'Kemalistler CHP'den tasfiye edildi' Zülal Kalkandelen'den dikkat çekici çıkış
Kalkandelen, “Ordudan, akademiden ve ana muhalefet partisinden bu kadrolar ya dışlandı ya da ciddi biçimde güçsüzleştirildi. Dolayısıyla bugün açılım politikaları çok daha rahat bir alanda ilerliyor” dedi.
Bayram ÇOŞGUN





Kalkandelen, İYİ Parti'nin Meclis'te ve komisyonlarda sürece karşı durduğunu hatırlatarak, "Tek tek itiraz edenler olabilir ama burada mesele, bu süreci durdurabilecek ya da tersine çevirebilecek güçlü bir siyasal iradenin olup olmadığıdır. Böyle bir güç şu an görünmüyor" dedi.
Bu durumun tesadüf olmadığını savunan Kalkandelen, söz konusu siyasi tablonun bilinçli şekilde oluşturulduğunu ileri sürdü. Süreçte yalnızca iktidarın değil, muhalefetin farklı aktörlerinin de sorumluluğu bulunduğunu belirten Kalkandelen, "Bunun içinde Kılıçdaroğlu da var, Özgür Özel yönetimi de var, Ekrem İmamoğlu da var. Yani bu tek bir ekibin işi değil; çok kapsamlı ve uzun yıllara yayılan bir çalışmadan söz ediyorum" ifadelerini kullandı.
Kalkandelen, 2013'teki ilk açılım sürecini hatırlatarak, o dönemde cumhuriyetçi kesimlerin sürece karşı ciddi bir direnç gösterdiğini, bunun sonucunda Balyoz ve Ergenekon davalarıyla bu kadrolara yönelik operasyonlar yapıldığını söyledi. "O süreçte açılıma direnen cumhuriyetçi güçlere kumpaslar kuruldu" diyen Kalkandelen, bugün benzer yöntemlere ihtiyaç duyulmadığını savundu.
Bunun nedeninin, Kemalist kadroların büyük ölçüde tasfiye edilmiş olması olduğunu ileri süren Kalkandelen, "Ordudan, akademiden ve ana muhalefet partisinden bu kadrolar ya dışlandı ya da ciddi biçimde güçsüzleştirildi. Dolayısıyla bugün açılım politikaları çok daha rahat bir alanda ilerliyor" dedi.
Gazeteci Zülal Kalkandelen, söz konusu sürecin yalnızca iç dinamiklerle açıklanamayacağını da belirterek, "Bu mesele, herkesin söylediği gibi bir Amerikan-İsrail projesidir" değerlendirmesinde bulundu.
















































































