logo
25 HAZİRAN 2026

Kastamonu’nun tarihi mirası: Liva Paşa Konağı

Kastamonu’nun sivil mimari dokusunu yansıtan en görkemli yapılardan biri olan Liva Paşa Konağı, hem inşa süreci hem de barındırdığı kültürel değerlerle şehrin sembol eserleri arasında yer alıyor

17.04.2026 00:10:00
Abdülkadir Gündoğdu
Kastamonu’nun tarihi mirası: Liva Paşa Konağı
Kastamonu’nun tarihi mirası: Liva Paşa Konağı
Kastamonu'nun sivil mimari dokusunu yansıtan en görkemli yapılardan biri olan Liva Paşa Konağı, hem inşa süreci hem de barındırdığı kültürel değerlerle şehrin sembol eserleri arasında yer alıyor.

19. yüzyılın son çeyreğinde yükselen bu anıtsal yapı, günümüzde Etnografya Müzesi olarak geçmişi geleceğe taşıyor.







İnşa Süreci ve Tarihçesi

Konağın yapım serüveni 1879 yılında başlamış ve 1881 yılında tamamlanmıştır. Dönemin Kastamonu Askerlik Şubesi Başkanı olan Mir Liva Sadık Paşa tarafından konut olarak inşa ettirilen yapı, Osmanlı'nın son dönem sivil mimarisinin en seçkin örneklerinden biridir.

Uzun yıllar konut olarak kullanılan bina, 1978 yılında Kültür Bakanlığı tarafından kamulaştırılmış, kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından 1997 yılında kapılarını müze olarak ziyaretçilere açmıştır.







Mimari Özellikler ve Yapısal Detaylar

Liva Paşa Konağı, bodrum katı üzerine yükselen üç katlı yapısıyla heybetli bir görünüme sahiptir. Binanın mimari karakteristikleri şunlardır:

Giriş ve Cephe: Binaya, iki sütunlu portiklerin (önü sütunlu açık galeri) oluşturduğu sahanlıktan geçilerek çift kanatlı kapılarla girilir. Ön cephede yer alan çıkmalar, alttan "eli böğründe" adı verilen taş payandalarla desteklenmiştir.







Pencereler ve Işık: Zemin katta kesme taş söveli ve kemerli pencereler hakimken, üst katlarda dikdörtgen formlu giyotin pencereler kullanılarak iç mekanın bol ışık alması sağlanmıştır.

Arslanlı Kapı: Konağın bahçesine girişi sağlayan taş portal, üzerinde simetrik olarak işlenmiş iki arslan kabartması nedeniyle "Arslanlı Kapı" olarak anılmaktadır.

İç Plan: Toplam 22 oda ve 6 salona sahip olan konakta, haremlik ve selamlık bölümleri ile bodrum katında geleneksel bir hamam ve mutfak bulunmaktadır.







Müze Olarak Önemi ve Sergilenen Eserler

Kastamonu Etnografya Müzesi olarak hizmet veren konağın her katı farklı bir temaya ayrılmıştır:

Zemin Kat: Şehrin 1927-1977 yılları arasına ait yakın tarihini yansıtan siyah-beyaz fotoğraf koleksiyonu ve bir müze kitaplığına ev sahipliği yapar.







Orta Kat: Kastamonu'nun zengin el sanatları bu katta hayat bulur. Bakırcılık, urgancılık, dokumacılık, baskıcılık ve kunduracılık gibi zanaatlar canlandırılmaktadır. Ayrıca UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Mahmut Bey Camii'nin orijinal kapısı gibi çok değerli ahşap eserler burada sergilenmektedir.






Üst Kat: "Konak Yaşantısı" temasıyla düzenlenen bu katta; baş oda, gelin odası ve misafir odası gibi bölümler mankenlerle canlandırılarak 19. yüzyıl Kastamonu kent kültürünün ve aile hayatının atmosferi ziyaretçilere sunulmaktadır.






Liva Paşa Konağı, sadece bir bina değil, Kastamonu'nun binlerce yıllık halk kültürünün, zanaatlarının ve sosyal yaşam tarzının korunduğu bir "bellek merkezi" olma özelliği taşımaktadır.

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.