logo
03 MAYIS 2026

MHRS üzerinden neden randevu alınamıyor?

Sağlık Bakanı Koca, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu alınamadığının belirtilmesi üzerine, "Alacaksınız. Hekim ve çalışan arkadaşlarımızın mutluluğu ile sorunların daha kolay çözüleceğine emin olun." dedi

23.08.2022 11:22:00
MHRS üzerinden neden randevu alınamıyor?
MHRS üzerinden neden randevu alınamıyor?

 Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, "Kamuya geçişlerin daha fazla olduğunu hep birlikte göreceğiz. Kamuda çalışmanın avantajlı olduğunu herkes görecek. Çok yakında bunu göreceğiz, 1-2 aydan bahsediyorum." dedi.

Koca, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan Kabine Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Ankara'daki Etlik Şehir Hastanesi'ne yönelik soru üzerine Koca, hastanenin 3-4 hafta içinde açılmasının, eylül ayında hizmete girmesinin planlandığını bildirdi.

Koca, Kovid-19 vaka sayılarına ilişkin soruya karşılık, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Kovid-19'da dalga 3-4 hafta önce pik noktasına erişti. Günlük 60 bini geçen rakamları gördük, şu an 10 bin rakamlarına indi. Her geçen gün vaka sayılarının azaldığı, hastane yatış ve yoğun bakım yatışlarının da azaldığını görüyoruz. Önümüzdeki 2-3 hafta içinde belirgin bir azalma bekliyoruz.

Tahminen kasım-aralık gibi yeniden bir çıkış olabilir. Mevsimsel gripten pek farklı seyretmeyecek. Aşıda hatırlatma dozları ihmal edilmemelidir. Özellikle hazırlık anlamında 65 yaşın üzerinde olan, ek hastalığı bulunan kişilerin hatırlatma dozlarını kasım aralık aylarından önce yaptırmalarını önemsiyoruz."

Kovid-19'un bitmediğini ve yakın zamanda tamamen de ortadan kalkmayacağını vurgulayan Koca, "Ama artık nasıl mücadele edeceğimizi biliyoruz. Büyüklerimizin ve ek hastalığı olanların hastalık belirtisi olduğunda testlerini erken dönemde yaptırmalarını önemsiyoruz. Çünkü Molnupiravir etken maddeli antiviral ilacın kullanımı gerekebilir." ifadesini kullandı.

- "Okullarda eğitimi aksatacak bir durum söz konusu olmayacak"

Bakan Koca, okullar açılınca temasın artmasıyla vaka sayılarında da bir miktar artış olabileceğine işaret ederek, "Okullar için endişe etmeyelim. Ancak çocuklarımız kurallara uymada yetişkinlerden daha iyi bir sınav verdi. Okullarda eğitimi aksatacak bir durum söz konusu olmayacak." değerlendirmesinde bulundu.

Koca, grip aşılarıyla ilgili soruya da "Aşı olmak isteyen herkese yetecek kadar aşı hazırlığı yapıldı. Grip aşısı olmak isteyen herkese yetecek kadar aşı var. Geçen yıllara nazaran en yüksek miktarda aşı var." yanıtını verdi.

- "Maymun Çiçeği Türkiye için korkulacak bir hastalık değil"

Koca, Maymun Çiçeği hastalığına yönelik soru üzerine "11 vaka sayısına ulaşıldı. Türkiye için korkulacak bir hastalık değil, ne pandemi ne endemi... Sorun olmayacak. Maymun çiçeği hastalığı aynı ortamda daha yakın, daha uzun süreli kalma ile bulaşan bir hastalık. Türkiye için ne pandemi ne de endemi olacağına asla inanmıyoruz." diye konuştu.

- "Kamuda çalışmanın avantajlı olduğunu herkes görecek"

Sağlık Bakanı Koca, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu alınamadığının belirtilmesi üzerine, "Alacaksınız. Hekim ve çalışan arkadaşlarımızın mutluluğu ile sorunların daha kolay çözüleceğine emin olun." dedi.

