logo
28 ŞUBAT 2026


Konya'daki trafik kazasında 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı

Konya'nın Karapınar ilçesinde, şarampole devrilen otomobildeki 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı

20.09.2024 21:18:00
Anadolu Ajansı
Konya'daki trafik kazasında 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı
Konya'daki trafik kazasında 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı

Konya'nın Karapınar ilçesinde, şarampole devrilen otomobildeki 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı.

Alınan bilgiye göre, O.Ç. (27) yönetimindeki 42 ASY 840 plakalı otomobil, Konya-Adana kara yolu Merdivenli mevkisinde şarampole devrildi.

İhbar üzerine kaza yerine jandarma ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.

Sağlık görevlilerinin kontrolünde araçtaki E.C.D'nin yaşamını yitirdiği belirlendi.

Yaralanan araç sürücüsü O.Ç, ambulansla Karapınar Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

E.C.D'nin cenazesi, incelemenin ardından cenaze aracıyla hastane morguna kaldırıldı.

Ekran gözlerinizi bozduysa, çaresiz değilsiniz


 
Göz kuruluğu, yanma, bulanık görme ve odaklanma sorunlarına neden olan dijital göz sendromu her yaş grubunda daha sık görülmeye başlarken, basit ergonomik düzenlemeler dijital göz yorgunluğunun azaltılmasına katkı sağlıyor.

28.02.2026 02:09:00
AA
Ekran gözlerinizi bozduysa, çaresiz değilsiniz
Ekran gözlerinizi bozduysa, çaresiz değilsiniz

Göz kuruluğu, yanma, bulanık görme ve odaklanma sorunlarına neden olan dijital göz sendromu her yaş grubunda daha sık görülmeye başlarken, basit ergonomik düzenlemeler dijital göz yorgunluğunun azaltılmasına katkı sağlıyor.

Telefon, tablet ve bilgisayar gibi dijital cihazların günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmesi, ekran karşısında geçirilen sürenin artmasına yol açarken, bu durum göz sağlığını tehdit eden önemli bir risk faktörü olarak öne çıkıyor. Uzaktan çalışma, çevrim içi eğitim ve sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla gün içinde uzun süre yakın mesafeye odaklanmak, göz kaslarının sürekli çalışmasına ve göz yüzeyinin kurumasına neden olabiliyor. Dijital göz sendromu da bilgisayar, tablet ve telefon gibi ekranlara uzun süre bakılması sonucu ortaya çıkan göz yorgunluğu ve görme problemlerini ifade ediyor. Özellikle masa başı çalışanlar, öğrenciler ve gün içinde yoğun ekran kullanan kişiler risk grubunda yer alıyor. Dijital cihaz kullanım yaşının düşmesiyle çocuklarda da göz yorgunluğu ve kuruluk şikayetleri daha sık görülmeye başladı.

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mehmet Tayfur, "Normalde bir kişi dakikada ortalama 15-20 kez göz kırpar. Ancak ekran karşısında bu sayı yarıdan fazla azalır. Göz kırpmanın azalması, gözyaşı tabakasının hızla buharlaşmasına ve göz yüzeyinde kuruluk oluşmasına neden olur. Bu durum zamanla batma, yanma, kızarıklık ve bulanık görme gibi şikayetlere yol açabilir" bilgisini verdi. Tayfur, şu önerilerde bulundu: "20-20-20 kuralını uygulamak. Her 20 dakikada bir, en az 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzaklıktaki bir noktaya bakmak göz kaslarının dinlenmesine yardımcı olur. Bilinçli göz kırpmak. Ekrana odaklanırken göz kırpmanın azalması kuruluğu artırır. Bilinçli ve tam göz kırpmaya dikkat edilmelidir. Ekran mesafesini ayarlamak. Bilgisayar ekranı gözden yaklaşık 50-70 santimetre uzaklıkta ve hafif aşağı seviyede konumlandırılmalıdır. Ortam nemini korumak. Kuru hava gözyaşının daha hızlı buharlaşmasına neden olur. Ortamın nem dengesine dikkat edilmelidir. Ekran parlaklığını düzenlemek. Çok parlak veya çok loş ekranlar göz yorgunluğunu artırabilir."

