logo
25 HAZİRAN 2026

Mehmet Şimşek tasarruf paketini açıkladı: Ali Erbaş 3 yıl boyunca yeni Audi kiralayamayacak

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Ambulans, savunma ve güvenlik gibi alanlardaki zorunlu ihtiyaçlar hariç, kamuda yeni araç satın almayı ve kiralamayı 3 yıl durduruyoruz." dedi. Açıklanan tasarruf paketinde Hazine garantili ihaleler ve dövize endeksli sözleşmelere dair bir tasarruf önlemi yer almadı.

13.05.2024 11:16:00 / Güncelleme: 13.05.2024 12:55:16
Anadolu Ajansı
Mehmet Şimşek tasarruf paketini açıkladı: Ali Erbaş 3 yıl boyunca yeni Audi kiralayamayacak
Mehmet Şimşek tasarruf paketini açıkladı: Ali Erbaş 3 yıl boyunca yeni Audi kiralayamayacak

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Deprem riski olanlar hariç yeni bina alımı ve yapımını 3 yıl durduruyoruz. Yeni bina kiralanmasına izin vermeyeceğiz, mevcut kiralamaları da peyderpey sonlandıracağız." dedi.

"Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi"nin paylaşıldığı basın toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in katılımlarıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirildi.

Yaklaşık 65 yıldır tasarruf genelgeleriyle kamu harcamalarında kontrol sağlamaya dönük çalışmalar yapıldığını belirten Yılmaz, mali disiplini esas alan bir siyasi yaklaşım içinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığını yaptığı hükümetler döneminde ise değişik zamanlarda 10 genelgenin yürürlüğe konduğunu söyledi.

Şimşek, burada yaptığı konuşmada, en önemli önceliklerinin hayat pahalılığını bir sorun olmaktan çıkartmak olduğunu belirterek, "Enflasyonu düşük tek hanelere indirmek. Refah için, sürdürülebilir yüksek büyüme için de düşük tek haneli enflasyon olmazsa olmazdır. Fiyat istikrarı bunun en önemli bileşenidir." diye konuştu.

Enflasyonla mücadelede para, maliye ve gelirler politikaları ile yapısal reformların uyum içinde yürütüldüğüne dikkati çeken Şimşek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) enflasyonu düşürmek için para politikasında sıkılaştırma dahil, kendi alanıyla ilgili her türlü tedbiri aldığını anlattı.

Şimşek, bugün açıkladıkları paketle ve yakında maliye politikasında atacakları ilave adımlarla dezenflasyon sürecine katkıda bulunacaklarının kaydetti.

"Bu paket ilk değil, son da olmayacak"

"Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi"ni bu perspektifle hazırladıklarının altını çizen Şimşek, deprem yaralarını sardıkları bu dönemde, kamu olarak tasarrufa gittiklerini ve harcamaları disiplin altına aldıklarını söyledi.

Şimşek, bugüne kadar da tasarruf yapıldığını ve geçen yıl yüzde 9-10'lara çıkabilecek bütçe açığını, aldıkları tedbirlerle yüzde 5 gibi makul ve yönetilebilir bir düzeye çekebildiklerini ifade etti.

AK Parti hükümetlerinin en önemli özelliklerinden birinin mali disiplin olduğunu vurgulayan Şimşek, "Son 20 yılda bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 2,4'tür. Bu rakam Maastricht kriteri olan yüzde 3'ün oldukça altındadır. Dolayısıyla 20 yıllık performansa baktığınızda mali disiplinin kamuda verimliliğin, tasarrufun AK Parti hükümetlerinin önemli bir özelliği olduğu ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla bu bizim ilk tasarruf çabamız değil, son da olmayacak. Bu açıkladığımız ilk paket değil, son paket de olmayacak. Önümüzdeki dönemde birçok adım atacağız." dedi.

"Tedbirler bütün kamuyu kapsayacak şekilde uygulanacak"

Şimşek, bugünkü tedbir setini geçmiş uygulamalardan farklı kılan 3 husus olduğuna dikkati çekerek, "Birincisi, Orta Vadeli Program'ın özüne uygun olarak kamuda verimliliği artırarak tasarrufu artırmayı amaçlıyoruz. İkinci olarak, bu paketle çok güçlü bir izleme, denetleme, raporlama ve yaptırım modelini hayata geçiriyoruz. Son olarak, tedbirler bütün kamuyu kapsayacak şekilde uygulanacaktır. Yani, merkezi idareler, mahalli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri, döner sermayeler ve fonlar, bütün kamu bu tedbir paketinin kapsamındadır." diye konuştu.

Kalıcı fiyat istikrarı için mali disiplini önemli bir destek mekanizması ve politika alanı olarak gördüklerini dile getiren Şimşek, sadece "asrın felaketi"nin yaralarını sarmak için değil, gelecekte olabilecek doğal felaketler için sürekli mali alan oluşturmaları, yeşil ve dijital dönüşüme kaynak aktarmaları gerektiğini söyledi.

