Resmen bunalmıştım. Her gün haber bültenlerinde çocuk istismarı, kadın cinayeti, yolda, dolmuşta, metroda vs. tacizler, gün ortası yaşanan market, kuyumcu vs. soygunları, yaşlı insanların emekli maaşlarını gasp etmelerini, evlerinin soyulmalarını izledikçe…
Cinnet geçirdi, başlığı adı altında anne-babasını katleden çocukları, karısını, çocuklarını katleden babaları gördükçe, hele düğünlerde ateş etmeyi marifet sayıp abisini, kardeşini veya bir insanı vuranları gördükçe…
Hele terörle mücadele şehitlerin ağlayan annelerini, Suriye'de, Arakan'da ve Yemen'de yaşanılanları izlemek içimi acıtıyordu.
Diğer taraftan bayanlarla havuz başında, tatil köylerinde sefa sürerken, 'işçiler ayaklandı, haklarını istiyorlar' diyen müdürüne, 'aralarına provokatörler yerleştirin, ayaklansınlar, tazminatsız hepsini kovun' diyen patronları görmekten resmen bunalmıştım.
Neyse ki! Eylül geldi ve diziler başladı.
Artık polis dizilerinde bir çocuğa kastetmek isteyenleri anında enseliyorlar. Eve geç dönen bir liseli yolda sapıklarla karşılaşınca Türk polisi anında imdada yetişiyor.
Tabi birde milletimizin namusu, malı, canı için kendini feda eden kimliksiz kahraman evlatlarımız var. Bunları izleyince insan rahatlıyor!
Sonra aile dramları. Yoldan sapmış bir anne veya baba. Ailesini ihmal ediyor. Ama fedakar bir abi veya abla veya bir zengin kişi hemen bu ihmali ortadan kaldırıp tekrar aileyi bir araya getiriyor. Yani mutlu son.
Tabi terörle mücadele dizileri de soluksuz izleniyor. Karabayır'dan Türkmen dağına ne kadar şer odakları varsa yerle bir. Bunlar büyükşehirlerimizde planladıkları katliamlar anında deşifre ediliyor ve büyük faciaların önüne geçiliyor.
Sanal dünya bir başka! Dert, acı, gözyaşı, kan vs. olsa da sonucun iyi olacağını bildiği için rahatlıyorsun. Biraz heyecanlansan da hem kötülerden intikam alma hissini yaşıyor, hem de galip gelmenin mutluluğunu tadıyorsun.
Ha! Tarih dizilerine bakmıyorum. İyi, kötü biraz tarih bilgimiz var. Bu dizilere bakınca 80'lerde Yeşilçam'da çekilen uzay filmlerimiz bile daha gerçekçi geliyor.
Birde yarışma programları var. Evli çiftleri çıkarıyorlar. Mahremlerini bile anlatıyorlar. Millet kahkahalarla izliyor.
Evet, 2 saatliğine de olsa sanal dünya rahatlatıyor insanı. Krizi, mirizi unutuyorsun!
Ama sabah olup, uyanınca her şey aynı kalmıyor. Arkadaşından eve dönen genç kızı filan yerde tecavüze uğrayıp, öldürüldü. Filan yerde 3 yaşındaki çocuktan haber alınamıyor. Evde çıkan tartışmada bir aile yok oldu.
Yazık oluyor bu ülkeye arkadaşlar! Yazık oluyor bu millete…
* * *
Birde futbol var. Neydi o günler? Artvin'den hafta sonu yatılıdan kaçar Trabzonspor'un maçına giderdik. Yensin, yenilsin taraftarıyla aynı sevinç ve üzüntüyü yaşayan Orhan, Dobi Hasan, Şeyhmuz, Ünal, Ogün, Soner, Hami, Gökdeniz, Fatih gibi futbolcular vardı.
İstanbul kulüplerinde de tablo aynıydı. Samet, Feyyaz, Gökhan, Ali, Metin, Bülent ve daha niceleri.
Şimdi futbol endüstriye dönüştü. Bir tarafta sevinç ve üzüntünün dozunu ayarlayamayan taraftar yığınları, diğer taraftan da oynadığı futbol ve aldığı skordan çok hesabına para yatıp yatmadığını düşünen, akşama hangi mankenle, nereye gitsem hesabını yapan milyoner futbolcular var. (ahlaklı, zeki ve çevik olanlarını tenzih ederim)
Spor programları, yorumlar, kulüp başkanları ve federasyon hakkındaki fikirlerimi sormayın bana. En az dört yıldan başlar yargılanmam.
Trabzonspor'a döneyim; Sayın Ağaoğlu!
Kulüp batmış, feda zamanı, dedin. Yerlinin yerlisine döneceğiz, dedin. Mali anlamda istikrarlı adımlar attın. İyi, tamam da! Trabzonspor sahaya çıkıyor. İlk 11'de İstiklal Marşımızı okuyabilen 3 veya 4 futbolcu var. 7, 8 yabancı oyuncuyla maça başlamak TS'ye yakışıyor mu?
Nedir bu hal? Trabzon'da bu ayarda genç futbolcu mu yok? Çıkar bizim gençlerimizi, yenilsinler. Hiç sorun değil.
Ünal Hocam! Futbolculuğunda ki kriterlerini, karakterini, duruşunu bilirim. Gençleri, sen büyüt. Bırak medyanın, yönetimin, bir kesim holiganların kışkırtmalarını. Sen bu işi başarırsın.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Ruhban Okulu'nun açılmasını kimler istiyor? / 15.05.2026
- Sayın Erdoğan, Hüseyin Baş’ı doğruladı / 14.05.2026
- ‘Tahtakurusu’ kelimesini yasaklatan Cennet Mekan! / 13.05.2026
- Mustafa Çiftçi ve 2. Abdülhamit / 12.05.2026
- ODTÜ'den Amedspor’a / 11.05.2026
- Yuvayı dişi kuş yapar / 10.05.2026
- Deniz Gezmiş’in mücadelesi, mahkemesi ve mektupları -2- / 09.05.2026
- Deniz Gezmiş’in mücadelesi, mahkemesi ve mektupları -1- / 08.05.2026
- Ajax Operasyonu’ndan Hürmüz Boğazı’na İran / 07.05.2026
- Erdoğan: ‘Kızlara erkek, erkeklere kız beğendiremiyoruz’ / 06.05.2026
- Sayın Erdoğan, Hüseyin Baş’ı doğruladı / 14.05.2026
- ‘Tahtakurusu’ kelimesini yasaklatan Cennet Mekan! / 13.05.2026
- Mustafa Çiftçi ve 2. Abdülhamit / 12.05.2026
- ODTÜ'den Amedspor’a / 11.05.2026
- Yuvayı dişi kuş yapar / 10.05.2026
- Deniz Gezmiş’in mücadelesi, mahkemesi ve mektupları -2- / 09.05.2026
- Deniz Gezmiş’in mücadelesi, mahkemesi ve mektupları -1- / 08.05.2026
- Ajax Operasyonu’ndan Hürmüz Boğazı’na İran / 07.05.2026
- Erdoğan: ‘Kızlara erkek, erkeklere kız beğendiremiyoruz’ / 06.05.2026




























