İstanbul'da 10 şüphelinin 671 milyon TL'lik mal varlığına el konuldu

İstanbul'da yasadışı bahis ve POS tefeciliği soruşturması: Yaklaşık 671 milyon TL'lik mal varlığına el konuldu

27.02.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da 10 şüphelinin 671 milyon TL'lik mal varlığına el konuldu
İstanbul'da 10 şüphelinin 671 milyon TL'lik mal varlığına el konuldu
İstanbul'da düzenlenen yasadışı bahis ve POS tefeciliğine karıştıkları iddia edilen 10 şüphelinin yakalandığı bildirildi. 18 şirket, 11 araç, 3 arsa ve 5 konuttan oluşan piyasa değeri yaklaşık 671 milyon 255 bin lirayı aşan taşınır ve taşınmaz mal varlığına el konulurken, söz konusu şirket tarafından, elektronik ödeme kuruluşlarından temin edilen POS cihazlarının, alt hizmet sağlayıcı konumundaki çeşitli firmalara devredildiği, söz konusu cihazların yasa dışı bahis faaliyetlerinde kullanıldığı belirlendi.

Edinilen bilgilere göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü polisi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında yasadışı bahis ve POS tefeciliğine yönelik geniş kapsamlı çalışma gerçekleştirdi.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Merkez Bankası raporlarında yer alan tespitlerden yola çıkan Siber Polisi, bir şirket tarafından, elektronik ödeme kuruluşlarından temin edilen POS cihazlarının, alt hizmet sağlayıcı konumundaki çeşitli firmalara devredildiğini, söz konusu cihazların yasa dışı bahis faaliyetlerinde kullanıldığını belirledi.

Gerçekleştirilen finansal hareketlerin izini süren polis, incelemelerde, "7258 sayılı Kanuna muhalefet" kapsamında işlem görmüş üçüncü şahıs ve şirket hesaplarına para transferleri yapıldığını saptadı.

Yapılan mali analiz ve saha çalışmaları neticesinde, şüphelilere ait 18 şirket, 11 araç, 3 arsa ve 5 konuttan oluşan piyasa değeri yaklaşık 671 milyon 255 bin lira olan taşınır ve taşınmaz mal varlığına el konulduğu aktarıldı.

Yasadışı bahis ve POS tefeciliği suçlarıyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar çerçevesinde operasyon başlatıldı. Bu sabah erken saatlerde ilgili şirket ve bağlantılı firmalar ile bu şirketlerin yönetici ve çalışanlarına yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Polisiye soruşturmada 10 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Gözaltına alınan şüpheli 10 kişi sorgulanmak üzere emniyete götürüldü. Söz konusu şüphelilere ilişkin yürütülen tahkikat işlemlerinin titizlik ve hassasiyet içerisinde sürdürüldüğü bildirildi.

Elbistan'da 4.7 büyüklükte deprem

Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde 4.7 büyüklükte deprem meydana geldi

26.02.2026 21:50:00
İHA
Elbistan'da 4.7 büyüklükte deprem
Elbistan'da 4.7 büyüklükte deprem
AFAD verilerine göre, Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde 4.7 büyüklükte deprem meydana geldi.

Saat 20.17'de yerin 7 kilometre derinliğinde meydana gelen deprem, Sivas ve Adana'nın Kuzey ilçelerinden de hissedildi.

İlk belirlemelere göre deprem sonrası herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.

AYM Başkanı Özkaya: '2025 yılında 71 bin 175 başvuruyu sonuçlandırdık'

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, 2025 yılında 64 bin 321 bireysel başvuru yapıldığını, 71 bin 175 başvurunun ise sonuçlandırıldığını belirterek, "Yapılan başvuruları karşılama oranı yüzde 111 olarak gerçekleşti" dedi

26.02.2026 13:27:00 / Güncelleme: 26.02.2026 13:32:30
İHA
AYM Başkanı Özkaya: '2025 yılında 71 bin 175 başvuruyu sonuçlandırdık'
AYM Başkanı Özkaya: '2025 yılında 71 bin 175 başvuruyu sonuçlandırdık'
Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, Anayasa Mahkemesinin 2025 yılı faaliyetlerinin değerlendirildiği iftar programına katıldı. Gölbaşı Vilayetler Evi'nde düzenlenen programda AYM Başkanvekili Basri Bağcı ile medya temsilcileri yer aldı. AYM Başkanı Özkaya, mahkemenin 2025 yılı faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2025 yılını geride bırakırken bireysel başvuru ve norm denetimi alanında hak ihlallerinin önlenmesi, anayasal ilkelerin hayata geçirilmesi ve hukuk devletinin güçlendirilmesi yolunda etkin ve verimli bir çalışma yürüttüklerini belirten Özkaya, 2026 yılında da aynı kararlılıkla çalışmalara devam edeceklerini söyledi.