Şimşek, düşük risk primi üzerinden Türkiye'nin uluslararası finans piyasalarından uzun vadeli makul maliyetlerle borçlanmasının önünü açmak için de mali disiplinin önemli olduğunu vurguladı.

Bütçe açığı azaltıldığı ölçüde nesiller arası adaletin de sağlandığına işaret eden Şimşek, şöyle devam etti:

"Borçlanma demek, gelecek nesillerin yükümlülük altına girmesi demek. Dolayısıyla burada bizim yaklaşımımız mali disiplini sağlayarak, ülkemizin dengelerini, ekonomik temellerini sağlamlaştırmak istiyoruz. Burada programı güçlendiriyoruz. Kamuda harcama kontrolü ve tasarruf üzerinden dezenflasyona destek vereceğiz. Yatırımların öncelikli alanlara yönlendirilmesi de ülke geleceği, verimlilik, uzun vadeli büyüme açısından çok kritik bir değişken. Kamu maliyesi alanında önümüzdeki dönemde birçok alanda reform yapacağız. Bunları sizinle paylaşacağız, reform sürecini hızlandıracağız."

8 öncelikli alan

Şimşek, harcama tedbirlerinin, "kamuda tasarruf, bütçede harcama disiplini ve kamu yatırımlarında verimlilik" olmak üzere 3 temel ekseni olduğuna dikkati çekerek, "Kamu tasarrufu diye baktığımızda 8 öncelikli alana yoğunlaşıyoruz. Bu alanlar, taşıtlar, binalar, kamu istihdamı, idari yapılanmada etkinlik, yurt dışı geçici görevlendirme giderleri, enerji ve atık yönetimi, haberleşme giderleri ile diğer cari harcamalardır." dedi.

Taşıt alanında ilk olarak "Kamu Filo Yönetim Sistemi" ile kamuda taşıt sayısı ve kullanım standartlarını belirlediklerini ve bu alanda etkinliği artırdıklarını bildiren Şimşek, şu bilgileri paylaştı:

"Bu sistem, taşıt edinim, kullanım ve tasfiye süreçlerini bütüncül bir anlayışla yönetmeyi sağlayacak. Plaka bazlı olarak, taşıt envanterini ve taşıtlarla ilgili harcamaları takip edeceğiz. Taşıtların yaşı, kilometresi ve yıllık kullanımını izleyeceğiz ve verimli kullanımını sağlayacağız. Kurumlarımız sisteme veri girişine başladı. Bu sistem şu anda hayata geçti, veri girişi başladı. Bu sistemle hedefimiz, ilerleyen aşamada taşıtların ortak bir havuzda toplanarak kurumlar arası kullanımına zemin hazırlanmasıdır. Biraz zaman alabilir ama buna ilişkin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile çalışmamız devam ediyor. Ambulans, savunma ve güvenlik gibi alanlardaki zorunlu ihtiyaçlar hariç, yeni araç satın almayı ve kiralamayı 3 yıl süreyle durduruyoruz. Mevcut kiralık taşıt sözleşmeleri de izin alınmadan yenilenmeyecek. Bütçe dışı kaynaklardan taşıt kullanımını çok sıkı kurallara ve izne tabi tutacağız. Ayrıca, kanunla izin verilenler hariç yabancı menşeli araç kullanımını sonlandırıyoruz. Bu bir süreç gerektirecek, mevcutların sözleşmelerinin sona ermesi gerekecek ama kanunda belirtilen makam, idare veya kişiler hariç yabancı menşeli araç kullanımını da kamuda kaldırıyoruz. İhtiyaç fazlası olan veya ekonomik ömrünü tamamlamış taşıtları tasfiye edeceğiz. Bunun için Özelleştirme İdaresini görevlendireceğiz. Savunma ve güvenlik hariç, toplu taşıma olan yerlerde, kamuda personel servisi hizmetini sözleşme bitiminde sonlandırmayı hedefliyoruz."

"Yeni bina kiralanmasına izin vermeyeceğiz"

Şimşek, kamuda tasarruf konusunda ikinci ana başlıklarının kamu binaları olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Deprem riski olanlar hariç yeni bina alımı ve yapımını 3 yıl süreyle durduruyoruz. Kamu binalarına kişi başı metrekare standardı getirildi daha önce ve bunun etkin şekilde uygulanmasını sağlayacağız. Mevcut binaların da kurumlar arasında etkin kullanımını sağlayacağız. Yeni bina kiralanmasına izin vermeyeceğiz, mevcut kiralamaları da peyderpey sonlandıracağız. Doğal afet ve güvenlikle ilgili olanlar hariç, yeni lojman ve sosyal tesis alımını, yapımını ve kiralanmasını süresiz kaldırıyoruz. Savunma ve güvenlik hariç, mevcut sosyal tesisleri ekonomiye kazandıracağız. Lojman kiralarını ve sosyal tesis ücretlerini rayiç bedelleri dikkate alarak gözden geçireceğiz."

