göre satınalma gücü paritesi' sonuçlarına göre, Türkiye'nin tüketim mal ve hizmetlerine ilişkin fiyat düzeyi endeksi 40 oldu. Bu değer, 27 Avrupa Birliği (AB) ülkesi genelinde 100 Euro karşılığı satın alınan aynı mal ve hizmet sepetinin, Türkiye'de 40 Euro karşılığı Türk lirası ile satın alınabileceğini gösterdi.
Karşılaştırmalarda 27 AB üyesi ülke, 3 Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkesi (İsviçre, İzlanda ve Norveç), 5 aday ülke (Türkiye, Kuzey Makedonya, Karadağ, Sırbistan ve Arnavutluk) ve 1 potansiyel aday ülke (Bosna-Hersek) kapsandı.

İsviçre açık ara önde

Ülkeler itibarıyla karşılaştırıldığında 36 ülke arasında tüketim mal ve hizmetlerine ilişkin fiyat düzeyi endeksi en yüksek ülke 167 ile İsviçre, en düşük ülke ise 40 ile Türkiye oldu. Türkiye'nin tüketim mal ve hizmetleri grubuna ilişkin fiyat düzeyi endeksi alt gruplar itibarıyla incelendiğinde, kişisel ulaşım araçları endeksi 100 olarak gerçekleşti ve bu gruba ait fiyat düzeyinin AB ülkeleri ortalamasına eşit olduğu görüldü. Diğer alt gruplar bazında ise tüketici elektroniği endeksi 75 olarak belirlendi ve bu gruplarda Türkiye'nin fiyat düzeyi diğer alt gruplara nispeten yüksek seyretti. Buna karşılık lokanta ve oteller endeksi 40 olarak hesaplandı ve fiyatlar diğer alt gruplara göre düşük düzeyde kaldı. Giyim grubunda ise Türkiye, 33 endeks değeriyle, karşılaştırmalarda yer alan 37 ülke arasında en düşük endekse sahip ülke oldu. Diğer alt gruplar bazında ise tüketici elektroniği endeksi 68 olarak belirlendi. Bu grupta Türkiye'nin fiyat düzeyi diğer alt gruplara kıyasla yüksek seyretti. Buna karşılık giyim endeksi 46 olarak hesaplandı ve bu grupta fiyat düzeyi diğer alt gruplara göre düşük kaldı. Lokanta ve oteller grubunda ise Türkiye, 42 endeks değeri ile karşılaştırmalarda yer alan 36 ülke arasında en düşük endekse sahip ülke oldu. HABER MERKEZİ / AA

Türkiye nüfusunun yüzde 24,8'i çocuk

Türkiye'nin geçen yıl sonu itibarıyla 21 milyon 375 bin 930 olarak belirlenen çocuk nüfusu, ülke nüfusunun yüzde 24,8'ini oluşturdu

20.04.2026 10:55:00 / Güncelleme: 20.04.2026 12:16:23
Anadolu Ajansı
Türkiye nüfusunun yüzde 24,8'i çocuk
Türkiye nüfusunun yüzde 24,8'i çocuk

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin çocuk istatistiklerini açıkladı.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre, 2025 sonu itibarıyla Türkiye nüfusu, 86 milyon 92 bin 168 kişiyken bunun 21 milyon 375 bin 930'unu çocukların oluşturduğu belirlendi.

Çocuk nüfusun yüzde 51,3'ünü erkekler, yüzde 48,7'sini kızlar oluşturdu.

Birleşmiş Milletlerin (BM) tanımına göre 0-17 yaş grubunu içeren çocuk nüfus, 1970'te toplam nüfusun yüzde 48,5'ini oluştururken bu oran 1990'da yüzde 41,8 ve 2025'te yüzde 24,8 oldu.

Nüfus projeksiyonlarına göre, çocuk nüfus oranının 2030'da yüzde 22,1, 2040'ta yüzde 17,9, 2060'ta yüzde 16,9, 2080'de yüzde 15,2 ve 2100'de yüzde 14,5 olacağı öngörüldü.

Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülke incelendiğinde, 2025'te çocuk nüfus oranının AB ortalaması yüzde 17,6 olarak kayıtlara geçti. AB üyeleri arasında en fazla çocuk nüfus oranına sahip ülkeler, sırasıyla yüzde 22,7 ile İrlanda, yüzde 20,4'er ile Fransa ve İsveç olarak kaydedildi.

Çocuk nüfus oranı en düşük ülkeler ise sırasıyla yüzde 14,5 ile Malta, yüzde 14,9 ile İtalya ve yüzde 15,5 ile Portekiz olarak belirlendi.

Türkiye'nin çocuk nüfus oranının yüzde 24,8 ile AB üyesi ülkelerden daha yüksek olduğu görüldü.

En yüksek çocuk nüfusu Şanlıurfa'da

Türkiye'de, geçen yıl en yüksek çocuk nüfus oranına sahip il yüzde 43,3 ile Şanlıurfa, en düşük orana sahip il ise yüzde 15,9 ile Tunceli olarak belirlendi.

