logo
25 HAZİRAN 2026

İYİ Parti'den ihracı istenen Özkan, İmamoğlu'na yapığı teklifi açıkladı: İmamoğlu da makul buldu

İmamoğlu'na işbirliği teklifinin somut olması için İYİ Partinin birtakım kazanımları olması gerektiğini söylediğini kaydeden Özkan, İBB Başkanı'nın "Beklenti ne olabilir?" sorusu üzerine, kendilerine kazanılacak 3 belediye, İBB'de 25 büyükşehir meclis üyesi ve 14 belediyede birer belediye başkan yardımcılığının verilmesi gerektiğini anlattığını aktardı.

17.12.2023 10:41:00 / Güncelleme: 17.12.2023 11:05:54
Haber Merkezi
İYİ Parti'den ihracı istenen Özkan, İmamoğlu'na yapığı teklifi açıkladı: İmamoğlu da makul buldu
İYİ Parti'den ihracı istenen Özkan, İmamoğlu'na yapığı teklifi açıkladı: İmamoğlu da makul buldu
İBB İYİ Parti Grup Başkanvekili İbrahim Özkan, İBB'nin Saraçhane'deki binasında partisine ait grup odasında basın toplantısı düzenledi. CHP ile iş birliği yönündeki çabaları ve kendisiyle birlikte İYİ Parti'nin 7 İBB Meclis üyesinin kesin ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edilmesi sürecini anlattı.

İYİ Parti Genel başkanı Meral Akşener'in talebi üzserine istifa ettiği İBB Meclisi Grup Başkanvekilliği görevine arkadaşlarının desteğiyle yeniden seçilmesi süreciyle İBB başkanız Ekrem İmamoğlu'nun hiçbir ilgisi olmadığını da vurguladığı basın toplantısında, İY Parti'nin kurulması sürecindeki zorluklara değindi. Özkan, daha sonra şunları ifade etti:

"Sayın Akşener 2 gün sonra tam tersi bir açıklama yaptı"

"Şimdi önümüzde 2024 yılı 31 Mart'ta yapılacak olan yerel seçimler var. Bu seçimlerde iş birliği yönünde bir tavır ortaya ben koydum. Sayın genel başkanımız da aslında 26 Ağustos 2023 tarihinde Afyon Kocatepe'de yapmış olduğu açıklamada yerel seçimlerin dinamiklerinin farklı olduğunu ve yerel dinamiklerle, yerel seçimde iş birliği yapılabileceği yönünde bir mesaj verdi biliyorsunuz. İki gün sonra Fatih Altaylı'nın programında tamamen 26 Ağustos'taki açıklamasından tamamen ters bir açıklama ve hür ve bağımsız olarak seçimlere girilmesi yönünde bir tavır ortaya koydu. Bir sonraki süreçte Genel İdare Kurulu'nda (GİK) seçimlere İYİ Parti olarak tek başımıza gidilmesi yönünde bir tavır ortaya konuldu. Bunu hepiniz biliyorsunuz. Ve ben o dönemden beri iş birliğinin yapılması yönünde gayretler içerisinde oldum."

"Bizim tarafın bir teklif beklediği konusunda kanaate varmamak için bir sebep yoktu"

Bu gelişmenin ardından Türkiye'nin dört bir yanından kendisiyle iletişime geçen partililerin beklentisinin CHP ile iş birliği yönünde olduğunu görerek İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile temas kurarak "İYİ Parti'nin de menfaatlerini koruyarak bir şeyler yapılması gerektiğini" iletittiğini aktaran Özkan, "Bu arada, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in İYİ parti Genel Başkanı Meral Akşener'i ziyaret ederek GİK kararının tekrar değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini sorduğunu hatırlatan Özkan, "Bu görüşmenin ardından aslında bizim tarafın bir teklif beklediği konusunda kanaate varmamak için bir sebep yoktu" dedi. 

