logo
18 AĞUSTOS 2026

Memur maaş zam oranlarının belli olmasıyla birlikte bedelli askerliğe gelen artış da belirlendi

Memur maaş zam oranlarının belli olmasıyla birlikte bedelli askerliğe gelen artış da belirlendi. Haziran ayı enflasyonunun belli olmasıyla bedelli askerlik ücreti de güncellendi

03.07.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Memur maaş zam oranlarının belli olmasıyla birlikte bedelli askerliğe gelen artış da belirlendi
Memur maaş zam oranlarının belli olmasıyla birlikte bedelli askerliğe gelen artış da belirlendi
Memur maaş zam oranlarının belli olmasıyla birlikte bedelli askerliğe gelen artış da belirlendi.
Haziran ayı enflasyonunun belli olmasıyla bedelli askerlik ücreti de güncellendi.

Bedelli askerlik ne kadar oldu?
Bedelli askerlik ücreti 416 bin 361 lira 30 kuruştan, 472 bin 653 lira 34 kuruşa, yoklama kaçağı ve bakayaların ödeyeceği tutar ise 4 bin 857 lira 55 kuruştan 5 bin 541 lira 29 kuruşa yükseldi.
Bedelli askerliğe ilişkin artışlar memur maaş zamlarına gelen oran kadar oluyor.

MSB açıklaması bekleniyor
Bedelli askerlik ücretine ilişkin olarak Milli Savunma Bakanlığı'nın açıklaması esas alınacak.
Yeni bedelli askerlik ücreti 1 Temmuz 2026 - 31 Aralık 2026 tarihleri arasında geçerli olacak.

Özgür Özel'den mahkeme başkanına tepki

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın ikinci celsesi öncesinde ve sırasında yaptığı açıklamalarda, savunma hakkının kısıtlandığını vurgulayarak süreci "tarihin en kritik duruşmalarından biri" ve "rezaletin daniskası" olarak nitelendirdi. Silivri'deki duruşmayı takip eden Özel, "YENİ Parti dimdik ayakta" mesajı verdi

17.08.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Özgür Özel'den mahkeme başkanına tepki
Özgür Özel'den mahkeme başkanına tepki
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu, 53'ü tutuklu toplam 414 sanıklı İBB Davası'nın ikinci celsesi, 65'inci İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin Yeni Duruşma Salonu'nda görüldü. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin İstanbul İl Başkanı, ilçe başkanları, belediye başkanları ve milletvekilleriyle birlikte duruşmayı takip etmek üzere cezaevine geldi. Özel, celse öncesinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada sürecin hukuksuzluğuna dikkat çekerek, "Umudumuz duruşmanın kaldığı yerdeki hukuksuzluğun bugün giderilmesi" dedi.

"Tarihin bu noktasına tanıklık etmeye geldik"

Özel, İmamoğlu'nun savunma hakkının elinden alındığını hatırlatarak şunları söyledi: "Kendisi 'Savunma yapmak istiyorum' dediği halde bir gün gibi, yarım gün gibi kısa bir süre verilmişti; aksi takdirde 'Susma hakkınızı kullandık kabul edeceğiz' demişlerdi. Bırakın Türkiye siyasi tarihinin en kritik duruşmalarından birinde, bu Türkiye'de 972 tane ilçenin herhangi bir tanesindeki bir adliye binasında herhangi basit bir davada uygulandığında verilecek ilk karar bozma kararıdır. Ne yapmaya çalışıyor bilmiyoruz. Kendine güvenen bir savcı, kendine güvenen bir hakim, adalet dağıtacağını düşünenler savunma hakkını kısıtlarlar mı? Demek ki o kadar berbat durumdalar, o kadar kendi iddiaları savunulamaz ve çürütülmeye müsait ki Ekrem Başkan'ın kendisini savunmasına izin vermemeyi tek çare olarak görüyorlar. Tarihin bu noktasına tanıklık etmeye geldik."