Bazı hekimlerin yurt dışına gidişine yönelik tartışmaların anımsatıldığı Bakan Koca, "Yurt dışına gidişler de azalacak. Kamuya geçişlerin daha fazla olduğunu hep birlikte göreceğiz. Kamuda çalışmanın avantajlı olduğunu herkes görecek. Çok yakında bunu göreceğiz. 1-2 aydan bahsediyorum." karşılığını verdi.

- "Randevu dahil birçok sorun çözülecek"

Sağlık Bakanı Koca, sağlıkta "Beyaz Reform" ile adaletin ve her emeğin karşılığının olduğu bir dönemi başlattıklarının altını çizerek, şunları kaydetti:

"Mahsuplaşma uygulamada olmayacak. Her işlemin ve emeğin bir karşılığı olacak. Yıl sonuna kadar her polikliniğe bir sekreter hedefiyle hekimlerimizi daha çok hastalarına odaklanmalarını sağlayacağız. Mesai sonrası çalışma da teşvik edilerek randevu dahil olmak üzere önümüzdeki aylarda birçok sorunun çözüldüğünü birlikte göreceğiz. Ayrıca bugüne kadar görülmemiş büyüklükte bir kadro alımı bu yıl yapıyoruz. Kapsam dışı olan üniversite hastaneleri ile aile hekimi ve çalışanları da kapsama alınıyor. Sağlıkta Beyaz Reform'un bir dönüm noktası olacağını hep birlikte göreceğiz."  

İstanbul'da 1 Mayıs'ta gözaltına alınanlarla ilgili son karar


 
İstanbul'da, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde tedbir kararlarına uymadığı için gözaltına alınan 580 kişi serbest bırakıldı. Gözaltına alınanlar savcılığa sevkedilmedi. 

02.05.2026 12:12:00
Haber Merkezi/AA
İstanbul'da 1 Mayıs'ta gözaltına alınanlarla ilgili son karar
İstanbul'da 1 Mayıs'ta gözaltına alınanlarla ilgili son karar

İstanbul'da, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde tedbir kararlarına uymadığı için gözaltına alınan 580 kişi serbest bırakıldı. Gözaltına alınanlar savcılığa sevkedilmedi.

Kentte, Emek ve Dayanışma Günü'nde eylem ve etkinlik yapılmasına izin verilmeyen alanlarda izinsiz gösteri yapma girişiminde bulunarak, tedbir kararlarına uymadıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 580 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler, işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

Doğru gıda takviyesi nasıl seçilir?


 
Modern yaşam hızlandı, beslenme düzeni değişti, güneşle temas azaldı, yeni trend takviyeler ise hayatın tam ortasına yerleşti. Raflar vitamin, mineral ve bitkisel desteklerle dolup taşarken, her gün yeni bir madde gündeme geliyor. Ancak “Her düşük değer takviye gerektirir mi?" gibi sorular giderek daha fazla önem kazanmaya başladı.

02.05.2026 10:28:00
MURAT ÇORBACI
Doğru gıda takviyesi nasıl seçilir?
Doğru gıda takviyesi nasıl seçilir?

Günümüzde pek çok kişi, yaşam temposu ve beslenme düzenindeki değişiklikler nedeniyle eksik kaldığını düşündüğü vitamin ve mineralleri takviyelerle tamamlamaya yöneliyor. Geleneksel beslenme biçimlerinin yerini işlenmiş gıdalara bırakması, taze sebze-meyve tüketiminin azalması mikro besin alımını düşürürken; kapalı ofislerde uzun saatler çalışma, güneş ışığına daha az maruz kalma gibi modern yaşam faktörleri özellikle D vitamini başta olmak üzere çeşitli eksiklikleri artırıyor. Öte yandan gelişmiş laboratuvar testleri sayesinde belirti vermeyen eksiklikler daha sık tespit ediliyor, sosyal medya ve pazarlama dili ise 'doğal, mucize, hızlı etki' söylemleriyle takviyelere olan ilgiyi körüklüyor.

Takviyelere ne zaman ihtiyaç duyulur?

