logo
04 EYLÜL 2026

Kalp sağlığı için karpuz

Yaz aylarında sıkça tüketilen karpuzun, yüksek tansiyon ve kalp krizini önlediği bildirildi

23.06.2013 00:00:00
 
Opr. Dr. Adnan Tuna, yaz aylarında sıkça tüketilen karpuz konusunda uyarılarda bulundu. Karpuzun kanseri önleyici bir özelliğinin olduğunu ancak karpuzu çekirdekleri ile tüketildiğinde bağırsak tıkanmalarına yol açtığını söyledi. Karpuzun insan sağlığında büyük faydası olduğunu aktaran Opr. Dr. Adnan Tuna, karpuzun içinde C vitamini ve antioksidan madde olan laykopen adlı maddenin insan vücuduna kanserojen etkisi oluşturan maddelere karşı kanser önleyici bir özelliği olduğunu, karpuz anti kanserojen etkisi nedeniyle insan sağlığına ayrı bir önemi olduğunu söyledi.Karpuzun diyet açısından da ayrı bir önemi olduğunu kaydeden Opr. Dr. Tuna, “Karpuzun içerdiği yüksek potasyum nedeniyle kan dolaşımında bulunan sodyumun böbrek yoluyla atılmasını sağlayıp hem vücut kan basıncına olan faydası hem de böbreklerin daha iyi işlevsel hale gelmesini sağlayıp, kalbe olan yükü azaltıp kalp krizlerini yüksek tansiyonu önleme açısından da büyük önemi vardır. Özellikle diyet yapan vatandaşlar karpuz yerken peynirle yememeleri gerek, çünkü peynir karpuzla yendiği takdirde aşırı kilo yapar” diye konuştu. Ayrıca karpuzun çekirdeği ile birlikte tüketildiğinde bağırsaklarda tıkanıklara yol açabileceğine dikkat çeken Tuna, “Karpuz çekirdeğini fazla tüketmemek gerekir aksi takdirde fazla tüketildiğinde vücudun bazı organlarına zarar verebildiği gibi barsak tıkanmalarına da yol açabilir. Bunun için dikkat etmek gerekir” şeklinde konuştu. İHA

Alsu gemisinin 1. ve 3. kaptanı tutuklandı

Silivri açıklarında yaşanan gemi kazasına ilişkin gözaltına alınan Alsu gemisinin 1. ve 3. kaptanları tutuklandı. 4 mürettebat ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

03.09.2026 23:33:00
İHA
 
Alsu gemisinin 1. ve 3. kaptanı tutuklandı
Alsu gemisinin 1. ve 3. kaptanı tutuklandı
İstanbul Silivri açıklarının 18 mil güneyinde meydana gelen kazada, Kocaeli'den Aliağa'ya giden Türk bayraklı 90 metre uzunluğundaki Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye giden Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpışmıştı. Kazaya ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında ALSU isimli gemiden bulunan 10 kişiden aşçı hariç 9 kişiden, 6'sı ifadelerinin ardından adliyeye sevk edilmişti.

Savcılık ifadelerinin ardından şüphelilerden, geminin 1. kaptanı Ahmet Erarslan ile 3. kaptan Murat Evciman tutuklama talebiyle, 4 kişi ise adli kontrol istemiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.

Mahkeme, şüphelilerden geminin 1. kaptanı Ahmet Erarslan ile 3. kaptan Murat Evciman hakkında tutuklama kararı verdi. Mahkeme, 4 kişiyi ise adli kontrol şartıyla serbest bıraktı.

İBB davasında 2 sanık tahliye edildi

53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı İBB davasında, aylık tutukluluk incelemesi kapsamında 2 sanığın tahliyesine karar verildi

03.09.2026 22:05:00
AA
 
İBB davasında 2 sanık tahliye edildi
İBB davasında 2 sanık tahliye edildi

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, bir kısım tutuklu sanıklara ve avukatlarına aylık tutukluluk incelemesi kapsamında tahliye talepleri için söz verildi.

Söz verilen tutuklu sanıklardan İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökçe, sadece görevini yaptığını, kamu görevlisi olduğunu ve görevi gereği imzalar attığını savundu.

Sanık Gökçe, eylemlerde adının geçmediğini, ihaleyi alacak kişileri tanımadığını ve bilmediğini öne sürdü.

Boğazından haram lokma geçmediğini, hiçbir suç işlemediğini, örnek bir yaşam sürdüğünü savunan Gökçe, tahliyesini talep etti.

Bir diğer tutuklu sanık İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün de bilirkişi raporlarını eleştirerek, bu raporların maddi hatalar ve hukuki çarpıtmalar içererek hazırlandığını ileri sürdü.