"İncelemelerde evrensel hukuk ilkeleri esas alınıyor"

Adaletin devleti ayakta tutan, bireyi güven içinde yaşatan ve topluma refah sağlayan asli dayanak olduğunu vurgulayan Özkaya, AYM'nin incelemelerinde uluslararası evrensel yaklaşımların, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında kullanılan ilke ve standartların, diğer ülke anayasa mahkemelerinin kararlarının ve yüksek yargı organlarının içtihatlarının titizlikle araştırıldığını belirtti. Bireysel başvurularda dile getirilen ihlal iddialarının dinî, siyasi veya ideolojik kimliğe bakılmaksızın tamamen adalet odaklı bir yaklaşımla değerlendirildiğini ifade eden Özkaya, anayasal sınırlar içinde temel hak ve özgürlüklerin korunup geliştirilmesine hizmet edecek yorum ve yöntemlerin uygulandığını söyledi.

'Dosyalarda "ilk gelen ilk çıkar" ilkesi'

Dosyaların inceleme sırasına ilişkin Özkaya, "Mahkememiz norm denetimi kapsamındaki işlerin incelenmesinde 'ilk gelen ilk çıkar' ilkesine göre hareket etmektedir. Tabii burada özellikle mahkemelerden itiraz yoluyla gelen işlerde mümkün olduğu ölçüde 5 ay içinde karar vermeye büyük bir özen gösterilmektedir. Aynı şekilde bireysel başvurular da içtüzüğümüzün 'Başvuruların inceleme sırası' başlıklı maddesi uyarınca geliş sırasına göre incelenerek karara bağlanmaktadır" ifadelerini kullandı.

Bireysel başvuruların da geliş sırasına göre incelendiğini ancak başvuruların önemi ve aciliyeti dikkate alınarak Genel Kurul kararıyla belirlenen objektif kriterler çerçevesinde farklı bir sıralama yapılabildiğini belirten Özkaya, "Acil", "Pilot ve Öncü" ve "Çekirdek Haklar" gibi kategoriler oluşturulduğunu ifade etti. Başvurucuların kimliğinden veya niteliğinden dolayı herhangi bir dosyanın geciktirilmesinin söz konusu olmadığını vurgulayan Özkaya, önceliklendirmede tamamen belirlenen kriterlere göre hareket edildiğini söyledi. Yargı organları ve diğer kurumlarla iş birliğine önem verdiklerini dile getiren Özkaya, yüksek mahkemelerle çalıştay ve sempozyumların yanı sıra ortak çalışmalar yürüttüklerini belirtti. 2025 yılında birçok yüksek mahkeme ile görüş alışverişinde bulunduklarını kaydetti.

"6 ülkenin yüksek mahkemesiyle iş birliği anlaşması imzaladık"

Uluslararası alanda da etkin rol üstlendiklerini ifade eden Özkaya, "32 farklı ülkenin yüksek mahkemeleriyle de bugüne kadar ikili iş birliği anlaşmaları imzalamış bulunmaktayız. Sadece 2025 yılında Mısır, Azerbaycan, Cezayir, Irak, Malezya ve Togo olmak üzere 6 ülkenin yüksek mahkemesiyle iş birliği anlaşması imzaladık. Ayrıca Asya Anayasa Mahkemeleri ve Muadili Kurumlar Birliğinin Eğitim ve İnsan Kaynakları Geliştirme Merkezi faaliyetleri kapsamında yaz okulu programlarımızın 13'üncüsünü geçtiğimiz ekim ayında düzenledik. Bu kapsamda bugüne kadar 41 farklı ülkeden 473 katılımcı misafir ettik. Bu etkinliklerde yapılan sunum ve değerlendirmeleri gerekli çeviriler yapılarak, ilgili ülke yüksek yargı organları ile paylaştık" dedi.