"YENİ Parti dimdik ayakta"

Parti olarak sürecin böyle işlemesini istemediklerini belirten Özel, "Buradaki kumpası kuranlarla oradaki kumpası kuranlar aynı büyük planın parçası ve bu plan elimizden partiyi almaya kalktı. Buna teslim olmayacağımızı söylemiştik. Bakın görüyorsunuz. YENİ Parti'nin İstanbul İl Başkanı burada. Bir ara ana muhalefetten düştünüz diye birtakım valilik tarafından kısıtlamalar uygulanıyordu. Şimdi ana muhalefet partisinin il başkanıdır. Bütün ilçe başkanlarımız burada. 39'da 38'i devam ediyor. Bir arkadaşımız da yeni katıldı. Hepsi burada. Belediye başkanlarımız, milletvekillerimiz burada. YENİ Parti dimdik ayakta. Partimizi elimizden almak isteyenler ortalıkta yok. Bir kısmı burada savunma hakkını kullandıracak mı, kullandırmayacak mı onu göreceğiz" ifadelerini kullandı.

Özel salondan ayrıldı

Duruşma devam ederken İmamoğlu'na söz hakkı verilmemesi üzerine Özel, salondan ayrıldı ve basın mensuplarına daha kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Geçen celsede yaşananları hatırlatan Özel, "Silivri'de hep birlikte geçen celsenin bitişinde savunma hakkının nasıl kısıtlandığını konuşmuştuk. Bunun ne 1960 Darbesi'nde ne 12 Eylül Darbesi'nde ne Almanya'daki Nürnberg mahkemelerinde ne 12 Eylül dönemindeki DİSK'in yargılandığı süreçlerde yaşanan ki onların hepsi darbe dönemlerinin yargılamalarıydı. Hiçbirisinde yaşanmayan bir şey yaşandı" dedi. İmamoğlu'na "Hakkında 150'ye yakın örgüt kurucusu, örgüt lideri olmakla suçlandığı için güneşin altındaki gerçekleşen her olaydan, her iddiadan Ekrem İmamoğlu'nu da mesul tutuyorlar" şeklinde yaklaşıldığını belirten Özel, mahkemenin önce "sınırsız savunma hakkı" vaat ettiğini, ardından 9 Temmuz'da davayı bitirme hedefiyle süreyi beş-altı saate indirdiğini ve feragat dayattığını anlattı.

"Savunma hakkı asla kısıtlanamaz"

Bugünkü celsede avukatların hukuki itirazlarını dinledikten sonra mahkemenin "belirsiz bir gün" için savunma hakkı tanıdığını söyleyen Özel, "Avukatlar ısrar edince, 'Onu size önceden söyleyeceğim' dedi. Bir de söylemeseydin. Savunma yapacağı günü bilmeyecek. 'Bir arada' diyor, 'uygun yerde, makul zamanda.' Yani yerine, zamanına, süresine hakim karar verecek. Oysaki asla kısıtlanamaz savunma hakkı. 'Bu haktan yararlandıracağım' deyip bahşetti beyzade. Gerçekten burada artık göstermelik yargılama bile yapılmıyor. Bu rezaletin daniskasıdır. Bu rezaletin dik alasıdır" diye konuştu.

Duruşma salonuna eleştiri

Yeni ve büyük duruşma salonunun fiziksel koşullarını da eleştiren Özel, seyircilerle sanıklar arasında "futbol sahasından daha fazla, belki iki futbol sahasına yakın" mesafe olduğunu, dürbünle izleyenlerin bulunduğunu, avukatların müvekkilleriyle göz teması kuramadığını ve savcının heyetin bir üyesi gibi oturduğunu söyledi. "Yargılamanın güya yüz yüze yapılıyormuş gibi olduğu ama Ekrem İmamoğlu veya herhangi bir arkadaşımız cezaevinde kamera karşısında olsa, ailesi evden televizyonla izlese, avukatı bürodan katılsa, hakim bey o çok isteyip de koşa koşa gittiği tatilinden dönmemiş olsa yine bir yargılama teknik imkanlarla buradaki kadar yapılır. Bir mekanda olunmuş falan değil burada. Burada mekanı büyütmek, araları açmak, bariyerler koymak ve en uzağa yerleştirmek suretiyle bu devasa mekanda bir mekansızlık yaratılmış. Yüz yüze yargılama imkanı ortadan kaldırılmış durumda" ifadelerini kullandı.

