logo
28 EYLÜL 2026

Kaynaklarımızı; çıldırmış değil, bilimsel projelere ayıralım

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Eyüpsultan Kemerburgaz'da yapımı tamamlanan 'Atık Yakma ve Biyometanizasyon Tesisleri'ni hizmete açtı. Tesisler ve tesisleri yapan insanların bu işi tek başına başarmasının mümkün olmadığını dile getiren İmamoğlu, "Biz, yeter ki el birliğiyle, iş birliğiyle, 16 milyon yaşayanıyla, kentteki bu seferberlik duygusunu var edelim. Kaynaklarımızı ve enerjimizi; yeter ki çılgın, anlamsız, mantıksız ya da çıldırmış projelere değil, bilimsel projelere, ayıralım. İşte her şeyi çok güzel kılacak yol haritası budur" dedi. "Bu kentin artık çevreye hor davranma gibi bir lüksü yoktur" diyen İmamoğlu, Bu şehrin; sakinleşmeye, durulaşmaya, kendine gelmeye, kendini hissetmeye, insanlarla birlikte var olduğunu yaşamaya, aşırı bir biçimde ihtiyacı vardır. Hep birlikte bunu başarmamız lazım. Bu kenti harap eden akıldan, bu şehri sıyırıp kurtarmak zorunluluğumuz vardır" ifadelerini kullandı

09.11.2021 15:43:00
 
Kaynaklarımızı; çıldırmış değil, bilimsel projelere ayıralım
Kaynaklarımızı; çıldırmış değil, bilimsel projelere ayıralım
EYÜPSULTAN / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 16 Eylül 2017'de inşasına başlanan, yüzde 40 ilerlemeyle yeni yönetim tarafından teslim alınan Eyüpsultan Kemerburgaz Kısıkmandıra Mevkii'ndeki "Atık Yakma ve Biyometanizasyon (organik atıklardan biyogaz üretimi) Tesisleri"nin açılışını gerçekleştirdi. Geçtiğimiz Cuma günü revize edilmiş "İklim Değişikli Eylem Planı"nı açıkladıklarını belirten İmamoğlu, "Dünyaya entegre ve dünyanın ortaya koyduğu hedefleri yakalama konusunda kararlı bir süreci, hep birlikte kamuoyumuzla paylaştık" dedi. Hizmete açtıkları tesisin de bu kapsamda çok değerli olduğunu vurgulayan İmamoğlu, amaçlarının, 2050 yılına kadar İstanbul'u, iklim değişikliğine dayanıklı bir şehir haline getirmek olduğunun altını çizdi. 2050 yılına 30 seneden az bir süre kaldığını hatırlatan İmamoğlu, "Hiçbir dakikası, hiçbir saati kaybedilmeden bu hedefe ulaşmak zorundayız. Dünyada kaliteli bir yaşama sahip olmak istiyorsak, kayıtsız şartsız, her anımızda bu sürecin bir parçası olmalıyız" dedi.

"HER ŞEYİ ÇOK GÜZEL KILACAK YOL HARİTASI…"

Tesisler ve tesisleri yapan insanların bu işi tek başına başarmasının mümkün olmadığını dile getiren İmamoğlu, "Biz, yeter ki el birliğiyle, iş birliğiyle, 16 milyon yaşayanıyla, kentteki bu seferberlik duygusunu var edelim. Kaynaklarımızı ve enerjimizi yeter ki çılgın, anlamsız, mantıksız ya da çıldırmış projelere değil, bilimsel projelere, ayıralım. İşte her şeyi çok güzel kılacak yol haritası budur. Her şeyi güzel kılacak yol haritasına dair milletimizin, insanımızın, yaşayanımızın birikimi de vardır, gücü de vardır, bilgisi de vardır" diye konuştu. Hizmete aldıkları Atık Yakma ve Biyometanizasyon Tesisi'yle ilgili detaylı bilgiler paylaşan İmamoğlu, "Yeşil Çözüm vizyonumuz, İstanbul'da başlattığımız iklim seferberliğinin değerli bir adımıdır" dedi. Türkiye'de C40 topluluğuna üye olan ilk ve tek kurum olduklarını aktaran İmamoğlu, "Şehrimizi iklim değişikliğine hazırlamak adına büyük bir emek veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"KASIM'DA 2 AÇILIŞ DAHA VAR"