"2025 yılında 71 bin 175 başvuru sonuçlandırıldı"

2025 yılı istatistiklerini paylaşan Özkaya, "2025 yılında mahkememize 64 bin 321 bireysel başvuru yapıldı. Buna karşılık 71 bin 175 başvuru sonuçlandırıldı. Yani yapılan başvuruları karşılama oranı yüzde 111 olarak gerçekleşti. Verilen karar sayısının yapılan başvuru sayısından fazla olduğunu ortaya koyan bu veriler, artan iş yüküne rağmen Anayasa Mahkemesinin büyük bir özveri ve gayretle çalıştığının göstergesidir. Mahkememize yapılan toplam başvuru sayısı ile sonuçlandırılan toplam başvuru sayısına da değinmek isterim. Uygulamaya girdiği 23 Eylül 2012 tarihinden 31 Aralık 2025'e kadar bireysel başvuru sistemi kapsamında 714 bin 774 başvuru yapıldı. Bunların yaklaşık 623 bin 88'i, yani yüzde 87,2'si karara bağlandı. 91 bin 686 başvuru ise derdest durumdadır" dedi.

"2025 en fazla dosyanın sonuçlandırıldığı yıl oldu"

2025 yılında norm denetimi kapsamında 277 başvuru yapıldığını, 278 başvurunun karara bağlandığını ve 472 kuralın Anayasa'ya uygunluk denetiminin yapıldığını belirten Özkaya, "Böylelikle 2025 yılının norm denetimi kapsamında birleştirme kararları hariç olmak üzere bugüne kadar en fazla dosyanın sonuçlandırıldığı yıl oldu" diye konuştu.

Özkaya, siyasi partilere ilişkin mali denetim kapsamında ise 2025 yılında 164 dosyanın sonuçlandırıldığını, parti kapatma davalarına ilişkin 5 dosyanın derdest olduğunu ifade ederek, "Anayasa ile mahkememize verilen görevler arasında siyasi partilere ilişkin kapatma davalarını karara bağlamak da bulunmaktadır. 2025 yılı sonu itibarıyla parti kapatma davalarına ilişkin derdest dosya sayısının 5 olduğunu ifade etmek isterim" dedi.

Konuşmasının sonunda Ramazan ayının huzur ve bereket getirmesini temenni eden Özkaya, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan zulümlerin ve insan hakları ihlallerinin son bulmasını diledi.

Bolu'daki Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde 21 Ocak 2025'te 78 kişinin hayatını kaybettiği, 137 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin, aralarında otelin sahibi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 32 sanığın yargılandığı davada verilen kararlar istinafa taşındı

26.02.2026 13:12:00 / Güncelleme: 26.02.2026 13:23:30
AA
Bolu'daki Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı
Bolu'daki Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı

Başsavcılık ile müşteki ve sanık avukatları, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği mahkumiyet ve beraat kararlarına ilişkin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine itirazda bulundu.

Dava dosyası, 1. Ceza Dairesince incelemeye alınacak.

Mahkeme kararı

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 31 Ekim 2025'teki karar duruşmasında, tutuklu sanıklar otelin sahibi Halit Ergül, otelin genel müdürü Emir Aras, şirketin yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül, Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu, otel müdürü Zeki Yılmaz, Gazelle Otel Genel Müdürü Ahmet Demir, otelin muhasebe müdürü Kadir Özdemir, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve itfaiye eri İrfan Acar'ı, 34 çocuğa karşı "olası kastla öldürme" suçundan 34'er kez müebbet hapis cezasına çarptırmıştı.

Ayrıca yangında yaşamını yitiren 44 yetişkin yönünden 44'er kez "olası kastla öldürme" suçundan 24 yıl 11'er ay hapis cezası verilen 11 sanık hakkında, "olası kastla birden fazla kişiyle nitelikli mala zarar verme" suçundan 3 yıl 12'şer ay hapis cezasına hükmedilmişti.

Mahkeme heyeti, 11 sanığa "olası kastla neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama", "olası kastla yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı yaralama", "olası kastla basit yaralama", "olası kastla kadına karşı basit yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı basit yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kadına (kız çocuk) karşı basit yaralama" suçlarından hapis cezası da vermişti.

Bu suçlardan sanıklardan Halit Ergül, Emir Aras, Emine Murtezaoğlu Ergül, Elif Aras, Ceyda Hacıbekiroğlu, Zeki Yılmaz, Ahmet Demir toplam 41 yıl 721 ay 600'er gün, Kadir Özdemir, Sedat Gülener ve Kenan Coşkun toplam 41 yıl 708 ay 590'ar gün ve İrfan Acar toplam 41 yıl 679 ay 560 gün hapis cezası almıştı.