Akgün, ihalelerin yapılış yöntemlerini anlatarak, üzerine atılı eylemlerin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu belirtti.

Yaptığı görev boyunca kamu yararına çalıştığını ifade eden Akgün, "Kişisel menfaat peşinden koşmadım. Sözde örgütün çıkarları için bir eylemde bulunmadım, bulunmam." dedi. Sanık Akgün, tahliyesini istedi.

İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, 18 aydır tutuklu olduğunu belirterek, iddianameye göre cezalandırıldığını öne sürdü.

Sanık Ongun, atfedilmiş algılar, büyütülmüş ifadeler üzerinden 18 aydır cezaevinde olmaması gerektiğini savunarak, "Ben burada haklı olarak yatıyorum demem lazım ama ben şu an haksız olarak yatıyorum." beyanında bulundu. Mahkemenin adil olmasını isteyen Ongun, tahliyesini talep etti.

Bazı tutuklu sanıklar ile avukatları da tahliye talebinde bulundu.

En son söz verilen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu da Türkiye'nin hatta Avrupa'nın en büyük duruşma salonunda olduklarını ifade ederek, şunları söyledi:

"Asıl soru şu, böylesine büyük bir salon acaba ne kadar büyük bir adalete ev sahipliği yapıyor ya da yapabilecek' Yanıtını elbette ki kıymetli milletimiz verir. Eninde sonunda milletimiz bunun yanıtını verir ve elbette gereğini de yapar. Bu salona baktığımızda, esasında 'örgüt' diye bir kavramın konuşulduğu bir ortamda, arkamda bulunan, başta kadın arkadaşlarımız olmak üzere burada tutsak bulunan kıymetli kader arkadaşlarıma baktığımda, buradan bir örgütün çıkmayacağını herkes görüyor. Kim bakmak isterse görebilir. Bakmaz ise, görmek istemezse, zaten ona biz zorla gösterecek bir halimiz de yoktur. Buradan bir örgüt çıkmaz, bunu millet de görüyor. Burada bir suç örgütü yok. Gerçekten büyük bir zalimlikle mücadele eden kader arkadaşlarım var."

Duruşmaların canlı yayınlanmasını istediğini ifade eden İmamoğlu, duruşmaların başladığı ilk günden, bugüne geçmiş duruşmaların da yayınlanmasını istediğini söyledi.

Özgürlüğü, itibarını ve emeğini savunduğunu aktaran İmamoğlu, "Bütün iddialar çöptür ve çökmüştür. Hani 'Delillere göre savunma yapılsın.' deniyor, 6 ay bitti, bir tek delili şu mahkemede huzurda kimse görmedi, ben de görmedim. Gören varsa şimdi yansıtsınlar, ben özür dileyeceğim." beyanında bulundu.

Savunma hakkına ilk müdahalenin avukatı Mehmet Pehlivan'ın tutuklandığında başladığını ve sonrasında Silivri'de savunma hakkının elinden alındığını savunan İmamoğlu, savunmasını 7-8 saatte bitirmesinin istendiğini, süre sınırlaması getirildiğini ve savunmasına engel olunduğunu öne sürdü.

Hak yemediğini ve hakkını da yedirmeyeceğini belirten İmamoğlu, "Mahkeme salonundan çıkarıldım. Duruşmaya getirilmeme kararı usulsüzce uygulandı." beyanında bulundu.

Sanık İmamoğlu, tüm arkadaşlarının özgürlüğüne kavuşmasını isteyerek, "Bu davanın şahidi millettir. Bu hukuksuzlukların şahidi millettir. Cumhuriyet, demokrasi, adalet için bedeli hayatım da olsa sonuna kadar mücadele edecek bir Ekrem İmamoğlu buradadır. Ben bu iddianameyi yazanları burada yargılamaya devam edeceğim." dedi.

Aylık tutukluluk incelemesi kapsamında tutuklu sanıkların taleplerinin alınması tamamlandıktan sonra mahkeme, cumhuriyet savcısına görüşünü sordu.

Cumhuriyet savcısı, tüm tutuklu sanıkların bu hallerinin devamını istedi.

Mahkeme, inceleme için duruşmaya ara verdi.

51 sanığın tutukluluğunun devamına karar verildi

Mahkeme heyeti, aranın ardından, tutuklu sanıklar Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı ve İBB Meclis Üyesi Ali Rıza Akyüz ile reklamcı Serkan Öztürk'ün tahliyesine karar verdi.

Tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ile eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve Medya''''''' AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 51 sanığın tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere 7 Eylül Pazartesi gününe ertelendi. 