"Korktukları bir tek şey var"

Özel'e göre mahkemenin korktuğu tek şey etkili savunmalardı. Özel, "Korktukları bir tek şey var. Etkili savunmalar yapılıyor ve en etkilisi Ekrem İmamoğlu tarafından yapılacak. Bu savunmanın etkisinden, bu savunmanın gerçekleri ortaya koymasından, iftiraları çürütmesinden, yalancılarla yüzleşmesinden korkuyorlar. Yapılan budur" dedi. Aileler, seyirciler ve basın mensuplarının tahrik edilmeye çalışıldığını da öne süren Özel, oturma yerlerinin sürekli değiştirildiğini, bariyerler çekildiğini ve en uzak noktalara yönlendirildiklerini anlattı. "Bekliyor ki biz sinirlerimize hakim olamayacağız. Burada bağıracağız, çağıracağız. Ona hak ettiği gibi davranacağız" şeklinde konuştu.

Süreçte biriken kini sorgulayan Özel, "Mesele, Ekrem İmamoğlu'nun ilk ifadesinin alındığı gün, şu anda Adalet Bakanlığı'nda görevlendirilmiş, Ankara'da görevlendirilmiş, o zamanki bir başsavcıvekilinin Ekrem Bey'e, 'Ekrem Bey bu işler böyle. Gün değişir, siz iktidar olursunuz. Biz oraya geçeriz, siz bizi yargılarsınız. Bu işler böyle' dediği. Yani adaleti aramak yok da biz ve onlar var. İki tane düşman kutup var. Nerede düşmanlaştı bunlar? Nerede, ne zaman bu kadar kini biriktirdiler? Biz onlara ne yapmışız? Bizim yaptığımız bir tek şey var: Demokrasilerde olduğu gibi, üstüne o cübbeyi giydiren Cumhuriyet, ona cübbe verdiyse, tokmak verdiyse altına araba çektiyse; bize de muhalefet etme, milleti ikna edersek gün gelince iktidar olma hakkı vermiş" şeklinde konuştu.

"Ben daha güneşin doğmadığı bir gece, iyinin kötüyü yenmediği bir gün görmedim"

Tarih önünde teessüf ettiğini belirten Özel, Ergenekon davasındaki benzer uygulamaları hatırlatarak, "Kendisine tarih önünde teessüf ediyorum. Bir kere daha demiştim bu cümleyi. İkinci kez kullanıyorum... Tarih önünde hepsine teessüf ediyorum ve hepimizin haysiyetini ve hukukunu milletimize emanet ediyorum. Başka kimseye değil. Çünkü tuz koktuktan sonra, ben şimdi buradaki hakimi HSK'ya mı şikayet edeyim? Başında Akın Gürlek var, zaten bu zulmü başlatan, kurgulayan, sürdüren kişi... Kimi, kime şikayet edeyim? O yüzden hepimizin hakkını, hukukunu ve varsa bir gün hakkımızı almamızla ilgili umudu milletimize emanet ediyoruz. Ettiklerini bulsunlar. Zulümleri artsın ki sonları tez gelsin. Bu dünyada adaleti bulursak buluruz, bulmazsak öbür dünyada bütün bu masumların iki elleri yakalarındadır. Bu devran böyle sürmez. Ben daha güneşin doğmadığı bir gece, ben daha iyinin kötüyü yenmediği bir gün ve ben daha tarih önünde zalimlerin zulümleriyle sınanmadıkları bir süreci hiç görmedim. Yine görmeyeceğiz inşallah" dedi.

Özel'in açıklamaları, İBB Davası'nın ikinci celsesinde yaşanan tartışmaların gölgesinde, hem yargı sürecine hem de siyaset kurumuna yönelik sert eleştiriler içeriyordu. Duruşma salonu dışında yapılan bu değerlendirmeler, partisinin "dimdik ayakta" durduğunu vurgulayan liderin, sürecin hukuki ve siyasi boyutlarını kamuoyuna taşıma çabası olarak kayda geçti.

