MHP lideri Devlet Bahçeli'nin 22 Ekim'de teröristbaşı Öcalan'ı Meclis'e davet ederek başlattığı açılım süreci devam ediyor. Hükümet her ne kadar bu sürece "Terörsüz Türkiye" süreci dese de, İmralı'yla, Kandil'le istişare ile yürütülen, teröristlere siyaset kapısını açan bu süreç hiç de "terörsüz" bir Türkiye'yi işaret etmiyor. Hükümet yetkilileri bu süreci büyük bir zafer edasıyla öve öve bitiremiyor ama teröristbaşı Öcalan da, PKK'lı teröristler de, onların sözcülüğünü yapanlar da yine büyük bir zafer edasıyla süreci öve öve bitiremiyor.
Seçilmiş 30 PKK'lı terörist, başlarında PKK elebaşılarından Bese Hozat ile birlikte sembolik bir törenle silahlarını bir kazanın içine bıraktılar, sonra da geldikleri yerden tekrar geri dönüp gittiler. Diğer teröristler ne olacak, kaç terörist var, ellerinde ne kadar silah var bunlar meçhul.
İktidara yakın Türkiye gazetesi yazarı Yılmaz Bilgen'in haberine göre, PKK terör örgütünün envanterinde tanksavarlar, insansız hava araçları (İHA), zırhlı personel taşıyıcılar ve hatta helikopter gibi sistemler bulunuyor. Ancak, PKK terör örgütünün silahlarına dair kapsamlı bir envanter bilgisi yer almıyor. Haberde, güvenlik kaynaklarının, terör örgütü PKK'nın elinde yaklaşık 2,5 milyar dolar değerinde silah bulunduğu öne sürüldü. Ama bu rakam bile Kandil gerçeğini tam olarak yansıtmıyor.
Öte yandan, ABD'nin Suriye'deki PKK'ya gönderdiği on binlerce tır silahın ve mühimmatın asla teslim edilmeyeceği kesin. YPG/PYD, şu sıralar Suriye yönetimiyle gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde bir ordu statüsü kazanma durumunda.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçtiğimiz cumartesi günü açılım süreciyle ilgili yaptığı açıklama merakla bekleniyordu. PKK'nın sembolik silah bırakma töreninden sonra yapılan bu açıklamada Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi:
"Unutmayalım gönüller bir olunca sınırlar ortadan kalkar. İşte ilk adım olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir komisyon kuracak, sürecin yasal ihtiyaçlarını Meclis çatısı altında konuşmaya başlayacağız. Altını çizerek söylüyorum, Cumhur İttifakı olarak AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi ve DEM heyetiyle de birlikte bu süreci evelallah pişirerek geleceğe taşıyacağız."
"Şimdi AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, DEM, biz en azından üçlü olarak bu yola beraber yürümeye kararı verdik. Derdimiz var, dertliyiz, derdimiz olduğuna göre, dertli olduğumuza göre, el ele verdiğimize göre Allah'ın izniyle biz bu engelleri aşarız. Şunu herkes bilsin ki artık yumrukları sıkmaya gerek yok. Musafaha edeceğiz, kucaklaşacağız, konuşacağız, birbirimize karşı adım atarak yürüyeceğiz."
AKP, MHP ve DEM Parti ittifakıyla yürütülen bu süreçte, terör örgütü PKK'nın silah bırakması, kendini feshetmesi gibi konular yukarıda anlattığımız gibi belirsizliğini korurken, Meclis'te kurulacak bir komisyonla Türkiye siyaseti İmralı'nın taleplerini yerine getirme konusunda birçok hukuki ve siyasi adımlar atmaya hazırlanıyor.
Açılım sürecinde bu gelişmeler yaşanırken, Bağımsız Türkiye Partisi'nin (BTP) ebedi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın 2015 yılında yaptığı bir konuşma yeniden gündem oldu.