Ankara'da 3,9 büyüklüğünde deprem

Ankara'nın Kalecik ilçesinde saat 20.11'de 3,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi

03.09.2026 21:08:00
AA
 
Ankara'da 3,9 büyüklüğünde deprem
Ankara'da 3,9 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Ankara'nın Kalecik ilçesi olan 3,9 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 11,74 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.
 

Tokat'ta 19 adrese eş zamanlı operasyon: 14 gözaltı

Tokat'ın Niksar ilçesinde jandarma ekiplerince 14 şüpheliye yönelik 19 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda çok sayıda ruhsatsız silah, mühimmat ve kaçak alkol ele geçirildi

03.09.2026 13:50:00
İHA
 
Tokat'ta 19 adrese eş zamanlı operasyon: 14 gözaltı
Tokat'ta 19 adrese eş zamanlı operasyon: 14 gözaltı
Tokat İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, yasa dışı silahlanmanın ve kaçakçılığın önlenmesine yönelik yürüttükleri çalışmalar kapsamında 14 şüpheliyi takibe aldı. Adli makamlardan alınan arama kararının ardından Niksar ilçesindeki 19 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Adreslerde yapılan aramalarda 6 tabanca, 8 kurusıkı tabanca, 1 havalı tabanca, 14 ruhsatsız av tüfeği, bin 294 tabanca mermisi, 21 tabanca şarjörü, 350 av tüfeği kartuşu, 3 kilogram barut, 3 fişek doldurma aparatı, 6 kama ve 3 çakı ele geçirildi.

Aramalarda ayrıca 4 sikke ile 27 litre kaçak alkol bulundu.

Operasyon kapsamında şüpheliler hakkında adli işlem başlatıldı.

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Almanya'da çok sayıda taşınmaza sahip olduğu iddiasının ardından Gazeteci Murat Ağırel hakkında suç duyurusunda bulunduğunu duyurdu

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Almanya'da çok sayıda taşınmaza sahip olduğu iddiasının ardından Gazeteci Murat Ağırel hakkında suç duyurusunda bulunduğunu duyurdu

03.09.2026 12:10:00
Haber Merkezi
 
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Almanya'da çok sayıda taşınmaza sahip olduğu iddiasının ardından Gazeteci Murat Ağırel hakkında suç duyurusunda bulunduğunu duyurdu
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Almanya'da çok sayıda taşınmaza sahip olduğu iddiasının ardından Gazeteci Murat Ağırel hakkında suç duyurusunda bulunduğunu duyurdu
Almanya'da 23 taşınmazı bulunduğu iddiası tartışma konusu olan eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, konuyu gündeme getiren Gazeteci Murat Ağırel hakkında suç duyurusunda bulundu.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Gökçek, iddiaları reddetti. İddianın tapu kaydına dayanmadığını savunan Gökçek, asıl amacın kendisi ve ailesi hakkında "algı oluşturmak" olduğunu öne sürdü.

Tüm mal varlığının e-Devlet kayıtlarında bulunduğunu belirten Gökçek, "Hukuka ve adalete olan inancımız tamdır. Bu tür asılsız ve iftira niteliğindeki iddiaları ortaya atanlar hakkında, şahsiyet haklarımızın korunması amacıyla Türk Ceza Kanunu ve ilgili diğer mevzuat kapsamında cezalandırılması için Murat Ağırel hakkında resmî suç duyurusunda bulunulmuştur" ifadelerini kullandı.

Silivri açıklarındaki gemi kazasıyla ilgili başlatılan soruşturmanın detayları ortaya çıktı

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gemi kazasına ilişkin başlatılan soruşturmanın detayları ortaya çıktı. İki geminin de kayıtları incelenecek

03.09.2026 07:00:00
İHA
 
Silivri açıklarındaki gemi kazasıyla ilgili başlatılan soruşturmanın detayları ortaya çıktı
Silivri açıklarındaki gemi kazasıyla ilgili başlatılan soruşturmanın detayları ortaya çıktı
Silivri açıklarının 18 mil güneyinde 1 Eylül sabah saatlerinde meydana gelen kazada, Kocaeli'den Aliağa'ya giden Türk bayraklı 90 metre uzunluğundaki Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye giden Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpıştı.

Kazanın ardından Tuğberk İmamoğlu isimli gemide bulunan 10 personelle irtibatın kesildiği bildirilirken, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerinin denizdeki arama kurtarma çalışmaları sürüyor. Kazaya ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.