Geçen yıl sonu itibarıyla, 21 milyon 375 bin 930 olarak belirlenen çocuk nüfusu, ülke nüfusunun yüzde 24,8'ini oluşturdu.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, geçen yıl en yüksek çocuk nüfus oranına sahip olan il, yüzde 43,3 ile Şanlıurfa oldu. Bunu, yüzde 39,2 ile Şırnak, yüzde 36,7 ile Mardin izledi. En düşük olduğu iller ise yüzde 15,9 ile Tunceli, yüzde 16,9 ile Edirne, yüzde 17,7 ile Kırklareli olarak belirlendi.

Geçen yıl toplam hane halkı sayısı, 26 milyon 977 bin 795 oldu. Hanelerin yüzde 41,9'unda, 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunduğu görüldü. Bu hanelerin illere göre dağılımı incelendiğinde, 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hane halkı oranının en yüksek olduğu ilin yüzde 68,2 ile Şanlıurfa, en düşük olduğu ilin yüzde 27,3 ile Tunceli olduğu tespit edildi.

Hanelerin yüzde 19,1'inde 0-17 yaş grubunda 1 çocuk, yüzde 14,1'inde 2 çocuk, yüzde 5,7'sinde 3 çocuk, yüzde 1,9'unda 4 çocuk, yüzde 1,1'inde ise 5 ve daha fazla çocuk bulunduğu kayıtlarda yer aldı.

Çocuk nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2020'de çocuk nüfusun yüzde 26,9'unun 0-4 yaş grubunda, yüzde 28,7'sinin 5-9 yaş grubunda, yüzde 28,2'sinin 10-14 yaş grubunda, yüzde 16,2'sinin 15-17 yaş grubunda yer aldığı görülürken 2025'te ise yüzde 22,7'sinin 0-4 yaş grubunda, yüzde 28,8'inin 5-9 yaş grubunda, yüzde 30,5'inin 10-14 yaş grubunda, yüzde 18'inin 15-17 yaş grubunda yer aldığı belirlendi.

Doğum İstatistiklerine göre, 2024'te canlı doğan bebek sayısı, 937 bin 559 oldu. Doğan bebeklerin 481 bin 825'inin erkek, 455 bin 734'ünün ise kız olduğu tespit edildi. Canlı doğan bebeklerin yüzde 96,7'sini tekil, yüzde 3,2'sini ikiz, yüzde 0,1'ini ise üçüz ve daha fazla çoğul doğumlar oluşturdu.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, hastanede gerçekleşen doğumların canlı doğumlar içindeki oranı, 2010'da yüzde 91,6 iken 2024'te yüzde 99,4 oldu. Beşli karma aşı (DPT+IPV+Hib) 3 doz ile aşılama oranının 2023'te yüzde 98,8 iken 2024'te yüzde 96 olduğu görüldü.

Hayat Tabloları 2022-2024 sonuçlarına göre, doğuşta beklenen yaşam süresinin Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl, kadınlar için 80,7 yıl olduğu kaydedildi. Türkiye'de, 7 yaşına ulaşan bir çocuğun kalan yaşam süresinin ortalama 72,1 yıl, erkek çocuklar için 69,5 yıl ve kız çocuklar için 74,7 yıl olduğu görüldü. Çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki çocuklar için bu süre, 64,3 yıl olarak kayıtlara geçti. Erkek çocuklar için bu süre 61,7 yıl iken, kız çocuklar için 66,9 yıl oldu. Bu yaş için kız ve erkek çocuklar arasındaki beklenen yaşam süresi farkının, 5,2 yıl olduğu belirlendi.

En popüler bebek isimleri Alparslan ve Alya

Geçen yıl doğan bebeklere konulan en popüler erkek bebek isimleri, Alparslan, Göktuğ ve Metehan, en popüler kız bebek isimleri ise Alya, Defne ve Gökçe oldu. Doğan erkek bebeklerin 7 bin 527'sine Alparslan, 6 bin 36'sına Göktuğ, 5 bin 393'üne Metehan, kız bebeklerin 8 bin 751'ine Alya, 7 bin 731'ine Defne, 7 bin 603'üne ise Gökçe ismi verildi. Türkiye'de 2025'te 0-17 yaş grubundaki çocuklarda en çok kullanılan erkek çocuk isimlerinin Yusuf, Mustafa ve Ömer, kız çocuk isimlerinin ise Zeynep, Elif ve Ecrin olduğu görüldü.

Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, 2019'da yüzde 34,1 iken, bu oran 2025'te yüzde 29,7'ye düştü. Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre, çocuk bağımlılık oranının 2030'ta yüzde 25,5, 2040'ta yüzde 22,1, 2060'ta yüzde 23,3, 2080'de yüzde 23,4, 2100'de yüzde 21,5 olacağı öngörüldü.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2024'te ilk kez özel gereksinim raporu alan çocukların sayısı, 96 bin 83 oldu. İlk kez özel gereksinim raporu alan çocukların yüzde 62,6'sını erkek çocuklar, yüzde 37,4'ünü ise kız çocuklar oluşturdu.