"Arka kapı diplomasisi yaparak İmamoğlu'na gittim"

Özkan, bunun üzterine bir "arka kapı diplomasisi" yaparak tekrar İmamoğlu'na gittiğini ve daha somut öneriler getirmelerini önerdiğini söyledi. İmamoğlu'nun ise ortada İYİ Parti GİK kararı varken bunun nezaketsizlik olacağını aktardığını ifade eden Özkan, ardından yeniden yapılan GİK toplantısında iş birliğini savunanların sayısının 10 kişi daha arttığını hatırlattı. Bu artışı da dikkate alarak, teşkilatların motivasyonu açısından bu diplomasinin devam ettirilmesi gerektiğini düşündüğünü dile getiren Özkan, tüm bu görüşmeleri konusunda da partisinin İstanbul il başkanını bilgilendirdiğini anlattı.

İstanbul'da kazanılacak 3 belediye, 25 Meclis üyesi ve 14 belediyee başkan yardımcılığı

İbrahim Özkan, tekrar bir araya geldiklerinde İmamoğlu'nun beklentilerinin ne olduğu yönündeki soru üzerine "Bakın Sayın Başkanım 2019 yılında bizim İYİ Partimize 4 belediye verdiniz. Bu durum çok ciddi rahatsızlık yarattı. Nerelerdi bunlar? Arnavutköy, Esenler, Bağcılar ve Kağıthane gibi ilçeler. Bu ilçeler AK Parti'nin yoğun oy aldığı ilçeler. Hatta esprili bir şekilde şunu söyledim. 'Bizim aday çıkardığımız yerlerde Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı İYİ Parti'nin adayı çıkarsak yine kazanamazdık' dedim. Böyle bir paylaşıma benim de gönlüm razı olmaz, partimin de gönlü razı olmaz diye de söyledim" dedi. Özkan, bu görüşmede İYİ Parti'ye üç kazanılacak belediye ve CHP'li 14 belediyede belediye başkan yardımcılığı ve 25 İBB Meclisi üyeliği önerdiğini anlattı. Özkan, İmamoğlu'nun da bu talepleri makul karşıladığını ve konuyu genel başkan ve yetkili organlarla görüşeceğini söylediğini de aktardı.

"Sürecin tamamen kapandığını gördüm"

İYİ Parti Grup Başkanvekili Özkan, İmamoğlu ile yaptıoğı görüşmeyi partisinin il başkanına aktardığını ancak onun GİK kararına işaret ederek, bunun dışına çıkamacacaklarını söylediğini ardından da kendisinin o bilinen "Teşkilatlara rağmen siyaset yapılmaz" twitini attığını anlattı. Bu sosyal medya paylaşımının ardından da istifasının istendiğini hatırlatan Özkan, "Tabanda ciddi bir dip dalga var. İstifalar her gün artıyor. İnsanlar mutsuz ve süreci sonuna kadar zorlamamız gerektiğini söylüyorlar. Akabinde ne oldu değerli arkadaşlar? Geçtiğimiz salı günü sabah yine teşkilat başkanımızla bir konuşma daha yaptık. Baktım ki burada tavır çok net. Öyle bir duruma geldik ki Sayın teşkilat başkanımız 'Beşiktaş'ı dahi verseler bu konu biz bizim için bitmiştir' lafından sonra aslında sürecin tamamen kapandığını gördüm ve çok üzüldüm" diye konuştu.

İhraç süresince yaşananları anlattı

İbrahim Özkan, aynı gün İstanbul'da bulunan İBB'li 52 meclis üyesi ile kahvaltılı bir toplantı yaptığını belirten Özkan, gelişmeleri şu sözlerle anlattı:

"O kahvaltı programında müzakere ettik arkadaşlarımızla. Ekseri kanaat yine işbirliği yapılması yönünde oldu. O kahvaltı programında en son ben konuştum. Çok net bir şekilde, teşkilatların motivasyonunu çıkaracak, yükseltecek ve kazanmak için ortaya konulan, size de anlattığı bu teklifi anlattım ben. Arkadaşlarımız çok beğendi, partimiz adına bir kazanım olduğunu söylediler ve takdirle karşıladılar. O program çıkışında tabii bir telefon trafiği oldu. İl Başkanımız dışarı çıktı, geldi vesaire. Program çıkışında başkanım iki dakika bir konuşalım denildi bana. Ondan sonra Sayın Genel Başkanımızın, grup başkanvekilliği görevini bırakmam konusunda bir telkini olduğu bana söylendi. Ben de gereğini yaparım tabii ki dedim. Sayın Genel Başkanımızın takdiridir. Ne yaptık? Biz de Twitter'dan artık hür ve müstakil bir şekilde düz bir meclis üyesi olarak artık bundan sonra çalışmalarıma devam edeceğimizi söyledim. Ondan sonra o gün akşam yerel yönetimler başkanımızla, büyükşehir meclis üyelerimiz arasında bir toplantı yapıldı. Tüzüğümüzün 56'ncı maddesi çok açık. Meclis üyeleri, milletvekilleri kendi aralarında başkan vekilini seçer.

