Milli güvenlik mi, siyasi senaryo mu?
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın yaptığı son açıklamalar siyaset kulislerini hareketlendirdi
Haber Merkezi





Bakırhan'ın, yasanın hemen ardından yaklaşan parti kongresine yönelik kurduğu cümleler, yasanın perde arkasında kapalı kapılar ardında yürütülen organize bir pazarlık olup olmadığı sorusunu akıllara getirdi.
"Demirtaş da bizimle olacak" sözleri ne anlama geliyor?

Bakırhan, katıldığı bir programda sürecin şifrelerini çözerken, uzun süredir tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş'ın durumuna ilişkin çok net bir beklentiyi ortaya koydu.
Kongrede Demirtaş'ın da fiziksel olarak aralarında olmasını beklediklerini ifade eden Bakırhan, "İnşallah Demirtaş da bizimle olacak. Zaten ana hedeflerimizden birisi o" diyerek dikkat çekici bir çıkış yaptı.
Henüz yargı süreci ve hukuki statüsü hakkında resmi bir tahliye kararı ya da yasal düzenleme netleşmemişken, DEM Parti kanadından gelen bu özgüvenli ve kesin ifadeler, iktidar ile muhalefet unsurları arasında "çerçeve yasa" adı altında gizli bir mutabakata varıldığı şüphelerini derinleştiriyor.
Toplumdan gizlenen bir "pazarlık başlığı" mı?
Terörün tamamen bitirilmesi ve toplumsal huzurun sağlanması amacıyla çıkarıldığı söylenen bir kanunun, hemen ertesi gün belirli isimlerin tahliyesiyle ve siyasi takvimlerle ilişkilendirilmesi, yasanın niteliğine dair ciddi eleştirileri de beraberinde getiriyor:
Bakırhan'ın yasanın geçiş zamanlaması ile kongre sürecini ve Demirtaş'ın durumunu tek bir potada eritmesi, sürecin çok önceden kurgulanmış bir senaryo uyarınca ilerlediği izlenimini doğuruyor.
"Terörsüz Türkiye" gibi hassas ve milli bir başlığın, perde arkasında belirli siyasi kazanımlar veya ittifak zeminleri için bir pazarlık enstrümanına dönüştürülüp dönüştürülmediği büyük bir soru işaretidir.
Yasama faaliyetlerinin, ülkenin genel güvenliğinden ziyade kişiye özel formüller üretmek ya da siyasi dengeleri gözetmek adına bir "çerçeve" olarak kullanılması, kamu vicdanında ve hukukun üstünlüğü ilkesinde derin yaralar açma riski taşımaktadır.
DEM Parti'nin bu iddialı ve "hedefe kilitlenmiş" açıklamaları karşısında, yasanın mimarı olan iktidar kanadının nasıl bir duruş sergileyeceği ve kamuoyuna ne tür bir açıklama yapacağı merak konusu.
Süreç, yasanın iddia edildiği gibi terörü bitirme hamlesi mi, yoksa yeni bir siyasi dizayn projesinin yasal kılıfı mı olduğunu önümüzdeki günlerde daha net gösterecek.












































