Prof. Dr. Baş, bu tarihi konuşmasında şu tespitlerde bulunuyordu: "Yapılacak olan iş, net. Amerika'nın kafası. AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi… İşte onları beraber yapacak. Türkiye'yi bölmek senaryosu hayata geçtiğinde el altından üç parti; HADEP, Milliyetçi Hareket Partisi ve AK Parti bir olup Türkiye'yi bölecekler. Cumhuriyet Halk Partisi de göstermelik muhalefet yapacak. Tiyatro bu. Ben işin hepsini biliyorum. Yani benim malumum. Ama millet; ecnebi kafasıyla hareket edenlere 'evet' dedi. Milli olan, dini olan insanların arkasına gitmedi. Ecnebilerin peşine gitti. Bakalım kim yanıldı? Bakalım kim batacak? Bakalım kim çıkacak? Bakalım kimin dediği doğru olacak? Göreceğiz. Ben hodri meydan diyorum."
Dikkatinizi çekerim; Sayın Baş'ın bu tespitleri yaptığı dönem, MHP'nin AKP'ye yönelik en sert muhalefeti yaptığı dönem. Bahçeli, Erdoğan hakkında demediğini bırakmıyordu. Bugün bu tespitleri herkes yapar ama bundan 10 yıl önce bu tespitleri yapmak çok sağlam bir öngörü kabiliyeti gerektirir. Şimdi herkes "Haydar Hoca ne büyük öngörüde bulundu" diyor. Ama hatırlatalım; Haydar Hoca sadece bu öngörüde bulunmadı, bugüne kadar tüm tespitlerinde doğru çıktı ve başka öngörülerinde de hep haklı olduğunu göreceğiz.
Açılım süreci konusunda BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın tespitleri oldukça önemli. Cumhuriyet gazetesine demeç veren BTP lideri Baş, süreçle ilgili özetle şunları söyledi:
"Türkiye'de bir etnik grup, diğer bir etnik grupla veya mezheple kavgalı değil. Ama bir kavga varmış gibi ortaya konuluyor ve bu kavganın çözüm adresi olarak teröristbaşı gösteriliyor ki bir kavga varsa adres teröristbaşı olamaz."
"Hiçbir şeyin danışılmadığı bir Meclis'e Terörsüz Türkiye niye danışılıyor? Türk milletinin sorması gereken soru bu."
"Yetkilerini alıp Meclis'i işlevsizleştiren, Meclis'e hiçbir şey sormayan siyasi bakış açısının, terörsüz Türkiye için Meclis'te komisyon kurması, 'Cambaza bak' oyunudur. Milleti de bu sürece dahil edip tüm sorumluluğu millete mal etmektir."
"Siyasi küçük bir grubun aldığı karar, Türk milletinin topyekün kabul ettiği ve savunduğu bir tez haline getirilmek isteniyor. Madem milletin onayını almak istiyorlar referandum yapsınlar. Ama yapamazlar, çünkü millet bunu istemiyor, bu nedenle Meclis'te bir grup siyasiyle bunu çözmeye çalışıyorlar."
"Terörist başının açıklamasında 'mücadelenin bir evresinin kazanıldığı' yönünde ifadesi var. Terörsüz Türkiye deniyor ama söz ettiğimiz teröristler bölücü, yani bir idealleri var. Niyet bölünme olduğu sürece bunun silahlı veya silahsız yapılmasının önemi yok. Şu anda bölünme propagandasının şehirde, kahvelerde, sokakta meşru bir şekilde yapılabilmesinin önü açılıyor."
- ‘Bu gidişle rejim değişikliği ABD'de yaşanacak’ / 31.03.2026
- ‘Müslümana mezhebi, mazluma dini sorulmaz’ / 28.03.2026
- ABD, İran’la kara savaşı yapabilir mi? / 27.03.2026
- BBC muhabiri: ‘Kimse ABD ve İsrail’e güvenmiyor’ / 25.03.2026
- Trump yönetimi bu yılın sonunu göremez! / 24.03.2026
- Riyad’da toplandılar; ABD ve İsrail’i değil, İran’ı kınadılar! / 20.03.2026
- İran cephesi, savaşa nasıl bakıyor? / 19.03.2026
- Trump yönetimine ABD ve dünya genelinde güven yok / 18.03.2026
- ABD bataklığa saplandı, çıkış arıyor / 17.03.2026




























