2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası onandı

Adana'da eşi ve 16 yaşındaki oğlunu bıçaklayarak öldüren tutuklu sanığa verilen 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından onandı

17.08.2026 17:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası onandı
2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası onandı
Adana'da eşini 39, oğlunu ise 49 yerinden bıçaklayarak öldüren sanığa verilen 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından onandı.

Olay, 19 Ağustos 2023'de merkez Çukurova ilçesine bağlı Toros Mahallesi 78101 Sokak'ta bulunan bir apartmanın 9'uncu katında meydana geldi. Sabaha karşı cinnet getiren Cem Suna, eşi Deniz'i (43) 39 yerinden ve oğlu Alperen'i (16) 49 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Olayın ardından yakalanıp tutuklanan Cem Suna 'canavarca hisle öldürme' suçundan hakim karşısına çıktı.

"Asıl mağdur benim"

Karar davasında hakim karşısında son savunmasını yapan Cem Suna, "Bugüne kadar sustuysam adalete güvenimden sustum. Herkes hükmünü vermiş. Asıl mağdur benim. Dünyası yıkılan, ailesi katledilen benim. Ne olduysa bana oldu. Eşim ve çocuğum sürekli gözümün önünde. Dışarı çıksam da bir şey değişmeyecek" dedi.

15 Ekim 2024'de Cem Suna'nın Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde karar davası görüldü. Karar davasında Cem Suna'ya 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.

Karar Yargıtay'da onandı

Suna'nın avukatları Yargıtay'a başvurarak karara itiraz etti. Ancak Yargıtay'da cezada herhangi bir indirim yapmayarak 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onadı.

Emekli Amiral Türker Ertürk gözaltına alındı

Eski Deniz Harp Okulu Komutanı emekli Tuğamiral Türker Ertürk, katıldığı bir yayındaki açıklamaları ve sosyal medyada paylaşılan video içerikleri nedeniyle başlatılan resen soruşturma kapsamında gözaltına alındı

17.08.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Emekli Amiral Türker Ertürk gözaltına alındı
Emekli Amiral Türker Ertürk gözaltına alındı
Eski Deniz Harp Okulu Komutanı emekli Tuğamiral Türker Ertürk, dijital platformlarda ve sosyal medya hesaplarında paylaşılan video içeriklerindeki ifadeleri nedeniyle adli takibata uğradı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen resen soruşturma kapsamında, Ertürk hakkında öğle saatlerinde gözaltı kararı uygulandı.

Soruşturmanın gerekçesi olan sözler

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Ertürk'ün internet ortamında yayılan bir programda sarf ettiği iddia edilen siyasi içerikli ifadeleri üzerine inceleme başlattı. Kamuoyunda geniş yankı bulan ve soruşturma dosyasına giren açıklamalarda Ertürk'ün şu sözleri kullandığı belirtildi:

"Bakın artık iktidar değişecek. Ama acılı ama acısız, iktidar değişecek. Onun için herkes aklını başına devşirmeli. Siz de, ben de... Tabii ki herkes de... Onun için Yüksek Seçim Kurulu'nun vicdanlarına ve hukuka göre karar vermelerini bekliyoruz. Yoksa ileride müşkülat yaşarız ülkece diye düşünüyorum."

Suçlamalar neler?

Başsavcılık tarafından yürütülen resen soruşturmanın detayları da netleşmeye başladı. Alınan bilgilere göre emekli Amiral Türker Ertürk'e, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında "halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" ve "suç işlemeye tahrik" suçlamaları yöneltiliyor.

Emniyete götürüldü, savcılığa sevk edilmesi bekleniyor

Hakkında başlatılan adli sürecin ardından harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri, Türker Ertürk'ü saat 14.00 sıralarında gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilerek savcılık makamına ifade vermesi beklenen Ertürk hakkında adli kontrol veya tutuklama talebinin gelip gelmeyeceği ise işlemlerin ardından belli olacak.

