logo
10 TEMMUZ 2026

Mesele, Atatürk’ü kabullenememek ama boşuna gayretler bunlar!

10.07.2026 00:00:00
 
Türkiye'de bazı tartışmalar vardır ki görünürde bir kelime üzerine yapılır, ancak meselenin özü çok daha derindedir. Son günlerde "Kurtuluş Savaşı" ifadesi üzerinden yürütülen tartışma da bunlardan biridir.

Çünkü burada tartışılan yalnızca bir tarih tanımı değildir. Tartışmanın merkezinde, Millî Mücadele'nin lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun Türk milletine kazandırdığı bağımsızlık destanı bulunmaktadır. "Kurtuluş Savaşı demeyelim" yaklaşımı ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor: Bu milletin işgale karşı verdiği mücadeleyi ve o mücadelenin başkomutanını hâlâ tam anlamıyla kabullenemeyen bir anlayışla mı karşı karşıyayız?

Millî Eğitim Bakanlığı makamı, tarihî tartışmaları derinleştiren değil, milletin ortak değerleri etrafında birleştirici bir rol üstlenmelidir. Çünkü Atatürk, herhangi bir siyasi görüşün değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusudur. Kurtuluş Savaşı ise herhangi bir ideolojik grubun değil, 85 milyonun ortak tarihidir.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) lideri Sayın Hüseyin Baş'ın sosyal medya paylaşımı şu şekilde olmuştur:

"Kurtuluş Savaşı" demeyecekmişiz!

Neyden kurtuluyormuşuz?

Önce Osmanlı varmış!

Millî Eğitim Bakanımız böyle diyor!

Evet... Sayın Bakan, Mustafa Kemal Atatürk Samsun'dan Kurtuluş Savaşı'nı başlatmadan önce bir Osmanlı vardı. Ama hangi Osmanlı?

Viyana kapılarına dayanan Osmanlı mı, Sevr'e imza atan Osmanlı mı?

Cevap çok açık: Sevr'e imza atan Osmanlı!

Payitahtı işgal altında olan bir Osmanlı!

Kurucusu Osman Gazi'nin sandukası Yunan askeri tarafından tekmelenen Osmanlı!

Ortada bal gibi bir Kurtuluş Savaşı vardır, ortada destansı bir Millî Mücadele vardır.

Bu destansı Millî Mücadele'nin adı Kurtuluş Savaşı'dır.

Neyden kurtulduğumuzu size söyleyeyim:

Sevr'den kurtulduk!

İstanbul'daki İngiliz işgalinden kurtulduk.

Gaziantep'teki Fransız zulmünden, Ege'deki Yunan zulmünden, Doğu'daki Ermeni zulmünden kurtulduk.

Asırlık Türk yurdunun Haçlı çizmeleriyle çiğnenmesinden kurtulduk.

Tekrarlayalım: Atatürk, yüce Türk milletiyle bir Millî Mücadele vermiştir ve bu mücadelenin adı Kurtuluş Savaşı'dır.

Unutmayın; altında Atatürk'ün imzası olmayan son zafer olmasaydı, önceki hiçbir zaferimizi kutlayamayacaktık!

Örneğin, bugün İstanbul'un fethini kutlayabiliyorsak bunu Atatürk'ün İstanbul'u İngiliz işgalinden kurtarmasına borçluyuz.

O yüzden tarihi tarihçilere bırakıp temelinde farklı hesaplar olan ucuz işlerle uğraşmamalıyız.

Hele de bu konulara eğitimi asla karıştırmamalıyız!

Unutmayalım: Osmanlı da bizim, Türkiye de bizim, hatta daha önceki Selçuklu da bizim!

Bir takım siyasi hesaplar uğruna tarihimizi birbiriyle çarpıştırmaya kalkmak akıl kârı değildir."

Son söz

Bugün hiç kimse Osmanlı'yı savunmak için Cumhuriyet'i küçümsemek, Cumhuriyet'i savunmak için de Osmanlı'yı değersizleştirmek zorunda değildir. Bu toprakların bütün tarihî birikimi hepimizin ortak mirasıdır.

Ancak bir gerçek vardır ki, Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusu niteliğindeki son büyük zaferin adı Kurtuluş Savaşı'dır. Bu zaferin mimarı da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Bu gerçeği tartışmaya açan her yaklaşım, toplumun geniş kesimlerinde Atatürk'ün tarihî rolünü gölgeleme çabası olarak algılanacaktır.

Millî Eğitim Bakanı'nın görevi, milletin ortak hafızasını tartışmalı hâle getirmek değil; çocuklarımıza tarihini bilen, kahramanlarına sahip çıkan ve geçmişiyle barışık nesiller yetiştirmektir. Türkiye'nin ihtiyacı yeni tarih tartışmaları değil, tarihinden güç alan bir gelecek vizyonudur.

Atatürk'le boşuna uğraşmayın onun ruhaniyetine onun şan ve şerefine asla kimse zarar veremez. Onun hakkında konuşanları güçlerini kaybedince kimse hatırlamaz ama Atatürk, Türk milleti ve hatta dünya var olduğu müddetçe kıyamete kadar konuşulacak ona herkes minnet ve şükranlarını sunacaktır. Vesselam…
 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.