Yine burada toplandık arkadaşlarımızla. Ben de arkadaşlarıma dedim ki '2 gün daha İBB Meclisi var. Bu meclis sürecinde sizler bir grup başkanvekili seçmelisiniz. Partimizin muhakkak bir başkanvekili olmalı. Aday olacak olan arkadaşlar varsa, bu seçimi hemen yapın bugün bitirin ve meclis birazdan başlayacak, meclise geçelim' dedim. Orada soruldu kimse aday olmak istemedi. Ondan sonra Maltepe ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi üyemiz Uğur Erkaya Bey 'Başkanım dedi aslında biz aramızda konuştuk size yapılan bu haksızlık aslında. Siz bizim de anlatmak istediğimiz meramımızı anlattınız dediler. Dolayısıyla siz bizi yalnız bırakmak istemiyoruz, sizi aday olarak çıkarıyoruz tekrar dedi. Ben de arkadaşlara dedim ki bakın yani bu konu Türk siyasi tarihinde olan bir konu değil. Teşekkür ederim bu teklifiniz için 'Ama bu genel merkeze karşı bir başkaldırı, bir isyan olarak algılanacak. Eğer böyle bir karar alırsanız bu bir gündem olacak ve bu konunun bir sonucu olacaktır. Bizi partiden ihraç ederler arkadaşlar' dedim. O yüzden herkes alsın eline bir beyaz kağıt ve istifalarını hazırlasın diye de söyledim."

"İBB Meclis üyelerimizin yüzde 80'i istifa aşamasında"

Arkadaşlarının hiç tereddüt etmeden A4 beyaz kağıdı alarak istifalarını kendilerine verdiklerini söyleyen Özkan, "Fakat ben istifaları yürürlüğe koymadım. Hala direnebiliriz, hala partimizin menfaatleri için mücadele edebiliriz hususunu yoğun bir şekilde arkadaşlarıma anlattım. Fakat gelinen nokta öyle bir nokta ki tamamen sürecin tıkandığını görüyoruz. Çünkü her gün birileri istifa ediyor. İşte dün Diyarbakır istifa etti. Bir hafta önce Amasya teşkilatları komple istifa etti. Meclis üyeleri teker teker istifa ediyor. Yani şu an İBB Meclisi üyelerimizin haricinde yüzde 80'i istifa aşamasında değerli arkadaşlar." diye konuştu.

"İstanbul ve Ankara'da aday çıkarmamız Cumhur İttifakı'na yarayacak"

Özkan, istifayı düşünen arkadaşlarına "Bu kadar emeği olan kendi ilçelerine, mahallelerine bu kadar hakim olan yerel yönetim tecrübesi bu kadar fazla olan insanların kaybedilmesi partimiz için hiç iyi olmaz" diye telkinlerde bulunduğunu söyledi. Buna rağmen istifanın tek taraflı bir irade beyanı olduğunu hatırlatan Özkan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Durum hiç iyiye gitmiyor. Önümüzdeki haftadan itibaren yoğun bir şekilde iş birliği yapılması yönünde bir karar da ortaya çıkacak. Şu konuyu hiçbir zaman unutmayın. Bizim partimiz 14 Mayıs seçimlerinden önce HDP ile işbirliği ile suçlandı. Ben bunu söylüyorum arkadaşlarıma. Şimdi İstanbul'da ve Ankara'da aday çıkarmamız halinde bu kimin işine yarayacak? Bu Cumhur İttifakı'nın işine yarayacak. Dedim 'Bakın sahada şimdi de AK Parti'yle iş birliğiyle suçlanacaksınız'. İstanbul ve Ankara 25 yılın üzerine kazanılabilme motivasyonudur. Biz bu süreç içerisinde olmak istemiyoruz. Biz partimizin kuruluş ayarlarına dönmesi için mücadele edeceğimizi defalarca söyledim. Ortaya çıkan durum bu. Yani ben partinin bir yetkilisi olmamakla beraber, bakın şimdi muhakkak açıklama yapacaktıktır partimizin yetkilileri. İbrahim Özkan'ı böyle bir yetkisi yoktur. Evet böyle bir yetkim yok ama sıkışan bu durumlarda bir arka kapı diplomasisi yürütülür. Bu diplomasiyi de ben yürütmek üzere bir vazife aldım bir sorumluluk aldım. Hatta kriz olduğu zaman birçok kez sıkıştığı zaman Sayın Genel Başkanım bile bana o konuda övgüyle söz etmiştir. Yani bu konuda çok iyisin, bu arka kapı diploması konusunda çok başarılısın diye defalarca kendisi de bana söylemişti. Benim yaptığım bu. Teşkilatlarımızın motivasyonu ve yükselmesi için elimden geleni yaptım. Ama ortaya çıkan sonuç artık bir çıkmaz sokak. Yapacağımız çok fazla bir şey kalmadığını düşünüyorum."