İki geminin de kayıtları incelenecek



Soruşturma kapsamında her iki geminin armatör ve işletici şirketleri ile şirket yetkililerine ilişkin bilgilerin temin edildiği, olayın aydınlatılmasına yönelik kayıt, belge ve dijital verilerin ilgili şirketlerden alınması için gerekli talimatların verildiği bildirildi. ALSU gemisinin seyir, rota ve manevra bilgileri, köprüüstü ve makine kayıtları, VDR (Sefer Veri Kaydedicisi), ECDIS ve AIS/GPS verileri, jurnal ve manevra defterleri, sefer planı, mürettebat ve vardiya çizelgeleri, gemi ve klas sertifikaları, yük kayıtları ile fotoğraf ve video kayıtlarının da soruşturma kapsamında muhafaza altına alınması istendi. İstanbul Bölge Liman Başkanlığı'ndan her iki gemiye ait sicil belgeleri, sertifikalar, klas belgeleri, liman devleti kontrol raporları ve idari tahkikat dosyası talep edildi. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nden ise olaydan önceki 12 saati de kapsayacak şekilde gemilere ait VHF/telsiz haberleşmeleri, gemiler ile Gemi Trafik Hizmetleri (VTS) arasındaki telsiz görüşmeleri ile radar, rota, hareket ve manevra kayıtlarının gönderilmesi istendi.


Bilirkişi görevlendirildi



Kusur durumuna ilişkin ön rapor hazırlanması amacıyla gemi kaptanı ve gemi inşaat mühendisliği alanlarında bilirkişiler görevlendirildi. Bilirkişilerin, Silivri'deki limana çekilmekte olan ALSU gemisi üzerinde ve kaza mahallinde inceleme yapabilmeleri için bölgeye intikalleri sağlandı. Tuğberk İmamoğlu gemisinin battığı bölgede deniz derinliğinin yaklaşık 800 ile bin 100 metre arasında olduğu değerlendirildi. Derinlik nedeniyle geminin ve enkaz alanının tespiti, deniz tabanında tarama ve inceleme yapılması ile delillerin elde edilmesi amacıyla bu derinlikte çalışma yapabilecek teknik imkanların belirlenmesi ve temini için araştırma ve koordinasyon çalışmalarının sürdüğü belirtildi.


Telsiz kayıtları da talep edildi



Olayın ardından ALSU ve Tuğberk İmamoğlu gemilerinin kaptanları arasında yapıldığı belirtilen bazı telsiz görüşmelerinin medya ve açık kaynaklarda yayımlandığı görülmesi üzerine söz konusu kayıtların henüz resmi makamlar aracılığıyla soruşturma dosyasına ulaşmadığı, görüşmelerin asıl ve bütün halinin temin edilmesi amacıyla Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nden her iki gemiye ait VHF/telsiz ve VTS haberleşme kayıtlarının istendiği bildirildi. Soruşturma dosyasına, Sahil Güvenlik unsurları ile ALSU gemisi arasında olay sonrasında gerçekleştirilen telsiz görüşmelerinin kayıtlarının da alındığı ve görüşmelerin incelenerek tutanak altına alındığı belirtildi.


Deniz kirliliği oluştu, çalışma başlatıldı



Tuğberk İmamoğlu gemisinin battığı alanda deniz yüzeyinde kirlilik oluşmaya başlamasının tespit edilmesi üzerine, kirliliğin niteliği, kaynağı ve yayılımının belirlenmesi ile çevre ve insan sağlığı açısından oluşturabileceği risklerin değerlendirilmesi amacıyla gerekli sağlık ve çevre tedbirlerinin alınmasına yönelik araştırma ve incelemelerin yapılması talimatı verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çerçeve yasanın uygulanması için örgütün fiilen silah bırakması, tasfiyesi gerekir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kırgızistan'daki temaslarının ardından yurda dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı

02.09.2026 14:14:00 / Güncelleme: 02.09.2026 14:22:11
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çerçeve yasanın uygulanması için örgütün fiilen silah bırakması, tasfiyesi gerekir
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çerçeve yasanın uygulanması için örgütün fiilen silah bırakması, tasfiyesi gerekir
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kırgızistan'daki temaslarının ardından yurda dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un davetiyle Türkiye'nin, diyalog ortağı olduğu Şanghay İşbirliği Örgütü'nün (ŞİÖ) bu yılki zirvesine şeref konuğu olarak katıldığını hatırlatan Erdoğan, ayrıca liderlerle birlikte 31 Ağustos akşamı 6. Dünya Göçebe Oyunları'nın açılış törenine katıldığını söyledi.