5 yaşındaki çocukların net okullaşma oranı yüzde 82,5

Milli Eğitim Bakanlığı Örgün Eğitim İstatistiklerine göre, okul öncesi eğitim seviyesinde 5 yaş net okullaşma oranının, 2024-25 öğretim yılında yüzde 82,5 olduğu görüldü. 5 yaş net okullaşma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran erkek çocuklar için yüzde 82,8, kız çocuklar için yüzde 82,3 oldu.

İlkokul seviyesinde net okullaşma oranı, 2024-25 öğretim yılında yüzde 95,4, ortaokul seviyesinde net okullaşma oranı yüzde 89,1, ortaöğretim seviyesinde net okullaşma oranı yüzde 82,9 olarak kayıtlara geçti.

Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı sonuçlarına göre, eğitim kademesi ve cinsiyete göre okul tamamlama oranları incelendiğinde, ilkokul tamamlama oranının 2024-25 eğitim ve öğretim döneminde yüzde 98,6 olduğu tespit edildi. Ortaokul tamamlama oranı, 2024-25 eğitim ve öğretim döneminde, yüzde 96,6 oldu. Ortaöğretim tamamlama oranının da yüzde 81,3 olduğu belirlendi. Ortaöğretim okul tamamlama oranı cinsiyete göre incelendiğinde, 2024-25 eğitim ve öğretim döneminde bu oranın erkek çocuklar için yüzde 79,2, kız çocuklar için yüzde 83,5 olduğu görüldü.

Milli Eğitim Bakanlığı Örgün Eğitim İstatistiklerine göre, Türkiye genelinde 2024-25 eğitim ve öğretim döneminde örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı, 17 milyon 956 bin 523 oldu. Bu öğrencilerin yüzde 51,3'ünü erkek öğrenciler, yüzde 48,7'sini ise kız öğrenciler oluşturdu.

Özel eğitim gerektiren bireylere (işitme, görme, ortopedik ve hafif düzeyde zihinsel engelli) hizmet veren, özel olarak yetiştirilmiş personelin bulunduğu, geliştirilmiş eğitim programlarının uygulandığı özel öğretim kurumlarında örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı 602 bin 729 oldu. Özel eğitim alan öğrenciler, örgün eğitimdeki öğrencilerin yüzde 3,4'ünü oluşturdu. Özel örgün eğitime devam eden öğrencilerin yüzde 62,7'sinin erkek öğrenciler, yüzde 37,3'ünün ise kız öğrenciler olduğu belirlendi.

Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre, geçen yıl toplam nüfusun yüzde 27,9'unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken, çocuk nüfus için bu oranın yüzde 36,8 olduğu görüldü. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan çocuk nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran erkek çocuklarında yüzde 36, kız çocuklarında ise yüzde 37,8 olarak kayıtlara geçti.

Resmi kız çocuk evlilikleri azaldı

Evlenme İstatistiklerine göre, 16-17 yaş grubunda olan kız çocuklarının resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2002'de yüzde 7,3 iken bu oran 2025'te yüzde 1,5'e düştü. Diğer taraftan, aynı yaş grubunda olan erkek çocukların resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2002'de yüzde 0,5 iken bu oran 2025'te yüzde 0,1 oldu.

ADNKS sonuçlarına göre, geçen yıl 21 milyon 375 bin 930 çocuk nüfusun içinde sadece babası vefat etmiş çocuk sayısının 251 bin 929, sadece annesi vefat etmiş çocuk sayısının 79 bin 214, hem annesi hem de babası vefat etmiş çocuk sayısının ise 4 bin 907 olduğu görüldü.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının verilerine göre, 2025'te Türkiye genelinde kuruluş bakımı altında bulunan çocuk sayısının 15 bin 508 olduğu tespit edildi. Mevcut koruyucu aile sayısı 9 bin 96, koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı ise 10 bin 841 oldu. Evlat edindirilen çocuk sayısı, geçen yıl 681 olarak kayıtlara geçti.

Boşanma İstatistiklerine göre, geçen yıl boşanan çiftlerin sayısı 193 bin 793 oldu. Kesinleşen boşanma davaları sonucunda, 191 bin 371 çocuk velayete verildi. Çocukların velayetinin yüzde 74,6'sının anneye, yüzde 25,4'ünün ise babaya verildiği görüldü.

Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistiklerine göre, 2024'te 1-17 yaş grubunda çocuk ölümleri en fazla dışsal yaralanma ve zehirlenmeler nedeniyle gerçekleşti. Söz konusu nedenle hayatını kaybeden 1-17 yaş grubundaki çocuk sayısı, 2024'te 1538 oldu. Sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları nedeniyle 765 çocuk, iyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle 666 çocuk, dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle 413 çocuk hayatını kaybetti.

Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistiklerine göre, 2009'da bebek ölüm hızı binde 13,9 iken, 2024'te binde 9,0 oldu. Doğumdan sonraki 5 yıl içinde ölme olasılığını ifade eden 5 yaş altı ölüm hızının, 2009'da binde 17,7 iken, 2024'te binde 11,1 olduğu tespit edildi.

'Baron' ismi vermeyen Akın Gürlek: 'Baronların kökünü kazıyacağız"

Panama bandıralı gemiye yapılan operasyonda piyasa değeri yaklaşık 500 milyon Türk lirası olan 106 kilogram kokain ele geçirildi

19.04.2026 08:09:00
İhlas Haber Ajansı
'Baron' ismi vermeyen Akın Gürlek: 'Baronların kökünü kazıyacağız"
'Baron' ismi vermeyen Akın Gürlek: 'Baronların kökünü kazıyacağız"
Panama bandıralı gemiye yapılan operasyonda piyasa değeri yaklaşık 500 milyon Türk lirası olan 106 kilogram kokain ele geçirildi.

Edinilen bilgiye göre, Panama çıkışlı bir gemide uyuşturucu madde bulunduğuna dair istihbari bilgiler üzerine İstanbul MİT Bölge Başkanlığı ve Jandarma birimleri harekete geçti. Söz konusu gemi, Türkiye karasularına giriş yaptıktan sonra Kocaeli açıklarında, İstanbul istikametine seyir halindeyken Sahil Güvenlik unsurları tarafından durduruldu. Sahil Güvenlik botları refakatinde Ambarlı Limanı'na çekilen gemide, narkotik dedektör köpeklerinin de katılımıyla kapsamlı bir adli arama yapıldı. Konteynerler içerisinde gizlenmiş halde bulunan 106 kilogram kokain, güvenlik güçlerince imha edilmek üzere muhafaza altına alındı.

Bakan Gürlek: "Baronların kökünü kazıyacağız"

Operasyona ilişkin açıklama yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek, uyuşturucuyla mücadelede "Sıfır Tolerans" vurgusu yaptı. Bakan Gürlek, şu ifadeleri kullandı: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü iradesiyle ortaya koyduğu 'Zehir Tacirlerine Karşı Sıfır Tolerans' ilkemiz doğrultusunda; sokaklarımızı bu illetten temizlemeye, baronların kökünü kazımaya kararlıyız. Bu başarılı operasyonda emeği geçen Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul İl Jandarma Komutanlığımıza, Sahil Güvenlik Komutanlığımıza, MİT Başkanlığımıza ve tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Zehir tacirlerine dünyayı dar edeceğiz!" dedi.

Adli süreç devam ediyor

Uluslararası uyuşturucu imal ve ticaretiyle mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonun ardından, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan adli tahkikatın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü bildirildi. Ele geçirilen uyuşturucunun miktarı ve piyasa değeri, son dönemde deniz yoluyla yapılan kaçakçılığa vurulan en büyük darbelerden biri olarak kayıtlara geçti.

Psikoterapiye dair güvenilir rehber


 
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel yönetiminde, alanında uzman 21 ruh sağlığı profesyonelinin katkılarıyla hazırlanan "Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu", psikoterapiye dair merak edilen tüm sorulara sade, anlaşılır ve bilimsel temelli yanıtlar sunuyor.

18.04.2026 21:34:00
MURAT ÇORBACI
   Psikoterapiye dair güvenilir rehber
   Psikoterapiye dair güvenilir rehber

Psikoterapi kavramı günümüzde sıkça konuşulsa da ne olduğu, nasıl işlediği ve kimler için nasıl bir süreç sunduğu hâlâ pek çok kişi için belirsizliğini koruyor. Sosyal medyada, dizilerde ve gündelik söylemlerde sıkça yanlış ya da eksik biçimde temsil edilen psikoterapi; kimi zaman gizemli bir iyileşme vaadi, kimi zaman ise sıradan bir sohbet olarak algılanabiliyor. Bu bilgi kirliliği, terapiye dair gerçekçi beklentiler oluşturmayı zorlaştırırken, ruh sağlığı alanında güvenilir kaynak ihtiyacını da her geçen gün artırıyor.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel yönetiminde, alanında uzman 21 ruh sağlığı profesyonelinin katkılarıyla hazırlanan "Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu", psikoterapiye dair merak edilen tüm sorulara sade, anlaşılır ve bilimsel temelli yanıtlar sunuyor.

"Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu" belirsizliği gidermek ve doğru bilgiyi güvenilir bir çerçevede sunmak amacıyla hazırlandı. Kitap, terapinin ne gizemli bir sihir ne de sıradan bir sohbet olduğunu; bilimsel temellere dayanan, yapılandırılmış ve etik sınırlar içinde yürütülen bir süreç olduğunu ortaya koyarken, dizilerde, sosyal medyada ve gündelik sohbetlerde yer alan yanlış temsilleri de ele alarak terapiye dair gerçekçi beklentiler oluşturmayı hedefliyor.