İBB'nin her biriminin bu işin güçlü bir paydaşı olduğunu düşünmek zorunda olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, "16 Kasım'da Ömerli'de ikinci kademe içme suyu arıtma tesisimizin hizmete girmesi, 26 Kasım'da hemen komşumuz olan yine burada Atık Yakma ve Enerji Üretim tesisimizi hizmete açmakla, gerçekten çok gurur duyacağımız, iklim değişikliği, eylem planı süreciyle ilgili durmayacağımız bir Kasım ayını hep birlikte geçirmiş olacağız. Bu yönüyle İstanbul'a bir bütün olarak baktığımızda, kurumumuzun her aşaması, her kademesi önemli" bilgilerini paylaştı. "İstanbul'un hangi noktasında, hangi yerinde bir çözüme ihtiyaç varsa tüm gücümüzle orada olmaya devam edeceğiz" diyen İmamoğlu, şunları söyledi:



"BU KENTİN ARTIK ÇEVREYE HOR DAVRANMA GİBİ BİR LÜKSÜ YOKTUR"

"Bu kentin artık çevreye hor davranma gibi bir lüksü yoktur. Bu şehrin; sakinleşmeye, durulaşmaya, kendine gelmeye, kendini hissetmeye, insanlarla birlikte var olduğunu yaşamaya, aşırı bir biçimde ihtiyacı vardır. Bunu yapmamız lazım. Hep birlikte bunu başarmamız lazım. Bu kenti harap eden akıldan, bu şehri sıyırıp kurtarmak zorunluluğumuz vardır. 16 milyon İstanbullu olarak, bu kentin doğasını nasıl koruruz? Çevreye verdiğimiz zararı nasıl asgariye indiririz? Hep beraber düşünmemiz, yeni doğmuş bebeğimizden en deneyimli bireyimize kadar, sorumluluk sürecinin bir parçası olduğumuzu hissederek ve hissettirerek yaşamalıyız ve buna göre hareket etmeliyiz. Yeşil Çözüm Vizyonumuz çok önemlidir. İstanbul'un en başta, en kıymetli markalarından birisidir. Yeşil çözümün altını hep beraber doldurmalı, genişletmeli ve geliştirmeliyiz. Bu başlattığımız seferberlikle, iklim değişikliğine dirençli bir İstanbul'u hep beraber yaratacağımıza inanıyorum. Birlikte başarabileceğimize tüm kalbimle inanıyorum. Ben, yarın hep birlikte ölüm yıl dönümünde anacağımız ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'e layık birer yurttaş olmak, Türkiye Cumhuriyeti'ne layık birer vatandaşı olma yönünde attığımız bu güzel adımlarla ancak bunu başarabileceğimize olan inancımla, hepinize; emeği geçen, yüklenicisinden, kurumumuzun bütün birimlerine, bütün emekçilerimize yürekten teşekkür ediyorum."

1.4 MİLYON KİŞİNİN ELEKTRİK İHTİYACI KARŞILANACAK

Açılışı yapılan tesiste; yemek, sebze, meyve ve ömrünü tamamlamış ambalajlı gıda atıkları işlenecek. İstanbul genelinde üniversiteler, hastaneler, oteller, lokantalar, askeri ve sosyal tesisler, büyük marketler gibi noktalarda organik içerikli katı atıklar toplanacak. İlçe belediyeleri tarafından kaynağından ayrı ayrı toplanacak atıklar, transfer istasyonlarına getirilecek. Burada biriken atıklar, işlenmek üzere tesise götürülecek. Yılda 1 milyon ton evsel atığın işleneceği tesiste, aynı zamanda enerji üretimi de gerçekleştirilecek. Günlük 3000, yıllık yaklaşık 1 milyon tonluk kapasiteye sahip tesis, her biri günlük 1000 ton atık yakma kapasiteli 3 hattan oluşacak. Atıklar, tesise kamyonlar ile taşınacak ve herhangi bir ayrıştırmaya gerek duymaksızın depolama alanına boşaltılacak. Bu alanda depolanan atıklar, 3 adet "katı atık vinci" aracılığıyla "ızgaralı yakma ünitelerine" taşınacak. Izgaralı sistemde yakılan atıkların ısısından elde edilen buhar, tribünlere gönderilecek. Bu tribünler aracılığıyla da yaklaşık 78 MW/saat elektrik enerjisi elde edilecek. Bu enerjiden, tesisin tüm iç ihtiyacı ve artan enerji sayesinde de 1 milyon 400 bin kişinin elektrik ihtiyacı karşılanacak.