Erdoğan, Kırgız halkının 31 Ağustos Bağımsızlık Günü'nü tebrik ederek, "Kıymetli kardeşim, Sayın Caparov nezdinde ev sahiplikleri için Kırgız halkına en kalbi şükranlarımı sunuyorum." sözlerini sarf etti.

Bundan 30 yıl önce "Şanghay Beşlisi" ismiyle temeli atılan Şanghay İşbirliği Örgütü'nün, zaman içerisinde yaklaşık 30 ülke ve uluslararası kuruluşu bünyesinde toplayan en büyük bölgesel teşkilat haline geldiğini belirten Erdoğan, Teşkilat'ın, Asya Pasifik bölgesi ile Orta Doğu'yu bünyesinde buluşturan yegane bir yapı olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü'nün, toplam 35 trilyon doları bulan bir ekonomik yapıyı ve 4 milyarın üzerinde nüfusu temsil ettiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Bizim de sadece Teşkilat üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz yıllık 150 milyar dolara yaklaşıyor. Türkiye olarak gelişen ekonomimiz ve Doğu ile Batı arasındaki stratejik konumumuz gereği bu büyük ekonomik ve beşeri coğrafyayla ilişkilerimizi artırmanın gayretindeyiz. Esasen 2019 yılında ilan ettiğimiz 'Yeniden Asya' girişimimiz de bu düşüncemizin yansımasıdır. Şanghay İşbirliği Teşkilatı'yla bizi birbirimize yaklaştıran bir diğer önemli husus, paylaştığımız bölgesel sahiplenme kültürüdür. Zirvede yaptığım hitapta bu hususa dikkat çekerken aynı zamanda çok taraflılığı ve işbirliğini esas alan diplomatik yaklaşımımızı anlatma fırsatı buldum. Küresel adalet, istikrar ve sürdürülebilir kalkınmadan ayrı düşünülemeyecek olan iklim değişikliği ile mücadele ve enerji gibi konulardaki çalışmalarımız hakkında bilgi verdim."

Zirve marjında mevkidaşlarıyla da görüştüğünü hatırlatan Erdoğan, "Azerbaycan, Kırgızistan ve Rusya Federasyonu liderleriyle gündemimizdeki konuları ayrıntılı şekilde ele aldık. Ayrıca aralarında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin de yer aldığı muhataplarımla fikir teatisinde bulunduk." bilgisini paylaştı.

Erdoğan, en batıdaki Asyalı ve en doğudaki Avrupalı ülke olarak Türkiye ile aynı değerlere sahip her girişimin doğal parçası olmayı sürdüreceklerini vurgulayarak, "Bilhassa bölgemizde vuku bulan çeşitli çatışma ve krizlerin uluslararası hukuk temelinde diyalog ve diplomasiyle çözümüne yönelik ilkeli tutumumuzu devam ettireceğiz. Bu düşüncelerle ziyaretimizin ülkemiz, milletimiz, bölgemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum." ifadesini kullandı.

"Türkiye'nin büyük fırsatlar barındırdığını artık herkes görüyor"
Bir gazetecinin, "Bişkek Zirvesi'nde alınan kararlar, Türkiye ile Şanghay İşbirliği Teşkilatı arasındaki ekonomik ilişkileri nasıl etkiler? Türkiye'nin, Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile işbirliğini tam bir üyeliğe taşıma ihtimali var mı?" sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:

"Değerli arkadaşlar, öncelikle Bişkek Zirvesi, ülkemizin ekonomik, siyasi ve stratejik seçeneklerini çeşitlendirme iradesinin somut bir göstergesi olmuştur. Türkiye olarak, Şanghay İşbirliği Teşkilatı'na üye ülkelerle ikili düzeyde ticari ve ekonomik ilişkilere sahibiz. Çin'den Orta Asya'ya, Rusya'dan Güney Asya'ya uzanan geniş coğrafyada, Türkiye'nin ticari ve ekonomik açıdan büyük fırsatlar barındırdığını artık herkes görüyor. Teşkilatla ilişkilerimizde çok yönlü dış politika anlayışımızın yansıması olarak son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildi. Türkiye, hem Batı hem de Doğu ile dengeli ilişkiler geliştirebilen, bağlarını da bu ölçüde derinleştirebilen bir ülke. Türkiye'nin bu yaklaşımı, küresel sorunlara işbirliği ve etkin çok taraflılık temelinde çözüm bulma amacını da kuvvetlendiriyor. Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile önümüzdeki süreçte ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınması da bizim açımızdan mümkün. Şunun da altını özellikle çizmek isterim. Türkiye'nin teşkilata üyelik perspektifi, bir bloktan bir kopuş, Batı'ya sırt çevirme anlamına asla gelmez. Hedefimiz, 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zirve kadar dikkat çeken konulardan bir tanesi de Rusya Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin'le görüşmeniz oldu. Zirve marjında yaptığınız görüşme genel anlamda nasıl geçti? Hangi konuları ele aldınız?" sorusu üzerine ise şunları aktardı:

"Sayın Putin ile ikili bir görüşme yaptık. Bu görüşmede de özellikle Rusya-Ukrayna arasındaki gelişmeleri ele alma imkanımız oldu ve çok verimliydi. Çok çok samimi bir havada geçti. Enerjiden ticarete, turizmden yatırımlara kadar birçok alanda Rusya ile önemli bir işbirliğimiz var. Hepsinden öte, milyonlarca Rus turisti ülkemizde ağırlıyoruz. Başka herhangi bir ülkeden böyle bir turist Türkiye'ye gelmiyor. Önceleri biliyorsunuz Almanya da iyi bir konumdaydı. Ama Rusya sonra onları aştı. Türkiye, bölgemizdeki çatışmaların barışçıl noktadaki çözümünde roller üstleniyor. Özellikle Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bir an önce barışla neticelenmesi bizim de Sayın Putin'in de beklentisidir. Bir an önce istiyoruz ki, bu bölgede Rusya-Ukrayna arasında bir barış süreci de gerçekleşsin, bölgeye barış egemen olsun. Bu savaşın hem bölgemiz hem dünyamız, hem de taraflar için hayırlı bir sonuç doğurmadığı ortada. Peki bundan Putin memnun mu? Memnun değil. Bir an önce bu işin hayırlısıyla sonuçlanmasını o da bekliyor. Biz barış için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu Sayın Putin'e ifade ettik. Savaşın değil, barışın kazanacağı bir gerçek. Bunun için de her türlü gayreti göstermeye hazırız."

Mekke Savunma İttifakı
Bir diğer gazetecinin, "İstanbul'da Mekke İttifakı'nın ilk önemli toplantısı gerçekleştirildi. Biz biliyoruz ki bölgedeki bazı ülkeler bu ittifaktan fevkalade rahatsız. Geniş bir coğrafyada barışı inşa etme amacı olan bir savunma işbirliğinden neden bu kadar rahatsızlar?" sorusunu da yanıtlayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"İstanbul'da gerçekleştirilen toplantı çok çok önemli. Bu ittifakın ilk ve somut adımını atmak üzere Strateji, Siyaset ve Askeri Komitesi toplandı. Üç ülkeden Dışişleri Bakanları, Milli Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanları bir araya geldiler. Burada, bir an önce somut adımlar atılması yönündeki yaklaşımımıza binaen, teknik olarak yapılması gereken konuları ortaya koyduk. Bunların başında sekreteryanın kurulması ve işlerlik kazandırılması gerekiyor. Burada askeri ve siyasi konuların ele alınması lazım. Savunma sanayisi, önemli bir işbirliği alanı. Bir de askeri operasyonel işbirliği alanı kapsamında askeri eğitimler, askeri standardizasyon, askeri tehdit, imkan ve kabiliyetlerin paylaşılması bunun gibi teknik konular ele alındı. Bunlar hangi zamanlamayla nasıl hayata geçecek, onun kararları alındı. Bu ittifaka açıktan tepki koyan çok az ülke var, ama gizliden tepki koyan ülkeler de mevcut. Özellikle Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dengesi birçok aktörün açıktan bu ittifakı eleştirmesini zorlaştırıyor. Bu ittifak, bölgemizde istikrar ve güvenlik için kurulmuştur. Biz yolumuza kardeşlerimizle birlikte, güçlenerek devam edeceğiz.

Yunanistan'ın şunu artık anlaması lazım, Türkiye'nin, kimsenin toprağında gözü yoktur ancak kimseye de haklarını çiğnetmez."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan diğer başlıklar şöyle:

Karadeniz'de sivil deniz taşımacılığının güvenliği önemli. Tarafların mücadelesi sivillerin, ticari hayatın güvenliğini ortadan kaldıracak noktaya taşınmalı.

Tahıl krizinin özellikle Afrika kıtasında yeniden baş gösterdiğini görüyoruz. Sorun daha da büyümeden inisiyatif alınmasında fayda var.

F-35
Türkiye'nin programa tekrar dahil olması konusunda görüşmeleri sürdürüyoruz. ABD'deki süreçlerin tamamlanmasıyla mesele geride kalacak.

KAAN'dan, kendi hava savunma sistemlerimizi geliştirmekten vazgeçmiyoruz. Türkiye'nin seçeneklerini artırıyoruz. İşte güçlü Türkiye'nin yol haritası budur.