En çok sorulan sorulara net ve anlaşılır yanıtlar…

Alanında uzman psikologlar ve ruh sağlığı profesyonelleri tarafından kaleme alınan kitapta şu sorular bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor:
* Psikoterapi nedir, ne değildir?
* Kimler psikoterapisttir?
* Hangi terapi türleri vardır?
* Terapi sürecinde neler beklenmeli, neler beklenmemelidir?
Bunun yanı sıra; safsata terapiler, psikoterapinin etkili olduğu ve olmadığı durumlar, gizlilik ilkesi, psikolojik testlerin terapi sürecindeki yeri, aile, bağımlılık ve ilişkiler gibi başlıklar da kapsamlı biçimde inceleniyor.

Ruh sağlığı okuryazarlığını attırmayı hedefliyor

Toplumda ruh sağlığı okuryazarlığını artırmayı amaçlayan bu eser, psikoterapiyi tüm insani ve bilimsel yönleriyle görünür kılarak okuru kendi kendini tanıma yolculuğuna davet ediyor. Psikoterapi: Kendini Tanıma Yolculuğu, terapiye başlamayı düşünenler için yol gösterici bir kaynak; terapi sürecinde olanlar için yaşadıklarını anlamlandırmaya yardımcı bir rehber; ruh sağlığı alanına ilgi duyan herkes için güvenilir bir başvuru kitabı niteliği taşıyor.

Gülistan Doku soruşturmasında Mustafa Türkay Sonel tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, sevk edildiği mahkemece tutuklandı

18.04.2026 20:02:00 / Güncelleme: 18.04.2026 20:08:17
İHA
Gülistan Doku soruşturmasında Mustafa Türkay Sonel tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında Mustafa Türkay Sonel tutuklandı
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.

İl Jandarma Komutanlığı'nda ifade işlemleri tamamlanan ve adliyeye sevk edilen şüphelilerden Engin Y., Cemile Y., Zeinal A., Erdoğan E., Gökhan E., Şükrü E., Ferhat G., Celal A., Nurşen A., tutuklanırken Uğurcan A., Süleyman Ö. ve Savaş G. ise adli kontrol kararı ile serbest bırakılmıştı.



Son olarak adliyede işlemleri devam eden Mustafa Türkay Sonel, nöbetçi mahkeme karşısına çıkartıldı. Dün Elazığ'da gözaltına alınan ve Erzurum'a götürülen dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'de mahkemece tutuklandı. Böylelikle soruşturmada tutuklama sayısı 10'a yükseldi.



Öte yandan dün soruşturma çerçevesinde Bursa'da gözaltına alınan dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir'in de ilerleyen sürelerde savcılığa sevkinin sağlanacağı bildirildi. ABD'de de bulunan yakalama kararı çıkartılan Umut Altaş'ın ise kırmız bülten işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Ölüm sebepleri arasında ilk 10’da yer alıyor!


 
Karaciğer hastalıkları dünya genelinde en sık görülen sağlık sorunları arasında yer almaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, özellikle siroz ve kronik karaciğer hastalıkları her yıl yaklaşık 2 milyon kişinin ölümüne neden olurken, küresel ölüm sebepleri arasında ilk 10’da yer alıyor.
 

18.04.2026 17:21:00
MURAT ÇORBACI
Ölüm sebepleri arasında ilk 10’da yer alıyor!
Ölüm sebepleri arasında ilk 10’da yer alıyor!

Vücudumuzun adeta bir kimya laboratuvarı olan karaciğer; yaşamsal öneme sahip maddelerin üretimi, besinlerin enerjiye dönüştürülmesi ve toksinlerin vücuttan temizlenmesi gibi son derece önemli görevler üstleniyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yıldız, bu nedenle karaciğerin sorunsuz çalışmasının sağlıklı bir yaşam için kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekerek, "Ancak bazı etkenler karaciğerde hücre ölümüne yol açabilmektedir. Üstelik karaciğerde oluşan hasar uzun yıllar belirti vermeden sessizce ilerleyebilmekte ve uzun vadede iltihaplanma, fibrozis ile karaciğer nakli gerektirebilen siroza neden olabilmektedir. Karaciğer sağlığını korumak için alınması gereken en önemli önlem ise sağlıklı bir kiloda  olmaktır" dedi. Prof. Dr. Hakan Yıldız, karaciğerde en sık hasar oluşturan 6 etkeni anlattı.

1. Hepatit B: Hepatit B, dünya genelinde en sık görülen viral hepatit olarak karşımıza çıkıyor. Çoğunlukla anneden bebeğe bulaşarak karaciğerde kronik inflamasyona, yani kronik karaciğer hastalığına yol açabiliyor. Bu inflamasyon yıllar içinde karaciğer hücrelerinin ölümüyle ve bunun sonucunda siroz ve/veya karaciğer kanseriyle sonuçlanabiliyor.