"Son bir durum değerlendirmesi yapacağız"

İbrahim Özkan açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Özkan, partiden istayı düşünüp düşünmediği yönündeki soru üzerine "Aslında arkadaşlarımızın bir kısmı mücadele etmememiz gerektiğini artık sürecin tamamlandığını söylüyor. 'Hla mücadele etmemiz gerektiğini söyleyenler' de0 var. Şöyle ki arkadaşlarımız içerisinde 'Bizi tedbirli olarak disiplin kuruluna verdiklerini söylüyorlar ama bize tebliğ edilmiş bir durum yok. Yani bizi ihraç etmek için bize bildirilmiş bir yazılı gerekçe yok. Onu bir görelim' diyen arkadaşlarımız var. 'Görmeden istifa edelim' diyen arkadaşlarımız var. Pazartesi günü arkadaşlarımızla tekrar bir araya geleceğiz. Son bir durum değerlendirmesi yapacağız. Ona göre bir karar vereceğiz" dedi.

"İmamoğlu'nun sürece bir dahli yok"

Özkan, bir başka soru üzerine Ekrem İmamoğlu'nun İYİ Parti'deki sürece bir dahlinin olmadığını söyledi. Özkan, şöyle konuştu:

"İl Başkanının bilgisi dahilinde ben Sayın İmamoğluyla süreci yürüttüm. Sayın İmamoğlu da il başkanıyla, gelip parti yetkilileriyle 'Bu teklifi verirseniz bizim partimiz tarafından kabul edilebilirliği daha yüksektir' dedi. Sayın İmamoğlu buna çok yoğun bir şekilde çalıştı. En son pazar günü de görüştüm yine Sayın İmamoğlu ve ekibiyle ve İl Başkanıma sürekli bilgi verdim. O her defasında 'Uğraşma artık yeter' demesine rağmen ben yine kendisine bilgi verdim. Sonunda benim sonuçta benim başkanımdır. Bu bilgiyi sürekli verdim. Bu teklif somutlaşma aşamasındayken işte ben görevden alınmam, Sayın Kavuncu'nun 'Beşiktaş'ı bile verseler artık bizim için yok hükmündedir. Bu saatten sonra benim için bu süreç eğer kabul edilebilirse istifa edebilirim' konusunu söylemesi. Artık sürecin tamamlandığını gösteriyor. Yani burada ortaya çıkan sonuca göre durum bu. Bu konuda Sayın İmamoğlu çok haksız yere suçlanıyor. Bakın Sayın İmamoğlu'nun konudan özellikle sosyal medyada ne bileyim basında, televizyon yorumcuları tarafından bu işi Sayın İmamoğlu tarafından organize edildiği söyleniyor. Böyle kesinlikle bir şey yok yani. Bütün samimiyetimle söyleyeyim bütün arkadaşlarım da konuya şahittir. Sayın İmamoğlu bu karardan sonra beni arıyor. Genel başkanları Sayın Özgür Özel beyefendiyle toplantı halindeyken dışarı çıkıyor, 'Çok geçmiş olsun' diyor. Niye böyle oldu anlamaya çalıştı meseleyi. Sayın İmamoğlu, sürecin işleyişinde, yani benim görevimden alınmam konusunda üzüntülerini bildirdi. Ben de teşekkür ederek kapattım telefonu. Yani Sayın İmamoğlu'nun sürece bir dahili yok. Hatta bizim burada yeniden tüzüğün 56'ncı maddesine göre benim teklif edilerek seçilmem konusunda da Sayın İmamoğlu, 'Partinin bir kararı var bu doğru bir karar olmadı' diye de söyledi bana. Sayın İmamoğlu'nun konudan bir haber. Yani hiçbir alakası yok. Yani bizim tamamen kendi özgür irademizle almış olduğumuz bir karar. Arkadaşlarımızın tavsiyesi Sayın Genel Başkan'a rağmen gözüküyor. Yeniden benim grup başkan ekili seçilmem ondan sonraki disiplin süreci, mesele tamamen budur."