"Yönetim kurulu ücretlerine üst sınır getireceğiz"

Kamu istihdamı konusunda ise Şimşek şu tedbirleri aldıklarını açıkladı:

"3 yıl boyunca emekli olan kadar yeni personel istihdam edeceğiz. Açıktan atama izinleri Bütçe Kanunu'nda net olarak belirlenecek. Destek personeli sayısını, zaman içinde belirli bir program dahilinde azaltmayı hedefliyoruz. Kamuda esnek ve uzaktan çalışma modellerini daha da geliştireceğiz. Kamu çalışanlarının aldığı yönetim kurulu ücretlerine sınırlama getiriyoruz. Mevcut mevzuata göre kamuda çalışanlar sadece bir yerden yönetim kurulu ücreti alabiliyor, burada bir değişikliğe gitmiyoruz. Yapılacak düzenlemeyle yönetim kurulu ücretlerine üst sınır getireceğiz. Münferit olarak, devletin bazı özel kuruluşlardaki payına binaen alınan ücretlerin, sınırı aşan kısımlarını bütçeye gelir olarak kaydedeceğiz. Bu hususlar yasal düzenleme gerektiriyor, bunlar Yüce Meclis'imizin takdirinde olan hususlardır, biz bu çerçevede adımlar atmayı planlıyoruz."

Kamuda yeni kurumlar kurulmasının önüne geçeceklerini, idareler arasındaki görev dağılımını gözden geçirerek mükerrer yapılanmaları önleyeceklerini belirten Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanlığının da birçok ilde hem defterdarlıkları hem de vergi dairesi başkanlıkları olduğunu, etkinlik ve verimlilik için bu ikisini birleştireceklerini, böylece Türk milletine daha iyi hizmet sunacaklarını dile getirdi.

Ekonomik değeri olan atıkların değerlendirilmesi zorunlu olacak

Hizmet içi eğitimlerin kamu tesislerinde yapılacağının altını çizen Şimşek, "Yurt dışı geçici görevlendirmeleri sınırlandırıyoruz. Buna yönelik harcamalar başlangıç ödeneğini hiçbir şekilde aşmayacak ve bu kaleme başka ödeneklerden aktarım yapılamayacak." diye konuştu.

Şimşek, enerjide dışa bağımlılığın yüksekliğine işaret ederek, bu alanda kamuda verimliliği daha da artıracaklarını söyledi.

Yenilenebilir enerji kaynaklarından daha fazla faydalanacaklarını ve enerji verimliliği noktasında atacakları ilave adımlarla tasarrufa gitmeyi ümit ettiklerini kaydeden Şimşek, "Örneğin, 2024 yılında sokak ve cadde aydınlatılması için öngördüğümüz ödenek 35 milyar lira. LED dönüşümünü hızlandırarak, bu alanda kayda değer bir tasarruf yapabileceğimizi düşünüyoruz. Ekonomik değeri olan atıkların, bedeli karşılığında değerlendirilmesini de kamu için zorunlu hale getiriyoruz." ifadelerini kullandı.

Kamuda haberleşme ve iletişim giderleri

Kamuda haberleşme ve iletişim giderlerinde de dijitalleşme yoluyla tasarrufa gittiklerini aktaran Şimşek, elektronik yazışmaya geçişi tamamlayıp elektronik tebligat sisteminin kullanımını yaygınlaştırdıklarını bildirdi.

Şimşek, yayın ve rapor gibi tanıtım amaçlı dokümanları basmak yerine, bunların elektronik ortamda paylaşılmasını sağlayacaklarını söyledi.

Bakan Şimşek, 2024 yılı temsil ve tanıtma ödeneklerinde yüzde 25 kesinti yaptıklarına, devam eden yıllarda bu kesintili ödeneği baz alacaklarına dikkati çekti.

"Zorunlu haller hariç demirbaş alımlarını 3 yıl süreyle durduracağız"

Şimşek, uluslararası toplantılar ve milli bayramlar hariç gezi, kokteyl, yemek ve benzeri faaliyetlerin düzenlenemeyeceğini bildirdi.

Kamu kurumlarının ajanda, takvim, plaket, eşantiyon türü hediyeler vermesini yasakladıklarını ifade eden Şimşek, "Zorunlu haller hariç mobilya, tefrişat ve ofis donanımı gibi demirbaş alımlarını 3 yıl süreyle durduracağız. Ayrıca makine ve teçhizatlar ekonomik ömrünü tamamlanmadan elden çıkarılamayacak. Kamu alımlarının, Devlet Malzeme Ofisi (DMO) aracılığıyla yapılmasını esas hale getireceğiz. Tabii ki istisnalar her zaman olacak ama esas bu kanaldan alımlar yapılacak." diye konuştu.