Nasıl önlem almalı? Hepatit B aşısı çoğunlukla bizi yaşam boyunca bu enfeksiyondan koruyor.

2. Obezite: Dünya genelinde en sık görülen karaciğer hastalığının 'karaciğer yağlanması' olduğu belirtiliyor. Çağımızın önemli sağlık sorunlarından biri olan obezite, karaciğerde özellikle 'metabolik işlevsizlikle ilişkili yağlı karaciğer' olarak adlandırılan hastalığa yol açabiliyor. Karaciğerde yağlanma uzun vadede ciddi hasarlar oluşturabiliyor ve karaciğer nakli gerektiren hastalarda en sık görülen nedeni oluşturuyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yıldız, son yıllarda obezite ve sağlıksız beslenme sebebiyle karaciğer yağlanmasının giderek arttığını vurgulayarak, "Araştırmalar, obezite sorunu  yaşayan kişilerin yaklaşık yüzde 80'inde karaciğerde yağ birikimi olduğunu göstermektedir" bilgisini verdi.

Nasıl önlem almalı? Sağlıklı beslenmek, günde 30 dakika hafif tempolu yürüyüş yapmak, ideal kiloya ulaşmak veya mevcut kilonun yüzde 8-10'unu vermek, günde 2-3 fincan filtre kahve tüketmek, karaciğer yağlanmasının hafiflemesine destek oluyor.

3. İlaçlar ve bitkisel ürünler: Zararsız gibi görünen bazı ağrı kesiciler ve bitkisel ürünler, bilinçsizce kullanıldığında karaciğerde ani iltihaplanma başlatabiliyor ve toksik hepatite neden olabiliyor. Bunun sonucunda halsizlik, sarılık ve ilerleyen dönemde karaciğer yetmezliği tablosu  gelişebiliyor. 

Nasıl önlem almalı? İlaçları ve bitkisel ürünleri 'masum' görmemek; doktor önerisi olmadan hiçbir ürünü kullanmamak, toksik hepatiti önlemenin en basit yolunu oluşturuyor.

4. Alkol tüketimi: Alkol, karaciğerde parçalanırken ortaya çıkan toksik ara ürünlerle hücreleri yıpratıyor. Bunun sonucunda zamanla yağlanma, iltihaplanma ve nihayetinde siroza uzanan sessiz bir hasar süreci başlıyor.
Nasıl önlem almalı? Alkolü terketmek karaciğer sağlığımız için çok önemli.

5. Genetik hastalıklar: Bazı karaciğer hastalıkları genetik nedenlerle ortaya çıkıyor. Genler normalde karaciğer hücrelerinde görev yapan enzimlerin, reseptörlerin (alıcıların) ve taşıyıcı proteinlerin üretimini sağlıyor. Bu genlerde bir bozukluk olduğunda karaciğer bazı görevlerini tam olarak yerine getiremiyor. Örneğin, safra üretimi ve kullanımı bozulabiliyor veya bakır ile demir gibi minerallerin dengesi etkilenebiliyor. Ayrıca, bazı zararlı maddelerin vücuttan atılması zorlaşabiliyor.
Nasıl önlem almalı? Bu tür hastalıklar erken dönemde fark edildiğinde çoğu zaman ilaç tedavisiyle kontrol altına alınabiliyor. Erken tanı için düzenli sağlık kontrolleri ve gerekli laboratuvar testlerinin yapılması büyük önem taşıyor.

6. Otoimmün hastalıklar: Karaciğer otoimmün hastalıkları  (otoimmün hepatit, primer biliyer kolanjit gibi) çoğunlukla genetik yatkınlığı olan kişilerde; enfeksiyonlar, ilaçlar ve karaciğerde inflamasyonun tetiklenmesi sonucu oluşuyor. 

Nasıl önlem almalı? Erken dönemde tanı konulduğunda otoimmün hastalıkların tedavi edilebildiğini belirten Prof. Dr. Hakan Yıldız, aile bireylerinde otoimmün karaciğer hastalığı bulunan kişilerin düzenli olarak takip edilmeleri gerektiğine vurgu yaptı.

Saldırganı karşı sınıfında okuyan öğrenci anlattı

Kahramanmaraş'ta silahlı saldırının düzenlendiği okulda saldırganın karşı sınıfında okuyan N.S.O. (15), "Farklı bir görünüşü olduğunu herkes biliyordu. Otururken bir anda koşmaya başlayan veya değişik ses çıkartmaya başlayan bir çocuktu. Biraz farklıydı diğer insanlara göre. Dikkat çekiyordu ama onun yapacağını hiç düşünmemiştim" dedi

18.04.2026 12:42:00 / Güncelleme: 18.04.2026 12:46:59
İHA
Saldırganı karşı sınıfında okuyan öğrenci anlattı
Saldırganı karşı sınıfında okuyan öğrenci anlattı
Çarşamba günü merkez Onikişubat ilçesinin Haydarbey Mahallesi'ndeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırıda 1'i öğretmen 8'i öğrenci olmak üzere 9 kişi hayatını kaybederken yaralanan 8 öğrencinin tedavileri sürüyor.