Bu noktada laboratuvar değerlerinin tek başına belirleyici olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. İsmet Tamer, "Tahlilde değerin düşük çıkması her zaman takviye başlanacağı anlamına gelmez. Eksikliğin derecesi, klinik bulgular ve risk faktörleri birlikte değerlendirilmelidir. Bazı hafif düşüklüklerde yaşam tarzı düzenlemesi yeterliyken, ciddi düzeylerde hedefe yönelik tedavi gerekebilir" diyerek bilinçli yaklaşımın önemini vurguluyor.

Takviyelerin içeriği boş olabilir!

Vitamin ve bitkisel takviyelerin içerik güvenilirliğinin hem dünyada hem Türkiye'de en çok tartışılan başlıklardan biri olduğunu belirten Prof. Dr. İsmet Tamer, "Bağımsız laboratuvarların yaptığı analizlerde zaman zaman ürün etiketinde yazan etken maddenin ya çok düşük oranda bulunduğu ya da hiç bulunmadığı tespit edilebiliyor. Bu durum şaşırtıcı değil. Gıda takviyeleri ilaçlar kadar sıkı onay süreçlerinden geçmediği için kalite kontrol üreticinin beyanına ve uyguladığı standartlara bağlıdır. Bağımsız kuruluşlarca test yapılmadığında etiket ile içerik arasında tutarsızlık görülebilir. Özellikle online satış platformlarındaki her ürün denetimlerden geçmediği için dikkatli olunması gerekiyor" diye konuştu.

Doğru takviye nasıl seçilir?

Tüketicilerin takviye seçerken dikkat etmesi gereken noktalar konusunda pratik bir 'alışveriş kontrol listesi' hazırlayan Prof. Dr. İsmet Tamer, şunları söyledi: "Etiket mutlaka incelenmeli. Etken maddenin adı ve miktarı şeffaf şekilde yazıyor mu? Her bileşenin dozu belirtilmiş mi? Yan etki, gebelik-emzirme ve çocuk kullanımı uyarıları yer alıyor mu? Üretim yeri, marka iletişim detayları net olmalı. İlaç kullanıyorsanız dikkat! Bitkisel ve doğal takviyeler ilaçlarla etkileşime girebilir. Düzenli ilaç kullananlar mutlaka hekim görüşü almalı."

Vücudunuz kalp krizi geçirmeden bir ay önce sizi nasıl uyarıyor?


 
İnsanların çoğu, geçirdiği kalp krizinden önce vücutlarının onlara gönderdiği uyarı işaretlerini görmezden geliyor. Gerçi bu işaretleri ayırt etmek de kolay değil... Hatta kalp krizi geçiren doktorlar bile bu belirtileri ayırt etmekte zorlanıyor. Ancak kalp krizi geçiren insanların anlattıkları önci işaretleri kısmen de olsa ortaya koyuyor.

02.05.2026 10:19:00
MURAT ÇORBACI
 Vücudunuz kalp krizi geçirmeden bir ay önce sizi nasıl uyarıyor?
 Vücudunuz kalp krizi geçirmeden bir ay önce sizi nasıl uyarıyor?

İnsanların çoğu, geçirdiği kalp krizinden önce vücutlarının onlara gönderdiği uyarı işaretlerini görmezden geliyor. Gerçi bu işaretleri ayırt etmek de kolay değil... Hatta kalp krizi geçiren doktorlar bile bu belirtileri ayırt etmekte zorlanıyor. Ancak kalp krizi geçiren insanların anlattıkları önci işaretleri kısmen de olsa ortaya koyuyor. İşte o işaretler...

1. Geçmeyen yorgunluk.
2. Çeneye, boyuna, omuza veya kola yayılan ağrı.

3. Antiasitlerin bile geçiremediği hazımsızlık, mide bulantısı ve gastrointestinal problemler.
4. Merdivenleri çıkarken nefes darlığı... Kardiyoloji uzmanları 'eğer iki kat merdiveni rahat çıkamıyorsanız, mutlaka doktora başvurun' diyor.