Mal ve hizmet alım ile yatırım ödeneklerinde kesinti

Şimşek, mal ve hizmet alım ile yatırım ödeneklerine de değinerek, "Deprem ve zorunlu harcamalar hariç, mal ve hizmet alım ödeneklerinde yüzde 10, yatırım ödeneklerinde ise yüzde 15 oranında kesinti yapacağız." dedi.

Bütçede harcama disiplini konusuna da dikkati çeken Şimşek, tek seferlik gelirlere dayalı kalıcı harcama programı yapılamayacağını vurguladı.

Şimşek, yatırım projelerinin bütçe ödeneğine göre yürütüleceğinin altını çizerek, "Bu sene hiçbir Bakanlık, ödeneklerini bu çerçevede aşamayacak. Çünkü biz kendilerine ilave ödenek vermeyeceğiz." ifadesini kullandı.

İl özel idarelerine merkezi yönetim kapsamında aktarılacak yatırım ödemelerinin "hak ediş karşılığında" yapılacağına işaret eden Şimşek, 2024 yılında bütçedeki bütün harcama alanlarını, belirli bir öncelik dahilinde gözden geçireceklerini, verimsiz olanları da gelecek yıldan itibaren sonlandıracaklarını belirtti.

Kamu yatırımlarında da önceliklendirmeye gittiklerini bildiren Şimşek, şöyle devam etti:

"Yatırım ödeneklerinde yapacağımız yüzde 15'lik kesintiyi öncelikli alanlara kanalize etmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda fiziki ilerlemesi yüzde 75'in üzerinde olan yatırım projelerini, deprem riski nedeniyle gerekli olan yatırım projelerini, Kahramanmaraş ve Hatay depremleri sonrasında planlanan projeleri, tarımsal sulama başta olmak üzere gıda arzını artıracak projeleri, yeşil ve dijital dönüşüm ile OSB, liman, demir yolu bağlantı projelerini önceliklendireceğiz. Bu alanlar enflasyonla mücadeleye katkı sağlayacak, ülkemizin rekabet gücünü artıracak. Dolayısıyla tasarruf sadece kesinti demek değildir, kullandığımız kaynakların, etkin ve verimli şekilde ülkemizin uzun vadeli menfaatine uygun olarak kanalize edilmesidir."

Şimşek, zorunlu haller dışında da kamu yatırım programına yeni proje almayacaklarını vurguladı.

"Tasarruf tedbirlerine tüm kamu idareleri ve personel uymak zorunda"

Tedbirleri uygulamada etkinlik için sistem geliştirdiklerini dile getiren Şimşek, bu sistemin, kamu idarelerinin tasarruf tedbirlerine uyum noktasında veri girişi ve raporlama yapmasını gerektirdiğini söyledi.

Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanlığının "Tasarruf Tedbirleri Bilgi Sistemi ve Kamu Filo Yönetim Sistemleri" ile süreci takip edeceğini bildirdi.

Tasarruf tedbirlerine istisnasız tüm kamu idareleri ve personelin uymak zorunda olduğunun altını çizen Şimşek, şunları kaydetti:

"Tedbirlerin uygulanması ve harcamaların mevzuata uygunluğu Bakanlığımızca izlenecek, denetlenecek, Cumhurbaşkanlığımıza ve ilgili idarelere raporlanacaktır. Burada bir hesap sorma ve yaptırım süreci de var. Tasarruf Genelgesi ve mali mevzuata aykırılık tespit edilirse Cumhurbaşkanlığımız ve ilgili idareler idari yaptırım ve para cezası uygulayabilecektir."

Şimşek, "Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi"nin, kamu maliyesi alanında kamuoyu ile paylaştıkları ilk paket olduğuna dikkati çekerek, "Önümüzdeki dönemde kamu ihale reformu, KİT'lerde yönetişim reformu, vergide adalet ve etkinlik, kayıt dışılıkla mücadele gibi alanlarda çalışmalarımızı tamamlayacağız ve hayata geçireceğiz." dedi.

Söz konusu paketteki tedbirlerin bir kısmının idari veya kanuni düzenleme gerektirdiğini söyleyen Şimşek, "Kanun gerektiren hususlar yüce Meclis'imizin takdirinde. İdari düzenlemeler ise Cumhurbaşkanlığımız tarafından hayata geçirilecektir." ifadelerini kullandı.

Şimşek, programın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onay ve direktifleriyle ortaya konulduğunu sözlerine ekledi.

 

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.