KOKU SORUNU ORTADAN KALKACAK

Tesis ile 100 hektarlık depolama alanından tasarruf sağlanacak. İstanbul'da oluşan evsel atıkların yüzde 15'i, yakma yöntemi ile hem atıklar ortadan kaldırılacak hem de bu sayede elektrik üretilecek. Elde edilecek elektrik ile Türkiye'nin enerji açığının giderilmesine katkı sağlanmış olacak. Çöp taşıma maliyeti azalırken, koku sorunu da ortadan kaldırılacak. Son teknolojinin kullanıldığı tesiste, emisyon değerleri Avrupa Birliği limitleri altında olacak. Tesiste kullanılacak en son teknolojili "baca gazı arıtma sistemi" ile çevreye zarar verilmeyecek. Bacadan çıkacak gazlar, "sürekli emisyon ölçümü sistemi" ile sürekli izlenecek ve kayıt altına alınacak. Bu sayede, çöplerden çıkan sera gazı salınımının yüzde 33'ünden kurtulmuş olunacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da kurulan sistem ile sera gazı salınımını online (canlı) olarak izleyebilecek. Tesis ile yerli üretim desteklenecek. Tesiste, 90 kişilik bir ekip çalışacak. İBB Fen İşleri Daire Başkanlığı'nın yüklenicisi olduğu tesisin yapım müşavirliğini İSTAÇ A.Ş. yüklendi.

GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Alpay Gürkan'ın da bir konuşma yaptığı etkinlik, butonlara basılarak tesisin açılışının gerçekleştirilmesiyle son buldu. İmamoğlu, tesis gezisinin ardından, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Gazetecilerin soruları ve İmamoğlu'nun sorulara verdiği yanıtlar şöyle oldu:

- 31 Mart'taki İstanbul seçimlerinin ardından yaptığınız bazı açıklamalar nedeniyle, YSK Başkanı ve üyelerine hakaret ettiğiniz gerekçesiyle, bir dava açıldı hapis istemiyle. Bugün ilk duruşması görüldü. Ertelendi diye biliyoruz. Daha sonra ifadeniz alınacakmış. Bu davayla ilgili değerlendirmenizi alabilir miyiz?

"MUHATAP; BANA HAKARET EDEN SİYASİ AKIL"

Evet, doğru bugün davası vardı. Ertelendi. Muhtemelen belirlenen tarihte de gidip bu konudaki ifademi vereceğim mahkemede. Öncelikle şunu söyleyeyim: Bu bahsi geçen konuda, bu süreci kendi üzerine alıp, bu girişimde bulunanların doğru bir tercih yapmadıklarını düşünüyorum. Çünkü yanlış yapmışlardır. Yanlış bir algıyla hareket etmişlerdir. O güne dönüp baktığınızda, benim bu cevabımı, yine kendilerine ait medyada yazanların muhatabını kim olduğunu zaten kendileri yazmışlardı. Çünkü bu sözü bana bizzat edip, hakaret eden siyasi akla dönük bir cevabım olmuştu ve benim bu sözümle beraber muhatabım olan siyasi akıl bellidir. Siyasi kişilikler bellidir. Muhatabım onlardır. Nokta. Yani başka söyleyeceğim bir şey yok. Ama bu süreci kendi üzerine alınan ve böyle bir girişimde bulunan kurul üyeleri doğru hissetmemişlerdir; yanlış hissetmişlerdir. Yanlış bir girişimde bulunmuşlardır.