Sürece ilişkin güncel yasal ve idari gelişmeler yakından takip ediliyor.

Köpeği tehdit aracı olarak kullanmak, silahlı tehdit sayılabilir

Avukat Nimet Türe, köpeği tehdit aracı olarak kullanmanın silahlı tehdit sayılabildiğin söyleyerek, "Eğer mağdur üzerinde köpek ile bir sindirme, korkutma ve etkisiz hale getirme gibi olgu oluşturuyorsa artık Türk Ceza Kanunu'ndaki 'silah' kavramına eş değer kabul edilerek, tehditte nitelik olarak saymaktayız" dedi

17.08.2026 13:37:00
İHA
 
Köpeği tehdit aracı olarak kullanmak, silahlı tehdit sayılabilir
Köpeği tehdit aracı olarak kullanmak, silahlı tehdit sayılabilir
Kayseri Barosu Avukatlarından Nimet Türe, silah niteliği taşımayan ancak olay anında saldırma, savunma veya korkutma aracı olarak kullanılan köpeğin silah sayılabileceğini söyledi.

Töre, "Toplumda genellikle silah dediğimizde akla tüfek, tabanca ve bıçak gibi kesici-delici mekanik aletler anlaşılmakta. Türk Ceza Kanunu'nun 6.maddesi silahı tanımlarken; insanı saldırı ve savunma amaçlı olmasa bile fiilen saldırıda kullandığı her türlü şey silah olarak değerlendirmekte.

Yargıtayın vermiş olduğu bu kararda aslında bu mantıkla işletilmiş bir karar. Bir kişi elinde ki sahip olduğu köpeği 'seni ısırtırım' şeklinde fiili bir saldırı aracına dönüştürüyor ise hukukumuz artık bu durumu; bir bıçak veya silaha eş değer tutarak tehdit unsuru olarak görmektedir.

Önemli olan bu hayvanın mağdur üzerinde bir korkutma, ürkütme ya da sindirme gibi etkilerinin olup olmadığı göz önünde bulundurulur. Eğer mağdur üzerinde köpek ile bir sindirme, korkutma ve etkisiz hale getirme gibi olgu oluşturuyorsa artık Türk Ceza Kanunu'ndaki silah kavramına eş değer kabul edilerek, tehditte nitelik olarak saymaktayız" şeklinde konuştu.

"Bu tür durumlarda haklarımızı korumamız gerekmektedir"

Bu tür durumlarda köpeğin silahla eş değer tutulduğunu göz önünde bulundurularak hakların korunması gerektiğinin altını çize Türe, "Bir hayvanı kendinize karşı silah olarak yönlendirildiğini düşündüğünüzde hukukumuz bunu bir bıçak, silah ile eş değer değerlendirmekte. Bu tür durumlarda tehditli suçun basitliği nitelikli halinin bulunduğunu göz önünde bulundurmamız ve buna göre haklarımızı korumamız gerekmektedir" ifadelerini kullandı.

Kene ısırması nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 12'ye yükseldi

Kene ısırması sonrası tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Bekir Selvi'nin amcasının oğlunun da 2020 yılında yine kene ısırması sonucu öldüğü belirlendi

16.08.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Kene ısırması nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 12'ye yükseldi
Kene ısırması nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 12'ye yükseldi
Kene ısırması sonrası tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Bekir Selvi'nin amcasının oğlunun da 2020 yılında yine kene ısırması sonucu öldüğü belirlendi.
Sivas il merkezine bağlı Kızılca köyünde yaşayan, emekli ve nakliyat işleriyle uğraşan 6 çocuk babası Bekir Selvi'ye arazide kene tutundu.

Bir süre sonra rahatsızlanan Selvi, yakınları tarafından durumu fark edilerek hemen Sivas Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Daha sonra Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildi.

Hastanede yapılan ilk tetkiklerin ardından KKKA hastalığı şüphesiyle anestezi yoğun bakım servisinde tedavi altına alınan Selvi, bu sabah yaşam mücadelesini kaybetti.

Hastane morgundan yakınları tarafından teslim alınan Selvi'nin cenazesi, toprağa verilmek üzere Kızılca köyüne götürüldü.