Terörsüz Türkiye süreci
Terörsüz Türkiye sürecini bir takvim meselesinden öte hedef meselesi olarak görüyoruz. Elbette devlet olarak yol haritamız, planımız, takvimlendirmemiz var.

Yunanistan, girdiği yanlış yoldan dönmeli, gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmeli. Tarih, ibret alanlar için çok iyi yol göstericidir.

Çerçeve yasa
Uygulanması için örgütün fiilen silah bırakması, tasfiyesi gerekir. Tespit ve teyitlerin nasıl yapılacağı belli, süreç adım adım ilerlemekte.

Milletin kardeşliğini zedeleyen, terörün geçmişte oluşturduğu fay hatlarını yeniden harekete geçirme riski olan yaklaşımları hoş göremeyiz.

İç cepheyi güçlendireceğiz. Farklılıklarımızla Türkiye paydasında kenetleneceğiz. Buna Büyük Türkiye Mutabakatı diyoruz. Ne yaptığımızı bilerek ilerliyoruz.

SDG'nin feshi
Suriye'nin bütün unsurlarıyla bir ve bütün olmasını en çok biz arzu ederiz. Suriye'de sürdürülebilir kalkınma ve kapasite artışı için bu önemlidir.

Bütün bölge için yeni bir dönemin kapısını aralayacağına inanıyorum. Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı."

Silivri açıklarında kaybolan geminin firmasında endişeli bekleyiş

Marmara Denizi Silivri açıklarında gece saatlerinde meydana gelen gemi kazasının ardından irtibatın kesildiği "Tuğberk İmamoğlu" isimli ticari gemi ve 10 kişilik mürettebatı için arama kurtarma çalışmaları sürerken, geminin sahibi İmamoğlu Gemicilik firmasından henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Firma önünde ise endişeli bekleyiş devam ediyor

02.09.2026 11:53:00
İHA
 
Silivri açıklarında kaybolan geminin firmasında endişeli bekleyiş
Silivri açıklarında kaybolan geminin firmasında endişeli bekleyiş
Edinilen bilgiye göre, gece saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarında Türk bayraklı "Tuğberk İmamoğlu" isimli kuru yük gemisi ile "Alsu" isimli tanker çarpıştı. Çarpışmanın ardından "Tuğberk İmamoğlu" isimli gemiyle ve gemide bulunan 10 mürettebatla irtibat kesildi.

Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik ekipleri ile diğer arama kurtarma unsurları, kayıp gemi ve mürettebata ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor. Yetkililer, geminin kısa sürede battığının değerlendirildiğini belirtirken, bölgede denizden ve havadan geniş çaplı arama çalışması yürütülüyor.

Öte yandan, kaybolan geminin sahibi olan İmamoğlu Gemicilik firmasının önünde bekleyiş sürüyor.

Kazanın üzerinden yaklaşık 9 saat geçmesine rağmen şirket tarafından kamuoyuna yönelik herhangi bir açıklama yapılmazken, firma önündeki endişeli bekleyiş devam ediyor.

Melih Gökçek ve Ailesi hakkında yeni suç duyurusu

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ailesi ve bazı eski belediye bürokratları hakkında yeni bir adli süreci gündeme taşıdı

01.09.2026 21:43:00
Haber Merkezi
 
Melih Gökçek ve Ailesi hakkında yeni suç duyurusu
Melih Gökçek ve Ailesi hakkında yeni suç duyurusu
Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ailesi ve bazı eski belediye bürokratları hakkında yeni bir adli süreci gündeme taşıdı.

ABB avukatı Nadi Türkaslan, 7 Ağustos 2026 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'na kapsamlı bir suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı.

Suç duyurusunda yalnızca Gökçek'in değil, ailesinin, bazı eski belediye yöneticilerinin, belediyeyle yoğun ticari ilişkileri bulunduğu belirtilen iş insanlarının yanı sıra Beyaz TV ve Osmanlıspor bağlantılarının da incelenmesinin talep edildiği bildirildi.

60'a yakın ihale dosyada

ABB tarafından yapılan başvurunun merkezinde, Gökçek dönemindeki belediye kaynaklarının, taşınmazların ve ihalelerin nasıl kullanıldığına ilişkin iddialar bulunuyor.

Edinilen bilgilere göre belediye müfettişlerinin incelemelerinde tespit edilen 60'a yakın ihaleye ilişkin bilgi ve belgeler savcılığa sunuldu. Başvuruda; suç örgütü kurma ve yönetme, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama gibi iddiaların araştırılması istendi.