5. Sıradan işleri yaparken hissedilen nefes darlığı. Bu, 'kalbiniz yeterli oksijen alamıyor' anlamına geliyor.
6. Genellikle mide ekşimesine bağlanan periyodik göğüs ağrısı.

7. Belirgin bir neden olmadan soğuk terleme.
8. Baş dönmesi veya sersemlik hissi.
9. Düzensiz kalp atışları veya çarpıntı. Çoğu insan, gerçek kalp krizinden haftalar önce bu belirtilerden muzdarip olur.

Peki, kalp sağlığını korumak için ne yapmalı?

1. Kan basıncı, şeker ve kolesterol seviyelerini takip etmek.
2. Acil bir durum oluşana kadar beklemek yerine sağlıklı beslenerek kalp sağlığını desteklemek.
3. Egzersiz yapmak.
3. Elbette, vücudunuzun büyük bir olaydan önce her zaman size bir uyarı verdiğini bilmek.

Alerji konusunda DOĞRU bilinen YANLIŞlar!


 
Baharın gelişiyle doğa canlanırken, ağaç, çimen ve yabani ot polenlerinin havadaki yoğunluğu zirveye ulaşıyor, milyonlarca kişi için alerji şikayetleri artıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Baykal Tülek, burun akıntısı, uzayan öksürük, hapşırma, gözlerde sulanma, kaşıntı hatta nefes almada zorluk gibi şikayetlerin bahar mevsiminde yaygınlaştığını, bazı kişilerde astım ataklarını da tetikleyebildiğini söyledi.
 

02.05.2026 10:06:00
MURAT ÇORBACI
Alerji konusunda DOĞRU bilinen YANLIŞlar!
Alerji konusunda DOĞRU bilinen YANLIŞlar!

Özellikle ilkbaharda artan polenler yalnızca dışarıyla sınırlı kalmıyor. Evin içinde de gizli ve önemli bir tehdit oluşturuyor.  Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tülek, "Bahar alerjisinde en büyük sorun; yanlış bilgilerle hareket edilerek alerjenlere maruz kalmaktır. Oysa doğru bilgilenme ve basit önlemlerle alerji yönetimi kolay ve etkili hale gelir" dedi. Prof. Dr. Baykal Tülek, bahar alerjisinde doğru sanılan 8 yanlışı anlattı.

Alerji sadece baharda olur: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Bu en yaygın yanılgılardan biridir. Bahar aylarında polenler arttığı için şikayetler belirginleşse de alerji yılın sadece bu dönemine özgü değildir. Ev tozu akarları, küf, evcil hayvan tüyleri ve hava kirliliği gibi faktörler dört mevsim etkisini sürdürebilir. Bu nedenle yalnızca bahara odaklanmak, alerjinin gerçek kaynağını gözden kaçırmaya neden olabilir.

Polene karşı ev içinde güvendeyiz: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Sanılanın aksine polenler sadece dış ortamda kalmaz. Saç, cilt ve kıyafetler aracılığıyla evin içine taşınır ve özellikle yatak, koltuk ve perdelerde tutunarak etkisini sürdürür. Kişinin dışarı çıkmadığı günlerde bile şikayetlerinin devam etmesine neden olabilir. Bu nedenle eve dönüşte duş almak, kıyafet değiştirmek ve ortam hijyenini sağlamak en az dışarıdaki korunma kadar önemlidir.

Alerji sadece burun akıntısı ve hapşırmadan ibarettir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Alerji, yalnızca basit bir nezle gibi düşünülmemelidir. Gözlerde kaşıntı ve sulanma, uzayan öksürük, göğüste sıkışma, nefes darlığı, uyku bozukluğu ve günlük performansta düşüş gibi çok daha geniş bir etki alanına sahiptir. Özellikle astım ile ilişkili durumlarda, alerji ciddi solunum problemlerine zemin hazırlayabilir.