Heyet, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan muhasebe personeli Cemal Özer ve Mehmet Salun'u 22 yıl 3'er ay, LPG tesisatı bakım görevlileri Doğan Aydın ve Muharrem Şen ile iş güvenliği uzmanı Kübra Demir'i 21 yıl 4 ay 15'er gün, mutfak personeli Reşat Bölük, teknik personel şefi Tahsin Pekcan, teknik personel Hüseyin Özer, sertifikasyon şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ve çalışanı Aleyna Beşinci, Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilileri İbrahim Polat ve İsmail Karagöz, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, eski Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel, İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan'ı 21'er yıl, teknik personel Bayram Ütkü'yü 18 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

Resepsiyon görevlisi Yiğithan Burak Çetin'e "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 12 yıl hapis cezası veren heyet, sanıklar mutfak personelleri Faysal Yaver ve Enver Öztürk ile iş güvenliği uzmanı Ece Kayacan'ın beraatine hükmetmişti.

Hapis cezalarında "takdir indirimi" uygulamayan heyet, tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına, İbrahim Polat ve İsmail Karagöz'ün tutuklanmasına, Doğan Aydın hakkında "konutu terk etmeme" şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına, bazı sanıklar hakkındaki diğer adli kontrol hükümlerinin devamına karar vermişti.

Mahkeme kararına itiraz

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, yangına ilişkin davada 10 sanığa verilen hapis ve 2 sanığa yönelik beraat kararlarının bozulmasını istemişti.

Başsavcılık, "olası kastla öldürme ve yaralama" suçundan ceza verilen şirket yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül, Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras ile otel müdürü Zeki Yılmaz, beraat eden sanıklar mutfak personeli Faysal Yaver ve iş güvenliği uzmanı Ece Kayacan hakkında, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan hüküm kurulmasını talep etmişti.

İddia makamı, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan hapis cezası verilen sanıklar FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ile çalışanı Aleyna Beşinci, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, eski Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel, İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan için "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ceza tayin edilmesini istemişti. 

Terörsüz Türkiye süreci ne pahasına?

Terörsüz Türkiye süreci şeffaflıktan yoksun, aceleci ve geçmişteki başarısızlıkları tekrar etme riski taşıyor. PKK’nın somut silahsızlanma taahhüdü olmadan atılan adımlar, güvenlik zaafı yaratabilir ve kamuoyunda ‘taviz’ algısını güçlendirerek yeni bir hayal kırıklığına kapı aralayabilir

26.02.2026 10:56:00
Eyup Kabil
Terörsüz Türkiye süreci ne pahasına?
Terörsüz Türkiye süreci ne pahasına?
Türkiye'nin en yoğun tartışılan konularından biri hâlâ "Terörsüz Türkiye" süreci. Teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın mesajları, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporu ve siyasi aktörlerin açıklamalarıyla ivme kazanan bu süreç, iktidar tarafından "tarihi fırsat" ve "devlet politikası" olarak sunulurken, muhalefet ve bağımsız gözlemciler tarafından eleştiriliyor.

Sürecin mevcut durumu

Komisyon raporu 18 Şubat'ta çoğunlukla kabul edildi (47 evet, 2 hayır, 1 çekimser). Rapor, PKK'nın silah bırakması ve örgütün tasfiyesi sonrası yasal düzenlemeleri (umut hakkı, demokratikleşme adımları vb.) tavsiye niteliğinde öneriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grup toplantısında "elimizi değil gövdemizi taşın altına koyduk" diyerek risk aldıklarını vurguladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise "kişiye özel düzenleme yok, terörün tamamen bitmesi şart" dedi.

Ancak süreç, somut adım eksikliği nedeniyle eleştiriliyor. PKK'nın fiili silah bırakma ilanı hâlâ net değil; Suriye'deki SDG anlaşması olumlu katkı olarak gösterilse de, Türkiye'nin talepleri (tam silahsızlanma ve dağılma) karşılanmadı. Irak'ın kuzeyindeki askeri operasyonlar ve üs genişletmeleri ise "çift başlı politika" algısını güçlendiriyor.

