HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 05 ARALIK 2021, PAZAR

'Langa' hıyarı

23.10.2021 00:00:00

Yurt dışında özellikle İsviçre'de iki üç yerde yapılan ulusal ve uluslararası kamplara katıldığımızda çevreyi inceleme fırsatı bulduk. İzcilik etkinliği olarak genellikle harita ve pusula kullanarak çevreyi tanımaya yönelik yürüyüş etkinlikleri düzenleniyor. Genellikle kamplar Ağustos aylarında yapıldığı için ekim biçim işi bitmiş tarlalar ve çiftlikler arasından geçiyoruz. Bu esnada kent ve köylerin çevresindeki farklı örneklerle karşılaşıyoruz.

Benzeri yerleri İsviçre dışında Hollanda ve Norveç'te de gördük. Neredeyse başıboş bırakılmış orman ve topraklar yoktu. Her yer büyük bir özenle ekilip biçilmiş, her köşesine insan eli değmişti. İtalya'da zeytin ağaçları ve üzüm bağlarını, Fransa'da yüksek rakımlı dağlarda bile küçük tarlaları, eğer kayak ve benzeri spor alanı değilse benzeri uğraşları gördük. Hayvancılık için ayrılan alanlar hariç ki- bunlarda etrafları çit veya elektrikli tel ile çevrili hayvanların rahatlıkla gezdiği otlak alanlardı- kaybolma ihtimalleri yoktu. Tarlaların veya çiftliklerin girişlerinde de kasalara konulmuş patates, elma gibi ürünleri, terazi ve kağıt torbaları aldıktan sonra parasını bırakacağınız kutular yer alıyordu. Çevrede oturanların sahibini bulup onu meşgul etmesine gerek kalmadan ihtiyaçlarını alıyorlardı. 

Ortalıkta hiç de bizde olduğu gibi bir sürü traktör ve iş makinesi görmemiştik. Bunlar genellikle zamanı geldiğinde kiralanan ekipmanlar olarak değerlendirilmişti. Zaman zaman gördüğümüz bu koca makineler bizi sadece şaşırtmakla kalmıyor, ülkenin zenginliğinin nereden geldiğini düşünmemize de neden oluyordu. 

Bizde ise durum tamamen farklı. Traktör sahibi olmak, şehirde araba sahibi olmakla eş tutulur. "Bir traktörü bile yok…" derler. Yoksulluk göstergesidir. Oysa eskiden imece denen bir şey vardı. Herkes sıra ile bütün tarlalarda çalışır, eker, biçerdi… Müthiş bir dayanışma örneği idi…

Şimdi yol kenarındaki ağaçlardan meyve toplamaya kalksanız peşinize ya çiftliğin yanaşması ya da boynunda kurt tasması bulunan köpekleri takılır. Parası ile istediğinizde ise satmazlar. Bunun gerçek nedeni yoksulluk falan değildir, değişen dünya görüşüdür. 

Bunun yanı sıra Marmaris'in dağlarındaki tatbikatlarımızda, üstünde başında bir şey olmayan bal üreticileri bir bardak çayları olmadığı için bize bir çanak bal ikram ederlerdi. (Öyle bir bal komasına girmiştik ki patikalarda birilerine rastlamamak için yolumuzu değiştirirdik.)

Avrupa'da kimse sizi evine davet edip çörek ikram etmez. Anadolu'da dağdaki çoban bile hiçbir şeyi yoksa bir kase taze süt sağar. Ateş başında bazlama ve süzme peynir yediğimiz sofraları Tanrı misafiri sofralarını henüz unutmadık. 

Tek sorum, "Biz ne zaman böyle farklı bir anlayış yüklendik?"

* * *

Uzun yıllardır tarım planlaması yapılamadığını, bazı ürünlerin ekilmesinin yasaklandığını, ekeceğimiz ürüne dış ülkelerden kısıtlamalar geldiğini biliyoruz. Farklı ürünler değer kazandıkça üreticinin umutlarının o ürüne yönelmesine veya fiyatı istikrar sağlanmadıkça doğaçlama bir ekim yapıldığını da görüyoruz. Ay çiçeği ekmeye odaklanmış olan bölgelerde istenilen ve beklenen fiyatlar elde edilmedi mi ekim yapılmıyor. 

Tabii, son yıllarda gübre fiyatlarının üç dört misli artmış olduğunu da göz ardı etmeyelim. Ne zaman ki gübre fabrikaları ve tarım aletleri özel kişilerin inhisarına geçti, o günden bu yana üretici yüksek faiz ve fiyatlar ile karşı karşıya kaldı. Eskiden Zirai Donatım Kurumu her köyün ihtiyacı kadar biçerdöver ve traktör satışında kolaylık sağlar, her eve bir traktör alınmasına izin vermezdi. Eşitlik, demokrasi, serbest piyasa ekonomisi gibi gerekçeler ile çiftçiyi kandırıp borçlandırdılar. 

Ziraat konusunda koca bir örgütü bulunan ve ekim yapılan bölgelerde tarım uzmanları görevlendirildiği halde toprağın verimine uygun ekimlerin yapılmaması, özellikle küçük çiftçinin dikkate alınmaması, hepsinin kendi alışkanlığına göre ziraat yapması da başka bir sorun. Kooperatiflerin yönetimine yapılan siyasi müdahaleler de taban fiyatı belirlemelerde tarımı bitirme noktasına getirdi.

Büyük tarım işletmeleri bir tarafa, Türkiye de bir de bahçecilik var. Onlarda büyük binaların arasında yok olmaya doğru gidiyor. 

Örnek mi?

"Langa hıyarı" yetmez mi?

Ne örneği kaldı, ne de semti…

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

23.10.2020, 23.10.2019, 23.10.2018, 23.10.2017, 23.10.2016, 23.10.2015, 23.10.2014, 23.10.2013, 23.10.2012, 23.10.2011, 23.10.2010, 23.10.2009, 23.10.2008, 23.10.2007, 23.10.2006, 23.10.2005, 23.10.2004, 23.10.2003, 23.10.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.