Türkaslan'ın açıklamalarına göre amaç, belediye imkanlarının hukuka aykırı biçimde kullanılıp kullanılmadığının, belediye kaynaklarından herhangi bir şekilde haksız menfaat sağlanıp sağlanmadığının ve bu kaynakların daha sonra farklı alanlarda kullanılıp kullanılmadığının ortaya çıkarılması.

Gökçek Ailesinin mal varlıkları da mercekte



ABB avukatı Türkaslan, daha önce de Gökçek ve yakınlarının mal varlıklarının araştırılması amacıyla ayrı bir suç duyurusunda bulunduklarını belirtti.

Bu başvurunun temelinde ise "sebepsiz mal edinme" iddiasının bulunduğu aktarıldı. Türkaslan, belediyenin özellikle geçmiş dönemdeki kamu kaynaklarının ve taşınmazlarının kimler tarafından, hangi yöntemlerle ve ne şekilde kullanıldığının araştırılmasını istediklerini ifade etti.

Almanya dosyası süreci de devrede

Gökçek ailesiyle ilgili tartışmalar, son dönemde Almanya'daki gayrimenkul ve şirket iddialarıyla yeniden gündeme gelmişti.

Gazeteci Murat Ağırel'in haberinde, Gökçek ailesinin Almanya'nın Düsseldorf kentinde bir bina, Velbert kentinde ise bir alışveriş merkezi için anlaşmalar yaptığı ve yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarımı yapıldığı yönünde iddialar ortaya atılmıştı.

Bu iddiaların ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatıldığı bildirilmişti.

Melih Gökçek ise soruşturmanın gündeme gelmesinin ardından yaptığı açıklamada, adalete güvendiğini belirterek savcılığa gerekli bilgileri vereceğini söylemişti.

"Üç dosya birlikte yürütülebilir"

Sürecin dikkat çeken noktalarından biri ise farklı başvuruların aynı soruşturma çatısı altında toplanma ihtimali.

Nadi Türkaslan, ABB'nin daha önce yaptığı iki suç duyurusu ile savcılığın resen başlattığı Almanya bağlantılı soruşturmanın birleştirilmesi için başvuracaklarını açıkladı.

Türkaslan'a göre dosyaların birlikte yürütülmesi, hem delillerin bütünlüğünün korunması hem de iddialarda söz konusu olduğu ileri sürülen bağlantıların daha net ortaya çıkarılması açısından önem taşıyor.

Hastaneden çıktıktan sonra kaybolan kadının ölümü: 6 gözaltı

İstanbul'da 2022 yılında tedavi için getirildiği hastaneden izinsiz ayrıldıktan sonra kaybolan Z.Y.'nin telefon sinyallerini inceleyen polis ekipleri, son sinyalin Esenyurt'ta yaşayan F.D.'nin evini gösterdiğini belirledi. Çalışmalarda Z.Y.'nin hayatını kaybettiği tespit edilirken, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 6 şüpheli İstanbul ve Sinop'ta düzenlenen operasyonla gözaltına alındı

01.09.2026 12:48:00
İHA
 
Hastaneden çıktıktan sonra kaybolan kadının ölümü: 6 gözaltı
Hastaneden çıktıktan sonra kaybolan kadının ölümü: 6 gözaltı
Edinilen bilgilere göre 12 Eylül 2022 tarihinde tedavi amaçlı hastaneye getirilen, Z.Y. isimli kadın izinsiz şekilde hastaneden ayrıldı. Hastaneden ayrılan kadından bir daha haber alınamazken konuyla ilgili Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı.

Yürütülen çalışmalar kapsamında kayıp Z.Y. telefon kayıtlarını ve sinyallerini inceleyen ekipler, Z.Y.'nin en son F.D. isimli bir şahısla irtibatta olduğunu ve Z.Y.'nin telefonuna ait son sinyalin F.D.'nin Esenyurt'ta bulunan evini gösterdiği tespit edildi. Şüpheli F.D.'nin ise 2024 yılında "Kasten Öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevinde olduğu öğrenildi.

Çalışmalarını derinleştiren ekipler, Z.Y.'nin 4 Ekim 2022 ile 10 Ekim 2022 tarihleri arasında hayatını kaybettiğini belirledi. Yapılan araştırmalar sonucunda olayla bağlantısı bulunduğu ve olay hakkında bilgi sahibi olduğu değerlendirilen 6 şüpheli tespit edildi.

Bunun üzerine ekipler tarafından 01 Eylül 2026 tarihinde İstanbul ve Sinop'ta 6 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi.

Operasyonlarda gözaltına alınan 6 şüpheli, sorgulanmak üzere Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği'ne getirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.