Kapalı kapılar ardında yürütülüyor

En ağır eleştirilerden biri, sürecin şeffaflıktan yoksun olması. Komisyon çalışmaları büyük ölçüde kapalı kapılar ardında yürütüldü.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un "ramazan sonrası yasal düzenlemeler şart" çıkışı, acelecilik endişelerini artırıyor. Geçmiş Çözüm Süreci'nde (2013-2015) yaşanan hayal kırıklıkları hatırlatılıyor. Müzakereler sırasında güvenlik zaafı yaratıldığı, hendek olayları ve şehir çatışmalarıyla binlerce can kaybı yaşandığı, sürecin tek taraflı çökertildiği iddiaları hâlâ canlı. Muhalefet, "yine aynı senaryo mu oynanıyor?" sorusunu soruyor.

Güvenlik riskleri

Süreç, terörle mücadelede kararlılık ile barış arayışını dengelemeye çalışıyor gibi görünse de, eleştirmenler "güvenlik zaafı yaratma" riskine dikkat çekiyor. F-16 kazası gibi olaylar gündemdeyken, askeri hazırlıkların devam etmesi bir yandan "ciddi niyet" gösterirken, diğer yandan "müzakere masasında zayıf görünmeme" çabası olarak yorumlanıyor.

Bazı yorumculara göre süreç, bölgesel konjonktür (Suriye'deki yeni yönetim, İran-Irak dengeleri) nedeniyle hızlandırılıyor; ancak PKK'nın tam fesih ve silahsızlanma taahhüdü olmadan atılacak adımlar, "taviz" algısı yaratabilir. Kamuoyu yoklamalarında terörün bitmesi %95 destek görse de, "nasıl ve ne pahasına?" sorusu cevapsız kalıyor.

Ekonomik ve sosyal boyutun gölgesinde kalan sorular

Süreç başarılı olursa yatırımlar artar, ekonomik güven yükselir deniyor (şubatta endeks zaten artış gösterdi). Ancak kuraklık, su açığı, yüksek enflasyon ve yaşam maliyeti gibi acil sorunlar varken, sürecin bu konuların önüne geçirilmesi "gündem değiştirme" olarak eleştiriliyor. Şehit aileleri ve gazilerle iftar programları yapılırken, geçmiş mağduriyetlerin telafisi için somut adımlar hâlâ sınırlı.

ABD'yi Yahudiler yönetiyor. Epstein dosyaları İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme.

ABD'yi Yahudiler yönetiyor. O dosyalar İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme

25.02.2026 15:39:00
Ahmet Turan Yiğit
ABD'yi Yahudiler yönetiyor. Epstein dosyaları İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme.
ABD'yi Yahudiler yönetiyor. Epstein dosyaları İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme.
Emin Şirin, "Siyonist teşkilatlanmaların ekonomiye hakim olduğu, iş dünyasına hakim olduğu ve siyasete hakim olduğu, lobilere hakim olduğu bir duruma gelmiş vaziyette ABD. Öyle bir hale gelmiş vaziyette ki bazen İsrail'in veya Yahudi siyonistlerin menfaatleri Amerika'nın menfaatlerinin önüne geçer hale geliyor. Amerikan politikasını yöneltir hale geliyor. Bundan Pentagon mesela fevkalade rahatsız. Bak altını çiziyorum. Pentagon bundan
fevkalade rahatsız. Bu dolayısıyla bu Epstein dosyaları zaman içinde göreceğiz. İddialı konuşmuyorum ama bir
intiba olarak görüyorum. Amerika'da ve dünyada dolayısıyla İsrail'in ve siyonistlerin etkilerini tırpanlamak
için sanki ortaya çıkmış gibi geliyor zamanlama itibariyle" dedi

Emin Şirin'in konuşmasını izleyin:

Meriç Nehri taştı, sedde patladı: Karayolu sular altında

Edirne'nin Meriç ilçesinde Meriç Nehri'nin taşması sonucu sedde patladı. Taşkın nedeniyle Küplü ve Adasarhanlı arasındaki karayolu sular altında kaldı

25.02.2026 15:01:00 / Güncelleme: 25.02.2026 15:04:28
İHA
Meriç Nehri taştı, sedde patladı: Karayolu sular altında
Meriç Nehri taştı, sedde patladı: Karayolu sular altında
Meriç ilçesine bağlı Kadıdondurma köyü ile Subaşı beldesi mevkiinde Meriç Nehri'nin taşması sonucu sedde patladı. Küplü ve Adasarhanlı arasındaki karayolunda
asfalt seviyesine ulaşan taşkın suları ulaşımı tehdit ediyor.