"ADALAR KARARI ADİL DEĞİLDİR; İŞİMİZE MÜDAHALEDİR"

- Geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete'de bir karar yayınlandı Cumhurbaşkanlığı tarafından Adalar, "Özel Koruma Bölgesi" ilan edildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin plan yapma yetkisi elinden alınıp, bakanlığa devredildi. Bu kararla ilgili bir girişiminiz olacak mı?

Tabii ki olacak. Ben, Sayın Çevre Şehircilik Bakanımızı bu konuda aradım. Biz, ta Mayıs ayından beri müsilaj meselesinde oluşturduğumuz masada alınan her kararı ve alınacak her kararı, istişare ederek yol yürüdüğümüzü ve sıkı bir centilmenlikle bu sürecin işlediğini kendilerine aktardım. 'Cumhurbaşkanlığı'nda alınan bu kararla ilgili ne tek bir kelime konuşulduğunu, ne tek bir sürecin tartışıldığını hatırlamıyorum' dedim. Zaten kendisi de hatırlamıyor. Kendileri, bu konudaki alınan kararın masumiyetinden bahsetti. Ben, 'Masum olmadığını düşünüyorum' dedim kendilerine. Bir genel müdürlerini bu konuda görevlendirdiler. Biz de teknik arkadaşlarımızı görevlendirdik. Bir araya gelecekler. Ama tümden yanlıştır. Yani Marmara'nın müsilajıyla Adalar'daki planın ne alakası var? Bunun hemen düzeltilmesi gerekir. Müsilaj meselesiyle ilgili kurulan Bilim Kurulu, bizim Büyükşehir Belediyemizin teknik ve idari heyetleri, orada bulunan bütün idari heyetler, rektörler, sanayi kuruluşları, bakan yardımcıları, bakanlar konuşulan her şeye muhataplar. 7 tane belediye başkanı… Ben Marmara Belediyeler Birliği Belediye Başkanı'nı da aradım. 'Böyle bir şey konuşuldu mu' dedim. O da 'Konuşulmadı' dedi. 'Acaba sadece kıyı yapılarıyla ilgili bir karar mıdır? Hani liman vesaire' dedi. 'Hayır' dedim, 'Bu kapsayıcı bir karar.' O bakımdan kendileri de bu konuda bilgi sahibi. Marmara Belediyeler Birliği de bir neticede hakları koruyan bir tüzel kişiliktir. Kendilerinin de bunun süreci takip etmeleri gerektiği fikrimi paylaştım. İstişareler sürecek ama tümüyle bu karar hukuksuzdur, adil değildir, işimize müdahaledir. Yani tesadüf müdür bilemem ama şu anda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nde yıllardır 10, 15 yıldır, 20 yıldır plansız duran Adalar'ın, iki yıldır katılımcı bir modelle hazırlanmış 1/5000'lik planları da Meclis'te, komisyonda. Böylesi bir dönemde, durup dururken böyle bir kararı almayı, kamuoyuna hiçbir şekilde anlatamazlar. Doğru bir karar değildir. Umarım birilerinin hatasıdır. Ve o hatayı düzeltmek de elbette ki başta Sayın Bakanımıza ve Cumhurbaşkanlığı yetkililerine düşer. Biz, bu konuda, bu kararın düzeltilmesi için gerekenin yapılmasını İstanbul halkı adına umuyoruz.

"GLASGOW'DAN PAYIMIZA DÜŞENİ ALACAĞIZ"

- Yarın Glasgow'a gidiyorsunuz. İklim zirvesine katılacaksınız. Oradaki programınızı öğrenebilir miyiz?

Glasgow'da çok değerli iki oturuma katılacağım. Burada iklimle mücadele konusunda İstanbul'un, işte bugün açtığımız tesis gibi, aslında 2050'ye nasıl dayanıklı bir şehir olarak hazırlandığını anlatacağız bir panelde. Yine bir başka husus da aslında kentin fiziksel dayanıklılığı konusunda, deprem tehdidiyle olan mücadelesinden de bahsedeceğimiz bir oturum olacak. Her iki oturumun da çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Glasgow Zirvesi'nin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Çünkü iklim değişikliğiyle, küresel ısınmayla mücadele kapsamı, bir şehir sınırlarıyla, bir ülke sınırlarıyla çizilebilecek bir kapam değildir, içerik değildir. Bu manada bütün dünyanın iş birliği yaparak bu süreci çözmesi gerekir. Ortak sorundur. İyi bir bütçe tasarrufuna, iyi bir bütçe kullanımına muhtaçtır. O bakımdan özellikle bütçelerin kullanımında, 'Herkes kendi sınırları içerisinde sorun çözsün' anlayışıyla da bunun mümkün olmayacağını orada dile getireceğiz. Hem dünya için hem Türkiye'miz için hem İstanbul'umuz için zirvesinin çok faydalı olacağını düşünüyorum. Mutlaka oradan payımıza düşeni alıp İstanbul'a da döneceğiz.