Hayatını kaybeden Bekir Selvi'nin amcasının oğlu Bilal Selvi'nin de Haziran 2020'de kene ısırması sonucu hayatını kaybettiği öğrenildi. Aynı aileden ikinci kişinin de kene nedeniyle hayatını kaybetmesi köyde büyük üzüntüye yol açtı.

Bu yıl KKKA hastalığı nedeniyle çevre kentler ile Sivas'ın ilçelerinden getirilen ve tedavi gördükleri sırada hayatını kaybedenlerin sayısı 12'ye yükseldi.

İstanbul'un Bakırköy ilçesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nin bahçesindeki atıkların bulunduğu alanda yangın çıktı

İstanbul'un Bakırköy ilçesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nin bahçesindeki atıkların bulunduğu alanda yangın çıktı

16.08.2026 17:46:00
Haber Merkezi
 
 İstanbul'un Bakırköy ilçesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nin bahçesindeki atıkların bulunduğu alanda yangın çıktı
 İstanbul'un Bakırköy ilçesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nin bahçesindeki atıkların bulunduğu alanda yangın çıktı
İstanbul'un Bakırköy ilçesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nin bahçesindeki atıkların bulunduğu alanda yangın çıktı. Ekipler yangını kontrol altına aldı.
Yeşilköy Caddesi'ndeki Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nde yangın çıktı.
Hastanenin bahçesinde henüz belirlenemeyen bir nedenle başlayan yangın üzerine bölgeye çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Ekipler yangını söndürdü.

Alihan Kuriş tutuklandı, tek adreste 200 kilogram altın ele geçirildi

Ankara merkezli 17 şehirdeki operasyonda aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu 32 şüpheli tutuklanırken arama yapılan tek bir adreste 200 kilogram altın ele geçirildi

16.08.2026 17:39:00
Haber Merkezi
 
Alihan Kuriş tutuklandı, tek adreste 200 kilogram altın ele geçirildi
Alihan Kuriş tutuklandı, tek adreste 200 kilogram altın ele geçirildi
Ankara merkezli 17 şehirdeki operasyon kapsamında; tutuklu Alihan Kuriş'in kardeşi firari Hilmi Tuna Kuriş'e yönelik yapılan arama çalışmalarında tek bir adreste kaynağı belirsiz 1,34 milyar TL değerinde 200 kilo külçe altın ele geçirildi.

Adli kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğünce yapılan soruşturma kapsamında bir adreste arama yapıldı.

Tutuklu Alihan Kuriş'in kardeşi firari Hilmi Tuna Kuriş'e yönelik yapılan arama çalışmalarında adreste kaynağı belirsiz 200 kilogram külçe altın bulundu.

Operasyon kapsamında örgütün lideri Alihan Kuriş dahil 38 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler mahkemeye çıkarıldı. Mahkeme 38 şüpheliden 32'sinin tutuklanmasına karar verdi.

Hakkında tutuklama kararı verilen şüpheliler arasında örgütün lideri Alihan Kuriş de bulunuyor.

Mahkeme altı şüpheliyi ise ev hapsine çarptırdı.

Hakkında ev hapsi kararı verilen isimler arasında, eski Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyesi Ahmet Gökcen de bulunuyor.

Tutuklanmasına karar verilen isimler şöyle: Alihan Kuriş, Fahri Candemir, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar, Şeref Toprak, Mehmet Hilmi Molla, Nezih Murat Büyükgöze, Metin Güer, Hilmi Şenol, Süleyman Hilmi Dinç, Yunus Aslan, Muharrem Hilmi Akbulut, Mehmet Aksu, Muhammed Dağ, Mehmet Bozpınar, Mehmet Akbacakoğlu, Ahmet Şimşek, Abdulkerim Emrah, İsa Çardak, Cevat Bağcı, Zeki Altınel, Hüseyin Türker, Mehmet Kurban, Mehmet Tekin, Mustafa Gökduman, Hamza Deniz, Kazım Per, Ahmet Uğur Pakcan, Rıdvan Erdal, Zübeyr Özcan, Hayrullah Uusl, Muhammet Karaköse.