İlaçlar tek başına yeterlidir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Alerji tedavisinde ilaçlar önemli olsa da tek başına yeterli değildir. Ne bir hava filtresi ne de tek bir ilaç tüm sorunu ortadan kaldırır. Çevresel önlemlerle desteklenmeden, sadece geçici rahatlama sağlar. Kalıcı iyilik hali için; alerjenle temasın azaltılması, yaşam alanının düzenlenmesi ve günlük alışkanlıkların gözden geçirilmesi gerekir. En etkili yaklaşım, doğru tedavi ile doğru yaşam düzeninin birlikte uygulanmasıdır.

Pencereyi açıp evi havalandırmak her zaman iyidir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Temiz hava almak sağlıklı olsa da polen yoğunluğunun yüksek olduğu bahar aylarında açık pencereler tam tersine alerjenleri içeri taşır. Özellikle sabah saatlerinde havalandırma yapmak, evin içindeki polen yükünü artırabilir. Bu nedenle havalandırma saatleri ve yöntemi mevsime göre planlanmalıdır.

Maske sadece viral enfeksiyonlu hastalar için gereklidir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Pandemiyle birlikte hayatımıza giren maskeler, aslında alerji hastaları için de önemli bir koruyucudur. Çoğu kişinin tercih etmediği maske kullanımı, basit ama etkili bir korunma yöntemidir. Özellikle yoğun polen dönemlerinde dışarıda maske kullanmak ya da süpürge filtresi temizliği gibi yoğun alerjene maruz kalma anlarında maskeler solunan alerjen miktarını azaltabilir.

Alerji zamanla kendiliğinden geçer: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Bazı kişiler belirtilerin zamanla azalacağını düşünerek doktora başvurmaz, önlem almayı erteler. Oysa kontrol altına alınmayan alerji, zamanla daha şiddetli hale gelebilir ve alt solunum yollarını etkileyerek astım gibi daha ciddi hastalıklara zemin hazırlayabilir. Alerjiye karşı erken önlem almak ve süreci doğru yönetmek bu nedenle büyük önem taşır.

Burun açıcı spreyler ne kadar çok kullanılırsa o kadar iyi gelir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Hızlı rahatlama sağladığı için sık tercih edilen burun açıcı spreyler, bilinçsiz kullanıldığında tam tersi etki yaratabilir. Uzun süreli kullanım burunda "geri tepme" etkisine yol açarak tıkanıklığı artırabilir ve bağımlılık benzeri bir tablo oluşturabilir. Bu nedenle bu tür ürünler kısa süreli ve kontrollü kullanılmalıdır.

Bahar alerjisine karşı 10 etkili önlem!

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Baykal Tülek, bahar alerjisine karşı 10 etkili önlemi şöyle sıraladı:
• Polenlerin yoğun olduğu dönemlerde dışarı çıkarken maske ve güneş gözlüğü takmak
• Dışarıdan geldikten sonra duş almak ve kıyafet değiştirmek
• Burun içini salin solüsyonu (serum fizyolojik) ile temizlemek
• Ev ve araçta camları kapalı tutmak
• Polen filtreli hava temizleyicileri kullanmak
• Çamaşırları dışarıda kurutmamak
• Evde nem oranını kontrol altında tutmak
• Nevresimleri en az 60 derecede yıkamak,
• Toz tuttuğu için evde halı ve peluş oyuncak bulundurmamak
• Doktorun önerdiği tedavi yöntemini uygulamak

Sumud Filosu aktivistlerinden Davidson'dan şok açıklama

 
Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve İsrail'in ablukasını kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'nun aktivistlerinden Katy Davidson, İsrail tarafından alıkonuldukları anlara ilişkin, "Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar" dedi.

02.05.2026 09:42:00
HABER MERKEZİ/AA
 Sumud Filosu aktivistlerinden Davidson'dan şok açıklama
 Sumud Filosu aktivistlerinden Davidson'dan şok açıklama

Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve İsrail'in ablukasını kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'nun aktivistlerinden Katy Davidson, İsrail tarafından alıkonuldukları anlara ilişkin, "Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar." dedi.
İngiliz Davidson, İsrail'in uluslararası sularda filoya yönelik saldırısı sonrası yaşadıklarını anlattı.
Küçük bir tekneyle ilerledikleri sırada insansız hava araçları ve yoğun ışıklarla takip edildiklerini belirten Davidson, İsrail ordusuna ait büyük bir savaş gemisinin tekneye yaklaştığını söyledi.