Küplü Belde Belediye Başkanı Gökmen Altay, su seviyesinin sürekli yükseldiğini belirterek, "Seddenin patlamasıyla birlikte su hızla yayılıyor. Küplü ile Adasarhanlı arasındaki yol ciddi risk altında. Gece saatlerinde suyun daha da artması halinde yolu trafiğe kapatmak zorunda kalabiliriz. Vatandaşlarımız zorunlu olmadıkça bu güzergâhı kullanmasın, dikkatli ve tedbirli olsun" dedi.



Suyun yükselmesi bekleniyor

Yetkililer, nehir debisindeki artışın önümüzdeki saatlerde de devam etmesinin beklendiğini, su seviyesinin daha da yükselebileceğini bildirdi. Asfalt üzerindeki suyun yol alt yapısında görünmeyen çökmelere ve akıntı nedeniyle sürüklenme riskine yol açabileceği ifade edildi.

Sürücülerin hızlarını düşürmeleri ve mecbur kalmadıkça bu güzergâhı tercih etmemeleri istendi. Bölgede ekiplerin su seviyesini anlık olarak takip ettiği, gelişmelere göre yeni tedbirlerin devreye alınacağı kaydedildi. AFAD ve Devlet Su İşleri başta olmak üzere ilgili kurumların uyarılarının dikkate alınması gerektiği vurgulandı.

Üniter yapıyı hedef alan rapora evet diyen CHP anayasa değişikliğine de evet der mi? Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'dan çarpıcı değerlendirme

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, Türkiye gündemindeki kritik gelişmeleri değerlendirdi ve komisyon raporu, anayasa değişikliği tartışmaları, Cumhuriyet’in üniter yapısı ve siyasi partilerin tutumu üzerine dikkat çeken açıklamalarda bulundu

25.02.2026 14:13:00
Ahmet Turan Yiğit
Üniter yapıyı hedef alan rapora evet diyen CHP anayasa değişikliğine de evet der mi? Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'dan çarpıcı değerlendirme
Üniter yapıyı hedef alan rapora evet diyen CHP anayasa değişikliğine de evet der mi? Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'dan çarpıcı değerlendirme
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, Türkiye gündemindeki kritik gelişmeleri değerlendirdi. Komisyon raporu, anayasa değişikliği tartışmaları, Cumhuriyet'in üniter yapısı ve siyasi partilerin tutumu üzerine dikkat çeken açıklamalarda bulunan Yavuz, Abdullah Öcalan'ın "siyasi aktör" olarak anılması meselesini de değerlendirdi.
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "CHP'nin komisyona katılımının siyasi sonuçlarını, iktidar ve muhalefetin anayasa sürecindeki pozisyonlarını, "üniter yapı" ve milli bütünlük tartışmalarını, Abdullah Öcalan'ın "siyasi aktör" olarak anılması meselesini, Türkiye'de olası "Lübnanlaşma" riskini ve seçmen tabanlarının milli hassasiyetleri ve siyasi kırılmaları ele aldı.

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'un konuşmasını izleyin:

Şehit pilot İbrahim Bolat'ın görüntüsü ortaya çıktı

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 2020 yılında yayınladığı yeni yıl mesajında şehit Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat'ın da yer aldığı ortaya çıktı. Bolat videoda, "Göklerdeki istikbalimiz için buradayız" ifadelerini kullanıyor

25.02.2026 13:50:00 / Güncelleme: 25.02.2026 13:56:59
İHA
Şehit pilot İbrahim Bolat'ın görüntüsü ortaya çıktı
Şehit pilot İbrahim Bolat'ın görüntüsü ortaya çıktı
Balıkesir'de 9. Ana Jet Üssü'nden kalkan F-16 tipi savaş uçağı gece kaza kırıma uğrayarak İzmir-İstanbul Otoyolu merkez ilçe Karesi'ye bağlı Naifli köyü kırsalında düştü. Kazada Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat şehit oldu.



Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 2020 yılında yayınladığı yeni yıl mesajında şehit hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat'ın da yer aldığı ortaya çıktı.

Bolat videoda "Göklerdeki istikbalimiz için buradayız" ifadelerini kullanıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.