logo
25 HAZİRAN 2026

Kemer'de tarımın nabzı: Turizmin gölgesinde bereketli topraklar

Antalya'nın turizmle anılan gözde ilçesi Kemer, aslında verimli toprakları ve kendine has iklimiyle tarımsal üretimde de önemli bir potansiyele sahiptir. 

07.02.2026 00:10:00 / Güncelleme: 07.02.2026 00:14:23
Abdülkadir Gündoğdu
Kemer'de tarımın nabzı: Turizmin gölgesinde bereketli topraklar
Kemer'de tarımın nabzı: Turizmin gölgesinde bereketli topraklar
Antalya'nın turizmle anılan gözde ilçesi Kemer, aslında verimli toprakları ve kendine has iklimiyle tarımsal üretimde de önemli bir potansiyele sahiptir. Özellikle Kuzeyindeki yüksek kesimler ve denize yakın ovaları, ilçeyi hem narenciye hem de örtü altı tarım için cazip bir merkez haline getiriyor.

Kemer'deki tarımsal faaliyetler, yetişen ürünler ve bölge çiftçisinin 2026 yılı itibarıyla güncel sorunlarını şu şekilde özetleyebiliriz:




Kemer ilçesi, sadece lüks otelleriyle değil, aynı zamanda sofralara ulaşan taze ürünleriyle de dikkat çekiyor. İlçe tarımı, sahil şeridinde narenciye ve seracılık, iç kesimlerde ise hububat ve meyvecilik şeklinde iki ana koldan ilerliyor.

1. Kemer'de Yetişen Başlıca Ürünler

İlçenin iklim yapısı, Akdeniz'e özgü birçok ürünün yüksek verimle yetişmesine olanak sağlıyor:

Narenciye Grubu: Bölgenin en karakteristik ürünleri. Başta Portakal (Washington ve Yafa) olmak üzere, Limon, Mandalina ve Greyfurt bahçeleri ilçenin yeşil dokusunu oluşturuyor.




Örtü Altı Tarım (Seracılık): Özellikle kış aylarında Türkiye'nin sebze ihtiyacına katkı sunan Domates, Biber, Patlıcan ve Hıyar üretimi yaygın.

Hububat ve Yem Bitkileri: Daha çok iç kesimlerde ve susuz arazilerde Buğday, Arpa ve hayvancılığı destekleyen Yem Bitkileri yetiştiriliyor.

Meyve ve Diğerleri: Son yıllarda katma değeri yüksek olan Zeytin üretimi artış gösterirken, aile tipi işletmelerde Nar ve İncir de önemli bir yere sahip.




2. Kemer Çiftçisinin Güncel Sorunları

2026 yılı verileri ve yerel saha araştırmaları, Kemerli üreticilerin önündeki en büyük engellerin "maliyet" ve "iklim" olduğunu gösteriyor:

Girdi Maliyetlerinin Yüksekliği: Akaryakıt, gübre ve ilaç fiyatlarındaki artış, küçük ölçekli çiftçilerin kar marjını ciddi oranda düşürüyor. Birçok üretici, borç yükü altında üretim yapmaya çalışıyor.

İklim Krizi ve Doğal Afetler: Antalya genelinde olduğu gibi Kemer'de de artan hortum, fırtına ve aşırı yağışlar seralara büyük zarar veriyor. 2025 sonu ve 2026 başındaki hava olayları, sigortasız üreticileri zor durumda bıraktı.




Su Sorunu ve Zemin Çökmeleri: Bölgedeki yeraltı su kaynaklarının kontrolsüz kullanımı ve iklim değişikliği nedeniyle tarım arazilerinde yıllık yaklaşık 2 cm'lik çökmeler tespit edilmiş durumda. Bu, uzun vadede sulama sistemlerini ve arazi yapısını tehdit ediyor.

Turizm Baskısı ve İmar Sorunu: Verimli tarım arazilerinin turizm tesisi veya konut alanına dönüştürülme baskısı, tarımsal alanların daralmasına neden oluyor.

Pazarlama ve Aracı Sorunu: Çiftçiler, ürünlerini doğrudan tüketiciye ulaştıramamaktan ve hal fiyatları ile market fiyatları arasındaki uçurumdan şikayetçi.




3. Çözüm Önerileri ve Beklentiler

Bölgedeki ziraat odaları ve kooperatifler, çiftçinin ayakta kalabilmesi için şu adımların atılmasını talep ediyor:

Mazot ve Gübre Desteklerinin Artırılması: Doğrudan girdi desteğinin piyasa koşullarına göre güncellenmesi.




TARSİM Kapsamının Genişletilmesi: Doğal afetlere karşı sigorta primlerinin sübvanse edilmesi ve daha fazla çiftçinin kapsama alınması.

Yerel Kooperatifleşme: Turistik otellerin gıda ihtiyacını doğrudan Kemerli çiftçiden karşılayacağı bir "Otel-Çiftçi Tedarik Zinciri" modelinin kurulması.

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.