Ev hapsine çarptırılan isimler: Yusuf Büyükgöze, Ahmet Gökcen, Ömer Yılmaz, Ahmet Efe, Selman Süleyman Keşkekçi, İsmail Hakkı Akgün.

İzmir'de 49 kaçak göçmen yakalandı

İZMİR (AA) - İzmir'in Menderes ilçesi açıkları ile Dikili ilçesinde 49 düzensiz göçmen yakalandı

 

16.08.2026 00:15:00
Anadolu Ajansı
 
İzmir'de 49 kaçak göçmen yakalandı
İzmir'de 49 kaçak göçmen yakalandı

İZMİR (AA) - İzmir'in Menderes ilçesi açıkları ile Dikili ilçesinde 49 düzensiz göçmen yakalandı.

Sahil Güvenlik Komutanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Menderes ilçesinde görevli Sahil Güvenlik Mobil Kıyı Gözetleme Aracı tarafından lastik bot içerisinde bir grup düzensiz göçmenin bulunduğu bilgisinin alınması üzerine bölgeye ekip sevk edildi.

Ekiplerce durdurulan lastik botta 25 düzensiz göçmen bulunduğu belirlendi.

Dikili ilçesi Kabakum mevkisinde karada bir grup düzensiz göçmenin bulunduğu bilgisinin alınması üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Kolluk Destek Timi görevlendirildi.

Ekipler, 24 düzensiz göçmen ile göçmen kaçakçılığı yaptığı öne sürülen 2 şüpheliyi yakaladı.

Düzensiz göçmenler, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.

Diyarbakır'da minibüs kazasında ölü sayısı 7'ye yükseldi

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde meydana gelen trafik kazasında ölü sayısı 7'ye yükseldi

15.08.2026 18:03:00 / Güncelleme: 15.08.2026 18:05:50
İHA
 
Diyarbakır'da minibüs kazasında ölü sayısı 7'ye yükseldi
Diyarbakır'da minibüs kazasında ölü sayısı 7'ye yükseldi
Lice ilçesi Karahasan Mahallesi Heylo mezrasında minibüsün devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında 16 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi.



Kazada, olay yerinde 2 kişi hayatını kaybetti. Hastaneye sevk edilen yaralılardan önce 3 kişi, daha sonra 2 kişinin hayatını kaybetmesiyle ölü sayısı 7'ye yükseldi. 9 kişinin tedavisi devam ediyor.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Tüp dolum tesisindeki yangında soğutma çalışmaları devam ediyor

Manisa'nın Salihli ilçesinde bulunan oksijen dolum tesisinde meydana gelen yangında soğutma çalışmaları devam ederken yangında 2 vatandaşın da yaralandığı bilgisine ulaşıldı

15.08.2026 11:45:00 / Güncelleme: 15.08.2026 11:48:18
İHA
 
Tüp dolum tesisindeki yangında soğutma çalışmaları devam ediyor
Tüp dolum tesisindeki yangında soğutma çalışmaları devam ediyor
Yangın, saat 08.30 sıralarında Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı Atatürk Mahallesi'nde faaliyet gösteren Kavas Oksijen Dolum tesisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre henüz belirlenemeyen bir sebeple tesiste patlama sonrası yangın çıktı. Büyük bir gürültüyle tüplerin patladığı yangın sonrası bölgeye Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı ekipler ile 6 ambulans, 6 su tankeri, 6 asayiş devriye ekibi ile arama kurtarma ekipleri sevk edildi.

Patlamanın şiddetiyle çevredeki evlerin camları da kırıldığı öğrenildi.



Ekipler tarafından uzun müdahaleler sonrası yangın kısmen kontrol altına alınırken soğutma çalışmaları devam ediyor.

Öte yandan, yangın nedeniyle 2 kişinin de dumandan etkilendiği ve Salihli Devlet Hastanesine kaldırıldığı öğrenildi.

Manisa Valiliği Kriz Merkezi'nin de yangınla ilgili gelişmeleri yakından takip ettiği öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.