 



Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi

"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisindeki şakaları gerekçe gösterilerek 88 gündür "kuyu tipi" cezaevinde tutulan komedyen Deniz Göktaş, çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme Göktaş'a toplam 1 yıl 7 ay hapis cezası verirken, hükümle birlikte serbest bırakılmasına hükmetti

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
YouTube üzerinden yayımladığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunan ünlü komedyen Deniz Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşmasında mahkeme, Göktaş hakkında tahliye kararı verdi.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı ve salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmayı siyasi parti temsilcileri, çok sayıda gazeteci, avukat ve yurttaş takip etti.

İki suçtan ceza, bir suçtan beraat

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Deniz Göktaş'ı "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçundan ise 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. "Daltonlar Çetesi" ile ilgili yaptığı espriler nedeniyle yöneltilen "suçu ve suçluyu övme" suçlamasından ise beraatine hükmedilen Göktaş, aldığı cezaların hükmüyle birlikte tahliye edildi.

"Cümle başına 22 gün hücrede kaldım"

Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda (kuyu tipi cezaevi) tek kişilik hücrede geçirdiği 88 günü anlatarak savunmasına başlayan Deniz Göktaş, mizahın suç sayılamayacağını vurguladı. Göktaş savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"3 Temmuz'dan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim. Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim. Yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik kullandığı "diktatör" ifadesinin hakaret değil, siyasi bir betimleme olduğunu savunan komedyen, "Bu coğrafyanın yüzlerce yıllık geleneği olan hicve açık olunmalıdır" dedi. İddianamedeki "oruç tutan canlı bombalar" ve "dalgıçlar (haşema)" şakalarının ise toplumsal gerginliklerin mizahi bir dille dışa vurumu olduğunu ekledi.

Adliyede yaşananları anlattı: "Zorla Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm"

Göktaş savunmasında, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecindeki usulsüzlüklere de dikkat çekti. Yurt dışı tatilini kendi isteğiyle yarıda keserek Türkiye'ye döndüğünü belirten Göktaş, havalimanında ters kelepçeyle gözaltına alındığını söyledi. Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde yaşadığı ilginç bir anıyı da mahkeme salonunda paylaştı:

"Hâkimliğe çıkarılmayı beklerken bana üç kez 'Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?' diye soruldu. Görüşmek istemediğimi net bir şekilde söylememe rağmen emrivakiyle adliye koridorunda kendisiyle görüştürüldüm. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Kılıçdaroğlu bana 'Niye döndün, imkanım olsa bir dakika durmam burada' demeyen tek kişiydi."

88 günlük belirsiz bekleyişin ardından özgürlüğüne kavuşan Deniz Göktaş'ın tahliye kararı, adliye koridorlarında ve sosyal medyada büyük bir sevinçle karşılandı.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

İBB davasının 88. duruşması başladı

İBB davasına ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88. duruşması başladı

28.09.2026 12:09:00
Anadolu Ajansı
 
İBB davasının 88. duruşması başladı
İBB davasının 88. duruşması başladı

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da bulunduğu duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İBB Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaat ile sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna" ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu, kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma" ve "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet" ve 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Birleşen ikinci dosya

Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlanmış ve 29 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

Sanıklar Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "rüşvet alma ve verme" ile "rüşvete aracılık etme" suçlarından 62'şer yıldan 168'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları, diğer 26 sanık hakkında ise aynı suçlardan 3 yıldan 168 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyalarla birlikte 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 57 tutuklu sanık bulunuyor.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.