Saldırının yaşandığı okulda okuyan 8. sınıf öğrencisi N.S.O., saldırgan İsa Aras Mersinli ile karşılıklı sınıflarda okuduğunu belirterek, yaşadıklarını anlattı.



"Dikkat çekiyordu ama onun yapacağını hiç düşünmemiştim"

Saldırgan İsa Aras Mersinli'nin dış görünüş ve karakter olarak farklı birisi olduğunu söyleyen N.S.O., "Saldırgan ile hiçbir konuşmuşluğum yok ama bahçede, koridorda görmüşlüğüm var. Saçma sapan hareketleri yapıyordu. Farklı bir görünüşü olduğunu herkes biliyordu. Otururken bir anda koşmaya başlayan veya değişik ses çıkartmaya başlayan bir çocuktu. Biraz farklıydı diğer insanlara göre. Kimse ondan şüphelenmemişti. Kimse, böyle bir olay olacağını düşünmemişti. Dikkat çekiyordu ama onun yapacağını hiç düşünmemiştim. Bu olaydan önce çocuğu hiç tanımıyordum sadece adını duyup görünüşünü biliyordum. Dış görünüşü veya hareketleri farklıydı ama böyle bir şey yapacağı hiç aklıma gelmemişti" ifadelerini kullandı.



"Okulumu seviyordum"

Aynı okulda okuyan ve saldırı anında okulda bulunan 6. sınıf öğrencisi B.P. (13), "Ben olay olduğunda bir üst kattaydım. Nöbetçi öğretmen geldi bütün sınıflara 'yere yatın' dedi. Çok panik yapmaya çalışmadım ama yine de korktum. Okulumu seviyordum, hocaları seviyordum ama şimdi ne olacak bilmiyorum. Ben saldırganı tanımıyordum, hiç görmedim" diye konuştu.



Vatandaşlar da tepkili

Saldırıdan sonra okulun önüne gelip dua eden vatandaşlardan Nazife Daş, İsa Aras Mersinli'nin tutuklanan babası emniyet mensubu babası Uğur Mersinli'ye tepki göstererek, şunları söyledi:



"Bu çocuklara içim parçalandı. Emniyet müdürü böyle olmaz. İnsan çocuğuna eğitim verir, atışa götürür mü' Emniyeti temsil eden adam çocuğunu atışa götürmez. Bu masumların ne suçu vardı. Analar, babalar ağlamasın. Benim 5 yaşındaki torunum okula gitmem diyor, ne yapacağım. Allah'tan korksunlar. Vicdan istiyorum millete, bütün pislikleri Cumhurbaşkanımız temizlesin."

13 ilde eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonu: 71 gözaltı, 53 tutuklama

Sakarya merkezli 13 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda polis ekiplerince gözaltına alınan 71 şüpheliden 53'ü tutuklandı

18.04.2026 12:35:00 / Güncelleme: 18.04.2026 12:40:26
İHA
13 ilde eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonu: 71 gözaltı, 53 tutuklama
13 ilde eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonu: 71 gözaltı, 53 tutuklama
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Sakarya Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 7258 sayılı kanuna muhalefet suçuna yönelik yürütülen projeli çalışmalar çerçevesinde operasyon gerçekleştirildi.



Yapılan çalışmalarda, yasa dışı bahis sitelerinde kullanılmak üzere başkalarına ait banka hesaplarını temin eden, kendi hesap bilgilerini para karşılığında kullandıran ve yasa dışı para trafiğinde yer aldığı belirlenen şüpheliler tespit edildi.



13 ilde eş zamanlı operasyon

14 Nisan 2026 tarihinde Sakarya merkezli olmak üzere Düzce, İstanbul, Bursa, Antalya, Afyonkarahisar, Ordu, Adana, Trabzon, Aydın, Denizli, İzmir ve Yalova'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda toplam 71 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.



Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda, suçta kullanıldığı değerlendirilen çok sayıda bankamatik kartı, GSM hattı ve dijital materyal ele geçirildi.



Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 11'i hakkında adli kontrol tedbiri uygulanırken, 53 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı 8'e yükseldi

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı 8'e yükseldi

18.04.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı 8'e yükseldi
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı 8'e yükseldi
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı 8'e yükseldi.

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.



İl Jandarma Komutanlığı'nda ifade işlemleri tamamlanan şüphelilerden 2'si geçtiğimiz gün tutuklanarak cezaevine sevk edilmişti. Adliyeye ifadeleri alınan şüphelilerden C.Y., F.G. N.A. ve C.A. da tutuklanmış ve tutuklu sayısı 6'ya yükselmişti.

Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, Uğurcan A. ve Zeinal'ın eski polis olan üvey babası Engin Yücer'in savcılıktaki sorgusu tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen Abakarov ve Yücer tutuklandı, Uğurcan A. yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Böylece soruşturmada tutuklu sayısı 8'e çıktı.

Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile o dönem korumalığını yapan Şükrü E.'nin savcılıktaki sorgusu sürüyor.

Gülistan Doku soruşturmasında adliyeye sevk edilen zanlılardan 4'ü tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada adliyeye sevk edilen zanlılardan 4'ü tutuklandı

18.04.2026 05:24:00 / Güncelleme: 18.04.2026 05:29:32
AA
Gülistan Doku soruşturmasında adliyeye sevk edilen zanlılardan 4'ü tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında adliyeye sevk edilen zanlılardan 4'ü tutuklandı

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 9 zanlıdan Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal A'nın annesi Cemile Yücer, Celal Altaş, Nurşen Arıkan ve Ferhat Hanedan Güven'in savcılıktaki sorgusu tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen Yücer, Güven, Altaş ve Arıkan tutuklandı.

Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Vali Sonel'in o dönem korumalığını yapan Şükrü E, Zeinal A. ile üvey babası Engin Y. ve Uğurcan A'nın savcılıktaki sorgusu sürüyor.

2 zanlı tutuklanmıştı

Doku'nun kaybolmasına ilişkin 13 şüphelinin gözaltına alındığı soruşturma kapsamında, Gülistan Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok ile eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı tutuklanmış, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ise haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. 

Sağlıklı kalp için çok mühim öneriler


 
Kalp vücudun en önemli parçası…Doğduğumuz andan itibaren bir saniye bile mola vermeyen bu muazzam motor, aslında sandığımızdan çok daha hassas. Genelde o 'tekleyene' kadar varlığını unutuyoruz ancak kalbimiz bize her gün, her öğünde ve attığımız her adımda bir şeyler anlatmaya çalışıyor.
 

18.04.2026 02:24:00
MURAT ÇORBACI
 Sağlıklı kalp için çok mühim öneriler
 Sağlıklı kalp için çok mühim öneriler

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Rifat Eralp Ulusoy, kalp sağlığına dikkat etmek için devamlılık gerektiğini vurguluyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, kalbimizi korumanın yolunun mutfağımızdan, ayakkabı dolabımızdan ve zihnimizdeki huzurdan geçtiğini gösteriyor. Kalp sağlığı sadece yaşlılıkta düşünülecek bir konu değil; bugün attığımız küçük bir adım, yarınki 'en büyük hayat sigortamız' haline geliyor. Hastalık kapıyı çalmadan önlem almak, işin en önemli sırrı.  "Benim kalbim sağlam" deyip geçmemek gerekiyor. Hayatınızda yapacağınız küçük değişikliklerle kalbinizi yormadan, daha enerjik bir ömür sürebilirsiniz.

Kalbin kuralları

Prof. Dr. Rifat Eralp Ulusoy'a göre 10 altın kurala dikkat etmek gerekiyor. İşte o kurallar...

1. Sofradan renk eksik olmasın: Paketli gıdalar yerine pazar tezgahından beslenin. Zeytinyağı baş tacınız olsun, yeşilliği sofranızdan eksik etmeyin.
2. Üşenmeyin, hareket edin: İlla spor salonuna gitmek şart değil. Her gün yarım saat tempolu bir yürüyüş yapmak, kalbin pasını siler.

3. Tuzluğu masadan kaldırın: Yemeğin tadına bakmadan tuz atmak en büyük düşmanımız. Tansiyonu zıplatmamak için tuzu hayatınızdan yavaş yavaş çıkarın.
4. Kilonuz yük olmasın: Fazla kilolar sadece dış görünüşü değil, en çok kalbinizi yorar. Kalbiniz o yükü taşırken çok zorlanıyor, ona acıyın.

5. Sigarayla vedalaşın: Kalbe en büyük ihanet sigaradır. Damarları tıkayıp kalbi nefessiz bırakır. Kendiniz ve sevdikleriniz için bu zehri bırakın.
6. Kafaya takmamaya çalışın: Biliyoruz hayat zor ama stres kalbi doğrudan vuruyor. "Can boğazdan gelir" derler ama "can huzurdan gider." Biraz sakin kalmak kalbe ilaç gibidir.

7. Uykunuzu alın: Vücudun dinlendiği tek yer uyku. Günde 7-8 saat uyumaya çalışın ki kalbiniz bir sonraki güne zinde başlasın.
8. Şekerden kaçın, tatlıyı meyveden alın: Şekerli içecekler ve ağır tatlılar damarların en büyük düşmanı. Canınız tatlı çektiğinde bir meyveyle geçiştirmeye alışın.

9. "Bir şeyim yok" demeyin: Doktora gitmek için illa ağrınızın olması gerekmez. Arada bir gidip kalbinizin sesini dinletin, 'makine' ne durumda bir bakın.
10. Rakamlarınızı bilin: Tansiyonunuz kaç, şekeriniz ne durumda? Kendi değerlerinizi bilirseniz, vücudunuzun verdiği sinyalleri daha iyi anlarsınız. RECEP BAHAR
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.