Ateş etmekle tehdit ettiler

Davidson, "Bize teknenin ön kısmına geçmemizi söylediler. Biz barışçıl şekilde oturduk ancak ısrar ettiler. Sonunda, 'Öne geçmezseniz ateş ederiz' diye tehdit ettiler. Halbuki uluslararası sulardaydık ve yasa dışı hiçbir şey yapmıyorduk" dedi.
İsrail askerleince alıkonulduktan sonra "yüzen hapishane" olarak nitelendirdiği bir ortama götürüldüklerini anlatan Davidson, buradan da botlarla alınarak konteynerlerden oluşturulan geçici bir alanda tutulduklarını dile getirdi. Davidson, "Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler (Yunan askerler) vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar" ifadesini kullandı.

Yatakları da ıslattılar

Gece boyunca ıslak yataklarda uyumaya zorlandıklarını, bazı durumlarda yatakların özellikle ıslatıldığını belirten Davidson, kendilerine sınırlı miktarda yiyecek ve su verildiğini, görevlilerin sert ve tehditkar bir tutum sergilediğini söyledi.
Davidson, kendilerine "Yunanistan'ı terk etmeleri ya da İsrail'de hapse gönderilmeleri" yönünde seçenek sunulduğunu ifade etti.
Uluslararası topluma çağrıda bulunan Davidson, "Herkesin olanlara tepki vermesi gerekiyor, çünkü bu durum Filistin ile sınırlı kalmayacak, dünya geneline yayılacak. Çünkü onlar (İsrail) siyonist ve kendileri dışında kimseyi umursamıyorlar" dedi.

İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı

Ankara'nın Çankaya ilçesinde kontrolden çıkan kamyonetin altında kalan 2 işçi hayatını kaybetti

01.05.2026 18:10:00 / Güncelleme: 01.05.2026 18:12:02
AA
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
Kırkkonaklar Mahallesi Şemsettin Günaltay Caddesi'nde seyir halindeki özel su firmasına ait 07 FHF 37 plakalı kamyonet, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı.

Yokuş aşağı hızla ilerleyen aracın sürücüsü, iddiaya göre kamyonet hareket halindeyken araçtan aşağı atladı.

Kamyonet, o sırada kanalizasyon hattında Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) adına çalışma yaptığı belirtilen taşeron firma personeli Bayram Demirhan ve Kadir Ortataş'a çarptı.

İşçileri altına alan kamyonet, park halindeki araçlara çarparak durabildi.

İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Demirhan ve Ortataş'ın olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

Polis, kazayla ilgili inceleme başlatırken, sürücü gözaltına alındı.

TÜRK-İŞ 1 Mayıs'ı Edirne'de kutladı

TÜRK-İŞ, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü Edirne'de kutladı

 

01.05.2026 15:33:00
Anadolu Ajansı
TÜRK-İŞ 1 Mayıs'ı Edirne'de kutladı
TÜRK-İŞ 1 Mayıs'ı Edirne'de kutladı

Konfederasyona bağlı sendikaların üyeleri, Şükrüpaşa İlkokulu önünde toplanarak kortej oluşturdu. Katılımcılar, etkinliğin düzenleneceği Saraçlar Caddesi'ne yürüdü.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programa katılan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, kalabalığı selamladı.

Tüm emekçilerin bayramını kutlayan Dervişoğlu, işçilerin sorunlarını bildiğini ve her zaman yanlarında olacağını söyledi.

TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay da yaptığı konuşmada, bugün yaşamını emeğiyle sürdürenlerin hak arama günü olduğunu belirtti.

Fatih Sultan Mehmet'in doğduğu, Gazi Mustafa Kemal'in savaşı yönettiği, Osmanlı başkenti, Mimar Sinan'ın şehri Edirne'de olduklarını ifade eden Atalay, "Bizle uğraşanlar yakınımızda, o yüzden Trakya'dayız, o yüzden Edirne'deyiz." dedi.

