Bu soruyu herkes soruyor ve değişik anlatımlarla cevaplar bulmaya çalışıyor. Benim için bu sorudan çok, 24 Haziran'dan sonra Türkiye kazanır mı, sorusunun cevabıdır.
Evet, asıl soru budur! Kim seçilirse seçilsin Türkiye kazanır mı? Önünüzdeki ekonomik veriler, iç ve dış politikada getirildiğimiz nokta, terör, sıfır dost, enflasyon, işsizlik, halkın kamplaşması artı kindarlaştırılması tablosunu düşününce başkanlığa bir kişi geçer, Meclis'e 600 vekil seçilir ama maalesef Türkiye kazanır, diyemiyorum.
Çünkü meydanlarda çözüm yok. Sadece vaat var, kin var, tehdit var, öfke var.
Tekrar kim kazanır, boyutuna inersek, bir vatandaşımız sosyal medyadan akıl-mantık çerçevesinde kıyas yaparak bir soru sormuş;
"Hayatın bazı gerçekleri vardır. Erdoğan, Ekmelettin gibi bir aday karşısında %52 aldı, Referandumda %51 aldı...
Saadetliler, Erdoğan'a oy veriyordu. Muhafazakâr Kürtler, Erdoğan'a oy veriyordu. İYİ parti yoktu. Dolar tarihi zirvesinde değildi... Şimdi bana biri açıklasın, nasıl alacak?"
Vatandaşımızın bu sorusunun akıl ve mantık çerçevesinde cevabı bellidir. Ama vatandaşımızın gözden kaçırdığı, ülke siyasetinin ve milletimizin akıl ve mantık çerçevesinde olaylara bakmadığı, tercihlerini kullanmadığıdır.
Bu iddia değil ispatlı bir gerçektir. Daha geçen hafta Damat Berat Albayrak bu gerçeği bir kez daha vurguladı.
Albayrak, bir vatandaşın kendisine; "Valla Ak Parti'ye o kadar güveniyoruz ki Sayın Bakanım. Cumhurbaşkanımız çıksa, şuradan Ay'a kadar 4 şeritli yol yapacağım dese, vallahi inanırız" dediğini aktardıktan sonra bu anlayışın seçmen büyüklüğünün göstergesi olduğunu ifade etti.
Vah halimize vah!
Tabi, diyen olabilir ki, vatandaşımız AKP'ye inancını ifade etmek istemiş! Ben de derim ki, aya dört şeritli yol yapılalı çok zaman oldu. Hem de bizzat AKP'nin en üst düzey isimleri 'aya dört şeritli yol yaptık' dediler. Nasıl mı?
2011'den bu tarafa Türkiye'nin her tarafına asılan, 'Yerli ve milli uçağımız göklerde' afişleri aya dört şeritli yol yapmak değil midir?
1992'de kurulan Karaelmas Üniversitesi'ni biz kurduk, demek aya dört şeritli yol yapmak değil midir?
1975'te kurulan İnönü Üniversitesi'ni biz açtık, demek aya dört şeritli yol yapmak değil midir?
92'de açılan Süleyman Demirel Üniversitesi'ni biz açtık, demek aya dört şeritli yol yapmak değil midir?
1998'de hizmete giren Adıyaman Havaalanı'nı, biz hizmete soktuk, demek aya dört şeritli yol yapmak değil midir?
Genelleme ile 2002'den beri AKP'nin vatandaş karşısındaki söylemi, 'biz aya dört şeritli yol yapacak kapasitede bir partiyiz' mantığındadır. Baksanıza! Hâlâ 6 sıfır atarak WC'yi 1 TL yaptık söylemleri alkışlanıyor. Emin olun bu mantığı alkışlatmak aya dört şeritli yol yapmak gibi bir şeydir.
Sayfayı çevirelim!
Muhalefet ise aya dört şeritli yol yaparım, kadar iddialı değil ama kopyacılıkta çok iddialı. Meydanlardaki söylemlerine, vaatlerine bakın, 2002'den beri Prof. Dr. Haydar Baş'ın söylemleri, Milli Ekonomi Modeli projelerinin başlıkları.
Arkadaşlar! İyi kopyacılıkla birinci, ikinci sınıfı geçer hatta liseyi bile bitirebilirsiniz ama üniversite sınavında çakılırsınız.
Gerçi Sayın Baş'ı dinleseydiniz 2002'de sınavsız ve bedava üniversite hayata geçecekti. Böylece hepiniz üniversiteye gidecek ve de diploman var mı polemiği yaşanmayacaktı.
Son söz; Kim kazanırsa kazansın Türkiye'nin bundan daha da geriye gideceği maalesef bir gerçektir. Sebep olarak birçok şey sayılabilir. Asıl sebep ise 'işi ehline
vermemektir'.
Evet, asıl soru budur! Kim seçilirse seçilsin Türkiye kazanır mı? Önünüzdeki ekonomik veriler, iç ve dış politikada getirildiğimiz nokta, terör, sıfır dost, enflasyon, işsizlik, halkın kamplaşması artı kindarlaştırılması tablosunu düşününce başkanlığa bir kişi geçer, Meclis'e 600 vekil seçilir ama maalesef Türkiye kazanır, diyemiyorum.
Çünkü meydanlarda çözüm yok. Sadece vaat var, kin var, tehdit var, öfke var.
Tekrar kim kazanır, boyutuna inersek, bir vatandaşımız sosyal medyadan akıl-mantık çerçevesinde kıyas yaparak bir soru sormuş;
"Hayatın bazı gerçekleri vardır. Erdoğan, Ekmelettin gibi bir aday karşısında %52 aldı, Referandumda %51 aldı...