"Hala Grup Başkanvekili gözüküyorum"

Resmi olarak halens İYİ Parti'nin İBB Meclisi Grup Başkanvekili olduğunu belirten Özkan, "Tedbirli olarak biliyorsunuz disiplin kuruluna verince parti unvanlarını kullanamazsınız. Fakat bize tebliğ edilen bir şey olmadığı için hala Grup Başkanvekili gözüküyorum. Çünkü karar defterinde öyle yazıyor. Aksi bir karar da henüz yok" dedi.

"İhraç edecek madde bulmakta zorlanıyorlar"

Partiden disiplin süreci konusunda bir geri adım beklemediğini ifade eden İbrahim Özkan, bir kez daha durumlarını pazartesi günü değerlendireceklerini söyledi. Özkan, "Pazartesi günü bunu netleştireceğiz arkadaşlarımızla konuşarak ne yapmamız gerektiğine bir karar vereceğiz. Bir süreç artık tıkanmışsa bizi ihraç edecekler bunu biliyoruz. Çünkü Türkiye'de siyasi partiler kanunda bir madde olarak ihraç edebilirsiniz ama bizi ihraç edecek madde bulmakta zorlanıldığını biliyorum. Zorlanıldığını biliyorum. Çünkü biz tüzüğe göre hareket ettik arkadaşlar. Seçim yaptılar yani. Parti içi demokrasiyi işlettiler" diye konuştu.

"Memleketi emanet edeceğiniz insanlara 'Büyükşehirleri yönetemez' demek samimiyetsizliktir"

İYİ Parti'nun kuruluşu sürecinde MHP'nin mahkeme karalarıyla ortaya çıkardığ ımağduriyete işaret eden Özkan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Mağduriyetle parti kurup yeni mağdurlar yaratarak biz bunu nasıl anlatabiliriz? Bir de şunu ben söylemek istiyorum. Şimdi fikrimiz neyse zikrimiz o olmalı. Zikrimizle fikrimizin ayrıştırdığı yerde bir güven problemi doğar. Dün ülkeyi yönetebileceğini iddia ettiğimiz, bir sene bunu televizyonlarda her yerde dillendirdiğimiz iki belediye başkanı için bugün 'İstanbul ve Ankara'yı yönetemiyor' dememiz çok doğru bir söylem olmaz diye düşünüyorum. Yani memleketi emanet edebileceğiniz insanlara bu büyükşehirleri yönetemez demek samimiyetsizliktir. Ben böyle düşünüyorum. Dün doğru dediğime bugün yanlış dememeye devam edeceğim. Siyasetimi ilkeli bir şekilde yapmaya devam edeceğim. Yani rüzgarın estiği yere göre bir hareket tarzı içerisinde olmayacağım siyaset böyle olmalı. Özü sözü bir olmalı, güven vermeli. Dün doğru dediğine yarın yanlış denmemeli." 

Ne olmuştu?

İbrahim Özkan, Genel Başkan Akşener'in talebi doğrultusunda İBB İYİ Parti Grup Başkanvekilliğinden istifa ettiğini açıklamış, İBB İYİ Parti Grubu Özkan'ı yeniden aynı göreve seçmişti.

İYİ Parti İl Başkanı Yücel Coşkun da Özkan'ı tekrar seçen Meclis üyelerinin kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildiğini duyurmuştu.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.