Gelir dağılımındaki adaletsizliğin her geçen gün büyüdüğünü savunan Atalay, taşeron işçiler ile kuryelerin yaşadığı sorunların çözümü için düzenleme yapılmasını, staj ve çıraklık sürecinin sosyal güvenlik sistemine dahil edilmesini talep etti.

Atalay, savaşların sadece sınırları değil, insanların hayatlarını da değiştirdiğine işaret ederek, "Savaşın olduğu yerde üretim durmakta, insanlar işsiz kalmakta, emek değersizleşmektedir. Özellikle 168 günahsız kız çocuğunu bombalayanlara lanet olsun." diye konuştu.

Toplumda sevginin üretilmesi gerektiğine dikkati çeken Atalay, "Toplumda sevgi üretilmediği zaman hiçbir güvenlik önlemi işe yaramayacaktır. Eğer sevgi üretmeyen bir toplum haline geldiysek, eğer saygıyı azalttıysak, eğer ayıbı, günahı unuttuysak, öfkeyi büyüttüysek hiçbir güvenlik önlemi tek başına yetmez." ifadelerini kullandı.

Atalay, Türkiye'nin başta komşuları olmak üzere kimseyle sorunu olmadığını ancak Yunan siyasetçilerin ve güvenlik güçlerinin açıklamalarla iki ülke arasındaki ilişkileri germeye çalıştığını belirterek, şunları kaydetti:

"Yunanistan iki güne bir açıklama yapıyor, diyor ki, 'Kıbrıs bizim, Fransa yanımızda, Amerika yanımızda.' Bizim onlarla sorunumuz yok. Aklınızı başınıza alın, biz dibinizdeyiz. Yarın İsrail'i, ABD'yi bulamazsın. Onun için Edirne'den sesleniyorum, bizim sizle bir işimiz yok, toprağımıza, bayrağımıza, ülkemize göz dikmeyin, sonra zararlı çıkarsınız haberiniz olsun. Biz bu alanda silahsız askeriz, silahsız emekçiyiz, silahsız polisiz. Biz bu ülkede nerede bir sıkıntı varsa oradayız, vatan yoksa parti yok, vatan yoksa sendika yok, vatan yoksa ailen yok. Birinci öncelik her zaman güvenlik ve vatan."

Kutlama programına, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ile TÜRK-İŞ'e bağlı sendikaların temsilci ve üyeleri katıldı.

1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış anneler ek ilave izin hakkından yararlanabilecek

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış annelerin 10 gün içinde başvuru yapmaları halinde 8 haftalık ek ilave izin hakkından yararlanabileceğini belirtti.
 

01.05.2026 10:30:00
AA
1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış anneler ek ilave izin hakkından yararlanabilecek
1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış anneler ek ilave izin hakkından yararlanabilecek
Bakan Göktaş, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, doğum izni sürelerini artıran yeni düzenlemeyle annelerin ve ailelerin yanında olduklarını ifade etti.

Göktaş, paylaşımında şunları kaydetti:

"1 Nisan 2026 itibarıyla doğum yaptığı tarihin üzerinden 24 hafta geçmemiş anneler, çalıştıkları kuruma 10 iş günü içinde başvurmaları halinde 8 haftalık ilave doğum izni hakkından yararlanabiliyor. Aile ve Nüfus On Yılı'nda, iş-aile yaşamını dengesini sağlamaya yönelik uygulamalarla aile kurumumuzu güçlendirmeye ve her koşulda annelerimizi desteklemeye devam edeceğiz."

3 soruda 8 haftalık ek ilave doğum izni
Bakan Göktaş, ayrıca paylaşımında, "3 soruda" başlığıyla 8 haftalık ilave doğum iznine ilişkin merak edilenlere de yer verdi. Buna göre 3 soru ve cevapları şöyle:

Kimler yararlanabilir?

1 Nisan 2026 itibarıyla, doğum iznini tamamlamış, ancak doğumunun üzerinden 24 hafta geçmemiş olan tüm anneler bu haktan yararlanabilir.