Saadetliler, Erdoğan'a oy veriyordu. Muhafazakâr Kürtler, Erdoğan'a oy veriyordu. İYİ parti yoktu. Dolar tarihi zirvesinde değildi... Şimdi bana biri açıklasın, nasıl alacak?"
Vatandaşımızın bu sorusunun akıl ve mantık çerçevesinde cevabı bellidir. Ama vatandaşımızın gözden kaçırdığı, ülke siyasetinin ve milletimizin akıl ve mantık çerçevesinde olaylara bakmadığı, tercihlerini kullanmadığıdır.
Bu iddia değil ispatlı bir gerçektir. Daha geçen hafta Damat Berat Albayrak bu gerçeği bir kez daha vurguladı.
Albayrak, bir vatandaşın kendisine; "Valla Ak Parti'ye o kadar güveniyoruz ki Sayın Bakanım. Cumhurbaşkanımız çıksa, şuradan Ay'a kadar 4 şeritli yol yapacağım dese, vallahi inanırız" dediğini aktardıktan sonra bu anlayışın seçmen büyüklüğünün göstergesi olduğunu ifade etti.
Vah halimize vah!
Tabi, diyen olabilir ki, vatandaşımız AKP'ye inancını ifade etmek istemiş! Ben de derim ki, aya dört şeritli yol yapılalı çok zaman oldu. Hem de bizzat AKP'nin en üst düzey isimleri 'aya dört şeritli yol yaptık' dediler. Nasıl mı?
2011'den bu tarafa Türkiye'nin her tarafına asılan, 'Yerli ve milli uçağımız göklerde' afişleri aya dört şeritli yol yapmak değil midir?
1992'de kurulan Karaelmas Üniversitesi'ni biz kurduk, demek aya dört şeritli yol yapmak değil midir?
1975'te kurulan İnönü Üniversitesi'ni biz açtık, demek aya dört şeritli yol yapmak değil midir?
92'de açılan Süleyman Demirel Üniversitesi'ni biz açtık, demek aya dört şeritli yol yapmak değil midir?
1998'de hizmete giren Adıyaman Havaalanı'nı, biz hizmete soktuk, demek aya dört şeritli yol yapmak değil midir?
Genelleme ile 2002'den beri AKP'nin vatandaş karşısındaki söylemi, 'biz aya dört şeritli yol yapacak kapasitede bir partiyiz' mantığındadır. Baksanıza! Hâlâ 6 sıfır atarak WC'yi 1 TL yaptık söylemleri alkışlanıyor. Emin olun bu mantığı alkışlatmak aya dört şeritli yol yapmak gibi bir şeydir.
Sayfayı çevirelim!
Muhalefet ise aya dört şeritli yol yaparım, kadar iddialı değil ama kopyacılıkta çok iddialı. Meydanlardaki söylemlerine, vaatlerine bakın, 2002'den beri Prof. Dr. Haydar Baş'ın söylemleri, Milli Ekonomi Modeli projelerinin başlıkları.
Arkadaşlar! İyi kopyacılıkla birinci, ikinci sınıfı geçer hatta liseyi bile bitirebilirsiniz ama üniversite sınavında çakılırsınız.
Gerçi Sayın Baş'ı dinleseydiniz 2002'de sınavsız ve bedava üniversite hayata geçecekti. Böylece hepiniz üniversiteye gidecek ve de diploman var mı polemiği yaşanmayacaktı.
Son söz; Kim kazanırsa kazansın Türkiye'nin bundan daha da geriye gideceği maalesef bir gerçektir. Sebep olarak birçok şey sayılabilir. Asıl sebep ise 'işi ehline
vermemektir'.
Akın Aydın / diğer yazıları
- ABD putu yıkılıyor / 18.03.2026
- Kadir Gecesi ve zulme meyletmek / 16.03.2026
- Bir ülkeyi hazinenin tükenmesi değil güvenin tükenmesi bitirir / 15.03.2026
- NATO’da mücahit olmak zor be kardeşim! / 14.03.2026
- Hani mazlumun dini sorulmazdı yoksa ajan mısınız? / 13.03.2026
- Ortadoğu’ya 100 yıl önceki ameliyat mı gerçekleştiriliyor? / 11.03.2026
- Arap devletlerinin derin zilleti / 10.03.2026
- Dolara karşı Milli Ekonomi Modeli ile bağımsızlık yürüyüşü / 09.03.2026
- NATO’nun hedefi Türkiye ve İslam Coğrafyasıdır / 08.03.2026
- Sıra Türkiye’de mi? / 07.03.2026
- Kadir Gecesi ve zulme meyletmek / 16.03.2026
- Bir ülkeyi hazinenin tükenmesi değil güvenin tükenmesi bitirir / 15.03.2026
- NATO’da mücahit olmak zor be kardeşim! / 14.03.2026
- Hani mazlumun dini sorulmazdı yoksa ajan mısınız? / 13.03.2026
- Ortadoğu’ya 100 yıl önceki ameliyat mı gerçekleştiriliyor? / 11.03.2026
- Arap devletlerinin derin zilleti / 10.03.2026
- Dolara karşı Milli Ekonomi Modeli ile bağımsızlık yürüyüşü / 09.03.2026
- NATO’nun hedefi Türkiye ve İslam Coğrafyasıdır / 08.03.2026
- Sıra Türkiye’de mi? / 07.03.2026





























