8 haftalık ilave doğum izni nasıl hesaplanır?

Hedef tarih, 1 Nisan 2026 (Kanun'da esas alınan tarih). Hedef süre, 24 hafta eşittir 168 gün. 1 Nisan 2026'dan geriye doğru 168 gün sayılır. 16 Ekim 2025 ve sonrasında doğum yapan anneler izinden yararlanabilir. Yasal şart, 1 Nisan 2026 itibarıyla 24 haftalık süreyi henüz tamamlamamış olan anneyi kapsar.

Başvuru süreci nasıl işler?

1 Nisan 2026 itibarıyla doğum iznini tamamlamış ancak doğumunun üzerinden 24 hafta geçmemiş olan tüm anneler yasanın yürürlüğe girmesinden itibaren 10 iş günü içinde çalıştıkları kuruma başvuruda bulunabilirler."

Beşiktaş'tan Taksim'e yürümek isteyen gruba müdahale

İstanbul'da 1 Mayıs nedeniyle Beşiktaş'tan Taksim'e çıkmak isteyen grup, polisin tüm uyarılarına rağmen dağılmayınca gözaltına alındı.

01.05.2026 10:12:00
İhlas Haber Ajansı
Beşiktaş'tan Taksim'e yürümek isteyen gruba müdahale
Beşiktaş'tan Taksim'e yürümek isteyen gruba müdahale
İstanbul'da 1 Mayıs nedeniyle Beşiktaş'tan Taksim'e çıkmak isteyen grup, polisin tüm uyarılarına rağmen dağılmayınca gözaltına alındı.



1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle Beşiktaş'ta toplanan bir grup, Taksim'e yürümek istedi. Polis ekipleri, gruba dağılmaları yönünde uyarılarda bulundu.



Dağılmayarak çeşitli sloganlar atan göstericiler, polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Gözaltına alınan grup, polis minibüsüne bindirildi.

İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü tedbirleri

İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılmasına izin verilmeyen bölgeler ile kutlama alanları başta olmak üzere birçok noktada güvenlik önlemleri uygulanıyor

01.05.2026 10:08:00
AA
İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü tedbirleri
İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü tedbirleri

İstanbul Emniyet Müdürlüğünce Taksim Meydanı çevresi başta olmak üzere kentte yoğun güvenlik önlemi alındı.

Beyoğlu'nda toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılmasına izin verilmeyen Taksim Meydanı'na çıkan sokaklar demir bariyerlerle kapatıldı, meydana çıkılan bazı yerlerde kontrol noktaları oluşturuldu.

İstiklal Caddesi'nde yaya ve araç trafiğine izin verilmezken, Tarlabaşı Bulvarı'ndan İstiklal Caddesi'ne çıkan yollarda bölgedeki işletmelerde görev yapan çalışanların kontrollü olarak geçişlerine müsaade ediliyor.

Taksim Meydanı'na sadece Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakmak isteyen sendikaların temsilcilerinin girmesine izin veriliyor.

Beşiktaş Meydanı ve Barbaros Bulvarı'nda ise polisler yol kenarında tedbir amaçlı bekleyişini sürdürüyor.

Şişli Mecidiyeköy'de Halaskargazi Caddesi trafiğe kapatılırken, polis ekipleri araçlarla güvenlik önlemi aldı. Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA) da çevrede hazır bulunuyor.

Emniyet ekipleri, Kadıköy'e yürüyüş yapacak grupların toplandığı Haydarpaşa Numune Hastanesi önünde ve çevresinde de yoğun güvenlik önlemi aldı. Grupların, Kadıköy Rıhtım Meydanı'na ineceği yol araç trafiğine kapatıldı.

Kutlama alanı olarak belirlenen Kadıköy Rıhtım Meydanı'na sendikaların gelmesi beklenirken, alanda sahne kuruldu, flamalar asıldı. Bölgede çok sayıda çevik kuvvet ekibi görev yaparken, TOMA'lar da belirlenen noktalarda hazır bekletiliyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.